* C.Ü Dişhekimliği Fakültesi Periodontoloji AD, SİVAS ** C.Ü Tıp Fakültesi Araştıma ve Uygulama Hastanesi, SİVAS *** C.Ü Biyoistatistik AD, SİVAS
PERİODONTAL TEDAVİ ÖNCESİ DURUMLUK VE SÜREKLİK KAYGI DÜZEYİ
Yrd.Doç.Dr.İsmail MARAKOĞLU * Arş.Gör.Serhat DEMİRER * Uzman Psikolog Deniz ÖZDEMİR** Yrd.Doç.Dr.Hafize SEZER***ÖZET
Anksiyete dişhekimliği tedavilerinde çok sık karşılaşılan bir durumdur. Dental anksiyetenin temelinde çoğunlukla ağrı yatmaktadır. Bu çalışmada amaç hastalarımızın periodontal tedavi öncesi anksiyete düzeylerini ölçüp, diğer diş tedavileri ile karşılaştırmak ve anksiyeteyi etkileyen faktörleri belirleyerek anksiyeteli hastalara uygun bir yaklaşım tespit etmektir. Çalışmamızda yaşları 11-72 olan 296 kişiye (yaş ortalaması = 32±18, 168 kadın , 128 erkek) tarafımızdan hazırlanan sosyo-demografik anketle beraber, anksiyetenin durumluk ve süreklik değerlerini ölçen STAI-I ve STAI-II testleri ile birlikte uygulandı.
Çalışmanın sonuçları; tüm hastalara ait anksiyete ortalamaları (STAI-I=37,85±9,56 STAI-II=42,98±8,33), normal erişkinlerin değerleri ile karşılaştırıldığında (STAI-I= 33,97±8,56 STAI-II=42,65±7,63), Durumluk Anksiyete Değerleri normalden yüksek iken, Süreklik Anksiyete Değerleri Türkiye ortalaması ile hemen hemen aynı bulunmuştur. Bizim bulduğumuz Durumluk Anksiyete Puan Değerleri Türkiye çapındaki diş tedavisi değerlerinden yüksek (32,04±10,70), dental cerrahi değerlerinden (39,15±11,54) düşük bulunmuştur. Ayrıca kadınlara ait anksiyete ortalamaları erkeklerden yüksek bulunmuştur.
Sonuçta, bu çalışma bize kadınların, 20 yaş altı, eğitim düzeyi düşük, kırsalda yaşayan ve daha önceden herhangi bir diş tedavisi veya periodontal tedavi görmemiş hastaların anksiyeteli olabileceğini göstermektedir. Bu yüzden mümkünse pratik bir anksiyete anketi uygulanarak bu tür hastalar belirlenmeli ve periodontal tedavi öncesi anksiyeteli hastalar özellikle periodontal hastalığın karakteri ve tedavisi konusunda bilgilendirilmelidir. Böylelikle periodontal sağlık, hem koruyucu hem de periodontal tedavi kullanılarak yaygınlaştırılmalıdır.
Anahtar kelimeler: Periodontal Tedavi, Dental Anksiyete
ABSTRACT
Anxiety is a common situation for dental therapies. Pain is the main reason for dental anxiety. The reason of this study is to determine the anxiety degree of dental patients before periodontal therapies, to compare the scores with other dental therapy scores and define the factors which trigger anxiety, and to determine a suitable dental approach for patients with anxiety. In this study, 296 patients, whose age were between 11-72 (168 women and 128 men with mean age =32±´18), were asked to fill a socio-demographic questionnaire that were prepared by us, with STAI-I and STA-II tests which evaluates the state and trait of the anxiety.
At the end of the study; when the mean anxiety values (STAI-I=37,85±9,56 STAI-II=42,98±8,33), compared with healthy adults (STAI-I= 33,97±8,56 STAI-II=42,65±7,63), stait anxiety values were higher than the normal values trait anxiety values were equal to the mean values of the Turkey. Our stait values were higher than the entire Turkey dental therapy results (32,04 ±10,70) however were found less than the surgery results (39,15±11,54). Also mean anxiety scores of women were found higher than men.
As a result, this study shows that; women and patients with ages below 20, low educational status, countrified, or has not been in a dental clinic could be anxious. So if possible a simple anxiety survey could be useful to define such patients and to give knowledge about the character and the therapy of the periodontal disease. Thus periodontal health could expanse with conservative and periodontal treatment.
