• Sonuç bulunamadı

Başlık: Bir sığır sürüsünde deri papillomatosis olgularıYazar(lar):ATASEVER, Ayhan;ÇAM, Yücel; ATALAY, ÖznurCilt: 52 Sayı: 3 DOI: 10.1501/Vetfak_0000000045 Yayın Tarihi: 2005 PDF

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Başlık: Bir sığır sürüsünde deri papillomatosis olgularıYazar(lar):ATASEVER, Ayhan;ÇAM, Yücel; ATALAY, ÖznurCilt: 52 Sayı: 3 DOI: 10.1501/Vetfak_0000000045 Yayın Tarihi: 2005 PDF"

Copied!
4
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Ankara Üniv Vet Fak Derg, 52, 2005 197 Ankara Üniv Vet Fak Derg, 52, 197-200, 2005

Kısa Bilimsel Çalışma / Short Communication

Bir sığır sürüsünde deri papillomatosis olguları

Ayhan ATASEVER1, Yücel ÇAM2, Öznur ATALAY2

1 Erciyes Üniversitesi, Veteriner Fakültesi, Patoloji Anabilim Dalı, Kayseri; 2Erciyes Üniversitesi, Veteriner Fakültesi,

İç Hastalıkları Anabilim Dalı, Kayseri.

Özet: Bu çalışma, Ekim 2003 - Şubat 2004 tarihleri arasında bir sığır sürüsünde papillomatozis olgularının görülme sıklığının

klinik ve histopatolojik yönden değerlendirilmesi amacıyla yapılmıştır. Çalışmanın materyalini 1 günlük - 6 yaş arasında değişen toplam 387 adet Holstein sığırı içeren bir sürü oluşturmuştur. Sürü 5 ay boyunca gözlenmiştir. Gözlem süresinde, 387 hayvanın 33 (%8.52)’ünde (15’i dişi, 18’i erkek) deride büyüklükleri farklı tek ya da çok sayıda karnabahar şeklinde saplı ya da sapsız, siğil ben-zeri üremeler belirlenmiştir. Bu yapılar başlıca baş ve boyunda ve bazı hayvanlarda vücudun göğüs bölgelerinde gözlenmiştir. Olgu-lar 9-20 aylık yaştaki hayvanOlgu-larda belirlenmiştir. BunOlgu-ların histopatolojik incelemelerinde 33 hayvanın 28’sinde papillom, 1’inde papillom+hemangioma kavernozum, 4’ünde fibropapillom tesbit edilmiştir.

Anahtar sözcükler: Sığır, papillom.

Skin papillomatosis in a cattle herd

Summary: The objective of this study was to evaluate the incidence of papillomatosis and its clinical and histopathological

aspects in a cattle herd between October 2003 to February 2004. A total of 387 cattle 1 day to 6 year-old in a herd were observed. In the during the examinations; papillomatosis were detected in 15 female, 18 male; totally 33 (8.92) cattle in the 387 cattle. It was detected that there were proliferations rooted and rootless like a cauliflower or like a wart in different largeness in the area of head and neck as well as chest area. The cases were detected in cattle nine to twenty monthes old. It was determined that, out of 33 cattle, there were papillom in 28 cattle, papillom and hemangioma cavernosum in 1 cattle, an fibropapillom in 4 cattle.

Key words: Cattle, papilloma.

