• Sonuç bulunamadı

Morphological, anatomical and ecological studies on Hyacinthella lineata (Liliaceae)

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Morphological, anatomical and ecological studies on Hyacinthella lineata (Liliaceae)"

Copied!
9
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Hyacinthella lineata (Liliaceae) Üzerinde Morfolojik,

Anatomik ve Ekolojik Araþtýrmalar

Özet

Bu çalýþmada Türkiye için endemik bir tür olan Hyacinthella lineata (Liliaceae) türünün morfolojik özellikleri ile, kök, skapa ve yapraðýnýn anatomik özellikleri incelenmiþtir. Morfolojik gözlemlerde bitki kýsýmlarýnýn biometrik ölçümleri yapýlmýþtýr. Kök anatomisinde öz bölgesi, metaksilem elemanlarýndan oluþmuþ ve korteks tabakasýnda kum kristallerine rastlanmýþtýr. Skapa anatomisinde sklerenkima demetleri geniþ bir yer kaplamaktadýr. Yapraklar hipoamfistomatik ve mezofil izolateraldir. Ekolojik çalýþmalarda ise, türün genellikle killi-týnlý tekstürlü, ph nötr, az kireçli, organik madde bakýmýndan çeþitlilik gösteren, zengin azot içerikli, yeterli fosfor ve potasyumca zengin az tuzlu ya da tuzsuz topraklarý tercih ettiði gözlenmiþtir. Anahtar Kelimeler: anatomi, ekoloji, endemik, Hyacinthella lineata, morfoloji.

Morphological, Anatomical and Ecological Studies on Hyacinthella lineata (Liliaceae) Abstract

In this study, the morphological characteristics of the species of Hyacinthella lineata (Liliaceae), which is an endemic species for Turkey; and the anatomical characteristics of its root, scape and leaf have been examined. In the morphological observations, the biometric mesaurements of the plant parts have been carried out. In the root anatomy, the pith region is comprised of metaxylem elements and in the cortex layer crystal sands have been encountered. In the scape anotomy, scleranchyma cells cover a wide part of area. The leaves are hypoamphistomatic and mesophylles are isolateral. As for, ecological studies, it was observed that this species generally prefers the soils which are clayed-loam-textured, neutral in terms of pH, rich in nitrogen, adequate phosphorus and potassium, slightly saline or nonsaline and show varying amounts of organic matter.

Keywords: anatomy, ecology, endemic, Hyacinthella lineata, morphology.

Selvi S, Erdoðan E, Daþkýn R (2008) Hyacinthella lineata (Liliaceae) Üzerinde Morfolojik, Anatomik ve Ekolojik Araþtýrmalar. Ekoloji 17, 68, 24-32.

GÝRÝÞ

Türkiye, bitki gen kaynaklarý yönünden dünyanýn en önemli merkezlerinden biri olup, birçok cins ve tür açýsýndan gen merkezi konumundadýr. Türkiye'de 9000'i aþkýn iletim demetli bitki türü bulunmaktadýr. Bu türlerden yaklaþýk 3000'i endemik olup sadece Türkiye'ye özgüdür ve yeryüzünün baþka yerlerinde doðal olarak bulunmazlar. Avrupa'nýn Türkiye'den sonra en yüksek endemizm oranýna sahip ülkesi Yunanistan'da 800 endemik bitki türü bulunmaktadýr. Ýngiltere'de ise toplam bitki türü sayýsý 1850 civarýndadýr. Türkiye florasýnda ise sadece soðanlý bitkiler yaklaþýk 600 kadar türle temsil edilmektedir ( Aksu ve ark. 2002).

Geofit bitkiler, zarif ve gösteriþli çiçekleri

sayesinde bitki toplayan insanlarýn dikkatini çekmektedirler (Karaca ve ark. 2007). Bir kýsmý erken ilkbaharda bir kýsmý da sohbaharda dikkat çekici güzellikte çiçek açan bu bitkilerin yumru ve soðanlarý, ekonomik ve týbbi açýdan deðerli olup ihraç edilmektedir (Arslan ve ark. 2002).

Çiçekli bitkilerin en büyük familyalarýndan biri olan Liliaceae familyasý dünyada yaklaþýk 250 cins ve 3500 tür ile temsil edilirken (Satýl ve Akan 2006), Türkiye'de 36 cins ve 461 tür ile temsil edilmektedir (Erik ve Tarýkahya 2004).

Bu familyanýn üyelerinden olan Hyacinthella Schur, baþlýca Akdeniz bölgesinde yayýlýþ gösteren ve dünyada 17 türle temsil edilen soðanlý bir cinstir (Arslan 2004). Türkiye'de ise 10 tür ve 1 hibrit (H.

micrantha x H. heldreichii) ile temsil edilmektedir.

Selami SELVÝ1*, Eyüp ERDOÐAN1,Ruziye DAÞKIN2

1Balýkesir Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Biyoloji A.B.D. Çaðýþ Yerleþkesi 10145

Balýkesir-TÜRKÝYE

2Uludað Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Biyoloji Bölümü,Görükle, 16059

Bursa-TÜRKÝYE

*Corresponding author: [email protected]

(2)

Bu türlerden H. acutiloba K. Persson & Wendelbo ve H. nervosa (Bertol.) Chouard türleri hariç diðer 8 tür endemik olup, endemizm oraný %80'dir (Davis 1988, Güner ve ark. 2000). Bu cinsin türleri, çekici ve gösteriþli çiçeklere sahip olduklarýndan park ve bahçelerde süs bitkisi olarak tercih edilmektedir (Zomlefer 1993).

Hyacinthella lineata türü de gösteriþli çiçekleri,

zarif duruþu ve çevre koþullarýna olan dirençliliði nedeniyle park ve bahçelerde süs bitkisi olarak tercih edilmektedir (Puizina ve ark. 2003).

Ülkemizde Liliaceae familyasýnýn deðiþik cinslerine ait türler üzerinde yapýlmýþ az sayýda morfolojik, anatomik ve ekolojik çalýþma mevcuttur (Ocak ve ark. 2004, Satýl ve Akan 2006). Hyacinthella Schur cinsine ait türler üzerinde ise yalnýzca Kandemir ve ark. (2000)'nýn endemik H. micrantha (Boiss.) Chouard üzerinde yapmýþ olduklarý morfolojik, anatomik ve ekolojik çalýþmaya rastlanmýþtýr.

Bu çalýþma ile, Hyacinthella lineata (Steudel) Chouard türünün morfolojik, anatomik yapýlarý ve ekolojik isteklerinin aydýnlatýlmasý amaçlanmak-tadýr. Ayrýca, elde edilecek anatomik karakterlerin

Hyacinthella türlerinin sistematik problemlerinin

çözümlenmesine katký saðlayacaðý kanýsýndayýz. MATERYAL VE METOT

H. lineata örnekleri, Bursa Uludað'dan,

2002-2006 yýllarý arasýnda, çiçeklenme dönemi olan Mart-Mayýs aylarý arasýnda toplanmýþtýr. Bitkiler numaralanýp herbiye örneði haline getirildikten sonra, Uludað Üniversitesi Fen- Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Herbaryumu'na konulmuþtur. Örneklerin bir kýsmý %70 alkol içeren plastik kapaklý cam þiþeler içerisine konularak üzeri etiketlenmiþ ve ýþýk almayan bir dolapta saklanmýþtýr.

Morfolojik çalýþmalarda; herbiye örneklerinden yararlanýlmýþtýr. Türün morfolojik özelliklerini belirlemek amacýyla genel görünüþü çizilmiþ ve biometrik ölçümler alýnmýþtýr. Morfolojik incelemeler, resim çizim tüplü Olympus SZX12 binoküler mikroskobunda yapýlmýþtýr.

Anatomik çalýþmalarda %70'lik alkol içerisinde saklanan materyallerden yararlanýlmýþtýr. Mater-yallerin kök, skapa ve yaprak ayasýndan enine kesitler ile yapraðýn alt ve üst yüzeylerinden elle yüzeysel kesitler alýnmýþtýr. Daha sonra kesitler, Yakar-Tan (1982)'dan yararlanarak gliserin-jelatin içine gömülmüþ ve daimi preparat haline getirilmiþtir.

Anatomik çizimler için resim çizme tüplü ve DIC (Differential Interference Contrast) ataçmanlý Olympus BX50 mikroskobu kullanýlmýþtýr. Bitkinin kök, skapa ve yaprak kesitlerinin fotoðraflarý ise Olympus Camedia fotoðraf makinasý ile çekilmiþtir.

Ekolojik çalýþmalarda; Uludað'da 5 farklý lokaliteden alýnan toprak örnekleri naylon poþetler içerisinde laboratuvara getirilmiþ ve örnekler kurutulmaya býrakýlmýþtýr.

Toprak örneklerinin fiziksel ve kimyasal analizleri, Tarým ve Köy Ýþleri Bakanlýðý'na baðlý, Bursa Ýl Özel Ýdaresi Su ve Toprak Laboratuvarý'nda yapýlmýþtýr. Toprak örneklerinde; fiziksel (tekstür, pH, kireç (CaCO3), toplam tuz) ve kimyasal (N, P,

K, organik madde) analizler standart yöntemlere göre yapýlmýþtýr (Bayraklý 1987). Toprak örneklerinin analiz sonuçlarý Kaçar (1972)' dan yararlanýlarak deðerlendirilmiþtir.

BULGULAR Morfolojik Özellikler

Bitki çok yýllýk, 10-18 cm boyundadýr. Soðan yumurtamsý, oval, 1,5-2,5 x 1,2-2 cm, üzerinde 1-2 tabakalý kirli beyaz ve zarýmsý yapýda tunika bulunur. Kökler açýk kahverenkli, 1,5-5 cm boyundadýr. Yapraklar 3 adet, damarlarý belirgin, kenarlarý hafifçe içeri kývrýk, skapayý dýþtan kuþatan 2 yaprak lanseolat, 0,8-1,5 x 5.5-6,5 cm, diðer yaprak 0,5-1 x 5-6 cm boyutlarýndadýr.

Skapa 8-15 cm boyunda, taban kýsmý beyaz, üstlere çýkýldýkça mavimsi-yeþil tonlarda ve tüysüzdür. Çiçek durumu rasem, 10-26 çiçekli, brakte çok küçük, zarýmsýdýr. Perigon mavi-eflatun renkli, çan þeklinde, 4.5-6 mm uzunlukta, 6 tepalli, tepaller uçta lobludur. Loblar, açýk mavi renkli, uçlarý subakut, obtus, 0,7-1,1 x 1,5-2,1 mm' dir. Stamen her çiçekte olup epitepalustur. Anterler, mavi-mor renkli, 1,5-2 mm uzunlukta; filamentler ince, açýk mavi renkli, tepallerin loblarýna yapýþýk, antere sýrttan baðlý, 0,5-0,8 mm uzunluktadýr. Ovaryum üst durumlu, küremsi, 1-1,5 x 1-2 mm, stilus 2,2-2,5 mm uzunlukta, perigonu geçmemektedir (Þekil 1).

Çiçeklenme zamaný: Mart-Mayýs.

Yetiþme ortamý ve yükseklik: Kumlu-týnlý gevþek topraklar, eðimli açýk alanlar; çam, meþe ve ardýç topluluklarý arasýndaki taþlýk yerler, 400-1500 m.

Dünyadaki yayýlýþý: Doðu Akdeniz elementi/ Endemik.

Türkiye'deki yayýlýþý : Batý ve Orta Anadolu. Ýncelenen örnekler: A2(A) Bursa: Uludað,

(3)

Soðukpýnar giriþi, Soðukpýnar Jandarma Karakolu karþýsý, açýk taþlýk alanlar (N: 40º01' 59'', E: 29º07'

35'', 1000 m.), 13.04.2003, Daþkýn, BULU No:14727. (Bu alana yazlýk evler yapýlmýþ olup bitkinin populasyonu günümüzde yok olmuþtur.)

A2(A) Bursa: Uludað, Keles Yolu, Soðukpýnar-Karaýslah yol ayrýmý, Soðukpýnar'a doðru 1. km,

Pinus-Juniperus-Phillyrea latifolia topluluðu arasý taþlýk

yerler (N: 40° 01' 57'' ; E: 29° 07' 30'', 900 m.), 18.04.2002, Daþkýn & Yýlmaz, BULU No:13571.

A2(A) Bursa: Uludað, Keles Yolu, Soðukpýnar-Karaýslah yol ayrýmý, Soðukpýnar'a doðru 1.5 km, taþlýk yamaçlar (N: 40° 01' 59'' ; E: 29° 07' 35'', 871 m. ), 19.04.2006, Kaynak, Daþkýn & Yýlmaz, BULU No: 26615.

A2(A) Bursa: Uludað, Keles Yolu, Soðukpýnar-Karaýslah yol ayrýmýndan 2 km sonra, taþlýk yamaçlar (N: 40° 01' 20'' ; E: 29° 07' 19'', 1010 m.), 19.04.2006, Kaynak, Daþkýn & Yýlmaz, BULU No: 26695.

B2 Bursa: Uludað; Keles, Gelemiç-Sorgun arasý, Gelemiç'ten 2 km sonra, taþlýk yamaçlar (N: 39° 52' 43'' ; E: 29° 18' 04'' , 1009 m.), 19.04.2006, Kaynak, Daþkýn & Yýlmaz, BULU No: 26663.

Ýlgili lokalitelerde populasyon zayýf olup yaklaþýk 30 bitki örneði doðal olarak yetiþmektedir.

Anatomik Özellikler Kök

Köklerden alýnan enine kesitlerde, üzeri kalýn bir kütikula tabakasý ile kaplý olan epiderma, tek sýralý ve çoðunlukla izodiyametrik hücrelerden oluþur. Epidermanýn altýnda epiderma hücrelerine oranla iri olan tek sýralý ekzoderma tabakasý görülmektedir.

Ekzoderma tabakasýný 7-11 sýralý, ince çeperli, oval ve altýgen þekilli parankimatik hücrelerden oluþan korteks tabakasý izlemektedir.

Korteks hücreleri içinde yer yer kum kristallerine rastlanýlmýþtýr. Korteksin altýnda tek sýralý ve düzenli dizilmiþ hücrelerden oluþan endoderma yer alýr.

Endoderma hücrelerindeki kaspari þeridi belirgin olmayýp bazý endodermis hücrelerinin süberinleþtiði görülmektedir. Endodermadan sonra tek sýralý ve parankimatik hücrelerden oluþan periskl yer almaktadýr.

Öz bölgesi metaksilem elemanlarý ile doludur. Ýletim demetleri radyal tipte olup protoksilem kollarý pentark'týr. Floem; ksilem kollarý arasýnda yer almaktadýr (Þekil 2 ve 3).

Skapa

Dýþ kýsýmda ince bir kütikula tabakasý bulunmaktadýr. Kütikulanýn hemen altýnda, izodiyametrik hücrelerden oluþan tek sýralý, üst ve

Þekil 1. H. lineata'da A: Genel görünüm, B: Çiçek genel görünüþ, C: Çiçek iç kýsmý, D: Stamen (önden), E: Stamen (sýrttan), F: Ovaryum.

(4)

alt çeperleri kalýnlaþmýþ epiderma bulunmaktadýr. Epidermayý 3-6 sýra arasýnda deðiþen oval ve çokgen þekilli hücrelerden oluþan korteks tabakasý izlemektedir. Korteks tabakasýnýn altýnda 6-12 sýralý sklerenkima tabakasý yer almaktadýr. Sklerenkimatik tabakanýn altýnda öz bölgesi içine gömülmüþ kollateral tipte iletim demetleri gelmektedir. Ksilem elemanlarý, öze doðru yönelmiþ ve üstünde floem dokusu yer almaktadýr (Þekil 4 ve 5). Öz bölgesi, ince çeperli parankimatik hücrelerden oluþtuðu görülmüþtür.

Yaprak

Yapraklardan alýnan enine kesitlerde, epiderma tek hücre sýralý oval ve dörtgen þekilli hücrelerden oluþmuþtur. Üst ve alt epiderma hücreleri yaklaþýk ayný boyutlardadýr. Epidermanýn üst ve alt çeperlerinin yan çeperlere oranla daha kalýn olduðu görülmektedir. Üst epidermanýn üzerinde alt epidermaya oranla daha kalýn bir kütikula tabakasý gözlenmiþtir. Yapraklar amfistomatik olup stomalar alt epidermada daha fazladýr. Stomalar epiderma hücreleri ile ayný seviyede olup mezofitiktir. (Þekil 6).

Epiderma hücrelerinin altýnda yer alan mezofil izolateral tiptedir. Üst ve alt epiderma tarafýnda 1-2 sýralý, oval ve hafif silindirik þekilli, sýký dizilmiþ ve bol kloroplast içeren palizat parankimasý yer alýr. Bu iki palizat parankimasý arasýnda 5-8 sýralý, oval þekilli ve hücrearasý boþluklarý bulunan sünger paran-kimasý bulunmaktadýr. Ýletim demetleri sünger parankimasý içerisine büyüklü, küçüklü dizilmiþtir. Ýletim demetlerinin üst ve alt epidermise bakan kýsýmlarýnda sklerenkima kümeleri bulunmaktadýr.

Þekil 2. H. lineata'da kök enine kesiti (Çizim). A: Kesitin þemasý, B: Kesitten bir görünüm. ku: Kütikula, ep: Epiderma, ek: Ekzoderma, ko: Korteks parankimasý, kk: Kum kristali, en: Endodermis, pe: Periskl, fl: Floem, pk: Protoksilem, mk: Metaksilem.

Þekil 3. H. lineata'da kök enine kesiti (Fotoðraf). ku: Kütikula, ep: Epiderma, ek: Ekzoderma, ko: Korteks parankimasý, kk: Kum kristali, en: Endodermis, pe: Periskl, fl: Floem, pk: Protoksilem, mk: Metaksilem.

(5)

Ýletim demetlerinde ksilem yapraðýn abaksiyal, floem ise yapraðýn adaksiyal tarafýnda yer almaktadýr (Þekil 7).

Ekolojik Bulgular Daðýlýþý:

Akdeniz elementi olan endemik H. lineata Türkiye'de baþlýca Batý ve Orta Anadolu bölgelerinde A1-A3; B1-B3 grid sistemleri arasýnda daðýlýþ göstermektedir. Türün yayýlýþ gösterdiði alanlarýn genellikle çam-meþe-ardýç topluluklarý arasý taþlýk yerler ve yamaçlar olduðu görülmüþtür. Türün yayýlýþ gösterdiði lokalitelerde yapýlan arazi gözlemlerinde populasyonlarýn çok zayýf olduðu görülmüþtür.

Þekil 4. H. lineata'da skapanýn enine kesiti (Çizim). A: Kesitin þemasý, B: Kesitten bir görünüm. ku: Kütikula, ep: Epiderma, ko: Korteks, sk:

Sklerenkima, fl: Floem, ks: Ksilem, ö: Öz bölgesi.

Þekil 5. H. lineata'da skapa enine kesiti (Fotoðraf). ku: Kütikula, ep: Epiderma, ko: Korteks, sk: Sklerenkima, fl: Floem, ks: Ksilem, ö: Öz bölgesi.

Þekil 6. H. lineata'da yaprak enine kesiti (Çizim). A: Kesitin þemasý, B: Kesitten bir görünüm, C: Yüzeysel kesitler. ku: Kütikula, üe: Üst epidermis, pp: Palizat parankimasý, sp: Sünger parankimasý, sk: Sklerenkima, fl: Floem, ks: Ksilem, hb: Hücre boþluðu, ae: Alt epidermis, st: Stoma hücresi, sb : Stoma boþluðu.

(6)

Toprak Yapýsý :

Toprak analiz sonuçlarýna göre; türün organik madde bakýmýndan zengin, nötr ve kireçli topraklarda yetiþtiði, tekstürün killi-týn olduðu tespit edilmiþtir. Toprak örneði alýnan lokalitelere bakýldýðýnda bitkinin tuz oraný çok düþük ya da tuzsuz ortamlarda geliþme gösterdiði görülmüþtür. Topraðýn azot bakýmýndan oldukça zengin, fosfor bakýmýndan orta ve potasyum bakýmýndan ise çok fazla olduðu görülmüþtür.

TARTIÞMA

Bu çalýþmada, endemik H. lineata türü morfolojik, anatomik ve ekolojik özellikleri yönünden ele alýnmýþ ve incelenmiþtir. Ayrýca çalýþmada elde edilen morfolojik veriler, Davis (1988)'in verileri ile karþýlaþtýrýlmýþtýr. Anatomik çalýþmalarda ulaþýlan sklerenkima kümeleri ve kum kristallerinin sistematik ve filogenetik çalýþmalarda türler arasý karýþýklýðý gidermek için önemli ve deðiþmeyen karakterler olacaðý vurgulanmýþtýr.

Davis (1988)' in eserinde H. lineata'nýn kök, soðan, brakte, stamen ve pistil gibi organlarýn morfolojik karakterleri ve biometrik ölçümleri verilmemiþ olup ilk defa bu çalýþma ile ortaya konmuþtur (Þekil 2).

Ýncelememiz sýrasýnda kökler açýk kahverengi,

ince, sýk, 1,5-5 cm boyunda; soðan küremsi olup üzeri zarýmsý yapýda tunika ile örtülü, 1,2-2,5 x 2-2,5 cm boyutlarýnda; brakte çok küçük ve her pediselin tabanýnda; Stamenler epitepalus, her lobta bir stamen mevcut; anterler mavi mor renkli, 1,5-2 mm uzunluktadýr.

Filamentler çok ince, açýk mavi renkli, loblara yapýþýk, anterlere sýrttan baðlý, 0,5-0,8 mm uzunluktadýr. Ovaryum üst durumlu, küremsi, 1-1,5 x 1-2 mm, stilus 2,2-2,5 mm uzunlukta olduðu görülmüþtür.

Bu türle ilgili þu ana kadar yapýlmýþ karþýlaþtýrmalý morfolojik çalýþmalara rastlanýlma-mýþtýr. Ancak Kandemir ve ark. (2000)'nýn

Hyacinthella micrantha (Boiss.) Chouard endemik

türü ile yapatýklarý karþýlaþtýrmalý morfolojik çalýþmalarýnda elde ettikleri bulgular, çalýþtýðýmýz türe çoðu yönden benzerlik göstermektedir. Ancak; incelenen örnekte yapraklar 2 adet iken bizim gözlemlerimizde 3 adet olduðu tespit edilmiþtir.

Köklerden alýnan enine kesitlerde yapýlan incelemelerde parankima hücrelerinde yer yer kum kristallerine rastlanmýþtýr. Yazgan ve ark. (1986), yapmýþ olduklarý çalýþmalarýnda ayný familyadan

Asparagus officinalis L. türünün kök enine

kesit-lerinde, parankimatik hücrelerde kum kristallerine rastlamýþlardýr. Fahn (1990), kum kristallerinin

Þekil 7. H. lineata'da yaprak enine kesiti (Fotoðraf). ku: Kütikula, üe: Üst epidermis, pp: Palizat parankimasý, sp: Sünger parankimasý, sk: Sklerenkima, fl: Floem, ks: Ksilem, hb: Hücre boþluðu, ae: Alt epidermis, st: Stoma hücresi.

Tablo 1. H. lineata'nýn toprak analiz sonuçlarý.

Tablo 2. H. lineata türünden elde edilen morfolojik karakterlerin, literatür verileri ile karþýlaþtýrýlmasý.

(7)

çoðunlukla dikotil bitkilerin gövdelerinde bulun-duðunu ve Liliaceae familyasýnýn bazý cinslerinde de görüldüðünü belirtmiþtir.

Kristaller deðiþmez karakterler oluþturduklarýn-dan, kristallerin þekli ve bitkide bulunduðu yeri, taksonomik çalýþmalarda büyük öneme sahiptir (Metcalfe 1983, Yentür 1995, Fahn 1990).

Kandemir ve ark. (2000)'nýn H. micrantha türü ile yaptýklarý anatomik çalýþmalarýnda bitkide kum kristallerine rastlamamýþlardýr. Bu nedenle kum kristallerinin Hyacinthella türleri arasýndaki filogenetik iliþkilerin belirlenmesinde önemli ve deðiþmez bir karakterin olabileceði kanaatindeyiz.

Satýl ve Akan (2006), Liliaceae familyasýndan

Scilla mesopotamica Speta ve Tulipa aleppensis Boiss. ex

Regel türleriyle yapmýþ olduklarý anatomik çalýþmalarýnda her iki türün de kök enine kesitlerinde 1-2 sýralý ekzoderma tabakasýnýn yer aldýðýný ve S. mesopotamica'nýn korteks hücrelerinin içinde yer yer rafit kristallerinin bulunduðunu göstermiþlerdir. Bizim çalýþmalarýmýzda da ekzoderma tabakasýna rastlanmýþtýr; ancak kök korteks hücrelerinde yer yer kum kristalleri görülmüþtür.

Yine kökün anatomik kesitlerinde vasküler demetlerdeki, ksilem kollarýnýn pentark yada hekzark yapýda olduðu ve öz bölgesinde büyük bir metaksilemin yer aldýðý görülmüþtür.

Kandemir ve ark. (2000), Hyacinthella micrantha türü ile yapmýþ olduklarý anatomik çalýþmalarýnda kök hücrelerindeki ksilem kollarýnýn hekzark yapýda olduðunu ve merkezde 4 adet büyük metaksilem elemaný bulunduðunu bildirmiþlerdir.

Skapa anatomik kesitlerinde; korteks parankima-sýnýn altýnda yer alan ve merkezi silindiri çepeçevre kuþatan çok tabakalý, çeperleri süberinleþmiþ sklerenkimanýn varlýðý dikkat çekici bir özelliktir (Þekil 4 ve 5).

Bu özellik, çiçek durumunu taþýyan skapanýn, þiddetli rüzgarlara ve yaðmurlara karþý sert ve dirençli bir yapý kazanarak, yýkýlmadan dik durmasýna katkýsý olduðunu düþünmekteyiz. Ocak ve arkadaþlarý (2004)' nýn ilgili yayýnýnda, ayný familyadan Tulipa armena Boiss. var. lycica (Baker) Marais türünün gövde anatomisinde, 4-5 sýralý sklerenkima tabakasýna rastlamýþlardýr. Bizim çalýþmalarýmýzda ise sklerenkima tabakasý 6-12 sýralý olup, oldukça geniþ bir yer teþkil ettiði görülmüþtür. Ayný familyadan farklý cinslerle yapýlmýþ bazý çalýþmalarda (Ocak ve ark. 2004; Uysal 1992,1999;

Satýl ve Akan), ksilem kollarýnýn pentark ve hekzark yapýda olduðu belirlenmiþ ve öz bölgesinin metaksi-lem emetaksi-lemanlarýnca doldurulduðu görülmüþtür. Ancak Uysal (1999)'ýn Allium sibthorpianum Schultes & Schultes fil. türü ile yapmýþ olduðu anatomik çalýþmasýnda öz bölgesinde metaksilem eleman-larýna rastlamamýþ ve öz bölgesinin boþ olduðuný belirtmiþtir.

Yapraktan alýnan enine kesitlerde vasküler demetlerin alt ve üst kýsýmlarýnda sklerenkima kümelerinin oldukça geniþ bir yer kaplamasý dikkat çekici bir özelliktir. (Þekil 5 ve 7). Bu sklerenkimatik kümelere Özhatay ve Üstün (1986)'ün ayný familyadan Allium scorodoprasum subsp. rotundum (L.) Stearn türünün yapraklarý ile yapmýþ olduklarý anatomik çalýþmalarýnda da rastlanmýþtýr.

Yaprak anatomisinde iletim demetlerini çevre-leyen sklerenkimatik kümeler ile kök anatomisinde, ksilem kollarýnýn dallý olmasý Liliaceae familyasýnýn çoðu cinsinde görülen önemli ve deðiþmeyen karaktelerdir (Esau 1977, Fahn 1990, Yentür 1995). Bu yüzden bu karakterlerin sistematik, taksonomik ve filogenetik çalýþmalara katkýsý olacaðýný düþünmekteyiz.

Ekolojik çalýþmalarda; Çelik ve ark. (2004), geofitlerle yapmýþ olduðu ekolojik çalýþmalarýnda,

H. lineata'nýn kireçli ve nötr topraklarda yetiþtiðini,

meþelik alanlarda yayýlýþ gösterdiðini belirtmiþtir. Yapmýþ olduklarý toprak analizlerinde ise toprak yapýsýnýn kumlu-týnlý olup, tuzsuz ve organik madde bakýmýndan zengin topraklarda yetiþtiðini, fosfor bakýmýndan az; azot ve potasyum bakýmýndan zengin olduðu sonucuna varmýþlardýr. Bizim çalýþmalarýmýzda da bitkinin çam-meþe-ardýç karýþýmý taþlýk yerlerde yetiþmesi, toprak bünyesinin killi-týnlý ve potasyum miktarýnýn da orta seviyede olmasý dýþýnda bu çalýþmaya benzer sonuçlara ulaþýlmýþtýr.

Ekim ve ark. (2000)'nýn yapmýþ olduklarý çalýþmada, Türkiye için endemik olan H. lazulina K. M. Perss. & Jim. Perss. kritik þekilde tehlikede kategorisinde (EN) deðerlendirilirken, H.

campanulata K. Persson & Wendelbo ve H. hispida (J.

Gay) Chouard zarar görebilir kategorisinde (VU),

H. lineata ve diðer endemik türler ise düþük risk

altýnda kategorisinde (LR)(lc) yer almýþtýr; Ancak H.

lineata türünün, Türkiye'de az lokalitede yayýlýþ

göstermesi ve Uludað civarýnda, türün bulunduðu alanlarda geniþ bir yayýlýþ alanýnýn olmamasý nedeniyle tehdit altýna girebilir. Bu nedenle

(8)

(LR)(nt) kategorisinde deðerlendirilebilir.

Bu çalýþmada H. lineata türünün morfolojik özellikleri, anatomik yapýsý ve ekolojik özellikleri

incelenmiþ ve daha sonraki araþtýrmalar için küçükte olsa katký saðlamasýna çalýþýlmýþtýr.

KAYNAKLAR

Aksu E, Erken K, Kaya E (2002) Ýhracatý yapýlan Doðal Çiçek Soðanlarý, Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araþtýrma Enstitüsü, Yayýn No: 44, Yalova.

Arslan E (2004) RAPD-PCR Yöntemiyle Türkiye'deki Hyacinthella Schur (Liliaceae) Türleri Arasýndaki Polimorfizm ve Filogenetik Ýliþkilerin Belirlenmesi, Selçuk Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Fen Dergisi 23, 27-32.

Arslan N, Gürbüz B, Gümüþçü A, Ýpek A, Sarýhan EO, Özcan S, Mirici S, Parmaksýz Ý (2002)

Sternbergia candida Mathew et Baytop türünün kültüre alýnmasý üzerinde araþtýrmalar. In: Baþer KHC,

Kýrýmer N (eds), 14. Bitkisel Ýlaç Hammaddeleri Toplantýsý Bildiriler, 29-31 Mayýs 2002, Eskiþehir, 61-65.

Bayraklý F (1987) Toprak ve Bitki Analizleri. Ondokuz Mayýs Üniv. Ziraat Fakültesi Yayýnlarý, 17, Samsun.

Çelik A, Çiçek M, Semiz G, Karýncalý M, (2004) Taxonomical and Ecological Investigations on Some Geophytes Growing Around Denizli Province (Turkey). Turkish Journal of Botany 28, 205-211.

Davis PH (1988) Flora of Turkey and the East Aegean Islands. Vol. 8, Edinburgh University Press, Edinburgh.

Davis PH (1988) Flora of Turkey and The East Aegean Islands. Vol. 10, Edinburgh University Press, Edinburgh.

Ekim T, Koyuncu M, Vural M, Duman H, Aytaç Z, Adýgüzel N (2000) Türkiye Bitkileri Kýrmýzý Kitabý (Red Data Book of Turkish Plants). Türkiye Tabiatýný Koruma Derneði, Ankara.

Erik S, Tarýkahya B (2004) Türkiye Florasý Üzerine. Kebikeç 17, 139-163.

Esau K (1977) Anatomy of Seed Plants, University of California, Santa Barbara, London. Fahn A (1990) Plant Anatomy. The Hebrew University of Jerusalem, Jerusalem.

Güner A, Özhatay N, Ekim T, Baþer K H C (2000) Flora of Turkey and the East Aegean Islands. Vol. 11 (Supp. 2), Edinburgh University Press, Edinburgh.

Kaçar B (1972) Bitki Besleme Uygulama Klavuzu. Ankara Ünv. Ziraat Fakültesi Yayýnlarý: 647, Ankara.

Kandemir N, Akçin ÖE, Cansaran A (2000) Amasya çevresinde yayýlýþ gösteren bazý geofitler üzerinde morfolojik ve anatomik bir araþtýrma. Ot Sistematik Botanik Dergisi 7, 127-147.

Karaca Z, Yaþar A, Vural E, Vural C (2007) Erciyes Daðý'nda (Kayseri) Doðal Olarak Yetiþen Bazý Geofit Bitkilerin (Liliaceae, Iridaceae) Polen Morfolojisi. Erciyes Üniv. Fen Bilimleri Enstitüsü Dergisi 23, 1-2, 37-46.

Metcalfe CR, Chalk L (1983) Anatomy of the Dicotyledons. Vol. 1, Oxford Unversity Pres, Oxford. Ocak A, Alan S, Ataþlar E (2004) Morphological, Anatomical and Ecological Studies on Tulipa armena Boiss. var lycica (Baker) Marais (Liliaceae) Turkish Journal of Botany 28, 427-434.

Özhatay N, Üstün L (1986) Leaf Anatomy of Two subspecies of Allium scorodoprasum subsp. rotundum (L.) Stearn. in Turkey. In: 5th OPTIMA Meeting, 8-15 September 1986, Ýstanbul, 737-742.

Puizina J, Schneeweiss H, Harand A.P., Kamenjarin J, Trinajstic I, Riha K, Schweizer D (2003) Karyotype analysis in Hyacinthella dalmatica (Hyacinthaceae) reveals vertebrate-type telomere repeats at the chromosome ends. Genome 46, 1070-1076.

Satil F, Akan H (2006) Liliaceae Familyasýndan Bazý Endemik ve Nadir Geofitler Üzerinde Anatomik Araþtýrmalar. Ekoloji 58, 21-27.

Uysal Ý (1992) Kazdaðý (Balýkesir) endemik bitkileri üzerinde morfolojik ve ekolojik araþtýrmalar I (Allium flavum L. subsp. flavum var. minus Boiss. ve Muscari latifolium Kýrk.). Doða Turkish Journal of Botany 16, 299-310.

Uysal Ý (1999) Morphological, Anatomical and Ecological studies on the two Turkish endemic species collected from Kaz Daðý (B1 Balýkesir) "Allium sibthorpianum Schultes & Schultes fil. and Allium reuterianum Boiss. Turkish Journal of Botany 23, 137-148.

(9)

Yazgan M, Uygunlar S, Demiray H, Ay G, (1986) Týbbi Bitkiler Anatomisi Uygulama Klavuzu. Ege Üniversitesi Fen Fakültesi, Yayýn No: 117, Bornova-Ýzmir.

Yentür S (1995) Bitki Anatomisi. Ýstanbul Üniversitesi Yayýnlarý, No: 3808, Fen Fak. Yay. No: 227, Ýstanbul.

Referanslar

Benzer Belgeler

Farklı yer, kişi ve olaylar ile çocuk zihninin bu farklı olgu ve olaylara karşı olan ilgisi, öykülerin oluşumunda en temel faktördür.. Çocuk dünyasının

Although in Negri’s coauthored book with Michael Hardt the authors underline that ‘a philosophical book like this is not the place for us to evaluate whether the time of

Although new narrow pass and stop bands appear when the frequency dependent part of permittivity of a polar dielectric is taken into account, the former can be fully sup- pressed

Also, some demographic characteristics such as gender, education level and occupation have significant effects on product involvement for consumers who have both

[r]

In this paper we study the n×n Hadamard exponential GCD matrix  = £  () ¤  =1 whose -entry is  () .We give the structure theorem and

Yirminci yüzyılın önemli müzikoloğu Rauf Yektâ Bey (1871-1935) “Fi’l- hakîka (hakikaten), güzel san‘atların mûsıkî kısmında Türklerin ne derece muvaffak

Çünkü Türkiye Selçukluları zamanındaki “Sünnî Tasavvufî Hareketler” içerisinde, Anadolu sahasında doğup gelişen ve geniş çevrelere bilhassa devlet adamlarına