Cyrus Hamlin: Dr. George Washburn: Dr. Caleb Gates: Christopher “Üç Büyükler”in ilki,
Robert Kolej in kurucusu,ve
“Üc Büyükler’ in İkincisi ve “Üç Büyükler”in üçüncüsü Rhineland Robert: kolejin ikinci müdürü. ve kolejin ücüncü müdürü. Amerikalı tüccar ve kolejin
ilk m üdürü. (1863-1877) (1903-1923) (1903-1923) isim babası.
K
OLEJ'in açılması için gerekli izin öyle kolaycacık alınamadı. Kemal Efendi hem çok zeki hem de makul bir in sandı. Kolej müfredatının Maarif Neza- reti'ne bildirilmesini talep etti. Uzun bir müddetten beri elde etmeye çalıştığımız kuruluş müsaadesini böylece alabildik...“Maarif Nezareti ile Nafıa Nezareti ara sında birtakım formalitelerin tamamlanma sı icap ediyordu. Ve birkaç gün içinde, işe başlama iznini almak gerekiyordu. Bu 'bir kaç gün' neticede tam 7 seneye baliğ oldu... (...)
“Evet, bu mücadele tam 7 sene sürdü. Bu arada, elimizdeki binaya öğrencilerimiz sığmaz olmuştu. Otuz kadar müracaatı geri çevirmek zorunda kaldık. Son iki yılda. Bu durum, müracaatların daha da artacağının, ama bildik reddedilme sebebi yüzünden, bazı başvuruların bize ulaşamadığının işa retiydi.
“Bir sonraki adımımın ne olması gerek tiği üzerinde kafa patlattığım ve tüm parlak fikirlerimi tükettiğimi fark ettiğim bir gün Morris'in habercisi bana bir mesaj getirdi.
“Uzun mücadelemizin sona erdiğini bil diren bir tebrik notuydu bu. Ali Paşa Haz- retleri'nin kendisine gönderdiği bir başka notu da içeriyordu. Ali Paşa notunda me- alen şöyle diyordu:
Mr. Hamlin'e istediği zaman koleji inşa etmeye başlayabileceğini haber veriniz. Artık kimse işine karışmayacak. Bu konu daki İrade-i Seniyye birkaç gün sonra eli ne ulaşacaktır.'
“Bu ne esrarengiz müjde idi böyle! Tanrı'nın inanılmaz bir lütfü idi. En az bek lenilen ama en çok ihtiyaç duyulan bir anda imdada yetişmişti!
SÖZ SAYILARIN
“İrade-i Seniyye en değerli, en sağlam ve en mukaddes mülkiyet belgesi idi. Böy le bir belgeyi istemeye cüret dahi edem e miştik. Şimdi, biz talep dahi etmemişken, tarafımıza bahşolunmuştu!”
-X-
İlginç Amerikalı
Yukarıdaki satırların sahibi Cyrus Ham lin. Yani bu sene 125. kuruluş yıldönümünü kutlayan Robert College'in kurucusu ünlü misyoner - öğretmen. Robert College'in 100. kuruluş yıldönümünde, devrin ABD Büyükel çisi Raymond Hare'in, hakkında, “... kararlı ve sebatkâr olmasaydı Robert Kolej belki de hiçbir zaman kurulamayacaktı” dediği o ilginç Amerikalı. “Among the Turks” adlı hatıratında “hayatının projesi” için gereken izni Padişah Abdülaziz'den nasıl aldığını böyle anlatıyor.
1863 gibi erken bir tarihte, ABD'de iç sa vaş tüm şiddetiyle sürer, Tanzimat Devri'ni
geçiren Osmanlı Devleti de son yüzyılını id rak ederken, ABD'nin dışındaki ilk Amerikan kolejinin Türkiye'de kurulmasını gerektiren şey neydi? Böylesi bir koleji düşleyen adam lar nasıl insanlardı?
