• Sonuç bulunamadı

PDÖ Yöntemiyle Eğitim Gören Hemşirelik Öğrencilerinin Empatik Eğilim Ve Becerilerinin İncelenmesi

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "PDÖ Yöntemiyle Eğitim Gören Hemşirelik Öğrencilerinin Empatik Eğilim Ve Becerilerinin İncelenmesi"

Copied!
7
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

11

PDÖ YÖNTEMİYLE EĞİTİM GÖREN HEMŞİRELİK ÖĞRENCİLERİNİN EMPATİK

EĞİLİM VE BECERİLERİNİN İNCELENMESİ

Samiye METE *, Emine GERÇEK **

ÖZET

Empati, kişilerarası ilişkilerin geliştirilmesinde en önemli unsurdur. Araştırma, Hemşirelik Yüksekokulu öğrencilerinin empatik eğilim ve becerilerine Probleme Dayalı Öğrenim (PDÖ) yönteminin etkisini incelemek amacıyla tanımlayıcı olarak yapılmıştır. Araştırmaya 2003-2004 eğitim-öğretim yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu’nda öğrenim gören toplam 192 öğrenci katılmıştır.

Araştırmada öğrencilerin sosyo-demografik özelliklerini belirlemek amacıyla Tanıtıcı Bilgi Formu, empatik eğilim ve becerilerini değerlendirmek için Dökmen (1994) tarafından geliştirilen Empatik Eğilim (EE) ve Empatik Beceri (EB) ölçekleri kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde Tek Yönlü Varyans Analizi ve Tukey HSD testi uygulanmıştır.

Empatik Eğilim puan ortalamaları birinci sınıf öğrencilerinde X=74.19±8.26, ikinci sınıf öğrencilerinde X=74.95±7.11, üçüncü sınıf öğrencilerinde X=72.85±6.47 ve dördüncü sınıf öğrencilerinde X=76.63±7.53 olarak bulunmuştur. Öğrencilerinin sınıflara göre empatik beceri puan ortalamaları ise birinci sınıfta X=130.78±18.66, ikinci sınıfta X=170.21±24.26, üçüncü sınıfta X=182.58±17.77 ve dördüncü sınıftaX=194.05±13.78 olarak bulunmuştur. Elde edilen bulgulara göre, öğrencilerin eğitimle birlikte empatik becerilerinde artış olduğu söylenebilir.

Anahtar Kelimeler: Hemşirelik öğrencileri, hemşirelik

eğitimi, empatik eğilim, empatik beceri

ABSTRACT

The Examınatıon Of Empathıc Tendency And Skılls On Nursıng Students Who Are Educated Wıth Pbl Method

Empathy is the most important factor in developing the interpersonal relations. The aim of this descriptive study is to examine the effect of PBL method practiced at the School of Nursing, on the empathic tendencies and skills of the students. The study was performed with 192 students who were enrolled at the School of Nursing, Dokuz Eylül University, in the education term of 2003-2004.

In order to determine the demographic characteristics of the students an information form was used. In order to asses empathic tendencies and skill of the student The Scales of EmpathicTendency and Empathic Skill developed by Dökmen (1994) was used One Way ANOVA and Tukey HSD test were used to analyze data.

Empathic tendency point averages of the students were found at first class X=74.19±8.26, second class X=74.95±7.11, third class X=72.85±6.47 and fourth class X=76.63±7.53. Empathic skill point averages of the students were found at first class X=130.78±18.66, second class X=170.21±24.26, third class X=182.58±17.77 ve fourth class X=194.05±13.78. It can be argued that empathic skills of nursing students were increased with education.

Key Words: Nursing students, nursing education

empathic tendency, emphatic skill

GİRİŞ

White’ın (1997) makalesinde Rogers empatiyi, “kendini kaybetmeksizin karşıdaki kişinin iç dünyasında olanları kendisi yaşıyormuş gibi hissederek anlamak” olarak tanımlamaktadır. Morse, Anderson ve ark. (1992) empatinin dört önemli boyutunun olduğunu belirtmektedirler. Duygusal boyut; bir kimsenin

duygularını hayal yoluyla hissetmedir. Moral boyut; duyguları anlamak için gerekli olan iç motivasyondur. Bilişsel boyut; diğerlerinin duygularını anlayabilme yeteneği ile entellektüel ve analitik becerileri içermektedir. Davranışsal boyutta ise; aktif dinleme, kritik etme (reflection) gibi iletişim becerileri yer almaktadır. Dökmen ( 1994 ) empatiyi, empatik eğilim

* Yrd. Doç. Dr., Dokuz Eylül Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu, İzmir

(2)

(EE) ve empatik beceri (EB) olmak üzere iki yönüyle tanımlamıştır. Empatik eğilim, empatinin duygusal boyutunu oluşturmakta ve bireyin empati yapma potansiyelini göstermektedir. Empatik beceri ise bireyin empati kurabilme durumunu ifade etmektedir. Barrett-Lennard (1993) birey ile empati kurarken bu sürecin dört aşamada gerçekleştiğini ifade etmiştir. Birinci aşama; bireyin duygularını fark etmesi ve anlaması, ikinci aşama; iletişim kurması, üçüncü aşama; bireyin dinlendiğini ve anlaşıldığını hissetmesi, dördüncü aşama ise; bireyin kendini ifade etmesidir.

Birçok hemşire teorisyen (King 1981, Peplau 1952, Orlando 1961, Travelbee 1971, Widenbach 1973) hemşireliği; hasta ve hemşire arasında kurulan iletişim olarak tanımlamaktadır (Olson ve Hanchet 1997). Kalish (1973) kişilerarası ilişkilerin geliştirilmesinde empatinin en önemli unsur olduğunu belirtmiştir. Etkili kişilerarası ilişkiler kurma, yardım etme ve danışmanlık becerileri bir hemşirenin edinmesi gereken davranışlardır ve kaliteli hemşirelik bakımının ön koşullarıdır. Anlaşılmak temel insan gereksinmelerinden biridir ve bireyi doğru bir şekilde anlama hemşirenin empati becerisiyle ilişkilidir. Hemşireler hastalara empatik bir tutumla yaklaştıklarında onların gereksinimlerini daha doğru saptayabilir ve olumlu sonuçlar elde edebilirler (La Monica ve Karschmer 1978). Çünkü hemşire tarafından anlaşıldığını hisseden birey önemsendiğini, ona güvenildiğini ve değer verildiğini düşünür. Bu durumda hemşirenin bireye ulaşması kolaylaşır ve birey hemşirenin bakımını kabul eder. Dolayısıyla bireyselleşmiş bakım ve olumlu tedavi edici ortam sağlanmış olur. Bireye verilen bu tür bir hizmet sonrasında iyileşme hızı artar, tedavinin olumsuz sonuçları azalır. Empatinin etkin kullanımı hastanın memnuniyetini ve genel sağlık durumunu da olumlu yönde etkiler. Erken taburcu olarak daha kısa sürede üretken olan bireyin mutluluğu artarken ekonomik kazancı da artmış olur (Olson ve Hanchet 1997, Reynolds, Scott ve ark. 2000).

Hemşirelik mesleği için empati bu kadar önemli iken hemşirelerin yeterince empatik olamadıklarına yönelik çalışmalar bulunmaktadır (Baillie 1996, Melia 1981, Öz 1992, Öz 1997, Reynolds 1982, Reynolds ve Scott 2000). Diğer taraftan gerek hemşirelik öğrencileri gerekse mezun hemşireler ile yapılan çalışmalar empatinin eğitim ile kazandırılabilen bir beceri olduğunu göstermektedir (Hodges 1991, Karaaslan ve Özgür 2001, La Monica ve Karshmer 1978, Öz 1992, Özdağ 1999, Pek, Yıldırım ve ark. 2001, Wikström 2001). Empati eğitiminde didaktik yaklaşım (anlatım), rol

yapma, modelden öğrenme, video kullanımı, psikodrama gibi bir çok eğitim yönteminin kullanıldığı bilinmektedir. Çalışmalar, eğitim yönteminin çeşitliliğindeki artışın empati düzeyini olumlu yönde etkilediğini göstermektedir (Payne, Weiss ve ark. 1972).

Probleme Dayalı Öğrenim (PDÖ) yöntemi, empati becerilerinin gelişimine olanak sağlayacak bir çok yöntemi içinde barındırmaktadır. Bu yöntemin bel kemiğini oluşturan PDÖ oturumları sekiz-on kişilik öğrenci ve bir yönlendirici ile yürütülmektedir. PDÖ oturumlarında öğrenciler yönlendiricileri ile birlikte kendilerine verilen senaryo aracılığı ile öğrenme hedeflerini belirlerler. Bu oturumlarda tam bir grup süreci yaşanır (Barrows 1992, Kocaman, Okumuş ve ark. 2003). Grup içersinde öğrenciler birbirlerini dinlemeyi ve anlamayı öğrenirler. Bu süreçte kendisini tanıması ve karşısındakini anlaması ile öğrenci empati becerilerini geliştirebilir. Ayrıca öğrencilerin ve yönlendiricilerin verdikleri geribildirimler empati becerisinin gelişmesine yardımcı olabilir.

Literatür

Empatinin hemşirelik eğitimi süresince ve etkili eğitim yöntemleriyle geliştirilebilecek bir beceri olduğu kabul edilmektedir. Kalish (1973) 49 hemşirelik öğrencisine insan ilişkilerine duyarlılık, didaktik model, rol yapma, modelden öğrenme (video gösterimi ve teypten dinleyerek tartışma) ve deneysel grup egzersizleri uygulamıştır. Uygulamadan hemen sonra ve iki hafta sonra yapılan değerlendirmede öğrencilerin empati düzeylerinin arttığını belirlemiştir. La Monica ve Karshmer (1978) hemşirelik öğrencilerine yedi hafta boyunca toplam 8-10 saatlik empati eğitim programı uygulamıştır. Uygulama sonunda öğrencilerin empati düzeylerinin arttığını belirlemiştir. Wikström (2001) hemşirelik öğrencilerinin empati bilgilerini geliştirmek için bir eğitim programı uygulamış ve uygulama sonunda öğrencilerin empati bilgilerinin arttığını saptamıştır. Özdağ (1999) hemşirelik öğrencilerine psikodrama yöntemi kullanarak bir eğitim programı düzenlemiştir. Program sonrasında öğrencilerin empati becerilerinin eğitim öncesine göre arttığı belirlenmiştir. Yıldırım, Yazıcı ve ark. (2001) hemşirelikte kişilerarası ilişkiler dersinin sınıflara göre empatik beceri puanı üzerindeki etkisini incelemişler, dördüncü sınıf öğrencilerinin empatik beceri puanlarını diğer üç sınıf öğrencilerine göre yüksek olarak saptamışlardır. Karaaslan ve Özgür (2000) ruh sağlığı ve hastalıkları dersi alan hemşirelik öğrencilerinin klinik uygulama öncesi ve sonrası empatik becerilerini değerlendirmişlerdir. Öğrencilerin empatik becerilerinin

(3)

13 klinik uygulama sonrasında uygulama öncesine göre arttığını saptamışlardır. Pek, Yıldırım ve ark. (2001) klasik eğitim gören hemşirelik öğrencilerinin empatik beceri düzeylerini uzunlamasına olarak izlemişler ve öğrencilerin empati becerilerinin dördüncü sınıfta en yüksek olduğunu belirlemişlerdir. Mete, Özdağ ve ark. (2001) PDÖ modelinin hemşire öğrencilerin empatik beceri düzeylerine etkisini incelemişler ve öğrencilerin güz dönemi başlangıcındaki empatik beceri puanlarının bahar dönemi sonunda arttığını saptamışlardır. Hemşirelik öğrencilerine yapılan eğitimlerin öğrencilerin empati düzeylerini arttırdığını gösteren araştırmalar bulunurken; eğitimin empati düzeylerini etkilemediğine ilişkin araştırmalar da bulunmaktadır. Yapılan bir çalışmada, hemşirelik öğrencilerinin empati seviyelerini geliştirmeye yönelik üç hafta sürecinde 13 saatlik farklı iki eğitim programı uygulanmıştır. Bir gruba didaktik yaklaşım, rol yapma ve video gösterimi ile empati eğitimi verilmiş, diğer gruba ise sunum ve tartışma yöntemi kullanılmıştır. Eğitimlerin sonunda iki grubun empati seviyeleri arasında fark saptanmamıştır (Hodges 1991). Yurttaş ve Yetkin (2003) çalışmalarında birinci sınıf ve dördüncü sınıf hemşirelik öğrencilerinin empatik beceri puan ortalamaları arasındaki farkın anlamsız olduğunu tespit etmişlerdir. Lauder, Reynolds ve ark. (2002) araştırmalarında, üç farklı grupta yer alan hemşirelik öğrencilerinin empati düzeyleri arasında anlamlı fark olmadığını saptamışlardır. Literatür incelendiğinde; PDÖ eğitiminin öğrencilerin empati düzeylerine etkisi ile ilgili bir araştırmaya rastlanamamıştır.

AMAÇ

Araştırma, PDÖ yöntemi ile eğitim gören hemşirelik öğrencilerinin empatik eğilim ve becerilerini incelemek amacıyla yapılmıştır.

