• Sonuç bulunamadı

Feminist film eleştirileri

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Feminist film eleştirileri"

Copied!
4
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Mannara lletiSim Dergbi, Sayt:8, Ekim 1994

Marmara Joumal of Connwnications, Number:8, October 194

FEMiNisr

Fir,M

EI,E$rinironi

*

Qev:

Yrd.

Dog.

Dr.

Esra

BiRYILDIZ

MARMARA

UNiVERSITESI

Itetlgim Fakiiltesi

1960 h yrllann sonlannda

bir

sosyal hareket olarak feminizmin

yiik-selisiyle, kiilti.iri.in kadrnlan tiim imaj bigimlerinde nasrl

g$sterdiliyle

ilgile-nildi. Genelde halka ne tiir mesajlann

verildilini

anlamak igin romanlar, rek-lamlar,

yazrlu,

televizyon ve

filmler

incelendi. Geleneksel

dil

kullantmt da elegtirilmeye baqlandr ve cinsel imalar tagrdrlr anlagrldr.

Eril bir

adtl

olan "anyone" m kullantmt,

bir

toplumda

erkelin

kadrndan daha bnemli

oldulu

fikini

gtiglendirdipi iEin feministler tarafindan

red

edildi. Cinsel

delerlen-dirme imasrnr silmek igin, "stewardess",

"mailman",

"chairman" ve

"man-kind" gibi

gtincel kelimeler

"flight

attendant", "letter carrier", "chairperson" ve "humankind" a gevrildi. Agrkcasr, feministler gostergebilimin

bir

toplu-mun gegitli sdylemler aracrhlr ile kendi

delerlerini vurguladtlt

temel Ogreti-sini benimsediler. Marksistler

gibi

feministler de, erkek egemen toplumlann kendi

giiglii

durumlannt korumak igin bu sOylem biEimlerini kuliandtklannt varsaydr.

B$ylelikle,

feminist elegtirinin amacl, (herhangi)

bir iletiqim

ara-crnda erkek egemenlilini siirdtiren ve kadrnr edilgen duruma indiren

gizli

ya-prsal tedbirledi bulup grkarmak olmu$tur.

Filmlerle

ilgili

ilk

feminist yanlar, Hollywood

filmlerinin

gopunda kadrn

roliiniin

gok yetersiz

imajlar

sundu[unu ortaya koymakla

yetindiler.

Molly

Haskell, "From Reverence to Rape" (1974) (Hiirmetten Tecavtize) de sinemada kadrn karakterlerin tarihini inceledi ve bunlann genellikle hig ger-gekgi

olmadrlrnr

saptadr. Ashnda, o karakterlerin, erkeklerin kadtnlar hak-krnda inanmayr istedikleri hayallerindeki tiplerden gok az

farklt

oldupunu ileri siirdii. Pek gok kadrn karakterin tip olarak ya ciddi,

afr

baEh bakireler ya

(2)

da gok duygulu fakat

leyun

fahigeler olduEunu saptadr. Amerikan

tiirii

film-lerin konu dinamikleri etken

ki$ilikler

olan erkek kafuamanlar etraflnda d6-nerler, Kadrnlar, bunahmh bekarlar, rahathk yeren anneler, clnsel arzu obje-leri ya da erkeklerin baEanlaflm engelleyen edilgen rolleri o)'narlar. Kadrnlar kalraman olduklaflnda bagan daima uzlagmaldrr. Kara

hlm

(Film

Noir)

tii-rtinde kadmlar erkekleri sug iqlemeye

telvik

eden, iten,

giigliiliige

ag,

yolun-dan grkmr$ fahi$elerdir, aile melodrarnlanda kadmld belki bir kariyerde

iler-leyebilecek kadar yetenekli olabilider ancak a]'nl zamanda ailenin

giivenlili-ne ve sevgisigiivenlili-ne sahip olatnazlar.

Hollywood filmlerinin

igerikledne krsaca gdzatrg

bile

feminist tezi dogrular. Kadrnlafl

kadn

olarak diinyada hergiin gergekte varolduklan

gibi

bulmak zordur.

Kadnlar ikincil

ya da olumsuz rolleri oynadar.

