• Sonuç bulunamadı

Analar günü ve büyük Fikret

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Analar günü ve büyük Fikret"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

s

H Ü N Y A Z I S I

Analar günü ve

B ü y ü k F i k r et

Kızlarını okutmayan millet oğuTf&TTmıipânevî

öksüzlüğe mahkûm etmiş demektir. Hüsranı-

na ağlasın

TEVFİK FİKRET

Yazan t " 1

Cihad

« A B A N

M

edeni y e t dünya«! Ma­ yısın lktn- ol pazarını an­ nelere tahsis •ttlğl İçin, ga­ liba Sinme ha­ yatımıza renk katmak İsteyen

değerli hanım- ______________ ______ _______ ________ =_J ü ü l ¡arımızın gayretiyle, bugün bir İki. tihsallnl eriten bir unsur olarak ya- seneden beri mâna ve heyecanı- çar, orada âlle el birliği He çalışır, nı sür'atle kaybettiği halde bizde üst üste koyarak sermaye yoluyle de yaşatılmak istenmektedir. Çok refaha ulaşır, burada İse baremin korkuyorum kİ önümüzdeki sene- çerçevesi İçinde bocalıyarak sıkıntı lerde «Anneler günü» hatırası olle çeker,

kalmadan maziye İntikal edecek ' A ve bize büyük ehemmiyeti olan

bir dâi’a, kendini hissetirmeden.

zengindir. Çün­ kü dört milyon­ luk İsviçre’de kadın, erkek, ye­ tişmiş genç kız, herkiz evet her­ kes müstahsil­ dir. Buna muka­ bil Türklyede ka

J din erkeğin

ls-Blr tarihte rüşvet almakdan sa-alâkasıziık ve anlayışsızlık çuku- nl!c blr mt‘murun derdini dmllyor- runda can verecektir aum Bana (atmlş !lra maa!i a!l‘

Meşrutiyetin âyan reisi, Ahmed Mek‘ ebe, (?lden S00” *' Rıza bey merhum, galiba bugünkü blr f vc,e' kaynana ve kocasından Kandilli Kız Lisesinin yerinde b<r Ç°cuğuyle ayrılan baldıza da bu kız mektebi açmağa teşebbüs ettiği ba,ra lle ba*mak mecburiyetinde zaman, büyük Fikret, medeniyetçi d i yorum. Ne yapayım, geçlneml- bamleşiyle yazdığı şiirin basında io r m . dem'ştL Mraıur geçıne- şu satırlar, koymuştu: (Kızlan.,, “ emekde haklı İdi. (Baldızın, zev okutmayan millet oğullann.

manc-vl öksüzlüğe mahkûmetlmiş de­ mektir, hüsranına. ağlasın).)

Bu hükmün altına sıraladığı mısralarda İse şunları söylemiş­ tir.

OsmanlIlar: Asırların tekâmülü­ ne yabancı kalmak stıknfa doğru eğilmektedir. Yükseliş trfansız ol­ muyor.. Medeniyet ki en mukaddes blr gayedir. Bu gayeye ulaşmak, her şeyden evvel milletteki kabi­ liyeti İhya etmekle verimli blr gayret göstererek, kurtuluş beşi­ ğini, ana kucağını donatmakla o- lur. Evet anaların mübarek bağrı medeniyetin en mukaddes cenne­ tidir. Bu gün en geri, en âelz mil­ let kadınlığı, cehaletle hemşire edendir.

Tabii tekâmülün İçinde ileri geri zikzaklar çizen Türk kadınının hürriyeti dâvası, halletmekle mü­ kellef olduğumuz İçtimai mese­ lelerimizin en başında gelenierln- dendir. Bizim için. Anneler günü­ nün. evlâdl arın birer hediye ile a- nalarının huzuruna çıkmasından çok daha mühim blr mânası var­ dır ve galiba bu mühim mânâ ya­ ni, Flkretln ortaya attığı medenî mâna üzerinde durulmadiğı için­ dir kİ, anaların günü de yavaş yavaş sönmeğe başlamıştır.

Cumhuriyet İdaresi ilk tahsile hız verdi. Dün okuma yazma,

mu-dum, İzzeti nefsi yaralanmış gibi yüzüme baktı. «Kadın çalışır mı?» diye mukabele etti. Evet kadının çalışmasına tahammül edemevon zihniyet erkeğin hırsız olmasını kabul ediyordu.

Kadının çalışmasını İstemeyen zihniyet evlâdın gıdasız kalmasına, yarım papuçla mektebe gitmesine, mahrumiyet içinde ruhî çeşitli küçüklük duyguları içinde bunal­ masına göz yumuyordu. On sene evvel, bir parti kongresinde ka­ dınların çalışmasından şikâyet e- den blr hatibe şu suali sormuş­ tum. «Dul bir kadın bir de kızı var.. Hiç bir yerden de beş para gelirleri yok, bunlar senin vatan­ daşın! Senin hemşiren, anan evde otursunlar açlıktan ölsün­ ler mİ? yoksa kötü yollara mı dö­ külsünler?.. Bunların namusu ve şerelferi He hayatlarını kazanma­ larını sen de İstemez misin? .» Kadınların çalışmasından şikâyet eden hatip blr şey söylemeden susdu, fakat kalbi ben! tasdik et­ memişti.

