■
tım la ortaya koydular. Baleden daha çok diğer sanat fo rm ların daki değişim ve yenilem elere paralel h a tta öncü atılım lar gösterdiler. B una sebep belki balenin şartlayıcı teknik k u ram larına ve geleneğine bağlı olm a m aları ve daha olgun yaşlarda dans sanatına yönelme im kânla rı bulm alarıdır. Büyük m odern koreograflar kendi dans anlayış
larına göre gene kendilerine öz teknik stiller geliştirdiler. Bu dans form ları baleye zıt b ir gö rüşle başlam akla b erab er günü müzde giderek yakın b ir alış ve riş içine girdiler. Örneğin : Klasik bale eğitim i yapan okul lar b u teknikleri program larına aldılar. Büyük toplulukların re p e rtu a rla rın d a m odern dans eserlerine rastla n ır oldu.
Ülkemizde.dans b ir sanat form u olarak küçüm senm iyecek b ir geçmişe sahiptir. K lasik bale te melli konservatuarlarım ız ve devlet balelerim iz çok iyi dans çılar çıkardı. F akat henüz ken dini dünyaya tan ıtacak yaratıcı koreograflar verm iş değildir. Sa dece kural öğreterek sanatçı ya ratılam az. Sanatçı kim dir? ya ratıcı nasıl geliştirilir? bunları
açıklam ak zor ancak dansçıları mıza geniş k ü ltü r alabilecekleri b ir program ı k o n serv atu arları m ızda uygulam ak, kendini ve yaşamı tanım aları için olanak sağlam ak, diğer sanat dallarını ve gelişm eleri izleyebilecekleri o rtam ı yaratm ak m uhakkak ge reklidir. Çünkü koreograf ha reketle ifade gücüne sahip ol m anın yanı sıra kom pozisyonun
Şebnem AKSAN
1st. Devlet Konservatuarı Bale Bölümü Şefi
T eatral b ir dans form u olarak bale sanatı 15. yüzyılda A vrupa’ d a k o rtlard a başladı. Bu sanatı benim seyen ülkeler üzerinde teoriler, ekoller geliştirdiler ve a rtık günüm üzde bale sanatı b ir bilim dalı haline geldi. 20. yüz yıl b aşların d a baleye karşı b ir akım olarak m odern dans adı verilen b ir dans form u ortaya
çıktı. Balenin o devirde giderek katılaşan k u ram ların a alışıla ge len sim gelerine ve göresel este tiğe verdiği öneme karşın mo- dernciler ilkel iç güdüleri kay nak olarak ald ılar ve daha ger çekçi olmayı hedeflediler. Mo dern dans koreografları kendi görüşlerini, sanatın hızla deği şen dünyam ızdaki işlevine iliş kin tavırlarını çok h ü r b ir anla
IlR IG
mm
* * >-rv: .-D
ans kendini hareketle ifade eden b ir sanat tü rü d ü r. İnsanoğlu daha ilk çağlarda zıplam a nın dönm enin zevkini duym uş hislerini duygularını sözlerden önce hareketle ifade etm iştir.b ü tü n elem anlarına zam an, me kan, renk, şekil, form , ses gibi pek çok elem ana hassasiyet ka zanm ış kişidir. K anım ca çok b u rju v a b ir dans anlayışı için deyiz. Bu san ata hiç yakışm ayan onu öldüren b ir tavırdır.
Zengin ve yaygın b ir m illi dans kültürüm üz olm asına rağm en beynelmilel dans k ü ltü r ve eği tim i ülkem izde m aalesef yaygın değildir. K o n servatuarlara gi riş im tih an ların d a m ü racaatla rın azlığından istenilen düzeyde
eleme yapam ıyoruz ve istenilen düzeyde elem an az yetiştiriyo ruz. Oysa bu yolda başarılı ola bilecek verilere sahip çocuklar için dans hayatlarını çok iyi değerlendirebilecekleri b ir m es lektir.
. : i1 *7 3$ ?« - ' S ;'î3 ' ■ s , *• ' ... ? 'A . • * ’ '■ ' « j ■; w . vBifeSİl t - s _' ■ 'Jf i t ;-<***' * • ’ -TTT ' Tjjjj».' <<s, y J î->
Yetişm ekte olan gençlere bu sa natı tan ıtm a vazifesi Devlet ba lelerine ve ko n serv atu arlara düşm ektedir. T urnelere çıkıldı ğı zam anlar, televizyonda ve k ü ltü r m erkezlerinde çocukla
rın izlem elerinin sağlanabilece ği açıklam alı p ro g ram lar düzen lenm elidir. Bilindiği gibi büyük koreografların, dansçıların öz geçm işlerinde bu sanata başla m alarına sebep ilk gördükleri
bale tem sillerinden söz ederler.
Geleceğin dansçı ve koreografla rın a ilham kaynağı olmayı çok isteriz.
standing dancers, it has not yet attained to bring up choreog raphers that would enable our country to be considered by the world of art. Teaching technique is not enough to produce outstand ing dancers. It is essential to provide talented dancers with the opportunity to learn and study other fields of fine arts as well as study their own personality and life. Therefore, programs of this type must be employed in our conservatoires.
In spite of the large treasure of folk dance culture in our country, providing the youngsters with the knowledge of international dance is not completely employed. This could easily be attained by the national ballet and conservatoires and by television programs and
performances at the cultural
centres. Such attemps will certainly encourage the talented youngsters and increase the number of candi dates, thus enabling us to choose and educate more efficiently
By Şebnem AKSAN
ance is a branch of fine
D
arts that expresses itself by means of motions.Man,even in the earliest ages, realizing the pleasure in
whirling and jumping, chose
dancing to express his feeling before he had tried speaking. Ballet, first seen at the courts in
the 15th. century in Europe
gradually improved by the
countries which accomplished this field of fine arts, turned out to
be a knowledge of great import
ance. Modern choreographers of the dance approached ballet in a liberal way by putting their own
ideas aside, and applying the
human instincts set their own style. Although these forms of dance had
started out in a contrasting
approach with ballet, developed an
exchange with contemporary
dance. Consequently it is now quite natural to employ these techniques in their programs for classical ballet training institutions. Eventu ally even the most distinguished ballet groups started to include samples of these modern dances in their repertoires.
Although our country has a
considerable background in this field for having produced out
İstanbul Şehir Üniversitesi Kütüphanesi Taha Toros Arşivi