Cyrus Hamlin, İstanbul'a 1837 Şubat'ında geldi. Misyonerdi. Gelir gelmez İstanbul'u sevdi. Yine Büyükelçi Raymond Hare'in söz leriyle, “Fevkalade idealist ve dindar, aynı zamanda azimli, ferdiyetçi ve çok kabiliyet li idi. Allah ve insanı, meslektaş ve çağdaş larının gördüğü gibi göremeyen” bir insan idi. 1855'de bir Amerikalı ile, işadamı ve tüc car Christopher Rhinelander Robert ile ta nıştı. Birlikte, laik eğitim esaslarına dayalı bir kolej kurmayı kararlaştırdılar.
Osmanlı ülkesinde henüz Abdüimecid
tahtta idi. 1861'de kolej projesi için Rumeli Hisarı sırtlarında, ünlü Ahmed Vef i Paşa'ya
ait olan geniş bir arazi satın alındı. Ama Os manlI bürokrasisi ile uğraşmak her yiğidin
harcı değildi, akla hayale gelmedik bin türlü mani zuhur etti. Bu arada, İstanbul'da zaten yirmi yıldır hocalık yapmakta olan Cyrus Hamlin, 1863'de, Bebek'te geçici bir dersha nede icra-i sanat eylemeye başladı. O tarih te, “nüve ko!ej”in hepi topu 4 öğrencisi, ama tam 5 öğretmeni vardır!
^ Adı ne olacak?
Cyrus Hamlin ile parlak kolej projesi için cömert krediler açan C. R. Robert, Rumeli Hisarı'ndaki arazide inşaat izni alabilmek için ter döke dursunlar, bir taraftan da koleje
ad aranmaktadır. Cyrus Hamlin'in Among
Turks'de (Türkler Arasında) anlattığına göre,
American College, Anglo-American, Was hington, The College of Bosphorus, üzerin de uzun boylu tartışılan adlar arasında önde gelmektedir.
“Teklif edilen isimler arasında şiddetli muhalefetle karşılaşmayanı yoktu. Am eri can College, Anglo - American, Washing ton, The College of Bosphorus, hatta Bosp- horus'un tercümesi olan Oxford dahi öne rildi, tartışıldı ve reddedildi. İşin gerçekleş mesini sağlamak, isim koymaktan daha ko lay görünüyordu. Baktım olacak gibi değil, ‘Ne yapalım dersiniz beyler? Koleje Robert College isminin verilmesini teklif ediyo rum’ dedim. Bu ismin de diğerleri gibi şid detli itirazlara yol açacağını düşünüyor dum. Aksine, ittifakla kabul ediliverdi. Ko mite üyelerinin hepsi ağız birliği etm işçe sine, bu ismin, bu ülkede, hiçbir mana ifa de etmediğini beyan ettiler. 'Robert Col lege' ismi, bu memlekette ne kimsenin zül- fiyarine dokunuyor, ne de birilerinin peşin hükümlerini tahrik ediyordu. Kulağa hoş geliyordu. Üstelik, hem İngilizce hem de Fransızca okunabiliyordu.
Birisi çıkıp manasını soracak olsa, tat min edici ve iyi bir cevap vermek mümkün dü. Artık kimsede yeni bir öneriyi dinleye cek hal kalmamıştı. Robert College ismi bir defada ve kati şekilde tespit edildi.
Robert Kolej 125 yıldan beri yaşlanmadı
Boğaz a nazır
«■ •
m
•
m
n r f > » û n ı w ı -S -m a n o o y y i a n ı n û
Dır tarın
Öğrenimin ana amacı ne
olmalı? Yabancı dil mi
el veya zillin becerisi
kazandırm ak mı, yoksa
olabildiğince çok b ilg i
yüklem ek mi? Robert
Kolej, 125 y ıld ır tüm
bunların yanı sıra
öğrencilerine "özgürlüğü
doğru kullanm ayı”
öğretiyor.
