• Sonuç bulunamadı

PREMENSTRÜEL SENDROM:YAYGINLIĞI VE DEĞERLENDİRİLMESİ

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "PREMENSTRÜEL SENDROM:YAYGINLIĞI VE DEĞERLENDİRİLMESİ"

Copied!
4
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

1)

Taksim Devlet Hastanesi 2. Dahiliye Klini¤i, Aile Hekimli¤i Uzman›

2)

Taksim Devlet Hastanesi 2. Dahiliye Klini¤i, Aile Hekimli¤i Asistan›

3)

Taksim Devlet Hastanesi 2. Dahiliye Klini¤i, ‹ç Hastal›klar› Uzman›

4)

Taksim Devlet Hastanesi 2. Dahiliye Klini¤i, ‹ç Hastal›klar› Asistan› Girifl

M

enstrüel siklus kad›n do¤urganl›¤›n›n en

önem-li beönem-lirleyicilerinden biri olmas›n›n yan›s›ra ka-d›n›n yaflam› boyunca geçirdi¤i biyolojik ve psikolojik de¤iflmelerinden de etkilenen bir fonksiyondur.

Premenstrüel sendrom (PMS); menstrüel siklusun geç luteal faz›nda, bu döneme özgü olarak oluflan, ço¤u siklusta tekrarlayan, menstrüasyonun bafllamas›yla k›sa sürede hafifleyip kaybolan, foliküler fazda en az bir haf-ta süreyle görülmeyen, fiziksel, psiflik ve davran›flsal de-¤iflikliklerin bulundu¤u bir tablo olarak tan›mlanmakta-d›r.1-3

Menstrüel siklusun de¤iflen fazlar›yla birlikte kad›n-lar›n psiflik durumkad›n-lar›nda da bir tak›m farkl›laflmalar ol-du¤u fleklindeki gözlemlerin geçmifli oldukça eskilere, Hipokrat dönemine dek uzanmaktad›r.

Hipokrat “Bakirelerin Hastal›¤›” adl› eserinde delus-yonlar, mani ve intihar fikirleri gibi biliflsel ve davran›fl-sal belirtilerin akmaktan al›konmufl menstrüel kanla ba¤-lant›l› oldu¤unu ifade etmektedir.1,4

16. yüzy›lda Padua Üniversitesi’nden Giovanni da Monte menstrüasyon ile depresyon aras›ndaki olas› bir ba¤lant›y› vurgularken,5 18. ve 19. yüzy›llarda Pinel, Es-quirol, Morel, Greissinger ve Sutherland premenstrüel dönem ve menstrüasyonla ba¤lant›l› manik ataklardan sözetmifller, Leacock ise 1840’da kad›nlar›n bu dönemde yaflad›klar› “histerik semptomlar”›n, acayip ve huzursuz-luk verici” belirtilerin, mevcut hastal›klar›n bir alevlen-mesi oldu¤unu bildirmifltir.

Premenstrüel döneme ait de¤iflikliklerden çeflitli bi-çimlerde uzun y›llard›r söz edilmekle birlikte, medikal bir sendrom olarak tan›mlanmas› 1931’de Frank taraf›n-dan gerçeklefltirilmifltir.6 Frank, semptomlar›n oluflumu-nu over yetersizli¤i ile aç›klam›fl ve adetten önceki 7-10 gün boyunca ortaya ç›k›p kanaman›n bafllamas›yla hafif-leyen ödem, bafla¤r›s›, kilo art›fl›, huzursuzluk ve gerilim yak›nmalar› oldu¤unu gözledi¤i 15 kad›n›n durumunu “premenstrüel gerginlik” olarak ifade etmifltir.

