• Sonuç bulunamadı

Eski köşklerden bazıları

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Eski köşklerden bazıları"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

S a h ite 4

-t T - StflĞ T U fc

M I S E H S B İlİffIB

Evvel zaman içinde

/laiiKisa^ı ■ ■ ■ >

Eski köşklerden bazıları

Altunî Zade köşkü — Valdebağı sarayı — Koşu

yolundaki köşkler — Yakacık tarafları

«İktibas hakkı mahfuzdur»

SEMİH MÜMTAZ S.

A

Altunîzade İsmail paşa köşkü Çamlıcada Koşu yolunda Altıı- nîzade camisi civarında idi. Çok da ferah bir köşktü. İsmail paşa neydi; nenin paşasıydı; nereli ve nereden gelmişti? Bilenler bize şöyle söylü­ yorlardı: (İsmail efendi esnaftandı. Altın varakçılar esnafmdandı. Mesai­ si ve dikkati makbul ve meşhur ol­ duğu için gitgide onu saraylarda meş gul ettiler. Öteyi beiyi yaldızlattılar. Ve onu bina eminliğine tâyin buyur­

dular. Artık ötede beride yapılan hu­ susî sarayları, saraycıklan İsmail e- fendi yaptırıyor; her şeylerine ba­ kıyordu. Böylece; fakat namuskâra- ne çalıştığı cihetle helâl para kazanı­ yordu. Bittabi zengin oldu. Talihi de yaver olmakla mali Karuna sahib ol­ du. Bu da olunca en çok sevdiği Çam- iıcada arsalar bahçeler satm aldı. Köşkünü yaptı. Camiyi inşa ettirdi. Hayratını da yaptı; iradını da yaptı; yan geldi keyfine baktı.

Yalnız keyfine bakmadı. Fıkaraya da baktı. Hesabını bilen bir eli açık­ lıkla yaşadı, yaşattı. Bu da meşhur ve çok takdir olunmuştur: 1293 harbin­ de kesesinden mükememl bîr tabur teşkil ve teçhiz ederek ordunun emri­ ne vermişti. Paşalığı bu hizmetinin mükâfatıdır. Vefatında iki haremi var idi. Biri olduğu gibi kaldı; diğeri Fi­ rar! Ahmet paşa zade Mahkeme! tem yiz âzasından Tevfik beye vardı. Vâ­ risi yeğeni A’ tunîzade Necip beydi. Bu zatı ben tanırım. Çocukluğumda Çam lıcada oturduğumuz zaman hayatta ve bizlerle sık sık görüşmekteydi. Pa­ şanın Kadri isminde bir kâhyasını da tanımıştım kİ bu adam caminin de hesap memuruydu. Son günlerini sedye üzerinde ve bahçelerinde geze geze geçiren paşayı tanımadım. Çok ihtiyar olarak Çamlıcada ölmüştür. '

V aldeb ağı

Bu ismi alan sarayı, arsasını Ha- zinei hassaya sattıktan sonra inşa e- den zat gene İsmail paşadır ve gene bina eminidir. Meharetinin son had­ dini bu bina için sarfetmiş, saraya emsaline faik bir şekilde meydana ge tirmişti. O kadar muvaffak olmuştu ki Sultan Azizin çok hoşuna gitmiş; bina eminini uzun uzun taltif etmiş­ t i

Bu saray en sonra İkinci Sultan Mahmudun kerimesi Adile sultana senelerce ikametgâh olup sultanın vefatından sonra artık kapısını ka­ pamış ve bugünkü işe açılıncıya ka- adr kapalı kalmıştı. Yemiş ağaçlariy- le bağları ve bostanlariyle, hele ü- zümleriyle çok meşhur ve sultan ha­ yatta iken dört başı-mamur idi.... Va­ lide bağında bir de valide kâhyası Sait efendinin köşkü vardı. Bu salt e -

fendi İkinci Sultan Hamidin başma- beyincisi Hacı Ali paşanın kardeşiydi ve Konyanm Aksaray kazası evlâdm- danüır. (Sait efendinin konağı Ni- şantaşmda Maçkada ve biraderinin yanında idi). Bu köşkün hususiyeti sahiplerinin tertemizliği; dairenin in­ tizamı idi. Oldukça da kalabalıktılar. Dalkavukları pek yoktu amma Aksa­ raylIlar çoktu. Ve bu misafirliklere payan yoktu. Sait efendi kerimesi Sa- ide hanımı biraderi Hacı Ali paşanın

mahtumu yaveranı hazret! şehriyari- den Mehmet paşa ile evlendirdi. Ev­ lendirdi amma bu İzdivaç mesud ol­ madı. Ve bu hal ailenin rahatım k a­ çırdı. Halbuki diğer kızı Safiye hanı­ mı Ziya bey adlı bir zata vermişlerdi; bunlar mesud oldular. Ziya bey Mek­ tebi mülkiye mezunlarmdandı. Sonra ne oldu; hattâ bu kalabalık aile ne oldular bilmiyorum. Benim otuz se­ neye yakm bir zaman içinde, fakat kendi ihtiyarımla Avrupada ikame­ tim bu baptaki malûmatımı nasıl ol­ sa biraz karıştırdığından ehibbadan birçoğunu kaybetmiş bir vaziyette­ yim. Yalnız bittesadüf şu kadarını bilmiştim. Bu Ziya bey bir aralık Ha­ riciye Hukuk müşaviri olmuştu.

Sait efendi bahçeye ve bağa çok meraklıydı ve muvaffaktı. Kardeşine sepet sepet üzüm getirdiğini görür­ düm... Saide hanım sonraları Nec- meddin adlı bir zata varmıştı galiba, fakat çok yaşamadı, öldü.

K oşu yolu

Bu yolda bir iki köşk daha nasılsa hatırımdan çıkmamış! Biri Posta ve Telgraf Nazırı Hasip efendinindi. Ö- nü bahçeli parmaklıklı ve iki yüksek katlı (.„ Şimdi bu tâbir huzura âlî­ lerine veya makamı âlileri gibi bir tâbir oldu...) ahşap bir bina idi. Öte­ ki de gene ahşap bir köşktü; Müşir İzzet paşa köşkü denmekle maruftu. (Bu paşa zannediyorum ordu müşir­ liklerinde ve valiliklerde, bir aralık da Seraskerlikte bulunmuştu).. Hasip efendinin köşkü Haydarpaşa sırtları­ na çok yakındı; bu paşanın köşkü de Hasip efendiye çok yakındı. Her iki­ sinde yüksek ağaçlar ve çamlar var­ dı. Fakat bilmiyorum bağlari^ var mıydı?!

Gene bu yolda sonraları Feridun Nevcivan paşaya İntikal eden bir köşk daha vardı amma İlk sahipleri kimdi şimdi derhatır edemiyorum. Yalnız haberim var; Bugün bu bina Belediye nin elindedir ve (acezei muharririne) tahsis olunacakmış gibi de bir masajı vardır. Arka taralframda ve biraz u- zakçığmda dayım Neşet paşanın bir köşkü ve güzel yemiş ağaçları ve bağı vardı amma zannederim elden çıkar­ dılar. Neşet paşa iki sene mukaddem v e^ t eden avukat ve milletvekili Salâhaddin beyin babasıdır. Bahsi yukarıda geçmiş ve kapanmış olma­ sına rağmen, aklıma geldiği için — ibreten Jlssairin — mutlaka söyle­ meliyim; Saide hanımdan ayrıldıktan ve babasını kaybettikten sonra eline düşen serveti zavallı Mehmet paşa dalkavuklara yedirmiştir. Üşüştüler; biçareyi mahvettiler. Hüsranlar için­ de öldü gitti. Cenabı Hak cümlesine rahmet eyjiye.

Y akacık tara fı

Yakacıkta gayet güzel bir köşk var dı. Darüssaadetüşşerife ağalarından birinin majikânesiydi (kızlar ağası demektir); şöherti de üzümleriydi. Üzümlerim en âlâsından olsun. Hün­ kâr en çok onlan beğensin derdiyle kızlar ağası bağına ve bahçıvanına fevkalâde dikkat eder; bu bapta düD- yanın masrafım ederdi Emeline de muvaffak olurdu. Padişah şu Arabm üzümünü getirin; dedikçe ağanın

keyfi gelirdi. Bu hal epeyce devam etti amma, sonu, yani ağanın eceli geldi öldü. Köşkü de vârisi olmadığı için (usuldendi) Hazinei hassaya geç­ ti. Senelerce şuna buna kiraladılar. Fakat mütemadi tâmirata ehemmiyet vermediklerinden hem köşkü, hem de bağları hırpalattılar. Bir yazık dalıa oldu gitti....

Yakacığın güzel köşklerinden biri de «Nakibüleşraf» Ali Kıza efendinin - kiydi.YemişleriIe; sebzelerile; üzümile şöhret bulmuştu. Bir şöhreti de neza­ reti kâmilesiydi. Bu köşk nasılsa da­ yandı, elden ele geçmedi. Çünkü e- fendiniıı oğlu Kadri beye baba oca­

ğım söndürmemek mukadder olmuştu Senelerce bu aile bu köşkte oturdu­ lar, orada ikmali enfas ettiler. Yanıl­ mıyorsam eğer bu köşk Kadri beyin ve falından sonra gene ailede kalmıştır. (Kadri bey benden çok büyük yaşta olmakla beraber Âmedi-i divanı hüma yun kaleminde beraberdik. Uzun boy­ lu; iri kemikli; kuvvetli; pala bıyıklı bir zatı eelâdetsimat idi. Ve iyi bir adamdı; çok namuskâr idi... Yakacık­ ta bir köşk dalıa tamrım. Fakat bu yazıdan sonraya tafsilâtım bırakıyo­ rum; Cemal beyin köşkü.

S. M. S.

Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

the number of both granulated and degranulated mast cell in mucosa of PS- induced urinary bladder ( Fig. 5a) and this response was statistically significant (p<0.01).

Her bilim dal›ndan haberler bar›n- d›rmas› bak›m›ndan da çok de¤erli bir dergi, ancak ço¤u insan kendi ilgi alan›ndaki yaz›lar›n daha fazla olmas›n› arzu ediyor..

Haberi veren arkadaşlardan, kimi O’nun fo­ toğrafını sorar, kimi tercüme-i halini arar, kimi gazete bas­ kısının geciktiğine yanar.... Çünkü meslek aşkı

Dilimin döndüğü, aklımın erdiği ka - dar anlatmak istedim, bunun adeta bir nevi talim ve terbiye tekniği olduğunu, talebeye usul tahtında nasıl ders

“ Yarın akşam saat 20.00 civarında, sadece 75 yılda bir olduğu gibi, Halley kuyrukluyıldızı taburumuzun bulundu­ ğu yöreden izlenebilecektir.. Erat manevra

G azeteciye tiyatro yazarı Refik Erduran, bu yıl kurulan İstanbul Sanat Tiyatrosu’ nda sah­ neye koyduğu "Tamirci” adlı oyun ve ardından Nazım

FIGURE 1: Video head impulse test example of a patient (presence of overt saccades and decreased gain levels on left anterior and right posterior semicircu-..

Araştırmada, kamu ve özel sektör çalışanlarının işe yönelik değerleri ile etik tutumları arasında ilişki olup olmadığının belirlenmesi amaçlanmaktadır.. Aynı