Film

endiist-risinde hemek hemen

tiim

karal verme giictintin erkeklerin ellerinde

oldufu

gerEegi diisiiniildUgtinde bu hig de Eagrrlcl degildir. Pekgok Onemli srUdyo

yiineticileri,

yaprmcllar, yonetmenler, senadstler ve sinematograir

mUdi

e-ri

erkektir. Kadrn gorii$ii temsil edilmemigrir. Bu da feminist film

ele$kmen-lerinin

iistiinde gok

durdulu bir

konudur.

Feminist eleltirmenler, kadlnlann

itetime

daha gok girmesini, kadrn-lann dtinyadaki

roliinii

gergek olarak giisteren

filmler

yapdmasnq meslek derneklerine daha fazla

giril

ile sinema endiistdsinin her yonUnde kadlnlara

elit

iiffet

ve eEit

fl6at

tanrnmasrlr

sat'unmakadrlar. Biitiin

toplumsal

dev-rir

er gibi bu da zaman isler. Bugiin

kiiqiik

biirgeli ve endiistd konEoliine

ra-bii

olmayan balrmsrz hlm, kadrnlann ybnetmen, yaplmcr ve senarist olarak kendi yaprmlannr kontrol altlna almalannl, kadm gorii$iinU yansrtan

filmler

yapmalannl miimktin

klldt.

Kadmlann

yap[El

" Desert I-learts " @onna De-itch, 1986)

(edl Yftekler),

"Heafiland" (zuchad Pearce, 1981)

(Kalp

Ulke-si) ve "Smitiherees" (Susan Seidelman 1983) varoluqun kadln yOniinii yan-sltmada gok basanh oldu. GiSe yapmamalanna ragmen bunlar

kadmlarlail-gili

kadmlar tarafindan yaptlan normal

hlm

uzunlulundaki oyKilerin baqanh

olabilece!ini

gosterdiler.

Yine de baElmsrz olarak yaprlan her

filme

kar$ll*, film

dykiilerinin

gogunun hala kadm karakterlerin iginde esld stereolip rolleri oynadlgl

tlkaba-sa erkeksi hareketlerle doiu "Top Gun ya da Rocky" gibi macera

filn

eri

of

dugu goruluyor. Karakrederiyle dzdelle$me olasdlgr hig bulunmayan bdyle

filmleri

kadrn

izleyicilerin

desteklemesinin nedeni nedir ? Sinemada erkek merkezli bir Eey mi var ?

Kilisel

ilgilerine ters diisse bile kadrnlar kendilennr

(3)

Qene patlatan, ilrsafslz, kaba, etken erkek kafuamanlada ml iizdeEleEtiriyor ? Zira sinema deneyimlerinden birazclk da olsa zevk allyorlarsa bunu yaplyor-lar demektir. Feminist

film

elegdrisinin son geli$meleri bu sorularl araEtrr-mak, ozellikle kuramsal gdstergebilim aElslndan sinema kodlannrn cinsellik yUklii anlamlafl nasll

iirettigini

anlamak

olmultul.

Women and

Film,

Camera Obscua ve Wide Angle,

film eleltirisinin

bu yeni Eeklini yayrnlayan iig dergidir. Feministler, klasik

film

oykillerinin

diinyamn cinsel

gortiniimiinti

nas

yanslttlElnr iyice anlamadan, gizilen ste-reotip karakterled deEigtirmenin iimitsiz

oldulunu ileri

siirtiyorlar.

Omefin,

kameranrn goriigii ya da bakrgtntn karal(er aglsndan hig de yanslz olmadrgr, temelinde

eril

oldugu anla{11m1$tr.

Feminis

er yanh

bt

tutur

a yaprlan 9e-kimlerde kadmlda bakan erkek karakterlerin sayrca

go(

buna kar$m erkek-Iere bakan gok az kadln olugunun bunun bir ispatr olduEunu iddia ediyorlar.

Filmlerde kadrnlar erkek bakrgrnrn objeleridir. Onlar erkek aglslndan bir manzara, seyredilecek

bh

Wydir. Bu anlamda kadlnlar sadece cinsel zevk atrnan objelere dontiEtiiriilmektedirler. Bu izleyici igin de biiyledir; giinkii

se-yircinin

cinsi ne olursa olsn tek imaj budur.

Dinleyiciler

araslndaki kadrnlar da erkekler kadar bu uygulamaya katllmaya

zodanrlar.

Film

yaprmclhgrndaki bu karr, gergek diinyada

golunlukla

kadln is-tese de istemese de erkekler kadtnlara kadrntn

fiziksel

goriini.igiinden zevk alarak cinsel

bir

bakrl ile bakarlar genel giirii$iine benzemektedir. Kadtnlar bakl$lannr erkegin cinsel dikkatini gekmeh kapana

almak

tutmak ya da seg-mek iEin kullanmazlar. BakrElan cinsel agldan daha az rahatsrz edici, daha az

cinsel

yiiklii gtirtinit.

Boylece, kameramanrn bakrgrnda (genel

dyhilii

filn

e-rin pek goBunda oldugu gibi) kadln bakrsl ya da yansz bakl$rn gok erkek

ba-krqr ozelliklerinin bulunduEu

goriiliir. B^zl

feminist eleqdrmenler de sinema ideolojisinin, izleyiciye gdnderilen mesajln, sadece gerqek kadm

karakterle-rin

olmayr$rnda deEil, ancak sinemanln kendisinin

belAl

uygulamalannda-dr

sonucuna

varrlar.

Geriye (Sinemasal iledqimin Marksist eleltidsinde

ol-dulu

gibi) Oyhi yaprsnm bu temel prensiplerinin daha elit bir ideolojiyi yan-srtmak iizere

deligtirilip deliltirilmiyeceEi

sorusu

kallr.

Laura

Mulvey'in

"Visual

Pleasure and

Naratlve

Cinema

"

(Gbz

Tnvki

ve

Oykulu Filmler)

(Rosen.pp.198-209) adh makalesindeki gibi,

b^zl

feminist

lilm

elestirmen-leri izleyicinin

genel

oyktilti

filmlerden alabilecegi

tiim

zevki analiz ve

bi

(4)

linglendirme aracrhlryla bozmak istemektedider. Bagkalan ise feminist

bir

sinema, alternatif

bir

sinema, tiretme

olasrhlrnr

dne siirmektedirler.

*Tim

Bywater - Thomas Sobchack,

Introduction

to

Film

criticism Major

Critical

Approaches to

Narrative

Film

l9g9 s.lg3

Referanslar

Benzer Belgeler

Mersin'e nükleer santral kurulacak olmasının, turizmi olumsuz etkileyeceği yönündeki iddialara ilişkin Yıldız, “Paris'e 40 kilometre uzakl ıkta 4 tane nükleer santral varken,

Enerji Bakanı Taner Yıldız, Japon Toshiba şirketinden yetkililer ile yaptığı görüşme sonrası yaptığı açıklamada Japonya'nın Türkiye'de nükleer santral kurulması

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, “Tsunami etkisiyle, Türkiye-Japonya nükleer güç santralleri müzakereleri zaman olarak tabii ki etkilendi” diye konu

Artık nükleer santral konusu bir enerji sorunu değil, Bakan'ın ifade ettiği üzere bir namus meselesi oldu" diyen Polat, Güler'i iki aç ıdan eleştiriyor:. * Nükleer

Güler, Türkiye’nin nükleer enerjiyi bar ışçıl amaçlar için kullanacağını ve santral ihalesinin her firmaya açık olduğunu kaydetti.Dünya Ekonomik Forumu’nun

Nükleer santral için yönetmeliklerin düzenlenmesinde yasama, yürütme ve yargmm beraberce davranabilece ği bir uzla şı içinde olmak istediklerini belirten Yıldız,

Toryuma ilişkin sorular üzerine de Hilmi Güler, Türkiye'nin bu konudaki rezervlerinin gayet iyi olduğunu ve 300 bin tonun üzerinde rezervi bulundu ğunu belirterek, geleceğin

Şener, mali sektördeki üst kurulların birleştirilmesine yönelik görüşleri de değerlendirdi ve 2007 yılındaki seçimler öncesinde, böyle bir radikal dönüşümün