PMS’un psikiyatrik tan› s›n›flamalar›na girmesi son y›llarda gerçekleflmifltir. Amerikan Ulusal Ak›l Sa¤l›¤› Enstitüsü taraf›ndan tan›mlanm›fl, ICD-10 (Ruhsal ve

Türk Aile Hek Derg 1998; 2(2): 72-75

P

PR

RE

EM

ME

EN

NS

ST

TR

ÜE

EL

L S

SE

EN

ND

DR

RO

OM

M::

Y

YA

AY

YG

GIIN

NL

LII⁄

⁄II V

VE

E D

DE

E⁄

⁄E

ER

RL

LE

EN

ND

D‹‹R

R‹‹L

LM

ME

ES

S‹‹

PREMENSTRUAL SYNDROME: ITS PREVALENCE AND EVALUATION

Erhan Sayal›1, Zeynep Do€angün2, Oktay Atay1, Melis Okyar3, Berrin Karada€4, Özcan Y›ld›z3

Ö Özzeett

Bu çal›flmam›zda Haziran-Eylül 1996 tarihleri aras›nda Taksim Dev-let Hastanesi polikliniklerine çeflitli flikayetlerle baflvuran 150 hasta ve hasta yak›n› ile Taksim Devlet Hastanesi’nde çal›flan hemflire ve doktorlar aras›nda tesadüfi örnekleme yöntemi ile seçilmifl 50 sa¤l›k personeline önceki premenstrüel sendrom (PMS) çal›flmalar›nda kul-lan›lm›fl esaslar ve en s›k rastlanan PMS semptomlar› dikkate al›na-rak haz›rlanm›fl bir soru formu uygulanaal›na-rak premenstrüel sendromun yayg›nl›¤›n› de¤erlendirildi.

A

Annaahhttaarr ssöözzccüükklleerr:: Premenstrüel sendrom, menstrüasyon

S

Suummmmaarryy

In this study, we evaluated the prevalence of premenstrual syndrome (PMS) among 150 patients and accompanies admitted to the outpa-tient clinics with different complaints and 50 randomly selected nur-ses and doctors working in Taksim Hospital between June and Sep-tember 1996.

The questionnaire was prepared in view of previous studies made on this subject and the most frequents symptoms of PMS.

K

Keeyy wwoorrddss:: Premenstrual syndrome, menstruation

1998 © Yay›n haklar› Türkiye Aile Hekimli€i Uzmanl›k Derne€i (TAHUD)’a aittir. Her hakk› sakl›d›r. Deomed Medikal Medya taraf›ndan yay›mlanmaktad›r. Copyright © 1998 Turkish Society of Family Practice. All rights reserved. Published by Deomed Medical Publishing, a division of Deomed Medical Media, Istanbul.

(2)

Davran›flsal Bozukluklar S›n›fland›rmas›)’da F5 ruhsal ya da davran›flsal etkenlere ba¤l› fizyolojik ifllev bozuk-luklar› bafll›¤› alt›nda, “menstrüasyon döngüsüne ba¤l› gerginlik” fleklinde yer alm›flt›r.7

DSM-III-R (Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders III-R)’de ise Geç Luteal Faz Disforik Bozuklu¤u (Late Luteal Phase Dysphoric Disorder-LLPDD) bafll›¤› alt›nda ileri inceleme gerektiren öneri düzeyinde tan› kategorileri aras›nda bulunmaktad›r.

DSM III-R’deki tan› ölçütleri psiflik semptomlar›n önemini fiziksel olanlara oranla daha fazla vurgulanmak-ta, tabloyu psikiyatrik bir sendroma daha yak›n k›lmak-tad›r.8

PMS’u oluflturan semptomlar›n say›s›n›n fazlal›¤› dikkat çekmektedir. Çeflitli yay›nlarda bu say›n›n 150’ye dek ulaflabildi¤i bildirilmektedir.1 Bununla birlikte fizik-sel belirtilerin içinde kar›n ve gö¤üslerde ödem, mastal-ji, kilo art›fl›, bafla¤r›lar›, karbonhidrat açl›¤›, kab›zl›k, davran›flsal belirtiler içinde sosyal iliflkilerden geri çekil-me, cinsel aktivitede azalma; psiflik belirtiler içinde ise, anksiyete, gerilim duygusu, depresif duygu durumunun (mood) ilk s›ralar› ald›¤› söylenmektedir.

PMS’u etkileyen psikolojik faktörlerin varl›¤› çok eskiden beri dikkatleri çekmekle birlikte, bu konuda da-ha sonraki çal›flmalara ›fl›k tutacak ilk sistemli görüfller psikanalitik yönelimli yazarlar taraf›ndan ortaya at›lm›fl-t›r.

1939’da Meninger, tüm menstrüel bozukluklar›n “ka-d›nda feminitenin reddinden” ileri geldi¤ini belirtmifl, Deutch ise 1944’de menstrüasyon olay›n›n kad›n›n gebe-lik, do¤um, penis k›skançl›¤› ile ilgili mevcut bilinçli ve bilinç d›fl› çat›flmalar›n› yo¤unlaflt›rd›¤›n› ifade etmifltir.

Shainess adetten önceki dönemdeki semptomlar›n kad›nl›¤› reddin devaml› tekrarlayan bir biçimi oldu¤unu vurgularken, bunun da anneyle ve anne taraf›ndan me-narfla haz›rlanmayla ilgili hoflnutsuzluk, utanç ve sevim-siz yaflant›larda ba¤lant›l› oldu¤una dikkat çekmifltir.9

Genel olarak psikanalitik yönelimli yazarlar›n ço¤u-nun, premenstrüel psiflik de¤iflikliklerin kad›nl›k rolünün (feminen rol) kabulündeki zorluklarla ilgili oldu¤unu vurgulad›klar› gözlenmektedir.

Kad›nlar›n menstrüasyona iliflkin tutumlar› ve onu al-g›lay›fllar›nda kültürel olarak paylafl›lan inançlar›n rolü-nün önemi dikkat çekici görünmektedir.

Brooks’un bir çal›flmas›nda menstrüasyonun rahat-s›zl›k verici bir olay oldu¤una inanan kad›nlar›n bunu bir sorun olarak görmeyen kad›nlara oranla premenstrüel semptomlar› daha fazla yaflad›klar› bulgusu elde edilmifl-tir.10

Yaflam biçimleri ve meslek seçimlerinin PMS üzeri-ne etkileri de araflt›r›lm›flt›r. Meslekler aç›s›ndan karfl›-laflt›r›ld›¤›nda; ifli olan ancak bunu kendi seçimiyle yap-mayan kad›nlarda en fazla yak›nma, kendi seçimleriyle

ev kad›n› ve özellikle isteyerek çocuk sahibi olmufl ka-d›nlarda ise en düflük yak›nma derecesi gözlenmektedir. Kad›n suçlular›n de¤erlendirilmesinde menstrüasyo-nun dikkate al›nmas› 19. yüzy›l›n ilk yar›s›na dek uzan-maktad›r. 1890’da Icard, 56 Paris’li suçlu kad›n›n 35’inin olay›n geçti¤i s›rada menstrüasyonu oldu¤unu bildirmifltir.10

Yine premenstrüel dönemde kad›nlar›n çocuklar›n› daha çok dövdü¤ü ve kad›nlar›n yapt›klar› kazalarda artma oldu¤u da ifade edilmektedir.11

Gereç ve Yöntem

Bu çal›flmam›zda Haziran-Eylül 1996 tarihleri ara-s›nda Taksim Devlet Hastanesi polikliniklerine çeflitli fli-kayetlerle baflvuran 150 hasta ve hasta yak›n› ile Taksim Devlet Hastanesi’nde çal›flan hemflire ve doktorlar ara-s›nda tefladüfi örnekleme yöntemi ile seçilmifl 50 sa¤l›k personeline daha önceki premenstrüel sendrom çal›flma-lar›nda kullan›lm›fl esaslar ve en s›k rastlanan PMS semptomlar› dikkate al›narak haz›rlanm›fl bir soru formu uyguland›.

Çal›flma grubu;

• 18-45 yafllar› aras›nda olan,

• Son alt› ayl›k dönemde önemli bir t›bbi hastal›k ge-çirmemifl olan,

• Over fonksiyon bozuklu¤u ya da jinekolojik bir pa-toloji teflhisi almam›fl olan,

• Oral kontraseptif kullanmayan, emzirmeyen ve ge-be olmayan,

• Psikiyatrik hastal›k ya da psikotrop ilaç al›m› olma-yan kiflilerden oluflturuldu.

Formda bulunan çal›flma grubundan iflaretlenmesi is-tenen semptomlar ve gruplar› afla¤›da belirtilmifltir.

• A€r› : 1. Bafla€r›s›

2. Kas ve eklem a€r›s›

3. Gö€üste a€r›, hassasiyet ya da fliflme • S›v›/Elektrolit : 4. Kollarda ya da bacaklarda fliflme

5. Kilo art›fl› 6. Kar›nda fliflkinlik

• Affektif : 7. Huzursuzluk, kolay sinirlenme 8. Üzüntü hissetme ya da kendini

üzüntülü hissetme kolay a€lama 9. Kayg›l› ve endifleli olma • Kognitif : 10. Konsantrasyonda azalma

11. Kendini be€enmeme ya da kendine zarar verme iste€i

12. Karars›zl›k • Otonomik : 17. Bulant›

18. Çarp›nt› 19. ‹shal • Santral Sinir Sistemi : 20. Bafl dönmesi

21. Beceriksizlik, sakarl›k 22. Ellerde titreme

73

(3)

Bulgular

Çal›flmaya kat›lan 200 kad›n›n yafl gruplar›na göre da¤›l›m› flöyleydi: 18-24 yafl : %31 25-29 yafl : %26.5 30-34 yafl : %19.5 35-39 yafl : %17.5 40.-45 yafl : %5.5

Grubun e¤itim seviyesi flu oranlardayd›: Okur-yazar de¤il : %4.5

‹lkokul : %36

Ortaokul-Lise : %34.5

Yüksekokul : %25

Çal›flma grubundaki kad›nlar›n %81.5’i düzenli adet görüyordu ve sikluslar› 25-34 gün aras›nda de¤ifliyordu. %18.5’i ise düzensiz adet gördü¤ünü belirtti.

Çal›flmaya kat›lan kad›nlardan 157’si (%78.5) pre-menstrüel yak›nmalar tarif ederken, 43 kad›n (%21.5) ise bu dönemde herhangi bir flikayeti olmad›¤›n› belirtti. Premenstrual sendrom tan›s› olan kad›nlar›n flikayet-lerinin ne zaman bafllad›¤› Tablo 1’de gösterilmifltir. Premenstrüel flikayetleri oldu¤unu belirten kad›nlardan 10’u bu flikayetlerinin adet öncesi dönemde bafllad›¤›n›, adet dönemi boyunca ayn› fliddette devam edip, adet döneminin sonlanmas› ile bitti¤ini belirtti. Bu grup PMS tan›s› d›fl›nda tutuldu.

PMS tan›s› olan 147 kad›n›n kendi kelimeleriyle belirtti¤i premenstrüel flikayetleri s›kl›klar›na göre flöyle s›ralan›yordu:

1. Huzursuzluk, kolay sinirlenme (44 kad›n) 2. Gö¤üste a¤r›, hassasiyet ya da fliflme (37 kad›n) 3. Kar›nda flifllik (33 kad›n)

4. Kas veya eklem a¤r›s› (29 kad›n) 5. Sivilcelerde artma (25 kad›n)

6. Tatl› ya da tuzlu fleyler yeme iste¤inde artma (21 kad›n)

7. Üzüntülü hissetme, a¤lama iste¤i (20 kad›n) 8. Bafla¤r›s› (20 kad›n)

9. Evde kalma iste¤i (16 kad›n) 10. Cinsel isteksizlik (14 kad›n) 11. Kayg›l› ve endifleli olma ( 8 kad›n) 12. Bafl dönmesi (8 kad›n)

13. Çevreyle sosyal iliflkilerin bozulmas› (8 kad›n) 14. ‹fltahs›zl›k (7 kad›n)

15. Çarp›nt› (7 kad›n) 16. Uykusuzluk (6 kad›n) 17. Bulant› (6 kad›n) 18. Ellerde titreme (6 kad›n) 19. Saçlarda ya¤lanma (6 kad›n)

20. Kollarda ya da bacaklarda fliflme (5 kad›n) 21.Konsantrasyonda azalma (5 kad›n) 22. ‹shal (5 kad›n)

23. ‹fl veriminin azalmas› (5 kad›n) 24. Kilo art›fl› (4 kad›n)

25. Karars›zl›k (4 kad›n)

26. Kendine zarar verme iste¤i (2 kad›n) 27. Saçlarda kuruma (1 kad›n)

Tart›flma ve Sonuç

Premenstrüel sendrom konusunda yap›lm›fl daha önceki çal›flmalar incelendi¤inde, özellikle son 20 y›ld›r çeflitli yöntemlerle yap›lan araflt›rmalarda kad›nlar›n ço¤unun yaflamlar›n›n baz› dönemlerinde premenstrüel semptomlardan yak›nd›klar› görülmektedir.

Andersch’in 1980’de ‹sveç’li kad›nlar üzerinde yapt›¤› retrospektif bir epidemiyolojik çal›flmada kad›nlar›n %2-3’ünün fliddetli ve rahats›z edici düzeyde semptomlar tan›mlad›klar›, %10’unun premenstrüel dönemdeki flikayetleri için tedavi arad›klar›, %70’inin hafif veya orta fliddette psiflik ve emosyonel de¤ifliklikler tan›mlad›klar› saptanm›flt›r. Ayn› çal›flmada kad›nlar›n %92’sinin en az bir semptom bildirdi¤i, %15-20’sinin ise sosyal iliflki ve çal›flma düzenini bozacak düzeyde premenstrüel flikayetleri oldu¤u saptanm›flt›r.12

1981’de Reid ve Yen taraf›ndan yap›lan bir çal›flmada PMS’nin yafl ile korelasyon göstermedi¤i fikri kabul görmüfltür.

• Dermatolojik : 23. Sivilcelerde artma 24. Saçlarda ya€lanma 25. Saçlarda kuruma • Davran›flsal : 26. ‹fl veriminin azalmas›

27. Evde kalma iste€i

28. Çevre ile sosyal iliflkilerin bozulmas›

T Taabblloo 11

Premenstrüel flikayetlerin bafllamas›

Kad›n oran› (%)

Sayal› E ve ark.Premenstrüel Sendrom: Yayg›nl›¤› ve De¤erlendirilmesi

(4)

PMS tan›s› olan kad›nlar›n %44.2’si flikayetlerinin âdetten “5-7 gün” önce bafllad›¤›n› belirtiyordu. Bunu %25.5 ile “1-2 gün önce, %15.6 ile “8-10 gün” önce ve %14.7 ile “3-4 gün” önce diyenler takip ediyordu (Tablo 1).

Bu çal›flman›n en önemli sonuçlar›ndan biri PMS s›k-l›¤› ile yafl de¤iflkeni, e¤itim seviyesi, medeni durum ve ev han›m› ya da çal›fl›yor olmak gibi de¤iflkenler aras›n-da bir korelasyonun saptanmam›fl olmas›d›r. Özellikle stresi yo¤un olan bir meslek’ten, sa¤l›k çal›flanlar›ndan oluflan 50 kiflilik ikinci gruptaki PMS oran›n›n (%72), 150 kiflilik birinci çal›flma grubuyla (%74) hemen hemen ayn› olmas› anlaml›d›r.

