• Sonuç bulunamadı

Çorum'da Bakırcılık

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Çorum'da Bakırcılık"

Copied!
26
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

ÇORUM’DA BAKIRCILIK*

Necla DURSUN** ÖZET

Geleneksel Türk el sanatlarımızdan biri olan bakırcılık sanatı, sanayi devrimi sonrasında diğer el sanatlarında olduğu gibi önemini yitirerek yok olma sürecine girmiştir. Çorum’da bu el sanatı için ayrılan Osmanlı dönemi arastasında günümüzde bu işi devam ettiren birkaç usta bulunmaktadır. Bunlar da zamanın hızlı değişim koşullarına ayak uydurmaya çalışmaktadır.

Osmanlı döneminde Çorum kendi bakır kap ihtiyacını karşılayan önemli merkezlerden biridir. Orta Karadeniz bölgesindeki diğer şehirlerde olduğu gibi Çorum’un da bakır ihtiyacı Küre’den karşılanmıştır.

Malzeme temini sorununu çözen ustalar kendi atölyelerinde dövme tekniğinde kaplar üretmişlerdir. Kap çeşitliliği bakımından hemen her tür evaniyi görmek mümkündür. Elimizdeki örneklere istinaden bu kapların sadece ihtiyacı karşılayan eşyalar olmadığı aynı zamanda süslemeleri ile dönem üslubunu yansıttıkları görülmektedir.

Genellikle Osmanlı geç dönemine tarihlenen bu kaplar üzerinde hem geleneksel motifler hem de batı kökenli motifler bir arada kullanılmıştır. Bu eklektik üslup, bakırlar üzerine genellikle kazıma tekniğinde işlenmiştir.

Geometrik motifler, bitkisel motiflerin etrafında kontur olarak kullanıldığı gibi tek başına ayrı bir motif şeklinde de işlenmiştir. Yazı süsleme olmaktan ziyade yaptıranın bilgilerini içeren kitabe nitelindedir. Ancak yazı etrafı bitkisel motiflerde olduğu gibi geometrik bir konturla çerçevelenmiştir. Bazı örneklerde bu kontur, bir palmetle sonuçlanan şemse ile bazı örneklerde ise tuğra şeklinde karşımıza çıkmaktadır.

Bu çalışma, dövme tekniğinde üretilen en erken tarihli kaptan günümüzde üretilen kaplara kadar geniş bir zamanda devam eden Çorum bakırlarının özelliklerinin, hazırlanış ve imalat aşamalarının, ustaların, kap çeşitlerinin, tanıtımı ve Sanat Tarihi çerçevesinde bilimsel değerlendirmelerini ortaya koymaktadır.

Anahtar Kelimeler: Geleneksel El Sanatları, Bakırcılık Sanatı,

(2)

THE COPPERWARE IN CORUM ABSTRACT

After the industrial revolution, Copperware is one of our traditional Turkish handicrafts, entered into extinction by loosing its importance as the other handicrafts. There are few masters who resume this job in Ottoman-era Arasta which allocated for this handicrafts in Çorum. The rests are trying to adapt to rapid changing condition of the time.

Çorum was one of the major centers where meet the needs of their copper vessel during the Ottoman Period. In the black sea region as well as other cities, the copper need has been met from Küre.

Craftsman who solved the problem of material supply, produced pots in wroughting technique in their ateliers. Almost every type of vessel in terms of diversity is possible to see ware. Referring to the examples, it’s seen that these pots are not only good meets the need but also decoration reflects the style of their periods.

On these vessels often dating to the late Ottoman, both traditional motifs and western originated motifs had been used in combination. This eclectic style have been processed generally on copper in engraving technique.

As well as geometric patterns have been used around the floral motifs as contour, these motifs have been processed in the form of a separate pattern individually. Calligraphy is the inscription attribute rather than decoration. However, around the writing is framed by a geometric contour as in floral motifs. In some instances, this contour emerges with sunburst resulting in a palmetto, in other instances emerges as tuğra.

This study expresses scientific evaluations in contex of art history and presentation, vessel types, master, preparation and manufacturing process, properties of Çorum copper on going in a long time span from the earliest vessels to present.

Key Words: Traditional Turkish Handicrafts, Copperworking Art,

Copperware, Copperware in Corum, Coppersmith, Copper Masters.

1. Giriş

Bakır, tarih öncesi çağlardan bu yana bilinen bir metaldir. Bakır madenciliği 5000 yıldan fazla yapılmaktadır. Tarihsel önemi yanında günümüzde demir dışı metaller arasında en önde gelenlerden biridir. Kırmızımsı, parlak, dövülebilir ve çekilebilir metal; elektrik ve ısıyı çok iyi iletir. Bakır, metaller arasında altın ve gümüşten sonra elektriği en iyi iletendir. Herhangi bir kritik çalışma sıcaklığına bağlı olmayarak kendine özgü plastikliği geniş bir sıcaklık aralığında çekilmesine ya da dövülmesine olanak sağlar. Bakır dövülebilir ve esnek olduğundan soğukta da işlenebilir (Anonim 1984:1170).

Bakır, cazip kızıl rengi ve kolay işlenebilir olmasıyla ilk devirlerden beri pek çok çeşitli eşyanın imalinde kullanılmış bir madendir. En yüksek fincan zarflarından en büyük kazanlara

(3)

varıncaya kadar yapılan her türlü evaniyi gerek kazıma suretiyle, gerekse kakma ve çakmacılıkla süslemeden geçmeyen ustalar zamanla bu işi başlı başına bir sanat haline getirmişlerdir (Çetin 1956:95)

Anadolu’nun hemen her bölgesinde üretilen ve yaygın olarak kullanılan bakır kaplar, sanayi devrimi sonrasında ortaya çıkan makineleşme sonucunda git gide önemini yitirmiş ve bugün sadece müzeler ile özel koleksiyonlarda sergilenen etnografik eşya statüsüne sokulmuştur.

Madeni eserlerin bir bölümünün zamanla eritilerek başka kaplara dönüştüğü bilinmektedir; fakat aslında bilinçli bir şekilde korunması gerektiği gibi sanat değerlerinin de ortaya çıkarılması önem taşımaktadır(Tunçel 2011:565).

Bakırcılıkla ilgili çalışmalara bakıldığı zaman bu çalışmaların genelinin Başkent üslubunu yansıtan saray bakırları olduğu dikkati çekmektedir. Son yıllarda bölgesel bakırlar da incelenmeye ve değerlendirmeye tabi tutulmaktadır. Bu kapsamda taşra üslubunu yansıtan ve Orta Karadeniz bölgesinin önemli bakır üretim merkezlerinden biri olan Çorum bakırlarının incelenmesi gerekmektedir.

Çorum’da bakırcılar çarşısı olarak bilinen Osmanlı dönemi arastasındaki birkaç dükkân bakır yapımına devam etmektedir. Bu çalışma genel olarak kaybolmaya yüz tutmuş bu el sanatı ürünlerinin değerlendirmelerini ve tanıtımını amaçlamaktadır. Bu bağlamda çalışma, Çorum bakırcılar çarşısında bu işi devem ettirmeye çalışan birkaç ustanın kendi ürettikleri bakırlar ile koleksiyonlarında bulunan eski eserleri kapsamaktadır.

2. İmalat ve Hazırlanış Aşaması

Orta Karadeniz Bölgesindeki diğer şehirler gibi Çorum’daki bakırcıların da bakır ihtiyacını Küre Madenlerinden elde edilen bakır karşılamıştır (Kayaoğlu vd. 1988:200).

85-90cm eninde 250-300 cm boyunda tahta denen levhalar yada yapılacak işin cinsine göre daire şeklinde kesilmiş parçalar, işlenerek eşyanın cinsine göre 0,6-1, 3 mm arasında değişen kalınlığa sahip bakır hazırlanır. Hazırlanan levha yapılacak kabın formuna göre şekillendirilir. Ana parçaların hazırlanmasında teknik olarak örs ve çekiç yardımıyla darbeleme yöntemi kullanılır. Çekiçlemekten amaç dövme ile oluşacak kristalleri aynı sıkıştırma etkisiyle yer değiştirmeye zorlamaktır. Bu yapılan işin simetrik olmasını sağlamaktadır(Arlı 1984:31).

Dövme işlemine geçilmeden önce kesilen bakır levhalar üzerine diş makası ile çentikler açılarak, iki parça birbirine birleştirilir. Birleştirilen kısım körükte ısıtılarak tavlama işlemi yapılır. Daha sonra yukarıda anlatılan dövme işlemi uygulanır. Çorum’da dövülmek suretiyle yapılan bakır eşyaların hepsi de düz bakır levhadan örs üzerinde çekiç ve tokmakla dövülerek şekillendirilmektedir.

3. Kullanılan Aletler

Çorum bakırcılığında genel olarak ocak, körük, örsler, çekiçler, tokmaklar, maşalar, makaslar kullanılır. Evani olarak kullanılacak bakır kaplarda, bakır oksitlerin sebep olduğu zehirlenmeleri önlemek amacıyla kalaylama yapılmaktadır. Kalaycılık, bakırcılığı tamamlayan yan sektör olarak karşımıza çıkmaktadır.

Ocak

Bakır yapımında tavlama işleminin gerçekleştirilmesi için gerekli mimari elemanlardan en önemlisi ocaktır. Yerden 1–1.5m. yükseklikte tuğla veya taştan örülen ocaklarda ortada ateşin yakıldığı ağız kısmı bulunur (Fotoğraf–1). Ocak donanımı içinde ateşi harlamak için kullanılan

(4)

Çorum bakırcılığında kalay işlemi iki şekilde yapılmaktadır. Bunlardan birincisi ocakta yapılan kalay ikincisi ise ocağın yerini deriden yapılan körüklerle toprağın hemen üstüne kurulan düzenek almıştır. Yani yerde kalaylama yapılmaktadır. Birinci grup kalaylama işlemi sabit olup ikincide istenilen hemen her yere bu düzenek yerleştirilebilmektedir.

Körük

Deriden yapılan ve kalaycı körüğü de denilen bu araca hava üfleyerek kömürlerin kuvvetli yanmasını sağlamaktadır(Fotoğraf–2). Demir çemberler üzerine geçirilmiş bir baş ve ocak ağzına kadar uzanan ve "ula" denen bir demir borudan ulaşmaktadır (Arlı 1984:20).

Örsler

Bakır levhanın şekillendirilmesi ve dövme işlemleri örsler üzerinde yapılır. Şekillendirilecek levhanın özelliklerine ve kap formuna göre farklı örsler kullanılmaktadır. Çorum bakırlarının şekillendirilmesinde üstü dikdörtgen formlu, oturağa doğru eğimli örsler yaygın kullanılanlardır (Fotoğraf–3).

Çekiçler

Dövme bakırcılıkta örsün üzerinde şekil verilecek levhalar farklı boyutlarda ve ağırlıktaki çekiçler ile yapılmaktadır (Fotoğraf–3).

Metal işleme sanatında değişik çekiçler kullanıldığını, bunlardan yükseltme çekiçlerinin bir yüzleri düz diğer yüzleri yuvarlak iki taraflı çekiçler, düzeltme çekiçlerinin, bir yüzleri düz ve kare kesitli diğer yüzleri de düz fakat daire kesitli, iki taraflı çekiçler olduğu bilinmektedir (Erginsoy 1978:21).

Tokmaklar

Dövülen parçaları düzeltmek için kullanılmaktadır. Silindir şekkinde bir baş ve sap kısmından oluşan tokmaklar dut, gürgen, şimşir gibi sert ağaçlardan yapılmaktadırlar (Fotoğraf–3).

Maşalar

Tavlama, kalaylama ve kaynak işlerinde sıcak bakırı tutmaya yarayan, ortada bir çivi ile birleştirilmiş iki saptan ibaret alettir (Fotoğraf–3).

Makaslar

Bakır levhayı kesmeye yarayan makaslara kesme makası, kenet yapmak için diş açmaya yarayan makaslara diş makası, sap kısmının kıvrık olmasından dolayı kıvrık makas diye adlandırılan türleri bulunmaktadır (Fotoğraf–3).

Bunlardan başlıca eşyanın boyun kısımlarına ya da gövdelerine "zeh" (kanal) açmaya yarayan kanal makinesi, delik delmeye yarayan zımbalar ve matkap, parçaları kesmek için çeşitli makaslar, perçinlere baş yapmaya yarayan bir kalıp yapılan işin düzgünlüğünü denetleyen ve "çap" olarak adlandırılan bir araç ile pergeller ve eğeler kullanılmaktadır (Arlı 1984:27).

4. Yapım Teknikleri Dövme Tekniği

Çorum bakırcılığında kullanılan en yaygın uygulama ısıtılmış metal levhanın örsler ve çekiçler yardımıyla şekillendirilmesidir ki bu dövme tekniği olarak bilinmektedir. Dövme tekniği iki şekilde uygulanmaktadır. Bunlardan birincisi çukurlama veya çökertme usulüdür.

Çukurlama veya çökertme bakır levhayı tokmak ve çekiçte dövmek suretiyle kenardan başlayarak, kademe kademe dibe kadar inme usulüdür (Kayaoğlu 1984:222)

(5)

Sığ ve ağzı geniş olan tabak, sini, sahan, tas gibi kaplar genellikle içten çekiçlenerek "çökertme" usulüyle yapılır.

İkinci yöntem yükseltme (toplama)’dir. Bu yöntemde kabın ilk çukur şekli, örs üzerinde dışardan çekiçlemeyle istenildiği kadar yükseltilebilir. (Erginsoy 1978:22).

Hazırlanan bakır levha ısıtılarak örs üzerinde ustanın maharetli ellerinde şekillenmektedir. Genel kap formu oluştuktan sonra dip, ağız, sap, kulp gibi kısımlar birleştirme yöntemleri kullanılarak aplike edilir.

Çorum’da bir kazan yapımı su şeklinde gerçekleştirilmektedir:

Kabın formuna ve büyüklüğüne göre bakır levha kesilir (Fotoğraf–4). Kesilen levhanın iki yanına birbirine geçecek şekilde çentikler açılır (Fotoğraf–5). Açılan bu çentikler körükle ısıtılarak tavlama yöntemiyle esnetilerek dövülmeye hazır duruma getirilir (Fotoğraf–1). Bakır levha tokmak ve çekiçle dövülerek form oluşturulur (Fotoğraf–6). Kazanın alt kısmı olan taban düz bakır levhadan daha kalın bir şekilde tek parçadır. Daha sonra bu parça yine dövülmek suretiyle geniş olan ağzı gövdeye uyacak biçimde şekillendirilip, daraltılarak gövdeye geçirilmektedir(Fotoğraf– 7).

Dövülerek şekil verilmesi biten parçalar perdahlama denilen son bir işleme tabi tutulmaktadır. Perdahlama yüzeyi iyice düzgünleştirmek ve parçaya son şeklini vermek için yapılır (Fotoğraf–8).

Döküm Tekniği

Kalhanelerde eritilen madenin önceden hazırlanan kalıplara dökülerek dondurulması ile farklı kap türleri veya kap kısımları elde edilmektedir (Karpuz 2002:426).

Döküm tekniği Çorum bakırcılığında yapım tekniği olmaktan ziyade kulp, sap ve kapak kısımlarında kullanılan hazır malzemede karşımıza çıkmaktadır. İbrik, kapaklı sahan, helke gibi evani örnek verilebilir.

Birleştirme Yöntemleri

Çok parçalı kapların birleştirilmesinde perçin, kenet, lehim ve kaynak kullanılmaktadır. Helke saplarında ve ibrik kapaklarının gövdeye birleştirilmesinde perçin adı verilen metal parçalar kullanılmaktadır.

Kenet birleştirilecek iki parçanın uçlarının “U” şeklinde kıvrılması ve iç içe geçirilmesiyle yapılır. Birleştirilen iki parça sonradan çekiçlenerek sabitlenir (Fotoğraf 5–6).

Yumuşak bir maden olan lehim ise ısı yardımı ile eritilerek birleşmesi gereken noktalara sürülür ve donması beklenir. Donduktan sonra iki parça yapıştırılmış olur. İncelenen bakır örneklerinde lehim kullanılan alanların hafif sarımtırak bir renge dönüştüğü izlenmektedir (Fotoğraf 8).

Kaynak ise nadir olarak kalın kapların tabanlarında kullanılmıştır. Kaynak yüksek bir ısıya sahip olduğundan dolayı bakır parçaların kullanımında çok uygun bir yöntem değildir. Bu yöntem kaynak tozu olarak kullanılabilmektedir.

Çorum bakırcılığının birleştirme yöntemlerinde en çok diş açılarak birleştirme uygulanır. Bu yöntemde birleştirilecek iki parçadan sadece bir parçaya çentik açılır. Bu çentikler düz tarafa geçirilir, çekiçlenerek birbirine geçmesi sağlanır (Fotoğraf 5–6). Bu işlemden sonra çentikler üzerine kaynak tozu serpilir ve böylece arada kalan boş yerlere toz dolar. Sonra yüksek ısıda

(6)

5. Süsleme Teknikleri Kazıma Tekniği

İncelenen eserler üzerindeki hemen hemen bütün süslemeler kazıma tekniğinde yapılmıştır. Kazıma usulünde süsleme yapmak için 15 cm uzunluğunda ucu sivri kalem veya keski kullanılır.

Kazıma işlemine geçilmeden önce işlenecek desen kalem yardımıyla kaba aktarılır (Fotoğraf–9).

Burin denen 7-8 cm uzunluğundaki çelik kazıma aletinde yivi açacak olan ucu, sivri ve köşelidir. Bu aletin diğer ucunda avuç içine alınan yarım küre biçiminde tahtadan yapılmış bir topuz bulunur. Burin sıkıca tutulup maden üzerine bastırıldığında kendine sabun gibi bir yol açmaya başlar ve bu yolu açarken önündeki madeni ileri doğru sürer. Avuçla yapılan baskıya göre derin bir yiv veya yüzeysel bir çizgi açılabilir (Erginsoy 1978:28) (Fotoğraf–10).

Kazıma Tekniğinde Yapılan Süsleme Motifleri Bitkisel Motifler

Çorum bakırcılığında kazıma tekniğiyle yapılmış bitkisel süslemeler oldukça yaygındır. Bu tarz süsleme genellikle çukurlama tekniğiyle yapılmış lenger, yayvan tabak ve siniler üzerine işlenmiştir. Selçuklu döneminde yaygın kullanılan palmet motifleri (Çizim–7) gibi süslemelerin yanında genellikle natüralist, gül, servi, yaprak, lale, çiçek, sarmaşık ve haşhaş çiçeği gibi motifler görülmektedir. Bu tarz süsleme motifleri bazen madalyon, kartuş, vb formlar içine alınarak, bazen de serbest olarak kullanılmıştır (Çizim- 7–8)

Osmanlı geç döneminde görülen rokoko ve barok gibi Fransız ve İtalyan kökenli süslemeler de bakırlar üzerinde yer almaktadır. “S” ve “C” kıvrımları arasına geleneksel motifler yerleştirilerek eklektik bir üslup oluşturulmuştur (Çizim- 7).

Bu süsleme unsurları simetri ve sonsuzluk esasına göre düzenlenmiştir. Stilize edilmiş bitki motifleri de eserler üzerinde yerini almıştır.

Geometrik Motifler

Bitkisel süsleme kadar yaygın kullanılan geometrik motifler çoğunlukla bitkisel motiflerin etrafını çeviren kare, üçgen, daire gibi formlardan oluşmaktadır(Çizim- 2). Sini göbeklerinde kullanılan Mühr-ü Süleyman (Çizim- 7), baklava dilimi (Çizim- 2) ve madalyonlar (Çizim- 8) ile kompozisyonların etrafını çeviren tam daire konturlar geometrik süslemeye örnek teşkil etmektedir (Çizim- 7–8).

Kare, üçgen, daire gibi motiflerin yan yana, üst üste veya bir düz bir ters yerleştirilmesiyle farklı kompozisyonlar oluşturulmuştur(Çizim- 2). Zikzak, dalga, “S” kıvrımı şeklindeki geometrik motifler frizler halinde verilmiştir. Bazen bu frizler rozet ve madalyonlara kesilerek daha küçük bölümlere ayrılmıştır (Çizim- 8).

Yazı

İncelenen eserler üzerinde üç örnekte yazı bulunmaktadır. Bu eserler üzerine yazı, eseri yaptıranı ve tarihi belirtmek amacıyla kitabe olarak yerleştirilmiştir. Yazılar eserin bir köşesine doğrudan ya da bir kontur içine alınarak verilmiştir. Bazen bu konturlar dalga motifleriyle çevrilerek tepede palmet motifiyle sonuçlandırılmış(Çizim- 7), bazen de harfin bacağının uzatılmasıyla bir bölünmüşlük yaratılmıştır(Çizim- 4).

(7)

Yaptıranın isminin ve tarihin yazılı olduğu yayvan tabak örneğinde tuğra görülmektedir. İsim, tuğra şeklinde tabağın arkasına işlemiştir ki; burada “Sahibi Hacı Ali, 1121” yazmaktadır (Fotoğraf–12).

Üzerinde yazı bulunan kaplardan biri de sinidir. Sininin içinde, altta “... es-seyyid Ömer Efendi 1193” yazısı yer almaktadır. Bu yazı dalgalı kenar suları içine alınıp, tepesine palmet yerleştirilmiştir(Çizim- 7).

Diğer bir kap örneğinde, genişçe bir tasın ön yüzüne dikdörtgen kontur içinde yerleştirilen “Almış Devlet-i Şah Abdullah, 1209” yazılı kitabe dikkat çekmektedir(Çizim- 4).

Yazılar kitabe unsurları içerse bile yazı etrafına yerleştirilen konturlar, tuğra taklidi ve süsleme motifleri estetik kaygının da ön planda olduğunu göstermektedir.

Kabartma Tekniği

Çorum bakırcılığında bu teknik kullanılmakla birlikte genellikle yüzeysel kabartma şeklindedir. Kapak ve tabaklar üzerinde sıkça fakat basit bir uygulama olarak görülür. Kabartmalar, maden tabakasını dıştan ve içten veya hem dıştan hem içten çekiçlemek suretiyle elde edilir. Kabartmaya başlamadan önce, işlenecek desenler kalemle tabağın üzerine çizilir. Çizilen desenler kabartılacak desene göre, kabartmaya veya zemin çökertmeye yarayan aletlerle içten ve dıştan çekiçleme ile rölyefler yapılır(Fotoğraf–9–10).

6. Bakır Kap Çeşitleri Tabaklar

Günlük hayatta sıkça kullanılan bu kaplar, küçük hacimli dövme tekniklerinden çukurlama usulüyle yapılmıştır. Bölgede sahan ismiyle bilinen bu tabaklar kendi içinde iki grupta değerlendirilebilir. Birinci grup tabaklar genellikle saklama amaçlı, kapaklı olarak yapılmıştır.

Günümüzde saklama kabı olarak bilinen evaninin kökenini bu grup kaplar

oluşturmaktadır(Fotoğraf–11). Bu kaplar sade yapılmış olup, kapak kenarları dilimlenmiş ve monotonluğu gidermek amacıyla kapak üzerine kazıma tekniğinde kenar suları işlenmiştir(Çizim- 3).

İkinci grup tabaklar kapaksız yayvan bir özellik gösterir. Bu tabaklar kazıma tekniğinde yapılmış bitkisel ve geometrik süslemeleri ile sergilemeye oldukça uygundur (Fotoğraf–12) (Çizim- 2).

Taslar

Küçük hacimli, çökertme usulüyle yapılmış su, çorba, hoşaf gibi sıvı yiyecekler için kullanılan çukur kaplardır. Çorum Bakırcılığında bu tabak türlerini de üç grupta incelemek mümkündür. Birinci grup taslar ayaklı ve kapaklı olarak yapılmış çorba taslarıdır(Fotoğraf–13). İkinci grup taslar sadece ayaklı olarak yapılmış kapaksız örneklerdir(Fotoğraf–14). Üçüncü grup taslar ise ayaksız ve kapaksız olarak yapılmış kâse nitelikli kaplardır (Fotoğraf–15).

İbrikler

El yıkamak abdest almak ve içinde çay, kahve, şerbet gibi sulu şeyler bulundurmak için kullanılan, emzikli, kulplu kaplardır (Fotoğraf–16). Çorumda kapağı sivri, derin ibrikler bölgesel kullanımda şeytan ibriği olarak adlandırılmaktadır. Bu ibrik türü Çorum ibriklerinin klasik bir örneğidir. Daha çok turistik eşya olarak üretilen leğenli ibrikler de günümüzde oldukça revaçtadır(Çizim- 6).

(8)

Siniler

İçerisinde yemek yemeye mahsus daire biçiminde madeni tabladır. Çökertme usulüyle yapılmışlardır(Fotoğraf–17). Üzerinde geometrik, bitkisel motifler ile yazı bulunan en özgün eser gruplarından biridir(Çizim- 7).

Lenger

Bakırdan mamul ağzı geniş ve yayvan kaptır (Fotoğraf–18). Çökertme usulüyle yapılmıştır. Üzerinde bitkisel ve geometrik süslemeler bulunur. Bazı örneklerde kabın arkasında hüsn-ü hatla yazılmış yaptıranı ve tarihi gösteren yazı bulunur(Çizim- 8).

Tava

Çorum’a özgü çukur, derin ve büyükçe, nohut kavurmak amacıyla yapılmış gövde ve sap kısmında oluşan bir kaptır (Fotoğraf–19). Geniş bir iç hacmine sahip bu tip kaplar toplama tekniğinde yapılmıştır(Çizim- 9).

Maşrapa

Su, şerbet gibi sıvı içeceklerin konmasına mahsus bir kaptır (Fotoğraf–20). Çukurlama usulüyle yapılmıştır (Çizim- 10).

Fincan

Küçük hacimli kahve, su, şerbet gibi sıvı içeceklerin sunulmasında kullanılan, çukurlama usulüyle yapılmış kaptır(Fotoğraf–20). Üzerinde monotonluğu gidermek ve estetik bir görünüm vermek için çizgisel süslemeler bulunur (Çizim- 11).

Kazan

Silindirik formlu alt kısmı geniş, orta kısmı daralan ve yukarıya doğru genişleyen, iki tarafta kulpu olan su ısıtmaya, yemek pişirmeye yarayan geniş hacimli bir kap türüdür(Fotoğraf– 21). Toplama usulüyle yapılmıştır. Kulp kısımlarının altında, döküm tekniğinde yapılan, spiral ve kıvrım dallı, ikişer adet kulp tutmacı bulunur(Çizim- 12).

Helke

Su, süt, yoğurt veya pekmez gibi sıvı ve akışkan maddeleri, taşımak ve muhafaza etmek için kullanılan helkeler, tarım ve hayvancılıkla uğraşan insanlar için günlük yaşamın vazgeçilmezlerinden biridir. Gövde ve kulp olmak üzere iki kısımdan oluşmaktadır (Fotoğraf–22). Ağız kısmının hemen altında çizgisel süslemeler bulunur (Çizim- 13).

Güğüm

Geniş hacimli, su taşımak için kullanılan, toplama usulünde yapılmış bir kaptır (Fotoğraf– 21). Boyun kısmında kapatmalı olarak yapılmış bir bilezik bulunmaktadır(Çizim- 14). Gövde, taban, kapak, kulptan oluşmaktadır.

7. Bakırcı Ustaları

Bakırcılık sanatı her geçen gün önemini yitiren el sanatlarımızdan biridir. Yerleşik düzene geçilmesi, Cumhuriyet’in ilanı, değişen çağ ve endüstri toplumuna yönelme gibi nedenler, toplum yaşamıyla birlikte ihtiyaçların değişimini beraberinde getirmiştir. Batıya açılma politikası ile birlikte, batılı toplumların etkisiyle geleneksel kültür değerlerinde de değişimlere neden olmuştur. Özelikle endüstrinin gereği kurulan fabrikalarda ihtiyaç maddelerinin seri ve ucuz bir şekilde üretilmeye başlanması pahalıya mal olan, ağır emeği ve özveriyi gerektiren el sanatlarımızın ikinci plana atılmasına neden olmuştur (Altuntaş 1994:1).

(9)

Bu sebeplerin ötesinde en büyük problemlerden bir tanesi usta yetişmemesidir. Babadan devralınan bakırcılık mesleğine yeni kuşaklarının ilgi duymamasıdır.

Çorum bakırcılar çarşısında bu işi devam ettiren ustalardan çok azı çırak bulabildiklerini ve kendilerinden sonra gelecek birinin bulunmamasından yakınmaktadırlar.

Günümüzde, Çorum bakıcılar çarşısındaki ustalardan Alemci Murat Usta, Sadık Balaban Usta, Nalçacı dükkanından Bakırcı Hayri Usta, Güven atölyesi Ustası Kemal Musa Çakmak babadan öğrendiklerini geleneksel yöntemlerle uygulayan ve yaşamını bu el sanatından kazanan Çorum bakırcılığının son kaleleridir.

8. Değerlendirme ve Sonuç

19. yy.da bakırcılığın Çorum kentinin geleneksel üretim kollarından birisi olmasına karşın bu yıllarda kentte haddehane bulunduğunu gösteren herhangi bir bilgi bulunmadığını, Çorum bakırcıları için gerekli saf bakırın en yakın bakırcılık merkezi olan ve birkaç haddehaneye sahip Tokat’tan getirilmiş olabileceği yorumları yapılmaktadır. Bu durumun 20. yy.ın ikinci yarısına kadar sürdüğü anlaşılmaktadır. Çorum’da ilk bakır haddehanesi 1950 yılında Mehmet ve Hüseyin Kaynak kardeşler tarafından kurulmuştur. Kentte ikinci haddehane Mehmet Ayman tarafından kurulmuş, haddenin küçük olması işletmenin ancak 1960 yılına kadar hizmet vermesini sağlamıştır. “Emek Bakır” adı altında Hüseyin ve Bahri Ekmekçi kardeşlerin kurduğu işletme Çorum’daki üçüncü haddehanedir. Bunları Karamanlar ve Hançerliler ’in işletmeleri izlemiştir (Tuluk 2010:1).

Çorum’daki bakırcıların Anadolu'nun diğer şehirlerinde bulunan bakırcı dükkânlarıyla benzer en önemli özelliği Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinden kalan küçük ve tahta kepenkli dükkânlarda üretimlerini sürdürmekte olmalarıdır. Küçük ve tahta kepenkli dükkânlar, tıpkı 19.y.y.da Tokat şehrinde bakırcı dükkânlarını gören coğrafyacı seyyah ve konsolosların anlattıklarına benzemektedir. Bu dükkânlar türlerinin da zanaatkârlar Orta Anadolu bölgesinin geleneksel kap türlerini üretmektedirler. Bakırcı dükkânlarının yanında yer alan kalaycı dükkânları da geleneksel olarak bakır kap-kaçağı kalaylamaktadırlar. Deriden yapılan körüklerle toprağın hemen üstüne kurulan ocaklarda yani yerde kalaylama yapılmaktadır. Bu şekilde zemine kurulan ocakların benzerlerine Anadolu'nun diğer kentlerinde rastlanmamaktadır (Kayaoğlu vd. 1988:202). Çorum bakırcılığında genellikle dövme tekniği kullanılmıştır. Döküm tekniği ise kapların kulp, kapak ve saplarında görülmektedir. Süsleme tekniği olarak kazıma ve kabartma görülmektedir.

Yayvan kaplar süslemenin en çok kullanıldığı evanidir. Bu kaplar form itibariyle sergilemeye uygundur.

Süsleme olarak geometrik, bitkisel ve yazı karşımıza çıkmaktadır.

Geometrik formlar yıldız, madalyon, üçgen, kare, çokgen ve Mühr-ü Süleyman, bitkisel formlar gülçe, dal, yaprak, tomurcuk, haşhaş çiçeği ve servidir.

Mühr-ü Süleyman motifi,

Süleyman Peygamberin mührü anlamında taktığı sihirli bir mühür yüzüktür ve bu yüzükle

cinleri ve şeytanları kontrol etmiştir (Tali 2013: 2133)

. Çorum ve çevresinde devlet kontrolünde yetiştirilen haşhaş, çiçek olarak bitkisel süslemede de kullanılmıştır.

Yazı kaplarda süsleme olmaktan ziyade kitabe şeklindedir. Bu yazılı kap örneklerinde yapım tarihi ve yaptıran bilgileri bulunmaktadır.

(10)

Hacı Ali, Seyyid Ömer Efendi ve Şah Abdullah isimleri görülmektedir. Farklı bakır kaplar üzerinde görülen bu kitabelerden Hacı Ali’nin 1709/1710, Seyyid Ömer Efendi’nin 1779/1780 ve Şah Abdullah’ın 1794/1795 tarihinde kabı yaptırdığı anlaşılmaktadır.

Bakır kaplar üzerinde yaptıran bilgilerinin bulunması, toplu yemeklerde bir araya getirilen bu kapların birbirine karışmaması içindir. Döneminde bu kaplar sayıca az ve oldukça değerlidir. Buna istinaden kabın sahibi kendi ismini bu evani üzerine farklı şekillerde tarihleriyle beraber işletmiştir. Günümüzde de kırsal bölgelerde verilen toplu yemeklerde, bu geleneğin devam ettirildiğini görmekteyiz. Komşulardan toplanan kap-kacağın birbirine karışmaması için, üzerine genellikle boyalı bir işaret yerleştirilmektedir.

Çorum’da kap çeşitleri bakımından hemen her tür evani üretilmiştir. Tabaklar, taslar, ibrikler, siniler, lengerler, tavalar, maşrapalar, fincanlar, güğümler ve kazanlar örnek grubu oluşturmaktadır. Bu kap tiplerinin hemen hepsini Anadolu coğrafyasında görmek mümkündür ancak Çoruma özgü ögeler taşıyan şeytan ibriği, nohut kavurma tavası, kapaklı sahanlar öne çıkan kap türleridir.

Gün geçtikçe önemini kaybeden, şark köşelerinde, müzelerin etnografik eserler bölümünde ve hediyelik eşya olarak kullanılan bakır kaplar, az da olsa günümüzde Çorum Bakırcılar çarşısında birkaç usta ile yaşamını sürdürmektedir.

KAYNAKÇA

ALTUNTAŞ, Yener (1994). “El Sanatlarının Dünü Bugünü ve Sorunları”. Kamu ve Özel Kuruluşlarla Orta Öğretimde, Üniversitelerde El Sanatlarına Yaklaşım ve Sorunları Sempozyumu Bildirileri: 1–4.

ANONİM (1973). Çorum İl Yıllığı. Ankara: Ayyıldız Matbaası.

ANONİM (1984). "Bakır". Görsel Büyük Genel Kültür AnsiklopedisiII: 1170-1172.

ARLI, Mustafa (1984). Beypazarı'nda Dövme Bakırcılık. Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Milli Folklor Araştırma Dairesi Yayınları.

ÇETİN, Perihan (1956)." Etnografya Müzesindeki Bakır Eserler Üzerinde Araştırma" Türk Etnografya Dergisi I: 95- 105.

ERGİNSOY, Ülker (1978). İslam Maden Sanatının Gelişmesi. İstanbul: Kültür Bakanlığı Yayınları.

KARPUZ, Emine (2002). “Anadolu Mutfaklarında Kullanılan Bakır kaplar ve Osmanlı Dönemi Örnekleri”, Türkler Ansiklopedisi XII: 425-432.

KAYAOGLU, İ.GÜNDAĞ ve Oktay BELLİ (1988). Anadolu’da Türk Bakırcılık Sanatının

Gelişimi: Bakır Yatakları, Üretimi ve Atölyeleri. İstanbul: Sandoz Kültür Yayınları.

KAYAOGLU,İ.Gündağ (1984)." Bakır Kap yapım Teknikleri: I Dövme Tekniği". Folklor ve Etnografya Araştırmaları Ayrıbasım: 215-265.

KOŞAY, Hamit Zübeyr (1957). " Türkiye Halkının Maddi Kültürüne Dair Araştırma II (Kap-Kaçak)" Türk Etnografya Dergisi II: 29-34.

TALİ, Şerife (2013). “Kayseri Etnografya Müzesi’nde Bulunan Şifa Tasları ve Sanatı Üzerine” Turkish Studies - International Periodical For The Languages, Literature and History of Turkish or Turkic ISSN: 1308-2140 Volume 8/8 Summer, www.turkishstudies.net, DOI Number: http://dx.doi.org/10.7827/TurkishStudies.936, p. 2119-2138,

(11)

TULUK, Hasan (27 Ocak 2010). “Çorum’da Bakırcılık Sanatının Gizli Kalmış Tarihi Üzerine

Birkaç Not” <http://www.corum.bel.tr >

TUNÇEL, Gül (2011). “Madeni Eserlerden Bir Grup Gümüş Kap” Turkish Studies - International Periodical For The Languages, Literature and History of Turkish or Turkic ISSN:

1308-2140 Volume 6/1 Winter, www.turkishstudies.net, DOI Number:

http://dx.doi.org/10.7827/TurkishStudies.936, p. 564-577.

Çizimler

(12)

Çizim 2- Yayvan Tabaklar

(13)
(14)

Çizim 6- İbrikler

(15)

Çizim 8- Lengerler

(16)

Çizim 12- Kazan Çizim 13- Helke Çizim 14- Güğüm

Fotoğraflar

(17)

Fotoğraf 2- Bakırcılıkta Kullanılan Körük

(18)
(19)

Fotoğraf 5- Çentik Açma

(20)

Fotoğraf 7- Tabanın Geçirilmesi

(21)

Fotoğraf 9- Kap Üzerine Desenlerin Çizilmesi

(22)

Fotoğraf 11- Kapaklı Tabaklar (Sahan)

(23)

Fotoğraf 13- Ayaklı ve Kapaklı Taslar

(24)

Şeytan İbriği

Leğenli İbrik

(25)

Fotoğraf 17- Sini

(26)

Fotoğraf 19- Nohut Tavası

Fotoğraf 20- Maşrapa ve Fincan

Referanslar

Benzer Belgeler

Kendi öz sermayesiyle kendi ihtiyacını karşılamaya yönelik üretim ile işe başlayan Çorum Sanayisi, firmalar arası işbirliği ve ortaklık kültürü sayesinde

Yoksulluğun Türkiye’ye paralel bir şekilde bölgede azaldığı görülse de, yoksul nüfus oranının hala önemli olduğu ve yoksulluğun yeni formlarda

Ağırlıklı sektörler: Makine-metal sanayi, gıda sanayi, tekstil, orman ürünleri KOSGEB Merkez Md., TSE Md., Orta Anadolu İhracatçılar Birliği İrtibat Bürosu, Acil

The castle located in the city center and dating back to the Ottoman Period was built on a 100m high natural rock.. The entry into the castle is through the southern door of

Araştırma ile Çorum mutfağının daha çok geleneksel Türk mutfağının karakteristik özelliklerini taşıdığı, bölgede geçmişten günümüze yaşamış

Öz: Osmanlı Arşivi “Çorum Şehrinin Müslim Nüfus Defteri’ incelenerek hazırlanan bu çalışma Çorum şehrinin 1844 tarihli Müslüman nüfus yapısını

CHP Ýl Baþkaný Tahtasýz, 10 Ocak Ça- lýþan Gazeteciler Günü nedeniyle bir açýk- lama yaparak tüm basýn mensuplarýnýn gününü kutladý.. Gazetecilerin özgürce

Aslen Vezirköprülü olan Yusuf Bahri Efendi Çaruma Süleyman Feyzi Paşa tarafından yaptırılan Feyziye medresesine müderris olarak .gelmiştir.. Daha