AH"n
A 1 5 T H C E N T U R Y T U R K IS H
Hamamdi
T - U / i g J
By
A S L I K A Y A B A LPhotos
M A N U E L Ç I T A KONBEŞİNCİ YÜZYILD A, FATİH DEV
RİNDE İNŞA EDİLMİŞ OLAN
TAHTA-KALE HAMAMI, MİMAR SİNAN ÜNİ
VERSİTESİNDEN BİR EKİP TARAFIN
DAN RESTORE EDİLİYOR. 1 9 9 3 Y I
LINDA KAPALIÇARŞI OLARAK AÇI
LACAK.
TAHTAKALE HAMAMI, A TURKISH
B A T H D A T IN G FR O M T H E 15T H
C E N T U R Y , HAS B E E N R ESTO R ED
B Y A TEAM FROM MİMAR SİNAN
UNIVERSITY, AND WILL OPEN AS A
BAZAAR IN 1993.
T
ahtakale Hamamı.... Fatih Sultan Mehmet döneminde inşa edilen bu Osmanlı hamamı, 1910'larda tütün deposu, 1940'larda sosis fabrikası işlevi görmüş. 1949'dan itibaren So- ğukhava ve Buz Fabrikası A.Ş.'nin mülkiye tinde olan hamamda, fabrika yöneticisi Hızır Süter'in girişimi ile, 1984'de restorasyon için karar alınmış. Böylece Prof. Dr. Doğan Kuban'nın başkanlığında, Mimar Sinan Üniversitesi'nden bir ekip, tarihi Tahta kale Hamamı'nın restorasyonu için kolları sıvamış. Beş yıl süren ve yeni tamamlanan Tahtakale Hama- mı'nın restorasyonunun mali portesi yaklaşık 20 mil yar lira. Özgün planı korunarak restore edilen ha mam, 1993'de kapalıçarşı şeklinde düzenlenerek tu rizme hizmet edecek. Bu arada Eminönü'ndeki bu Fatih d ön em i ham am ın ın Ağa Han M im arlık Ödülü'ne aday olacağını da hatırlatalım.Ayla Ödekan, "Türkiye Tarihi 2, Osmanlı Devleti 1300-1600" adlı kitapta, "Suyla İlgili Yapılar" adı al tında Osmanlı hamamları üzerine şu bilgileri veri yor: "Suyla ilgili yapılar Osmanlı kentleşmesine
ko-T ( ■ -'T.-;
IIP
■
I
- T ȟ
•
I—
l
U,
mm:-
v ■. t#*'? ■ m m • v . ^ 1 . ■. m ' ¿T . . . ■ f: -YTahtakale Hamamı nın restorasyonu beş yıl sürdü The restoration of the Tahtakale Bath took five years.
Tahtakale Hamamı is one o f the oldest Turkish
baths in Istanbul, built during the reign o f Sultan
Mehmet II (1451-1481) conqueror o f Istanbul.
Not fo r nearly a century has anyone taken a bath
here, however. In 1910 we fin d the building used
to store tobacco, and in the 1940's an even more
incongruous sausage factory was installed. It was
the factory's manager, Hızır Suter, who in 1984
proposed that the building be restored, and a te
am from Mimar Sinan University led by Prof Dr.
Doğarı Kuban drew up tbe restoration project,
which took five years to complete. Although the
original plan o f the building has been preserved,
şut olarak gelişme gösteriyor. OsmanlIların yoğun yapım eylemi içinde hamamların önemli bir yeri ol muştur. Geleneksel hamam planı ana çizgileriyle devam etmiş, 16. yüzyılda klasik Osmanlı karakte riyle biçimlenmiştir. Soyunmalık genellikle kubbey le örtülü, zemini mermer kaplı, kenarlarda oturma sekileri, ortada fiskiyeli havuzu olan geniş bir alan dır. Kenarlarda direklerle taşman ahşap galeriler yer alır. Bir köşede duvar içine açılan nişte kahve ocağı bulunur. Soyunmalıktan bir çarpma kapıyla soğuk luğa geçilir. Bu bölümün örtüsü de ışıklı bir kubbe dir. Bir kenarda helalar ve traş odaları yer alır. Ha mamın üçüncü mekanı, asıl yıkanma yeri olan
sı-the hamam has been given a new function as a
covered bazaar, which is scheduled to open in
1993-Situated in the heart of historic Eminönü, behind
the Egyptian Bazaar, surrounded by an urban
texture which often dates back to the Byzantines,
it is hoped that Tahtakale Hamamı will set a pre-
cendent fo r other ancient but dilapidated buil
dings in this area.
Water-related architecture, such as baths and fo
untains, played a significant role in Ottoman ur
ban development. The baths were an important
social institution, where people went not only to
4 2
S K Y L IF E A R A L IK - £ ■ D E C E M B E R 1 9 9 2
4 3
caklıktır. Sıcaklık da döşe me mermer kaplıdır. G e nellikle bir orta hacim çev resinde düzenlenen eyvan lar ve odalardan oluşur. Köşe odaları (halvetler) ha mamın en sıcak mekanları dır. Bu odalar kemerli birer kapıyla orta mekana bağla nırlar. Orta kubbe altında daire ya da çokgen biçimli göbektaşı, çevre duvarlar da ise kurnalar bulunur." Mimar B irg ü l K onuşur, "Tahtakale Hamamı" baş lıklı yüksek lisans tezinde, Rüstem Paşa Camii'nin ya kınındaki hamamın tarihç esi hakkında şu bilgileri veriyor, "Tahtakale Hama mı 1470 tarihli Vakfiye'de Fatih Camii Vakıfları ara sında gösterilm iş. Hama mın inşaatına Fatih Dev- ri'n d e b a şlan m ış, in şaat
1463-1481 yılları arasında başlamış olabilir. Evliya Ç elebi de, Seyahatnam esi'nde Tahtakale Hama- mı'ndan sözetmiş."
Tahtakale Hamamı, Eminönü ilçesine bağlı Rüstem Paşa Mahallesi'nde 127 no'lu par
sel, 342 no’lu ada üzerinde yer alıyor. Yapı, Uzun Çarşı cadde siyle Hallaç Abdurrahman Sokağı arasında. Hamamın girişi, Uzun Çarşı caddesinde. Hamam erkek ler ve kadınlara ait iki bölümden oluşuyor. Erkekler kısmının üzeri kubbeyle örtülü. Bu kısımdan ka pıyla soğukluğa geçiliyor. Soğuk luğun solunda iki halvet, sağında h ela var. H alv etten se k iz g en planlı sıcaklığa geçiliyor. Her iki hamamda soyunm altk dörtgen planda. Erkekler kısmında ılıklık enine gelişkin bir dikdörtgen, sı caklık sekizgen, kadınlar kısmın da, ılıklık daha küçük, sıcaklık güneybatıda bir eyvan ve halvet le, ılıklık yönünde bir halvetle çevrili. M erkezi ısıtma sistem i külhan ise, dikdörtgen planda, Uzun k en arı 28 m etre ve üç bölüm den oluşuyor. Odunluk, tonozla örtülü. Aslına uygun
bi-wash but to enjoy a day
out with their friends. The
ritual o f the weekly visit to
the baths was held so sac
rosanct, that the failure of
a husband to allow his wi
f e to visit the baths or to
provide her with the ne
cessary money to do so,
was grounds fo r divorce.
The classical Ottoman
bath plan which culmina
ted in the 16th century
consisted o f a large,
marble-floored antecham
ber roofed by a dom e,
with stone benches aro
und the walls, and a pool
and fountain in the cent
re. A wooden gallery sup
ported by pillars encircled
the upper floor, an a nic
he in the corner housed
the paraphernalia o f the
coffeemaker, who was an
essential member of the establishment.
A door led into the soğukluk, or cool room, roofed
by a dome pierced with tiny lights and surroun
ded by private cubicles, where patrons prepared
f o r the bath. From here they
passed into the sıcaklık, or hot
room, which also had a marble
floor. Around the central area
were eyvans or loggias and pri
vate washing cubicles, each
with their own deep m arble
washing basin a n d hot a n d
cold taps. In the centre o f the
chamber was a raised circular
or polygonal göbektaşı, on who
se scalding hot surface the bat
hers lay to perspire freely before
washing.
While some baths were used on
alternate days by men and wo
men, other grand er establish
ments had separate sections for
each. Tahtakale Hamamı near
Rüstem Pasha Mosque in Emi
nönü is of the latter type. Both
antechambers are square, and
the men's hot chamber is octa
gonal. In restoring the building
to serve a new function as a
Water-related
architecture, such as
baths played
a significant role in
Ottoman urban
development. The baths
were an important
social institution,
where people went not
only to wash hut to
enjoy a day out with
their friends. The ritual
o f the weekly visit to the
baths was held
sacrosanct.
44
çimde restore edilen bu hamam, daha önceki dönemlerde başka am açlar için kullanılm ış, ama günümüzde işlevi açısından bir alışveriş merkezi konumuna geti riliyor. İç mekan özellikleri de gözönüne alınarak restore edilen bölümlerin ayrımları iyice belirtil miş ve tasarımda ana renk olarak duvarlarda aşı boyası, yerlerde beyaz damarlı mermer kullanıl mış.
Dükkan için ayrılan bölümlerde ve doğramalarda cevizin sıcak renkleri, tasarım bağlamında da hem görsel hem de işlevsel aç ıdan mekan özelliklerine sadık kalınarak m ekanlarda çekicilik arttırılmış.
Bunun dışında ham am lardaki yüksek ve geniş mekan özellikle rinden yararlanılarak asma katlar eklenm iş, kadın ve erkek ha mamları aralarında geçit bölgele
ri yerleştirilmiş. Klasik hamam mimarisinde hamamın kubbe m erkezinin tam altına yerleştirilen havuz yükseltilmiş ve üç katlı ara bölmeleri tasarım bütünü içinde havuzla uygunlaştırılmış. Birgül Konuşur'un Tahtakale Hamamı'nı ko
nu alan tezinden bu O s manlI yapısının yine Fatih döneminde Bursa'da inşa edilm iş olan Başçı İbra him, Çakır Davud Paşa, Haydarhane, İbrahim Paşa (Mahkeme) ve Nasuh Paşa hamamları ve İstanbul'un Fatih Devri hamamların dan Ç ukur Hamam ve Mahmut Paşa Hamamı'yla plan ö ğ e le ri yön ü n d en b e n z e rlik g ö sterd iğ in i görüyoruz. Tahtakale Ha mamı ile aynı dönem de inşa edilmiş hamamların in celen m esi restitü syon aşamasına katkıda bulun muş. Beş yıl süren resto rasyon so n u cu Em i- nön ü'n deki bu O sm anlı devri hamamı 1990'larda tarihi yapılara yakın olma sı da dikkate alınarak bir kapalıçarşı olacak. •
shopping centre, red ochre has
been used predom inantly on
the walls, contrasting with the
white veined marble o f the flo
ors.
Walnut has been used fo r the
joinery and the partitions divi
ding the shops.
The original spatial compositi
on o f the interior has been pre
served, a n d the high ceilings
have allowed the addition o f
mezzanines to provide access
betw een the w om en's a n d
men's sections.
The pool below the dome has
been raised to maintain a pro
p o rtio n a l b a la n ce with the
three-storey partitions within
the design as a whole.
At the design stage a study o f
other contemporary baths by
Birgül Konuşur provided valu
able help in reconstructing the
original plan.
Konuşur's comparative study encompassed not
only the Çukur Hamam and Mahmut Paşa Ha
mamı in Istanbul, but the Basci Ibrahim, Çakır
Davud Paşa, Haydarha
ne, Ibrahim Paşa (Mah
keme) and Nasuh Pasha
baths in Bursa, all da
ting from the 15th cen
tury.
New fu n ctio n s f o r old
buildings might be dec
ried by the purists, hut
in view of the phenome
nal cost o f restoration
and the great number of
historic buildings awa
iting conservation, this
is often the only way to
preserve buildings from
complete decay.
As a n illustration o f
how restoration f o r a
new function can be ac
hieved in a spirit of true
conservation, this outs
tanding project has be
en nom inated f o r the
Agha Khan Architectu
ral Award.
Osmanlı kentlerinde
su mimarisi önemli bir
rol oynuyordu.
Hamamlar önemli
toplumsal kuramlardı.
İnsanlar buraya
sadece yıkanmaya
değil, aynı zam anda
arkadaşlarıyla sohbet
etmeye ve hoş vakit
geçirmeye geliyorlardı.
Haftada bir yapılan bu
ziyaretlerin adeta
kutsal bir yanı vardı.
47
S K Y L IF E A R A L IK D E C E M B E R 1 9 9 2