Premenstrüel flikayetleri nedeniyle herhangi bir dok-tora baflvuran kad›n say›s› sadece 8 (%5.4) idi. Bu kifliler de doktorun uygulad›¤› tedaviden yararlanamad›klar› be-lirtiyorlard›. Çal›flma s›ras›nda yap›lan konuflmalarda premenstrüel yak›nmalar› olan kad›nlar›n bunu genellik-le do¤al kabul ettikgenellik-leri ve her kad›n›n adet dönemi önce-sinde bu tür yak›nmalar› olmas›n›n normal oldu¤unu be-lirttikleri gözlemlendi. Bu yüzden birçok kad›n bu flika-yetleri nedeniyle bir doktora baflvurmam›flt›.

Premenstrüel dönemde hassaslaflan, gerginleflen ya da depresyona giren kad›nlar›n toplumsal, iliflkilerindeki belirgin bozulmalar›n ve bunlar›n sonucu olarak da evli-lik içi anlaflmazl›klar, h›rpalanm›fl çocuk vakalar›, krimi-nal davran›fllar ve intihar e¤ilimlerinin premenstrüel dö-nemde art›fl›n›n yan›s›ra, kad›n›n ifl hayat›ndaki rolünün artmas›yla birlikte PMS’un ifl verimlili¤i ve devaml›l›¤› üzerindeki olumsuz etkileri de önemli bir sorun haline gelmifltir.

Daha önce de belirtildi¤i gibi bugün geliflmifl ülkeler-de premenstrüel sendrom yak›nmalar› olan kad›nlar teda-vi ve yard›m alma amac›yla özelleflmifl kliniklere baflvur-maktayken, ülkemizde bu tür flikayeti olan kad›nlar›n çok az› hekime baflvurmakta ve bunlar›n ço¤u da tedavi-den faydalanamad›klar›n› belirtmektedir.

PMS bir hastal›k olarak de¤erlendirildi¤inde, teflhis ve tedavisi birden çok uzmanl›k alan›n› (kad›n hastal›k-lar›, psikiyatri, dahiliye) ilgilendirmektedir.

Sonuç olarak ülkemizde toplumun PMS konusunda blinçlendirmesi ve bu konuda özelleflmifl kliniklerin oluflturulmas› gerekti¤i görülmektedir.

Ayr›ca ülkemizde oluflturulmas› planlanan aile he-kimli¤i sistemi hem hastalarla oluflturabilecek bire bir iliflkilerin devaml›l›¤› ve hem de aile hekimli¤i uzmanl›-¤›n›n içerdi¤i kad›n hastal›klar›, psikiyatri ve dahiliye klinikleri e¤itimi nedeniyle PMS’un teflhis ve tedavisi konusunda oldukça geçerli bir çözüm olarak görülmekte-dir.

Kaynaklar

1

1.. BBlluummeenntthhaall SSJJ,, NNeeddeellssoonn CCCC.. Late luteal phase dysphoric disorder (PMS): Clinical implications. J Clin Psychiatry1988; 49-12: 469-74. 2

2.. BBaannccrroofftt JJ,, BBaacckkssttrröömm TT.. Premenstrual syndrome. Clin Endocrinology 1985; 22: 313-36.

3

3.. HHaasskkeetttt RRFF.. Premenstrual syndrome. Handbook of Clinical Psychoneuroendocrinology’de. Ed. Nemenol CB, Loosen P. New York, The Guilford Press, 1987.

