MEŞRUTİYETTE SARAY ve BABIALİ
Yazan: SÜLEYMAN KÂNİ İKTKM — Tercüme, İktibas hakkı mahfuzdur.. Tefrika No: 177 ^
S a b a h a d d in b o y İs ta n b u ld a n
nasıl u za k la ş tı ?
— t Yaptığınız haltı beğendiniz mi?
Memlekete felâket getirdiniz. Bizi öldürmek istiyordunuz; namussuz, haysiyetsiz bir hükümet kuracaktı nız. Bu hareketinizle ne kadar ağır bir cezayı hak edeceğinizi hiç düşün mediniz mi? ■>:
Diye çıkıştı. Teşebbüste "muvaffak olamamış, ele geçmiş Kâzım efendi böyle bir anda ne diyebilirdi? Cemal bey Azmi beye hitaben polislere yap- , tığı tehdidden dolayı Mümtaz beye de biraz serzenişte bulundu. Fakat Mümtaz beyin teslim olmuş adamla ra karşı hakaret etmeği ne insaniye tin, ne de kanunun kabul edemiye- ceği yolunda sertçe verdiği cevap Cemal beyi yumuşattı. Dostça ayrıl dılar.
Kardeşi hakkında malûmat almak üzere polis müdüriyetine gelen Hay- reddm paşa zade Tahir bey polisçe alı- konuldu. Daha evvel diğer kardeşi Mehmed Hayreddin bey de tevkif edilmişti. Ziya dahi ele geçirilmişti.
Yapılan tevkifatm şümulünü gö renler kendilerinin de yakalanması ihtimalile selâmeti saklanıp kaçmak ta buldular. (1)
Miralay Sadık, Dahiliye N azın Re- şid beyler gibi evvelce Avrupaya sa vuşmuş olanlardan başka Kıbrıslı Şevket, Gümülcüneli İsmail, Söz ga zetesi başmuharriri Asaf Muammer, Vahideddinin kayın biraderi piyade kaymakamı Zeki beyler ile tertibatta ve katil işinde doğrudan doğruya medhali bulunanlardan bazılan da kaçıp kurtuldular.
Prens Sabahaddin bey de elde edi lemedi. Bay Ahmed Bedevinin bana tevdi etmiş olduğu hatırat defterle rinde Sabahaddin beyin ihtifası ve fi rarı hakkında şu malûmat veriliyor:
Kuruçeşmede yalının denize nazır odalarından birinde döşeme tahtaları kesilerek bir kişinin saklanacağı ka dar yer hazırlanmıştı. Sabahaddin he men buraya girmeğe müheyya olarak heyecan ve hayat endişeleri içinde gün ler geçirdi. Bir akşam sultan Reşad hasta oğlu Necmeddin efendiye gidi yordu. Polislerde bir hareket görüldü. Sabahaddin bey hemen bu ihtifagâhı- na girdi. Böyle daima heyecan ve sı kıntı içinde saatler, günler geçirmeğe tahammül edilemezdi. Kardeşi Lûtful- lah bey Beyoğlunda Galata kulesi ci varında İngiliz gemicilerine mahsus tevkifhanede bir yer temin etti. Sa bahaddin beyin kıyafet değiştirerek ev velâ Şişhane karakolu civarında bir İngiliz evine gitmesine karar verildi. Süt kardeşi Fazlı bey bir faytonla ya lının arka kapısının açıldığı sokak ba şına gelip arabadan indi. Sabahaddin bey kızının İngiliz muallimesi mis Layn ile beraber yalıdan çıktı. Fazlı beyle birlikte arabaya binerek hareket etti. Araba Şişhane yokuşunu çıkar ken kazaya uğradı; indiler. Yaya ola rak İngilizin evine gittiler. Ev sahibi İngiliz sonra Sabahaddin beyi melcei- ne götürdü.
Birkaç gün sonra yalı basıldı. Zapt- olunan evrak sultanın hazinedar usta- sile birlikte Bekirağa bölüğüne götü rüldü. Fazlı bey muhafız Cemal beye müracaatla hazinedar ustayı tahliye ettirdi.
İttihadcılarca Sabahaddin beyin if nası matlûp idi; gıyaben idama mah kûm olan prens İngiliz sefareti başter- cümanı delâletile (Hidiviye) kumpan yasının (Osmaniye) vapuruna bindi; İstanbuldan uzaklaştı.)
Bay Salih Fuadm (Son sultanın son cinayetleri) tefrikasında (Mevkufların ifadelerinde Damad Feride taallûk eden cihetleri İttihad ve Terakki mer kezi isnadat suretinde telâkki eylemiş ti. Vahideddinin Çengelköyündeki kâ şanesi de sıkı bir kordon altına konul muş, şehzadenin duhul ve hurucu bi le fevkalhad takyidlere tâbi tutul muştu.) deniliyor.
Biz İttihad ve Terakkinin Damad Ferid paşanın şahsını korumak isteye ceğine inanamayız. Olsa, olsa zapte- dilen ifadeler Ferid paşa hakkında ta kibat icrasını istilzam edecek kuvvet te görülmemiş olmalıdır.
Bu noktada başka bir ihtimal da hi hatıra gelir:
Ferid paşanın isminin ortaya konul ması sıkı münasebetleri dolayısile şeh zade Vahideddin efendiyi de suikads işine karışmış göstermeği intaç ede bilirdi. İttihad ve Terakki işte bunu İstemiyordu.
Divanı harp reisi Tevfik paşa veri lecek hükümlerin şiddetli olmasına ta raftar görünmiyerek üç aylık mezuni yet aldı. Riyaset erkânı harbiye bin başısı Remzi beye tevdi olundu.
Remzi beyin -mütekaid general Rem zi- bana tevdi eylemiş olduğu hatırat defterinde divanı harp riyasetine ta yini hakkında şu kayıd vardır:
(Îstanbula geldiğim gün -Cenubî Arnavutluktan; bir Loid vapuru ile- Mahmud Şevket paşanın katli vukua geldi. Bu müessif haberi bize vapurda: çıkacağımız sırada verdiler. İstanbııTa yırtık çizme, pejmürde kıyafetle, sa kalımla çıktım. Doğru muhafızlığa gittim. Miralay Cemal bey ile Enver beyi orada buldum. Enver onuncu kolordu erkânı harbiye reisi idi.
İstanbulda tedabir alınmış, katiller kısmen yakalanmış, katil keyfiyetini vücude getirenlerin istedikleri yolda bir buhrana meydan verilmemişti.
Birkaç gün sonra divanı harbi örfî riyasetini bana tevdi ettiler. Muhake me polis müdiriyeti umumiyesi salo nunda icra olundu. Namuslu arkadaş larımla birlikte hakikati vakanın ta- mamile tezahürüne ve mürettiplerin, müşevviklerin, katillerin tayinine ça lıştık. Hamdolsun, hiç bir tesir altın da bulunmıyarak vicdanımızın, kanu nun hükmünü verdik.)
Sadaret kaymakamı Mısırlı Said He
im paşa vakanın ertesi günü sadareti nasbedilmişti. Mehmed Esa.d eíe^U de Şeyhislâmlıkta ibka olunmuştu. Ancak Kabinenin teşkili bu kadar kolay ve çabuk olamamıştı.
İttihad ve Terakki erkânından ba zıları Talât beyin diktatörce hareket ettiğini, vükelâ meyanında bulunduk ça kuvveti Kabinede topladığını. K a
bineden hariçte kaldıkça şahsî düşün celerini merkezi umumî heyetine te l kin ile kabul ettirerek Kabineyi istedi; istikamete tevcih ettiğini iddia ile \ e-
ni Kabinenin fırka programından b a ş
ka bir tesir altında kalmayacak zevat tan teşkilini, Talât beyle ona tamami- le merbutiyetleri malûm bulunan şaiı-
siyetlerin Kabineye alınmamasını is
tiyorlardı.
Bu ihtilâf arada günlerce süren giz li, açık müzakereleri, münakaşaları intaç etmiş, fakat sonunda Talât bey muhaliflerini iskâta muvaffak olarak yeni Kabinede mevki almış, Dahiliye Nezaretine geçmişti. (4 haziran 1329)
İttihadcılar aralarında tahaddüs eden bu «aile ihtilâfının» hariçte fe na bir tesir yapacağını düşünerek bu na meydan vermemek lüzumunu, hu- susile böyle bir sırada düşmanlarına karşı müttehid bir cephe ile görün menin ehemmiyetini takdir ile işi kısa kesmeği muvafık bulmuşlardı. Harbi ye Nezaretine İzzet paşa, Şûrayı Dev lete Halil bey getirilmişti.
Mahmud Şevket paşa Kabinesinde Said Halim paşadan sonra Şûrayı Dev let riyasetine alınan eski sadrazam Said paşa da âyan riyasetine nasbolun muştu. . (Arksaı var)
* * *
Ceridei muteberelerinin 17/4/940 tarihli nüshasının 8 inci sayıfanıh 5 inci sütunun da (Meşrutiyette Saray ve Babıâli) isimli tefrikanızda İttihad ve Terakki fedaîlerin den amcam ölü Mümtazın Çerkeş olduğu yazıldığmı gördüm. Halbuki bizlerin hiç bir
suretle Çerkeslikle alâkamız olmayıp öz
Türk bulunduğumuzu ve ancak ailesinin Çerkeş ise de bunun da ölü ile bir şümulü olamıyacağı cihetle keyfiyetin olsuretle tas hih buyurulmasmı rica eder ve derin say gılarımı sunarım.
İstanbul posta giden dairesinde ölî Mümtaz yeğeni Avni Saka (1) Rusya sefareti baş tercümanı Man- delstam (Le şort de l’empire ottomanl ese rinde bu taklibi hükümet meselesinde ib raz ettiği gayret ve meharetten dolayı Ce mal beyi (Türk Fouchési) diye yad ediyor. Fransanm bu meşhur zaptiye nazırı hak kında (Meharetinde eksik hiçbir tarafı yok« tu; ancak fikrinde selâmet biraz, ahlâkında fazilet büsbütün eksikti!) denirdi. Bu sıfatı lar gösteriyor ki Cemal beyle Fouché ara sında bu benzetme hiç yerinde sayılama?
Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi