Cem iyet-i Im dadiye'nin
başarısı, Fatma Aliye
Hanım'm coşkulu
konuşmalarıyla sağlanmıştı
Mütareke yıllarında düşman işgali altındaki İstanbul’da Nakiye Hanım, Sultanahmet Alanı’na toplananlara sesleniyor.
Fatma Aliye Hanım
rv
A K IN tarihimizde, Türk kadınlarının eğitilmesi konuların daki kımıldanışlar, 2. Meşrutiyet (1976-1908) yılları ara sında Köze çarpar.Adedi pek az da olsa, bu dönemde bilinçli, kalem sahibi, katim lar yetişmiştir.
Tarihçi Ahm et Cevdet Paşa’nın kızlan Fatma Aliye ile Emine Semiye, Şair Nigâr ve genç yaşta ölen Makbule Leman, bunların öncülerindendir.
özellikle Fatma Aliye Hanım kalemiyle olduğu kadar diliyle de toplumumuzu etkilemiştir. Bu niteliğiyle, kendisine, ilk kadın hatibimiz, diyebiliriz.
T
A R İH Ç İ Ahm et Cevdet Paşanın bu ünlü kızı 1864 yılında doğdu. Arapça, Farsça ve Fransızcayı ana dili gibi öğrendi. Hattâ bu dillerden Türkçe ye çeviriler yapacak bir düzeye erişti.Fatma Aliye, güçlü kalemi ve zengin kültürü ile, edebiyat ve gazetecilik alanına ilk giren Türk kadını oldu.
Sosyal konulara da ilk defa
eğilen Fatma Aliye, 1897 yılın da, Osmanlı- Yunan savaşı sıra sında “ Cemiyet-i lm dadiye’ ’yi kurdu. Sanırım bu, Türkiye’de ilk defa bir kadın tarafından oluşturulan bir demektir.
Savaşa katılanlann yaraları nı sarmayı, geride kalanlarını korumayı amaçlayan bu der nek, toplumda kazandığı sempa ti ile, başarılı hizmetlerde bulun du. “ Cem iyet’-i îm dadiye” nin
bu başarısı, Fatma A liy e’nin ka dın topluluklarında yaptığı çoş- kulu konuşmalarla sağlandı.
Fatma Aliye. Balkan ve 1. Dünya Savaşı sıralarında da se sini duyurdu. Hele, İstanbul’un fethinin 461’inci yıldönümü ve silesiyle, Harbiye Nâzın E nver Paşanın ricası üzerine Millet Tiyatrosu’nda toplanan kadınlar önünde yaptığı hitabe o günlerin göğüs kabartan bir sesi olarak nitelendirildi.