erfleyden önce insanl›¤›n varoluflunu ele ala-l›m. Evrenin yarat›l›fl›ndan milyarlarca y›l sonra, yeryüzünde, önce bitkiler, sonra hayvanlar, daha sonra da insanlar olufltular. Hayat›n geliflim süresini iki metrelik bir çubu¤a benzetirsek, insan-lar son iki milimetrelik bölümde, yani 15 milyon y›l önce ortaya ç›kt›lar. Hiç flüphe yok ki gebelik in-sanl›¤›n en erken devirlerinden beri bilinen bir du-rumdur. Bunu kan›t›n› iki tafl kabartmada görmek mümkündür (Resim-1,2,3,4,5). Fetüs, transvers po-zisyonda ve bafl gelifliyle (sefalik prezentasyonda)
görünmektedir, anne mutlulukla gülümsemektedir. O zamandan beri, Tafl Devri’nden sonra Paleolitik Ça¤’da bir geyik kemi¤ine yap›lm›fl bir resimde önemli bir buluntu mevcuttur. Resimde bir geyik gebe kad›n›n üzerinden atlamaktad›r (Resim-6). Hayvan›n, gücünü sergileyen bu hareketle, anne-nin ve do¤acak çocu¤un bedenlerine büyülü bir etki yapt›¤› gösterilmektedir. Böylece bu resmi, fe-tüsün intra-uterin (anne karn›nda) tedavisi için ilk örnek kabul edebiliriz.
H
R Reessiimm 11 R Reessiimm 33 R Reessiimm 22M.Ö. 30.000 – 20.000 y›llar› aras›ndaki o dö-nemde gebelik hem istenen hem de korkulan bir olayd›. ‹nsanlar›n çocuklar› istedikleri ve onlara de-¤er verdikleri su götürmez bir gerçekti. Özellikle 5 milyon y›l önceki toplumsal örgütlenmenin anaer-kil özellikte oldu¤u düflünülürse, kabileyi kad›nlar yönetiyordu. Bu yüksek do¤urganl›¤› güvenceye almak için, Willerdorf Venüsü gibi muskalar yara-t›lm›flt› (Resim-7). Bu tür t›ls›mlar›n amac›, iyi bir hamilelik dönemi geçirilmesinin yan›s›ra sa¤l›kl›
bir çocu¤un baflar›l› bir do¤um ile dünyaya getiril-mesi idi. Bu flekilde çocuk kötülüklerden korun-maya çal›fl›l›rd›. Hamile anneler piflmifl toprak (ter-ra-cotta)tan yap›lm›fl küçük heykelcikler tafl›rlard›. Bu figürleri kaplayan k›rm›z› renk muhtemelen ka-n› simgeliyordu (Resim-8).
Fetüsün hastalanmas›n› önlemek için, do¤ma-m›fl çocu¤un bu flekilde pasif bir terapi yöntemiy-le, profilaktik bir önlem olarak korunmas› zorunlu görülürdü ve bu düflünce Pazuzu figürüne
bakt›¤›-R Reessiimm 33 R Reessiimm 44 R Reessiimm 55 R Reessiimm 66
m›zda bariz biçimde gözlenmektedir (M.Ö:1000) (Resim-9). Bu fleytan, insanlara oldu¤u kadar ço-cuklara da hastal›k getiriyordu. M›s›r Tanr›s› Bes, bu tür kötülüklere karfl› korunma sa¤lard›. Bes’in, bebe¤i, anne karn›nda, do¤duktan sonra, hatta uyurken korudu¤una inan›l›rd›. "Ölümün kardefli, küçük ölüm".