Bir milletin medenilik ve hürri­ yetçilik seviyesini o milletin ya­ rısını teşkil eden kadmlardaıı avı-ı olarak mütalea etmeğe imkân yok­ tur. Onun içindir kı, Tevfik Fik­ ret (Kızlarını okutmayan millet­ ler oğullarını manevi öksüzlüğe mahkûm etmiş olurlar!) derken ayyen bir sınıfın imtiyazı halinde beijerj bjr gerçeğe en acı blr şekil- lken bu gün hiç değilse yetişen be temas edivordu. Onun içindir nesillerin yüzde otuzunu, sınıf ki biz analar gününü tes’lt ederken, farkı gözetmeksizin okutmak 'm- Türk kadınının medeni ve in&anî kânını bulabiliyoruz, işte bu ger- seviyede hürriyetini müdafaa et- çek yeni blr buhranın da doğma- tlğlmlz için memııuuduk.

sına sebep oluyor. Türklyede lık İrticaın cesaret bularak baş mektebi bitiren, orta mektebin so- kaldırmak İstediği bu günlerde nuna gelen hattâ lise ve üniver- Islâm dininin esir etmediği kadı- siteyl ikmal edep binlece ve 'oln- m hurafelerin örümcekleri arka- lerce kız ve erkek vardır ki bun- sıııda gizlemek İsteyenlerin memie- larm ana ve babaları cahil. ve kete yaptıkları fenalığı, bu satır- bllgl bakımından evlâdlarından çok laria ortaya koymak istedik., ve geridirler. Çocuk, anne ve babası- onun için tarihimizin, medeni nın zaafını hissettiği andan ltıba- hamlelerimizin en mümtaz şahsı- ren yaşı ilerlediği nlsbette onlara yetı olan büyük Fıkrelln şahısli- kıymet vermez hale gelmekle ve ğine baş vurarak onunla beraber böylece bir bakıma bilgi, ana ba- şu hükme vardık!,

bavı küçük düşüren bir faktör o. larak rol oynamaktadır. Aile oto­ ritesinin sarsılması büyük çapta bundandır. Ailesinden çeklnmeven çocuğun, tramvay biletçisinden, yeşil üniformalı belediye zabıta­ sından, pallsden. tramvaydaki halkdan. babası yerindeki yaşlı malûlden çekinmesi için de sebep kalmaz. Dikkat ediniz!. Anasın- dan koca karı, babasından moruk diye bahsedenler bu tip veya bu tipin hasta ettiği gençlerdir.

Türk medeniyet hamlesinin, za­ ruri hastalıklarından biri gibi gö­ rülen bu İçtimai olayın sür'atle tedavi edilmesini temenni edivo. ruz. Ve bu mevzudakl teşhisimizin doğru olup olmadığı keyfiyetini terbiyeci ve ahlâkçılarımızın dik­ katine sunarken bu hastalığı oa ancak anaları yetiştirmekle önleye­ bileceğimizi zan ediyoruz.

Dünya haritasına beraberce bir göz atalım!. Neredeki kadın âmme hayatına girmiş. İnsanlığını İdrak etmiş, medenî anlamla hürriyeti­ ni kazanmıştır, oradaki toplumlar refaha kavuşmuş, medeniyet iler­ lemiş, ahlâk kuvvetlenmiş, nesil­ ler hastalıkları yenmişlerdir.

Nerede ki kadın, blr çocuk do­ ğurma makinesi telâkki edilmiş, nerede ki kadın haysiyetli bir in­ san olmak vasfını iktisap edeme­ miştir, orada çocuklar bol bol do­ ğar ve buna mukabil cehaletin elinde bol bol ölürler, orada yav­ rular sümüklerini çekerler, orada sefalet vardır, orada erkekler mus­ tariptir. oralarda İnsan hakların­ dan kendimiz için aradığımız Hür­ riyet yoktur. Oralardr ahlâk, riya­ nın arkasında tefessüh etmiştir. Dört milyonluk İsviçre'ye, yedi milyonluk İsveç'e, sikiz milyon­ luk Belçika'ya, arazisi Birleşik A- merika kadar geniş onbeş milyon­ luk Kanadaya bakinizi Bir de dörtyüz milyonluk Hindistan’a, doksan milyonluk Pakistan'a, ve nihayet yirmi beş milyonluk Tür­ kiye’ye nazar atfediniz!..

Dört milyonluk İsviçre 25 mil­ yonluk Türkiye'den çok daha

... Evet, Satiri UmmUtıat Klrdevs-I akdes-l medeniyeti İr,

en geri. En âciz, en felekzede millet kadınlığı Hemşlre-1 cehalet etlendir.

Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Ta h a To ros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

O acıdan sonra, bütün evreni bana bir giysi gibi giydirseler yine de mutlu olamam.”.. Sovyet Türkolog Vera Feonova ile 1987 Tüyap Kitap

In order to increase the satisfaction of Kinmen’s local medical services and reduce the percentage of people who go out of county to seek medical care, the three most important

In this study, we investigated the in vitro ability of ASTX to protect porcine lens crystallins from oxidative damage by iron-mediated hydroxyl radicals or by calcium

He was appointed as Assistant Professor from 1982 to1987, at Institute for Medical Electronics, Graduate School of Medicine, University of Tokyo.. During this period, he

Araflt›rmac›lar görüntülerin ayr›nt›l› incelemeleri sonucunda, ikili sal›m kuram›n›n bu izotop için geçersiz kald›¤›n› ve sal›nan protonlar aras›ndaki

In the Closing Session o f Conference, Erdener Birol, Vice-President o f Turkish Atomic Energy Authority, Nevzat Birsen, Director o f TUDNAEM Center, K.Kadyrzhanov,

“Kasalarınızın ve çek def­ terlerinizin içindekilerse vatan, / vatan, Amerikan üsleri, Ame­ rikan donanm ası, topuysa / ben vatan hainiyim” diye haykı­ ran

Arnaoutis ve arkadaşları (2015) farklı spor dallarından genç sporcuların antrenman öncesi ve sonrası hidrasyon durumlarını değerlendirmiş ve sporcuların