74
GİRİŞ
Anksiyete (kaygı); korku, gerginlik, endişe gibi subjektif olarak hissedilen bir duygudur ve şahsiyetin bütünlüğünün tehdit edildiği herhangi bir durumda ortaya çıkar. Anksiyete özellikle akut olanda kendini çeşitli fizyolojik (bulantı, kusma, diyare, idrar sıklığı vs.) ve davranışsal bozukluklara neden olabilir.2,6,11,12,14,15 Tehlikeli koşulların oluşturduğu kaygı türü genellikle her bireyin yaşadığı geçici duruma bağlı bir kaygı oluşturur buna ‘’durumluk (durumluk) kaygı’’ denir. Bazı kişiler ise sürekli olarak huzursuzluk içinde yaşarlar. Genelde mutsuzdurlar. Doğrudan doğruya çevreden gelen etkenlere bağlı olmayan bu kaygı türü içten kaynaklanır. Öz değerlerinin tehdit edildiğinin zannedilmesi yada içinde bulunulan durumun stresli olarak yorumlanması sonucu birey kaygı duyar. Buna da ‘’sürekli kaygı’’ denir. 18,19
İnsanoğlunda dişler çiğneme, konuşma ve estetik açıdan çok önemli görevlere sahiptir. Bu işlevler insanın ruhsal ve fizyolojik sağlığını tamamlayan unsurlardır. Bu işlevlerin kaybı insanın bireysel, ailevi ve toplumsal yaşam kalitesini hem ruhsal hem de fizyolojik olarak çok derinden ve olumsuz etkilemektedir. 2,6,11,12,14,15
Dişlerin durumu ve ruhi sağlık arasında birçok değişik ilişki vardır. Eski çağlardan beri dişler hayat gücünün bir sembolü olarak psişik öneme sahiptir. Diş çürümesi ile ağrı yanında anksiyete de oluşur. Diş kaybı ve yerine takılan protez suçluluk, güvensizlik ve aşağılık duygularını harekete geçirir.14
Dental anksiyetenin gelişmesinde en önemli faktörü diş ve dişeti hastalıklarının en önemli belirtisi olan ve tedavi sırasında duyulabilecek ağrıdır. Dental anksiyeteyi ağrıdan başka birçok faktör etkilemektedir. Hiç şüphesiz, anksiyete diş hastalarının tedavilerini güçleştirmede payı olan belli başlı faktörlerden biridir. Anksiyete her zaman çaresizliği artırmada rol oynayarak çoğu zaman hiçbir gerçeklik temeli olmayan yersiz beklemeleri uyandırır.8,14.16,17,21,22
Dünyada ve özellikle ülkemizde diş ve dişeti hastalıkları çok yaygın olarak gözlenmektedir. İnsanlarda diş kayıpları sebepleri arasında çürükten sonra periodontal hastalıklar gelmektedir. Diş çürüğü kendini ağrıyla belli ederken, periodontal hastalıklar çoğunlukla ağrı yapmazlar. Periodontal hastalıkların oluşmasında ve ilerlemesinde toplumun dişeti sağlığı hakkında yeterli bilgi sahibi olmamaları veya diş
hekimleri tarafından yeterince bilgilendirilmemeleri yatmaktadır. Periodontal tedavinin gecikmesinde bireyin toplum tarafından yanlış yönlendirilmesi ve çeşitli travmatik dental deneyimlerden kaynaklanan dental anksiyete sorumludur. Bahsedilen travmatik dental deneyimler ise çoğunlukla periodontal tedavi dışındaki tedavilerdir. 1,9,13,14,17,22
Ayrıca anksiyeteli hastalarla iletişim oldukça zordur, tedavileri uzun sürer, randevularına düzenli gelmezler ve hekimde de kendilerine karşı bir anksiyete oluşmasına neden olurlar.
Tüm bu bilgilerin ışığı altında bu çalışmanın amacı kliniğimize gelen hastaların,
1- Periodontal tedavi öncesi durumluk ve süreklik anksiyete puanlarını tespit etmek ve bu değerleri Türkiye’nin genel diş hekimliği uygulamalarına bağlı olan anksiyete puanları ile karşılaştırmak,
2- Durumluk ve süreklik anksiyeteyi etkileyen parametreleri tespit etmek ve bunların cinsiyete göre nasıl bir değişiklik gösterdiğini incelemek,
3- Ve tüm bunlara göre periodontoloji hastalarına yaklaşımın nasıl olması gerektiğini belirlemektir.