Do¤umdan sonra bebe¤i bekleyen kötülükleri bertaraf etmek hasta ya da tehlike alt›ndaki fetüsü korumak için büyülü sözler söylenirdi: "Ey kötülü-¤ün ruhu bu çocu¤un bedenine nas›l girdiysen, burnun önde yüzün d›flar›ya dönük olarak, çekil onun bedeninden ç›k! Bu çocu¤a ac› çektirmek mi istiyorsun, onu pençelerine almana izin vermeye-ce¤im!" (Resim-10)
Hindistan’da çocuklar›n ölümünden ve abor-tustan fieytan Raksas sorumlu tutulurdu. Bu fleytan-lar "et yiyiciler", "et yutucufleytan-lar" ofleytan-larak adland›r›l›r-lard›. Fakat anne ve bebe¤ini "yedi" annenin koru-du¤una inan›l›rd›. M.Ö.1000 y›l›na ait bir tafl ka-bartma bu yedi anneden birini görüntülenmektedir (Resim-11).
Çok erken dönemlerden itibaren, cinsel temas ile gebelik aras›nda ba¤lant› kurulur ve bu hayvan-lar aras› iliflkilerde de sezilirdi. Yukar› M›s›r’da
Sak-kara’da yaklafl›k 6000 y›l öncesine ait bir kabartma-da bir ine¤in üzerine binen bo¤a görülmektedir (Resim-12).
Yunanl›lar, t›bb›n koruyucusu tanr› Apollon’a Delphi’deki Tap›na¤›’nda (Resim-13) ibadet eder-lerdi. Asklepios Apollon’un o¤luydu. Apollon (Re-sim-14) ve Asklepios’un annesi Koronis aras›ndaki iliflkiyi k›skanan tanr›ça Artemis, Koronis’i oklaya-rak öldürmüfltü. Bedeni yak›lmak üzere ot y›¤›n›-n›n üzerine getirildi¤inde Apollon ölü annenin kar-n›n› yararak o¤lu Asklepius’u ç›kar›p alm›flt›. Böy-lece ilk sezaryen ameliyat› bir tanr› hekim taraf›n-dan bir insan üzerinde gerçeklefltirilmiflti. Neyse ki Asklepius’un dört çocu¤u olmufltu ve hepsi de t›b-ba yararl› hizmetlerde bulunmufllard›. K›zlar› Hygi-ei ve PanakHygi-eia sa¤l›k ve ilaçlardan sorumluydular. O¤ullar› Makaon ve Podalirius cerrahlar›n ve dok-torlar›n koruyucusu olmufllard› (Resim-15).
O zamanlarda intrauterin tedavi gayet zor ol-makla birlikte, Apollon ve Zeus’un ortaklafla çal›fl-malar› övülmeye de¤erdir. Semele bir yang›nda öl-mek üzereyken, Apollon, karn›ndaki yedi ayl›k be-be¤ini rahminden ç›karm›flt›. Fetüsün geliflimini ta-mamlamas› için, fetüsü Zeus’un aslanlar›ndan biri-nin rahmine yerlefltirmifl ve iki ay orada
büyümesi-R
ni sa¤lam›flt›. Çocu¤un nas›l do¤du¤u kaynaklarda belirtilmiyor. Büyük olas›l›kla inkübatör ifllevi sa¤-lanm›fl olmal›. Do¤an erkek çocu¤un ad› Baküs’tü ve bu tanr› nefle ve hayattan zevk almay› simgele-di¤i gibi, insano¤luna alkolizm derdini de getirmifl-ti.
16. yüzy›la kadar otopsiye izin verilmiyordu ve birçok bilimadam› ve araflt›rmac›, cesetler üzerinde diseksiyon yapt›klar› için kovuflturmaya u¤ruyor-lard›.
Bu tür çal›flmalar› yüzünden Mikelanj’›n bafl› derde girmiflti. Bu nedenle rahim içinde fetüsü gös-teren çizimler çok nadirdir ve gerçe¤e uygun yap›-da de¤ildirler. Bu tür resimlerin en erken örnekle-rinden biri 14. yüzy›l tarihini tafl›r ve bir kad›n›n 5 ya da 6 ayl›k hamileli¤ini gösterir. Genç kad›n›n baz› organlar› resmedilmifltir, fetüs ayak gelifli du-rumunda (podalik prezentasyonda)d›r, gözlerini elleriyle kapam›flt›r. Johannes Ketham’›n, 1491’de Venedik’te yay›nlanan Fasciculus Medicinae isimli
R Reessiimm 99 R Reessiimm 1100 R Reessiimm 1111 R Reessiimm 1122
kitab›nda da gözleri kapal› bir fetüs resmi bulun-maktad›r (Resim-16).
Japon hekimler bebe¤in intrauterin geliflimini çok erken fark etmifllerdir. Üç parçal› nefis bir Ja-pon resmi, anne karn›nda fetüsün geliflimini aylara göre de¤iflimiyle sergileyerek göstermektedir. Bu resimlere, Bat›dakilerin tersine, sa¤dan sola do¤ru bak›lmal›d›r (Resim-17). Yine Japonya’da hamile kad›nlar›n ve bebeklerinin fleytanlar›n yan›s›ra
ca-d›lardan da korunmalar› gerekiyordu, buna örnek bir resimde elleri kollar› a¤z› s›ms›k› ba¤lanm›fl, ayaklar›ndan as›lm›fl bir hamile kad›n› kesmek üze-re olan bir cad› figürü gösterilebilir (Resim-18).
Güneydo¤u Asya’da Bali’de kocalar, do¤urmak-ta olan efllerine kalkan görevi yaparak yard›m ederlerdi.
Rönesans’›n bafl›nda insan vücuduna olan ilgi artt›. Hekimler, ö¤renciler, hastalar ve potansiyel
R Reessiimm 1133 R Reessiimm 1144 R Reessiimm 1155 R Reessiimm 1166
hastalar insan anatomisi ve vücudun ifllevleri hak-k›nda daha çok bilgi sahibi olma arzusuna kap›ld›-lar. Fildiflinden yap›lm›fl bir heykelcikte gebe kad›-n›n vücudu ve ayr›ca rahim içindeki fetüs gösteril-mifltir (Resim-19). Tahminen 1610 y›l›nda hali vak-ti yerinde zengin han›mlara hamilelik esnas›nda vücutlar›nda neler olup bitti¤ini göstermek için ya-p›lm›fl olmal›d›r.
O zamandan beri gebelik ve fetüs hakk›nda
bi-linenler artm›flt›r. Pozisyon t›pat›p gerçekle örtüfl-mese de, bu resimler gebelikte intrauterin geliflimi ebelere ve ö¤rencilere ö¤retmek için yap›lm›fl olsa gerektir (Resim-20,21).
Özellikle kutsall›k atfedilmifl kad›nlar bedenle-rinde evlilik d›fl› çocuklar› ile resmedilmektedirler ve bebekler de gö¤üslerinde ve ayak gelifli pozis-yonda çizilmifltir (Resim-22). Herhalde zor bir do-¤um onlar› bekliyordu. Buna benzer bir resmin so-lunda, karn›nda Hz. ‹sa ile Meryem, sa¤›nda ise Vaftizci Yahya ile Elisabeth görülmektedir. Birbirle-rinin belinden tutarak yanyana durmufl Meryem ile Elisabeth’in bebekleri öylesine kutsal ve semavi bir flekilde çizilmifltir ki, belki de bu resim, do¤umdan önce intrauterin tedavinin erken örneklerinden sa-y›labilir.
Fakat o y›llarda intrauterin tedavi ancak bu ka-dard›. Hasta bir fetüs için yap›lacak fazla bir fley yoktu. Bunun için gereken bilgi birikimi ile araç ve gereçler mevcut de¤ildi. Dahas› do¤mam›fl çocu-¤un ruhu olmad›¤›na inan›l›rd›. Bu felsefi dogma Romal› bilimadamlar› ve filozoflardan özellikle Sto-ac›lardan geliyordu.
1792-1822 y›llar› aras›nda Göttingen’de yap›lan do¤um ameliyatlar› istatisti¤ine göre, bu otuz y›ll›k süre içinde gerçekleflen 2540 do¤umdan %50’si
R Reessiimm 1177 R Reessiimm 1188 R Reessiimm 1199 R Reessiimm 2200
yard›ms›z gerçekleflmiflti, 1016 kad›n›n bebe¤i for-seps ile do¤urtulmufltu, 111’i internal veya ekster-nal versiyondayd›, 7 do¤umda baflka aletler kulla-n›lm›flt›. 21’i ekstraksiyonla, 4’ü sezaryenle gerçek-lefltirilmiflti. Bu durumda 1000 do¤umda 200 kadar seksiyo oran›na eriflilmifltir. Bu tabloda annelerin ve bebeklerin ölüm oran›na de¤inilmemifltir, ama bu say›n›n insan› dehflete düflürecek kadar yüksek oldu¤undan kuflku yok.
Gebeler ile do¤um halindeki kad›nlar› bekleyen tehlikeler aras›nda, embriyotomi sebebiyle ebe faktörü de unutulmamal›d›r (Resim-23). Özellikle bu vakalarda kusurun annede mi ebede mi oldu-¤unu sormak gerekir. Böyle zor bir do¤umda anne kurtar›lm›flsa, azizleri ile birlikte bütün kilise, arala-r›nda bu mucizevi kurtuluflun resimlerini içeren tablolar da dahil bir çok arma¤anlar al›rlar (Resim-24).
Fetüs için çok az fley yap›labiliyordu. 1540’ta do¤mam›fl çocu¤a terapi kabilinden, do¤umu ko-laylaflt›rmak üzere uzanma pozisyonu kullan›l›yor-du (Resim-25). Bu konuda çok emin de¤iliz. Bu-gün de ayak geliflini bafl gelifline çevirmek ve da-ha kolay bir do¤um sa¤lamak için "Hint terapisi" dedi¤imiz yöntemde de ayn› pozisyonu
kullan›yo-ruz. Bebe¤in ayaklar› önde do¤mas›ndansa, fetü-sün rahim içinde çevrilerek hayatta kalma flans›n› yakalamas›, bu flekilde müdahale edilerek sa¤lan-maya çal›fl›l›r.
Benzer biçimde, do¤mam›fl çocu¤u etkileyecek baz› mistik manipülasyonlardan söz edilebilir. Kem gözün, kahinin lanetinin, bir cad›n›n kötülük saçan bak›fllar›n›n bir çocu¤u sakatlayabilece¤ine, onda malformasyonlara yol açabilece¤ine, hilkat garibe-leri hatta yap›fl›k ikizler ortaya ç›kmas›na neden olabilece¤ine inan›l›rd› (Resim-26). Gebe kad›n›n, çirkin fleylere bakarsa çirkin çocuk do¤uraca¤› inanc› yayg›nd›. Cinsel birleflme esnas›nda maymu-na bakan kad›n›n, bebe¤inin maymumaymu-na benzeyece-¤i san›l›rd›. Bir hayvandan, mesela bir kartal, kö-pek, y›landan korkarak kendi gövdesine dokunan kad›n›n bebe¤inin ayn› bölgesinde bir do¤um le-kesiyle do¤aca¤›na inan›l›rd› (Resim-27,28). An-lams›z bir yiyece¤e afleren kad›n›n bu yiyece¤i bu-lamazsa, fetüsün bedeninde bu yiyece¤in izinin belirece¤i zannedilirdi.
Çok yemek yemenin fetüste k›ll› bir vücut gibi etkiler yarataca¤› düflünülürdü (Resim-29,30). Das Versehen der Frauen isimli, 1920’de bas›lan kita-b›nda Gerhard von Wessenburg, gebe kad›n›n
bel-R
li bir fleyden ürkmesinin fetüste yarataca¤› etkileri kesinlikle küçümsememek gerekti¤ini yazar. Bu-nun yararl› etkileri de olabilir. Burada güzel bir ço-cuk do¤urmak isteyen kad›n›n hikayesini anlat›r. Anne aday› tavsiye üzerine yatak odas›na Apol-lon’un heykelci¤ini koymufltur. Her sabah uyand›-¤›nda ilk bakt›¤› fley bu güzel heykeldir. Sonunda çok güzel bir k›z çocu¤u do¤urur ve o da müthifl güzel bir genç k›z olur. Özellikle Yunan heykelle-rinde görülen genifl bir aln› vard›r. ‹flte size intra-uterin tedavinin bir örne¤i! Bu etkilerden ilk kufl-kulanan biri ‹skoçya Kraliçesi Maria Stuart’t›r (Re-sim-31). ‹leride ülkenin kral› olacak II. Jacob’a ha-mileyken, s›r katibi David Ricci gözleri önünde hançerlenerek öldürülür. Ricci ald›¤› darbelerle dizlerinin üstüne düfler ve yard›m almak için krali-çenin ayaklar›na sar›l›r. Ama bu s›rada ald›¤› di¤er b›çak darbelerinin etkisiyle ölür. Kral II. Jacob’da bu olaya iliflkin hiçbir do¤um lekesi oluflmam›flt›r. Vücudunda b›çak fleklinde hiçbir ize veya lekeye rastlanmam›flt›r.
Günümüzde art›k bu tür fleylerin kalmad›¤›n› düflünüyorsan›z, yan›l›yorsunuz demektir. ABD’de bile bebe¤in boynuna sar›l›r bo¤ar endiflesiyle, ha-mile anneye kumafl kemer giydirilmez. Bebe¤i
di-yabetik olur korkusuyla hamile annenin çok fleker yemesine izin verilmez. Karn›ndaki bebe¤i sakin-lefltirir düflüncesiyle anneye klasik müzik dinletilir. Bebe¤inde si¤il ç›kmas›n diye gebe anne si¤ile do-kunmak istemez. Yaln›zca güzel, soylu, uyumlu fleylere bakar.
Hastanelerimizden birinde çal›flan Afganistan’l› bir anesteziyolojistin yüzünün sa¤ yan›nda iri bir hemanjiyomu vard›. Annesinin ona hamileyken, bir eliyle yüzünü tutarak ay› seyretti¤i için
yüzü-R
Reessiimm 2233 RReessiimm 2244
R Reessiimm 2255
nün böyle oldu¤una inan›yordu.
Bilim dev ilerlemeler kaydetmifltir. ‹ntrauterin tedavi ise, bilimsel anlamda tam olarak, amniyotik kaviteye yap›lan ponksiyon ile amniyos s›v›s›n›n analiz edilerek de¤erlendirilmesiyle bafllam›flt›r. Fe-tüsün ilk kez aç›ld›¤› 60 y›l önceki t›bbi müdahale-den beri rahim içi tedavi düfle kalka ilerlemeye de-vam etmifltir. Oueenan taraf›ndan Rh-uyuflmazl›¤›-n›n transfüzyon ile giderilmeye çal›fl›ld›¤› müdaha-leden, günümüze gelinceye kadar intrauterin
ame-R Reessiimm 2266 R Reessiimm 2277 R Reessiimm 2288 R Reessiimm 2299 R Reessiimm 3300 R Reessiimm 3311
yöntemlerdir.
Bundan sonra hangi yöne gidece¤imizi önce-den tahmin etmek güç bir ifl. Çabalar›m›z›n bizi, fe-tüsün bir hasta olarak tam ve mutlu bir yaflama ka-vuflaca¤› bir yola ç›karmas›n› umal›m ve bunun için dua edelim.
E
E..TT.. RRiippppmmaannnn
K
KAAYYNNAAKKLLAARR
1. Gibbs RS, Sweet RL. Maternal and fetal infectious disorders. In: Creasy RK, Resnik R,eds. Maternal-Fetal Medicine. Phi-ladelphia: W.B. Saunders Company, 1999: 674-7
2. Cole FS. Bacterial infections of the newborn. In: Taeusch HW, Ballard RA, eds. Avery’s Diseases of the Newborn. W.B. Saunders Company, Philadelphia, 1998: 490-512 3. CDC. Prevention of perinatal group B streptococcal disease:
a public health perspective. MMWR 1996; 45 (RR-7): 1-24 4. Committee on Obstetric Practice, American College of
Obs-tetricians and Gynecologists. Prevention of eerly-onset gro-up B streptococcal disease in newborns. Washington, DC: American College of Obstetricians and Gynecologists, 1996; ACOG committee opinion no. 173
5. Committee on Infectious Diseases / Committee on Fetus and Newborn, American Academy of Pediatrics. Revised guidelines for prevention of early-onset group B strepto-cocccal (GBS) infection. Pediatrics 1997; 99:489-96 6. Schrag SJ, Zywicki S, Farley MM,Reingold AL, Harrison LH,
Lefkowitz LB, Hadler JL, Danila R, Cieslak PR, Schuchat A. Group B streptococcal disease in the era of intrapartum an-tibiotic prophylaxis. N Engl J Med 2000; 342: 15-20 7. Schuchat A. Neonatal Group B Streptococcal disease-
scre-ening and prevention. N Engl J Med 2000; 343: 209-10 8. Heath P. Bacterial infection and the neonate. Neonatal
Co-urse for Senior Paediatricians. 27th November – 1st Decem-ber 2000. Imperial College School of Medicine, Hammers-mith Campus, London.
9. Schuchat A, Zywicki SS, Dinsmoor MJ. Risk factors and op-portunities for prevention of early-onset neonatal sepsis: a multicenter case-control study. Pediatrics 2000; 64: 60-4 10. Regan JA, Klebanoff MA, Nugent RP. Vaginal infections and
prematurity study group. The epidemiology of group B streptococcal colonization in pregnancy. Obstet Gynecol 1991; 77: 604-10
11. Dillon HC, Gray E, Pass MA, Gray BM. Anorectal and vagi-nal carriage of group B streptococci during pregnancy. J In-fect Dis 1982; 145: 794-9
12. Clay LS. Group B streptococcus in the perinatal period. A review. J Nurse Midwifery 1996; 41: 355-63
among expectant Irish mothers. Ir Med J 1998; 91: 21-2 18. Embleton N, Wariyar U, Hey E. Mortality from early onset
group B streptococcal infection in the United Kingdom. Arch Dis Child Fetal Neonatal Ed 1999; 80: 139-41 19. Bhutta ZA. Seeing the unseen: newborn care in developing
countries. Neonatal Course for Senior Paediatricians. 27th November – 1st December 2000. Imperial College School of Medicine, Hammersmith Campus, London.
20. Kuruvilla KA, Thomas N, Jesudasan MV, Jana AK. Neonatal group B streptocococcal bacteraemia in India: ten years’ ex-perience. Acta Paediatr 1999; 88: 1031-2
21. Gökalp A, O¤uz A, Bak›c› Z ve ark. Neonatal GBS koloni-zasyonunun annelerdeki anorektal sistem tafl›y›c›l›¤› ile ilifl-kisi. Mikrobiol Bült 20:248-251, 1986.
22. Özinel MA: Kad›n genital sisteminde ve yendo¤anlarda B grubu streptokok infeksiyonu Ege Üniversitesi Mikrobiyolo-ji Anabilim Dal› uzmanl›k Tezi,1989.
23. Bergeron MG, Ke D, Menard C, Picard FJ, Gagnon M, Ber-nier M, et al. Rapid detection of group B streptococci in pregnant women at delivery. N Engl J Med 2000; 343:175-9 24. Philipson EH, Palermino DA, Robinson A. Enhanced ante-natal detection of group B streptococcal colonization. Obs-tet Gynecol 1995; 85: 437-9
25. Silver HM, Gibbs RS, Gray BM. Risk factors for perinatal group B streptococcal disease after amniotic fluid coloniza-tion. Am J Obstet Gynecol 1990; 163:19
26. Bhutta ZA. Neonatal infections. Curr Opin Pediatr 1997; 9 : 133-40
27. Zaleznik DF, Rench MA, Hillier S, Krohn MA, Platt R, Lee ML, Flores AE, Ferrieri P, Baker CJ. Invasive disease due to group B Streptococcus in pregnant women and neonates from diverse population groups. Clin Infect Dis 2000; 30: 276-81
28. Rosenstein NE, Schuchat A. Opportunities for prevention of perinatal group B streptococcal disease: a multistate surve-illance analysis. Obstet Gynecol 1997; 90: 901-6
29. Isaacs D, Royle JA. Intrapartum antibiotics and early onset neonatal sepsis caused by group B streptococcus and by ot-her organisms in Australia. Pediatr Infect Dis 1999; 18: 524-8
30. Fey R, Stuart J, George R. Neonatal group B streptococcal disease in England and Wales 1981-1997. Arch Dis Child 1999; 80: A70,G202
31. Beardsall K, Thompson M, Mulla R. Neonatal group B streptococcal infection in South Bedfordshire,1993-98. Arch Dis Child Fetal Neonatal Ed. 2000; 82:F205-F207
32. Halliday E, Foote K, Dryden M, Heard M, Down R, Ward J. Universal matrenal screening for neonatal group B strepto-coccal disease. Lancet 2000; 356: 1407-8
33. Enhanced surveillance of neonatal group B streptococcal disease. Commun Dis Rep CDR Weekly 2000; 10:21 34. Olver WJ, Bond DW, Boswell TC, Watkin SL. Neonatal
gro-39. Boyer KM, Gotoff SP: Prevention of early-onset neonatal group B streptococcal disease with selective intrapartum chemoprophylaxis. N Engl J Med 1986; 314:1665
40. Mercer BM, Briggs RG. Group B streptococcus and preg-nancy. Pediatr Ann 1996; 25: 206-14
41. Turow J, Spitzer AR. Group B streptococcal infection early onset disease controvesies in prevention guidelines, and management strategies for the neonate. Clin Pediatr 2000; 39: 317-26
42. Connellan M, Wallace EM. Prevention of perinatal group B streptococcal disesae: screening practice in public hospitals in Victoria. Med J Aust 2000; 172 : 317-20
43. CDC. Adoption of hospital policies for prevention of peri-natal group B streptococcal disease – United States,1997. MMWR 1998; 47: 655-70
44. CDC. Laboratory practices for prenatal group B streptococ-cal screening and reporting-Connecticut, Georgia, and Min-nesota,1997-1998. MMWR 1999; 48: 426-2
45. CDC. Adoption of perinatal group B streptococcal disease prevention recommendations by prenatal-care providers-Connecticut and Minnesota, 1998. MMWR 2000; 49: 228-32 46. CDC. Hospital-based policies for prevention of perinatal Group B streptococcal disease—United States,1999. MMWR 2000; 49: 936-40
47. Morales WJ, Dickey SS, Bornick P, Lim DV. Change in an-tibiotic resistance of group B streptococcus: impact on int-rapartum management. Am J Obstet Gynecol 1999; 181: 310-4
48. Hager WD, Schuchat A, Gibbs R, Sweet R, Mead P, Larsen JW. Prevention of perinatal group B streptococcal infection: current controversies. Obstet Gynecol 2000; 96: 141-5 49. Fernandez M, Hickman ME, Baker CJ. Antimicrobial
sus-ceptibilities of group B streptococci isolated between 1992 and 1996 from patients with bacteremia or meningitis. An-timicrob Agents Chemother 1998; 42: 1517-9
50. Pearlman MD, Pierson CL, Faix RG. Frequent resistance of clinical group B streptococci isolates to clindamycin and erytromycin. Obstet Gynecol 1998; 92: 258-61
51. CDC. Early-onset group B streptococcal disease-United Sta-tes, 1998-1999. MMWR 2000; 49: 793-6
52. Lin FY, Azimi PH, Weisman LE, Philips III JB, Regan J, Clark P, et al. Antibiotic susceptibility profiles for group B strep-tococci isolated from neonates, 1995-1998. Clin Infect Dis 2000; 31: 76-9
53. Main EK, Slagle T. Prevention of early-onset invasive ne-onatal group B streptococcal disease in a private hospital setting: the superiority of culture-based protocols. Am J Obstet Gynecol 2000; 182:1344-54
54. Reisner DP, Haas MJ, Zingheim RW, Williams MA, Luthy DA. Performance of a group B streptococcal prophylaxis protocol combining high-risk treatment and low-risk scre-ening. Am J Obstet Gynecol 2000; 182: 1335-43