Gruplar Akademik Yıl 1971-72 1974-75 1979-80 1984-85 1987-88
ÖĞRENCİ SAYISI 1015 2002 3300 4902 7170
MEZUN SAYISI 177 254 700 653 1100
YURTTA KALAN ÖĞRENCİ SAYISI 420 511 819 976 1440
ÖĞRETİM ELEMANI SAYISI 99 149 233 453 710
İDARİ PERSONEL SAYISI 196 292 511 674 738
Alanlar
/ /
Yıllar 1971 1974 1979 1984 1987ARAZİ ALANI (m2) 252.867 252.867 262.527 368.687 1858 671 TOPLAM BİNA ALANI (Brüt m2) 37.665 38.675 40.389 77.561 101.596
DERSLİK (Net m2) 2.313 2.313 3.044 6.833 9.056
OFİS (Net m2) 2.535 2.832 3.032 4.064 8.028
1837’den 1988’e
Boğaziçi Üniversitesi'hin (Robert Kolej) 125 yıllık serüveni, yakın dönem Türk
tarihine ilişkin, ilginç ipuçları da içeriyor. Kronolojide siyah dizili maddeler, hem
Robert Kolej hem de Türkiye için önemli “ilkleri" gösteriyor.
1837: Cyrus Hamlin İstanbul'a gelir. 1855: Cyrus Hamlin ile C.R. Robert İstanbul' da tanışır ve laik bir kolej kurmaya karar verir.
1861: Rumeli Hisarı sırtlarında kolej için arsa satın alınır.
1863: Robert Kolejin resmi kuruluş yılı. Be bek'te muvakkat bir dershane, 5 öğretmen ve 4 öğrenci ile çalışmaya başlarlar.
<864: Kolej, New York eyaletince Bachelor of Arts diploması verme yetkisi kazanır.
1869: Kolejin erkek yurdunun (Hamlin Hail) temeli atılır.
1870: Kolejin öğrenim kadrosu, Rumeli Hi- sarı'ndaki binalarda öğrenime geçirilir 1871: Cyrus Hamlin, C.R. Robert'e İstanbul' da bir de kız koleji açmayı teklif eder. 1877: Cyrus Hamlinin yerine Dr. George Washburn koleje müdür olur.
1890: Kolejin Bebek Kampüsünde Türkiye' de ilk defa futbol oynanmaya başlanır.
“Aldığımız kararı Mr. Robert'a bildirdi ğimizde, var gücüyle itiraz etti. Ne var ki, komitenin cevabı 'Bu memlekette isimleri tespit etmek bizim işimizdir. Ve bu mesele, başkalarının üstüne vazife değildir' olacak tı.”
Cyrus Hamlin'in Robert College'ın niçin pek uygun bir isim olduğunu ispat için öne sürdüğü gerçekler, Osmanlı Devleti'nin içte gayri müslimler, dışta da yabancılar ve Dü- vel-i Muazzam a (büyük devletler) nezdinde
gözetmek zorunda kaldığı “hassas den
geler” hakkında yeterince fikir veriyor. Hele, Çarlık Rusyası'nın Balkanlar başta olmak üzere, Osmanlı ülkesindeki tüm Ortodoks ların hamisi kesildiği, Fransa'nın da Ortado ğu'ya “tarihi ve yakın ilgisi” sebebiyle Ka tolik misyonerlerini seferberettiğibirçağda...
geliyor
Türkiye'ye gelen ilk Amerikalı misyoner, bir Quaker olan Stephen Grellet idi. 1819'da İstanbul'u ve bazı Ege Adaları'nı ziyaret et miş, hapishanelerdeki hayat şartlarını
ince-lemiş ve muhtaçlara yiyecek ile kılık - kıyafet dağıtmıştı.