Deri papillomları kompleks etiyolojiye ve patoge-neze sahip, epiteliyal proliferasyonla karakterize genel-likle bening tümörlerdir (2,4,6-8). Papillomların çoğu papovaviridae ailesinin konakçı ve doku spesifik papillomavirusları tarafından oluşturulur (2,4,8,9). Bu tümörler diğer evcil hayvanlarda rastlanmakla beraber sığırlarda daha yaygın olarak görülmektedir (2,4,6,13). Sığırlar virusun ana kaynağı ve doğal taşıyıcısıdır. Virus genellikle derideki sıyrık ve diğer defektlerden vücuda girmektedir. Deri papillomatozisinin oluşumunda direkt temas önemli bir bulaşma yolu olmakla beraber, ip ve yular gibi kontamine malzemeler, tetavür ve kulak küpesi takma işlemleri, sağım makineleri, kastrasyon, tüberkülin enjeksiyonları, kalıtım, beslenme bozukluğu, hormonal dengesizlik ve mutasyon gibi faktörler önemli rol oyna-maktadır (1,3,11,12,14). Hastalığa her yaş grubunda rastlanır, ancak daha çok genç sığırlarda görülür (1,11). Sığırlarda deri papillomları vücudun her bölgesinde gö-rülmesine karşın, daha çok baş ve boyun bölgelerinde oluşmaktadır (10,13). Sığırlarda deri papillomları ile ilgili birçok çalışma bulunmasına rağmen (5,10,15), sığır

sürülerinde deri papillomlarının görülme sıklığı üzerinde sınırlı bilgiler mevcuttur.

Bu çalışma, belirli süreçte (Ekim 2003 - Şubat 2004 tarihleri arasında) bir sığır sürüsünde deri papilomatozisi olgularının görülme sıklığının klinik ve histopatolojik yönden değerlendirilmesi amacıyla yapılmıştır.

Çalışmanın materyalini, yaşları 1 günlük-3 aylık arasında değişen 15 erkek ve 28 dişi buzağı, 3-12 aylık arasında değişen 43’ü erkek ve 42’si dişi dana, 1-2 yaş arasında 60’ı erkek tosun ve 55’i düve ile 2-6 yaş arasın-da değişen 144 inek olmak üzere toplam 387 Holstein sığır içeren bir sürü oluşturmuştur. Bu sürüde beş aylık gözlem sürecinde (Ekim 2003 - Şubat 2004 tarihleri arasında), derisinde büyüklükleri farklı (0.5cm den 4cm kadar değişen), karnabahar şeklinde saplı ya da sapsız veya siğil benzeri üremeler gösteren hayvanlar kayde-dilmiştir. Üremelerin hayvanlardaki yerleşim yerleri göre baş, boyun, göğüs, baş-boyun, baş-göğüs, boyun-göğüs ve baş-boyun-göğüs bölgeler olarak sınıflandırması ya-pılmıştır. Deri üremelerinin olduğu bölgenin lokal anes-tezisini sağlamak amacıyla lidokain HCI (L-Anestin,

(2)

Ayhan Atasever - Yücel Çam - Öznur Atalay 198

Şekil 1. A- Sığır papillomunda hiperkeratoz (Kalın oklar), keratinositlerde hidropik dejenerasyon (İnce oklar), Deri, HE x200. B- Hidropik dejenerasyona uğramış keratinositlerde keratohyalin granülleri (Kalın oklar), keratinositlerde hidropik dejenerasyon (İnce oklar), Deri, HE x200. Figure 1. A-Hyperkeratose in cattle papillom (thick arrows), hydropic degeneration in keratinocyts (thin arrows), Skin, HE x200. B- Keratohyaline granules of keratinocyte formed hydropic degeneration (thick arrows), hydropic degeneration in keratinocytes (thin arrows), Skin, HE x200.

Alke) deri altı yapıldıktan sonra üremelerden bistüri ile deri biyopsileri alınarak % 10’luk tamponlu formalinde tespit edilmiştir. Dokular küçültme işlemini takip ederek rutin olarak işlenmiş, paraplastta bloklanmış ve hazırla-nan 5-6 mikron kalınlığındaki kesitler hematoksilen-eozin ile boyanarak ışık mikroskobik olarak incelenmiş-tir.

Tablo 1. Derideki üremelerin yerleşim yerlerine göre dağılımı

n (%) Toplam (%) Baş bölgesi Boyun bölgesi Göğüs bölgesi 5 (% 15.15) 3 (% 9.09) 1 (% 3.03) 27.27 Baş – boyun bölgesi

(Tek başına olanlardan hariç) Baş – göğüs bölgesi (Tek başına olanlardan hariç ) Boyun – göğüs bölgesi (Tek başına olanlardan hariç) Baş - boyun – göğüs bölgesi (Tek başına olanlardan hariç)

17 (% 51.52) 1 (% 3.03) 2 (% 6.06) 4 (% 12.12) 72.73 Total 33 (% 100) 100

Sürüdeki 387 hayvanın 33 (%8.52)’ünün (15’i dişi, 18’i erkek) derisinde farklı büyüklüklerde (0.5cm den 4cm kadar değişen), tek ya da çok sayıda karnabahar şeklinde saplı ya da sapsız veya siğil benzeri üremeler saptandı. Bazı üremelerin yüzeyinin kanamalı ve yer yer eroziv karakterde olduğu gözlendi. Derisinde üreme belirlenen hayvanlar 9-20 aylık yaşta olup, bunların 3 (%9.10)’ünün yaşı 9-12 aylık, 30 (%90.90)’unun yaşı 13-20 aylık arasında idi. Üremelerin lokalizasyon yerleri ve % oranları Tablo 1’de gösterilmiştir. Tablo 1’de gö-rüldüğü gibi, üremeler hayvanların 5 (%15.15)’inde sadece baş, 3 (%9.09)’ünde sadece boyun, 1 (3.03)’inde sadece göğüs, 17 (%51.52)’sinde baş-boyun, 1 (%3.03)’inde baş-göğüs, 2 (%6.06)’sinde boyun-göğüs ve 4 (%12.12)’ün-de baş-boyun-göğüs bölgelerin(%12.12)’ün-de saptandı.

Biyopsilerin mikroskopik incelemelerinde; örnekle-rin 28’inde epidermiste yüzeyde şiddetli hiperkeratozis, subkorneal olarak bazı alanlarda keratinositlerin yapısı-nın bozularak bazofilik renkte granüler görünüm kazan-dığı, keratinositlerin çoğunda hidropik dejenerasyonun şekillendiği, stratum spinozum katındaki poligonal şekilli keratinositlerde hiperplaziye bağlı olarak sayının arttığı tesbit edildi (Şekil 1A, 1B). Kesitlerde rete ridge’ler dermise doğru üreyerek akantotik yapılar şekillendirmiş-ti. Kesitlerin bazılarında stratum korneum katı kontamine

(3)

Ankara Üniv Vet Fak Derg, 52, 2005 199

olmuş ve yoğun şekilde nötrofil lökositler ve eritrositlerle bezeli idi. Histopatolojik olarak bu görünüm papillom olarak tanımlandı. Örneklerin 4’ünde yukarıda belirlenen bulgulara ilaveten rete ridge yapılarının arasında farklı yönlerde seyreden yoğun bağ doku demetleri görüldü. Bu görünüm de fibropapillom olarak tanımlandı (Şekil 2). Fibropapillom tanısı konulan numunelerin 2’sinde derma katında dar bir fibröz dokuyla çevrili değişik yönlerde seyreden üniformite gösteren bağ doku hücrelerinden oluşmuş, mitotik figür içermeyen bir alan tesbit edildi.

Şekil 2. Epidermisde akantotik yapılar arasında dermada bağ doku artışı (İnce oklar), Deri, HE x100. Figure 2. Proliferations of connective tissue in derma between acantotic structures in the epidermis (thin arrows), Skin, HE x200.

Papillom tanısı konulan numunelerin 1’inde subepidermal olarak yerleşmiş, içleri eritrositlerle dolu, dıştan dar bir fibröz kapsülle çevrili, kavernöz damar oluşumları gözlendi. Bu yapıya da hemangioma kavernozum tanısı konuldu.

Literatür bulgularıyla uyumlu olarak (1,7,10,13); bu çalışmada da papillom belirlenen hayvanların derisinde karnabahar şeklinde saplı ya da sapsız veya siğil benzeri neoplazilerin bazılarının yüzeyinin kanamalı ve yer yer eroziv karekterde olduğu belirlendi. Deri papillomları, sığırların başlıca baş ve boyun, bazı hayvanlarda da vü-cudun diğer bölgelerinde oluştuğu bildirimleri (1,11) ile

uyumlu olarak bu çalışmada da deri papillomları hayvan-ların başlıca baş ve boyun, bazı hayvanlarda da vücudun göğüs bölgelerinde yerleşim gösterdikleri belirlenmiştir. Hastalık her yaş grubundaki sığırlarda görülmekle bera-ber, 2 yaşın altındaki genç sığırlarında daha çok rastlan-maktadır (1,7,10). Bu çalışmada da olguların tamamının 9-20 aylık yaşlarda olması bu bulguyu desteklemektedir. Hastalığın inkubasyon süresi genellikle 1-3 ay olduğu bildirilirken (1), 1 yıla kadar uzayabileceği de vurgulan-maktadır (13). Bu çalışmada; papillom saptanan hayvan-ların yaşhayvan-larının 9 aylıktan büyük olması, sürüdeki hasta-lığın inkubasyon süresinin 9 aya kadar uzayabileceğini göstermektedir. Hastalığın sığırlardaki görülme oranı yaklaşık %20-25’e kadar yükselebileceği bildirilmektedir (9,13). Bu çalışmada 387 sığır içeren sürünün 33 (%8.52)’ünde deri papillomu belirlenmiş, bunlardan 3 (%9.10)’ünü 9-12 aylık, 30 (%90.90)’unu 13-20 aylık genç sığırlar oluşturmuştur.

Deri papillomlarında mikroskopik olarak gözlenen epidermisin yüzeyindeki hiperkeratotik alanlar, subkor-neal keratinositlerdeki granüler görünüm, stratum spinozum katındaki keratinositlerdeki hiperplazi, epider-mis-dermis sınırında belirgin rete-ridge oluşumları ve dermise doğru akantozis ile epidermisteki keratinosit-lerde görülen hidropik değişiklikler (6,7,15), bu çalış-mada da tespit edildi. Doğal deri papillomlarında viral inkluzyonlara ender olarak rastlandığı bildirilirken (6,7), sunulan çalışmada da inkluzyon cisimcikleri görülme-miştir. Ayrıca etiyoloji papovaviridae ailesinin papillo-maviruslarına bağlanarak, sığırların virusun ana kaynağı ve doğal taşıyıcısı olduğu çeşitli araştırıcılarca bildirilse de (2,4,6,13), bu çalışmada virus izolasyonu yapılamadı-ğından bu konuda yorum yapmak mümkün olamamıştır.

Sonuç olarak; 5 aylık süreçte bir sığır sürüsündeki 387 hayvanın 33 (%8.52)’ünde deride neoplaziler belir-lenmiş, bunların yapılan histopatolojik incelemelerinde 28’sinde papillom, 1’inde papillom+hemangioma kaver-nozum, 4’ünde fibropapillom olduğu saptandı.

Kaynaklar

1. Blood DC, Radostits OM, Arundel JH, Gay CC (1989):

Papillomatosis. Veterinary Medicine & a Textbook of the

Diseases of Cattle, Sheep, Pigs, Goats and Horses. Seventh Edition, Baillière Tindall. London, Philadelphia, Tokyo.. 2. Campo MS (1997): Bovine papillomavirus and cancer.

Vet J, 154, 171-172.

3. Campo MS, Jarrett WF, O’Neil W, Baron RJ (1994):

Latent papillomavirus infection in cattle. Res Vet Sci, 56,

151-7.

4. Campo MS (2002): Animal models of papillomavirus

pathogenesis. Virus Res, 89, 249-261.

5. Desrochers A, St-Jean G, Kennedy GA (1994):

Congenital cutaneous papillomatosis in a one-year-old holstein. Can Vet J, 35, 646-647.

6. Hargis AM (1995): Cutaneous Neoplasia. 504-509. In: Thomson’s Special Veterinary Pathology. Carlton WW,

(4)

Ayhan Atasever - Yücel Çam - Öznur Atalay 200

McGavin MD (eds), Second Edition, Mosby, Philadelphia, London, Sydney, Tokyo.

7. Jones TC, Hunt RD, King NW (1997): Bovine Cutaneous

Papillomatosis. 252.Veterinary Pathology, Sixth Edition,

Williams & Wilkins, A Waverly Company, Philadelphia, london, Tokyo, Sydney.

8. Nicholls PK, Stanley MA (2000): The immunology of

animal papillomaviruses. Vet Immun Immunopathol, 73,

101-127.

9. Olson C, Luedke A.J, Brobst DF (1962): Incidence of

bovine cutaneous papillomatosis in beef cattle. J Am Vet

Med Assoc, 140, 50-2.

10. Olson C (1993): Papillomatosis in Cattle. 430-431. In: Current Veterinary Therapy 3 & Food Animal Practice. Howard JL (eds). WB Saunders Company, Philadelphia, London, Toronto.

11. Or ME, Bakırel U (2002): Kutan Papillomatoz. 387-388. In: Geviş Getiren Hayvanların İç Hastalıkları (Sığır, Ko-yun-Keçi). Gül Y (eds). Özkan Matbaacılık Ltd. Şti. Anka-ra.

12. Otter A, Leonard D (2003): Fibropapillomatosis

qutbreak in calves. Vet Rec, 1, 570-571.

13. Smith BP (1996): Papillomatosis (Warts,

Fibropapillomas). 1417-1418. In: Large Animal Internal

Medicine & Diseases of Horses, Cattle, Sheep, and Goats. Smith BP (eds). Second Edition, Mosby-Year Book, Inc. Boston, New York, Philadelphia, London, Tokyo. 14. Yeruham I, Perl S, Nyska A (1996): Skin tumors in cattle

and sheep after freze- or heat-branding. J Comp Pathol,

114, 101-106.

15. Weiss E, Frese K (1974): Tumours of the Skin. Bulletin of the World Health Organization (Bull. Wld. Hlth. Org.). International Histological Classification of Tumors of Domestic Animals, 50, 79-100.

Geliş tarihi : 24.06.2004 / Kabul tarihi: 22.11.2004

Yazışma adresi:

Doç. Dr. Ayhan Atasever

Erciyes Üniversitesi Veteriner Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı

Sümer Mah. Barış Manço Cad. 38090, Kocasinan / KAYSERİ e-mail: [email protected]; [email protected]

Şekil

Tablo 1. Derideki üremelerin yerleşim yerlerine göre dağılımı
Şekil 2. Epidermisde akantotik yapılar arasında dermada bağ  doku artışı (İnce oklar), Deri, HE  x100

Referanslar

Benzer Belgeler

Daha sonra da Muhiddin İbn-i Arabı, Feridüddin Attar ve Senayı gibi büyük zatlann da Mevlana'nın dergahında yetişmiş olduğunu, onun feyziyle eserler ortaya koyduğunu

Bu bağlamda GazaIf ile ilgili olarak bu tür görüş ve hikayelerden mi doğruyu bulacağız, yoksa tamamen bunlarla çelişen görüş ve yargılarda bulunan İslam alimlerinden başka

Aynı soruya verilen yanıtların katılımcıların eğitim durumuna göre dağılımına bakıldığında ise üniversite mezunu olduğunu belirten katılımcıların %42,7’lik en

Olgunun direkt gra- filerinde ise sağ klavikulanın ileri derecede yassı olduğu ve torasik çıkışı daralttığı saptandı (Şekil 1).. Üst extremite renkli

FFlleexxo orr D Diiggiittii M Miin niim mii B Brreevviiss A Acccceesssso orriiu uss During a routine dissection, we observed double palma- ris longus muscle in the forearm

Buna göre IL-6'nm RA'de akut faz cevabının majör aracısı olduğu düşünülmektedir (9) Yine IL-6, taze olarak izole edilen RA'li sinovyal hücrelerden spontan olarak

Nitekim bu yüzden yukar›da da ifade edildiği üzere bu dönemde Balkanlardan gelecek Türk göçmenler için serbest göçmen olma, diğer bir ifadeyle iskân hakk› talep

"1919 Eylül'ünde Mustafa Kemal Rumeli ve Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyetinin toplandığı Sivas Kongresinin başkanı olarak seçildiğinde (daha sonra bu kongre Büyük