YÖNTEM

Araştırmanın Yapıldığı Yer

Öğrenim süresi bir yıl İngilizce hazırlık eğitimi ile birlikte beş yıl olan Dokuz Eylül Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu, 1999 yılından bu yana PDÖ modeli ile eğitim uygulamaktadır. PDÖ oturum grupları sekiz-on kişiden oluşmaktadır. Oturumların yönlendiriciliği hemşire eğitimciler tarafından yürütülmektedir. Öğrenciler klinik uygulamalarını hemşire eğitimcilerin denetiminde yapmaktadırlar. Klinik uygulamalar sırasında öğrencilerin hastaları ile yaşadıkları iletişim

sorunları eğitici ve öğrencilerin yaptıkları toplantılarda (reflection) tartışılarak çözümlenmektedir. PDÖ oturumlarında tartışılan senaryolarda hemşirelik müfredatındaki tüm konular entegre olarak yer almaktadır. Ayrıca modüller içinde yer alan iletişim konuları iletişim laboratuarlarında öğrenciler tarafından deneyimlenmektedir. Dokuz Eylül Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu müfredatında yer alan iletişim konuları;

Birinci sınıf: İletişimi etkileyen etmenler, zaman yönetimi, kendini tanıma, algı, sözsüz iletişim, dinleme, beden dili ile kendini ifade etme, özetleme, soru sorma, somutlaştırma, atılganlık-hayır deme, empati.

İkinci sınıf: İstekte bulunma, yardım etme, anksiyeteli bireye yaklaşım, görüşme teknikleri, danışmanlık, yaşlı bireye yaklaşım, öfkeli bireye yaklaşım, özel durumlarda iletişim, tedaviyi reddeden hasta, sürekli istekte bulunan hasta, ağrılı bireye yaklaşım, ağlayan bireye yaklaşım.

Üçüncü sınıf: Liderlik, çocukla iletişim, öfkeli hastaya yaklaşım, ölümcül hastaya yaklaşım, olumsuz bir şey söyleme, psikiyatrik hastayla iletişim, kayıp-duyusal yoksunluk yaşayan hastaya yaklaşım, kriz yaşayan hasta, çatışma.

Dördüncü sınıf: Ast-üst ilişkisi, iş görüşmesi, kültürel farklılık, yönetimde çatışma çözümü.

Araştırmanın Örneklemi

Dokuz Eylül Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu’nda 2003-2004 öğretim yılında 249 öğrenci bulunmaktadır. Formları hatalı dolduran ya da verilerin toplandığı tarihte okulda bulunmayan öğrenciler örneklem dışı bırakılmış ve 192 öğrenci örneklemi oluşturmuştur.

Öğrencilerin yaş ortalamaları X=20.80±1.90’dır. Örnekleme alınan öğrencilerin tanıtıcı özellikleri Tablo-1’de görülmektedir.

Veri Toplama Araçları ve Uygulanması Araştırma verilerinin toplanması için Dokuz Eylül Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu Müdürlüğü’nden ve öğrencilerden izin alınmıştır. Veriler, 2003-2004 eğitim-öğretim yılının güz yarıyılında PDÖ oturumu öncesinde yönlendiricilerin gözetiminde toplanmıştır.

(4)

Tablo 1. Öğrencilerin Tanıtıcı Özellikleri

Birinci sınıf İkinci sınıf Üçüncü sınıf Dördüncü sınıf Toplam Sayı % Sayı % Sayı % Sayı % Sayı % Cinsiyet

Kız 65 98.5 46 97.9 41 100.0 38 100.0 190 99.0

Erkek 1 1.15 1 2.1 - - - - 2 1.00

Mezun Olduğu Lise

Meslek Lisesi - - 1 2.2 6 14.6 3 7.9 10 5.2 Lise 66 100.0 46 97.8 35 85.4 33 92.1 177 94.8 Büyüdüğü Yer İl 32 48.5 22 46.8 19 46.3 22 57.9 95 49.5 İlçe 25 37.9 21 44.7 18 43.9 11 28.9 75 39.0 Köy 9 13.6 4 8.5 4 9.8 5 13.2 22 11.5 Yaşanılan Yer Ailesiyle 21 31.8 17 36.2 14 34.2 15 39.4 67 34.8 Arkadaşlarıyla / Yurtta 45 68.2 30 63.8 27 65.8 23 60.6 125 65.2 Gelir Düzeyi Alt 40 60.6 26 55.3 9 22.0 11 28.9 86 44.8 Orta 25 37.9 20 42.6 32 78.0 24 63.2 101 52.6 Üst 1 1.5 1 2.1 - - 3 7.9 5 2.6 Toplam 66 100.0 47 100.0 41 100.0 38 100.0 192 100.0

Öğrenci Hemşireleri Tanıtıcı Bilgi Formu: Araştırma verilerinin toplanması için öğrenci hemşirelerin sosyo-demografik özelliklerini içeren ve 12 sorudan oluşan anket kullanılmıştır. Ankette öğrencilerin sınıfı, yaşı, cinsiyeti, kardeş sayısı, mezun olduğu lise, büyüdüğü / yetiştirildiği yer, ailesinin gelir durumunu nasıl değerlendirdiği, ergenlik döneminde ailenin ona karşı tutumu ve ergenlik döneminde yaşadığı sorunlarla nasıl baş ettiğine ilişkin sorular yer almaktadır.

Empatik Eğilim Ölçeği (EE Ölçeği)

Empatik Eğilim Ölçeği (EEÖ), bireylerin günlük yaşamdaki empati kurma potansiyellerini ölçmek amacıyla Dökmen (1988) tarafından geliştirilmiştir. Likert tipte bir ölçek olup, 20 sorudan oluşmakta ve her soruya 1’den 5’e kadar puan verilmektedir. Puanları toplarken 3,6,7,8,11,12,13,15. sorular tersinden toplanmaktadır. Ölçekten alınacak minimum puan 20, maksimum puan ise 100’dür. Toplam puan deneklerin empatik eğilim puanlarını ifade eder. Puanın yüksek olması, empatik eğilimin yüksek olduğunu; düşük olması empatik eğilimin düşük olduğunu gösterir. EEÖ, Dökmen (1988) tarafından 70 kişilik bir öğrenci grubuna ölçeğin tekrarı yöntemiyle, üç hafta arayla iki defa uygulanmıştır. Bu uygulamadan elde edilen ölçeğin güvenirliği .82’dir. Deneklerin ölçeğin tek ve

çift maddelerinden aldıkları puanlar arasındaki ölçeği yarılama güvenirliği .86 olarak bulunmuştur. EEÖ’nin geçerlik çalışması yine Dökmen (1988) tarafından yapılmıştır. 24 kişilik bir denek grubunun EEÖ ve Edwards Kişisel Tercih Envanteri’nin “Duyguları Anlama” bölümünden aldıkları puanlar arasındaki benzer ölçekler geçerliği .68 olarak bulunmuştur. Ölçeğin araştırma grubu için Cronbach Alpha ile hesaplanan güvenirlik katsayısı .72 olarak bulundu.

Empatik Beceri Ölçeği (EB Ölçeği)

Empatik Beceri Ölçeği, Dökmen (1988) tarafından bireyin empati kurma becerisini ölçmek amacıyla geliştirilmiştir. EBÖ’de altı sorun ve her bir sorunun altında böyle bir sorunu dile getiren kişiye verilebilecek 12 empatik tepki cümlesi sıralanmıştır. Bireylerden, bu tepkilerden beğendikleri dört tanesini seçmeleri istenmiştir (12 tepkiden bir tanesi, rastgele cevaplayanları belirlemek amacıyla konulmuş olan, sorunla ilgisiz bir tepkidir). Ölçekteki 6 sorunla ilgili olarak dörder tane, toplam 24 empatik tepki seçen öğrencilere, seçtikleri her bir tepkinin karşılığı olan puan, ölçeğin değerlendirme bölümüne bakılarak verilmiştir. EBÖ’den alınan maksimum puan 219, minimum puan 62 dir. EBÖ’nin geçerlik ve güvenirlik

(5)

15 çalışması Dökmen (1988) tarafından yapılmıştır. Ölçek 80 kişilik bir gruba üç hafta arayla iki defa uygulanmış, 64 deneğin puanları üzerinde yapılan ölçeğin tekrar güvenirliği .91 olarak bulunmuştur. Ayrıca ölçek, klinik psikoloji ve psikolojik danışmada en az yükseklisans derecesi almış 14 kişilik bir gruba ve psikoloji eğitimi almamış yüksek öğrenim görmüş 14 kişilik bir başka gruba uygulanmıştır. İki grubun empatik beceri puanları ortalaması arasında .001 düzeyinde anlamlı bir fark bulunmuştur. Zıt gruplar arasındaki bu sonuç geçerlik kanıtı olarak kabul edilmiştir.

Veri Analizi

Veri girişi ve analizi araştırmacılar tarafından SPSS 11.0 paket programı kullanılarak yapılmıştır. Sosyo-demografik veriler için sayı ve yüzde testi, öğrencilerin devam ettikleri sınıflar ile empati puanları arasındaki ilişkiyi belirlemede bağımsız gruplarda tek yönlü varyans analizi, gruplar arası farkın nereden kaynaklandığını belirlemek için Tukey HSD testi uygulanmıştır.

Araştırmanın bağımlı değişkeni empatik eğilim ve empatik beceri puan ortalamaları, bağımsız değişkeni ise öğrencilerin devam ettiği sınıflardır.

BULGULAR

Öğrencilerin sınıflara göre empatik eğilim puan ortalamaları Grafik-1’de görülmektedir. Birinci sınıf öğrencilerinin empatik eğilim puan ortalamaları X=74.19±8.26, ikinci sınıf X=74.95±7.11, üçüncü sınıf X=72.85±6.47, dördüncü sınıf X=76.63±7.53 olarak bulunmuştur. Öğrencilerin sınıflara göre empatik eğilim puan ortalamaları arasındaki farkın istatistiksel olarak anlamlı olmadığı saptanmıştır (F=1.774, p>0.05).

Grafik 1. Öğrencilerin Sınıflara Göre Empatik Eğilim Puan

Ortalamalarının Karşılaştırılması 74,2 74,9 72,8 76,6 0 20 40 60 80 100 Em pa ti k E ğ ilim Pua n la 1.Sınıf 2.Sınıf 3.Sınıf 4. Sınıf Sınıflar

Öğrencilerinin sınıflara göre empatik beceri puan ortalamaları Grafik-2’de görülmektedir. Birinci sınıf öğrencilerin empatik beceri puan ortalaması X=130.78±18.66, ikinci sınıf X=170.21±24.26, üçüncü sınıf X=182.58±17.77 ve dördüncü sınıf ise X=194.05±13.78 olarak bulunmuştur. Öğrencilerinin sınıflara göre empatik beceri puan ortalamaları arasındaki farkın istatistiksel olarak anlamlı olduğu saptanmıştır (F=111.140, p<0.05).

Empatik beceri puan ortalamaları arasındaki farkın hangi sınıftan kaynaklandığını belirlemek için Tukey HSD ileri analiz testi yapılmıştır. Tüm sınıflarda empatik beceri puan ortalamaları arasında anlamlı fark bulunmuştur (p<0.05). Bunun sonucunda sınıf yükseldikçe empatik beceri puan ortalamalarının da yükseldiği söylenebilir.

Grafik 2. Öğrencilerin Sınıflara Göre Empatik Beceri Puan

Ortalamalarının Karşılaştırılması 130,7 170,2 182,5 194 0 20 40 60 80 100 120 140 160 180 200 Em p a ti k B ecer i Pu an la 1.Sınıf 2.Sınıf 3.Sınıf 4.Sınıf Sınıflar

(6)

TARTIŞMA

Çalışmamızda birinci sınıf (X:74.19±8.26), ikinci sınıf (X:74.95±7.11), üçüncü sınıf (X:72.85±6.47) ve dördüncü sınıf öğrencilerin (X:76.63±7.53) empatik eğilim puan ortalamaları arasında fark bulunamamıştır.

Hemşirelik öğrencilerinde eğitimin empatik eğilime etkisine yönelik yapılan diğer çalışmalarda da eğitim ile empatik eğilim puanlarının değişmediği belirlenmiştir (Çam 1995, Karaaslan ve Özgür 2000, Mete ve ark. 2001, Öz 1998, Özdağ 1999).

Empatik eğilim bireyin günlük yaşamda empati kurma potansiyeli olarak tanımlanmaktadır. Empatik eğilim empatinin duygusal boyutunu oluşturmaktadır ve doğuştan gelen bir kişilik özelliğidir. Empatik eğilim bir beceri ya da bilişsel gelişimden çok tutum gelişimi ve kişilik değişimi gerektirmektedir. Bu özelliklerinden dolayı değiştirilmesi çok güçtür ve bunun için daha uzun süreli bir eğitime ihtiyaç vardır. Araştırma sonucunda da empatik eğilim puanlarında bir değişimin olmaması bu nedenlerden kaynaklanabilir.

Çalışmada birinci sınıf (X:130.78±18.66), ikinci sınıf (X:170.21±24.26), üçüncü sınıf (X:182.58±17.77) ve dördüncü sınıf öğrencilerin (X:194.05±13.78) empatik beceri puan ortalamaları arasında fark olduğu saptanmıştır (p<0,005).

Hemşirelik öğrencilerinin empatik becerilerinin eğitimle gelişip gelişmediğini belirlemeye yönelik aynı ölçek kullanılarak birçok çalışma yapıldığı görülmektedir. Bu çalışmalardan bazıları eğitimin empatik beceri gelişiminde etkili olduğunu göstermektedir (Karaaslan ve Özgür 2001, Özdağ 1997, Pek, Yıldırım ve ark. 2001, Yıldırım, Yazıcı ve ark. 1997). Karaaslan ve Özgür (2001) çalışmalarında, öğrencilerin empatik beceri puan ortalamalarının uygulama öncesi 140.17 iken uygulama sonrası 153.24 olduğunu; Pek, Yıldırım ve ark. (2001), öğrencilerin empatik beceri puan ortalamalarının birinci sınıfta 145.45 iken her yıl artarak dördüncü sınıfta 179.00’ ulaştığını; Yıldırım, Yazıcı ve ark. (1997) birinci sınıf öğrencilerinde 148.10 olan empatik beceri puan ortalamasını dördüncü sınıf öğrencilerinde 175.52 olarak saptamışlardır. Yapılan bazı çalışmalar ise empatik becerinin eğitim ile geliştirilemeyeceğini göstermektedir (Çam 1995, Hodges 1991, Yurttaş ve Yetkin 2003).

Empatik becerinin geliştirilebilmesi için çok farklı ve çeşitli eğitim yöntemlerine gereksinim olduğu bilinmektedir (Dökmen 1994). Araştırmanın yapıldığı gruptaki öğrencilerin empatik beceri puanlarının birinci sınıftan itibaren önemli bir yükseliş gösterdiği ve

özellikle üçüncü ve dördüncü sınıftaki puanlarının diğer araştırmalardaki öğrencilerin empatik beceri puanlarından oldukça yüksek olduğu görülmektedir. PDÖ yönteminde öğrenci sürekli olarak aktif haldedir. Kendisi araştırır, öğrenir ve bilgiyi kendine uygun yöntemlerle derinlemesine öğrenir. PDÖ oturumlarında ise öğrenci empati ile ilgili bilgilerini deneyimleme fırsatı bulur. Böylece öğrendiği bilgileri içselleştirir ve kalıcı hale getirir. Öğrenciler, empati geliştirme için önerilen yöntemlerden rol yapma, gözlem, kendisi, arkadaşları ve grubu ile ilgili geribildirim alma ve verme gibi yöntemleri PDÖ oturumlarında yaşama geçirmektedirler. Böylece empatik becerilerini geliştirebilmektedirler. Tüm bu özellikleri nedeniyle uygulanan PDÖ’ in öğrencilerin empatik becerilerini geliştirmede etkili olabileceği söylenebilir. Ancak bu sonucun daha iyi değerlendirilebilmesi için geleneksel eğitim yapan hemşirelik okulları ile karşılaştırmalı çalışmalara gereksinim bulunmaktadır.

KAYNAKLAR

Baillie LA (1996) Phenomenological study of the nature of

empathy, Journal of Advanced Nursing, 24:1300-1308.

Barrows HS (1992) The tutorial proces, Southern Illinois

University School of Medicine.

Cliffardson C (2002) The hierarchical structure of emphaty:

dimensional organization and relations to social functioning, Scandinavian Journal of Psychology, 43(1): 49-62.

Dökmen Ü (1994) İletişim Çatışmaları ve Empati, İstanbul,

Sistem Yayıncılık, s.134-175.

Gürkan A (2000) Empati Kavramına Genel Bir Bakış, Seminer,

Psikoloji, İzmir, Ege Üniversitesi Basımevi, s.49-59.

Hodges SA (1991) An experiment in the development of

emphaty in student nurses, Journal of Advanced Nursing, 16:1296-1300.

Kalish BJ (1973) What is empathy?, American Journal of

Nursing, 73(9):1548-1553.

Karaaslan A, Özgür G (2001) Ruh sağlığı ve hastalıkları

hemşireliği dersi uygulamasının öğrencilerin empatik eğilim ve becerilerine etkisinin incelenmesi. I.Uluslararası & VIII. Ulusal Hemşirelik Kongresi Kitabı. Antalya, s.311-314.

Kocaman G, Okumuş H ve ark. (2003) Hemşirelik

eğitiminde probleme dayalı öğrenim modelinin uygulaması ve sonuçlarının incelenmesi, Proje no:0957.99.01.02, İzmir.

(7)

17

La Monica EL, Karshmer JF (1978) Empathy in the doctor

patient relationship: Skill training for medical students, Journal of Medical Education, 525:752-757.

Lauder W, Reynolds W ve ark. (2002) A Compersion of

therapeutic commitment, role support, role competency and emphaty in three cohorts of nursing students, Journal of Psychiatric & Mental Nursing, 9(4):483-494.

Mangiane S, Kane GC ve ark. (2002) Assessment of

emphaty in different years of ınternal medicine training, Medical Teacher, 24(4):370-373.

Melia K (1981) Student nurses construction of nursing: A

discussion of a qalitative method, Nursing Times, 77:697-699.

Mete S, Özdağ Ş ve ark. (2001) Dokuz Eylül Üniversitesi

Hemşirelik Yüksekokulu’nda uygulanan probleme dayalı öğretim yönteminin öğrencilerin empati düzeylerine etkisi. I.Uluslararası & VIII.Ulusal Hemşirelik Kongresi Kitabı. Antalya, s.370-373.

Morse JM, Anderson G ve ark. (1992) Exploring empathy: a

conceptual fit for nursing practice, Image, 24:273-280.

Olson J, Hanchet E (1997) Nurse- expressed empathy,

patient outcomes and development of a middle-range theory, Journal of Nursing Scholarship, 29(1): 73-79.

Öz, F (1992) Sağlık evlerinde çalışan doktor ve hemşirelerin

empatik eğilim düzeylerinin belirlenmesi. III. Ulusal Hemşirelik Kongresi Kitabı. Sivas, s.647-652.

Öz F (1992) Hemşirelerin empatik iletişim becerisi ve eğilimine

eğitimin etkisi. III. Hemşirelik Eğitimi Sempozyumu Kitabı. İstanbul, s.391-402.

Özdağ Ş (1999) Psikodrama Gruplarının Hemşirelik

Yüksekokulu Öğrencilerinin Benlik Saygısı, Atılgan Davranış, Empatik Eğilim ve Empatik Beceri Düzeylerine Etkisi. Yayınlanmamış Doktora Tezi, Ankara, Hacettepe Üniversitesi.

Pauline E (1997) Emphaty training for helping professionals:

model and evaluation, Journal of Social Work Education, 33 (2):245.

Pek H, Yıldırım Z ve ark. (2001) Marmara Üniversitesi

Hemşirelik Yüksekokulu öğrencilerinin empatik beceri gelişimi: Longitidinal bir çalışma. I. Uluslararası & VIII. Ulusal Hemşirelik Kongresi Kitabı. Antalya, s. 428-430.

Reynolds W (1982) Patient-centered teaching: a future role

for the psychiatric nurse teacher?, Journal of Advanced Nursing, 7: 469-475.

Reynolds WJ, Scott B (1999) Emphaty: A crucial competent

of the helping relationship, Journal of Psychiatric & Mental Health Nursing, 6(5):363-375.

Reynolds W, Scott PA ve ark. (2000) Nursing empathy and

perception of moral, Journal of Advanced Nursing, 32(1):235

Reynolds WJ, Scott B (2000) Do Nurses and other

professionals helpers normally display much emphaty?, Journal of Advanced Nursing, 31(1): 226-239.

Rogers C (1983) Empatik olmak değeri anlaşılmamış bir

varoluş şeklidir. Çeviren F. Akkoyun, Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Dergisi, 16(1): 103-124.

White SJ (1997) Emphaty: A literature reviewed concept

analysis, Journal of Clinical Nursing, 6:253-257.

Wikström BM (2001) Work of art dialogues an educational

technique by which students discover personal knowledge of emphaty, International Journal of Nursing Practice, 7(1):24-29.

Williams CL (1990) Biopsychosocial elements of empathy: a

multidimensional model, Issues in Mental Health Nursing, 11:155-174.

Yıldırım Z, Yazıcı S ve ark. (2001) Marmara Üniversitesi

Hemşirelik Yüksekokulu lisans öğrencilerinin devam ettikleri sınıflara göre empatik becerilerinin değerlendirilmesi. I. Uluslararası & VIII. Ulusal Hemşirelik Kongresi Kitabı. Antalya, s.259-263.

Yurttaş A, Yetkin A (2003) Sağlık Yüksekokulu öğrencilerinin

empatik becerileri ile problem çözme becerilerinin karşılaştırılması, Atatürk Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu Dergisi, 6(1):1-13.

Referanslar

Benzer Belgeler

Sınıfa kadar yükseldiği, Bulut ve arkadaşlarının (2009) çalışmasında birinci ve dördüncü sınıflardaki öğrencilerin eleştirel düşünme puan ortalama- larının

Kadın öğrencilerin zaman harcattırıcılar konusunda, erkek öğrencilere göre daha yüksek puan ortalamasına sahip olduğu, 21 yaş ve üzerinde olan öğrencilerin zaman

Onla - rm bir hatime değil maziden istikba­ le götüren bir köprü olduğunda müt­ tefik idiler; bu köprünün pek muh - teşem, pek muazzam bir şehrah ol -

evvelki gece, iki ta­ nınmış edib ve mu - harrir arasında, ede­ biyat çerçevesi için­ de başlıyarak, kavga ile neticelenen mües­ sir bir münakaşaya sahne

Medeni durumuna göre bakıldığında, bekar öğrencilerin sevecenlik, paylaşım, bilinçli farkındalık ve empatik eğilim ölçeği puanlarının evli olanlara göre yüksek

Bu çalışma ile sayısal yükseklik modeli üzerinden bir havzanın gösteriminde, önemli rolü olan su akış yönleri ve bu yönlere göre drenaj ağlarının

Hiç bir hintli münzevinin bu çeşit bir hakareti tebessümle ve he­ men hemen mükâfatlandırarak kabul etmiyeceği okurken gözüme çarptı. Prenslerin zâhitleri herhangi bir

coli üzerinde kanamisinin etkinliğinden daha düşük dozda antibakteriyel etkinliğe sahip olduğu, Parmelia sulcata aseton özütünün ise kanamisin ile aynı dozda