Namık Kemal Zade
ÜSTA-r
i Ekremi
Kaybettik
Merhum Ali Ekremin birkaç sene ev velki resimlerinden biri. Merhum üs. tadın ölümü ve hayatı hakknndaki
Merhum Âli Ekrem
Namık Kemalin
oğlu Ali Ekrem
Dün vefat etti
Servetifünun edebiyatı rükünle« rinden, büyük vatanperver Namık Kemal'in oğbı ve Anadolu ajansı u* mum müdürü B. Muvaffak ile hariciye vekâleti siyasî müsteşarı B. Numan Menemencioğlu,nuıı dayıları şair Ali Ekrem Bolayır’ın dün vefat ettiğin te* essürle lıaber aldık. Merhum uzun bir müddettenberi kanserden muztarip bulunuyordu. İki ay kadar evel Gureba hastahanesinde yatmış fakat kendi ar* zusu üzerine evine kaldırılmıştı. Üç gün evvel tekrar Fransız hastahane* sine götürülmüş olan merhum evvel* ki gece sabaha karşı gözlerini hayata kapamıştır.
Cenazesi bugün on bir buçukta Şiş* lide Bulgar çarşısında Arpasuyu so" kağnıdaki-4 numaralı evinden kaldın* larak öğle ve cenaze namazı Teşviki*
A N
C
íAA
a*-
.
"Edebiyatı Cedide,, Neslinden Bir Kayıp Daha
■rı-şobbV
2 8 - 8 - 937 =
Namık Kemal Zade
Üstat Âli Ekrem de
Aramızdan
Ayrıldı
Edebiyatı cedide, bir kurban daha verdi: Namık Kemal zade Ali Ekrem, 76 yıl misafir olduğu bu fani dünya ya dün sabahtan itibaren gözlerini yummuş bulunuyor. Garipler hasta nesinin küçük bir odasında, bana son mülâkatını vermişti. O gün, nekadar bitkindi. Kimsenin dönmediği bir y o la çıkmak üzere bulunduğunu kendi de hissetmiş, benimle hep dereden, te peden konuşmuştu.
Dün, onun Feriköyündeki evinin ça lışma odasında kızı ve damadile ya rım saat kadar kaldım. Kıymetli ölü lerinin son günlerini bana şöyle an lattılar :
— Sıhhati epeyce düzelmişti. Uy kusunu muntazam uyuyor, yemeğini muntazam yiyordu. Fakat üç gün ev vel, birdenbire:
— Ben hastaneye gideceğim, diye tutturdu. Mâni olamadık. Hastaneye gitmek isteyişinin kendince şöyle bir sebebi vardı: Çok zayıflamıştı. Kızı Selma, Amerikadan geldiği zaman kendisini, bu halde görmemeli idi!
Fakat orada, çok kalamadı. E ’ r” ' ki gece sabaha karşı şiddetli bir kri:; gelmiş, bize, haber vermiye vakit bu lamamışlar. Zaten vücut mukavemet siz, kalp zayıf... Ihtizar başlamış. O
sırada, hastabakıcılardan birini, kızı Sçlma sanarak:
— Kızım geldin mi? diye sormuş. Oh, ne memnun oldum. Biraz yanıma gel bakayım...
Ve bu sahneyi bozmıya kıyamadığı için hiç ses çıkarmıyan hastabakıcı ile uzun uzadıya, kendi kızı gibi tat lı tatlı konuşarak son nefesini v e r miş!
Öldüğü gün, tam 76 yaşında idi. — Vasiyet etti mi? diye sordum — Evet! Bize tekrar ettiği başlıca vasiyet şu idi:
“ Cenazeme kimse çiçek getirme - sin!,, Bir de, Abdülhak Hâmidin ya nma gömülmesini istiyordu. Her iki vasiyeti de yerine getirilecektir.
Hayatının son devirlerinde, bilhas sa şu gördüğünüz “ levha,, nın altın da uzun uzadıya düşünmeyi severdi.
Levhada şu mısraı okudum:
“ insanlığın ayrı zevki vardır,,
Son yazdığı şiirlerin birinde yakla şan ölümünü şu satırlarla ifadeye ça lışmıştı:
Yine sidrei tecelli, gülü hüsnü yâra düştü, Yine kanlı kanlı hicran, dili bikarara düştü, Açdınca kenzi mahfi, tabakatı lâte. nalıî, Feyezanı rabba girdi, yemi girdibara düştü. Cezebatı gayba mazhar, dili ıztırabı
âşık,
Bu cihane “Küm,, de doğdu, “ feye. kûn„ u zara düştü.
Masanın üzerinde duran bir küçük not defterini karıştırırken gözüme i- lişen diğer mısraı da buraya kaydet meden geçemiyeceğim:
“ Gönül, değil ki kebuter havalanıp konsın, Fezayı aşka düşünce uçup uçup gi deriz!,,
Cenaze Bugün Kaldırılacak
Üstadın, kaç yıldır hasretini çektiği Amerikadaki kızı Selma
tını tetkik etmiştir.
Ali Ekrem, küçük yaşta yazdığı şi irlerini Resimli Gazetede neşre başla, mış, daha sonra Mirsat ve Maarii mecmualarına da yazmıştır. Serveti Fünun edebî ailesi içine giren mer hum, oradan ayrıldıktan sonra Baba Tahirin Malûmat mecmuasına geç miş, üç ay çalışmış, 1888 de Mabeyin kâtibi olmuştur. Bir müddet muallim lik ve Rodos valiliği yapmış, Yunan harbinde de esir düşmüştür. Esaret ten döndükten sonra Darülfünuna müderris olmuştur. Merhum, müder risliği zamanında birçok eserler hazır lamış, genç oğlu Cezmi öldüğü za man, derin bir yeise düşmüş, erimiş, ti.
Hastalığı kanserdi. Kurtulamadı, Serveti Fünun edebî ailesinin gözyaşr.
lan arasında sönüp gitti.
Merhumun cenazesi, bugün Fran sız hastanesinden kaldırılarak, Teş vikiye camiinde namazı kılındıktan sonrâ8, Zincirlikuyuda, büyük şair Abdülhak Hâmidin mezarı yanında hazırlanan ebedî istirahatgâhnıa tev di edilecektir.
Üstat Ali Ekrem Bolayır, Anadolu Ajansı Umum Müdürü B. Muvaffak Menemencioğlu ile Hariciye Vekâleti Siyasî Müsteşarı Numan Rifat Mene- mencioğlunun dayısıdır. Kendilerine ve bütün ailesi efradına samimi tazi- yetlerimizi sunarız.
Üstat Ali Ekremin Tercümeihali
Büyük vatansever Edip Namık Ke malin oğlu olan merhum Ali Ekrem, 1867 de Istanbulda doğmuştur. Bir sene fatih askerî rüştiyesinde oku duktan sonra hususî ders almış, genç liğinde Arap, Acem dillerini öğren miştir. Bu arada fransızcayı da öğre nen Ali Ekrem, Arap, Acem
edebiya-Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi