Amaç: Hastane enfeksiyonları (HE) özellikle yoğun bakım üniteleri (YBÜ) gibi yüksek riskli alanlarda yatan hasta gruplarında ciddi tehdit oluşturmaktadır. Bu alanlardaki enfeksiyon etkenlerinin tanınması ve bu enfeksiyonların tedavisi hem primer hastalığın prognozu hem de hastanede kalış süresi üzerinde etkilidir. Bu çalışmada nöroloji YBÜ’de (NYBÜ) aktif enfeksiyon surveyans değerlendirmesi yapmayı planladık.
Gereç ve Yöntem: NYBÜ’de on iki aylık sürede 291 hasta çalışmaya dahil edilmiştir. Fakültemiz enfeksiyon kontrol komitesi tarafından tutulan kayıtlar “Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi” (Centers for Disease Control and Prevention) tanı kriterlerine göre incelenmiş ve HE tanısı konulmuştur. İzole edilen mikroorganizmalar ve sistemik tutulumları incelenmiştir.
Bulgular: NYBÜ’deki enfeksiyonlar tüm HE’lerin %6,39’unu oluşturmaktadır. Bunlar; deri ve yumuşak doku enfeksiyonları (%3,13), kan dolaşımı enfeksiyonları (%9,38), mekanik ventilatörden bağımsız pnömoniler (%9,38), ventilatör ile ilişkili pnömoniler (%6,25) ve üriner sistem enfeksiyonlarıdır (ÜSE) (%71,88). Bu ünitede on iki ayda on dört farklı mikroorganizma tespit edilmiştir.
Sonuç: YBÜ’de en sık tespit edilen enfeksiyon ÜSE olduğundan üriner kateter takılması ve bakımında daha dikkatli olunması gerekmektedir. Ayrıca HE’lerin tanınması ve neden olan mikroorganizmaların antibiyotik duyarlılıklarının belirlenmesi hem ampirik tedaviyi belirlemede, hem de mortalite ve morbiditeyi azaltmada oldukça önemlidir.
Anahtar Kelimeler: Hastane enfeksiyonları, nöroloji yoğun bakım ünitesi, surveyans
Objective: Nosocomial infections (NI) are serious threats for patients, especially those treated in intensive care units (ICU), which have high risk. Therefore, determining the infectious agents in this area and treating the infections are crucial for both the prognosis of primary disease and the time of stay in hospital. In this study, we aimed to perform an active infection surveillance in the neurological ICU (NICU).
Materials and Methods: Two hundred ninety-one patients who stayed in NICU over a twelve-month period were included in the study. Data obtained by infection control committee of our faculty according to “Centres for Disease Control and Prevention” diagnostic criteria were used for the diagnosis of NI. Isolated microorganisms and their systemic involvement were examined.
Results: The infections in NICU constituted 6.39% of all NI in the hospital. These were skin and soft tissue infections (3.13%), bloodstream infections (9.38%), pneumonia not associated with mechanical ventilator (9.38%), pneumonia associated with mechanical ventilator (6.25%), and urinary tract infections (UTI) (71.88%). Fourteen different microorganisms were determined in the unit over the twelve months.
Nöroloji Yoğun Bakım Ünitesinde Bir Yıllık Hastane Enfeksiyonu
Oranları: Patojenik ve Klinik Değerlendirme
Hospital Infection Rates in a Neurology Intensive Care Unit in a One-year Period:
Pathogenic and Clinical Evaluation
Fettah Eren1, Gözde Öngün2, Onur Ural3, Şerefnur Öztürk2 1Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Nöroloji Anabilim Dalı, Konya, Türkiye 2Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi, Nöroloji Anabilim Dalı, Konya, Türkiye 3Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi, Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, Konya, TürkiyeÖz
Abstract
Ya z›fl ma Ad re si/Ad dress for Cor res pon den ce: Dr. Fettah Eren, Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Nöroloji Anabilim Dalı, Konya, Türkiye Tel.: +90 505 860 41 46 E-posta: [email protected] ORCID ID: orcid.org/0000-0001-6834-0827
Ge lifl Ta ri hi/Re cei ved: 03.04.2017 Ka bul Ta ri hi/Ac cep ted: 18.08.2017
Giriş
Hastaneye kabul zamanında inkübasyon döneminde olmayan ve 48-72 saat sonra, taburcu olduktan 10 gün sonra veya ameliyat olduktan 30-90 gün sonra ortaya çıkan enfeksiyonlara hastane enfeksiyonu (HE) denir (1). Tüm sterilizasyon ve dezenfeksiyon önlemlerine rağmen, bu enfeksiyonlar halen ciddi sağlık sorunlarından biridir. Hastanede yatış süresinin uzamasına, ek tedaviler ile maliyetin artmasına, aynı zamanda primer hastalığın prognozunun kötüleşmesi ile morbidite ve mortalitenin artmasına sebep olmaktadırlar.
Yoğun bakım ünitelerinde (YBÜ) takip edilen hastalar uzun süre hastanede yatmakta, profilaktik geniş spektrumlu antibiyotik almakta ve girişimsel işlemlere daha çok maruz kalmaktadır. Bu yüzden, YBÜ’de yatan hastalarda daha yüksek oranda ve daha dirençli enfeksiyonlar tespit edilmektedir (2,3). Hastanede yatarak tedavi almakta olan hastaların %5-10’unda HE saptanmaktadır. YBÜ’de ise bu oran %20 -25’lere kadar çıkabilmektedir (4). İmmün direncin gelişimini tamamlayamadığı erken yenidoğanlar, yaşlılar, immünsuprese hastalar, travma sonrası takip edilenler, kanser öyküsü bulunanlar, beslenme bozukluğu olanlar ve geniş yüzey alanını etkileyen yanıklara sahip olan hastalar HE’lere daha fazla maruz kalmaktadır. Üriner sistem enfeksiyonları (ÜSE), kateter enfeksiyonları, ventilatör ile ilişki enfeksiyonlar ve cerrahi alan enfeksiyonları ise bu ünitelerde takip edilen hastalarda en sık saptanan enfeksiyonlardandır (4,5,6).
Üçüncü kuşak sefalosporinler, karbapenem ve kinolan grubu antibiyotikler hastanede yatarak tedavi edilen hastalarda en sık kullanılan antibiyotiklerdir. Bu antibiyotiklere karşı gelişen direnç ise özellikle lokal veya sistemik enfeksiyonu olan kritik hastalarda ciddi komplikasyonlar meydana getirmektedir. Sık ve uygunsuz antibiyotik kullanımı dirençli hastane enfeksiyonlarının oluşmasına neden olmaktadır. Vankomisin dirençli enterekoklar, genişlemiş spektrumlu beta-laktamaz üreten Escherichia coli, metisiline dirençli
Staphylococcus aureus gibi mikroorganizmalar bu antibiyotik
direnci sonucu oluşmuşlardır (7). Bu dirençli enfeksiyonlar nedeni ile hastanede yatış süresi uzamakta ve primer hastalığın prognozu kötüleşmektedir. Bu nedenle sık görülen enfeksiyon etkenlerinin belirlenmesi, uygun antibiyotiğin etkin dozda ve uygun sürede kullanılması önemlidir. Surveyans çalışmaları ile hastanede sık karşılaşılan enfeksiyon etkenlerinin saptanması, uygun ve başarılı bir tedavi planlanması sağlamaktadır. Ayrıca ampirik tedavi planlanmasının da başarılı şekilde yapılabilmesi için sık rastlanan enfeksiyon etkenlerin belirlenmesi önemlidir. Bu çalışma ile nöroloji yoğun bakım ünitesinde (NYBÜ) tespit edilen enfeksiyonların epidemiyolojik özelliklerinin belirlemesi ve bulaş yolları ile ilgili değerlendirilme yapılması amaçlanmıştır.
Gereç ve Yöntem
Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi, Nöroloji Anabilim Dalı bünyesinde bulunan üçüncü basamak NYBÜ yedi yatak kapasitesine sahiptir. Bu ünitede 2014 yılında toplam 310 yoğun bakım hastası takip edilmiştir. Çalışmaya 291 hasta dahil edilmiştir. 1 Ocak 2014-31 Aralık 2014 tarihleri arasından enfeksiyon kontrol hemşirelerinin günlük takipleri, enfeksiyon kontrol hekimlerinin konsültasyonları ve NYBÜ sorumlu hekimlerinin günlük vizitleri ile elde edilen veriler toplanmıştır.
Çalışmaya alınan tüm hastalar on yedi yaşın üzerindedir. NYBÜ’ye yatıştan sonraki ilk 48 saat içinde kaybedilen ya da 48 saatten daha az bir süre yoğun bakımda kalan hastalar değerlendirilme dışında bırakılmıştır. HE tanısı konulması için “Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi” (Centers for Disease Control and Prevention) kriterleri kullanılmıştır (8). Hastaların takipleri sırasında vücut ısısı 38 °C’nin üzerine çıktığında periferden kan kültürü örnekleri, idrar kültürleri, boğaz sürüntü örnekleri, varsa kateter, balgam ve trakeal aspirat kültürleri, bronkoalveoler lavaj ve yara yeri kültür örnekleri alınmıştır. Çıkarılan santral kateterlerin uçlarından da kültür örnekleri alınmıştır. Ayrıca hastaların klinik durumu ve fizik muayeneleri de kültür örnekleri ile birlikte değerlendirilmiştir. Bu incelemeler doğrultusunda hematolojik, biyokimyasal ve radyolojik tetkikler de istenmiştir. Enfeksiyon hızı=NYBÜ’de saptanan enfeksiyon sayısı/NYBÜ’de yatan hasta sayısı x 100 formülü kullanılarak hesaplanmıştır. Ayrıca NYBÜ’de saptanan enfeksiyon sayısı/tüm hastanede saptanan enfeksiyon sayısı x 100 formülü ile NBYÜ’deki enfeksiyon oranı elde edilmiştir. Ventilatör ilişkili pnömoni (VİP) hızı=VİP sayısı/ventilatör günü x 100 formülü ile kateter ilişkili üriner sistem enfeksiyon (Kİ-ÜSE) hızı=Kİ-ÜSE sayısı/üriner kateter (ÜK) günü x 100 formülü ile santral venöz kateter (SVK) ilişkili kan dolaşım enfeksiyonu (KDE) hızı=SVK ilişkili KDE sayısı/SVK günü x 100 formülü ile hesaplanmıştır.
Alınan numune örnekleri, eozin metilen mavisi agar ve kanlı agara ekilmiştir. Balgam, yara yeri ve kateter numuneleri Gram-boyama ve lökosit varlığı açısından incelenmiştir. Kan kültür şişeleri günlük olarak takip edilmiş ve her gün üreme açısından değerlendirilmiştir. Üreyen mikroorganizmalar için koloni özellikleri ve boyanma özellikleri tanımlanmıştır. Gram-pozitif özelliğine sahip olan mikroorganizmalar: koagulaz, katalaz, pyrolidonil arilamidaz, eskülin hidrolizi ve %6,5 sodyum klorürde üreme özelliklerine göre sınıflandırılmıştır. Gram-negatif olanlar ise oksidaz testi, hareket besiyeri, indol besiyeri ve Christensen üre agar kullanılarak sınıflandırılmıştır.
Çalışma için Selçuk Üniversitesi Etik Kurulu’ndan onay alınmıştır (Protokol numarası: 2017/02). Retrospektif bir çalışma olduğu için hasta onayı gerekmemektedir.
Conclusion: Caution is advised regarding urinary catheter insertion and care because catheters are the most common cause of infection, UTI, in the ICU. Also, diagnosis of NI and determining the antibiotic sensitivity of the causal microorganisms are very important for the determination of empiric treatment and reducing mortality and morbidity.
İstatistiksel Analiz
Tüm verilerin değerlendirilmesi için istatistik paket programı SPSS 16 kullanılmıştır. Bu program aracılığı ile tanımlayıcı istatistiki değerlendirme yapılmıştır.
Bulgular
On iki ay boyunca NYBÜ’de takip edilen tüm hastalar retrospektif olarak incelenmiştir. Toplam 291 hasta çalışmaya dahil edilmiştir. Bu hastaların 156’sı kadın (%53,6), 135’i erkektir (%46,3). Ortalama yaş 71,36 olarak belirlenmiştir. Yüz on yedi iskemik inme (%40,2), 35 hemorajik inme (%12), 6 subaraknoid kanama (SAK) (%2), 20 ensefalit (%6,8), 27 epilepsi (%9,2), 16 miyelit (%5,5), 13 parkinson (%4,4), 19 demans (%6,5), 8 motor nöron hastalığı (%2,7) ve 30 Guillain Barre sendromu (GBS) (%10,3) hastası takip edilmiştir. Dahil edilen hastaların özgeçmişlerinde 140 diabetes mellitus (%48,1), 110 hipertansiyon (%37,8), 56 konjestif kalp yetmezliği (%17,1), 18 kronik böbrek yetmezliği (%6,1) hastalığı öyküsü mevcuttur. Kırk beş hastada HE saptanmıştır. Bu hastaların 24’ü kadın (%53), 21’i erkektir (%47). Yirmi iskemik inme (%44), 12 hemorajik inme (%27), 5 GBS (%11), 3 epilepsi (%6,6), 3 demans (%6,6), 1 parkinson (%2,2) ve 1 SAK (%2,2) hastasında HE saptanmıştır. NYBÜ’de HE hızının %15,4 olduğu görülmüştür (Tablo 1, 2).
Bu ünitede; ventilatör kullanım günü 594, ventilatöre bağlı hasta takibi oranı %30, VİP hızı %13,4, ÜK kullanım günü 1778, ÜK kullanım oranı %92, Kİ-ÜSE hızı %10,6, SVK kullanım günü 395, SVK kullanım hızı %15, SVK ilişkili KDE hızı %3,39 olarak belirlenmiştir. Tüm bu oranlar ve veriler Tablo 3’te özetlenmiştir.
HE’ye sebep olan on dört farklı mikroorganizma tespit edilmiştir. Enfeksiyonların %3,2’si deri ve yumuşak doku enfeksiyonlarıdır ve yol açan etkenler Staphylococcus aureus (%50) ve Acinetobacter baumannii’dir (%50); enfeksiyonların %9,38’i KDE’dir ve yol açan etkenler koagülaz negatif stafilokoktur (%100); enfeksiyonların %9,38’i ventilatör ile ilişkisiz pnömoni enfeksiyonlarıdır ve yol açan etkenler spesifik laboratuvar bulguları olan Staphylococcus aureus (%33,3) ile spesifik laboratuvar bulguları olmayan Burkholderia cepacia (%33,3) ve Klebsiella pneumoniae (%33,3) olarak belirlenmiştir.
NYBÜ’de bir yıl içine saptanan enfeksiyon sayısı, tüm hastane enfeksiyonlarının %6,39’unu oluşturmaktadır. Bu ünitede en sık olarak saptanan HE’ler, %71,88 oranla ÜSE’lerdir. Bunların %95 ÜK ilişkili ve %5’i ÜK ile ilişkili olmayan enfeksiyonlardır. ÜSE’lerin %30,43’ü Escherichia coli, %13,04’ü Klebsiella pneumoniae, %13,04’ü Enterococus faecalis, %8,7’si Staphylococcus aureus, %4,35’i
Candida glabrata, %4,35’i Candida spp., %4,35’i Candida tropicallis,
%4,35’i Citrobacter, %4,35’i Enterococus faecium, %4,35’i koagulaz negatif stafilokok, %4,35’i Proteus mirabilis ve %4,35’i Pseudomonas
aeruginosa kaynaklıdır. Aynı zamanda NYBÜ’de mekanik
ventilatör ilişkili enfeksiyon oranı %6,25’tir. Bunların %50’si
Acinetobacter baumannii, %50’si Pseudomonas aeruginosa kaynaklıdır.
Bu enfeksiyonların bölgesel dağılımı ve en sık görülen üriner enfeksiyonların yüzdelik oranları Tablo 4 ve 5’te özetlenmiştir.
Tablo 1. Nöroloji yoğun bakım ünitesinde bir yıllık dönemde hastaların demografik özellikleri
Cinsiyet Kadın 156 (%53,6) Erkek 135 (%46,3) Teşhis 291 İskemik inme 117 (%40,2) Hemorajik inme 35 (%12) Subaraknoid kanama 6 (%2)
Guillain Barre sendromu 30 (%10,3)
Epilepsi 27 (%9,2)
Ensefalit 20 (%6,8)
Demans 19 (%6,5)
Miyelit 16 (%5,5)
Parkinson hastalığı 13 (%4,4)
Motor nöron hastalığı 8 (%2,7)
Eşlik eden hastalıklar 324
Diabetes mellitus 140 (%48,1)
Hipertansiyon 110 (%37,8)
Konjestif kalp yetmezliği 56 (%17,1)
Kronik böbrek yetmezliği 18 (%6,1)
Tablo 2. Bir yıl süresince nöroloji yoğun bakım ünitesinde hastane kökenli enfeksiyon saptanan hastaların demografik özellikleri
Toplam hasta sayısı n=45
Cinsiyet Kadın 24 (%53) Erkek 21 (%47) Teşhis İskemik inme 20 (%44) Hemorajik inme 12 (%27)
Guillain Barre sendromu 5 (%11)
Epilepsi 3 (%6,6)
Demans 3 (%6,6)
Parkinson hastalığı 1 (%2,2)
Subaraknoid kanama 1 (%2,2)
Tablo 3. Bir yıl süresince nöroloji yoğun bakım ünitesindeki mekanik ventilatör, üriner kateter ve santral venöz kateter kullanımı ve ilişkili enfeksiyon oranları
Gün %
Mekanik ventilatör kullanımı 594 30
Ventilatör ilişkili pnömoni hızı - 13,4
Üriner kateter kullanımı 1778 92
Kateter ilişkili üriner sistem enfeksiyon hızı - 10,6
Santral venöz kateter kullanım 295 15
Santral venöz kateter ilişkili kan dolaşımı
Aynı dönemde, aynı hastanedeki diğer yoğun bakımların da en sık karşılaşılan enfeksiyonlarının oranları değerlendirilmiştir. Anestezi YBÜ, iç hastalıkları YBÜ ve genel cerrahi YBÜ’deki enfeksiyon oranlarının sırası ile şu şekilde olduğu görülmüştür. ÜSE oranları: %60, %72 ve %62’dir. Ventilatör ilişkili enfeksiyon oranları: %12,14, %7,2, %4’tür. SVK ilişkili enfeksiyon oranları ise: %8,2, %3,8 ve %5’tir.
Tartışma
YBÜ’ler, ileri teknolojik donanımları ve profesyonel ekipmanları ile multidisipliner çalışma birimleridir. Bu ünitelerde
takip edilen hastalar ise ileri derecede metabolik bozukluğu, bilinç değişiklikleri ve komorbid hastalıkları olan kompleks hastalardır. Bu hastaların immün dirençlerinin düşük olması, çoklu organ disfonksiyonlarına sahip olması; enfeksiyonların bulaşmasını ve kolonizasyonunu kolaylaştırmaktadır. Ayrıca bu hastalarda uzun süre santral ve periferik venöz kateter kullanılması, endotrakeal tüp kullanılması, ÜK takılması da enfeksiyonlara yatkınlığı artırmaktadır (9,10). Bu çalışma neticesinde de kateter takılan hastalarda enfeksiyon etkenlerinin çeşitliliğinin fazla ve enfeksiyon oranlarının yüksek bulunması bunu desteklemektedir.
HE insidanslarının incelendiği bir çalışmada; hastane enfeksiyon oranlarının anestezi ve reanimasyon YBÜ’de (ARYBÜ) %18,3, göğüs hastalıkları YBÜ’de %5,6, çocuk hastalıkları YBÜ’de ise %5,3 olduğu belirlenmiştir (11). Yapılan bir diğer çalışmada ise tüm YBÜ’lerde enfeksiyon oranlarının %1,6 ile %47,4 arasında olduğu saptanmıştır. Bu oranlar içerisinde en yüksek oran %44,6 ile ARYBÜ’ye aittir (12). NYBÜ’de enfeksiyon oranlarının değerlendirildiği bir çalışmada bu oranın %18,5, diğer bir çalışmada ise %24,2 olduğu bildirilmiştir (13,14). Bizim çalışmamızda ise NYBÜ’de enfeksiyon oranı %15,4 olarak olarak hesaplanmıştır. Bu literatürler ışığında bizim sonuçlarımıza bakıldığında, ünitemizdeki enfeksiyon oranlarının önceki yıllardaki literatür verilerinden düşük olduğu görülmüştür. HE oranlarındaki bu düşmenin enfeksiyonların tespiti için teknik olanakların artmasına, daha fazla antibiyotik grubunun kullanılmaya başlanılmasına ve sağlık çalışanlarının enfeksiyon ve el yıkama konusundaki hassasiyetlerinin artmasına bağlı olabileceği düşünülmüştür.
NYBÜ’deki; ventilatöre bağlı hasta takibi oranı %30, VİP hızı %13,4, ÜK kullanım oranı %92, ÜSE hızı %10,6, SVK kullanım oranı %15, SVK ilişkili KDE hızı %3,39 olarak belirlenmiştir. 2014 yılı Ulusal HE Surveyans Ağı özetinde 19 üniversite hastanesi NYBÜ verileri değerlendirilmiştir. Bu ünitelerde ventilatör kullanım oranı %38, VİP hızı %12,7, ÜK kullanım oranı %95, ÜSE hızı %6,3, SVK oranı %27 ve SVK ilişkili KDE hızı %6,7’dir (15). Bu veriler doğrultusunda hastanemiz NYBÜ ve diğer NYBÜ’ler karşılaştırılmıştır. SVK kullanımı ve SVK ilişkili enfeksiyon hızı diğer NYBÜ’lere göre anlamlı olarak düşük saptanmıştır. ÜSE hızı ve VİP hızının ise diğer NYBÜ’lere göre daha yüksek olduğu görülmüştür. Aynı dönemde Türkiye’deki Sağlık Bakanlığı bünyesindeki hastaneler, özel hastaneler ve üniversite hastanelerindeki tüm NYBÜ’ler birlikte değerlendirildiğinde; ventilatör kullanım oranı %30, VİP hızı %10,3, ÜK kullanım oranı %97, ÜSE hızı %5,2, SVK oranı %26 ve SVK ilişkili KDE hızı %4,7 olarak belirlenmiştir (15). Tüm NYBÜ’ler ile üniversitelerdeki NYBÜ karşılaştırıldığında üniversitelerde ventilatör kullanımının ve VİP hızının yüksek olduğu görülmüştür. Üniversitelerdeki NYBÜ’lerde ÜK ve SVK kullanımının benzer oranlarda olduğu ama ÜSE ve SVK ilişkili KDE’lerin daha fazla olduğu belirlenmiştir. Bunun sebebi üniversite hastaneleri NYBÜ’lerinde daha komplike ve immün direnci daha düşük hastaların daha uzun süre takip edilmesi olabilir. Ayrıca her türlü girişimsel işlem arttıkça enfeksiyon hız ve oranları da yükselmektedir.
YBÜ’de takip edilen hastalarda enfeksiyonlara bağlı multipl organ ve sistem tutulumu olabilmektedir. Özellikle ÜSE’ler, akciğer enfeksiyonları ve SVK ilişkili KDE’ler daha sık görülmektedir. YBÜ’de takip edilen 314 hasta üzerinde Tablo 4. Bir yıl süresince nöroloji yoğun bakım ünitesindeki
hastane kökenli enfeksiyonların bölgesel yüzdelik dağılımı
%
Deri ve yumuşak doku enfeksiyonu 3,12
Kan dolaşımı enfeksiyonu 9,38
Laboratuvar tarafından kanıtlanmış kan dolaşımı
enfeksiyonu 66,67
Santral venöz kateter ilişkili kan dolaşımı enfeksiyonu 33,33
Pnömoni 9,38
Spesifik laboratuvar bulguları olmayan pnömoni 66,67 Spesifik laboratuvar bulguları olan pnömoni 33,33
Üriner sistem enfeksiyonu 71,88
Üriner kateter ilişkili üriner sistem enfeksiyonu 95 Üriner kateter ilişkili olmayan üriner sistem
enfeksiyonu 5
Mekanik ventilatör ilişkili akciğer enfeksiyonu 6,25
Tablo 5. Bir yıl süresince nöroloji yoğun bakım ünitesindeki hastane kökenli üriner sistem enfeksiyonları etkenleri ve bu etkenlerin yüzdelik dağılımı
%
Üriner kateter ilişkili 95
Candida glabrata 4,35 Candida spp. 4,35 Candida tropicallis 4,35 Citrobacter 4,35 Enterococus faecalis 13,04 Enterococus faecium 4,35 Escherichia coli 30,43 Klebsiella pneumoniae 13,04
Koagulaz negatif stafilokok 4,35
Proteus mirabilis 4,35
Pseudomonas aeruginosa 4,35
Staphylococcus aureus 8,7
Üriner kateter ilişkili olmayan 5
yapılmış bir çalışmada 114 hastada HE tespit edilmiştir. Bu enfeksiyonlar içerisinde en sık ÜSE’ler belirlenmiştir. ÜSE’ye en sık Escherichia coli’nin (%29,8), ikinci sıklıkta ise Klebsiella
pneumoniae’nın neden olduğu tespit edilmiştir (16,17). ÜSE’lerin
bu kadar sık görülmesinin ÜK kullanımına bağlı olduğu düşünülmektedir (18,19). Bu çalışmalar ile karşılaştırıldığında bizim çalışmamızda da en sık olarak ÜSE’ler saptanmıştır. Ayrıca en fazla mikroorganizma çeşitliliğinin yine ÜSE’lere bağlı olduğu görülmüştür. Bu yüksek oranların hastaların %92’sinin ÜK ile takip edilmesinden kaynaklanabildiği düşünülmektedir. Belirlenen enfeksiyonların %95’inin ÜK ile ilişkili olması da bunu desteklemektedir. ÜSE’lere en sık Escherichia coli (%30,43),
Klebsiella pneumoniae (%13,04), Enterococus faecalis (%13,04) ve Staphylococcus aureus (%8,7) neden olmuştur. Bu veriler literatür
ile uyumludur.
YBÜ’deki akciğer enfeksiyonlarının incelendiği çalışmalarda entübasyon işlemi yapılan hastaların çoğunluğunda, mekanik ventilatör kullanılan hastaların ise büyük çoğunluğunda HE görülmüştür (20,21,22,23). Tüm YBÜ HE oranlarına bakıldığında, akciğer enfeksiyonlarının ikinci sıklıkta olduğu görülmüştür. NYBÜ’de ise akciğer enfeksiyonlarının, diğer YBÜ ile uyumlu olarak %31,4 oranla ikinci sıklıkta olduğu görülmüştür (24). Uygunsuz veya uygun dahi olsa gecikmiş olarak kullanılan antibiyotiğin YBÜ’lerdeki akciğer enfeksiyonuna sahip hastalarda artmış mortalite ile beraber olduğu görülmüştür (25). Bu nedenle akciğer enfeksiyonlarına sebep olan mikroorganizmaların hızla tespit edilmesi önemlidir. En sık saptanan mikroorganizmaların Acinetobacter baumannii,
Pseudomonas aeruginosa ve üçüncü sıklıkta Staphylococcus aureus
olduğu belirlenmiştir (26). Bizim çalışmamızda ise mekanik ventilatör ile ilişkili olarak en sık Acinetobacter baumannii ve
Pseudomonas aeruginosa izole edilmiştir. Burkholderia cepacia, Klebsiella pneumoniae, Staphylococcus aureus ise daha nadir
görülen mekanik ventilatör ile ilişkisi olmayan akciğer enfeksiyonu etkenleri olarak belirlenmiştir. Ampirik antibiyotik kullanımında uygun dozda ve sürede bu etkenlere karşı tedavi düzenlenmesi önemlidir.
KDE’ler daha çok SVK ile ilişkili olup, ciddi sepsis tablolarına yol açabilmektedirler. Bu enfeksiyonlar ciddi morbidite ve mortalite sebebidir. Bu yüzden bu mikroorganizmaların hızla tanınması önemlidir. En sık etken olarak Staphylococcus aureus ve koagulaz negatif stafilokoklar belirlenmiştir (27). Uzun süre YBÜ’lerde yatan hastalarda aynı zamanda deri ve yumuşak doku enfeksiyonları da sık görülebilmektedir. Bunlar yatak yaralarının iyileşmesini engellemekte ve prognozunu kötüleştirmektedir. Deri ve yumuşak doku enfeksiyonlarından sıklıkla Staphylococcus aureus izole edilmiştir (28). Bizim ünitemizde ise KDE’lerden koagulaz negatif stafilokok, deri ve yumuşak doku enfeksiyonlarından
Acinetobacter baumannii ve Staphylococcus aureus sıklıkla izole edilen
etkenlerdir.
Sonuç
YBÜ’deki hastaların immün dirençlerinin düşük ve birçok sistemik hastalığa sahip olmaları nedeni ile HE’ye maruz kalma ihtimalleri artmaktadır. Sonuçta mortalite ve morbidite artmakta, hastanede yatış süresi uzamaktadır. Bu yüzden bu mikroorganizmaların bulaş ve yayılımını önlemek için enfeksiyon
kontrol önlemlerine önem verilmelidir. Devamlı olarak enfeksiyon oranları ve hızları değerlendirilmeli ve başka merkezlerle karşılaştırılmalıdır. Bu sayede enfeksiyon kontrol yöntemleri hakkında alınacak tedbirler belirlenmelidir.
HE’lerin tanınması, neden olan mikroorganizmaların ve antibiyotik duyarlılıklarının belirlenmesi hem ampirik tedaviyi belirlemede, hem de mortalite ve morbiditeyi azaltmada önemlidir. YBÜ’de en sık enfeksiyon etkeni ÜSE olduğu için ÜK takılması ve bakımında daha dikkatli olunması önerilmektedir. Hastaya yapılan her türlü müdahalede el yıkama, eldiven giyme ve izolasyon önlemlere önem verilmesi gerekmektedir.
Etik
Etik Kurul Onayı: Çalışma için Selçuk Üniversitesi Etik
Kurulu’ndan onay alınmıştır (Protokol numarası: 2017/02).
Hasta Onayı: Retrospektif bir çalışma olduğu için hasta onayı
gerekmemektedir.
Hakem Değerlendirmesi: Editörler kurulu dışında olan
kişiler tarafından değerlendirilmiştir.
Yazarlık Katkıları
Cerrahi ve Medikal Uygulama: F.E., G.Ö., Konsept: Ş.Ö., O.U., Dizayn: F.E., Ş.Ö., O.U., Veri Toplama veya İşleme: F.E., G.Ö., Analiz veya Yorumlama: F.E., Ş.Ö., Literatür Arama: F.E., G.Ö., Yazan: F.E.
Çıkar Çatışması: Yazarlar bu makale ile ilgili olarak herhangi
bir çıkar çatışması bildirmemiştir.
Finansal Destek: Çalışmamız için hiçbir kurum ya da kişiden
finansal destek alınmamıştır.
Kaynaklar
1. Çevik MA, Yılmaz GR, Erdinç FŞ, Üçler S, Tülek N. Nöroloji yoğun bakım ünitesinde mortalite ile ilişkili faktörler ve nozokomiyal infeksiyonla mortalitenin ilişkisi. Yoğun Bakım Dergisi 2001;1:47-55.
2. Ok G, Gazi H, Tok D, Erbüyün K. Celal Bayar Üniversitesi Anestezi Yoğun Bakım Ünitesi’nde hastane infeksiyonlarının sürveyansı. Yoğun Bakım Dergisi 2007;7:452-457.
3. Yılmaz N, Köse Ş, Ağuş N, Ece G, Akkoçlu G, Kıraklı C. Yoğun bakım ünitesinde yatan hastaların kan kültürlerinde üreyen mikroorganizmalar, antibiyotik duyaklılıkları ve nozokomiyal bakteriyemi etkenleri. ANKEM Dergisi 2010;24:12-19.
4. Kappstein I, Daschner FD. Nosocomial infections in intensive care units. Current Opinion Infectious Diseases 1990;3:509-512.
5. Larsen AR. Nosocomial infections. In: Hoeprich PD, Jordan MC, (eds). Infectious Disease 4th ed. Phledelpiha: JB Lippincott Company, 1989:35-40. 6. Gürdoğan K, Arslan H, Nazlıer S. Ventilatör ilişkili pnömoniler. Klimik
Dergisi 1999;12:58-59.
7. Yalçın AN. Yoğun bakım ünitesinde antibiyotik kullanımı ve direnç sorununa genel bakış. ANKEM Dergisi 2009;23(Özel Sayı):136-142. 8. Girou E, Stephan F, Novara A, Safar M, Fagon JY. Risk factors and outcome
of nosocomial infections: results of a matched case-control study of ICU patients. Am J Respir Crit Care Med 1998;157:1151-1158.
9. Brawley RL, Weber DJ, Samsa GP, Rutala WA. Multiple nosocomial infections: An incidence study. Am J Epidemiol 1989;130:769-780. 10. Spencer RC. Epidemiology of infection in ICU’s. Intensive Care Med
1994;20(Suppl 4):2-6.
11. Karahocagil MK, Yaman G, Göktaş U, Sünnetçioğlu M, Çıkman A, Bilici A, Yapıcı K, Baran Aİ, Binici İ, Akdeniz H. Hastane enfeksiyon etkenlerinin ve direnç profillerinin belirlenmesi. Van Tıp Derg 2011;18:27-32.
12. İnan D, Saba R, Keskin S, Öğünç D, Çiftci C, Günseren F, Mamıkoğlu, Gültekin M. Akdeniz Üniversitesi Hastanesi yoğun bakım ünitelerinde hastane enfeksiyonları. Yoğun Bakım Dergisi 2002;2:129-135.
13. Zolldann D, Poetter C, Hilker R, Neveling M, Waitschies B, Klein W, Nolden-Koch M, Block F, Wenchel HM, Lemmen SW. Periodic surveillance of nosocomial infections in two neurology intensive care units. A valuable tool for quality management in intensive care. Anaesthesist 2003;52:690-696.
14. Dettenkofer M, Ebner W, Els T, Babikir R, Lucking C, Pelz K, Rüden H, Daschner F. Surveillance of nosocomial infections in a neurology intensive care unit. J Neurol 2001;248:959-964.
15. Ulusal hastane enfeksiyonları sürveyans ağı (UHESA) raporu özet veri, 2014. Erişim adresi: http://www.saglik.gov.tr/TR/dosya/1-97084/h/2014-ulusal-ozet-rapor-1.pdf
16. Warren JW. Catheter associated urinary tract infections. Int J Antimicrob Agents 2001;17:299-303.
17. Heckmann JG, Kraus J, Niedermeier W, Erbguth F, Druschky A, Schoerner C, Neundörfer B. Nosocomial pneumonias in a neurology intensive care unit. Dtsch Med Wochenschr 1996;124:919-924.
18. Laborde G, Grosskopf U, Schmieder K, Harders A, Klimek L, Hardenac M, Gilsbach JM. Nosocomial infections in a neurosurgical intensive care unit. Anaesthesist 1993;42:724-731.
19. National Nosocomial Infections Surveillance (NNIS) System Report, data summary from January 1992 through June 2004, issued October 2004. Am J Infect Control 2004;32:470-485.
20. Craven DE, Kunches LM, Lichtenberg DA, Kollisch NR, Barry MA, Heeren TC, McCabe WR. Nosocomial infection and fatality in medical and surgical intensive care unit patients. Arch Intern Med 1988;148:1161-1168.
21. Ponce DE Leon-Rosales SP, Molinar-Ramos F, Dominguez-Cherit G, Rangel-Frausto MS, Vazquez-Ramos VG. Prevalance of infections in intensive care units in Mexico: A multicenter study. Crit Care Med 2000;28:1316-1321. 22. Legras A, Malvy D, Quinioux AI, Villers D, Bouachour G, Robert R, Thomas
R. Nosocomial infections: Prospective survey of incidence in fi ve intensive care units. Int Care Med 1998;24:1040-1046.
23. Vincent JL, Bihari DJ, Suter PM, Bruining HA, White J, Nicolas-Chanoin MH, Wolff M, Spencer RC, Hemmer M. The prevalence of nosocomial infection in intensive care units in Europe. Results of the European Prevalence of Infection in Intensive Care (EPIC) Study. EPIC International Advisory Committee. JAMA 1995;274:639-644. 24. Heckmann JG, Kraus J, Niedermeier W, Erbguth F, Druschky A, Schoerner
C, Neundörfer B. Nosocomial pneumonias in a neurology intensive care unit. Dtsch Med Wochenschr 1996;124:919-924.
25. Luna CM, Aruj P, Niederman MS, Garzon J, Violi D, Prignoni A, Rios F, Baquero S, Gando S; Grupo Argentino de Estudio de la Neumonía Asociada al Respirador group. Appropriateness and delay to initiate therapy in ventilator associated pneumoia. Eur Respir J 2006;27:158-164.
26. Sherertz RJ, Ely EW, Westbrook DM, Gledhill KS, Streed SA, Kiger B, Flynn L, Hayes S, Strong S, Cruz J, Bowton DL, Hulgan T, Haponik EF. Education of physicians in training can decrease the risk for vascular catheter infection. Ann Intern Med 2000;132:641-648.
27. Akın A, Esmaoğlu-Çoruh A, Alp E, Canpolat DG. Anestezi yoğun bakım ünitesinde beş yıl içerisinde gelişen nozokomiyal enfeksiyonlar ve antibiyotik direncinin değerlendirilmesi. Erciyes Tıp Derg 2011;33:7-16.
28. Büke C, Sipahi O, Taşbakan M, Yamazhan T, Arda B, Özinal MA, Akçiçek M, Ulusoy S. İç hastalıkları yoğun bakımda gelişen enfeksiyonların değerlendirilmesi. İnfeksiyon Dergisi 2005;19:67-73.