COĞRAFYA EĞİTİMİ ANABİLİM DALI
VATAN SEVGİSİ VE YURTTAŞLIK BİLİNCİ OLUŞTURMADA
LİSE COĞRAFYA DERSLERİNİN YERİNİN
DEĞERLENDİRİLMESİ
YÜKSEK LİSANS TEZİ
Hazırlayan
Salih YÖRÜ
Tez Danışmanı
Yrd. Doç. Dr. Salih ŞAHİN
Gazi Üniversitesi
Eğitim Bilimleri Enstitüsü Müdürlüğü’ne,
Salih YÖRÜ’ye ait “Vatan Sevgisi ve Yurttaşlık Bilinci Oluşturmada Lise Coğrafya Derslerinin Yerinin Değerlendirilmesi” adlı çalışma, jürimiz tarafından Coğrafya Eğitimi Anabilim Dalında YÜKSEK LİSANS TEZİ olarak kabul edilmiştir.
Adı Soyadı İmza Üye (Tez Danışmanı): Yrd. Doç. Dr. Salih ŞAHİN ....………
Üye : Yrd. Doç. Dr. Ersin GÜNGÖRDÜ ………
Üye : Yrd. Doç. Dr. Servet KARABAĞ ………..
ÖNSÖZ
Coğrafya, insanların yaşadıkları çevreleri başta olmak üzere yurdunu ve dünyayı tanımalarında etkili olan bir bilimdir. Eğitim kurumlarının çeşitli kademelerinde okutulmakta olan coğrafya dersleri ile çevrelerini tanıyan, yurdunun doğal, tarihî ve kültürel zenginliklerini öğrenen, tasarruflu, çevre sorunlarına karşı duyarlı, doğal mekânı en elverişli şekilde kullanan bireyler yetiştirilmesi amaçlanmaktadır. Ayrıca vatanını seven, yurttaşlık bilincine sahip bireylerin yetişmesine de katkı sağlamaktadır.
Bu araştırma, vatanını seven ve üzerine düşen sorumluluğu en iyi şekilde yerine getiren bilinçli yurttaşların yetiştirilmesinde coğrafya derslerinin etkisini ortaya koymak amacıyla hazırlanmıştır.
Yapılan literatür çalışmalarına göre, Türkiye’de akademik düzeyde daha önce “Vatan sevgisi ve yurttaşlık bilinci oluşturmada lise coğrafya derslerinin yeri ve önemi”ne ilişkin bu tür bir araştırmanın yapılmadığı görülmüştür.
Bu araştırmanın sonuçları ve yapılan öneriler, coğrafya eğitim ve öğretimine yeni bir bakış açısı kazandırılmasına yardımcı olacaktır. Ayrıca bu ve benzer konularda yapılacak araştırmalara ışık tutacağını ümit ediyoruz.
Çalışmamda bilgi ve tecrübelerinden yararlandığım, araştırmanın planlanması ve yürütülmesi başta olmak üzere her konuda bana yol gösteren, yardımlarını esirgemeyen, görüş ve düşünceleri ile çalışmamı teşvik eden değerli danışman hocam Sayın Yrd. Doç. Dr. Salih ŞAHİN’e teşekkürlerimi sunmayı bir borç bilirim.
Yine araştırmanın istatistik çalışmalarında yardımlarını esirgemeyen değerli öğretim görevlisi Sayın Dr. Bülent AKSOY’a çok teşekkür ederim.
Araştırmaya değerli vakitlerini ayırarak katılan coğrafya öğretmenlerine, bana çalışmalarımda yardımcı olan arkadaşlarıma ve araştırmam esnasında emeği geçen herkese katkılarından dolayı teşekkür ederim.
Araştırmamın başından beri sevgi ve desteklerini üzerimden eksik etmeyen ailem ve özellikle hiçbir fedakârlıktan kaçınmayarak daima yardımcı olan değerli eşim Medine YÖRÜ’ye sonsuz teşekkürler...
Salih YÖRÜ
ÖZET
VATAN SEVGİSİ VE YURTTAŞLIK BİLİNCİ OLUŞTURMADA LİSE COĞRAFYA DERSLERİNİN YERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Yörü, Salih
Yüksek Lisans, Coğrafya Eğitimi Anabilim Dalı Tez Danışmanı: Yrd. Doç. Dr. Salih ŞAHİN
Eylül– 2007
Bu araştırmada, vatan sevgisi ve yurttaşlık bilinci geliştirmede lise coğrafya derslerinin yeri incelenerek, öğretmenlerin cinsiyet, eğitim durumu, çalıştığı kurum ve meslekî kıdem değişkenine göre farklılıkları ortaya konulmuştur.
Araştırmaya katılan coğrafya öğretmeni kapsamında; 2006–2007 eğitim-öğretim döneminde Ankara merkez ilçelerinden Altındağ, Çankaya, Etimesgut, Keçiören, Mamak, Sincan ve Yenimahalle ilçelerindeki random yoluyla seçilen 50 resmi lisede görevli 135 öğretmen yer almaktadır.
Araştırmada, vatan sevgisi ve yurttaşlık bilinci geliştirmede lise coğrafya derslerinin yerini değerlendirmek amacıyla başta tez danışmanı olmak üzere öğretim görevlilerinin görüşleri alınarak araştırmacı tarafından hazırlanan 30 soruluk bir anket kullanılmıştır. Araştırmanın alt problemlerinin çözümlenmesinde; tek yönlü varyars analizi (ANOVA) yapılmış; frekans, yüzde ve aritmetik ortalama değerleri kullanılmıştır.
Elde edilen bulgularda cinsiyet ve eğitim durumuna göre anlamlı bir fark olup olmadığını belirlemek amacıyla t-testi uygulanmıştır. Araştırmanın anlamlılık düzeyi 0.05 olarak kabul edilmiştir.
Elde edilen bulgulara göre, vatanı seven, yurttaşlık bilincine sahip bireylerin yetişmesinde coğrafya eğitimine ve bu konuda yapılacak araştırmalara yönelik öneriler sunulmuştur.
ABSTRACT
THE EVALUATION OF THE IMPORTANCE OF HIGH SCHOOL GEOGRAPHY LESSONS IN DEVELOPING THE LOVE OF COUNTRY AND THE
CONSCIOUSNESS OF CITIZENSHIP Yörü, Salih
Master. Department of Geography Education Thesis Supervisor: Assist. Prof. Salih ŞAHİN
September – 2007
In this research, differences are produced according to teaches sex, education
state, association in which he or she is working for and seniority of profession, by examining the place of high school geography lessons in improving improving patriotism and consciousness of citizenship.
In scope of geography teachers participating the research; 135 teachers from 50 randomly chosed official high schools from central countries of Ankara; Altındağ, Çankaya, Etimesgut, Keçiören, Mamak, Sincan and Yenimahalle in 2006-2007 education term.
In the research, 30 questioned inquiries which are prepared by the researcher according to the opinions of the thesis advisor and academic staff has been used according to the aim of appraisisng the place of high school geography lessons in improving patriotism and consciousness of citizenship. In solving the subproblems of the research; one way variance analise (ANOVA) has been done; frecance, percent and central arithmetic values have been used.
A t-test is applied to determine if there is a meaningful difference or not according to education state or set from the discovery gained. The meaningfulness degree of the research is accepted as 0,05.
In terms of improving the love of country and consciousness of citizenship, there isn’t a meaningful difference among the associations in which teachers are working.