1820'de Amerikalı ilk Protestan misyoner ler Osmanlı Devleti'nde faaliyet göstermeye başladılar. Kısa sürede de Beyrut, İstanbul, İzmir ve Malta'da matbaalar kurdular. Os manlI Devleti'nde yalnızca hanım öğrenciler için inşa edilen ilk okul, 1835'te Beyrut'ta öğ renime açılmıştı. Bu okul için teşebbüse ge çen de, ÂBD'nin Connecticut Eyaleti'nden gelen bir hanım idi. Connecticut'lı hanımın başarısı, Boğaziçi Üniversitesi'nin günümüz de, öbür Türk üniversiteleri arasında hanım profesör oranı en yüksek öğrenim kurumu olacağının bir habercisi idi, belki de...
Çağdaş öğrenimin gereğini kavrayan ve
bu amaçla Avrupa'ya talebe gönderen Sul
tan Abidülaziz (1861 - 1876) devrinde, 1863'de kurulan Robert College, ABD sınır ları dışında oluşturulan ilk Amerikan koleji idi. Robert College'i üç sene sonra, 1866'da Lübnan'da Suriye Protestan Koleji ("Syrian Protestant College” ) izleyecekti. Sonradan Beyrut Amerikan Üniversitesi adını alacak olan bu kolej,"tıpkı Robert College gibi, Orta
doğu ve öbür ülkelerin pek çok seçkin insa nını yetiştirdi. Bu tarihi ilim ve irfan yuvası, yaklaşık son yirmi yılda, kanlı bir iç savaşın ortasında, hâlâ bilimsel niteliğini korumaya uğraşıyor.
Robert College'in ilk ve en görkemli bi nası olan Hamlin Hall'ın temel taşı 4 Tem muz 1869'da kondu. Bir tesadüf eseri ABD'- nin bağımsızlık gününe denk gelen temel atma töreninde Türkiye'deki Protestan mis yonerlik faaliyetleri ilk önemli ürününü ver miş oluyordu. E. Joy Morris ilk nutku söyledi ve temel taşını yerleştirdi. Merasimde hazır bulunanlar, sonradan kolejin erkek yurdu olarak kullanılacak Hamlin Hall'un temeline bakır ve gümüş sikkeler attılar. Böylece, ko lejin amaçladığı evrensel eğitimi temsil eder cesine, Hamlin Hall'un temel harcında Ame rikan, Türk, Alman, İngiliz, Yunan, Fransız ve İtalyan paraları karışmış oldu. Binanın en az 14 bin sterline mal olacağı tahmin edilmişti, ama 12 bin sterline tamamlandı. 15 Mayıs 1871 'de hizmete giren Hamlin Hail, Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Ergün Toğrol'un
da belirttiği gibi, erkek öğrencilerin bugün
Boğaziçi Üniversitesi nin “ Temel Bilimler” binası, orijinal adıyla Anderson Hail, tik yıllarında az sayıda ama çok seçkin mezunlar veren Robert Kolej, Cumhuriyet dönemi ile birlikte, Türkiye'ye
çok değerli bir mühendis kadrosu ve başarılı tiyatrocular yetiştir di. tik yüzyılının özel atmosferini hayli yitirmiş olsa da, Boğazi çi Üniversitesi bugün de, üniversite adaylarının birinci tercihi...
1891: Amerikan Kız Koleji'nde ilk mezunlar derneği kurulur.
1896: İlk öğrenci Atletizm Kulübü Koleji de kurulur.
1900: Şair Tevflk Fikret, kolejde ömrünün son 15 yılını kapsayacak edebiyat öğretmenliği ve Türkçe şubesi müdürlüğüne başlar.
1903: Caleb F. Gates tam 29 yıl sürdüreceği müdürlük görevine başlar.
1904: Kolej, Bebek kampüsünde Avrupa ve Türkiye'nin ilk modern kapalı spor salonu yapılır.
1908: Türkiye'de iilj defa kolejde basketbol oynanmaya başlanır. Öğretmenlerden olu şan iki takım ilk basketbol maçını oynar. 1918: İlk öğrenci gazetesi (Constantinople Quarterly) Amerikan Kız Koleji'nde yayın lanır.
1920: Arnavutköy'de ilk defa kız öğrenciler için bir tıp okulu başlatılır.
1923: Türkiye'de ilk defa modern aletli jim nastik kolejde ö rg ü tlen ir. “ L ead ers Corps.” Aynı yıl, “Robert College Players” adıyla Türkiye'de ilk defa bir kolej, Türk maarifinin idaresine geçmesiyle, öğrenci tiyatro kulübü kurulur. Öğrenci toplamında ekseriyet Müslüman Türkler'e geçer. 1924: Türkiye'de ilk okul yıllığı (“Records”) yayınlanır ve günümüze kadar yayınını her yıl sürdürülür.
1930: Türkiye'de ilk defa kız öğrenciler, RC'de sahneye konan Shakespeare'in “Venedik Taciri”nde rol alırlar. Muhsin Er- tuğrul Dar'ül Bedayi dergisinde, esere ve oyuncularına methiyeler düzer.
1932: Dr. Monroe Kolej müdürlüğüne tayin olur. Dr. Monroe'nun devrinde Amerikan Kız Koleji ile kolejin başkanlıkları birleştirilir.
1957: "Robert Kolej Yüksek Okulu” kurulur.
1962: Yıl sonunda kuruluşunun 100. yıldönü münü kutlamaya birkaç ay kala, kolejin me zun sayısı 3500'ü bulmuştur.
1963: Kolejin 100. kuruluş yıldönümünde her taraftan tebrik telgrafları yağar. Kendisi de 1924 - 27 yılları arasında kolejde öğretmenlik yapan devrin ABD Büyükelçisi Raymond Hare, 100. yıl töreninde bir konuşma yapar.
1971: Kolej, 1487 nolu kanunla Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlanır ve “Boğaziçi Üniver sitesi” adıyla, Türkiye'nin 9. üniversitesi olur. Arnavutköy'deki Amerikan Kız Koleji ise, kolejin lise bölümüyle birleşerek Robert Li sesi adını alır.
1985: Boğaziçi Üniversitesi'ne girişte uygula nan İngilizce dil barajı kaldırılır.
1988: Eski Robert Kolej, yeni Boğaziçi Üni versitesi 125. yılını kutlar.
bile Ah denize bakan bir odanın kurasını çekebilsem' diye hayalini kurduğu ünlü bina.
Mezun olan ilk Türk ı
Robert College'e adını veren C.R. Ro- İl
bert, kolejin tüm güç anlarında yardıma koş- / tu, kuruluşu ve gelişmesi için, o zamanın I parası ile 200 bin dolar hibe etti. Sonra, I
Hamlin ile araları açıldı ve bu yüzden } 1877'de Robert College'in yönetiminden çe- I kildi. Koleji 1877 ile 1903 yılları arasında Dr. /
George Washburn yönetti. “Fifty Years in f Constantinople” adlı hatıratında, R obert!
College'in Ilk kırk yılında nasıl geliştiğini an-% latan Dr. Washburn, yönetiminin son yılında ■ (1903) kolejin ilk Türk öğrencisi Hüseyin H. I
Pektaş'ı mezun etti. Kolejin ilk kırk yılda ye- I tlştlrdlği toplam 2500 öğrenci arasındaki bu I ilk Türk, kolej 100. yıldönümünü idrak ettiğin- 1 de hâlâ okuluna hizmet ediyordu. Kırk yılda 1 mezun olan 2500 öğrencinin 435'i üstün ba- 1 şarı ile koleji tamamlamıştı. Bu üstün başarılı I mezunların 144'ü Ermeni, 195'i Bulgar, 76'sı I Yunan, 14'ü İngiliz ve Amerikalı, 3'ü Alman, # 2'si Yahudi ve 1'i Türk idi.
“Üç Kurucu Büyükler”in sonuncusu, Ro bert College'e 1903 - 1932 yıllarında tam 29 sene hizmet veren Dr. Caleb Frank Gates
idi. Gates'in döneminde Robert College te
mel büyümesini tamamladı. Bugün “Güney
Kampüs”de bulunan binaların çoğu Dr. Ga tes zamanında inşa edildi.
