• Sonuç bulunamadı

Başlık: ECREA 2007 Sempozyumu: Fırsat Eşitliği ve İletişim HaklanYazar(lar):BEK, Mine Gencel;ARSAN, EsraCilt: 3 Sayı: 1 DOI: 10.1501/Iltaras_0000000037 Yayın Tarihi: 2005 PDF

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Başlık: ECREA 2007 Sempozyumu: Fırsat Eşitliği ve İletişim HaklanYazar(lar):BEK, Mine Gencel;ARSAN, EsraCilt: 3 Sayı: 1 DOI: 10.1501/Iltaras_0000000037 Yayın Tarihi: 2005 PDF"

Copied!
5
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Mine Gencel Bek Esra Arsan

11-12 Ekim tarihlerinde Brüksel'de yapılan "Fırsat Eşitliği ve İletişim Hakları" başlıklı sempozyum ECREA'nm (European Communication Research

and Education Assocaition) ikinci geniş katılımlı uluslararası etkinliğiydi.

EC-REA 2005 yılında ECA (European Communication Association) ile ECCR'nin

(European Consortium for Communications Research) bir araya gelmesiyle oluş-turuldu.

Eşitlik, çeşitlilik ve adil topluma vurgu yapılarak Avrupa'da 2007 yılı-nın herkes için fırsat eşitliği yılı ilan edilmesinden hareketle sempozyum AB yurttaşlarının büyük çoğunluğu ile ekonomik ve siyasal elitler arasındaki ilişkilerin ve fırsat eşitliği, yurttaş katılımı ve çeşitliliğin güçlendirilmesinde medyanın rolünü değerlendirmeyi amaçladı. Kuramsal ve ampirik çalışma-larla sempozyum boyunca eşitlik, çeşitlilik, yurttaş katılımı ve demokrasi meseleleriyle medyanın ilişkisi sorgulandı. Medya ya da daha geniş olarak iletişime bu bağlamda araç olarak (bilgi sağlayıcısı), dolayımlayan olarak (müzakare süreci, aktivizm... ve benzeri), yurttaşlık hakkı olarak (iletişim haklan), eşit fırsatların geliştirilmesinde bir araç olarak ve aynı zamanda Av-rupa ya da AvAv-rupa yurttaşlığının anlamı konusunda da bir mücadele zemi-ni olarak çeşitli yönlerden yaklaşıldı. ECREA'nm İletişim ve Demokrasi, Ga-zetecilik, Siyasal İletişim ve Toplumsal Cinsiyet ve İletişim bölümlerinde ağırlıkla tartışılan konular AB kurumsal çerçevesiyle yurttaşlar ve sivil top-lum arasındaki uçurumun kapanmasında medyanın rolü, Avrupa kamusal alanı ve Avrupa gazeteciliği oldu.

(2)

Fırsat eşitliği ve iletişim ile ilgili açılış konuşmalarından Uwe Haseb-rink ile Andrevv Calabrese'in söyledikleri birbirini tamamladı. Birinci konuş-macının, iletişim hakkının sadece erişme, konuşma değil, işitilme hakkı da olduğuna ilişkin vurgusu Calabrese'in ABD'de FCC (Federal Communications

Commision) politikalarıyla ilgili görüşlerin alınma sürecinde eleştirel görüş-lerin değerlendirmeye alınmadığını esprili bir biçimde anlattığı sunuşunda örneklenmiş ve bize Türkiye'deki politika yapma süreçlerini de hatırlatmış oldu. Hasebrink, ütopik Avrupa kamusal alanmda eşit iletişim hak ve ola-naklarından söz ederken, öncelikle "hangi gruplar için ortak iletişim hakla-rını konuştuğumuzu ve bu hakların nasıl/hangi bağlamda verileceğini tar-tışmak gerektiğine dikkat çekiyordu. Medyaya ilişkin hedefler sözkonusu olduğunda genel olarak "Avrupalı medya tüketicileri veya kullanıcıları" te-rimlerinin kullanıldığını vurgulayan Hasebrink, bunun altında aslında bir-birinden çok farklı sosyal, ekonomik, kültürel ve biyografik arka planların yattığını vurguladı ve Avrupa genelinde bireyler arası ve gruplar arası fark-lı medya kullamm şekillerinin varfark-lığının "tek tip Avrupafark-lı medya tüketicisi" tanımı yapmayı güçleştirdiğini söyledi. Bu durum, Hasebrink'e göre, pek çok ülkede baskın gruplar ile ezilmiş gruplar arasındaki "görünürlük" ve "iletişim hakkı" dengesinde sanılanın aksine sonuçlan ortaya çıkarabiliyor-du. Öte yandan Calabrese sunuşunda esas olarak fırsat eşitliği söyleminin aslında liberal sistemdeki adaletsizliğin sürmesine hizmet ederek bu adalet-sizlikleri mazur gösterebileceğini de tartıştı. Hasebrink'in sunuşu ise aslında ağırlıkla hakim izleyici kavramlaştınmının eleştirisine dayanıyordu. Soyut, bireyler ve gruplar arası farklılıkları tanımayan, toplumsal, kültürel temel-den, bağlamdan kopuk olarak sadece kullamcı olarak görülen izleyici kav-ramlaştırımına karşı araştırmacı, izleyiciyi hak sahibi yurttaş olarak kavra-yarak kamu çıkarı meselesiyle ilişkilendirdi. Yazann Broadcasters and Citizens adlı kitabında tüm bu tartışmalan ve izleyicinin medya performansına iliş-kin getirilen denetim sistemlerine dair karşılaştırmalı çalışmanın sonuçlan-nı bulmak mümkün.

Toplumsal cinsiyete özel bir önem atfedilen sempozyumda eşitsizlik konusu siber uzama yaş, toplumsal cinsiyet ve sınıfsal olarak erişememe ve dışlanmayı konu edinen sunuşlarda da tartışıldı. Siber uzamla ilgili bazı su-nuşlarda ayrıca genellikle hakim olanın eleştirisine odaklanan susu-nuşlardan farklı olarak karşı kamular ve medya aktivizmi gibi konular da ele alınarak

(3)

siber uzamın marjinal konumların temsili, kimlik ve dayanışma ortamı ya-ratma ve bir cemaat oluşturmada rolü üzerinde duruldu.

Hannu Niemen'in sunuşu sempozyumun en güçlü sunuşlarından biri-siydi. AB'nin iletişimi ağırlıkla ekonomik rekabet çerçevesinde kavrayan po-litikalarını ve bu politikaları dönüştürme adı altında ortaya konan halkla ilişkiler çalışmalarını eleştirdiği sunuşunda Niemen ayrıca kamusal alan ve müzakereci demokrasi odağından hareketle geliştirdiği demokratik düzen-leme önerisini de paylaştı. Niemen'in de sunuşunda önem verdiği kamu hiz-meti yayıncılığı ise özellikle AB düzenlemelerini eleştirel bir biçimde gözden geçiren başka sunuşlarm da konusu oldu. Dijital yayıncılığa geçtiklerinde kamu hizmeti yayıncılarının devlet yardımlarının kesilebilecek olması duru-mu onların yeni medya ortammda kendilerini yenilemelerinin önünde bir engel olarak tartışıldı.

Sempozyumun genelde siyasal gazetecilik, özelde ise AB gazeteciliği-nin tartışıldığı bölümlerindeki sunuşlar "basın ve güç/iktidar" ilişkisiyle "gazetecilik ve yurttaş katılımı" ekseninde seyretti. Kendine özgü bir siyasal iletişim alanı olarak Brüksel muhabirliği ve Brüksel muhabirlerinin Avrupa kamusal alanının oluşumunda rolü ve etkisi tartışılırken, AB haberlerinin hala ulusal haber merkezlerinin baskı ve hakimiyetinde milliyetçi söylemler-le hazırlanmasının ortak Avrupa kamusal alanının oluşmasındaki olumsuz etkilerine dikkat çekildi. AB'ye son genişleme sürecinde katılan Doğu Avru-pa ülkelerinin gazetecilerinin, kurucu üye ülke gazetecilerine oranla habere giriş ve haber kaynaklarına erişim alanlarında eşit olanaklara sahip olmadık-larının altı çizildi. Avrupa kamusal alanının oluşmasında basınm rolü söz konusu olduğunda sıklıkla dile getirilen şey ise şudur: Avrupa'nın farklı ül-kelerindeki medya aynı olaylan, aynı anda ve aynı ilgi ile yayımlıyorsa, Av-rupa kamusal alanından söz etmek mümkündür. Oysaki bu idealin, farklı diller ve kültürel altyapılarla temellenen ulusal medya içeriğinde yaratıla-madığı gözlenmektedir. Kimileri, bunun günümüzün ulus-ötesi medya ka-nallarında (çok uluslu, çok dilli, çok kültürlü, çok sahipli, çok merkezli,

In-ternational Herald Tribüne, Le Monde Diplomaticjue Europe veya Wall Street

Jour-nal Europe gibi) görüldüğünü iddia eder. Ancak bu ulus-ötesi medya kuru-luşlarının da sıradan Avrupalı için çok elit ve üst düzey kalması nedeniyle popülerleşemediği gözlenmektedir. Sempozyumun ikinci günü,

(4)

"İçerideki-ler ve Dışarıdaki"İçerideki-ler: Yurttaşlar İçin Ortak Bir Anlayış" başlıklı oturumda ko-nuşan Peter Berglez, işte bu tartışmayı yeni bir boyuta taşıyacak bir öneri ge-tirdi. Madem medya sahipliğini ulus-ötesileştirmek Avrupa kamusal alanı-nın oluşumunda yeterli olmuyordu, o zaman gazetecilik pratiği ulus-ötesi hale gelebilirdi. Gazeteciliğin ulus-ötesileşmesini iki ana eksende tanımlı-yordu Berglez: (1) Ulusal basında içerik yaratan gazeteciler, dünyanın her-hangi bir yerinde olmakta olan bir olayın başka bir yerdeki yansımalarını görebiliyor ve bunun iç ilişkisel boyutunu ulusal izlerkitle için analiz edebi-liyorlarsa, (2) Ulusal ölçekte haber değeri olan olay ve durumlarda, ulusal haber kaynakları kadar Avrupalı diğer haber kaynaklarına da gazete sayfa-larında ve haber bültenlerinde yer veriyorlarsa. AB ölçeğinde "ulusal gaze-tecilik mantığının" çöpe atılıp "biz" ve "onlar" söylemiyle habercilik yapma-nın önündeki engellerin "ulus-ötesi gazetecilik" anlayışıyla aşılabileceğine vurgu yapan Berglez'in konuşması yeni bir öneri getirmesi açısmdan önem-liydi.

Yurttaşlar ve medya içeriğini üreten profesyoneller arasında bir dizi pa-zarlık süreçlerine dayanan "katılıma gazeteciliğin" özellikle dijital platform-larda güç kazandığına dikkat çekilen aynı oturumda, Avrupa çapında ama-tör gazeteciliğin (bloglann) önemi de tartışıldı. Amaama-tör ve profesyonel gaze-teciler arasında editoryal işbirliğinin yurttaşın siyasal katılımı ve Avrupa de-mokratik açığının kapatılmasındaki yaşamsal rolü sorgulandı. Dijital medya ortamında gazetecilik dinamiklerini inceleyen bir başka araştırmanın sonuç-larına Dimitra Dimitrakopoulou'nun sunumunda yer verildi. Her ne kadar profesyonel gazeteciler dijital gazetecilik çağında gazetecilik stratejilerini ve içerik yaratım süreçlerini değiştirmek zorundaymış gibi görünse de, 450 ga-zeteciyle yapılan anket gösteriyordu ki, aslmda gazeteciler amatör bloglar ve burada yaratılan içeriği ciddiye almıyor ve dikkat etmiyordu. Bu sonuçlar, bir anlamda, aynı oturumda konuşan ve "haber merkezinde yurttaş katılımı"nı ele alan konuşmalarıyla Avrupa çapında "yurttaş gazeteciliği"ni öneren Pieter Ugille ve Steve Paulussen'in argümanlarını da çürütür nitelik-teydi.

Sempozyumda ayrıca bazı oturumlardaki sunuşlar daha önceden belir-lenen kişilerce tartışmacılar (yorumlayıcılar) tarafından değerlendirildi. Bu, genelde araştırmacılara konularıyla ilgili geribildirim sunarak katkıda

(5)

bulunma ve dinleyiciler arasında da tartışmayı motive etme anlamında iyi bir uygulama. Ancak bu sempozyumda seçilen bir iki yorumlayıcının sunuş yapanların akademik deneyimleri ve niteliklerinin gerisine düştüğü görül-dü. Örneğin AB iletişim politikalarının eleştirildiği bir oturumda hukuk kökenli bir doktora öğrencisi yorumlayıcı "Zaten AB ekonomik bir örgüttür" diyerek bir bakıma sunuşlarda içerilen eleştirileri hiçleştirmiş oldu. Bu görüş Avrupa Parlementosu'ndan katılan milletvekilinin açılış konuşmasmda da vardı ama akademiyadan, hele de sunuşları değerlendirmekle onurlandırıl-mış bir araşürmacıdan gelmesi oldukça ironikti.

ECREA 2007: Fırsat Eşitliği ve İletişim Haklan sempozyumu, Av-rupa'nın farklı ülkelerinde, benzer konuları çalışan, araştıran sosyal bilim-cilerin beyin fırtınası için anlamlı bir zemin oldu. Avrupa'nın kalbi Brük-sel'de, Avrupa Gazetecilik Merkezi (European Journalism Centre) tarafından da desteklenen sempozyum, özellikle AB'ye yeni katılan Doğu Avrupa ül-kelerinden akademisyenlerin sunumlarıyla, yeni Avrupa'nın giderek geniş-leyen sınırlan dahilinde üretilen bilimsel içerik ve AB'ye eleştirel bakışın konumlanışını bir kez daha keşfetmek açısından yararlı oldu, diyebiliriz. Bu katılımı dar, ama perspektifi geniş toplantı, genç ve dar bütçeli bir organizas-yon olarak ECREA'nın gelecek için planladığı yeni sempozyumlar için de umut verici oldu.

Referanslar

Benzer Belgeler

Bunların yanı sıra, Buharl'nin günahkar m.ü'mi~ için küfrüne hük- metmemekle beraber nıü'min-i jô.sik sıfatmı uygun gördüğü söylen~- bilir70. Her ne kadar, Buhiiri

Muhammed (a.s)'in hayatı ile ilgili kaynaklann yeterince incelen- miş olduğundan konuya yeni boyutlar kazandırmanın mümkün ola- mayacağını kabul eder ve eserinin, konuya daha

John Constable'ın resimleri, yaşadığı zamanın tüm yeniliklerini, ahşap ve mekanik endüstrisini, çiftçilik teknolojisini, vb. İlk zamanlarda pek de alışıldık ve

Ölçülmüş olan değişkenler (iki sayılık atış yüzdesi, üç sayılık atış yüzdesi, serbest atış yüzdesi, hücum ribaundu, savunma ribaundu, asist, top

Mueck, 1996 yılında Paula Rego için yaptığı Pinokyo heykeliyle Londra’nın ünlü galericisi (Saatchi Gallery) ve sanat-koleksiyoncusu Charles Saatchi’nin dikkatini çekmiş,

Stepanov Institute of Physics, National Academy of Sciences of Belarus, Minsk, Republic of Belarus 92 National Scientific and Educational Centre for Particle and High Energy

158b Department of Physics and Astronomy, York University, Toronto ON, Canada 159 Institute of Pure and Applied Sciences, University of Tsukuba, Ibaraki, Japan 160 Science

Stepanov Institute of Physics, National Academy of Sciences of Belarus, Minsk, Belarus 91 National Scientific and Educational Centre for Particle and High Energy Physics, Minsk,