• Sonuç bulunamadı

60 yaşına girerken:Heykellere nasıl peştemal kuşatıldı?:Güzel Sanatlar Akademisinin yıldönümü

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "60 yaşına girerken:Heykellere nasıl peştemal kuşatıldı?:Güzel Sanatlar Akademisinin yıldönümü"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

bU yaşma girerken.

W h

Heykellere nasıl

peştemal kuşatıldı?

• •

Güzel Sanatlar Akademisinin yıldönümü

HİKMET FERİDUN ES \"

Bundan 60 sene evvel kutulan Gü-

izel sanatlar akademisi — daha doğ- 1 rusu o zamanki İsmi ile — .Mektebi

t sanayii nefise» yİ devrin nazırlarm- ]dan biri bir heyetle birlikte ilk defa ¡olarak gezecekti.

Mektepte acayip, endişeli, sıkıntılı i bir hava eşiyordu, Vakla güzel sanat­ kardan addedilen bazı heykellerin

i dlkllebUmesi için fetva çıkmıştı f jmıştiranıma zamanenin devlet adam­ dan gene de bu taştan çıplak in- jsanlara sinirleniyordu. O halde ne ¡yapılacaktı?.. Nihayet akla bir çare ¡geldi. Hemen Mahmutpaşaya, havlu, ¡silecek ve saire gibi hamam eşyası t satılan dükkânlara bir adam koştu- ] ruldu. Ve bir sürü peştemal satm j almdı. Daha doğrusu her heykel, için

bir peştlmal!..

Ve büyük devlet adamlarının gele­ ceği günün sabahı bütün çıplak hey­ kellere peştemal, kuşatıldı. Ve nazırı müessesede kırmızı hamam peşta­ mallı Apollonlar, Venüsler karşıladı... Bu hikâyeyi bana, bizzat o sahne­ de - bulunanların ağzından dinlemiş' en eski ve kıymetli ressamlarımızdan biri anlattı. Ben de güzel sanatlar

Başka bir salona giriniz.

A ltın varak yapan

genç kız...

İşte en nefis ve beş altı sene evvel- llne kadar ölmek üzere bulunan ha­

kiki ve harlkulâde bir baba sanatı... Altın varakçılık... Bu ince İşi Bğre-t 'n le r arasında genç kızlar da var

’¿İIUR. TT’X J 'iill

Vakla müesse- Kâmll Akdik’i Arap yazısı şubesi...

se büyük sanatkâr kaybetmiştir.

Fakat talebeleri çalışıyor. İşte tâ' lik yazan bir delikanlı, ¿teki salon­ larda yüzük ve mühre dadar ecdat­ tan kalma bütün güzel işler, güzel sanatlar öğretiliyor.

Bütün bu eski büyük sanatkâr: lan ve kendimizin olan güzel işleri, güzel san allan akademi çatışma so­ kan Burhan Toprağı, müessesenin kurucusu Ahmet beyden sonra tak­ dirle saymamak kabil değildir.

Zira sadece resim, heykel, mimari gibi yalnız işin garp tarafını alıp bununla kalmış olsaydık yaptığımız şey ancak bir Avrupa şaheserini dlr iimlze çevirmekten, basit bir tere Ol-tarihine en dikkate değer, en mühim rae meselesinden İbaret kalırdı. Bun-bir döküman olacağı için, bunu unu

tulmadan hemen yazıvermeğl kendl- i me bir borç bildim.

Daha yarım asır evvel heykellerin i hamam peştimalı kuşandıkları bit ¡memlekette bir Güzel sanatlar aka- i demişinin 60 ncı yıldönümünü kut­ ulamanın mânasmı anlamak için yu­ fkandaki hikâyeyi düşünmek kâtldlf.

Çingene kadınlan,

carili m odel.. .

f Bir kere de gene çok eski iki üs­ tat ressamdan «Sanayii nefise» mek­ tebine ilk defa canlı kadın modeli­ nin nasıl sokulduğunu dinlemiş ve ¡yazmıştım. Ancak bu iş için bir çia-

İ f e u e - lîM lın m rrm —

/Lâkin bu canlı modeli sınıfa sokup “çalışabilmek için âdeta bir inkılâp,

büyük bir mücadele yapmışlardı. O kadar kİ onları dinlerken, bir çinge­ ne karısının canlı model olarak mek­ tebe alınması hâdisesi bana âdeta bir fikir ve sanat ihtilâli gibi geldi...

Bir zamanın kafası ve kanaatleri İle âdeta güreşen bu müessesenin şimdi 60 inci yılını karşılıyoruz.

Memleketin yetiştirdiği en büyliK adamlardan biri saydığımız ressam «Hamdl bey» teşebbüsü ile 60 sene evvel kurulan bu müessesenin. bil­ hassa 036 yılında — tıpkı Darülfü­ nun, Üniversite inkılâbı gibi — yep­ yeni bir hüviyete büründüğünü gö­ rüyoruz.

Bu seneden itibaren mektep sade­ ce resim, heykel ve mimariye değil, bilhassa bütün Türk tezyini sanat­ larına son derecede ehemmiyet ve­ ren bir müessese haline girmiştir. Garbın güzel sanatlarına olduğu gibi şarkın da tekmil nefis işlerine kapısını açmıştır.

Müessesenin faaliyeti sırasında «Şark tezyini sanatlar» kısmına giri­ niz. Meselâ gelişigüzel bir kapı açı­ nız. Beyaz sakallı, tertemiz yüzlü bir şark sanatkârının karşısındaki deli­ kanlılara ve genç kızlara eski ve ne­ fis bir dede sanatı meşkettlrdiğinl görürsünüz. Faraza bir genç kızın «ebru» İşi ile meşgul oluşunu seyre­ dersiniz. Dağınık saçlı başı hakika­ ten nefis bir «ebru» nun üzerine eğil­ miştir.

Burada yapılan ebru numuneleri­ ni gördüm. Zevkli bir adam için bun­ ların yanında Avrupa duvar kâğıt­ ları ne kadar âdi, mânâsız ve bayağı kaljyor... Ne yazık ki Türk ebrusu henüz duvarlarımızı süsleyemiydr...

«Ebru vo ahar» şubesinden çıkınız.

ların yanma kendi güzel sanatları­ mızı, kendi zevkimizi koymakla orta­ ya telif bir eser çıkarmış olduk. Bu telifi bize veren de Burhan Top­ raktır.

Bugün Türk tezyini sanatlar kısmı şu şubelerden mürekkep: TeZhip, tezyini Arap1 yazısı, ebru ve ahar, Türk ciltçiliği, altın varak, Türk min­ yatürü, Türk çini nakışlan, Türk hah nakışları ve sedef İşi...

-Müessesenin 835 dan beri geçirdiği tekâmül safhasını anlamak İçin ra­ kamlara bakmak kâfidir. 934 yılın­ da talebe yekûnu 180, son yıldaki talebe yekûnu 619!..

Ç.üz.d. .frapatl

kazandırır mı?

Güzel sanatlar insana para kazan­ dır mı?... Gayet tabii... Elverir kİ güzel sanat denilen şeyin hayata uy­ masını, ona adım uydurmasını bil­ meli... işte akademide buna da mu­ vaffak olunmuştur.

Dün mektebe uğramıştım. Büyük vo fevkalâde güzel bir hâli gördüm. Mektepte hazırlanmış, deseni mek­ tepte çizilmiş..,

Mobllyecllik şubesinde — evet bu­ gün bir de mobllyecllik şubesi ve mo- bilyecillk dersi alan talebeler var­ dır — bana bir masa gösterdiler. Harikulâde bir saray masası... Ve tamamile orijinal modelde, akademi­ de yapılmış şık bir sandalye... Tuttu­ ğu ve halk tarafından beğenlldiği takdirde bunlar teksir edilebilir.

Başka bir atölyeye girdim... Tale­ be en mükemmel kravat, eşarp, em­ prime nümunelerl hasırlıyor. Ve bunlar için eski saraylardaki en gü­ zel, en nefis motiflerden İlham alı­ nıyor. Bu gibi işleri, büyük sanayile kol kola vererek mükemmel para ka­ zanmak kabildir. Meselâ seramik işi bunların başındadır.

60 mcı yıldönümünde akademi mü­ him bir yenilik yapacaktır Şimdiye kadar bizde yalnız resim, heykel ser­ gisi açılmıştı. Bu sefer altın varak­ tan, ciltten, tezhipten, ebruya ve eşarp, kravat nümunelerlne kadar akademinin her çalışma sahasında­ ki İşleri gösteren muazzam bir sergi açılacak... Bizde ilk defa bir şey!..

60 yaşındaki Güzel sanatlar aka­ demisine daha nice seneler ve onun kıymetli müdürü Burhan Toprağa da şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da ayni tarzda muvaffakiyet­ ler dileriz.

• Hikmet Feridun Es

Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi

3 0 6 4 0 1 * * -a r -^ c -i

Referanslar

Benzer Belgeler

Bu çalışmanın amacı motosiklet gruplarıyla seyahat eden bireylerin grup içinde olma ve grupla seyahat etme nedenlerini ortaya çıkarmaktır. Bu doğrultuda

The expressions of dioxin- responsive gene cytochrome P450 1A1 (CYP1A1), apoptotic gene Bax, and anti- apoptotic genes Bcl-2 and Bcl-xL were examined in rat liver and brains using

勿將您的藥物提供給他人使用。 預防藥物造成跌倒 

Küme- nin yo¤un merkezinde nötron y›ld›zlar› ve beyaz cüce içerenlerin d›fl›nda, normal y›ld›zlar›n olufltu8rdu¤u ikili sitemler de var.. Ancak bunlar›n

The religious establishment in Yunus Emre's day was preaching scorn for the human being, propagating a sense of thfe futility of earthly 'existence.. The

Dini esaslara dayalı devlet kurmak amacıyla gazeteci yazarlar Çetin Emeç, Turan Dursun ve İranlı Ali A kbar Gorbanı’nm öldürülmesi eyleminin de aralarında bulunduğu çok

I llinois Üniversitesi’nden kimya araştır- macıları şeker hastalarının kan şekerle- rini ölçmek için rutin olarak kullandıkları cep tipi glikoz ölçerleri kandaki,

Sosyal din eğitimi modelinin gelişimine katkısı olan din eğitimcilerin- den Coe’ye göre, eğitimin temel amacı, toplumda eğitim yoluyla sosyal bir reform