• Sonuç bulunamadı

Yatır sektörü hızlı

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Yatır sektörü hızlı"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

ASIM 1990 İmsak: 5.17 Güneş: 6.45 Öğle: 11.53 İkindi: 14.28 Akşam: 16.52 Yatsı: 18.16

\a tır sektörü hızlı

Hemen hemen her semtte Müslümanlar için türbe

ya da yatır, Hıristiyanlar için ayazma bulmak

mümkün. Her iki dinden insanlar, dilekte

bulunmayı sürdürdükçe, yüzlerce yıllık geçmişe

sahip olanların yanı sıra on yıllık, yirmi yıllık

türbeler, yatırlar, ayazmalar çoğalıyor İstanbul’da.

Ya bez, ya plastik gül, ya bir mum, ya telle

pekçok kişi, şifa, mutluluk, para arıyor türbe ve

yatırlarda. İnsanlar birinde tutmazsa diğerine

gidip geliyorlar suçu kendilerinde görüp. Adak

tutmazsa, “Nasıl isteneceğini bilemedik” deyip

başkasına yöneliyorlar.

BERAT GUNÇ1KAN

Galatasaray Li$esi’nin yanın­ dan Yeni Çarşı Caddesi’ne giri­ niz. Tophane’ye uzanan yolun sağdan dördüncü sokağına dö­ nünüz. Hiçbir yere çıkmayan bu sokağın adı Gülbaba’dır. Birkaç ev sonra da yeşil boyası tümüy­ le dökülmüş mezarı vardır Gül- baba’nın.

Gülbaba, Telli Baba, Yuşa Nebi, Çifte Sultanlar, Zuhurat Baba, Helvacı Baba, Koyun De­ de Tezveren Dede, Loğusa H a­ tun, Kahhar Baba, Yavedud Sul­ tan, Aziz Mahmut Hüdai, Çif­ te Gelinler, Sümbül Efendi, Merkez Efendi, Karacaahmet Sultan, Karacaahmet’in Atı... Bunlar İstanbul’da saptanabilen 523 türbe ve yatırdan sadece bir­

kaçı. Hemen hemen her semtte Müslümanlar için türbe ya da yatır, Hıristiyanlar için de bir ayazma bulmak mümkün. Her iki dinden insanlar, dinlerinin kutsal saydığı günlerde bir dilek­ te bulunmadan edemeyince yüz­ lerce yıllık geçmişe sahip olan­ lar bir yana, on yıllık, 20 yıllık türbeler, ayazmalar, yatırlar gi­ derek çoğalıyor İstanbul’da. Ev­ liyalara, padişahlara, Osmanlı hanedanı üyelerine ya da devlet adamlarının mezarlarına, yani kimliği belli olanlara türbe adı verilirken adsız herhangi bir kö­ şe başına gömülenlere yatır deniyor.

Türbelerden en ünlüsü Eyüp Sultan. Cumaları, kandil günle­ ri, bayram arifelerinde yüzlerce kişi sorunlarından kurtulmak

için Eyüp Sultan’ın yeşil örtüsü­ ne yüz sürer. Burada, sorunlar­ dan kurtulmak, isteklerini ger­ çekleştirmek amacıyla caminin avlusundan toplanacak güver­ cinlere 40 mısırı her biri için bir dua okuduktan sonra beze bağ­ larlar. Dilek gerçekleştikten son­ ra güvercinlere yine mısır atılır. Sarıyer’in denize nazır tepe­ sinde gerdeğe girmeden gelin ve damatların son ziyaret durağı Telli Baba. Gelin, telinden bir tutam koparıp kendisine mutlu­ luk ve istediği kadar çocuk ver­ mesi için Telli Baha’nın üzerine bırakıyor. Vakıflar’da “resmi” kaydı bulunmayan, Sarıyer Be­ lediyesi tarafından “işletilen” Telli Baba’nm nereden çıktığı belli olmayan bir öyküsü var. Duvara da yazılan bu öyküye

göre, birkaç yüzyıl önce Fatih1 te Yunus adında bir esnaf var­ mış. Dürüstlüğüyle diğer esna­ fın saygısını kazanan Yunus kı­ zını evlendirmiş bir gün. Yeni ge­ lin düğün yemeğinden sonra fe­ nalaşarak ölmüş. Yunus da o günden itibaren evlenenlere yar­ dım etmeye başlamış. Yeni gelin­ ler eşleriyle birlikte Yunus’un el­ lerini öpmeye gelirlermiş. Bu alışkanlıklarını Yunus ölünce, mezarına gelerek sürdürmüşler ve ortaya Telli Baba yatırı çıkmış.

Kocamustafapaşa’da Helveti- ye tarikatının Sümbüliye dalının kurucusu Sümbülefendi, kayıt­ lı türbelerden ve ziyaretçisi en bol olanlardan. Hemen hemen her hafta Sümbülefendi’yi ziya­ ret etmeden duramayan 70 yaş­

TELLİ BABA — Sarıyer’in denize nazır tepesinde, gelin ve damatların ziyaret yeri. Gelin, telinden bir tutam koparıp, kendisine mutluluk ve istediği kadar çocuk vermesi için Telli Baha’ya bırakıyor (solda). Balat’taki Ermeni Kilisesi de şifa dağıtmasıyla ünlü. Yılda binlerce Hıristiyan, kiliseye geliyor. (Fotoğraflar: Erdoğan Köseoğlu).

larındaki Gülfidan Çoban, san­ ki bir anısını anlatır gibi Süm- bülefendi’den öyküler sıralıyor:

“Sümbülefendi’nin oturduğu evin tuvaletine bir sarhoş dadan­ mış. Geceleri gelip Sümbülefen- di’ye bağırırmış; ‘sen de iç, dün­

yanın tadına var, o secdeye ka­ panınca ne oluyor’ diye. Sümbü­

lefendi hiç ses etmezmiş. Bir gün Sümbülefendi’nin yardımcısı da­ yanamamış, sarhoşu kovmuş. O gece yardımcısı rüyasında Süm­ bülefendi’yi görmüş, ona bir to­ kat vurmuş sonra da bağırmış;

‘Sen neden benim sarhoşumu kovdun? Sana ne zararı vardı’

diye”

Kaynaklarda Beyoğlu Balık Pazarı’nda Koyun Dede Yatırı yer alıyor. Bu yatır bir meyha­ nenin arka bölümündedir, yara­ maz çocuklar uslanmaları için götürülür. Anne ya da baba du­ adan sonra meyhaneciye biraz kandil yağı verir, meyhaneci de bu yağı Koyun Baha’nın meza­ rının başucunda yakar. Şimdi­ lerde kimse bu yatırın nereüe ol­ duğunu bilmiyor. Koyun Dede artık sadece kaynaklarda, nasıl kaybolduğu ise meçhul.

Beyoğlu’nda Üç Horon Kili­ sesinin bahçesinde Aziz Agop Ayazması: Divan Oteli’nin inşa­ atı sırasında yer değiştiren ayaz­ maya şifa arayan Hıristiyanlar geliyor, adaklar adanıyor. Ba- lat’ta Hıreşdagabet Ermeni Ki­ lisesi de şifa dağıtmasıyla ünlü. Yılda iki kez binlerce Hıristiyan kiliseye geliyor. Meryem’in res­ mi karşısında iki gün geçirdik­ ten sonra tekerlekli sandalyeyle gelmişse sandalyesiz, kucakta gelmişse yürüyerek evine dönen­ lerin olduğuna inanılıyor. Ayaz­ maların diğer ünlüleriyse Çen­ gelköy, Yeniköy, Hasköy ve Piri Paşa.

Türbeler ve yatırla-: bunca il­ giye karşın “bakımsızlıktan” kurtulamıyor. Gül Baba Türbesi buna örnek. Duvarları dökülen GuÎ'fiaba’ya Vakıflar yeni sahip çıkıyor. 480 yıllık geçmişe sahip Gül Baha’ya bugüne kadar komşuları bakmış, temizlemiş­ ler, çiçeklerle donatmışlar. Elif

Kızılkaya, Gül Baba’mn bitişik

komşusu ama ona biraz kırgın. Gösterdiği onca özene karşın Gül Baba, kocasının geçen yıl ölmesini engelleyememiş. Meza­ rın neden plastik çiçeklerle do­ lu olduğu so ru su n a ise

“Çingeneler” yaratını veriyor

Kızılkaya. Ona göre, Çingeneler işin kolayına kaçıp plastik çiçek­ lerle Gül Baha’yı oyalıyorlar.

Ya çaput, ya plastik gül, ya bir mum ya da telle şifa, mutluluk, para aranıyor bu türbe ya da ya­ tırlarda. İnsanlar, biri tutmazsa diğerine gidip geliyorlar suçu kendilerinde görüp. Adak tut- madıysa, istek gerçekieşmediy- se “Nasıl adanacağını, istenece­

ğini bilemedik” diyorlar ve bir

başkasına yöneliyorlar.

Referanslar

Benzer Belgeler

States with a higher proportion of multidimensional poor also have lower access to improved drinking water, sanitation and cooking fuel.. Focusing on states with a

Işık yoğunluğunun düşük olduğu koşullarda, gözün içine daha fazla ışık girebilmesi için gözbebekleri büyür.. Bu nedenle gözün arkasındaki tapetum lucidum

Otizme neden olan genetik ve çevresel faktörler ve otizmin asıl oluş mekanizması daha net anlaşıldığında elbette otizmi önleyici ya da belirtileri en aza

[r]

Son yokuş noktasından düzlüğe çevrilince Nihayetsiz bir ova ağarttı benzimizi, Yollar bir şerit gibi ufka bağladı bizi.. Bitmiyor düzlük

Biz bu çalışmamızda genel anesteziye ek olarak epidural anestezi yönteminin endokrin yanıt ile birlikte sitokin yanıt üzerine olan etkilerini araştırdık.. GEREÇ

Özerk benliğe göre daha düşük seviyedeki ilişkisel benlik yapısı açısından da, kadın ve erkek katılımcıların niteliksel tanımlamalarından sonra kendilerini sosyal

1983 yılında Cum hurbaşkan­ lığı takdirnamesi ile ödüllendi­ rilen Güner, 1987 yılında Türk Tanıtma Vakfı Ödülü, 1989’da da Kültür Bakanlığı Büyük