• Sonuç bulunamadı

Yaşar Kemal'i sevmek

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Yaşar Kemal'i sevmek"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

ZEYNEP AVCI

Yaşar Kemal’i

sevmek

I g l L l i nce “Fırat Suyu Kan Akı-

ğ

A yor Baksana” çıkmıştı. Y

y

Şimdi “Karıncanın Su İçti­ ği” geldi, durdu karşımız­ da. “Bir Ada Hikâyesi” dörtlemesinin ilk iki kitabı. Üçüncüyle güz ayların­ da buluşacağımız müjdelendi; adı da “Tanyeri Horozlan” olacakmış.

Yaşar Kemal oturmuş yazıyor. Oysa Thilda’sı bile yok artık'yanın­ da.

Bizler, “böl ve yönet”in çaresiz kurbanları, doyasıya keyiflenmeyi u- nutalı kimbilir kaç yıl oldu. Coşkuy­ la haykırmak için topun filelere bir hışımla dalmasını ya da kupanın ter­ li ellerde gezinmesini bekliyoruz. Coşkulanmak adına bir meşin yu­ varlağın peşine takılıyor, serseri kur­ şunlardan kaçınmaya çalışarak ara­ balarımıza binip kent turları atıyor, sesimiz kısılana kadar haykınyor, yarı öfkeli, yarı esrik, yataklarımıza bitkin düşüyoruz. Genelde suratı­ mızda limon yalamış bir ifade, tek kaşımız havada... Karamsarlık, kö­ tümserlik, kınamak, kıyasıya eleştir­ mek, hiç beğenmemek pek moda.

Kimileri Internet’te “chat” yapı­ yor, kimi uzak diyarlarda sanal yol­ daş anyor. Bir oyalamacadır gidiyor. Nice tabular yıkıldı, nice mitler dev­ rildi, nicedir tahtından inmeyen tek kral para.

Entelecensiya da umuda “elva- da” dedi, sanki. Nasıl olsa devrim de belirmeyecek ufukta... “Kahrol­ sun bu dünya!” Bir de arabeske kı­ zıyoruz...

Oysa Yaşar Kemal yazıyor. Kalemiyle edebiyat dokuyor, sözcüklerle hallaç pamuğu gibi atı­ yor bu toprağın kültürünü.

Biz “öztürkçe”yle, “küreselleşen dilimizde, filan, falan., uğraş'a^clura- lım, o Arapça’dan, Farsça’dan, Erme­ nice’den, Kürtçe’den, bu toprağın her bir dilinden sözcükleri sayfalara öyle bir diziyor ki, konuştuğumuz (konuşamadığımız) dilin zenginliği karşısmda şaşa kalıyoruz.

Biz kızalım, köpürelim, ekşi ekşi bakalım çevremize, hiç kimseleri, hiçbir yapılanı beğenmeyelim, onun kahramanları en zor günlerinde, en içinden çıkılmaz gibi görünen du­ rumlarda birbirlerine sıcacık sarılı­ yorlar, otların üstüne yatıp menekşe kokluyorlar, denizin mavilerini sayı­

yorlar, göze görünmese de ötüşünü duyanı cennetlik eden kuşların pe­ şinde diyar diyar dolaşıyorlar, bir ka­ valın sesiyle insanlıklanndan kıvanç duyuyorlar. Savaşırken bile cerenler ölmesin diye savaşa ara veriyorlar, meydandan cerenler çekilince kıya­ sıya döğüşü sürdürüyorlar. Onun kahramanları umutlu, sevecen, feda­ kâr. İnsana benziyorlar.

Hemite’de bir anıt dikilmişti on yıl kadar önce. Yaşar Kemal’in köyü Hemite’de.

“Bir Ada Hikâyesi”nin ikinci kita­ bım da okuyup bitirdikten sonra “A- sıl Yaşar Kemal’i getirip Anado­ lu’nun ortasına dikmişler...” diye geçti içimden.

Hemite’deki anıt çok güzeldi, a- ma asıl görkemli anıt Yaşar Kemal’in ta kendisi.

Onun aşıladığı sevgi, onun dünyasındaki insana saygı ve i- nanç, onun insanlarındaki umut hepimize, tüm ülkeye yeter. Onun doğaya tutkusu, yaratılışa hayranlı­ ğı, hoşgörüsü birçok şeyi kurtarır. O coşkuyla harekete geçebilirse, o sabrı, o direnci, o azmi gösterebilir­ se insan, yeri yerinden oynatır, taş üstünde taş bırakmaz, dünyayı “kirp diye” değiştirir.

“Bir Ada Hikâyesi’riin ikinci kita­ bı, birincisi gibi, yalnız insanlık adı­ na değil, Türkçe adına da bir coşku seli yaratıyor okuyanda.

Shakespeare bir başına İngiliz­ ce diline binden fazla sözcük kat­ mış, derler. Acaba kimse saydı mı Yaşar Kemal’in dağarcığında neler var diye?

“Sekilenmek”, “ipilti”, “sündür- mek", “giyit”, “örklemek”, “şıkır- dım”, “burgaç”, “derakap”, “yun­ mak”, “dilhun olmak”, “ikircik”, “hışılamak”, “yordamlamak”, “ko­ yak”, “mengi” ve daha birçok söz­ cük Yaşar Kemal’in dilinde var da, çoğumuz ne anlama geldiklerini bi­ le bilmiyoruz. Bir avuç sözcükle anlaşmak mümkünken, ne zahmet edelim ki!

Yaşar Kemal’i sevmek insanlığın­ dan kıvanç duymakla, insanım diye sevinmekle eşdeğerli bence. Yaşar Kemal ile çağdaş olmak, aynı top­ raklarda yaşamak ise çok özel bir kı­ vanç sebebi. Boşverin Nobel’i!

em a il: [email protected]

Referanslar

Benzer Belgeler

Red cell distribution width levels were found to be significantly higher in patients diagnosed with AA in comparison to the control group.. The commonly used, low-cost RDW test may

ve sayıları giderek artan işletmeleriyle Alman ekonomisine katkı sağlamaktadırlar. 2007 yılında bu işletmelerin sayısı 703 bine, yıllık toplam cirosu 32,7 milyar

Çünkü gezegen, ay›n ilk günlerinde bile Günefl’ten yaklafl›k bir saat sonra bat›yor ve par- lakl›¤› 1,7 kadir, yani oldukça düflük.. Bu s›rada Merkür’ü görmek

Geriye yüzer havuzlar yerine Pendik Tersanesi’nin büyük gemi inşaatları için yeni hizmete giren kuru havuzu kalıyor ki, bu havuz hem tamir havuzu olarak di- z.ajn

1933 yılında özel sektöre yalnızca yük taşımacılığının bırakılması, yolcu taşıma hakkının devlete verilmesi ile Şirketi Hayriye ke- penklerini indirdi..

Sinire uygulanan elektriksel bir stimulus uygula- nan akım belli bir düzeye ulaşınca sinirde depolarizas- yona neden olur. Düşük düzeyde verilen akımla olu- şan aktivite

Tip I, radial başın anterior çıkığıyla birlikte ulnanın kısa oblik veya yaş ağaç kırığı; tip II, radial başın posterior veya posterolateral

Nihat Akyunak'm ani kaybı, kı­ sa sürede İzm ir’de de duyuldu ve İzmir Resim Heykel Müzesi Mü­ dürü M ehm et Sabır ile sanat ya­ zarı eleştirmen TurgayGünenç,