• Sonuç bulunamadı

Kırk yılını şiire veren Ümit Yaşar Oğuzcan:Şiir, kıskanç bir kadına benzer ortak kabul etmez

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Kırk yılını şiire veren Ümit Yaşar Oğuzcan:Şiir, kıskanç bir kadına benzer ortak kabul etmez"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

@ 19 MART 1983

Kırk yılını şiire veren Ümit Yaşar Oğuzcan:

“Şiir, kıskanç bir kadına

s 0

b e n z e r , ortak kabul etmez,,

ŞİİRLERİ ŞARKILARDA — Şiirleri bestecilerin ilgisini çeken

Oğuzcaıı, «Bir çok şiirimin bestelendikten sonra ünlendiğini

inkâr edemem ama, yiğidi öldürüp hakkım vermiyorlar,» diyor.

Şenay KALKAN

Ümit Yaşar Oğuzcan’ın

kırk yılda yazdığı bütün

şiirler dört ciltte toplanıyor. 1941’de 11 yaşındayken yayınlanan tik şiirinden bu yana yaklaşık 40 şiir ki tabı çıkan, sayısız şiiri bes telenen —kİ bunlar arasın­ da. «İspanyol Meyhanesi», «Ağla Gitar», Bir Gece An sızın Gelebilirim», «Böyle- dir Akşamları İstanbul’un», «Beyaz Güvercin» ve «Ay- rılanlar İçin»! sayabiliriz— şair Ümit Yaşar Oğuzcan, neden şiiri seçtiniz sorumu­ zu şöyle yanıtlıyor:

«Şiiri ben seçmedim, şiir beni seçti. Yani bence şair olunmaz, şair doğulur. Şair lik bir yetenek işidir.»

Bu sözlerini açmasını, sağ lamak için şairlik salt yete nek işi midir sorusunu so­ ruyoruz.

«Tabii ki değil. Yetenek zorunlu ama yeterli değil­ dir. Bu yeteneği sağlam bir edebi kültürle, çok çalışmay la, araştırmayla ve sevgiy­ le geliştirmek, her şeyden önce şiiri sevmek gerekir. Şiir kıskanç bir kadına ben zer, ortak kabul etmez. İ h ­ mal edilirse ihanet eder. Şa irlerin de yeteneklerini ön

planda tutmaları şarttır.

Çünkü şiir ikinci plana İti­ lirse küser ve yeşermez.»

«Kanımca en güç sanat dalı şiir,» diyerek şiir anla yışını anlatmaya başlayan ozan şöyle devam ediyor:

«En büyük güçlüğü de

kolay oluşundan ya da ko­ lay sanılmasından kaynak­ lanıyor. Çünkü hammadde si kağıt ve kalem... Bu ne­ denle çok kişi ilk gençlik

yıllarının coşkusuyla bir

şeyler karalıyor. Oysa o ka dar güç bir şey ki kelime­ lere can vermek. Duygusal olmak şair olmaya yetmez. İnsanın hayal dünyasında şiirin gizlerini saklayan o- dalar vardır. Bu odaların da kapıları ve kapıların a- nalıtarları vardır. Anahtar­ lar yalnız ve yalnız sairlere verilmiştir. Onlar diledikle ri zaman açarlar bıı kaoıla n, şiirin gizemli güzellikle­ riyle basbaşa olurlar ve lııı güzellikleri de şiirleriyle in­

sanlara aktarırlar. Onun için her zaman derim ki, şi­ ir öğretilmez fakat yetenek varsa bu kapılar bir bir a- çılır ve öğrenilir.»

Bütün şiirlerini dört cilt te toplayacak olan şairin, duygusal-lirik şiirleriyle, ru bai ve dörtlüklerini kapsa­ yan ilk iki kitabı çıktı. Önü­ müzdeki günlerde çıkacak olan öbür iki cildinin biri uzun ve soluklu şiirlerini, öteki de tüm taşlamalarını kapsıyor.

«Rubai bilindiği gibi dört

satırlık bir şiir birimidir.

Aruz’un 32 adet özel vezin­ lerinden birisiyle yazılma­

sı gerekir. Ve dört satır

içinde, 1. 2. 3. satırlar hiç­

biriyle kafiyeli olur. Ben

edebiyatımızın tüm şiir tür ierini araştırdım, öğrendim ve denedim. Rubailere ayrı bir ağırlık, buna ayrıcalık

da diyebilirim vermemin

en önemli nedeni güçlüfrti olmuştur. Sırasında sayfa­ lar dolusu düz yazıyla ya da mısralar boyu şiirlerle an­ latılabilecek bir duygu bir düşünceyi dört satıra, dört

başı mamur sığdırabilmek kolay değil. Düşünsel şiir­ lerimin pek çoğunu rubai­ ler oluşturur.»

Özellikle bestecilerin il­ gisini çeken şiirleri için şöy le diyor Ümit Yaşar:

«Hiçbir şiirimi bestelen­ sin diye yazmadım. Çünkü

ben kesinlikle şarkı sözü

yazarı değilim. Çeşitli yapıt tarımda çıkan şiirlerimi çe şitli besteciler beğenip ço­ ğu kez de benden habersiz

besteliyorlar. Aralarında

iyileri olduğu gibi kötüleri, hatta berbat olanları da var. Yasalar açısından bun lara engel olma olanağım da yok. Çünkü Fikir ve Sa­ nat Eserleri Kanununun f>. maddesi, yayımlanmış her yapıtın bestelenebileceğin! söyler. Ancak plak olursa ticari bir içerik kazanır, böy lece söz yazarına da bir üc ret ödenir. Bu da 10.000 li­ ra gibi gülünç bir paradır. Bir çok şiirimin bestelen­ mek yoluyla önlendiğini, tanındığım inkâr edemem ama, yiğidi öldürüp hakkını vermiyorlar.»

İstanbul Şehir Üniversitesi Kütüphanesi Taha Toros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

isimlerin semadan nazil olduğuna yerden burhan istenir­ se gerek rahmetli brbası emin paşa, gerek bu mes’ud babanın mahrnud evlâdı kemâl en geniş

Giriş: Erektil disfonksiyon (ED) nedeni ile başvuran ve öyküsünde herhangi bir kardiyovasküler hastalığı olmadığı ve/veya ASKH nedeniyle medikal ya da cerrahi tedavi

Gazali bu konuyla ilgili olarak, İhyâ’u Ulûmi’d – Din’de her ne kadar ‘eş seçiminde aranacak nitelikler’ şeklinde bir başlık kullanmış olsa da, aslında

Otuz dört yaşında erkek hasta son iki gündür var olan ateş, boğaz ağrısı, halsizlik ve nefes alıp vermekle artan göğüs ağrısı şikayetiyle hastanemize başvurdu.. Ateş

tınlar gibi yığdığı küçük pırıltılarla tutuşan; tüten bir yangın gibi tekmil buhurdanlarından günlük, ödağacı, sandal kokuları dağılan; güneşi yer

Bostancı Camii, kare bir plân üzerine bina edilmiş olup Mi­ mar Kemaleddin Bey gibi bü­ yük bir ustanın çizgileriyle pek güzel bir görünüm arzetmek­

Bu ülkede, nice has evlât, bir fikre sahip olduğu ve kendi toplumunun gerçekleri üzerinde düşünmesini bildiği için, kısa ömür için de yaşanmamışlığı

Ülkemizdeki üniversite öğrencile- rinin de robot yarışmalarına olan ilgisine bakılırsa, Süper Anthony’den çok daha başarılı yerli robotlar üretebiliriz.. Süper