DÖRT GAZETENİN
f
SAHİBİ ETLİP EFENDİOn dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısında büyük dört gazete neş reden bir gazeteci vardır: Filip e- fendi... ,1828 de Diyarbakırda doğ muş, 12 yaşında iken İstanbula gelerek, ClıurcniU’in neşretmeğe başladığı «Ruzname: Ceride Hava dis» gazetesine hademe olarak gir miştir.
F ilip'in okuyup yazması yoktu. Fakat bu küçük hademe çok zeki idi. Her işe alâka gösterir, bir ga zetenin''nasıl çıktığını öğrenmeğe çalışırdı. Bütün em eli bir gün bil gazete çıkarmaktı. Bunu mümkün Kılacak sermayeye sahip olmak i- çin tasarrufa'son derece riayet e: derdi.
Filip, senelerce çalıştıktan son ra emeline kavuştu. 18S6 da Muh bir adlı bir gazete çıkarmağa baş ladı. Gazetenin başmuharriri Ali Suavi idi.
CAHİL FAKAT
HÜRRİYET TARAFTARI
Filip efendi, cahil olmakla bera ber. son derece hürriyetpeı-verdi Gazetesinin de hürriyet fikirlerini müdafaa etmesini- isterdi. Çok a- teşli bir muharrir olan Ali Suavi bunun için biçilmiş kaftandı. Ga zetede hürriyet ve meşrutiyet is teyen şiddetli makaleler yazıyor du. Bunların karşısında hükümet, 1867 de hem gazeteyi kapattı, hem de Ali Suaviyi Kastamonuya sür dü.
Muhbir son nüshasında F ilip ’in imzasiyle sert bir yazı neşretti. Gazete «Z ihin leri taklit ettiğin den kapatılmıştı. F ilip efendi soru yordu: Her hangi yazı zihinleri ka rıştırmıştır. nerede ne gibi akisler yapmıştır? Hiç bir delil gösterme den böyle sert bir hüküm verile mez..
Kastamonuya sürülen A li Suavi, buradan kaçmağa m uvaffak oldu, Muhbiri evvelâ Pariste, sonra Lon drada çıkardı.
F ilip Efendiye gelince, Doktor A- li beyle birlikte. «Terakki» adlı bir gazete çıkarmağa başladı. Fakat bu gazete de uzun ömürlü olama dı. aynı hürriyet fikirlerin i müda faa ettiğinden hükümet tarafın dan kapatıldı.
Filip Efendi. 1875 de «V a kit» ga zetesini çıkarmağa başladı. Kısa bir müddet sonra bu gazetîe de evvelkilerin talihine uğradı.
Filip Efendinin dördüncü büyük gazetesi «Tarife» dir. Baş muharrir iiğini Lâstik Sait, A li Beylerin yap tıkları bu gazete ömürlü oldu, sa bibinin ölümüne kadar devam et ti. Gazete iptidaları m utedil bir meslek takip etti, sonraları hürri yet fikirlerini bir tarafa bıraktı, Filip Efendi sarayın adamı oldu.. Abdüllıamidin kendisine im zalı bir Fotoğrafını hediye etmesi saray da ne kadar büyük bir mevkii oldu ğunu gösteriri.
Tarik’ûe Hüseyin Cahit, Cavit, Adnan (Adıvar) beyler bir müddet çalışmışlardır. Gazetenin başmu harrirliğin! sonraları Matbuat mü dürü olan ve «K ılku yru k» adı ve rilen. Ebülnıukbil Kemal yapmış tır.
Filip Efendi, daima İstanbulin giyen, kulaklarına kadar inen A- ziziye fesini bir dakika başından eksik etmçzdi. Gazeteye haftada, on günde bir uğrardı. 1 Mart 1900 Perşembe günü gazete idarehane sini yine böyle bir ziyaretten son ra Büyükderedeki evine gitmek vi zem Köprüde vapur beklefken öl müştür.
SARAYDAKİ BÜYÜK NÜFLZL’NA BİR MİSAL
Filip efendinin sarayda ne kadar nüfuz sahibi olduğuna şu hâdise bir misaldir: B lovitz adında bir İn giliz gazetecisi Abdülhamitle mülâkat yapmak için, Paris 6efiri Esat paşanın iki tavsiye mektubiy le İstanbula gelir. Fakat hiç kimse bu hususta teşebbüste bulunmağa cesaret edemez.
Gazeteciye Paris elçiliği müste şarı Osep efendi de bir tavsiye mektubu vermişti. Mektup F ilip Efendiye hitaben yazılmıştı. Filip efendiyi üıulur. mektubu kendisi ne verir. Filip Efendi derhal te şebbüste bulunur, mülâkatı temi ne muvaffak olur!...
--- - Y^RIN : ---~
TÜRKİYE’DE SANSÜR!
\
İstanbul Şehir Üniversitesi KütüphanesiTaha Toros Arşivi