YÖNTEM
Çalışma Cumhuriyet Üniversitesi Dişhekimliği Fakültesi Periodontoloji kliniğine kasım 2002-şubat 2003 tarihleri arasında değişik sebeplerle gelen 328 hasta üzerinde yapılan bir anket çalışmasıdır. Bu anketlerden 32 adeti hatalı bulunarak değerlendirme dışı bırakılmıştır. Böylece çalışma toplam 296 hasta üzerinde uygulanan anketlerle tamamlanmıştır. Hastalarımızın yaşları 11-72 (ortalama = 32±18) arasında olup, bunlardan 168’i kadın (yaş ortalaması=29±15) ve 128’i erkek (yaş ortalaması=37±20) idi.
Tüm hastalara tarafımızdan hazırlanan sosyo-demografik anketle beraber, anksiyetenin durumluk ve süreklik değerlerini ölçen STAI-I ve STAI-II testleri ile birlikte uygulandı.
Durumluk ve sürekli kaygı envanteri, Spielberger ve arkadaşları tarafından 14 yaş ve üzeri genç, öğrenci, hasta ve normal yetişkinlerde anksiyete düzeylerini ölçmek için geliştirilmiştir. A. Le Compte ve N. Öner tarafından Türkçe’ye çevrilerek lise ve üniversite öğrencilerine uygulanmıştır.18
75
BULGULAR
Durumluk ve süreklik anksiyete puan ortalamaları cinsiyetlerin kendi içlerinde karşılaştırıldığında, süreklik anksiyete puan ortalamaları durumluk anksiyete puan ortalamalarından ve cinsiyetler arası karşılaştırmada ise sadece durumluk anksiyete puan ortalamaları kadınlarda erkeklerden istatistiksel olarak daha büyük bulunmuştur(P<0,05).
Cinsiyet N
STAI-I
(×±SS)
STAI-II
(×±SS)
Kadın
16
8
39,68±10,06 43,80±8,49 t=-4,950;p<0,05*
Erkek
12
8
35,53±8,30 41,91±8,12 t=-8,186;
p<0,05*
p
t=3,785;p<0,05*
t=1,940;p>0,05
Tablo 1:Cinsiyete göre durumluk ve süreklik anksiyete puan ortalamaları.
Yaş Gruplarının göre cinsiyetler arası durumluk ve sürekli anksiyete puan ortalamaları karşılaştırıldığında, 20-29 ve 40 yaş üzeri guruplarda hem durumluk hem de süreklik anksiyete puan ortalamaları kadınlarda erkeklerden istatistiksel olarak daha yüksektir (p<0,05).
Yaş Cinsiyet N STAI-I (×±SS) STAI-II (×±SS) 20< Kadın Erkek 29 15 39,90±10,31 40,47±8,60 t=-0,183; P>0,05 41,24±7,83 42,87±4,70 t=-0,736; p>0,05 20-29 Kadın Erkek 75 40 39,17±9,55 32,33±8,30 t=3,829; p<0,05* 43,24±9,13 38,10±8,97 t=2,893; p<0,05* 30-39 Kadın Erkek 39 29 39,79±11,79 36,97±8,99 t=1,079; p>0,05 44,21±7,52 44,48±10,32 t=-0,128; p>0,05 >40 Kadın Erkek 22 35 39,68±8,33 34,63±7,91 t=2,300; p<0,05* 48,05±7,49 43,40±7,40 t=2,296; p<0,05*
Tablo 2-AYaş gruplarına göre cinsiyetler arası durumluk ve sürekli anksiyete puan ortalamaları.
Cinsiyetlerin kendi içlerinde yaş guruplarına göre durumluk ve süreklik anksiyete puan ortalamaları değerlendirildiğinde, kadınlarda sadece STAI-II, erkeklerde ise her iki STAI değerlerinde de istatistiksel olarak anlamlı farklar bulunmuştur. Bu farların hangi yaş grupları arasındaki farktan kaynaklandığının bulmak için
Tukey testi uygulandı ve bu farkın kadınlarda <20 ile >40 yaş grupları arasındaki farktan kaynaklandığı, erkeklerde ise STAI-I değerleri arasındaki farkın, <20 ile 20-29 grupları arasından STAI-II değerlerinde ise 20-29 ile 30-39 ve >40 büyük değerler arasındaki farktan kaynaklandığı tespit edilmiştir.
Cinsiyet Yaş N STAI-I (×±SS) STAI-II (×±SS) Kadın <20 20-29 30-39 >40 29 75 39 22 39,90±10,31 39,17±9,55 39,79±11,79 39,68±8,33 f=0,054; p>0,05 41,24±7,83 43,24±9,13 44,21±7,52 48,05±7,49 f=2,949; p<0,05* Erkek <20 20-29 30-39 >40 15 40 29 35 40,47±8,60 32,33±8,30 36,97±8,99 34,63±7,91 f=1,462; p<0,05* 42,87±4,70 38,1±8,97 44,48±10,32 43,40±7,40 f=2,036; p<0,05*
Tablo 2-B: Cinsiyetlerin kendi içlerinde yaş guruplarına göre durumluk ve süreklik anksiyete puan ortalamaları.
Eğitim durumlarına göre cinsiyetler arası anksiyete puan ortalamaları karşılaştırıldığında,sadece yüksek öğretim grubunda STAI I puan ortalamaları kadınlarda erkeklerden istatistiksel olarak daha yüksek bulunmuştur (p<0,05).
Eğitim Cinsiyet N STAI-I
(×±SS)
STAI-II (×±SS) ilk öğretim Kadın
Erkek 46 20 41,65±9,39 37,85±8,28 t=1,565; p>0,05 46,43±8,20 43,95±5,38 t=1,241; p>0,05 lise Kadın Erkek 42 47 38,81±9,07 36,06±9,61 t=1,382; p>0,05 44,14±8,02 41,4±9,04 t=1,504; p>0,05 Yüksek okul Kadın Erkek 75 59 39,19±11,08 33,56±8,14 t=3,268; p<0,05* 41,59±8,47 40,83±9,03 t=0,498; p>0,05
Tablo 3-A: Eğitim durumuna göre cinsiyetler arasındaki durumluk ve süreklik anksiyete puan ortalamaları
Cinsiyetlerin kendi içlerinde Eğitim durumlarına göre anksiyete puan ortalamaları değerlendirildiğinde, süreklik anksiyete puanları kadınlarda eğitim durumuna göre istatistiksel olarak farklı bulunmuştur. Bu farkın Tukey testi ilk ve yüksek öğretim arasındaki farktan kaynaklandığı gösterilmiştir (p<0,05).
76
Cinsiyet Eğitim N STAI-I (×±SS) STAI-II (×±SS) Kadın İlk okul Lise Yüksek okul 46 42 75 41,65±9,33 38,81±9,07 39,19±11,08 f=1,107;p>0,05 46,43±8,20 44,14±8,02 41,59±8,47 f=4,999;P<0,0 Erkek İlk okul Lise Yüksek okul 20 47 59 37,75±8,28 36,06±9,61 33,56±8,41 f=1,462;p>0,05 43,95±5,38 41,40±9,04 40,83±9,03 f=2,036; p>0,0
Tablo 3-B: Cinsiyetlerin kendi içlerinde farklı eğitim durumlarına göre durumluk ve süreklik anksiyete puan ortalamaları
Medeni duruma göre cinsiyetlerin kendi içlerinde ve cinsiyetler arasında durumluk ve süreklik anksiyete puan ortalamaları değerlendirildiğinde, kadınların STAI-II puanları evlilerde bekarlardan, evlilerde kadınların STAI-I puanları erkeklerde istatistiksel olarak daha yüksek bulunmuştur (p<0,05). Cinsiyet Medeni Durum N STAI-I (×±SS) STAI-II (×±SS) Kadın Evli Bekar 78 89 39,96±8,46 39,40±11,36 t=0,355; p>0,05 45,62±8,40 42,1±8,25 t=2,723; p<0,05* Erkek Evli Bekar 74 54 34,54±8,97 36,19±8,48 t=-1,048; p>0,05 42,97±9,22 40,00±7,57 t=1,939 ;p>0,05 Evli t=3,835; p<0,05* Bekar t=1,799; p>0,05 Evli t=1,848; p>0,05 Bekar t=1,522; p>0,05
Tablo 4: Medeni duruma göre cinsiyetlerin kendi içinde ve cinsiyetler arası durumluk ve süreklik anksiyete puan ortalamaları
Kişi başına düşen aylık gelir düzeyine göre cinsiyetlerin kendi içlerinde ve cinsiyetler arasında durumluk ve süreklik anksiyete puan ortalamaları değerlendirildiğinde, 300 milyonun altında aylık geliri olan kadınlarda STAI-II puanı geliri 300 milyondan fazla olanlardan, aylık geliri 300 milyondan az olan kadınların STAI-I puanları erkeklerden istatistiksel olarak daha yüksek bulunmuştur (p<0,05). Cinsiyet Aylık Gelir N STAI-I (×±SS) STAI-II (×±SS) Kadın <300 >300 139 28 39,84±10,30 38,79±9,08 t=0,504; p>0,05 44,50±8,48 39,96±7,57 t=2,636; p<0,05* Erkek <300 >300 108 20 34,90±8,87 36,19±8,19 t=-1,008; p>0,05 41,49±8,31 42,95±10,52 t=-0,691; p>0,05 <300 t=3,973; p<0,05* >300 t=0,680; p>0,05 <300 t=2,795; p>0,05 >300 t=-1,145; p>0,05
Tablo 5: Kişi başına düşen aylık gelir düzeyine göre cinsiyetlerin kendi içlerinde ve cinsiyetler arasında durumluk ve süreklik anksiyete puan ortalamaları
Önceden dişhekimine gitme durumuna göre
cinsiyetlerin kendi içlerinde ve cinsiyetler arasında durumluk ve anksiyete puanları karşılaştırıldığında, cinsiyetlerin kendi içlerinde herhangi bir fark bulunamazken(p>0,05), cinsiyetler arasında önceden dişhekimine giden bayanların STAI-I puanları erkeklerinkinden istatistiksel olarak yüksek bulunmuştur. (p<0,05).
Dişhekimine
gitme Cinsiyet N STAI-I (×±SS) STAI-II (×±SS)
Evet Kadın Erkek 15 6 11 2 39,55±10,10 35,44±8,48 t=3,513; p<0,05* 43,96±8,56 42,13±8,28 t=1,741; p>0,05 Hayır Kadın Erkek 11 16 41,27±10,23 33,81±10,85 t=1,796 ;p>0,05 40,73±6,86 38,81±10,84 t=0,517 ;p>0,05
Tablo 6: Önceden dişhekimine gitme durumuna göre cinsiyetler arasında durumluk ve süreklik anksiyete puan ortalamaları.
Hastalar yanlarında refakatçi olup olmamasına göre cinsiyetlerin kendi içlerinde ve cinsiyetler arasında durumluk ve süreklik anksiyete puanları değerlendirildiğinde, cinsiyetlerin kendi içlerinde istatistiksel olarak herhangi bir fark gözlenmezken(p<0,05), hayır diyen gurubun STAI I puanları kadınlarda erkeklerden istatistiksel olarak büyüktür(p<0,05).
Refakatçi Cinsiyet N STAI-I
(×±SS) STAI-II (×±SS) Evet Kadın Erkek 55 13 40,58±9,98 36,92±14,98 t=1,073; p>0,05 44,18±8,29 39,92±12,28 t=1,510; p>0,05 Hayır Kadın Erkek 112 115 39,21±10,15 35,04±7,86 t=3,467;p<0,05* 43,53±8,60 41,92±8,20 t=1,439; p>0,05
Tablo 7: Refakatçi olup olmamasına göre cinsiyetler arası durumluk ve süreklik anksiyete puan ortalamaları
Önceden dişeti tedavisi yaptırıp yaptırmamaya göre cinsiyetlerin kendi içlerinde ve cinsiyetler arasında durumluk ve süreklik anksiyete puanları değerlendirildiğinde, bayanlar arasında hayır diyenlerin STAI-I puanları evet diyenlerden ve hayır diyen grupta, bayanların STAI-I puanları erkeklerden istatistiksel olarak daha yüksek bulunmuştur(p<0,05).
77
Cinsiyet Dişeti Tedavisi N STAI-I (×±SS) STAI-II (×±SS) Kadın Evet Hayır 69 98 37,07±10,17 41,49±9,66 t=-2,846; p<0,05* 49,99±8,63 44,28±8,38 t=-0,968; p>0,05 Erkek Evet Hayır 30 98 35,77±9,36 35,22±8,64 t=0,023; p>0,05 41,13±8,06 41,9±8,86 t=-0,422; p>0,05 Evet t=0,831; p>0,05 Hayır t=4,785; p<0,05* Evet t=1,001; p>0,05 Hayır t=1,930; p>0,05Tablo 8: Önceden dişeti tedavisi yaptırma durumuna göre cinsiyetlerin kendi içlerinde ve cinsiyetler arasında durumluk ve süreklik anksiyete puan ortalamaları.
Oturdukları yere göre cinsiyetlerin kendi içlerinde ve cinsiyetler arası durumluk ve süreklik anksiyete puanları değerlendirildiğinde, cinsiyetlerin kendi içlerinde hiçbir grupta istatistiksel fark bulunmazken (p>0,05), cinsiyetler arasında ilde oturan kadınların STAI-I puanları erkeklerinkinden daha yüksek bulunmuştur (p<0,05).
Oturduğunuz Yer Cinsiyet N STAI-I (×±SS) STAI-II (×±SS) İlçe Kadın Erkek 31 30 39,94±9,93 38,6±9,00 t=0,550; p>0,05 43,06±8,74 42,87±7,66 t=0,094; p>0,05 İlçe Kadın Erkek 134 96 39,54±10,22 34,1±8,47 t=4,271; p<0,05* 43,93±8,51 41,48±9,01 t=2,098; p>0,05
Tablo 9: Hastaların oturdukları yerlere göre cinsiyetler arası durumluk ve süreklik anksiyete puan ortalamaları.
İSTATİSTİK ANALİZ
Çalışmanın sonuçları SPSS 8.0 PC programında Paired-Samples T Test, Independent-Samples T Testi ve One-Way ANOVA testleri kullanılarak değerlendirildi.
TARTIŞMA
Günümüzde dental anksiyete ölçmekte kullanılan bir çok indeks geliştirilmiştir. Bunlardan bir kısmı erişkinlerde kullanılırken bir kısmı da çocuklara kullanılmaktadır. Çocuklar için kullanılanları daha kolay anlaşılabilmeleri ve daha iyi sonuç vermeleri için görsel olarak hazırlanmışlardır. Dental anksiyete ölçümünde en çok Corah’in dental anksiyete skalası ve Spielberg’in State and Trait Anxiety Inventory anketleri kullanılmaktadır. Bu iki anketin birbiri ile uyumlu sonuçlar verdiği gösterilmiştir.4,5,10
Bu çalışmada hastalarımız genelde erişkin hastalar oldukları için ve STAI indeksleri hastaların hem genel hem de durumluk anksiyetelerini gösterebildiği için tercih ettik.5,10
Bu çalışmanın amacı periodontal tedavi öncesi belirlenen durumluk ve süreklik anksiyete puanlarını etkileyebilecek parametreleri cinsiyetlere göre değerlendirmek ve buna göre hastalara yaklaşımın nasıl olması gerektiğini belirlemekti.
Çalışma sonunda tüm hastalara ait anksiyete ortalamaları (37,85±9,56,42,98±8,33); normal erişkinlerde gözlenen ortalamalarla karşılaştırıldığında durumluk anksiyete değerleri (33,97±8,56) normalden yüksek iken, sürekli anksiyete değerleri (42,65±7,63) Türkiye ortalaması ile hemen hemen aynı bulunmuştur.18
Sonuçlar cinsiyete göre değerlendirildiğinde durumluk ve süreklik anksiyete puanları kadınlarda erkeklerden yüksek bulunmuştur Bu sonuçlar Türk toplumunda anksiyete bozukluklarının kadınlarda erkeklerden daha fazla gözlendiği bulgusu ve bu konu ile ilgili önceki çalışmalarla uyuşmaktadır.3,10,17 Aksine Özdemir ve ark erkeklerin anksiyete puanlarını daha yüksek bulmuşlardır. Bunun sebebi farklı kliniklerdeki hastalarının birlikte değerlendirilmesi olabilir. 20
Bizim bulduğumuz durumluk anksiyete puan
değerleri Türkiye çapındaki diş tedavisi değerlerinden yüksek (32,04±10,70), diş cerrahisi değerlerinden (39,15±11,54) düşük bulunmuştur.3,18,20,21
Bulunan bu değerler yaş gruplarına göre incelendiğinde STAI-II değerlerinin yaşla pek bağlantılı olmadığı, STAI-I değerlerinin ise erkeklerde 20 yaşından sonra ileri yaşlarda azalma eğilimi gösterdiği söylenebilir (Tablo 2-A). Bu sonuçlar bazı sonuçlarla uyuşurken, bazıları ile uyuşmamaktadır.3,7,13,20
Her iki cinsiyette eğitim seviyesi yükseldikçe hem STAI-I hem de STAI-II değerlerinde bir düşme gözlenmektedir. Eğitim durumları arasında ki bu fark kadınlarda ilk okulla yüksek okul arasında anlamlı ve belirgin bir şekilde azalma göstermektedir. Önceki çalışmaların bir kısmında da eğitim düzeyi arttıkça anksiyete puanlarının azaldığı gösterilmiştir.1,18
Medeni duruma göre, STAI-II değerleri evli kadınlarda bekar kadınlardan ve evli erkeklerden daha yüksek bulundu. Bu sonuç evliliğin getirdiği
78
sorumlulukların özellikle süreklik anksiyete değerleriniolumsuz etkilediğini göstermektedir.
Aylık gelirin düşük olması STAI-I değerinin kadınlarda erkeklere göre daha yüksek olması yanında cinsiyet ayrımı olmaksızın STAI-II değerlerinin yükselmesinde etkili gözükmektedir. Artan gelir ve eğitim düzeyi ile birlikte bireylerin günlük yaşamlarında bir rahatlama meydana gelmektedir. Buna paralel olarak durumluk ve süreklik anksiyete puanlarında da bir azalma meydana gelmektedir.
Daha önceden dişhekimine gitmek özellikle kadınlarda STAI-I değerini düşürmektedir. Benzer şekilde daha önceden dişeti tedavisi yaptırmak kadınlarda STAI-I değerini düşürmesi yanında bu düşüş erkeklere nazaran anlamlı gözükmektedir. Bu sonuç belki de periodontal tedavinin hastaların beklediği gibi ağrılı bir işlem olmadığını göstermektedir.3,8
Bu çalışma sonunda dişhekimi korkusu olan
kadınların yanlarında refakatçi getirme ihtiyacı hissettiklerini göstermektedir. Bu sonuç diğer çalışmalarla da uyuşmaktadır.3
Şehirde oturmak ereklerde özellikle STAI-I değerlerinin düşmesini olumlu etkilemektedir. Bu sonuçlar şehir hayatının özellikle getirdiği bilinç düzeyindeki artışa bağlı olabilir.
Periodontal tedavi öncesi beklenen anksiyete skorları dental tedaviler için en düşük olması beklenmekte ve bir çok çalışmada bu beklenti desteklemektedir.3,18,20 Bizim çalışma bu beklentiyi kısmen desteklemekte. Bu sonuçların sebebi hastaların periodontal tedavi hakkında bölgesel ve kültürel olarak yeterince bilgili ve deneyimli olmamaları yanında diğer olumsuz dental tedavileri ve ağrı eşiklerinin düşük olması olabilir.
Sonuç olarak, bu çalışma bize kadınların, 20 yaş altı, eğitim düzeyi düşük, kırsalda yaşayan ve daha önceden herhangi bir diş tedavisi veya periodontal tedavi görmemiş hastaların anksiyetik olabileceğini göstermektedir. Bu yüzden pratik bir anksiyete anketi uygulanarak bu tür hastalar belirlenmeli ve tedavi öncesi periodontal hastalığın karakteri ve tedavisi konusunda bilgilendirilmelidir. Böylelikle koruyucu ve periodontal tedavi kullanılarak periodontal sağlık yaygınlaştırılabilir.
KAYNAKLAR
1. Alasya D, Özkan A, Günek E, Gülen O, Yavuz Ö. Erişkinlerde dişhekimi korkusunun ağız-diş sağlığı ile ilişkisi. Atatürk Üniv. Dişhek. Fak. Derg.,882:7-10,1998 2. Arkonaç S. Psikoloji zihin süreçleri bilimi. Alfa Basım Yayım
Dagıtım.1.Baskı.Temmuz:İstanbul.1993
3. Ay S, Özdemir D, Öztürk M, Polat S. An assesment of dental anxiety in oral surgery patients. Gülhane Tıp Dergisi.4484:395-398.2002
4. Buchanan H, Niven N. Validation of a facial image scale to assess child dental anxiety International Journal of Pediatic Dentistry.12:47-52.2002.
5. Dailey YM, Humphris GM,Lennon MA. The use of dental anxiety questionnaries: a survey of a group of UK dental Practitioners.British Dental Journal.190:450-453.2001. 6. Dinçmen K. Deskriptif ve dinamik psikiyatri. Ar Yayın
Dagıtım.1981. İstanbul
7. Güner Y, Üçok C, Okçu K, Çanga C, Aydıntuğ YS. Ağız cerrahisi ve genel cerrahi hastalarında anksiyete ölçümü. Gata Bülteni. 39:183-185.1997.
8. Karadottir H, Lenoir L, Barbierato B, Bogle M, Riggs M, Sigurdsson T, Crigger M, Egelberg J. Pain experienced by patients during periodontal maintenance treatment.J Periodontol.73:536-542.2002
9. Kırtıloğlu T,Açıkgöz A, Sakallıoğlu U, Açıkgöz G. Türkiye’nin kuzey doğu bölgesindeki daimi diş çekim nedenleri:pilot çalışma. Ondokuz Mayıs Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dergisi. 2(3).2002.
10. Klave G, Berg E, Raadal M. The ability of Corah’s Dental Anxiety Scale and Spielberger’s State Anxiety Inventory to distinguish between fearful and regular Norwegian dental patients. Acta Odontol Scand.56:105-109,1998
11. Kozacıoğlu G, Gördürür H.E. Bireyden topluma ruh sağlığı. 1.Baskı.Alfa Basım Yayım Dağıtım. Mart:İstanbul. 1995 12. Köknel Ö. Genel ve klinik psikiyatri. Nobel Tıp
Kitabevi.1989.İstanbul
13. Locker U, Liddell A, Dempster L, Shapiro D. Age of onset dental anxiety.J Dent Res.78:790-796
14. Luban-Plozza B, Pöldinger W. Genel tababette psikosomatik bozukluklar. Service Scientific Roche Serisi’nden Çeviren:Prof. Ayhan Songar Yeni Gün Matbaası. İstanbul 1976.
79
15. Morgan C.T. Psikolojiye giriş.9.Baskı.Meteksan Ltd.Şti.1991.Ankara
16. Newton JT, Buck DJ. Anxiety and pain measures in dentistry: a guide to their quality and application.J Am Dent Assoc.;131(10):1449-57. Oct.2000
17. Öcek Z.A, Karababa A.O, Türk M, Çiçeklioğlu M, Kandemir Ş. Ege üniversitesi dişhekimliği fakültesi’ne başvuran hastalarda dental anksiyete etiyolojisinin değerlendirilmesi. Ege Üniversitesi Dişhekimliği Fakültesi Dergisi. 22:121-129.2001
18. Öner N, Le Compte A. Süreksiz durumluk/sürekli kaygı envanteri el kitabı, Boğaziçi üniversitesi yayınları. İstanbul. 1985.
19. Öner N. Türkiye’de kullanılan psikolojik testler. 3. Baskı. Boğaziçi Üniversitesi Yayınları. İstanbul 1997
20. Özdemir A.K, Özdemir H.D, Coşkun A, Taşveren S. Dişhekimliği fakültesinde protez kliniği ile diğer kliniklerde hasta anksiyetesinin araştırılması.
21. Uğur Z.A, Karababa AO, Çiçeklioğlu M,Türk M,Kandemir Ş. Dental tedavi sürecindeki değişik durumların neden oldukları anksiyete düzeylerinin karşılaştırılması. Türk Oral Biyoloji Dergisi.282:151-165.2001.
22. Vassent O.Anxiety, pain and discomfort associated with dental treatment. Behav Res Ther.:31(7):659-66. Sep.1993
Yazışma Adresi:
Yrd. Doç. Dr. İsmail MARAKOĞLU C.Ü. Dişhek. Fak.
Periodontoloji AD Kampüs-SİVAS
Tel: +90 346 2191010-2762 E-posta: [email protected]