TANBÜRİ MAHMUD AZİZ
Daha sonraları tanbûr çaldığı için bu un vanıyla ün kazanan Mahmud Aziz bey, 1870 yı lında İstanbul'da doğmuştur. Babasının da bir tanbûr ustası ve besteci olduğu bilinmektedir. Tanbûri Ali Efendi adı ile tanınan babasından çok küçük yaşta dinlediği tanbûr seslerinin onun da sanatçı olmasında büyük etken olduğu söylenebilir.
Mahmud Aziz, Mülkiye'nin idadi bölümün den sonra yüksek bölümüne geçmiş ve 1891 yı lında öğrenimim tamamlamıştır, öğrenimini bitirdikten sonra. Nisan 1892de Ziraat Bankası muhasebe kaleminde görev aldı. Daha sonraki yıllarda bu Banka içinde terfi etti ve 1909 yı lında birinci refikliğe, 1910 yılında mukayyidli- ğe, 1916 yılında başmukayyidlige atandı; 1919 Nisan’ında ise Banka’nm Kontrol ve İstatistik servisinde görev aldı. 1 Mayıs 1924 tarihinde emekliye sevkedildi. Bu tarihten sonra yoksul luk içinde yaşadı ve 2 Mayıs 1929 tarihinde öl düğünde, cenazesi İstanbul Belediyesi tarafın dan kaldırıldı. Bugün, mezarının nerede bulun duğu bile bilinememektedir.
Taîıbur çalmasını babasından öğrenen Mah mud Aziz, öğrenimi sırasında arkadaşları ara
sında tanbûr jçalarak ün yapmıştı. Okulu bitir dikten sonraki yıllarda, bir yandan Bankadaki görevini yerine getirirken öte yandan da dost meclislerinde tanbûr çaldığı bilinmektedir. Se sinin hafif ve hüzünlü olduğu yazılmaktadır. Şarkıları çök güzel Okuduğu da yazılı kaynak larda belirtilmektedir. îbn'ül Emin Mahmud Kemal İnal'a göre, «san bıyıklı, orta boylu, tık nazca, çok az konuşur, ağırbaşlı, uslu, terbiyeli bir âdem idi».
Sağlığının iyi olmadığı, geçim derdi yüzün den yeterince beslenemediği için hayata çok er ken veda eylediği anlaşılmaktadır.
Bestelerinde lirik ve hüzünlü bir hava se zilmektedir. Ancak, ne kadar beste yaptığı ve bunların nerede bulunduğu kesinlikle biline memektedir. Yıllarca, Hâşim Sanver’in evinde oturduğu bilinmekte ve bu bilgiye dayanılarak evlenmediği sanılmaktadır. Ölümüne yakın yıl larda nerede oturduğu da bilinmemektedir.
Dergimiz, onun musiki yapıtlarını tanıtacak ve bunların değerini belirtecek yazılara açık kalacaktır. Onun bu yönünü bilenlerin yazmala rını bekleyeceğiz.
17
İstanbul Şehir Üniversitesi Kütüphanesi Taha Toros Arşivi