4

4.. RRuubbiinnooww DDRR,, HHoobboonn MMCC,, GGrroovveerr GGNN.. Menstrually related mood dis-orders. Hypothalamic dysfunction in Neuropsyhiatric Disorders’de. Ed. Nerozzi D, Goodwin FK, Costa E. New York, Raven Press, 1987. 5

5.. CCllaarree AAWW.. Premenstruel Syndrome. Single or multiple causes? Can J Psychiatry1985; 30(7): 474-82.

6

6.. FFrraannkk,, RRTT.. The hormonal causes of premenstrual tension. Arch Neural Psych1931; 26: 1053.

7

7.. ÖÖzzttüürrkk MMOO.. Ruh Sa¤l›¤› ve Bozukluklar›. ‹stanbul, Evrim Yay›nlar›, 1989.

8

8.. DSM-III-R: Diagnostic and statistical manual of disorders. Third edition-revised. Washington DC, American Psychiatric Association, 1987. 9

9.. HHaallllmmoonn JJ,, EEddmmaann GG.. Trombocyte MAO activity and personality traits in women with severe premenstrual syndrome. Acta Psych Scand1987; 76: 225-34.

1

100.. WWvvaanneezziiss PP,, FFiiccppaatthh DDMMJJ.. Women, violence, crime and the menstrual cycle: a rewiev. Med Sci Low 1991; 31: 11-14.

1

111.. PPaatteell SS,, CClliiffff KKSS,, MMaacchhiinn DD.. The premenstrual syndrome and its rela-tionship to accidents. Public Health1985; 99: 45-50.

1

122.. BBeecckk LLEE,, GGeevviirrttzz RR,, MMmmoorrttoolloo JJFF.. The predictive role of psychosocial stress on symptom severity in PMS. Psychosom Med1990; 52: 536-43.

Gelifl tarihi: 03.08.1997 Kabul tarihi: 11.12.1997 ‹‹lleettiiflfliimm aaddrreessii:: Uz. Dr. Erhan Sayal›

Taksim Devlet Hastanesi 2. Dahiliye Servisi S›raselviler Cad.

Taksim ‹STANBUL Tel: (0212) 252 43 80 / 290 Faks: (0212) 252 63 00

75

Referanslar

Benzer Belgeler

Taksim Dayanışması, "hiçbir kural tanımaksızın şiddet uygulayan kolluk görevlilerine ve onlara talimat verenlere 'As ıl Biz İtham Ediyoruz' diyebilmek için"

6 Temmuz 2013 Cumartesi günü, Gezi Park ı’nı halka kapatanlara, Taksim Meydanı ve Gezi Parkını kimliksizleştirme, insans ızlaştırma ve betonlaştırma planlarının

Taksim Meydan ı Yayalaştırma Projesi kapsamında ilk etap olarak Cumhuriyet Caddesi ile Tarlabaşı Caddesi arasındaki dalış tünelleri için İstanbul 2 Numaralı

Kurulun karar ında şöyle denildi; ‘’İstanbul İli, Beyoğlu İlçesi, Taksim Meydanı Yayalaştırma Projesi kapsamında yap ılan çalışmalarda tespit edilen ve Geç

Sivil toplum örgütlerinin diğer yönetici ve sözcüleri de resmi ve özel kuruluşların her türlü etkinliğine izin veren siyasi iktidar ın, Taksim Meydanı'nı 1 Mayıs günü

Eski Sular İdaresi binası olarak bilinen Taksim Meydanı'ndaki Taksim Maksemi'nin İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından Cumhuriyet Müzesi olarak restore edilmesi

Taksim Dayanışması, İstanbul Taksim Meydanı'nı yayalaştırma projesine tepki gösterdi, bariyerleri kırdı.Taksim Dayan ışması, Taksim Meydanı'nı yayalaştırma

Taksim Dayanışması’nın çağrısıyla Gezi Parkı eylemlerinde hayatını kaybedenler anısına Gezi Parkı’na karanfil b ırakmak isteyen on binlerce kişiye polis yine tazyikli