Dr. Gates'in müdürlük döneminin sonun da, 1931 'de Robert College, kütüphanesinde 30 bin cilt kitap bulunan, mümtaz bir yüksek öğrenim kurumu idi. Hoca kadrosu 5'den 90'a çıkmıştı. 1930 - 31 ders yılında koleje kaydolan 731 öğrencinin 579'u Türk uyruklu, 37'si Bulgar, 31'i Yunan, 10'u Arnavut, 8'i iranlı, 8'i Amerikalı idi. İtalyan, Iraklı, Rus ve Suriyeli 7'şer öğrenci vardı. Dini dağılıma göre ise, öğrencilerin 394'ü Müslüman, 172'si Ortodoks, 94'ü Gregoryen, 30'u Pro testan, 12'sl Rumen Katolik, 27'sl Musevi idi. Yukarıdaki sayıların da gösterdiği gibi, 1923'te Cumhuriyet'in ilanıyla Türk maari finin idaresine geçen Robert College'de,
Türk ve gayri müslim öğrenci oranı Türkler lehine değişti.
•}£
>
Mali güçlükler
1963'te Robert College 100. yılını parlak törenlerle İdrak etti. Ancak, ABD'den sağla nan fonlar durmadan kısılıyor, mali güçlük lerin üstesinden gelmek, yıllar geçtikçe zor laşıyordu. Sonunda, 1971 'de Robert College,
İngilizce eğitim yapan bir üniversite şeklinde örgütlenmek üzere, Milli Eğitim Bakanlığı'na
bağlandı. Arnavutköy'deki kardeş Amerikan
Kız Koleji ise Robert College'in lise bölü müyle oirieştnSİf SObe!'* Lisesi adını aldı. Türkiye'nin 9. üniversitesi olan Boğaziçi üni versitesi doğmuştu.
Eski Robert College, yeni Boğaziçi Üni versitesinin 1988'deki toplam öğrenci sayısı 7471! 125 yılda, 4'den 7471'e sıçramış. Nere den nereye... 1963'de Robert College 100. yılın; kutlarken, ABD Büyükelçisi Raymond Hare okulun eğitim İlkesini şöyle dile getir mişti:
“En mühim sayı nedir? Bunu süper ra kamlarla ve bir seri daha sıfırlar ekleyerek, elimizdeki sekstiliyonu vigintillion'a çıka rarak mı elde edelim, yoksa geriye giderek Hind'in 4'ü Etrük'ün 5'i, Mısır'ın 10'u, Bask'ın 20'si, Babil'in 60'ı, yahut da Maya- lar'ın üstün rakamı 380'in tarihi rakam kök lerinde mi arayalım. Bunların her biri alaka çekici bir araştırma konusu olabilir. Fakat, en mühim rakam insanın ferdiyetini temsil eden 'bir'dir. Çünkü bu ferdiyetçilik olma saydı, insanlık tatsız bir çorbaya döner ve çoğalan nüfus da bu tatsız nesnenin sade ce miktarını artırırdı.
“O halde bu nasıl muhafaza edilebilir. Bunun cevabının gayet açık olduğuna ina nıyorum. Dünyadaki büyük dinlerin rolü, eğer istenildiği gibi tatbik edilirse, manevi bir ilham kaynağı olmaktır. Hem kafa hem ruh bakımından, okullarımızın ödevi, geniş çizgiler içinde bundan ibarettir.”
Günler, yıllar geçer. Okullar büyür, geniş ler. Yeni öğrenci ve öğretmen nesilleri nöbeti devralırlar. Önemli olan, büyümenin yanı sıra, kurucuların bel bağladıkları ülküler doğ rultusunda mezunlar yetiştirmek değil mi? ■
M n r r iv o t P A 7 A R R
Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi