• Sonuç bulunamadı

Resim sergisinde

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Resim sergisinde"

Copied!
3
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

T-r-ÎO&dli

Resirp Sergisinde

Ankara Halkevi’nin Beşinci Resim ve H eykel

Sergisi ni geçen senelerden kuvvetli buldum. İhti­

va etdiği bütün eserlerin değeri yiiksekdi gibi bir iddiayı ileri sürmeyeceğim ama, herhalde ilk se­ nelerindeki bâzı tablo ve desenleri seyrederken ai­ dinim intibaı duvmadım. K f &iT ^ !® f « H M o li-erelin terliklerini isteyince mensur konuşmuş olduğunu öğrenmekden mütevellid bir hayret ve

(2)

iftihar duyan M. J' -? r İ r » 'd jo u r d a i n i i gibi yine bâzı resimler önünde boş bir kâğıdla bir kur­ şun kalemini her buluşumda biribirlerinin hep ay­ nı insan çehreleri tersim etmek mûtadım bulun­ duğunu hatırlayarak, sergide bir veya üç veya beş eser teşhir eden bir kısım ressamlara nisbetle ne kadar velûd ressam olduğumu düşünmeye kalkma­ dım. Maâmafih Ankara’da E ş r e i, M â 1 i k A W- s e l , N u r e d d i n E r g ü v e n , R e f i k E- p i k m a n , S e y f i T o r a y ve T u - g u d Z a i m gibi değerli ressamlar yaşadık­ ları için Ankara ressamlarının eser teşhir etdik- leri bir serginin güzel eserler ihtiva etmesi an­ cak tabiî görülmelidir. Aldanmayorsam 31 res­ samla 6 heykelraşm eseri var. Fakat birisi S â i

b

olmak üzere iki heykeltraşm aynı zamanda ressam olduklarından san’ atkâr adedi 35.

R e f i k E p i k m a n zelzeleden mülhem olarak ve zelzele mıntakaslında Millî Şef 1 s • m e t Î n ö n ü’ nün ziyaretiyle götürdüğü tesel­ liyi müşahhas bir halde yaşatmak isteyerek sergi­ nin eb’ âdı itibâriyle en büyük eserini vücûde ge­ tirmiş. Mühim ve ezici bir mevzû. San'atkârın, hakkıyle muvaffak olabilmek için kâfi zamana da mâlik olamamasına rağmen, eseri şayân-ı dikkat.

Hatay’ da Eski Değirmen resmi de güzel.,

N u r e d d i n . E r g ü v e n üç kuvvetli eserle iştirâk etmiş. İzmir’e âid levhalarında çok sıcak renkler var. Ve portresinde insan içimizde dolaşan genç bir kız veya kadından ziyâde orta­ çağ veya rönesans İtalyası’ndaki bir condottierey* mensub birini düşünüyor. L o r e n z a c c i o eseri için kitab kapağı olabilecek bir çehre; en­ dişe veren bir yüz.

S â i b’ in iki köylüsü ve iki üryan ka d ım ı köylüleri bizim köylülerimiz, fakat çıplak oturan­ ları Parisb’ imişler. Bunlardan J a k 1 i n ad­

lısın ın ne çok görmüş, düşünmüş ve üzülmüş

gözleri var. Belli ki Paris kendisine hem saâdet, hem de elem ve cefâ vermiş. Bundan dolayı da, teninin rengi biraz yeknasak olan vücûdunda göğ­ sün bu akdar bâkir ve taze kalışına garib denebilir. Ş i n a s i B a r u t c u’nun sadece Çiçek a- dını taşıyan Akvareli serginin en güzel resimle­ rinden biri ve S a d ı k G ö k t ü n a’nın Ma­

nolyalar’ } hoş. Hele Ankara’ da Bahar isimli sulu

boya levhası insana Japonya’yı düşündürüyor;

İlk defa gördüğüm M ü r e c c e l D u y g u imzasının ise bir tek eseri, küçük bir levhası var. Eski şarkı canlandırıyor ve minyatüre

(3)

benzeyi-Siyle T u r g u d 7 a i m’ e henzeyor.

T u r g u d Z a i m ise bil ligim ve sevdi­ ğim şekilde iki peyizaj ve bir portre yapmış.

Por-görı'iaüyor. Fakat onu yirmisinden yukarı çıkar­ maya ressamın gönlü kail olmamış. Ben de ken­ disine portremi yapdırsam ve kendimi bukadar genç gürebilsem diye düşüniib garibsedim.

M e d i h a D e l i l b a ş in in vazoln gü­ zel bir resmi, S a m i L i m’ in portresi. Ş e ­ r i f R e n k g ö r ü r’ ün Portakallar* ı S a m i K a r a l a t ı’ nın lâtif bir yeşile mâlik natur mortu var. R e f e t B a ş o k c u’nun omuzlan biraz kusurlu olan kadınının yüzü çok canlı ve hakikî.

E ş r e f Ü r e n «erginin en velûd ressam­ larından biri olduğu gibi hem de en kuvvetli san** atkârlarmdan. Sıvos’da istasyon Civarı ve Anka­

ra’da M altepe Semtinde Kar unvanlı eserlerinde

Ace henk var.

rinde başkalarını çirkinleşdirmekdeki iktidarın­

dan nefsini de asla esirgemediğini gösteriyor.

Sırtı dönük ve gölgeye müstağrak çıplak ka­

dını güzel bir tablo.

Q°k kııkvvetli paletindeki yeknasaklığa

rağmen S e y f i T o r a y bu sefer da­

ha mütenevvi1 Ankarası’ndaki evlerle kışa âşinâ isem de Diyarbakır’a âid rakkase ve kadınlarının hülyalı havasım ve pastalarını ilk defa görüyo­ rum. Diyarbakır’dan mülhem levhalarını pek sev- dim.

Heykellerden Z ü h d ü M ü r i d o ğ l u ’-

nun, Oturan Kadm’ m ı rikredeceğim.

trede arkadaşımız S u u d K e m a l e d d i n

A telye'de isimli

ese-Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha T oros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

1 appeared to clear up the infection after a doxycycline and imidocarb dipropionate therapy, resulting in negative blood smear evaluation and PCR analysis for Cytauxzoon

Bu sorunun cevabı olumludur ama Taner öyle sıradan ve klasik bir İstanbul efendisi değildir?. İstanbul efendilerinin zaaflarını, ek­ sik yönlerini de iyi bilir ve

Cenazeye, Kültür Bakanı Fikri Sağlar, SHP eski Genel Başkanı Erdal İnönü, yazar Yaşar Kemal ve çok sayıda sanatçı katıldı. Taha

mayeli “ özbatrans Nakliyat Ticaret A.Ş.” , aile fertlerini ortak ettiği 36 milyon sermayeli “ Aköz Ticaret Müşavirlik. A.Ş.” , “ Bahattin

Genç ve Orta Yetişkinlikte Psikososyal ve Bilişsel Gelişim..

Göç ettikleri bölgelerde bulunan Cermen kabilelerinin (Ostrogotlar, Vizigotlar, Vandallar, Anglesler, Saksonlar vb) bu kitlesel göç karşısında bölgelerinde.. tutunamayarak

 (Arkeoloji biliminin kısa tarihçesi için okuma: V. Sevin, Arkeolojik Kazı Sistemi El Kitabı, Arkeoloji ve Sanat Yayınları, İstanbul, 1999, s. 19-25.).. 

yetkisini elinde bulundurması, Haçlı seferleri düzenlemesi gibi olgular Kilise’nin siyasi güç ve otoritesini gösterir.. Ayrıca, Kilise’nin elinde geniş