İÇİNDEKİLER JÜRİ ONAY SAYFASI……….i ÖNSÖZ... ..ii ÖZET ...iv ABSTRACT...v İÇİNDEKİLER...vi TABLOLAR LİSTESİ...viii KISALTMALAR...x BÖLÜM – I...1 GİRİŞ………..………...…1 1.1. Problem Durumu……….…...1 1.1.1 Problem Cümlesi...11 1.1.2. Alt Problemler...11 1.2. Araştırmanın Amacı………..………...12 1.3. Araştırmanın Önemi………...….….13 1.4. Varsayımlar………...…14 1.5. Sınırlılıklar……….………...14 1.6. Tanımlar………...…………...…15 1.7. İlgili Araştırmalar………..…...17 BÖLÜM – II...19 2. KAVRAMSAL ÇERÇEVE………...……….19 2.1. Coğrafya Eğitiminin Bilinçli Yurttaş Yetiştirmedeki Yeri ve Önemi...26
2.2.Coğrafya Öğretiminde Kullanılan İlke ve Yöntemlerin Vatan Sevgisi ve Yurttaşlık Bilinci Oluşturmadaki Yeri ...32
2.3.Coğrafya Derslerinde Kullanılan Araç-Gereçlerin Vatan Sevgisi ve Yurttaşlık Bilinci Geliştirmeye Etkisi...34
2.4.Vatan Sevgisi ve Yurttaşlık Bilinci Geliştirmede Coğrafya Öğretmenin Sahip Olması Gereken Özellikler ...36
BÖLÜM –III...39 ARAŞTIMANIN YÖNTEMİ………...…..….39 3.1. Araştırmanın Modeli………...39 3.2. Evren ve Örneklem………...………39 3.3.Verilerin Toplanması………...…………40 3.4. Verilerin Analizi………...….40 BÖLÜM-IV...43 BULGULAR VE YORUM...43
4.1. Birinci Alt Probleme İlişkin Bulgular ve Yorum...43
4.2. İkinci Alt Probleme İlişkin Bulgular ve Yorum...51
4.3. Üçüncü Alt Probleme İlişkin Bulgular ve Yorum...54
4.4. Dördüncü Alt Probleme İlişkin Bulgular ve Yorum...55
4.5. Beşinci Alt probleme İlişkin Bulgular ve Yorum...56
4.6. Altıncı Alt Probleme İlişkin Bulgular ve Yorum...56
4.7. Yedinci Alt probleme İlişkin Bulgular ve Yorum...57
4.8. Sekizinci Alt probleme İlişkin Bulgular ve Yorum...58
4.9. Dokuzuncu Alt Probleme İlişkin Bulgular ve Yorum...59
4.10. Onuncu Alt Probleme İlişkin Bulgular ve Yorum...60
BÖLÜM –V...62 SONUÇ VE ÖNERİLER...62 5.1. Sonuçlar ...62 5.2. Öneriler...65 KAYNAKÇA...66 EKLER...72
EK-1. Araştırmada Kullanılan Anket Örneği EK-2. Araştırma İçin Alınan İzin Yazıları
EK-3. Araştırma İçin İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerine Gönderilen Yazılar EK-4. Araştırma İçin Okullara Gönderilen Yazılar
TABLOLAR LİSTESİ
Tablo-4.1: Vatan Sevgisi ve Yurttaşlık Bilinci Oluşturmada Lise Coğrafya
Ders Programının Etkisine İlişkin Görüşlerinin Dağılımı...41
Tablo-4.2:Vatan Sevgisi ve Yurttaşlık Bilinci Oluşturmada Lise Coğrafya
Ders Araç-Gereçleri, Öğretim Yöntemleri, Öğretmen ve Öğrencilerin Derse Hazır Bulunuşluk Durumuna İlişkin Görüşlerin Dağılımları... 50
Tablo-4.3: Öğretmenlerin, Vatan Sevgisi ve Yurttaşlık Bilinci Oluşturmada
Lise Coğrafya Ders Programının Etkisine İlişkin Görüşlerinin Cinsiyet Değişkenine Göre Farklılığı İçin t-Testi Sonuçları ...53
Tablo-4.4:Öğretmenlerin, Vatan Sevgisi Ve Yurttaşlık Bilinci Oluşturmada
Lise Coğrafya Ders Araç-Gereçleri, Öğretim Yöntemleri, Öğretmen ve Öğrencilerin Derse Hazır Bulunuşluk Durumuna İlişkin Görüşlerinin Cinsiyet Değişkenine Göre Farklılığı İçin t-Testi Sonuçları...53
Tablo-4.5:Öğretmenlerin, Vatan Sevgisi ve Yurttaşlık Bilinci Oluşturmada Lise
Coğrafya Ders Programının Etkisine İlişkin Görüşlerinin Eğitim Durumu Değişkenine Göre Farklılığı İçin t-Testi Sonuçları ...54
Tablo-4.6:Öğretmenlerin, Vatan Sevgisi Ve Yurttaşlık Bilinci Oluşturmada Lise
Coğrafya Ders Araç-Gereçleri, Öğretim Yöntemleri, Öğretmen ve Öğrencilerin Derse Hazır Bulunuşluk Durumuna İlişkin Görüşlerinin Eğitim Durumu Değişkenine Göre Farklılığı İçin t-Testi Sonuçları...55
Tablo-4.7:Öğretmenlerin, Vatan Sevgisi ve Yurttaşlık Bilinci Oluşturmada
Lise Coğrafya Ders Programının Etkisine İlişkin Görüşlerinin Çalıştığı Kurum Değişkenine Göre Farklılığı İçin Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) Sonuçları...55
Tablo–4.8:Öğretmenlerin, Vatan Sevgisi ve Yurttaşlık Bilinci Oluşturmada
Lise Coğrafya Ders Programının Etkisine İlişkin Görüşlerinin Çalıştığı Kurum Değişkenine İlişkin Betimsel Verileri...56
Tablo-4.9:Öğretmenlerin, Vatan Sevgisi Ve Yurttaşlık Bilinci Oluşturmada Lise
Coğrafya Ders Araç-Gereçleri, Öğretim Yöntemleri, Öğretmen ve Öğrencilerin Derse Hazır Bulunuşluk Durumuna İlişkin Görüşlerinin Çalıştığı Kurum Değişkenine Göre Farklılığı İçin Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) Sonuçları...56
Tablo-4.10: Öğretmenlerin, Vatan Sevgisi ve Yurttaşlık Bilinci Oluşturmada Lise
Coğrafya Ders Araç-Gereçleri, Öğretim Yöntemleri, Öğretmen ve Öğrencilerin Derse Hazır Bulunuşluk Durumuna İlişkin Görüşlerinin Çalıştığı Kurum Değişkenine İlişkin Betimsel Verileri...57
Tablo-4.11: Öğretmenlerin, Vatan Sevgisi ve Yurttaşlık Bilinci Oluşturmada
Lise Coğrafya Ders Programının Etkisine İlişkin Görüşlerinin Kıdem Değişkenine Göre Farklılığı İçin Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) Sonuçları...57
Tablo-4.12: Öğretmenlerin, Vatan Sevgisi ve Yurttaşlık Bilinci Oluşturmada
Lise Coğrafya Ders Programının Etkisine İlişkin Görüşlerinin Kıdem Değişkenine İlişkin Betimsel Verileri...58
Tablo-4.13:Öğretmenlerin, Vatan Sevgisi ve Yurttaşlık Bilinci Oluşturmada
Lise Coğrafya Ders Araç-Gereçleri, Öğretim Yöntemleri, Öğretmen ve Öğrencilerin Derse Hazır Bulunuşluk Durumuna İlişkin Görüşlerinin Kıdem Değişkenine Göre Farklılığı İçin Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) Sonuçları...58
Tablo–4.14:Öğretmenlerin, Vatan Sevgisi ve Yurttaşlık Bilinci Oluşturmada
Lise Coğrafya Ders Araç-Gereçleri, Öğretim Yöntemleri, Öğretmen ve Öğrencilerin Derse Hazır Bulunuşluk Durumuna İlişkin Görüşlerinin Kıdem Değişkenine İlişkin Betimsel Verileri...59
KISALTMALAR f : Frekans % : Yüzde Χ : Aritmetik Ortalama KO : Kareler Ortalaması KT : Kareler Toplamı N : Denek Sayısı P : Anlamlılık S : Standart Sapma Sd : Serbestlik Derecesi F : F değeri t : t- testi Diğ. : Diğerleri akt. : Aktaran
GİRİŞ
Bu bölümünde, araştırmanın problem durumuna, araştırmanın amacına, araştırmanın önemine, varsayımlara, sınırlılıklara, tanımlara, ilgili araştırmalara ve kısaltmalara yer verilmiştir.
1.1. Problem Durumu
İnsanların yaşam kalitesinin eğitim yoluyla geliştiği kabul edilen bir gerçekliktir. Günümüzde eğitimin, ülkeler için en verimli yatırım olduğu düşünülmektedir. Ülkelerin geleceklerini şekillendirmesi, nitelikli insanların yetişmesine bağlıdır. Sadece ülkelerin değil, insanın bireysel ve sosyal yönden başarıya ulaşmasında, bilgi ve becerilerini geliştirmesinde, vatanını, milletini seven bireyler olarak yetişmesinde eğitim şüphesiz önemlidir.
Çok çeşitli tanımları yapılmakta olan eğitim en genel anlamda, bireyin davranışlarında kendi yaşantısı yoluyla ve kasıtlı olarak istendik değişme meydana getirme süreci olarak bilinmektedir. Bu süreçten geçen insanların bilgi, beceri ve davranışlarının değiştiği görülmektedir (Fidan ve Erden, 2001:13).
Eğitim ile devletine ve içinde yaşadığı topluma karşı görev ve sorumluluklarının bilincinde özgür ve özgüvenli insanlar yetiştirmek hedeflenmektedir (Karataş, 2002:15). Toplumlar da kendilerine uygun insanı, kendilerine uygun olarak hazırladıkları eğitim süreci içerisinde yetiştirirler. Bu nedenle, onu tesadüflere ve günlük yaşamın kontrol edilemeyen etkilerine açık bırakmamışlardır. Toplumsal kurumlar, üyelerine birlikte yaşamanın gerektirdiği
toplumsal bilinci vermek için eğitim sürecinin amaçlarını ve içeriğini belirlemişler ve fertlerin eğitimini kontrol altına almışlardır (Fidan ve Erden, 2001:4).
Eğitimin ve eğitim niteliğinin ülkelerin kalkınmışlık düzeylerinin en önemli belirleyicilerinden biri olduğu günümüzde herkes tarafından bilinmektedir. Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kökleşmesi ve sonsuza kadar yaşaması için elzem olan en temel değerin eğitim olduğunu her vesileyle dile getirmiştir. Ona göre ulusal kalkınma için en önemli faktörlerden birisi eğitimdir. Atatürk 22.09.1924 tarihli konuşmasında şöyle demiştir:
“En mühim, en esaslı nokta eğitim meselesidir. Eğitimdir ki bir milleti ya hür, müstakil, şanlı, yüksek bir cemiyet halinde yaşatır, ya da bir milleti esaret ve sefalete terk eder” (Aytaç, 2001:103)
Eğitimin ne kadar önemli olduğu hakkında Çin ozanı, Kuan TZU’da bir şiirinde;
“Bir yıl sonrasını düşünüyorsan tohum ek, Ağaç dik, on yıl sonrası ise tasarladığın, Ama yüzyıl sonrası ise düşündüğün, halkı eğit. Bir kez ürün verir ekersen tohum,
Bir kez ağaç dikersen on kez ürün verir, Yüz kez olur ürün eğitirsen halkı, Balık verirsen bir kez doyurursun halkı,
Öğretirsen balık tutmasını, hep doyar karnı. demektedir (akt. Geray:2002:vi).
Eğitimin başlıca görevi olarak, toplumsal kültür mirasını yeni nesillere aktarımı, bireylerin doğal ve toplumsal çevreyi bilimsel ilkeler doğrultusunda değerlendirmesi ve sosyal bilimler içindeki disiplinler ile iş birliği yaparak, kişisel eğitime katkı sağlaması sayılabilir (Karataş, 2002:22).
Eğitim denilince akla öncelikle aile ve hemen ardından okul gelmektedir. Okul ise çocukların sosyalleşmesi, bir başka deyişle toplumsallaştırılmasına yardım eden bir kurum olarak düşünülmektedir. Fertlerin bilgi seviyesi geliştiği ölçüde, millî kültürü daha fazla temsil edecek ve kişiliklerini de aynı ölçüde geliştireceklerdir (Celkan,1990:49).
İnsan davranışlarının amaçlı ve düzenli olarak değiştirilmesi anlamına gelen eğitim, kültürlenmenin de bilinçli ve planlı olarak gerçekleştirilen kısmıdır. Tüm toplum ve devletlerde bu amaçla çocuklara küçük yaştan itibaren okullarda bayrağı, millî değerleri ve sembolleri benimsemeleri öğretilmektedir. Altunya’nın ifadesiyle, “Okul eğitimin; bakma ve koruma; yetenekleri geliştirme, çevreye ve topluma dinamik uyum sağlama, yurttaşlık bilinci kazandırma, günlük yaşamda gerekli olan temel becerileri kazandırma, bilimsel bilginin ve çağdaş teknolojinin temel özgürlüklere saygıyı güçlendirme, yerel, ulusal ve evrensel kültürü aktarma, uygun yaşta mesleksel bilgi ve beceriyi kazandırma, öğrenme yollarını öğretme gibi işlevleri bulunmaktadır” (Altunya, 2003:13).
İnsanların yaşayabilmeleri ve yaşamlarını devam ettirebilmeleri için çeşitli bilgilere ihtiyaçları vardır. Bu bilgiler de devletlerinin kendi belirledikleri amaçlar doğrultusunda okullarda öğrencilere kazandırılmaktadır. Türk Millî Eğitiminin Genel Amaçları 1739 Sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu’nda şöyle açıklanmıştır:
Türk Millî Eğitiminin genel amacı, Türk milletinin bütün fertlerini;
1. Atatürk inkılâp ve ilkelerine ve Anayasada ifadesini bulan Atatürk milliyetçiliğine bağlı; Türk milletinin millî, ahlâkî, insanî, manevî ve kültürel değerlerini benimseyen, koruyan ve geliştiren; ailesini, vatanını, milletini seven ve daima yüceltmeye çalışan; insan haklarına ve Anayasanın başlangıcındaki temel ilkelere dayanan demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı görev ve sorumluluklarını bilen ve bunları davranış hâline getirmiş yurttaşlar olarak yetiştirmek;
2. Beden, zihin, ahlâk, ruh ve duygu bakımlarından dengeli ve sağlıklı şekilde gelişmiş bir kişiliğe ve karaktere, hür ve bilimsel düşünme gücüne, geniş bir dünya görüşüne sahip; insan haklarına saygılı; kişilik ve teşebbüse değer veren, topluma karşı sorumluluk duyan; yapıcı, yaratıcı ve verimli kişiler olarak yetiştirmek;
3. İlgi, istidat ve kabiliyetlerini geliştirerek, gerekli bilgi, beceri, davranışlar ve birlikte iş görme alışkanlığı kazandırmak suretiyle hayata hazırlamak ve onların, kendilerini mutlu kılacak ve toplumun mutluluğuna katkıda bulunacak bir meslek sahibi olmalarını sağlamak (Yılmaz, 2002:81-82).
1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu’nda belirtildiği gibi, Türk Millî Eğitimi’nin genel amacı; bir yandan Türk vatandaşlarının ve Türk toplumunun refah ve mutluluğunu artırmak; öte yandan millî birlik ve bütünlük içinde iktisadî, sosyal ve kültürel kalkınmayı desteklemek ve hızlandırmak ve nihayet Türk milletini çağdaş uygarlığın yapıcı, yaratıcı, seçkin bir ortağı yapmaktır. Bu kanun ile bireyin her yönüyle iyi yetişmesi, sadece kendisi ve kendi toplumu değil, tüm insanlık için faydalı olması hedeflenmiştir (Yılmaz, 2002:82).
İşte milli eğitimin genel amaçlarında belirtilen özelliklere sahip kişilerin yetiştirilmesinde etkili olan derslerden biri de coğrafyadır. İnsan ve çevre arasıdaki ilişkileri konu alan coğrafyanın günümüzde pek çok tanımı yapılmaktadır. Coğrafyayı Karabağ “çevre ve özelliklerine insan ve insan faaliyetlerine ve bunların karşılıklı etkileşimine dayalı olarak, zamanla meydana gelen değişmeleri konu olarak inceleyen ve öğrencilere bu konular hakkında bir bakış açısı kazandırmayı hedefleyen derslerden biridir” şeklinde tanımlamaktadır (Karabağ, 2001:5).
İnsanların dünyada meydana gelen coğrafi olaylar hakkında bilgi sahibi olmasında etkili olan coğrafya derslerinin küçük yaşlardan itibaren kişilere verilmesinde yarar vardır. Doğanay’ın belirttiği gibi, insanların hızla değişen dünyada, doğal ortamla insan arasıdaki ilişkiyi ulusal ve uluslar arası boyutlarda algılaması, ortaya çıkan problemleri değerlendirebilmesi açısından coğrafya
eğitiminin, ilkokul çağından başlayarak üniversite çağına kadar günün ihtiyaçlarına göre düzenlenerek verilmesi gerekmektedir (Doğanay ve Diğ., 1991).
Sosyal bilimler ile tabi bilimler arasında yer alan ve bu bilimleri birleştirici görevi gören coğrafya, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de ilk, orta ve yüksek öğretim kurumlarının çeşitli basamaklarında öğrencilere kazandırılmaya çalışılmaktadır. Coğrafya derslerinin, Türk Milli Eğitimi’nin genel amaçlarına uygun bir şekilde, vatanı seven, yurduna karşı görevlerini en iyi şekilde yapan, bilinçli yurttaşların yetiştirilmesinde önemli bir yeri vardır.
Bir halkın üzerinde yaşadığı, kültürünü oluşturduğu toprak parçasına vatan denilmektedir. İnsanlar için vatan her zaman önemli olmuştur. Türkler için de vatanın ayrı bir önemi vardır.
İnsanların vatanını sevmesi ve tehlikelere karşı koruyabilmesi için öncelikle onu en iyi şekilde tanıması ve onunla ilgili bilinç geliştirmesi gerekir. Çünkü yaşadığı yer hakkında hiçbir bilgisi olmayan bir kimsenin onu sevmesi mümkün değildir. Böylece vatandaşlık bilincine sahip, yurdunu seven, ona karşı sorumluluklarını yerine getiren ve görevini en iyi şekilde yapan kişilerin yetişmesinde muhakkak en etkili yol eğitimdir. Türkiye’de eğitim öğretim süreci boyunca değişik kademelerde bu eğitim verilmeye çalışılmaktadır.
İnsanların genel olarak dünyayı tanımaları, onun hakkında bilgi sahibi olmaları yanında yaşadıkları alanı tanımaları ve dolayısıyla vatanlarını sevmelerinde coğrafya eğitiminin rolü çok büyüktür. Çünkü öğrenciler, ancak coğrafya dersleri sayesinde dünya hakkında bilgi sahibi olurlar. Ancak bu yolla doğa ve insan unsurlarına karşı duyarlılık geliştirebilirler.
Bilindiği gibi Türkiye coğrafi konum bakımından dünyanın önemli bir kavşak noktasında yer alır. Türkiye’nin dünya üzerinde Asya, Avrupa ve Afrika kıtaları arasında yer alması yanında bu durumdan kaynaklanan sorunlar ve imkânlarla ilgili bilinç oluşturmak coğrafya dersleriyle mümkün olabilir. Öğrenciler coğrafya dersleri
sayesinde konumundan kaynaklanan ne gibi fırsatlar ve sorunlarla karşı karşıya olduğunu, bu konularla ilgili geçmiş, günümüz ve gelecekle ilgili özelliklerin farkına vardırılır. Coğrafya derslerinde öğrencilere, sorunların farkında olan, sorunlara çözüm önerebilen, karar verebilen ve geleceği planlayabilen bireyler olarak yetiştirilmesi amaçlanır.
Türkiye, fiziki coğrafya özellikleri bakımından son derece çeşitliliğe ve kısa mesafelerde değişkenliğe sahip bir ülkedir. Bu özelliklerin bilinmesi ve onlara sahip çıkma bilinci kazandırmada coğrafya derslerinin önemli bir yeri vardır. Yeryüzü şekilleri, iklim, akarsular, toprak ve bitki örtüsü özellikleri bakımından oldukça zengin doğal özellikleri, insan yaşamı ve faaliyetleri için önemli imkânlar sunmaktadır. Bu bilgilerin öğrencilere kazandırılması ve vatandaşlık bilinci geliştirmek için etkin bir coğrafya eğitimi gereklidir.
Türkiye orta kuşakta ve ılıman iklim koşullarına sahip bir ülkedir. İklim bakımından Türkiye dört mevsim özelliklerini yaşamakta ve bunun sonucu olarak da birçok tarımsal faaliyetlerin yapılmasına olanaklar sağlamaktadır. İklim çeşitliliğine bağlı olarak zengin bitki örtüsüne sahiptir. Bu özelliği ile dünyanın çoğu yerinde yetişmeyen bitki türleri Türkiye’de yetişme olanağı bulmaktadır. Yine Türkiye’nin topografya ve iklim yönünden göstermiş olduğu farklılıklar zengin hayvan türlerinin yaşamasına elverişlidir. Coğrafya eğitimi sayesinde Türkiye’nin sahip olmuş olduğu bu iklim özellikleri öğrencilere kavratılmaktadır. Böylece Türkiye’nin özellikleri konusunda öğrencilerin bilinç sahibi olarak yurdunu sevmelerine katkı sağlanmaktadır.
Nüfus miktarı ile ülkelerin kalkınmaları arasında önemli bir ilişki vardır. Yani bir ülkenin kalkınabilmesi veya bir devletin varlığını sürdürebilmesi için mutlaka nüfus gereklidir. Bu yönüyle Türkiye, genç, dinamik ve kalabalık bir nüfusa sahiptir. Nüfusunun genç ve fazla olması, çeşitli ekonomik faaliyet alanlarında çalıştırılmak üzere iş gücü temininde kolaylık sağlamaktadır. Ayrıca iş imkânına sahip genç nüfus üretime de katkı sağlamaktadır. Her alanda yetişmiş genç ve kalabalık nüfus, bir ülkenin kalkınmasındaki en önemli lokomotif güçlerden biridir.
Türkiye’nin sahip olduğu eğitim çağındaki nüfusun fazlalığı, gelişmesindeki en büyük sermayesidir. Nüfus, bir ülkenin en önemli savunma gücü olan ordusunu da meydana getirmektedir. Türkiye, nüfus özelliğinin sağlamış olduğu bu avantajları ile yakın ve uzak komşularının dikkatlerini çekmektedir.
Ülkelerin siyasi ve ekonomik gelişmelerinde ekonomik faaliyet kolları etkilidir. İklim ve yer şekillerine bağlı olarak verimli topraklara sahip olması Türkiye’de çok çeşitli tarım ürünlerinin yetiştirilmesine imkanlar sunmaktadır. Bu ürünlerin bir kısmı ihracat yolu ile ülke ekonomine katkı sağlamaktadır. Türkiye başta bor mineralleri olmak üzere yer altı madenleri bakımından zengin bir potansiyele sahiptir. Ayrıca kıtalar ve ülkeler arasında kara, hava, deniz, demir ve boru hattı ulaşım yollarının kavşak noktasında bulunmaktadır. Bu özelliği ile de Türkiye, sanayi bakımından gelişmiş ve hammaddeye ihtiyaç duyan Batı ülkeleriyle, sanayide gelişmemiş ve bol hammadde kaynaklarına sahip Doğu ülkeleri arasında ticaretin en yoğun olarak yaşandığı yerler arasındadır. Dünyanın en eski kültür hazinelerine sahip olması, eşsiz doğal güzellikleri ve tarihî zenginliği ile Türkiye, turizm olanakları bakımından da dünyadaki sayılı ülkelerden biridir.
Yukarıda sayılan özellikleri ile Türkiye birçok ülkeden daha fazla imkânlara sahiptir. İşte sahip olunan bu özellikleri öğrenerek yurdunu tanıyan, vatanını seven ve sorumluluklarını yerine getiren, ülkesi hakkında bilinç kazanmış bireylerin yetişmesinde coğrafya eğitimi muhakkak çok etkilidir.
Yeni hazırlanan ve uygulanmakta olan “Coğrafya Dersi Öğretim Programı’nın Genel Amaçları” incelendiğinde görüleceği gibi coğrafya dersleri ile öğrencilere şu konularda bilinç kazandırılmaya çalışılmaktadır:
- Coğrafyanın kavramsal ve kuramsal çerçevesini kavrayarak coğrafî bilginin oluşum sürecinde başvurulan araştırma ve sunum tekniklerini kullanır.
- İnsan – doğa ilişkisi çerçevesinde coğrafî sorgulama becerileri kazanır. - Evrene ait temel unsurları yaşamla ilişkilendirir.
- Yakın çevresinden başlayarak ülkesine ve dünyaya ait mekânsal değerlere (doğa ve insanın ürettikleri ve biriktirdikleri) sahip çıkma bilinci geliştirir. - Ekosistemin işleyişine yönelik sorumluluk bilinci geliştirir.
- Doğa ve insan sistemlerinin ürettiği değerlerin uyumlu birlikteliği ve sürekliliği için mekânsal planlamanın önemini kavrayarak insan ve doğa kaynaklarının kullanımında “tasarruf bilinci” geliştirir.
- Mekânsal süreçlerin yerel ve küresel etkileşim içinde olabilirliğini irdeler. - Kalkınma süreçlerinin doğayla uyumlu kılınmasının önemini kavrar.
- Doğal afetler ve çevre sorunlarını değerlendirerek korunma ve önlem alma yollarına yönelik uygulamalar geliştirir.
- Ülkelerin oluşturdukları bölgesel ve küresel düzeyde etkin olan, çevresel, kültürel, siyasi ve ekonomik örgütlerin coğrafî açıdan uluslararası ilişkilerdeki rolünü kavrar.
- Bölgesel ve küresel ilişkiler açısından Türkiye’nin konum özelliklerini kavrayarak sahip olduğu potansiyellerle coğrafî bir birikim ve sentez ülkesi olduğunun bilincine varır (MEB, 2005).
Coğrafya dersi müfredatında belirtildiği gibi, coğrafya bilimi; günümüz dünyasından beslenerek yeni yaklaşımlar geliştirmesi gerekliliği açısından öğrencilerin, günümüz dünyasını anlamaya yönelik bakış açıları geliştirmelerine yardımcı olur. Öğrenciler, coğrafya eğitimi ile dünyayı algılama, anlama ve değerlendirme açısından yaşadığı alandan küresel ölçeğe doğa ve insana ait sistemler, süreçler ve dokulara yönelik coğrafî bilinç kazanmaktadır. Böylece öğrencilerin ülkesini tanıyarak yurdunun güzelliklerini görmesine ve yurduna karşı bir sevginin oluşmasına katkı sağlamaktadır. Tanoğlu’nun “Coğrafyalarını bilmeyenler, ülkelerinin nelere muktedir olduğunu veya olmadığını bilemezler” sözünde ifade ettiği gibi insanların hayatlarını sürdürdükleri yurtlarının doğal, beşeri, ekonomik, kültürel özelliklerini en iyi şekilde tanımaları gerekmektedir. Bu anlamda coğrafya derslerinin yeri ve önemi bir daha ortaya çıkmaktadır (Yılmaz, 1997:318).
İnsanlar, yer bulmak, haritalardan yararlanmak, ülkesinin ve diğer ülkelerin özelliklerini öğrenmek, dünya sorunları hakkında bilgi sahibi olmak, çevre bilinci
kazanmak, vatanını tanımak gibi konular başta olmak üzere çeşitli konularda kültür sahibi olmak için coğrafi bilgilere ihtiyaç duymaktadır. Nişancı’nın Kant’tan aktardığı gibi, “hiçbir ilim dalı coğrafya kadar insan zihni ve kültürünü geliştiremez” (Nişancı, 1980:344).
Dünyadaki gelişmelerden haberi olan bireylerin yetişmesinde coğrafya derslerinin rolü çok büyüktür. Fairqrieve’nin belirttiği gibi; “Coğrafyanın işlevi, büyük dünya sahnesinin koşullarını doğru hayal edebilecekleri bir şekilde gelecek nesilleri eğitmek ve etrafındaki dünyada var olan toplumsal ve siyasal sorunlar üzerinde düşünmeleri için yardımcı olmaktır” (Sunal, 2003:3).
Coğrafyanın işlevlerinden biri de, yaşadığı ülkenin sorunlarını doğru teşhis edebilen ve çözüm önerilerinde bulunabilen bireylerin yetişmesine yardımcı olmaktır. Çünkü yapılacak yatırımlardan istenilen verimin alınabilmesi için o bölgenin iyi tanınması gerekir. Vazgeçilemeyecek yatırımlar yapılmadan önce mutlaka o bölgenin coğrafî etüdünün yapılması gerekir. Örneğin havaalanı, baraj yapımı, bir bölgenin iskâna açılması gibi, doğru kararların alınabilmesi için mutlaka coğrafya bilgisine ihtiyaç vardır. Yani görevini en iyi şekilde yapan ve doğru kararlar alan bireylerin yetişmesinde coğrafya eğitiminin etkisi görülmezden gelinemez. Bu eğitimin temelleri de lise coğrafya dersleri ile atılmaktadır.
Coğrafya insanlarda vatan sevgisini de geliştirmektedir. Örneğin, naturalist felsefenin doğmasında esas rolü coğrafi seyahatlerin oynadığı dikkate alınırsa, vatan sevgisinde coğrafyanın ne kadar etkin rol oynadı da ortaya çıkar. Coğrafya sayesinde vatan sevgisi geliştirilip, kökleştirilebilir (Güngördü, 2002:65) .
Yaşanılan yerin sevilmesinde olduğu kadar, vatanın savunulması, yönetilmesi, her türlü şartlar altında iyi bir coğrafya eğitimini gerektirir. Bunun anlamı da coğrafya eğitimi herkes için zorunluluktur ( Efe,1996)
XXI. yüzyıl insanı, sosyal problemlerin içinden çıkmasını bilen insan olarak düşünülmektedir. Yaşadığımız dünyayı iyi anlayabilmemiz için coğrafya bir
anahtardır. İnsanların yerküre ve çevreyi tanımaları ve bizleri bu gezegene bağlayan fizikî unsurlarla insan hayatının o ince detaylarını diğer bilimlerden çok daha fazla coğrafya inceler. Bu bir bakıma problemlerin çözümünün coğrafya eğitimini iyi almış insanlardan geçer mantığını ortaya koymaktadır (Yalçın, 2003;27).
Coğrafya konularının iyi bilinmesi, özümlenmesi ve uygulanması iyi bir vatandaş olabilmek için gereklidir. Çünkü coğrafya, dünyada olan fizikî ve beşerî olayların sebep ve sonuçlarını ortaya koyarak duyarlı insan yetiştirmeye katkıda bulunur (National Assessment Of Educational Progress, 2001:5).
Ülkemizde coğrafya derslerinin amacına tam olarak ulaşmasını engelleyen bazı sorunlar bulunmaktadır. Bu sorunların ortadan kaldırılması halinde istenilen hedeflere daha çabuk varılması mümkün olmaktadır. Bu sorunlardan bazıları şunlardır:
9 Okulun ve sınıfın fizikî yapısının ders işlemeye elverişli olmaması, 9 Coğrafya ders araç-gereçlerinin eksikliği veya bunların derslerde
kullanılmaması,
9 Coğrafya öğretmenlerinin derslerde kullandıkları öğretim yöntemlerin sınırlı olması,
9 Öğrencilere, yakın çevresini ve yurdunu tanıtıcı gezilerin az veya hiç yapılmaması,
9 Ders kitabı ve kaynak kitaplarının hazırlanmasında dikkat edilmesi gereken hususlara uyulmaması,
9 Okullarda coğrafya laboratuvarlarının olmayışı,
9 Coğrafî Bilgi Sistemi (CBS) çok az okulda uygulanması, 9 Coğrafya dersinin “en”ler bilimi olarak yanlış algılanması, 9 Coğrafya öğretmenlerinin bilgilerini yenilememesi,
Yukarıda sayılan sorunların giderilmesi halinde, vatanını en iyi şekilde tanıyan ve seven, dünyadaki coğrafî gelişmelere karşı ilgi duyan, çevre sorunlarını öğrenen ve çözüm önerileri üreten, çevresindeki doğal, beşeri, ekonomik ve kültürel
olaylarla ilgilenen, coğrafî bilince sahip, sorumluluklarını bilen, bilinçli yurttaşların yetişmesine katkı sağlanmış olacaktır. Böylece başta milli eğitimin amaçları ve coğrafya derslerinin amaçları gerçekleşmiş olacaktır.
1.1.1.Problem Cümlesi
Vatan sevgisi ve yurttaşlık bilinci oluşturmada lise coğrafya derslerinin yeri ve önemi nedir?
1.1.2. Alt Problemler
1) Öğretmenlerin, vatan sevgisi ve yurttaşlık bilinci oluşturmada lise coğrafya
ders programının etkisine ilişkin görüşleri nasıldır?
2) Öğretmenlerin, vatan sevgisi ve yurttaşlık bilinci oluşturmada lise coğrafya
dersinde kullanılan araç-gereçleri, öğretim yöntemleri, öğretmen ve öğrencilerin derse hazır bulunuşluk durumuna ilişkin görüşlerin nelerdir?
3) Cinsiyet değişkenine göre öğretmenlerin, vatan sevgisi ve yurttaşlık bilinci
oluşturmada lise coğrafya ders programının etkisine ilişkin görüşlerinde anlamlı bir farklılık var mıdır?
4) Cinsiyet değişkenine göre öğretmenlerin, vatan sevgisi ve yurttaşlık bilinci
oluşturmada lise coğrafya ders araç-gereçleri, öğretim yöntemleri, öğretmen ve öğrencilerin derse hazır bulunuşluk durumuna ilişkin görüşlerinde anlamlı bir farklılık var mıdır?
5) Eğitim durumu değişkenine göre öğretmenlerin, vatan sevgisi ve yurttaşlık
bilinci oluşturmada lise coğrafya ders programının etkisine ilişkin görüşlerinde anlamlı bir farklılık var mıdır?
6) Eğitim durumu değişkenine göre öğretmenlerin, vatan sevgisi ve yurttaşlık
bilinci oluşturmada lise coğrafya ders araç-gereçleri, öğretim yöntemleri, öğretmen ve öğrencilerin derse hazır bulunuşluk durumuna ilişkin görüşlerinde anlamlı bir farklılık var mıdır?
7) Öğretmenlerin, vatan sevgisi ve yurttaşlık bilinci oluşturmada lise coğrafya
ders programının etkisine ilişkin görüşlerinin çalıştıkları kurum değişkenine göre anlamlı bir fark var mıdır?
8) Öğretmenlerin, vatan sevgisi ve yurttaşlık bilinci oluşturmada lise coğrafya
ders araç-gereçleri, öğretim yöntemleri, öğretmen ve öğrencilerin derse hazır bulunuşluk durumuna ilişkin görüşlerinin çalıştıkları kurum değişkenine göre anlamlı bir fark var mıdır?
9) Öğretmenlerin, vatan sevgisi ve yurttaşlık bilinci oluşturmada lise coğrafya
ders programının etkisine ilişkin görüşlerinin kıdem değişkenine göre anlamlı bir fark var mıdır?
10) Öğretmenlerin, vatan sevgisi ve yurttaşlık bilinci oluşturmada lise coğrafya
ders araç-gereçleri, öğretim yöntemleri, öğretmen ve öğrencilerin derse hazır bulunuşluk durumuna ilişkin görüşlerinin kıdem değişkenine göre anlamlı bir fark var mıdır?
1.2.Araştırmanın Amacı
Öğrencilerde, vatan sevgisi ve yurttaşlık bilincinin oluşturulmasında lise coğrafya derslerinin yeri ve önemi ortaya çıkarmak, araştırmanın amacını oluşturmaktadır.
1. Coğrafya derslerinde öğrencilere, Türkiye’nin coğrafi konumu ve öneminin öğretilmesinin öğrencilerde vatan sevgisi duygusunu oluşturmaya etkisi var mıdır?
2. Türkiye’nin sahip olmuş olduğu bütün zenginliklerin öğretilmesi ve bu zenginliklere sahip çıkılması gerektiği bilincinin verilmesinde coğrafya derslerinin rolü nedir?
3. Çevre sorunlarını bilen ve bu konuda çözüm önerileri sunan bilinçli yurttaşların yetiştirilmesinde coğrafya derslerinin önemi nedir?
4. Okulun ve sınıfın fiziki koşulları, ders-araç gereçleri, derslerde öğretmenlerin kullandıkları yöntem ve tekniklerin coğrafya derslerinde vatan sevgisi ve yurttaşlık bilinci oluşturmaya etkisi var mıdır?
5. Coğrafya öğretmenlerinin, cinsiyet, eğitim durumu, çalıştığı kurum ve meslekî kıdemi, coğrafya derslerinde vatan sevgisi ve yurttaşlık bilinci geliştirmeye etkisi var mıdır?
1.3. Araştırmanın Önemi
Her milletin bir arada yaşamasını sağlayan temel değerler, o milletin tarih sahnesinde var olmasını sağlamakta, toplumsal birlik ve beraberliğini oluşturmaktadır. Tarihine, diline ve vatanına sahip çıkmak, onu her türlü tehlikelere karşı korumak ve bu değerleri gelecek nesillere bırakmak insanların yurduna karşı olan en temel vazifesidir.
Bireyin milliyet düşüncesinin veya millî kimliğinin oluşmasında en az diğer faktörler kadar coğrafyanın kimlik kazanmış hali olan vatan kavramının geldiğini ifade etmek gerekir. Vatan sevgisinin, yurttaşlık bilincinin ve millî kimliğin kazandırılması ve kökleşmesinde etkili olan coğrafya dersleri geçmişte olduğu gibi günümüzde de önemini korumakta ve gittikçede bu önemini arttırmaktadır.
Bu araştırma, coğrafya dersinin vatanı seven, yurttaşlık bilincine sahip bireylerin yetişmesindeki etkili olup olmadığını belirtmesi açısından önem
taşımaktadır. Ayrıca bu araştırma bu konuyla ilgili ve bu yöntemle yapılan araştırmaların ilkini oluşturmakta olup araştırma sonucunda ortaya çıkan sonuçlar coğrafya eğitimi ile ilgili daha sonra yapılacak çalışmalara da yol gösterecektir.
1.4. Varsayımlar
1. Araştırma örneklemini oluşturan Ankara ili merkez ilçesine bağlı Altındağ, Çankaya, Etimesgut, Mamak, Keçiören, Sincan ve Yenimahalle ilçelerindeki random yoluyla seçilen 135 coğrafya öğretmeni, vatan sevgisi ve yurttaşlık bilinci geliştirmede coğrafya derslerinin yerinin değerlendirilmesi amacıyla geliştirilen anketi yansız olarak cevaplamışlardır.
2. Araştırmada kullanılan ölçme aracının (anketin) kapsam geçerliliği ve güvenirliği konusunda başvurulan uzman kanısı yeterlidir.
1.5. Sınırlılıklar
Araştırmanın sınırlılıkları şunlardır;
1. Araştırma evrenini; Ankara il merkezindeki 2006–2007 eğitim-öğretim dönemindeki resmi liselerde görevli coğrafya öğretmenleri oluşturmaktadır. Bütün bu okullardaki coğrafya öğretmenlerine ulaşmak, hem maddi hem de zaman açısından mümkün olamayacağından örneklem grubu; Ankara il merkezindeki Altındağ, Çankaya, Etimesgut, Mamak, Keçiören, Sincan ve Yenimahalle ilçelerindeki random yoluyla seçilen 50 adet resmi lisede görevli 135 coğrafya öğretmeni ile sınırlı tutulmuştur. Anket sonucunda elde edilen sonuçlar diğer coğrafya öğretmenlerine örneklem gurubu ile benzerlikleri oranında genellenebilir.
2. Coğrafya öğretmenlerinin vatan sevgisi ve yurttaşlık bilinci geliştirmede lise coğrafya derslerinin yerinin değerlendirilmesi, ankette yer alan sorulara verilen cevaplarla sınırlıdır.
3. Coğrafya öğretimiyle ilgili bu konuda herhangi bir araştırmanın olmaması nedeni ile çalışma, literatür taraması ve anket uygulaması sonucu elde edilen verilerin ilişkilendirilmesi ile sınırlıdır.
1.6. Tanımlar
Coğrafya: Doğal ortamın çeşitli özelliklerini, doğal ortam ile insanlar
arasındaki karşılıklı etkileşimi ve bu etkileşim sonucu ortaya çıkan, insanların beşerî ve ekonomik faaliyetlerini konu edinen bilimdir (Şahin,2002)
Çevre: Canlıların içinde yaşadığı, hayati bağlarla bağlı oldukları, çeşitli şekillerde etkiledikleri ve etkilendikleri bir ortamdır ( Yıldız ve Diğ., 2005:14)
Devlet: Toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet
veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlık (TDK Sözlüğü, 1998:573). Tarihi süreç içersinde şekillenen, belli bir toprak üzerinde bulunan ve belli bir nüfusa hitap ve hükmeden, hukuk kurallarına göre yapılanmış ve bu kurallara göre yönetilen, kendi üzerinde herhangi bir otoritenin olmadığı, egemen bir örgütlenme olarak tanımlanabilir ( Karabağ, 2002:12).
Eğitim: İnsanların, toplum yaşayışında yerlerini almaları için gerekli bilgi,
beceri anlayışları elde etmelerine, kişiliklerini geliştirmelerine yardım etme (TDK Sözlüğü, 1998:677).
Eğitim, bireyin davranışlarında, kendi yaşantısı yoluyla ve kasıtlı olarak yapılan değişiklerin tümüdür (Fidan ve Erden, 2001:13).
Orta Öğretim: Temel eğitime dayalı, en az üç yıllık öğrenim veren genel;
Öğretim: Belli bir amaca göre gereken bilgileri verme işi, tedris, tedrisat,
talim (TDK Sözlüğü, 1998).
Bireyin yaşamı boyunca süren eğitimin bir kısmı okulda ya da sınıf ortamında planlı ve programlı bir biçimde yürütülmektedir. Bu kesite öğretim denilmektedir (Küçükahmet, 1997:1).
Ülke: Bir devletin egemenlik altında bulunan topraklarının tümü
(Güngördü,2006:i).
Yurt (Vatan): Bir halkın üzerinde yaşadığı, kültürünü oluşturduğu toprak
parçası, vatan (TDK Sözlüğü, 1998:2473).
Devletin vazgeçilmez oluşturucu öğelerinden birisi de onun toprağı yani vatanıdır. Diğer devletlerle olan egemenlik alanının saptanması ve kendi yurttaşlarının yaşam alanlarının belirlenmesi bakımından bir devletin ülkesi önemlidir. Ülke devleti meydana getiren topluluğun doğal çevresini, egemenliğin alanını ve sınırlarını belirler. Bu alan toprakla sınırlı değildir; deniz, göl, akarsu ve hava gibi diğer fiziki koşulları da kapsar (Gözübüyük, 2002:15).
Yurttaş (Vatandaş) : Yurtları veya yurt duyguları bir olanlardan her biri,
yurttaş (TDK Sözlüğü, 1998:2473).
Yurttaşlık (Vatandaşlık): Yurttaş olma, bir yurtta doğup büyüme veya
yaşamış olma durumudur ( TDK Sözlüğü, 1998:2473).
Bireyi, toplumun yeterli ve yetenekli bir üyesi olarak, hukuksal, siyasal, kültürel ve ekonomik bir dizi uygulamanın sonucudur (Gündüz, 2002:6).
Yurttaşlık bilgisi: Devlet ve hükümet kuruluşlarını, yurttaşlık hak ve
1.7. İlgili Araştırmalar
Araştırma konusu ile ilgili aynı amaçta başka bir çalışma Türkiye’de yapılmamıştır. Ancak çeşitli kaynaklarda coğrafya eğitiminin işlevi ve önemi üzerinde durulmuştur. Özellikle öğrencilerin vatanını seven, yurttaşlık bilincine sahip bireyler olarak yetişmesi için, iyi bir coğrafî bilgiye sahip olmaları gerektiği belirtilmiştir. Konuyla ilgilisi olan bazı kaynaklar aşağıda belirtilmiştir.
Doğanay (2002) “Coğrafya Öğretim Yöntemleri” adlı eserinde coğrafya derslerinde öğretmenlerin kullanması gereken öğretim ilke ve yöntemleri, coğrafya derslerindeki araç-gereçlerin neler olduğu ve bunların kullanım alanları hakkında bilgiler vermiştir. Eserde orta öğretimde coğrafya eğitiminin amaç ve hedefleri belirtmiş ayrıca insanlara yurt sevgisi verilmesinde coğrafya derslerinin önemi üzerinde durmuştur.
Arık (1992) “Türk Milliyetçiliği” adlı eserinde “Coğrafyadan Vatana” bölümünde, sınırları belirli bir coğrafî alanın vatan olarak kabul edilebilmesi için gerekli şartların neler olduğunu üzerinde durmuştur. Eserde, vatan denilen coğrafyanın sadece toprak parçasından ibaret olmadığını, coğrafyanın vatan sayılması için insanların kültürleri ile o bölgede yaşaması gerektiği ve gerektiğinde de canıyla bile olsa o toprağı koruyarak kutsallaştırması gerektiği üzerinde durmuştur. Ayrıca Anadolu’nun Türk vatanı oluşunda Türk milletinin başından geçen olaylar hakkında bilgilere yer vermiştir.
Kunter (2006) “ Askeri Birliklerde Erbaş ve Erlerin Yurt Sevgisi Üzerine Bir Araştırma” adlı yayınlanmamış araştırmasında, Türk Silahlı Kuvvetleri’nde verilmekte olan “Yurt Sevgisi” eğitiminin verim düzeyinin incelenmesi, söz konusu eğitimi alan personelin eğitim durumu, memleketi, mesleği vb. faktörlerin eğitimi algılama düzeylerine ne ölçüde etki yaptığını belirlemeye çalışmıştır. Ayrıca araştırmasında yurt sevgisinin ne demek olduğu ve nasıl verilmesi gerektiği konusunda açıklamalarda bulunmuştur.
Yıldırım (2006) “Türk Silahlı Kuvvetleri’nde Vatandaşlık Bilinci ve Vatan Sevgisi Eğitiminin Analizi” adlı yayınlanmamış araştırmasına, askerdeki er ve erbaşların vatan sevgisi ve vatandaşlık bilinci konusundaki eğitim durumlarını araştırmıştır. Araştırmasında ayrıca vatan, vatan sevgisi, vatandaşlık bilinci ve vatandaşlık eğitimi üzerinde durmuştur. Araştırmasında çeşitli ülkelerdeki vatandaşlık eğitimlerinin nasıl olduğuna yönelik bilgilere de yer vermiştir. Yaptığı araştırmayla vatan sevgisi ve vatandaşlık bilinci geliştirmeye yönelik askeriyede verilmekte olan “Vatan Sevgisi Eğitimi”ne katkı sağlamayı planlamıştır.
Aksoy (2003) “Milli Kimliğin Kazandırılmasında Coğrafyanın Önemi” adlı makalesinde, kimlik ve milli kimlik kavramlarından bahsetmiştir. Ayrıca milli kimliğin kazandırılmasında coğrafyanın öneminden bahsederek vatan ve vatan sevgisinin önemine vurgu yapmıştır. Ayrıca vatanını seven, bilinçli yurttaşların yetişmesi için coğrafya eğitiminin gerekli olduğunu belirtmiştir.
BÖLÜM II
KAVRAMSAL ÇERÇEVE
Yurt sevgisini insanlara aşılamakta etkili olan coğrafya derslerinin önemini anlayabilmek için öncelikle vatan (yurt), vatan sevgisi ve yurttaş kavramları hakkında bilgi sahibi olmak gerekir.
Bir milletin üzerinde yaşadığı toprak parçası yurt adını alır. Bu toprak parçası, antlaşmayla çizilmiş sınırlarla komşularından ayrılır. Yurt, bir milletin en önemli varlığıdır. Çünkü yurdu başka devletlerin eline geçen bir millet, bağımsızlığını kaybeder.
Günümüzde vatan kavramının birçok tanımı yapılmaktadır. Karataş vatanı, “aynı soydan gelen veya aynı dili konuşanların, bir başka deyişle aynı kültüre bağlı olanların veya aynı hukuk sistemine tabi bulunanların birlikte yaşadığı, özel bir toprak parçası” olarak tanımlamaktadır (Karataş.2002:10). Türkçe karşılığı yurt olan vatanın ne olduğu, Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nın “yurt sevgisi” isimli yayınında şöyle ifade edilmektedir:
“Vatan; devletin hakimiyet alanı ve sınırlarını meydana getiren toprak parçasıdır. Kültürel ve amaç birliği içinde ortak bağlara sahip olan insanlar böyle bir ortaklığı belirli bir toprak parçası üzerinde yaşar. Vatan işte bu ortaklığın gerçekleştiği yerdir”(KKK.2003:97).
Vatan, aynı kültürün yaşandığı, ortak tarihin oluşturulduğu, üzerinde insanların çeşitli ihtiyaçlarını giderdiği sınırları belli olan ve gerektiğinde üzerinde yaşayanların canlarını verdikleri kutsal bir topraktır (Arık,1992:13).
İnsanlar fert olarak bir eve, oturacakları bir yuvaya muhtaç oldukları gibi millet olarak da bir vatana muhtaçtırlar. Evsiz barksız insanların dünyada huzur içersinde yaşamları mümkün olmadığı gibi, vatansız insanların da huzur ve saadet içersinde yaşamaları mümkün değildir. İnsanların doğup büyüdüğü ve hayatının önemli bir kısmını geçirdiği evleri o kişiler için sadece bir beton yığını olmaktan ayrı bir önem taşır. Komşularıyla bir aile gibi yaşarlar. Yurt da böyledir. Aynı yurtta uzun süre birlikte yaşayan insanlar yurtlarını sadece toprak olarak görmezler ve ona da farklı bir gözle bakarlar. O yurtta yaşayan diğer insanları kendilerine yakın hissederler. O yurda ve insanlara bağlanırlar.
Devletin sınırları belirli toprağına vatan denilmesine rağmen vatan, maddi olduğu kadar manevi bir anlam da taşımaktadır. Vatan sadece toprak parçası değildir. Onu önemli kılan kutsal oluşudur. Bir toprak parçasının vatan olabilmesi için, tarihe geçmiş fedakârlıklar yapılmış olması gerekir.
Bir başka ifadeyle vatan, gelişi güzel bir toprak parçası olmayıp, baştan sona fethedilmiş, elde etmek ve korumak için uğruna asırlarca can verilmiş, büyük fatihler, büyük cihangirler ve büyük komutanlar komutasında ve büyük ülküler yolunda, bağrına ve sınırlarına binlerce ecdat gömülmüş bir topraktır (Gn.Kur.Baş.lığı, 2001:281).
Vatan, üzerinde yaşayanlara atalarından kalan mirastır. Tarih, vatanın sürekliliği için canını ve malını vermekten kaçınmayan örneklerle doludur. Vatan sevgisi, Türk toplumunda tarih ve gelenek ile değerlerin beslendiği bir toplumsal iklimdir. Vatan sevgisi özünde işte bu coğrafya ve yurt parçası yer alır (KKK, 2003:97). Şüphesiz bir toprak parçasının bir coğrafyanın “Vatanlaşması” önemlidir. Vatan kavramı bu topraklara sahip olmanın yanında, onun milli kültür değerleri ve medeniyet eserleri ile süslenmesi ile olanaklıdır. Ülke üzerinde yaratılan eserler ve kültürel değerler, adeta, bu toprakların vatanlaştırıldığını gösteren “Tapu Senetleri” gibidir (ATESE Başkanlığı,2001:5).
Tarih içinde çeşitli toplumlar değişik felaketlere maruz kalarak vatanları için fedakârlıkta bulunmuştur. Bazıları savaşı, bazıları açlık ve sefaleti, bazıları işkence ve zulmü en büyük felaket olarak kabul ederken, Türk milleti ise vatanının elden çıkmasını, vatansızlığı en büyük felaket olarak kabul etmiştir. “Toprak milletin köküdür; onu nasıl verebilirim” diyen Büyük Hun hükümdarı Mete Han (M.Ö. 209-174) bu gerçeği dile getirirken, ondan binlerce yıl sonra Anadolu’da yine bir Türk devletinin kuruluşu için mücadele eden Mustafa Kemal, 21-22 Haziran 1919 tarihinde çeşitli illere gönderdiği Amasya Tamimi’nde “Vatanın bütünlüğü, milletin istiklâli tehlikededir...” demekte, yine Ağustos 1921’de Sakarya Meydan Savaşı’nın en kanlı olduğu bir devrede, “Hattı Müdafaa yoktur. Sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı, vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça, terk olunamaz...” emrini vererek, kutsal toprakların üzerinde yaşayan insanların kanından daha kutsal olduğunu, ancak ölümden sonra başkasına verebileceğini belirterek, Türk milleti için vatanın ne denli önemli ve mübarek olduğunu bir kere daha ifade etmiştir (Özdemir, 1989:182).
Milletler yurtlarını ne pahasına olursa olsun düşmanlarına karşı savunmuştur. Türk yurdu, Türk milleti için her zaman çok önemli olmuştur. Çünkü ataları yıllarca bu topraklar üzerinde yaşamıştır. Atatürk, “Türklerin vatan sevgisi ile dolu olan göğüsleri düşmanın ihtiraslarına karşı demirden bir duvar gibidir” (Gn. Kur. Baş.lığı 2001:7) diyerek Türklerin bu topraklar uğruna ölümü seve seve göze aldığını belirtmiştir. Bu alanda en güzel örnekler Türk Milleti’nde ve Türk tarihinde vardır. Şair Mithat Cemal KUNTAY’da bunu şu mısralarda ölümsüzleştirmiştir:
Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır, Toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır.
Her millet için, vatan mukaddes ve kıymetlidir. Fakat Türk milleti için vatan çok daha başka anlamlar ifade eder. Yılmaz’ın (2002) şu mısraları bunu en güzel şekilde ifade etmektedir:
Vatan namusumdur, düşman ayağı bastırmam, Al bayrağımın yerine paçavralar astırmam...
Yaşamaktansa üstünde bir gün istiklâlsiz, Yatarım altında ebediyen kefensiz...
Ya benim olur sonsuza kadar ya da...
Olamaz asla! Hiç kimsenin bu dünyada. (Yılmaz, 2002:1007).
Yukarıdaki dizelerden de anlaşıldığı gibi Türk Milleti için vatan, namus meselesi olarak görülmüş ve yurtlarını düşman işgaline uğratmamak için canla başla savaşmışlardır. İşte kişilerin vatana olan sevgisini arttırmak ve bu sevginin devamını sağlamak için coğrafî bilgiler çok önemlidir. İnsanların canını seve seve feda ettiği vatanın doğal, tarihî, kültürel vb özellikleri coğrafya derslerinde öğrenilebilir. Bunun için coğrafya dersleri çok önemli bir derstir.
Yurt sevgisi, üzerinde yaşanan vatanın parçasının her türlü imkânından yararlanırken onu korumayı, ulusal bütünlüğünü yaşatmayı ve gerekirse uğruna seve seve can verilmesini ifade eder. Atatürk yurt sevgisini ifade ederken “Gerektiği zaman vatanın bir tek fert gibi yekpare azim ve karar ile çalışmasını bilen millet elbette büyük bir istikbale layık ve aday bir millettir” demektedir (Gn. Kur.Baş.lığı, 2001:7).
Vatan sevgisi, bir insanın kendisinden başlayarak ailesine, çevresine, mesleğine ve çalıştığı kurumu, ülkesini ve insanlarını, doğasını ve bütün dünyanın farkında olması, anlamlı ve değerli kılmasıdır. İnsanların çevresini, içinde bulunduğu doğayı tanıması da coğrafya eğitimi ile olmaktadır
Aksoy’un ifadesiyle “Vatan sevgisi duygusunun gelişip kökleşmesinde esas kaynak coğrafya öğretimidir. Millî değerlerin oluşması, bir milletin varlığına, milletin varlığı ise, bir yurdun varlığına bağlıdır. Vatan coğrafyanın kendisidir”(Aksoy,2003:58). Vatan sevgisinin kaynağı olan coğrafya eğitiminin temelleri de liselerde görülen coğrafya dersleriyle atılmaktadır.
Coğrafî özellikleri coğrafya derslerinde öğrenilen Türk vatanı, üzerinde yaşanılan, rastgele bir toprak parçası değildir. Onun bir karışından bile vazgeçmek, devletin bağımsızlığından ve milli egemenliğinden vazgeçmek demektir. Her yanı
tarihi ve doğal güzelliklerle dolu olan Türk vatanının ne kadar kutsal ve güzel bir coğrafyadan ibaret olduğu coğrafya derslerinde insanlara aşılanmaktadır.
Coğrafya dersleri insanlara sadece vatanının doğal, ekonomik, tarihi ve kültürel özelliklerini tanıtmakla kalmaz aycıca bu güzelliklerin nasıl korunması gerektiğini de öğretir. Coğrafi bilinç kazanmış olan bireylerde vatan bilinci de gelişmiştir. Coğrafya ile insan, ülkesinin dünya üzerindeki yerini, sınırlarını, kapladığı alanı, yeryüzü şekillerini, nüfusunu, yeraltı ve yer üstü zenginliklerini öğrenir. İnsan yurdunu tanıdıkça, iklim, yer şekilleri ve doğal zenginlikler bakımından dünyanın en güzel ülkesi olduğunu kavrar. Böylece yurduna olan sevgisi daha da artmış olur.
Türk yurdu, bir bütün olarak çeşitli kültürel ve coğrafî özellikleriyle yetişmekte olan genç nesle tanıtılmaz ise, kişilerin karakterlerinde veya millî kimliklerinde eksiklikler olacağı için onlardan vatan için ileriye dönük bir takım fedakârlıklar beklenemez. Çünkü bireyler vatanını iyi tanıdığı zaman vatanı uğrunda fedakârlıklara katlanır. Türk Millî Eğitim siteminde ortaokul coğrafya programına bakıldığında, 1968’den itibaren coğrafya öğretiminin amaçları arasında “öğrencilere yakın çevresinden başlanarak, yurdunu ve yurttaşlarını tanıtmak, onlara milliyet, vatan ve insanlık duygularını aşılamak, bu duyguları kökleştirmek” ifadesinin yer aldığı görülmektedir (Doğanay, 1993:133). Bu ifadelerden anlaşılan o ki millî kimliğin temel unsuru olan yurt veya vatan duygusunun coğrafya ile özdeşleşmesi ya da coğrafya sayesinde kazanılmasıdır.
Vatan kavramı hemen ardından vatandaşlık kavramını ortaya çıkarmaktadır. “Vatandaşlık” teriminin sözlük anlamı; başka insanlarla aynı vatandan olmadır. Siyasi anlamda ise bağımsız bir devlete mensup olmaya “vatandaşlık” denir. Sözcüğün Türkçesi yurttaşlıktır. Devletin unsurlarında biri olan milleti meydana getiren fertlere “vatandaş” denir. Bir hukuk terimi olarak vatandaşlık (yurttaşlık); bir kişiyi (bireyi) devlete bağlayan bağdır. Böyle bir bağla devletine bağlanan kişiye “vatandaş” ya da “yurttaş” denir (Altunya,2003:1).
Kimlerin vatandaş olacağı yasalarda belirtmiştir. 1924 Anayasasında “Türkiye’de, din ve ırk ayırt edilmeksizin vatandaşlık bakımından herkese Türk denir” (Altunya,2003:2). 11.2.1964 tarih ve 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu’na göre vatandaşlık, üç biçimde kazanılır:
Yasalara uygun olarak evlenmiş çiftlerden olan çocukların nüfus kütüğüne kayıt edilmesi ile (m. 2),
Türkiye’de doğduğu halde kimsesiz kalan çocukların bir Türk tarafından yasalara göre evlat edinilmesi (m. 6),
Yabancıların ya da daha önce Türk vatandaşlığı hakkını kaybedenlerin Bakanlar Kurulu kararı ile yeniden Türk vatandaşlığına alınması ile (m. 10, 11 ve12) (Altunya,2003:3).
1982 Anayasası’nda, 2001’de yapılan değişiklikle kimlerin “Türk” sayılacağı, yasaya bırakılmıştır. Bu anayasanın vatandaşlık konusunda getirdiği son düzenleme şöyledir:
Türk Devleti’ne vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk’tür. Türk babanın veya Türk ananın çocuğu Türk’tür.
Vatandaşlık, kanunun gösterdiği şartlarla kazanılır ve ancak kanunda belirtilen hallerde kaybedilir.
Hiçbir Türk, vatana bağlılıkla bağdaşmayan bir eylemde bulunmadıkça vatandaşlıktan çıkarılamaz.
Vatandaşlıktan çıkarma ile ilgili karar ve işlemlere karşı yargı yolu kapatılamaz”( 2001’de değ. M.66) (Altunya,2003:3).
Yurttaşlık, bireye bir dizi hak ve ödevler içeren hukuki bir statü sağlar. Devletin yasaları ile belirlenen yurttaşlık, yalnızca yasal ve anayasal bir kavram değildir. Bireyin yaşadığı toplumun içinde yer alma durumunu ve politik iktidarla ilişki biçimini içerir. Bir başka deyişle yurttaşlık, belirli bir yaşama, düşünme ve inanma biçimine katılmayı içerir. İnsan “Belirli bir kültüre (yaşam ve düşünme biçimine) katılımıyla yurttaştır” (Bilgin,1998:147). Yukarıdaki bilgile de gösteriyor ki yurttaşlık devletin güvencesiyle korunmaktadır.
Toplum ve vatandaş, devamlılıkları için birbirine ihtiyaç duyan iki yakın kavramdır. Toplumun vatandaşlına karşı görevleri yanında, toplumsal yaşamın devamı vatandaşların üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmelerine ve iyi birer vatandaş olmalarına bağlıdır (Karataş, 2002:10
Bilinç, insanların yaşadıklarının farkında olması durumudur. Yurttaşlık bilinci ise; haklarının ve görevlerinin farkında olmasıdır. Yurttaşlık bilincine sahip olan bireylerin devlete ve topluma karşı bazı sorumlulukları vardır. Bu sorumluluklar da yurttaşlık eğitimi almak ile öğrenilebilir.
Türkiye’de vatandaşlık eğitimi, Osmanlı devletinden itibaren günümüze kadar çeşitli adlar altında verilmiştir. Bu eğitimin amacı iyi yurttaş yetiştirmektir. Cumhuriyetin ilanından sonra bu amaca hizmet etmek için Atatürk “Vatandaş İçin Medeni Bilgiler” adlı kitabı kaleme almıştır. “Tevhid-i Tedrisat Kanunu” (Eğitim Birliği Yasası)’nun kabulünden hemen sonra, yapılan program değişiklikleri ile ilk ve ortaokullarla, ilk öğretmen okullarında, “Vatandaşlık Bilgisi” (Malûmat-ı Vataniye) dersleri konmuştur. “Yurttaşlık Bilgisi” dersi 1970’de adı kaldırılarak konuları Sosyal Bilgiler programına eklenirken 1998 yılında da “Vatandaşlık ve İnsan Hakları Eğitimi” adını almıştır (Altunya, 2003:5).
Özetle, Cumhuriyetin ilanından günümüze kadar her kademede gösterilen vatandaşlık eğitiminin amacını; “Türkiye Cumhuriyeti’nin benimsediği temel değerlere bağlı, onları koruyup geliştiren, toplum içindeki hak ve yükümlülüklerini bilen yurttaş yetiştirmektir” şeklinde ifade edilmektedir.
Coğrafya öğretmenleri de, coğrafya derslerinde öğrencilere öğrettikleri bilgiler ışığında yukarıdaki açıklanan yurttaş kimliğine katkı yapmaktadır. Zaten coğrafya dersinin amaçları incelendiğinde görüleceği gibi coğrafya dersleri, tasarruflu, çevre sorunlarına karşı duyarlı, bulunduğu mekânı doğru şekilde kullanan, yurdunun sahip olduğu doğal, beşerî ve kültürel özelliklere sahip çıkan, ülkesinde ve dünyada meydana gelen coğrafî olaylara karşı bilinçli, yurdunu seven ve sorumluluğunu bilen kişilerin yetiştirilmesine yardımcı olmaktadır.
2.1. Coğrafya Eğitiminin Bilinçli Yurttaş Yetiştirmedeki Yeri ve Önemi
Öğrencilerin devletine, milletine bağlı, yurdunu seven ve sorumluluğunu bilen, bilinçli yurttaşlar olarak yetişmesinde coğrafya dersi çok önemlidir. Coğrafya dersinin önemi hakkında coğrafya öğretim programında şu ifadelere yer verilmektedir:
“Coğrafya, öğrencilerin yaşadığı alanı ve dünyayı anlamalarını ve anlamlandırmalarını sağlayan bir içeriğe sahip olmasından dolayı önemli bir disiplindir. Çünkü insanların mekânsal algıları, yaşadıkları alanın konum özellikleri ile doğrudan ilgilidir. 21. yüzyıl Türk insanının siyasal, ekonomik ve kültürel sistem ile ekolojik gelişmeleri anlaması, bunlarla etkileşiminde uyumlu ve bilinçli adımlar atabilmesi için coğrafya eğitimine ihtiyaç vardır. Hızla artan teknolojik gelişmeler, özellikle bilgi-iletişim alanlarında yaşanan hızlı değişim, yerel, bölgesel, ulusal ve küresel etkileşimleri artırmıştır. Bu anlamda, bazı coğrafî çalışmalarda ifade edildiği gibi “zaman-mekân yakınlaşması” yaşanmaktadır. Yerel, bölgesel, ulusal ve küresel ölçekteki etkileşimler sadece beşerî süreçler açısından değil, doğal süreçler açısından da söz konusudur. Dünyanın herhangi bir yerinde oluşan çevresel bozulma, farklı ölçeklerde olmakla birlikte, dünyanın birçok yerinde etkisini hissettirebilmektedir. Bu bozulmalar ekosistemlerin işleyiş düzenini değiştirerek çevresel sorunlara yol açmakta ve tüm dünyayı etkilemektedir. Coğrafya tüm bu özelliklerinden dolayı günlük hayatla kolayca ilişkilendirilebilir niteliktedir”(MEB,2005)
Yeryüzünü daha iyi tanımaya yardımcı olan coğrafya, bütün doğal olayların meydana geldiği ve başta insan olmak üzere bütün canlıların yaşamına olanak sağlayan çevre ile de ilgilenmektedir. Çünkü çevredeki canlı ve cansız varlıklarla insanlar arasındaki etkileşim, coğrafyanın konusudur. Çevrenin doğal ve kültürel elemanları ise coğrafya derslerinde verilmektedir.
Çevre sorunlarını öğrenmede ve önlemler almada ilk önce etkili olacak şey muhakkak eğitimdir. Bilinçsiz bir toplum; canlıları tüketir, havayı, suyu kirletip dünyayı sadece kendisinin kullanacağını, kendisinden sonra gelenlerin kullanmayacağını zannetmektedir. Çevrenin nasıl kullanılması gerektiği konusunda insanların eğitilmesi gerekmektedir. Bu konuda da coğrafya eğitimi insanların bilinç kazanmasına yardımcı olmaktadır. Sekin’in (2001) belirttiği gibi “bugün, çoğu devlet, dünya vatandaşı yetiştirmeyi amaçlamıştır. Bu amaçla da daha çok her canlının içinde bulunduğu çevre ile ilgili konulara ders kitaplarında daha fazla yer vermişlerdir. Çevreye daha duyarlı ve bilinçli bir neslin yetişmesi için, coğrafî
olaylarla insan ilişkisini ön planda tutan, çevre ağılıklı konular ders programlarını oluşturmaktadır” (Sekin, 2001:53).
Ülkemizde de bu konuyla bağlantılı olarak yeni hazırlanan coğrafya programında çevre konularına daha ağırlık verilerek öğrencilerin çevre bilinci kazanmaları sağlanmıştır. Öğrencilerin yaşadıkları alandan başlayarak ülkemiz ve dünyayla ilgili coğrafî bilinç kazanmalarına ilişkin öğretim programında şu hususlara yer verilmiştir:
Doğa ve insana ait unsurları anlayarak mekânı doğru ve etkin kullanan, İnsan ve doğa arasındaki karşılıklı etkileşimi fark eden,
Çevre kalitesine önem vererek geleceği düşünen, Millî değerlere bağlı, vatanını koruyan,
Dünyanın ve insanlığın korunmasına yönelik sorumluluk duygusuna sahip, Coğrafî bilgi ve becerileri kullanarak doğa ve insana ait değerleri geleceğe
taşıma stratejileri geliştiren ve uygulayan,
İnsan ve doğa süreçleriyle oluşan ekolojik, ekonomik, sosyal ve politik ilişkileri; dünya genelindeki insanlar, yerler ve çevrelerin birbirleriyle olan etkileşimini anlayan, bireyler yetiştirmek (Coğrafya Dersi Öğretim Programı ve Kılavuzu, 2005: 15-16).
İnsanların çevrelerinde meydana gelen doğal olaylara karşı duyarlı hale gelmesi, çevresinde oluşan coğrafi olayların başta yakın çevresi olmak üzere tüm dünyaya etkilerini bilmesi gerekmektedir. Bu konuda coğrafya dersleri insanların bilinçlenmelerine katkı sağlamaktadır. Yaşanılabilir bir dünya için insanoğlunun doğayla uyumlu hareket etmesi gerektiği herkes tarafından kabul gören bir gerçektir. Doğal afetler başta olmak üzere çevre sorunları günümüzde son derece önemli konulardır. Bunun için “doğaya duyarlı ve bilinçli insan yetiştirmek” coğrafya dersinin temel amaçlarından birini oluşturmuştur. Coğrafya Dersi Öğretim Programı ve Kılavuzu, 2005: 15). Ülkemizde de çevreye gereken önemin verilebilmesi ve dünyanın geçmişten gelen bir miras değil, korunması gereken bir miras olduğunun öğretilmesi aşamasında coğrafya derslerine ve öğretmenlerine büyük görevler düşmektedir.
Coğrafya eğitimi insanların sadece çevre hakkında bilgilenmesini değil, aynı zamanda çevrenin korunup, geliştirilmesinde etkili olacak tutum ve davranışları da kazandırmaktadır. Bireyin çevre ile ilişkileri, çevre bilincinin oluşup oluşmamasıyla ilgilidir. “Bireyin aldığı formel ve informel eğitim bu bilincin oluşmasında birinci sırada gelmektedir. Çevrenin bireyin doğrudan doğruya kendi hayatını ilgilendirdiği için gereklidir. Çevrenin korunması ve geliştirilmesi, ilk önce sevgiye dayalı olmakla birlikte, bilimsel çalışmaları da ihmal etmemek gerekir. Çevreyi korumak için başta aile olmak üzere okullarda bunun eğitimi verilmesi gerekir. Bireylere çocukluk çağından itibaren çevre bilinci aşılanmalı, çevrenin insan için önemi kavratılmalı ve çevrenin korunması gerektiği öğretilmelidir” (Yılmaz,2002:44–45). Doğal çevreyi ve bu çevre ile insan etkileşimini inceleyen bir bilim olan coğrafya eğitimi ile bu konularda öğrencilerin bilinçlenmeleri sağlanmaktadır.
İnsan ile çevre arasındaki ilişkinin iyi anlaşılabilmesi coğrafya eğitimi almış insanların artmasına bağlıdır (Efe, 1996:135). Çünkü insanoğlu var olduğu günden bu yana hem çevreyi etkilemiş hem de çevreden etkilenmiştir. Örneğin, hızlı nüfus artışı ve denetimsiz kentleşme, şehirlerdeki hava kirliliği, akarsulardaki kirlenme, tatlı su kaynaklarının dağılım ve tüketimindeki etkinsizlik, küresel ısınma, doğal yaşamın kaybolmaya başlaması, karbondioksit gazının artması sonucu oluşan iklim değişikliği, ozon tabakasının incelmesi, gazların oluşturduğu sera etkisi ve asit yağmurları, suların kimyasal atıklar sonucunda kirletilmesi, bitki ve hayvan türlerinin yok olmaya başlaması, nükleer kirlenmeler, yeşil alanların tahrip edilip çölleşmenin artması günümüzde söz konusu olan başlıca çevre sorunlarıdır. Bu tür çevre sorunlarının olmaması veya asgari seviyeye indirilebilmesi coğrafî bilince sahip kişilerin çokluğuna bağlıdır. Bu bilinç de coğrafya derslerinde insanlara kazandırılmaya çalışılmaktadır.
Çevre sorunlarıyla mücadelede ve çevre eğitiminin amacına ulaşmasında daha önce de belirtildiği gibi, geniş kitlelere ulaşmak önemlidir. Geniş kitlelere ulaşmanın yolu ise ilköğretimden başlayarak konuyu işlemek, bunu coğrafya dersi arcılığı ile bütün eğitim ve öğretim sürecince gündemde tutmak ve toplumu bu yolla bilinçlendirmekten geçmektedir. Çevre ve insan etkileşimi üzerinde önemle duran