• Sonuç bulunamadı

İspanya Yüksek Eğitiminde Folklor ve Antropoloji: Bir Paradoksun Hikayesi Ana Maria Rivas Rivas-R. Bahar Akarpınar

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "İspanya Yüksek Eğitiminde Folklor ve Antropoloji: Bir Paradoksun Hikayesi Ana Maria Rivas Rivas-R. Bahar Akarpınar"

Copied!
3
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Ispanya'da folklorun tarihi gelişimi bir paradoksun hikayesi olarak tanımlanabilir: Eğer folklor adima antropolojiye yardımcı bir bilim dalı olarak kabul edilseydi ne bilimsel tanıma ne de akademik kurumlaşmaya ula­ şabilirdi. Oysa Antropoloji 1972'de Barcelona Üniversitesi'nde ilk kültürel antropoloji kür­ süsünün kurulmasıyla kendini akademik bir disiplin olarak kabul ettirebildi. Ve bu kabul 90'U yıllara kadar süregeldi. Buna mukabil folklor bir kenarda bırakıldı, akademik ku­ rum ve kuruluşlara uzak tutuldu, derlemeler ve bilhassa edebiyat, halk dans ve müziği ile ilgili gelenekler üzerinde yoğunlaşan amatör demeklerine ve mahalli araştırmacılara bıra­ kıldı.

19. yüzyılın ikinci yarısında ilerleme, de­ ğişim ve evrim düşüncelerini ifade eden ev­ rimcilik (Ğvolutionisme), olguculuk (poziti- vism) gibi bilimsel doktrinlerin yayılmasıyla îspantol aydınlan arasında "insan" mevzuun­ da eşanlamlı oldukları halde aralarında ilgi bulunmayan iki farklı söylem üretildi: antro­ polojik söylem ve folklorik söylem.

Darwin, Haechel, Huxley ve Spencer'in darvinist ve değişimci teorileri etkisi altında­ ki antropolojik söylem, insanın incelenmesini doğa bilimi olarak nitelendirmekle beraber deneye de yer verilmesini önerdi. Bu yönlen­ dirmeye göre aralarında antropolojinin de bu­ lunduğu sosyaî bilimler <|oğa bilimlerinin bir parçasıydı çünkü birey ve toplumlar evrim ve dönüşümün genel kanunlarına itaat ederlerdi Çyle ise sorun insanın bir parçacını oluştur­ duğu doğal düzenin açıklayıcı kanunlarını be­ lirlemesi ve insanlığın, evrimin yeniden orta­ ya koymaktır. Bu amacı gerçekleştirmek için 1860'dan itibaren antropoloji incelemeleri ya­ pacak uzman kurumlar oluşturulmaya baş­ * Bu metin 19*24 Eylül 1994'te Macarutan'ın 3 af kenti Bu­

dapeşte'de düaenlenen "Coreneetioı» of Folklore with Eu- rupean Ethnology and History in Higher education" adlı uluâlararaânemposyurada bildiri olarak «unulmuftur. ** Madrid Üniver«t**i /Upanya.

landı: 1865'te İspanyol Antropoloji Cemiyeti, 1870'de Sevilla Antropoloji Cemiyeti, 1875'te Madrid Antropoloji Müzesi, 1877'de Tenerife Bilimsel Kurulu ve 1879'da Canarras Müzeşi kuruldu: Ispanya Antropoloji Cemiyeti'nin yö­ netmeliğinde "insanın doğal tarihi ve bunun­ la ilgilenen bilim dallarında araştırma yap­ maya özendirmek ve bilgiyi geliştirmek" şek­ linde ifade edilen amaç örneğinde olduğu gibi bu kurumlarca bilimsel amaçlan tüzüklerin­ de belirtildi. Benzer anlayışla antropolojinin alt dallarını teşkil eden fiziki, sosyal ve psiko­ lojik antropoloji disiplinlerinin kuruculannm görüşlerime tüzükte açıkça yer aldı. Ek ola­ rak tarih, etnografya, felsefe, arkeoloji ve coğ­ rafya mevzuunda görüşlere yer verilmişti. Bu durum; aralarında doktor, doğa bilimci, filo­ zof, filolog ve hukukçuların da yer aldığı üye­ ler topluluğunun (Gonzalez Velasco, A, Mac- hado y Nufiez, Federicode Castro, J. Bethen- court y Alfonso, Gregorio Chil y Naraıyo o Victor Grau-Bassas) menşe ve eğitimlerinde­ ki farklılığı göstermesi bakımından kayda de­ ğer.

Bireyi ve toplumu incelemeyi amaçlayan bu kuruluşlara paralel olarak liberal ideoloji­ lerden ötürü üniersiteden uzaklaştmlmış bir grup akademisyen (Francisco Giner de Iob Ri- os, Gumersindo de Azcarate, Nicolos Salme- ron, Fettandı de Castro), tarafından 1876'da kurulan “Serbest Eğitim Enstitüsü"nde ant­ ropoloji dersleri verilmeye başlandı. Herme- negildo Giner 1877'den Ispanya iç savaşı sıra­ sında (1936-39) kayboluncaya kadar bu ensti­ tüde bireysel, fiziki ve şoşyal antropoloji alt dallarında antropoloji eğitimi yerdi.

Antropolojinin akademik açıdan kurum­ laşması iç savaş sırasında kesintiye uğradı ve 1950'li yıllarda sürgüne gönderilen bir kaç Is­ panyol aydının dönüşlerinden sonra tekrar devam etti.

Antropolojik söyltemin akademik ve bilim­ sel çevrelerde gösterdiği başarının aksine

(2)

folkloru deneyci (empirique) ve olgucu (poziti- viat) tekniklerle düzenlenmiş bir bilim dalı haline getirmeyi arzulayan Machado Y. Alva- rez gibi bir kaç destekçinin gayretlerine rağ­ men folklorik söylem romantik, edibi ve bil* hassa bölgelsel-yerel yaklaşımlardan kopa­ madı ve aynı «İlerlemeyi kaydedemedi. Kon- servatuvarlarm müzik bölümlerinin dişrnda hiç bir yüksek eğitim programında yeir alma­ ması; sadece otonom karekterli hükümetlerin etnografya ve folklor kuramlarına bağımlı bulunması; boş zamanladı değerlendirmeye ve çeşitli becerileri geliştirmeye yönelik-okul, kurs, topluluk ve etkinlik grupların da folk­ lorla ilgileniyor olması başarısızlığın delille* rindendir. .

Folklorla yakından ilgilenen antropolojiye yardımcı bir bilim dalı olarak değerlendiren­ ler evrimciliğin {evoluiionnisme) insan toplu­ luklarının menşei ve evrim etapları hususun­ daki izahı kabul ettiler. Folklor köylüler ve eğitimsiz kesim gibi modernleşme ve endüst­ rileşme sürecinin hızına uyum sağlayamamış sosyal gruplarda görülen hayatın geleneksel formları arasında evrime uğrayıp değişen ve kaybolan kısımları-parçalan yeniden şekiller- dirmek ve hayata geçirmek istiyordu.

Daha açık bir ifadeyle folklor Ispanya'da "İspanyol tarih ve kültürünün bilimsel metot­ larla tanınması ve yeniden şekillenmesi”; "Milli tarih, dil ve kültürün bilimsel tesisi”; "milletin dehasını bilgisini ve dilini oluşturan tüm öğelere yeniden değer verilmesi" anlam­ larım taşımaktaydı.

Bu hedefe ulaşmak üzere Ingiliz Folklor Cemiyetimden esinlenerek 1881'de ortak özel­ likler gösteren bölgelerde derlemeler ve gele­ nekler konusunda çalışmalar yapmak üzere İspanyol Folklor Cemiyeti kuruldu. Andalov, Asturi, Catalon, Galisia bölgelerinde folklor ar aş tırmalan yapıldı.

Bölgesel folklor cemiyetleri de Ispanyol Folklor Cemiyeti ile aynı hedefe ulaşmagp gayret gösteriyorlardı: "Bilimin muhtelif dal­ larında İspanyol halkının bilgi birikimim top­ lamak, birleştirmek ve yayımlamak1*. Arala­ rındaki tek fark bölgesel folklor cemiyetleri- > nin deleme ve araştırma sahası bir bölge, bir kasaba veya mahalli toplulukla sınırlanmıştı, örneğin Andolov' yönelik bir genelgeye göre Andolov Folklor Cemiyeti'nin amacı "Ispan­ ya'nın bu imtiyazlı bölgelerine yerleşmiş hal­ kın geleneklerini derlemek ve arşivlemek", "Bu şirin bölgede yaşayanlann kökenini

bı-limsel metodlarla incelemek ve ortaya koy­ mak" , "bölgenin gerçek tarihi hakkında bilgi toplamak, bölge halkının asil ruhunu ve mümtaz Andolouse kökenini tüm dünyaya ta- nıymak" olarak belirtildi.

Bu iş için bölgesel cemiyet üyelerinin uz­ manlık alanlanna’göre edebi» hukuki, artis­ tik, botanik folklor vb. muhtelif branşlara yö­ neldi. Malumat öncelikle sözlü gelenekten, daha sonra basılı yayın, hatıra defterleri, günlükler ve kişisel dosyalar vasıtasıyla hal­ ka ulaşan, öğrenilen, ezberlenen edebi eser­ lerden toplanmalıydı. Bölgesel cemiyetlere günümüzde de faaliyetlerini devam ettiren ancak bugün idareleri yerel ve politik teşki­ latlar, tarafından üstlenilen ilk halk kütüpha­ neleri, halk müziği konservatuvarlan ve et­ nografik artistik ve bilimsel müzeler kurma- len teklif edildi.

Andalov Fçkllor Cemiyeti'nin kurucusu A Machado y Alvarez gibi milli ve birleştirici bir ortak çalışmaya ulaşma arzulan başansızhğa uğradı 2ira her bölgesel cemiyet kendi bölge ve yöresindeki malzemenin üstünlüğü nokta­ sında ısrar ederek, aşın bölged ve mahalli tu­ tum göstermekteydi.

Folklor cemiyetlerinin araştırmaları Gali­ ce, Catalogne ve Bask bölgelerinde olduğu gi­ bi milli halk davalannın tasdikini bekleyen ve ortak toplumsal kimliği yeniden elde etme yollannı deneyen kültürel ve politik hareket­ ler ^tarafından ilgi gördü ve kullanıldı. Gele­ nek üzerinde yaşanan toprak, köken, dil, din gibi birtakım etnik farklılıkları meydana çı­ kararak ortak kimlik, şuur ve güven duygu­ sunun oluşmasına yardım ettiği kadar karak­ teristik unsurlardan biri olarak milliyetçilik ile de yakından ilgiliydi.

Eyrimci (evolutionist) yönelime sahip ant­ ropolojik söyleme göre geçmişten bugüne ula­ şan gelenekler insan topluluklannınevrim ve gelişme süreçlerini ölçmeye imkan sağlaya­ cak niteliğe ^ahıp geçmişe ait delillerdir. Folklor söyleminde ise, tam aksine bunlar bi­ rer araç değil amacın ta kendisi olarak değer­ lendirildi. Başlangıçta antropolojiye yardımcı bir bilim dalı olarak tanımlanan folklor za­ manla milli varlık davalannı yürüten politik grupların haklarını savunurken kullandıkları 'bir vasıta olmak yolunda antropolojiden ve bu bilimin akademik anlayışıyla kurumlaşma­ sından uzaklaştı.

Romantizm ve milliyetçi-mahalli kabul­ lerle şekillenen Alman idealizminden doğan

(3)

Çatal ani- nn Renaixenca; Galicialılann Re- xurdimento; Baafccıiann Fuemmo hareketle­ ri gibi kültürel ve politik faaliyetler için folk­ lorik söylem geleceğe yönelik umudıin temeli idi.

20. yy.'ın ilk senelerinde milliyetçi faali­ yetlerle ilgili folklor çalışmalarını sürdüren üç kurum oluştu. Joseptı Ma Batista y Ro- ca'nın yarımıyla Tomas Carrera i Artou tara- ândan kurulan Catalögne Folklor ve Etnog­ rafya Arşivi (1915-1922); J.M. Barandiaran tarafından 1918'de kurulan Bask Araştırma* lan Cemiyeti ve V. Risco tarafından 1927'de kurulan Galicier Araştırmaları Okulu. Bu ku­ rumlan» ortak özellikleri şunlardır: 1) Yerli kültürlerin tanınması ve tanıtılması; 2) Bir­ liklerin farklı menşg ve oluşumlan; 3} Akade­ mik çevre ve folklor arasındaki uzlaşmanın temini düşüncesi.

Barcelona Üniversitesi etik'kürsüsünde doğan Catalogne Etnografya ve Folklor arşivi tüıh kurumlar 19.yy.da olduğu gibi akademik yapı dışında gelişmektoydi.

1996-39 yıllan arasında yaşanan İspanyol iç savaşından sonra etnografya ve folklor ça­ lışmalarına duyulan ilgi kayboldu. Bu çalış­ malarla tanınmış kişiler sürgüne gönderildi veya engellendi, kurumlar kapatıldı ve halk kültürüne yönelik tüm merak ve endişe suç unsuru olarak nitelendirildi. Andalousi ola­ yında olduğu gibi bu durum çok daha zor ger­ çekleşti. Andalousi’de halk kültürü, kırsal ke­ simde yaşayanlar ile sosyalist ideolojiler ve bilhassa rçjim aleyhdan anarşistler ile yakın­ lığı bulunan gazeteciler tanm işçileri ile öz­ deşleşmişti.

Bu tutum "folklor" kavramının kısıtlan­ masına bağlı olarak folklor çalışmalannın sa­ dece müzik, dans ve bölgesel kıyafet konulan ile sınırlandınlması döneminin başlangıcıydı. Folklor araştirmalan yapma izni resmendev* rin tek partisi olan Falange EspaÛola'nın ka­ dın koluna verildi.

Bir müddot sonra müsamahakar bir tu­ tum görülünce folklor bir kez daha kuvvetli bir milli şuura sahip Bask, Catalogne ve Gali­ ce bölgelerinde milliyetçi duygu ve etnik da- valann kaynağım oluştururdu.

70-80’li yıllardan itibaren demokratik açı­ lım süreciyle birlikte, anayasanın onaylanma­ sı ve otonom yönetimlerin biçimlendirilmesi ile folklora yönelik ilgi yeniden uyandı. Bir yanda II. Cumhuriyet (1931*36) döneminde

yasal tüzüğü olmayan bölgeler halk gelenek-* terinden davaları için meşruiyet arıyorlar di­ ğer yanda aynı dönemde yasal tüzükleri bulu­ nan topluluklar Ispanya'nın geri kalan bölge­ lerinden farklı olan kimliklerini yeniden ilan edebilmek yolunda folkloru kullanıyorlardı. Folklor ve diğer kurumlann tesisine maddi kaynak etmekten kaçınmayan otonom hükü­ metlerin politik çıkarlanna bağlı olarak folk­ lor yeniden değer kazandı. Süreç hala ta­ mamlanmamıştı. Bu döneme örnek olarak şu kurumlan sıralamak mümkün; Xunta de Ga- lice'nin Galiden Halk Müzesi (1977), Genera- lİtat de catalogne'un Halk ve Gelenksel Kül­ tür Enstitüsü (1981), Jünta Andalouİpe'in Antropoloji ve folklor bölümü ile Machado Kurumu, Mancomunided de Cabildas de Ca- narias'ın Canarien etnografya Ve folklor Ens­ titüsü, Tenerife Etnografya Müzesi, Jünta de castilji ve Lâon'un Etnolojik Araştırmalar Enstitüsü.

Otonom hükümetlerin yayın organlannca desteklenen bu gayret milli sadakati garanti altına alna sembolik bir sistemin kurulmasıy­ la devam edecektir. Bu amaçlara ulaşmak için gelenekse ve halka ait kültürün yönlendi­ rilmesi ve kullanılması mevzuuna benzemek­ tedir.

Bu tutam çeşitli kurumlar ile akademik ve bilimsel oluşumların folklor mevzuundaki ce* hatierinin bir göstergesi midir?

BİBLİYOGRAFYA

AGU1LAR CBJADO, E. "Los erigene* de la Antropologla en And al uda: La revirta Menauel d » Filoeofia, Literatüre y Ciendaa de •eviUa’’, en Antropologla Cultunü de Anda- luda «evdla, Junta de Andaluda-1984:177*184. "Antropologla y Folklore en Andaluda (1860-1923)* en Prat,

J.Y otroe (compc.) AntropoÎMİa de loa Puebloe de Sapa­ na Barcelona: Tauruı. 1991:68-77.

AZCONA, J. “Nota* para una Hiatoria de la Antropologla Vaaca: Teleeforo de Aranaadi y Joa* Mlguel de Barandl* aran" eo Prat, J.y otroa. Op.

JULIANO, Ma O. Cültura popular” en Cuademoe de Antro­ pologla. No 6. Barcelona. 1986.

LİSÖNTOLOSAJM'fA, C. "Una Jfran encueata de 1901’ 1902 (Notaa para la Histerin ae la Antropologla Social en EspaAar en Antropologla Social en EspaAa. Madrid: SigtoVdnthıno. 19TO:9>171.

"panorama progranaUoo de la Antropologla Social en Eepafla* en Açta* de la Primera Reunion de Antropolo* coa Eapafiolaa. Sevilla. 1976:149*162.

MACHADÖYALVAREZ, A. "Sobre el Folklore" en El Folklo­ re Andalua. 2a ipoca. 1987. No 1:16*22.

MARCOS AREVALO, J. "El Folklore o la denda de !a cultu* ra popular: conaideradoneı metodoloficaa" en El Folklo­ re And a) us. 2a 4poca. 1987. No 1:39-54.

PRAT I CAROS, J. Antropologla y Etnologia. Madrid: Ed. Comnlutense. 1992.

RODRJGUEZ BECERRA, S. "Origen y evoludon del folklore- en Andaluda’ en El Folklora Andalua. 2a 4poca. 1987. No i: 23-37.

RODRIGUEZ CAMPOS, J. "La etnografla daaica de Galida:' Ideaa y proyeatoc" en Prat, J. y otröa. Op. d1.1901: 99- 113.

VELASCO MAILLO, H. "El folklore y aua paradoja*" en R.E.I.S. Enero-Manto 1990. No 49:123*145.

Referanslar

Benzer Belgeler

Kurtuluş Savaşı sırasında ve daha sonra Es­ kişehir, Konya, Adana, Ankara öğretmen okul­ larında resim-elişleri ve beden eğitimi öğret­ menliği yaptı.. Gazi

Her iki olguda da radyolojik olarak tek tarafl› akci¤er volümünün normalden küçük oldu¤u ve pulmoner arterin hipoplazik oldu¤u tespit edil- mifltir..

Radikal cerrahi rezek- siyon düflünülen ve uygun olan her hastada metastaz histopatolojik olarak kan›tlanmal›, bir metastaz oda¤›n›n tedavi plan›n› de¤ifl-

Sonuç olarak, meme karsinomu özgeçmifli olan olgularda y›llar sonra endobronfliyal lezyon saptand›¤›nda primer akci¤er karsi- nomu yan› s›ra endobronfliyal metastaz da

Sonuç olarak yüksek eozinofil ve Total IgE değerlerine sahip, akciğer grafisinde pulmoner infiltrasyonu olan astım hastalarında CSS düşünülmesi gereken bir

Cam fazindan bir ya da daha fazla sayida kristal fazin çekirdeklenip büyümesi seklinde tanimlanabilecek olan kristallenme tüm kütlede olabilecegi gibi yalniz yüzeyde

İletim şebekesinin kapalı sistem şebeke durumunda açık sistem şebeke durumuna göre Kaynarca, Karasu, Sakarya ve Melen Trafo Merkezleri’nin 154 kV

Merhum mühendis Süleyman Sami beyin ve mer­ hum Huriye hanımın mahdumu, Güzide Ortaç’ın aziz eşi, Asuman, Gülden, Ergin ve Semih Oıtaç’ın çok sevgili