• Sonuç bulunamadı

Sovyetler Birliği döneminde Azerbaycan`da eğitim hareketleri

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Sovyetler Birliği döneminde Azerbaycan`da eğitim hareketleri"

Copied!
151
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

T.C.

NECMETTĠN ERBAKAN ÜNĠVERSĠTESĠ

SOSYAL BĠLĠMLER ENSTĠTÜSÜ

FELSEFE VE DĠN BĠLĠMLERĠ ANABĠLĠM DALI

DĠN EĞĠTĠMĠ BĠLĠM DALI

SOVYETLER DÖNEMĠNDE AZERBAYCAN`DA

EĞĠTĠM HAREKETLERĠ

Elchin ZAMANOV

YÜKSEK LĠSANS TEZĠ

DANIġMAN:

PROF. DR. MUSTAFA TAVUKÇUOĞLU

(2)

I

(3)

II

(4)

III

(5)

IV ÖNSÖZ

Eğitim, her bir halkın geleceğidir. Ġnsanoğlu eğiten ve eğitilmeye ihtiyaç duyan muhtac bir varlıktır.

Kafkasya topraklarının kadim mirasçılarından biri olan Azerbaycan, tarihin muhtelif dönemlerinde eğitim alanında iz bırakmıĢ bir Türk devletidir. Fakat Rusya`nın 18. yüzyılda baĢlayan ve 19. yüzyılda hız kazanan sömürgecilik faaliyetleri, bu ülkenin eğitim sisteminin ciddi Ģekilde yıpranmasına neden olmuĢtur. Azerbaycan Cumhuriyeti 1920 yılı 28 Nisan tarihinde dünyanın bir çok ülkesinin bağımsızlığına gölge düĢürmüĢ Sovyetler Birliği tarafından devrilmiĢtir. Bu tarihden îtibâren Azerbaycan Cumhuriyeti, Azerbaycan Sovyet Cumhuriyeti ismiyle anılmaya baĢlamıĢtır. Azerbaycan`da Sovyetler Birliği`nin kurulması, ülkenin diğer alanlarını etkilediği gibi eğitim alanını da derinden etkilemiĢtir.

Yüksek lisans tezi olarak hazırladığımız bu çalıĢmada Sovyetler Birliği döneminde Azerbaycan`ın eğitim sistemini, bu devirde mevcut olan eğitim haraketlerini, özellikle bu dönem için karakteristik özelliği olan ateizm eğitimini, ateizm eğitiminin uygulamada olduğu bu devirde ülkede mevcut dîni durumu ve din eğitimini nasıl etkilediğini incelemeye çalıĢtık.

ÇalıĢmamız; giriĢ, iki bölüm ve sonuç olmak üzere dört bölümden oluĢmaktadır. GiriĢte araĢtırmanın önemi, amacı, sınırları vemetodu hakkında bilgi verdik. Birinci bölümde, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB), onun devlet yapısı, nazari esasları, anayasaları, SSCB`de devlet ve din münasebetleri, bununla birlikte Azerbaycan Sovyet Sosyalist Cumhuriyetini (SSC), onun coğrafi konumu, SSCB`nin Azerbaycan halkına karĢı yürüttüğü sömürgecilik siyaseti ve bu siyasetin sonuçları, Azerbaycan SSC`de devlet ve din münasebetleri gibi konulardan bahs ettik. Esas bölümümüz olan ikinci bölümde, genel olarak SSCB`nin eğitim sistemi, SSCB döneminde Azerbaycan eğitim sistemi, Sovyetler Birliği dönemi`nde Azerbaycan`da din eğitimi, din eğitiminin verilme Ģekilleri, Sovyetler Birliği dönemi`nde Azerbaycan`da ateizm eğitimi, ateizm halk eğitiminin prensipleri ve yöntemleri, Azerbaycan`da ateizm eğitiminin halkın dîni durumuna ve din eğitimine etkisi ve Azerbaycan`da ateist rejimin ortaya çıkardığı sonuçlar gibi konuları ele aldık.

(6)

V

AraĢtırmamız esnasında yardımlarını, tavsiyelerini ve fikirlerini esirgemeyen değerli hocam Prof. Dr. Mustafa TAVUKÇUOĞLU`na teĢekkür ve saygılarımı sunarım. Diğer yandan tezin hazırlanması esnasında bana destek olan Gençliğe Yardım Fonu`na, görev yapmakta olduğum Aliâbat Ġslâm Medresesi`nin değerli hocalarından Rüfet ġirinov olmak üzere bütün öğretmen kadrosuna ve tezin hazırlanması sürecinde katkı ve desteklerini esirgrmeyen tüm dostlarıma özellikle tezin hazırlanması sürecinde hertürlü sıkıntıya katlanarak, bana tüm çalıĢmalarımda yardımını ve mânevi desteklerini esirgemeyen eĢime sonsuz teĢekkürlerimi bir borc bilirim.

Elchin ZAMANOV Zagatala- 2014

(7)

VI ÖZET

Bu tez, Sovyetler Birliği döneminde (1920-1991) Azerbaycan`da mevcut olan eğitim sistemini, eğitim haraketlerini, özellikle bu dönem için karakteristik olan ateizm halk eğitimini, bu eğitimin nüfus açısından, mevcut dîni durum açısından ve din eğitimi açısından etkilerini inceleyen bir çalıĢmadır.

ÇalıĢmamız giriĢ, iki bölüm ve sonuçdanoluĢmaktadır. GiriĢ bölümünde, çalıĢmanın amacı ve öneminden bahs edilmiĢtir. Birinci bölümde, genel olarak Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği ve Azerbaycan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti ele alınmıĢtır. ÇalıĢmamızın esas bölümü olan ikinci bölümde, SSCB`nin ve Azerbaycan SSC`nin eğitim sistemleri, ateizm eğitimi, din eğitimi ve bunların karĢılıklı etkileĢiminden bahs edilmiĢtir. Sonuç kısmında ise çalıĢmamız sırasında ortaya çıkan fikirler, neticeler dile getirilmiĢtir.

AraĢtırma neticesinde, SSCB döneminde Azerbaycan`da esasen ateizm eğitiminin hakim rol oynadığı, bu eğitimin mevcut dönemde nüfusun dîni durumunu ve dinî eğitimi önemli Ģekilde etkilediğini, ama Azerbaycan halkının, kendi dînine, mâneviyatına, kültürüne olan inançı ve bağlılığı sonucu, SSCB devletinin ateist rejimine karĢı tarihi yüzyıllara dayanan değerlerini, örf ve geleneklerini koruyub saklaya bildiğini ortaya çıkardık.

Anahtar Kelimeler: SSCB, Azerbaycan SSC, Ateizm eğitimi, Din eğitimi, Ġlmî Ateizm

Ö

ğre

ncini

n

Adı Soyadı Elchin ZAMANOV

Numarası 118102081014

Ana Bilim / Bilim Dalı

Felsefe ve Din Bilimleri / Din Eğitimi

Programı

Tezli Yüksek Lisans ■ Doktora

Tez DanıĢmanı Prof. Dr. Mustafa TAVUKÇUOĞLU Tezin Adı

Sovyetler Birliği Döneminde Azerbaycan`da Eğitim

(8)

VII SUMMARY

This thesis, is about education system existing in Azerbaijan during the Soviet Union, educational actions, especially atheist public education characteristic of this period and the effects in terms of the education of the population, the current religious situation and religious education.

The thesis consists of introduction, two parts and conclusion. The purpose and the significance of the work take place in the introduction part . In the first chapter generally mentioned the USSR and Azerbaijan SSR. The next chapter is about USSR`s and Azerbaijan`s educational sistems, atheist education and their mutual effects are reported in the third, main part. The thoughts and the results appeared during the work are expressed in the conclusion unit.

As the result of the thesis, it was defined that atheist education had played a primary role during the USSR in Azerbaijan and this education effected the religious situation of the population and religious education in the current period, but the people of Azerbaijan protected and preserved own religion, culture, faith and commitment to the values, customs and traditions of historical centuries against the regime of atheist state - the USSR.

Key Words: USSR, Azerbaijan SSR, Atheist Education, Religious Education, Scientific

Atheism

Aut

ho

r’

s

Name and Surname Elchin ZAMANOV

Student Number 118102081014

Department

Felsefe ve Din Bilimleri / Din Eğitimi

Study Programme

Master’s Degree (M.A.) ■ Doctoral Degree (Ph.D.)

Supervisor Prof. Dr. Mustafa TAVUKÇUOĞLU

Title of the Thesis/Dissertation

Educational Movements in Azerbaican in the Sowiets Period

(9)

VIII ĠÇĠNDEKĠLER

BĠLĠMSEL ETĠK SAYFASI... I YÜKSEK LĠSANS TEZĠ KABUL FORMU ... II TEZ SAVUNMA SINAVI TUTANAK FORMU ... III ÖNSÖZ ... IV ÖZET ... VI SUMMARY ... VII ĠÇĠNDEKĠLER ... VIII KISALTMALAR ... XI GĠRĠġ ... 1 1. ÇalıĢmanın Konusu ... 1

2. ÇalıĢmanın Amacı ve Önemi ... 1

3. ÇalıĢmanın Problemi ... 2

4. ÇalıĢmanın Yöntemi ... 2

5. ÇalıĢmanın Sınırları ... 3

BĠRĠNCĠ BÖLÜM ... 5

AZERBAYCAN SOVYET SOSYALĠST CUMHURĠYETĠ ... 5

I. SOVYET SOSYALĠST CUMHURĠYETLER BĠRLĠĞĠ ... 5

A. Genel Bilgi ... 5

B. SSCB`nin Devlet Yapısı ... 7

1. SSCB` nin Meclis Sistemi ... 8

2. Yüksek Sovyet Presidiumu ... 9

C. SSC Birliğinde Adlî TeĢkilât ... 10

1. SSCB VatandaĢlarının Hak ve Mükellefiyetleri ... 11

D. SSCB`nin Nazari Esasları ... 13

E. SSCB`nin Anayasaları ... 17

(10)

IX

G. SSCB` de Devlet ve Din Münasebetleri ... 20

II. AZERBAYCAN SOVYET SOSYALĠST CUMHURĠYETĠ ... 31

A. Azerbaycan`ın Coğrafi Konumu ve Kısa Tarihi ... 31

B. SSCB`nin Azerbaycan Halkına KarĢı Yürüttüğü Sömürgecilik Siyaseti ve Bu Siyasetin Sonuçları ... 40

C. Azerbaycan SSC`de Devlet ve Din Münasebetleri ... 43

ĠKĠNCĠ BÖLÜM ... 50

SSCB DÖNEMĠNDE AZERBAYCAN`DA EĞĠTĠM SĠSTEMĠ ... 50

I. SSCB`de Eğitim Sistemi... 50

A. SSCB`de Temel Eğitim ... 52

B. SSCB`de Yükseköğrenim ... 53

1. Üniversiteler ... 54

2. Ġlmî AraĢtırma Enstitüleri ... 54

3. ĠĢçi Fakülteleri ... 55

4. Yüksek Pedagoji Enstitüleri ... 55

5. Sovyetler Birliği Ġlim Akademisi ... 56

6. Yüksek Teknik Okulları ... 56

B. Sovyetler Birliği`nde Lisan Tedrisatı ... 57

II. Sovyetler Birliği Döneminde Azerbaycan`da Eğitim ... 57

A. Azerbaycan Eğitim Kurumları ... 62

1. Örgün Eğitim ... 62

a. Okulöncesi Eğitim ... 62

b. Genel Eğitim ... 63

c. Mesleki ve Teknik Eğitim ... 64

ç. Orta Ġhtisas Okulları ... 65

d. Yüksek Öğretim ... 65

2. Yaygın Eğitim ... 66

a. OkuldıĢı Terbiye ... 66

(11)

X

B. Sovyetler Birliği Döneminde Nüfusun Eğitim Durumu ... 66

C. Sovyetler Birliği Döneminde Azerbaycan`da Ceditçilik Herekatı ... 69

III. Sovyetler Birliği Döneminde Azerbaycan`da Din Eğitimi ... 73

A. Sovyetler Birliği Döneminde Azerbaycan`da Dini Durum ... 73

B. Sovyetler Birliği Döneminde Azerbaycan`da Din Eğitimi ... 89

B. Sovyetler Birliği Döneminde Azerbaycan`da Din Eğitiminin Verilme ġekilleri 98 IV. Sovyetler Birliği Döneminde Azerbaycan`da Ateizm Eğitimi ... 100

A. Azerbaycan`da Ateizm Halk Eğitiminin Prensipleri ve Yöntemleri ... 103

B. Sovyet Hâkimiyetinin Ġlk Yıllarında Azerbaycan`da “Militan Allahsızlar Ġttifakı” nın OluĢturulması ve Faaliyeti ... 108

C. Azerbaycan`da Ateizmin Halkın Dini Durumuna ve Din Eğitimine Etkisi ... 115

Ç. Azerbaycan`da Ateist Rejimin Ortaya Çıkardığı Sonuçlar ... 117

SONUÇ ... 125

(12)

XI

KISALTMALAR

a.g.e. Adı geçen eser a.g.m. Adı geçen makale a.g.t. Adı geçen tez A.Ü. Ankara Üniversitesi

ADĠK Azerbaycan Devlet Ġstatistik Komitesi AĠK Azerbaycan Ġnkilâb Komitesi

AĠP Azerbaycan Ġslam Partisi

AK (b) P Azerbaycan Komünist(BolĢevik) Partisi ASA Azerbaycan Sovyet Ansiklopedisi

ASSC Azerbaycan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti DKMV Dağlık Karabag Muhtar Vilayeti

HKS Halk Komissarları Sovyeti HMK Halk Maarif Komiserliği HTġ Halk Teserüfat ġurası MAĠ Militan Allahsızlar Ġttifakı Md Madde

NMC Nahçivan Muhtar Cumhuriyeti RSDFP Rusya Sosyal Demokrat Fehle Partisi

RSFSC Rusya Sovyet Federatif Sosyalist Cumhuriyeti S Sayfa

SBKP Sovyetler Birliği Komünist Partisi

SBLKGB Sovyetler Birliği Lenin Komünist Gençler Birliği SBPT Sovyetler Birliği Pioner TeĢkilatı

(13)

XII

SSCB Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti Birliği

SPĠH MDA Siyasi Partiler ve Ġçtimai Hareketler Merkezi Devlet ArĢivi TDV Türkiye Diyanet Vakfı

ÜĠK (b)PMK Umumittifak Komminist Parti`si Merkezi Komite`si vd. ve diğerleri

ZMRĠ Zakafkaziya Müslümanları Ruhani Ġdaresi

(14)

GĠRĠġ 1. ÇalıĢmanın Konusu

Sovyetler Birliği döneminde Azerbaycan`da mevcut olan eğitim sistemi, eğitim haraketleri, din eğitimi faaliyetleri, özellikle bu dönem için karakteristik özelliği olan ateizm eğitimi çalıĢmamızın konusu olarak seçilmiĢtir. Bununla beraber çalıĢmamızda, Sovyetler Birliği`nde ve Azerbaycan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti`nde devlet ve din münasebetlerinden bahs edilmiĢtir. Ayrıca çalıĢmamızda din karĢıtı komünist ateizm eğitimi faaliyetlerinin bahs edilen dönemde ülkemizde mevcut dîni durumu ve din eğitim-öğretimi çalıĢmalarını nasıl etkilediği incelenmiĢtir.

Bu çalıĢmamı yaparken, konu itibariyle Sovyetler Birliği döneminde komünist rejim tarafından propoganda Ģeklinde halka sunulmaya çalıĢılan ateizm eğitiminin Azerbaycan halkının dîni, milli ve manevi hayatında hangi izler bıraktığı ve hangi sonuçlar doğurduğunu ortaya çıkarmaya gayret ettik. Bu nedenle çalıĢmamızda aĢağıdakı sorulara cevap aramaya çalıĢtık:

a. Sovyetler Birliği döneminde Azerbaycan`da devlet ve din iliĢkileri hangi Ģekilde yürütülüyordu?

b. Sovyetler Birliği döneminde Azerbaycan`da mevcut eğitim sisteminin yapısı nasıldı ?

c. Adı geçen dönemde Azerbaycan`da din eğitimi faaliyetleri nasıl hayata geçirilirdi?

d. Sovyetler Birliği döneminde Azerbaycan`da din eğitimi faaliyetlerine tesir eden unsurlar var mıydı ve bu unsurlar neler idi?

e. Bahs edilen dönemde ülkemizde hakim olan komünist ateist eğitimi nasıl uygulanılırdı?

2. ÇalıĢmanın Amacı ve Önemi

Her bir çalıĢma muayyen amaçlara ulaĢmak için yapılır. Bizim de bu çalıĢmayı yapmamızda belirli amaçlarımız vardır. Bu çalıĢmayı yapmamızdaki esas amacımız, Sovyetler Birliği döneminde Azerbaycan`da mevcut olan eğitim sistemini, eğitim haraketlerini incelemek olmuĢtur.

(15)

2

Ayrıca Sovyetler Birliği rejiminin ülkemizdeki din eğitim ve öğretim faaliyetlerine ve dîni yaĢama karĢı münasebetini incelemek te çalıĢmamızın amaçları arasındadır.

ÇalıĢmamızın önemi, Sovyetler Birliği döneminde Azerbaycan`da dîni yaĢam ve din eğitimi ile ilgiliilmi bir çalıĢmanın olmamasından kaynaklanmaktadır. Genel olarak Azerbaycan`da din eğitimi ve öğretimi ile ilgili çalıĢmalar yapılsa da özel olarak Sovyetler Birliği döneminde mevcut din eğitimi ile ilgili planlı, programlı akademik bir çalıĢma yapılmamıĢtır. Bu da çalıĢmamızın önemini ortaya koymaktadır.

AraĢtırmamızda konum itibarile din eğitimi ile beraber ateizm eğitimine de geniĢ yer vermemizin esas nedeni, ateizm eğitiminin Sovyetler Birliği döneminde Azerbaycan eğitim sisteminde ve ülke genelinde önemli bir mevkiye ve etkililiğe sahip olmasından ileri gelmektedir.

3. ÇalıĢmanın Problemi

Bu çalıĢmanın yapılmasının esas nedeni, Sovyetler Birliği döneminde Azerbaycan`da genel eğitim sistemi içerisinde din eğitimi faaliyetlerinin diğer eğitim faaliyetlerine kıyasla çok aĢağı düzeyde yürütülmesinin ve ülkede Ġslam dîninin yaĢam seviyesinin neredeyse yok denilebilecek bir seviyeye inmesinin sebeplerini araĢtırmak ve araĢtırma sonucu ortaya çıkarılan tespit ve neticeleri bilimsel bir Ģekilde dile getirmek olmuĢtur. ÇalıĢmanın problemi, kısaca Sovyetler Birliği döneminde din eğitim faaliyetlerinin diğer eğitim faaliyetlerine nisbetle geri kalma sebeplerini ortaya çıkarmak olmuĢtur.

4. ÇalıĢmanın Yöntemi

Bilimsel akademik çalıĢmaların yapılmasının en önemli unsurlardan biride çalıĢmalarda kullanılan yöntemdir. Bilimsel bir çalıĢmada konunun seçilmesi ne kadar önemliyse, doğru metod kullanmak da o ölçüde önemlidir.1

Bu çalıĢmayı yaparken esasen arama-tarama metodu kullanılmıĢtır. ÇalıĢmamızda konunun daha çok tarihi boyutu araĢtırıldığı için kütüphane

(16)

3

çalıĢmalarından geniĢ bir Ģekilde faydalanılmıĢ, o dönemde Azerbaycan`da yayınlanmıĢ bilimsel eserlerden, gazete ve dergilerden istifade edilmiĢtir. ÇalıĢmanın sonucunda ise ortaya çıkan tespitler, neticeler dile getirilmiĢtir.

5. ÇalıĢmanın Sınırları

28 Mayıs 1918 tarihinde bağımsızlık kazanan Azerbaycan Cumhuriyeti, 23 ay sonra 28 Nisan 1920 tarihinde Sovyetler Birliği tarafından çok çaba sarf ederek kazandığı bağımsızlığını kaybetti. Bu tarihden itibaren 70 yıllık bir zaman zarfı içerisinde 1991 yılına kadar, Azerbaycan`da Sovyet Kominist rejimi uygulanmaya baĢlatıldı. Azerbaycan`ın kendi bağımsızlığını kaybetmesi, ülkeyi bir çok alanda etkilediği gibi, sosyo-kültürel ve eğitim alanını, özellikle din eğitimi alanını da etkiledi.

ÇalıĢmamız, Azerbaycan`da 70 yıllık bir hâkimiyeti olan Sovyetler Birliği`nin bu zaman müddetinde ülkenin eğitim alanındaki faaliyetleri, dine ve dîni yaĢama karĢı münasebeti, bu yıllarda uygulanmıĢ olan anti-din ateist rejimin din ve din eğitimi alanına olan etkisi, doğurduğu sonuçlar ile sınırlı olmaktadır.

6. Konu ile Ġlgili ÇalıĢmalar

a. Cengiz Mürselov, Azerbaycan`da Yaygin İslam Din Eğitimi (Zakatala ve

Balaken Bölgesi Yaz Kur`an Kursları Örneği, BasılmamıĢ Doktora Tezi, Necmettin

Erbakan Universitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Konya, 2013.

Bu araĢtırma, Azerbaycan’ın Zakatala ve Balaken bölgelerindeki yaz Kur’an kurslarında yapılmakta olan Kur’an öğretiminin mevcut problemlerini tespit edip, çözüm önerileri sunmayı amaçlayan bir alan araĢtırmasıdır.

b. Elsavar Samadov, Azerbaycan`da Din Eğitimi, Doktora Tezi, Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ġstanbul, 2006.

Bu araĢtırma, tarihin muhtelif dönemlerinde Azerbaycan`da mevcut olan din eğitimini inceleyen bir alan araĢtırmasıdır.

c. Rehman Seferov, Azerbaycan Nüfusunun Yapısal Özellikleri ve Eğitim

Açısından Analizi, Selçuk Üniversitesi Sosyal BilimlerEnstitüsü, BasılmamıĢ Doktora

(17)

4

Bu tez çalıĢması, Azerbaycan nüfusunu yapısal özelliklerini ortaya koyan ve eğitim açısından inceleyen bir tez araĢtırmasıdır.

(18)

5

BĠRĠNCĠ BÖLÜM

AZERBAYCAN SOVYET SOSYALĠST CUMHURĠYETĠ

I. SOVYET SOSYALĠST CUMHURĠYETLER BĠRLĠĞĠ A. Genel Bilgi

Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği deyiminin ilk kabulü Rusya Komünist Partisi (BolĢevik) Merkezî Komitesinin 1922 yılının Kasım ayında çağrılanplenum2

una dayanmaktadır. Bu plenumda “Avrupa ve Asya Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği`nin KuruluĢ AnlaĢması” ve “Avrupa ve Asya Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği`nin KuruluĢ Beyannamesi’nin projesi hazırlandı.3

Resim 1.1. SSCB`nin haritası

Rus Çarlığı`nın 1917`deki Büyük Ekim Devrimi`yle yıkılmasından sonra aynı topraklar üzerinde kurulan ve 1991 yılına kadar varlığını koruyan Sovyet Sosyalist

2 Plenum, Sovyetler Birliği Komünist Partisi Merkezi Komitesi üyelerinin ve üyeliğine adaylarının 6 ayda

bir tekrarlanan toplantılarına verilen isimdir. Plenumda tüm parti teĢkilatlarındaki sorunlar, ülke hayatındaki geliĢmeler, ülkenin iç ve dıĢ politikası tartıĢılmaktadır. Burada alınan kararlar tüm parti birimlerini bağlamaktadır. ( Azerbaycan Sovyet Ansiklopedisi, X ciltte, VIII cilt, Bakü 1984, s. 502. )

3

ElnurAğayev, Sovyet İdeolojisi Çerçevesinde Türk Cumhuriyetlerinin Tarih Yazımı ve Tarih Eğitimi:

Azerbaycan Örneği, BasılmamıĢ Doktora Tezi, Hacettepe Üniversitesi Atatürk Ġlkeleri ve Ġnkılap Tarihi

(19)

6

Cumhuriyetler Birliği, Avrupa`nın doğu kesimiyle, Asya`nın kuzey kesimi boyunca yayılmıĢ, son yıllarında 22.403.000 km²likyüzölçümüyle dünyanın en büyük ülkesiydi. Nüfus bakımından da 293.047.571 kiĢiyle dünyada3. sırada yer alıyordu.4

Aralık 1922`de SSCB I. Sovyetler Kurultayı çağrılmıĢ ve 30 Aralık`ta Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği`nin (SSCB)kurulduğu ilan edilmiĢti. Birlik ilk kurulduğunda aĢağıdaki cumhuriyetler oraya üye olmuĢtu: Rusya Sovyet Federatif Sosyalist Cumhuriyeti (RSFSC), Zakafkasya (Kafkas ötesi) Sovyet Federatif Sosyalist Cumhuriyeti (Bu federasyona Azerbaycan, Gürcistan ve Ermenistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri dâhildi ve 1936 yılında federasyon bırakılarak cumhuriyetler ayrı ayrılıkta merkeze bağlandılar.) (ZSFSC), Ukrayna Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti (USSC) ve Beyaz Rusya Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti (BSSC).5

SSCB, ilk halk sosyalist devletidir. Karada 12 devletle -batıdan Norveç, Finlandiya, PHR, ÇSSC, Macaristan; güneyden Ġran, Türkiye, Afganistan ile sınırlanmıĢtır. SSCB arazisi 3 okyanusa (Kuzey buzlu, Pasifik, Atlantik) mensup 12 denizle (Barens, Beyaz, Siyah, Laptevlər, Doğu Sibirya, Çukot, Bering, Ohota, Japon, Siyah, Azak ve Baltık) çevrilidir. SSCB topraklarının yaklaĢık % 75`den fazlası Asya, %25` e kadarı Avrupa`da bulunmaktadır. 6

Ġlk dönemde 6 cumhuriyetin birleĢmesi ile kurulan SSCB, 1936 yılında ikinci anayasasını kabul ederken bu sayıyı 11`e yükseltti. Sırasıyla 27 Ekim 1924 tarihinde Özbekistan ve Türkmenistan SSC kuruldu ve Mayıs 1925`te birliğe bağlandı, 6 Ekim 1929`da Tacikistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti kuruldu ve aynı yılın 5 Aralık`ında SSCB terkibine alındı. 5 Aralık 1936`da Kırgızistan ve Kazakistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti kurularak birliğe alındı.

Ġkinci Dünya SavaĢı arefesinde SSCB yeni bir geniĢlemeye giderek son Ģeklini almıĢ oldu. 2 Ağustos 1940`ta Moldavya Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti kurularak merkeze bağlandı. SSCB`nin sayısını 15`e tamamlayan son üç cumhuriyet ise Baltık ülkeleri oldu. Eylül-Ekim 1939`da savaĢ durumundan dolayı Letonya, Litvanya ve Estonya Cumhuriyetleri ile karĢılıklı yardım anlaĢması yapan SSCB, bu cumhuriyetlerde bir iktidar değiĢikliği yaptırıp ayrılmalarına izin vermeyerek onların da

4 Oral Sander, Siyasi Tarih 1918-1994, Ġmge Kitapevi, Ankara, 1996, s.445 5Ağayev, a.g.t., s.7

6 Seyfeddin Aliyev,“SSCB” maddesi, Azerbaycan Sovyet Ansiklopedisi, Azerbaycan Sovyet

(20)

7

SSCB`ye “bağlanmalarını” sağlamaya muvaffak oldu. Böylece Ağustos 1940`ta Letonya, Litvanya ve Estonya Cumhuriyetleri`nin de katılımıyla SSCB`de SSC sayısı 15`e yükseldi.

Birliğe bağlanan cumhuriyetlere tüm Sovyet anayasalarında ayrılma hakkı tanınmaktadır. Son Sovyet anayasasına göre de “Her bir Birlik Cumhuriyetinin Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği`nden özgür Ģekilde ayrılma hukuku vardır.” Akabinde de yine anayasanın 73. maddesinin ikinci Ģıkkına göre “SSCB`nin devlet sınırlarını belirleme ve birlik cumhuriyetleri arasındaki sınır değiĢikliğini onaylamak” yetkisi SSCB`nin yasama ve yürütme organlarının elindedir. Aslında birliğe bağlı cumhuriyetlerin korunan bir hukuku anayasanın diğer bir maddesi ile sınırlandırılmaktadır. Bundan dolayıdır ki SSCB`nin son dönemine kadar bu hakkını birliğe bağlı hiçbir cumhuriyet kullanmadı veya kullanamadı. Yalnız SSCB`nin çökmek aĢamasında olduğu 1990`lı yıllarda cumhuriyetler teker teker bu hakkını kullandı ve bağımsız devletler olarak varlıklarını ifade etti.7

SSCB`de dil, kültür, yaĢam tarzı, gelenekleri ile farklı 100`den fazla millet, halk ve etnik grup yaĢıyordu. SSCB` de 15 müttefik cumhuriyet, bunların da bünyesinde 20 muhtar cumhuriyet, 8 muhtar bölge, 10 muhtar ilçe, 129 ülke ve vilayet, 3201 bölge, 2124 Ģehir vardı. BaĢkenti Moskova Ģehri idi.8

B. SSCB`nin Devlet Yapısı

SSCB fehlelerin, köylülerin ve aydınların, ülkenin tüm millet ve halklarının iradesini ve çıkarlarını ifade eden sosyalist halk devletidir.

SSCB`nin siyasi esası Halk Milletvekilleri Sovyetleridir. SSCB`nin sosyal yapısı Büyük Ekim sosyalist devrimi ve ülkede sosyalizmin zaferi çalması sonucu oluĢmuĢ sosyalist yapım iliĢkilerine dayalı sosyalist yapı idi. Sovyet toplumunun siyasi organizasyonu olan Sovyet Ġttifakı Komünist Partisi`nin9

(Sov. ĠKP) baĢkanlığındaki

7Ağayev, a.g.t., s.10-11 8

Seyfeddin Aliyev, “SSCB” maddesi, Azerbaycan Sovyet Ansiklopedisi, c. VIII, s. 516

9

Sovyet Ġttifakı Komunist Partisi, 19-20. yüzyıllıkların ayırıcında Rusya proletariatının Viladimir Ġlyiç Lenin tarafından yaratılmıĢ devrimci Marksist partisidir. Bu parti SSCB` de hukuken tanınan, hukumetin siyasetini tayin eden tek partidir. SSCB`de Sosializimin zaferi, Sovyet toplumunun sosyal ve fikri-siyasi birliğinin güçlendirilmesi sonucunda Sov. ĠKP iĢçi sınıfının parityası olmakla birlikte, tüm Sovyet

(21)

8

devlet daireleri ve toplu sosyal kurumlar sistemi onun sosyal ve ekonomik yapısına uygundur.

Resim 1.2. SSCB`nin devlet sembolleri

1. SSCB` nin Meclis Sistemi

SSCB` nin Meclis Sistemi (Yüksek Sovyet veya Yüksek Meclis); SSCB`de yüksek devlet makamı SSCB Yüksek Sovyeti iki Daireden- Ġttifak Sovyeti ve Milletler Sovyeti`nden ibarettir. Onun oturumları arasındaki dönemde SSCB Yönetim Kurulu, müttefik ve muhtar cumhuriyetlerde yüksek devlet makamlar bu cumhuriyetlerin Ali Sovyet ve Ali Sovyetler`in yönetim kadroları, yerlerdeyse (ülkelerde, vilayetlerde, Ģehirlerde, ilçelerde, kasabalarda ve köylerde) devlet makamları yerel Halk Temsilcileri Sovyetleri`dir.10

Sovyetler Birliği`nde nüfusuna bakılmaksızın her federe cumhuriyet yirmi beĢ, her muhtar cumhuriyet on bir, her muhtar bölge beĢ ve her millî bölge`debir milletvekili ile Milletler Sovyetinde temsil olunurdu. Ayrıca, SSCB hudutları dıĢında bulunan kara

halkının partisine dönüĢmüĢtür. 1898 yılından (1. kurultay) RSDFP, 1917 yılından RSDF (b) P, 1918 yılından (7. kurultay) PK (b) P, 1925 yılından (14. kurultay) ÜĠK (b) P, 1952 yılından (19. kurultay) Sov. ĠKP denir.Bu parti dünyada proletariatı siyasi iktidara getiren, sosyalist devleti yaratmak ve sosyalizm toplumu kurmak fikrini hayata geçiren ilk Marksist partidir. Sov. ĠKP`ın teorik esası Marxizm-Leninizmdir. Sov. ĠKP`nin örgüt yapısının temelleri partinin tüzüğündü ifade edilmiĢtir. Partinin örgüt yapısının rehber ilkesi demokratik merkeziyetçilikdir. Sov.ĠKP`nin yüksek organı parti kurultayı, bilimsel araĢtırma merkezi Sov.ĠKP Merkez Komitesi yanında Marksizm-Leninizm Enstitüsü, Merkez Komitesi`nin organı “Pravda” gazetesi, teorik ve politik organı “Komünist” dergisidir. (Azerbaycan

Sovyet Ansiklopedisi,c. VIII, s. 532)

(22)

9

ve deniz silâhlı teĢekkülleri her 100.000 seçmen için bir milletvekili ile Milletler Sovyetinde temsil olunmak selâhiyetini hâizdir.

Her iki Sovyet üye sayısı itibariyle hemen hemen aynıdır. TeĢriî hususlar da ise eĢit haklara maliktir. Aralarında bir ihtilâf zuhur ederse mesele bir uzlaĢtırma komisyonunun tetkine arzedilir, bir uzlaĢma temin edilemezse, Yüksek Sovyet Presidiumu meclislerin feshine ve yeniden seçimlere gidilmesine karar verir. Yüksek Sovyet normal olarak senede iki defa toplanır. Her iki Sovyet`in toplanma ve dağılma zamanları da aynıdır.

Yüksek Sovyet`in diğer vazife ve selâhiyetleri: Yüksek Sovyet Presidiumu`nu ve Yüksek Mahkeme`yi seçmek, Sovyet komiserlerini ve genel savcıyı tâyin etmek, icra ve idare organlarının faaliyetlerini kontrol etmek, Mandater Komisyonları seçmek ve icap ettiği takdirde tetkik ve tahkik komisyonları tesis etmektir.

2. Yüksek Sovyet Presidiumu

SSCB`nin devlet baĢkanı bir Ģahıs değil, bir heyet, Presidiumdur. Presidium, Yüksek Sovyet tarafından ve kendisine karĢı mesul olmak üzere, her iki Sovyet`in tam üyesinin bir arada toplanmasıyla seçilir.

Presidium, bir baĢkan, bir ikinci baĢkan ve muavinleri, bir sekreter ve üyelerden müteĢekkildir. Vazife ve salâhiyetlerine gelince: Yüksek Sovyeti, toplantılara davet, fesih ve yeni seçimlere karar vermek, kendi teĢebbüsü veya cumhuriyetlerden birinin isteği üzerine kanunlar hakkında halkın referandumuna müracaat, komiserlerin karar ve emirlerini murakabe ve icabında bu emir ve kararları nefyetmek, siyasî temsilci tâyini ve ecnebi siyasî temsilcilerin itimatnamelerini kabul, milletlerarası anlaĢmaları tasdik, kanunları tefsir, Yüksek Sovyet toplantı hâlinde değilse harp ilânı, kısmî seferberlik ilânı, Sovyet vatandaĢlığını kabul, rett ve af salâhiyetlerini yerine getirmek olarak hülâsa edilebilir.11

SSCB`de yürütme kuvveti, anayasaya göre Halk Komiserleri meclisindedir. Bu Meclis, Yüksek Sovyet`in her iki meclisinin birlikte toplanmasıyla seçilen komiserlerden oluĢmaktadır.

11

Gsovsky Vladimir, Sovyet Civil Law., Michigan 1948, s. 70-73, Daha geniĢ bilgi içib bkz. Ataöv, a.g.e., s. 37 -41

(23)

10

Halk Komiserleri Meclisi, Birliğin hükümeti durumundadır. Birliğin ve Federe Cumhuriyetler`in komiserlerini ve kendisine bağlı müesseselerin çalıĢmalarını idare eder. Millî plânın, devlet bütçesinin tatbiki, para ve kredi iĢlerinin iyi yürüyebilmesi için gerekli tedbirleri alır. Amme güvenliğini temin, Devlet menfaatlerini ve vatandaĢ haklarını müdafaa eder.

Komiserlikler iki çeĢittir: Bir kısmı bütün birliğe Ģamil vazifeleri gören komiserliklerdir ki birliği teĢkil eden cumhuriyetlerde mevcut değildir. Diğerleri ise her cumhuriyette emsali bulunan ve mahallî vazifelerin ifasıyla tavzif edilmiĢ komiserliklerdir. Her komiserlikte, Halk Komiserleri Meclisi`nce memuriyetleri tasdik edilen bir heyet mevcuttur. Bu heyetler; komiserlik iĢlerini sevk ve idare, tatbikatı kontrol ile mükellef olup komiserlerin emir ve talimatnamelerini müzakere, komiserliklerin mahallî temsilcilerinin raporlarını tetkik ve mahallerine delegeler ve tatbik memurları gönderebilir.

Sovyetler Birliği`nde, komiserliklerin yanında üç nevi kısmî idari organlar mevcuttur. Bunlar:

1. Komisyonlar 2. Komiteler

3. Genel Müdürlüklerdir.

Her kısmî idare organının baĢında bir Ģef veya müdür ile komiserliklerde olduğu gibi müzakere için heyetler bulunur.12

C. SSC Birliğinde Adlî TeĢkilât

Sovyet Rusya’sında yargı yetkisini anayasanın 102. maddede göstermiĢ olduğu mahkemeler yürütür. Birlik Yüksek Mahkemesi hariç bütün mahkemeler federal değil, devlet mahkemeleridir. Sovyet Rusya`da adliyeye devletin ayrı bir kolu nazarı ile bakılmaz, o idarenin bir parçası telâkki edilir.

12Ülker Gürkan, “SSCB Siyasî Rejiminin Ana Hatları”,Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi

(24)

11

Mahkemeler, vatandaĢların haklarını korumakla vazifelidir. Fakat vatandaĢların devlete karĢı korunması mevzubahis değildir. Zira vatandaĢın devlete karĢı bir himayeye muhtaç olabileceği düĢünülemez.

Muhtar Cumhuriyet ve Muhtar Bölge Mahkemeleri: Cumhuriyetlerin bazılarında mahkemeler üç derecelidir. Birincisi, Halk Mahkemeleridir ki her ilçede mevcut olup ilçe halkı tarafından gizli ve genel oyla üç senelik bir devre için seçilen bir yargıç ile iki üyeden müteĢekkildir. Ekseri davalar bu mahkemelerde bakılır. Fakat devlet aleyhine iĢlenmiĢ suçlara ancak savcılar tarafından getirildiği takdirde bakabilir.

Adlî mahkemeler haricinde yargıçları Yüksek Sovyet`çe seçilen çocuk, arazi, hakem mahkemeleri gibi hususi mahkemeler de mevcuttur. Bu mahkemelerde aleniyet prensibi tanınmıĢtır. Anayasa sanıklara müdafaa hakkı tanımıĢtır. Fakat devrim aleyhtarlığı suçu ile zanlı bulunanlar ekseriya bu haktan mahrum kalırlar.

Anayasanın 112. maddesine göre yargıçlar bağımsız olup ancak kanunlara bağlıdırlar. Hakikatte ise bağımsızlıklarını koruyacak teminata malik değildirler.

Kanunları tatbik vazifesi, Yüksek Sovyet`çe yedi senelik bir devre için seçilen Birlik Savcısı`na aittir. Birlik memurlarının hareketlerini takip ederek, icabında Birlik Yüksek Mahkemesi huzuruna çıkarmak, muhtar cumhuriyet, muhtar bölge ve arazi savcılarını tayin etmekte Birlik Savcısı`nın vazifeleri arasındadır. Cumhuriyet Savcıları da kanunları tatbik etmek ve ilçe ve Ģehir savcılarını tayin etmekle tavsif edilmiĢlerdir.13

1. SSCB VatandaĢlarının Hak ve Mükellefiyetleri

1936 anayasasının 10. bölümünde yer alan haklar beyannamesi aynı zamanda bir vazifeler beyannamesidir. “ÇalıĢmayan, yiyemez.” prensibine göre “ÇalıĢma her muktedir vatandaĢ için bir vazife ve Ģeref meselesidir.” (md. 122). “Her vatandaĢın anayasaya riayet, kanunları icra, içtimaî disipline itaat, içtimaî vazifesini sadıkane ifa, sosyalist cemiyetin kaidelerine riayet etmesi bir vazifedir.” (md. 130)

Hak ve hürriyetlere gelince, anayasa bunları dikkat ve titizlikle tespit etmiĢtir. Bir kere, milliyet ırk ve cins farkı gözetilmeksizin Ģahsî ve siyasî haklardan bütün vatandaĢlar eĢit olarak müstefit olurlar. Bütün vatandaĢlar, hukukî, iktisadî, medenî,

(25)

12

fikrî ve siyasî bilumum sahalarda cins müsavatına sahip olup (md. 122, 123) meccani tahsil (md. 121) ve iĢ bulma hakkına (md. 118) maliktir.

VatandaĢlara vicdan hürriyeti de tanınmıĢtır. Bunun için kilise devletten ayrılmıĢ olup her vatandaĢ istediği dine inanmakta ve ibadette serbest olduğu gibi, din aleyhinde propaganda yapmak hürriyetine de maliktir (md. 124).

Gene vatandaĢlara meslekî sendikalar, kooperatif birlikleri, gençlik teĢekkülleri, fikrî, teknik ve ilmî mesai cemiyetleri gibi içtimaî teĢekküllerde toplanma hakları (md. 126), söz, matbuat, içtima ve miting, kafile halinde dolaĢmak ve tezahürat yapmak hürriyetleri tanınmıĢtır (md. 125). Ancak bu hürriyetler anayasada yazılı olarak kalmaktan ileriye gidememiĢtir. Sovyet Rusya`da söz hürriyetinden bahsedilemez. Zira kültürel bütün sahalarda Glavlit adı verilen bir daire tarafından icra edilen sıkı bir sansür vardır.14

Sovyet seçim sisteminin prensibi gizli oylama esasında genel, eĢit ve doğrudan seçim hukukudur. Irkına, milli kimliğine, cinsiyetine, dini tutumuna, eğitimine, makamına, sosyal hayatına ve mal varlığına bakılmaksızın 18 yaĢına ulaĢmıĢ tüm SSCB vatandaĢları seçimlere katılma hakkına sahiptir.

SSCB`de yüksek icra ve talimat organı SSCB Bakanlar Kurulu, yani SSCB hükümetidir. Onun SSCB Yüksek Sovyet`i Bakanlar Kurulu baĢkanından, onun birinci yardımcılarından ve yardımcılarından, SSCB bakanlarından, devlet komitelerinin baĢkanlarından oluĢan kadro oluĢturuyor. SSCB Bakanlar Kurulu bünyesine vazifeye göre müttefik cumhuriyetlerin bakanları, Sovyetlerinin temsilcileri de dâhildir. SSCB Bakanlar Kurulu, SSCB Yüksek Sovyet`ine ve onun idari kadrosuna rapor verir.15

SSCB, Asya ve Avrupa kıtalarında iki yüz milyon kadar bir nüfusa sahip olup dünyanın yedide birine yakın olan bir alanı kapsayan bir devlet olmuĢtur. Sovyet Rusya`nın birliğe sahip bir devlet hâline gelebilmesi ancak XVI. yüzyılın sonlarında mümkün olabilmiĢtir.16

14Gürkan, a.g.m., s.188

15

Seyfeddin Aliyev, “SSCB” maddesi, Azerbaycan Sovyet Ansiklopedisi, c. VIII, s.516-517

16

(26)

13 D. SSCB`nin Nazari Esasları

SSCB` nin uygulama sahasına koymuĢ olduğu rejim Marxizmdir17

. Marxizm, Karl Marx ve Fridrih Engels`in felsefî, iktisadî, siyasî ve içtimaî sistemleridir.

Marx, XIX. yüzyıla hâkim olan spiritualist felsefeye karĢı Feuerbach ile baĢlıyan maddiyatçı cereyanı iĢleyerek tekâmül ettirmiĢtir. Marx, cereyan eden her hâdisenin altında gizli bulunan hakikî sebeplerin belirtilmesi gereğine iĢaret eder. Tekniğin geliĢmesiyle 19. yüzyıl Avrupa`sında, bilhassa Fransa ve Almanya`daki iĢçilerin durumlarından edindiği intibalar, Marx`a sisteminin esaslarını ilham etmiĢtir. Hegel`in diyalektiği ile müĢahedelerini birleĢtiren Marx, ilmî sosyalizmin, daha doğrusu komünizmin kurucusu olmuĢtur.

F. Engels, Marx`ın fikir ve mesai arkadaĢıdır ve bilhassa Marx`ın fikirlerinin tefsircisidir. Marx`ın sustuğu birçok yerlerde Engels`in sesini iĢitiriz.18

Marx, 1859`da yazdığı “Siyasî Ġktisadın Tenkidi”nde tarihî materyalizmi Ģöyle tarif eder: Ġnsanlar hareketlerinde kendi iradelerine değil, cemiyetin istihsal Ģartlarına tabidirler. BeĢerî münasebetleri idare eden bu Ģart veya prensipler “istihsal kuvvetleri” (insanlar ile malik oldukları istihsal vasıtaları arasındaki münasebet), ile “istihsal münasebetleri” (istihsal kuvvetlerinin icap ettirdiği insanlar arasındaki münasebet) dir.

Marx, tarihin iyi anlaĢılabilmesi için ona, sınıf ve sınıflar mücadelesi nazariyesini ilâve etmiĢtir. Ġstihsalde muayyen rollere sahip ve sosyal bir tabakaya mensup kimseler bir sınıf teĢkil ederler. Sınıfların mevcudiyeti ve mücadeleleri daimî surette mevcuttur. Zira her cemiyette istihsal tekniği ortaya bir istismar eden, bir de istismar edilen sınıf çıkarır. Bu sınıflardan biri, tarihin muayyen devirlerinde, cemiyetin umumî hakları namına haklı olarak diğerlerine üstünlük iddia edebilir, diğer sınıflar da köleliğin ve içtimaî adaletsizliğin, ahlâksızlığın temsilcisi durumunu ihraz eder.

Marx`a göre devlet, sınıf mücadeleleri baĢladıktan sonra doğan bir baskı âletidir, bu âletin baskısı da “hukuk” denen cebrî nizamdır. O halde devletin vazifesi; burjuva sınıfının mahrum sınıfları istismara devamını sağlamak, burjuva sınıfına, mahrum sınıfların tecavüz etmesine mâni olmaktır. Bunun kaidelerini de hukuk teĢkil eder.

17

Marksizm, ateizmin en yüksek Ģeklidir. Ateismin bu Ģeklinde sınıf sınırlaması yoktur; o toplumun zeki kısmının ayrı-ayrı kiĢilerinde değil, genel olarak halk kitlelerine yöneltilmiĢtir. (Heyet, Ateistin cep sözlüğü, IV baskı, AzerneĢir, Bakü, 1987, s.180)

(27)

14

Hukuk, istihsal münasebetlerinin resmî dille ifadesinden ibarettir. ġayet istihsal münasebetlerine uymazsa, meriyetini kaybeder.

Engels de devleti tarihî cephesinden tahlil ederken; “Devlet hiç bir surette cemiyete, cemiyetin dıĢından gelmiĢ, kabul ettirilmiĢ bir kuvvet değildir” söylemiĢtir.

Demek ki, Marx ve Engels`e göre devlet, sınıflar ihtilâfının telifi mümkün olmayan zıddiyetlerinin mahsulü ve neticesi, bir sınıfın hâkimiyet vasıtasıdır. Devlet, kanlı bir ihtilâl yapılmadıkça ve kuvvetli bir sınıf tarafından ihdas edilen hükümet cihazı yıkılmadıkça baki kalacaktır.

Sovyetler Birliği`nde Viladimir Ġliç Lenin`i, Marx`ın fikirlerinin yeni tefsircisi, icraatçısı ve modern Komünizm`e Ģekil veren ilk adam olarak görüyoruz. Onun fevkalâdeliği, son derece akıllı ve zeki olmasından değil, Marxizm`e sarsılmaz bir inanıĢla, kuvvetli bir iradeyle bağlı olmasından ileri gelmektedir. Hiçbir zaman Marx`ın mutaassıp akideleri dıĢında düĢünemezdi. Herhangi bir iddiayı, fikri Marx ve Engels`in fikirlerine uygunluğu nispetinde doğru olarak kabul ederdi.19 Ona göre, Proletarya Devleti bir “yarı– devlet” tir ve tabiatı icabı bir gün silinip gidecektir. Marx ve Engels`le mutabık olarak burjuva devletinin, sosyalist devletle yer değiĢtirmesinin, proletarya diktatörlüğünün tesisinin tekâmül ile değil yalnız ve yalnız ihtilâl ile mümkün olabileceğini belirtir, intikal devresi devletinin diktatöryal karakteri üzerinde ısrar eder. Bu devrede cemiyet ve devlet tarafından icra edilecek “çok sıkı bir disiplin” ve “çok sıkı bir kontrol”ün lüzumuna inanır. Ancak bu sayede kapitalistler, istismarcılar, zalimler ve insanlara tazyik edenler yok edilebileceklerdir. Proletarya diktatörlüğü, intikal devresi, kaçınılması mümkün olmayan Ģiddetli sınıf mücadelelerinin cereyan edeceği ve burjuvazinin tamamen imha edileceği bir devre olacaktır. Ancak bundan sonra devlet, yeni bir demokrasiyi- burjuvaziye karĢı proletaryanın ve zavallıların yeni bir usuldeki diktatörlüğünü temsil edecektir.20

Lenin, 1919`da Sverdlov Üniversitesinde verdiği bir konferansta Ģöyle söylemiĢtir: “Devlet denen makineyi, proletarya, bir burjuva yalanı olduğunu ispat ederek atacaktır. Biz bu makineyi, kapitalistlerden kendimiz için almıĢ bulunuyoruz. Onunla biz istismarın her nevini ezeceğiz ve ne zaman dünyada hiçbir istismarcının, ne zaman hiçbir fabrika veya arazi sahibinin, ne zaman diğerlerini açlıktan öldürecek bir

19Gürkan, a.g.m., s. 165-169 20Gürkan, a.g.m., s. 172

(28)

15

oburun mevcut olması ihtimali kalmayınca - bundan sonra... bu makineyi kırıp atacağız. Böylece ne devlet ne de istismar kalmayacak”.

Lenin, milletlerarası bir komünist olup dünya ihtilâlinin ergeç kopacağına inanmaktaydı. Rusya`da kopan ihtilâlın, Rusya`ya mahsus kalmayacağını, bütün dünyayı peĢinden sürükleyeceğini, hiçbir zaman milliyetçi ve sulhçü bir karakter arz etmiyeceğini iddia ederdi.21

Komünizm`i, Asya- Bizans geleneğine dayandırarak Rusya`nın bildiği yegâne hükümet Ģekli otokrasiye döndüren Stalin22

olmuĢtur. O da Lenin gibi Marxist teoriye yeni bir istikamet vermiĢ, bu hususta Lenin`den daha da dikkatli davranmıĢtır.

Stalin`in iktidara geliĢi ile Sovyet Komünizmi yeni bir safhaya girmiĢtir. Stalin ilk icraat olarak, Ģüphelendiği ve çekindiği eski BolĢevikler`i tasfiye ederek komünizmi desteklemek için milliyetçilikten, ananevî Rus vatanperverliğinden ve Panislamizm`den istifade etmek yolunu tuttu. Rusların ekseriyeti hararetli vatanperver olduklarından, bu tutum, rejimin kuvvetlenip yayılmasında mühim tesirler icra etmiĢtir. Rusya, dâhilde ve hariçte muazzam baĢarılarını sert, haĢin ve zalim tabiatlı Stalin zamanında elde etti. Gene bu devrede Rusya`nın ananevî emperyalist siyasetine avdet ettiği de müĢahede edilmektedir.

Stalin de, Marx, Engels ve Lenin`in proletarya devleti ve dünya ihtilâlı hakkındaki fikirlerini iĢlemiĢtir. “Leninizmin Temelleri” adlı kitabında proletarya devletinin burjuva devletinin harabeleri üzerinde yükseldiğini, fakat tamamen yıpranmıĢ burjuva nizamı ile hiç bir ilgisi olmadığını ifade eder.23

1917 Ġhtilâlı`nın tahakkuku üzerine, Rusya`da iktidarı ele alanlar, hudut mefhumu tanımayan bir devlet kurmak istemiĢlerdi. Bunlara Rus ihtilâlcileri adı verilmiĢ ise de, hakikatte beynelmilel ihtilâlcılardı. Bunlara göre, Rusya`da baĢlayan ihtilâl, diğer memleketlere de yayılacak ve bütün dünya komünist olacaktı. Bunu temin etmek üzere 1919 senesinde üçüncü enternasyonal, kısa söyleniĢiyle “Komintern” tesis edilerek uhdesine Sovyet Devleti`nin beynelmilel ihtilâlcılık vazifesi tevcih edildi.

21Vladimir Ġliç Lenin, İşçi Sınıfı İhtilâli ve Kautsky Mel`unu, Çev: Haydar Rıfat, Ġstanbul 1934, s. 110 22Asıl adı Ġoseb (Yusef) Vissarionovich CugaĢvili olan Josef Stalin, 18 Aralık 1879`da Gori`de doğdu.

1922 yılından 1953`e kadar Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği`nde parti liderliği ve en yüksek mevki olarak görülen Genel sekreterlik yapmıĢ, BolĢevik Ġhtilali`nde önemli rol üstlenmiĢ ve II. Dünya SavaĢı`nda savaĢın gidiĢatını değiĢtirmiĢ Gürcü siyaset adamı. Lakabı olan «Stalin» Rusça`da çelik anlamına gelmektedir.

(29)

16

Komintern`in tesisinden evvel, Fransız ihtilâli sıralarında gizli faaliyetlerde bulunan sosyalistler ve sosyal partiler mevcuttu. Bunlara misal olarak Sovyet Mektebinin sendikalistleri, Bakunin, Babeufs ve Kropotkin`in yol gösterdiği anarĢistler, I. ve II. enternasyonaller gösterilebilir. Fakat sosyalist faaliyetlerin hür dünya için tehlike teĢkil etmesi, Komintern`in teessüsü ve faaliyetlerinin Sovyet Rusya tarafından plânlı bir Ģekilde idare edilmesiyle baĢlamıĢtır.

Komintern`in en kuvvetli olduğu devre 1928 yıllarına rastlar. 1928 de Moskova`da toplanan 6. Kongre`de hazırlanan statüye göre: Milletlerarası Komünist TeĢkilâtı “ĠĢçi dünya ihtilâlının önderi ve tertipleyicisi”, yeryüzünde Sosyalist Sovyet Cumhuriyetleri Birliği yaratmak uğruna mücadele eden bir teĢkilât olarak ilân ediliyordu.

II. Cihan Harbi`nden biraz evvel, Rusya`nın taktik değiĢtirmesi, Komintern`in büsbütün iflâsına sebep oldu. Zira bu devrede FaĢizme karĢı mücadelenin haklı olduğunu savunurken, Rusya`nın 1939 Ağustosu`nda Almanya ile anlaĢması üzerine, bu defa demokrat memleketlere karĢı yapılacak harbin haklı olduğunu iddia etmeğe baĢlamıĢ, Almanya`nın Rusya`ya vaki tecavüzü üzerine tekrar cephe değiĢtirerek, eski durumuna rücu etmiĢti.

Sovyet Rusya`sı, mihver devletlerinin kendi aleyhindeki propagandalarına nihayet vermek ve ihtiyacı olan yardımı sağlamak maksadıyla zahiren büyük ihtirasından feragat etmiĢ, Komintern`i lağvetti. Fakat zaferin yaklaĢmasıyla beraber, komünist propaganda ve faaliyetleri yeniden ve daha kuvvetli olarak baĢladı. Zafer tahakkuk edince de, Rusya, kapitalist ve demokrat memleketlere karĢı ananevî muhasım tavrını tekrar takındı. 1947`de bütün komünistler daha doğrusu Sovyet Rusya yeniden beynelmilel bir komünist teĢkilâtın ihdası gerektiğine karar verdiler. Böylece, SSC Birliği, Yugoslavya, Bulgaristan, Romanya, Macaristan, Polonya, Fransa, Çekoslovakya ve Ġtalya Komünist Partileri`nin delegeleri VarĢova`da toplanarak 22 - 23 Eylül 1947 de Komünist HaberleĢme Bürosunu (Komünform) kurdular.24

24Gürkan, a.g.m., s. 176-179

(30)

17 E. SSCB`nin Anayasaları

SSC Birliğinin ilk Anayasası 10 Haziran 1918 anayasasıdır. Bu ilk anayasa on yedi bölüm ve doksan maddeden müteĢekkil olup Rusya Sosyalist Federatif Sovyet Cumhuriyeti`nin (RSFSR) iĢçi, asker ve köylülerin teĢkil eylediği bir cumhuriyet olduğunu beyan ediyordu.

Sovyet Rusya`da devletin federal teĢkilâtı ile ilgili olmak üzere 30 Aralık 1922 tarihinde 1. anayasa kabul edilmiĢ, 6 Temmuz 1923 tarihinde yeniden gözden geçirildikten sonra 31 Ocak 1924`de neĢir ve ilân olunmuĢtur.

1924 Anayasası`na (11 bölüm ve 72 madde) göre Rusya Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği (SSCB) yedi cumhuriyetten müteĢekkil federal bir cumhuriyet hâline gelmiĢtir. (Rusya, Beyaz, Ukrayna, Özbekistan, Türkmenistan, Tacikistan ve Kafkas Cumhuriyetleri)

1935 senesinde, Komünist Partisi Genel Sekreter`i Stalin`in baĢkanlığında otuz bir kiĢiden mürekkep bir komisyon kurularak yeni bir anayasa üzerinde çalıĢmalara baĢlandı.25

Komisyon, anayasa üzerindeki çalıĢmalarını 1936 yılının son haftalarında bitirerek tasarıyı Birlik Kongresi`ne arz etti. Kongre tarafından üzerinde bazı düzeltmeler yapıldıktan sonra tasarı, oybirliği ile kabul edilerek yürürlüğe girdi. Bu tarihî gün, 5 Aralık 1936 millî tatil ilân edildi ve “Anayasa Günü” olarak kabul edildi.

1936 Anayasası, SSCB`yi, eĢit haklara malik 11 Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti`nin (Kazakistan ve Kırgızistan`ın ilâvesi ve Kafkasya`nın üç cumhuriyete; Ermenistan, Azerbaycan ve Gürcistan bölünmesi neticesi olarak) ihtiyarî birleĢmelerinden meydana gelen, proletarya diktatörlüğüne dayanan, köylü ve iĢçilerin federal bir devleti olarak ilân etmekteydi. Merkezi Moskova olan Birlik; Federe ve Muhtar Cumhuriyetlerle Muhtar ve Millî bölgelerden müteĢekkildir. Federe Cumhuriyetler, muayyen bir halktan terekküp eden ve doğrudan doğruya Birliğ`e iĢtirak eden devletlerdir. 26 (Bu devletlerin sayısı 1943` de Moldavya, Estonya, Litvanya ve Fin Karolya`sının iĢtirakiyle 16` ya baliğ olmuĢtur.)27

25 Gürkan, a.g.m.,s. 180-181 26

Karelo- Fin Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti 1959 yılında Rus Sovyet Federatif Sosyalist Cumhuriyetine katılarak bağımsız bir cumhuriyet olmaktan çıktı. Bak. Ataöv, T.: Sovyetler Birliği Devlet İdaresi, Ankara 1961, s. 15

(31)

18 F. Gençlik TeĢekkülleri

Komünistler28, Komünizm`in istikbalini, Komünist Gençlik Birliği (Komsomol) teĢkilâtına bağlamıĢlardır. Komsomol, on dört ile yirmi üç yaĢ arasındaki her iki cinse mensup gençlerin teĢkil ettikleri, altı milyon civarında üyesi bulunan bir teĢekküldür. ĠĢçi ve köylü çocukları ile genç iĢçi ve köylüler komsomola kolaylıkla girebilirler. Bunların dıĢında kalan çocuk ve gençlerden tavsiye getirmeleri ve muayyen bir tecrübe devresini ikmal etmeleri istenmekteydi.

Gençler, tamamen Marksist eğitime tâbi tutulur, sivil ve sosyal sahalarda çalıĢtırılıyordu. Ayrıca çocuklar arasındaki iĢlerin sevk ve idaresini deruhte ederdi.

Komsomol`da Marksist felsefeyi iyi kavrayan ve baĢarı gösteren gençler, Komünist Partisi teĢkilâtının ilk kademelerine kabule mazhar oluyorlardı. Komsomol`un kuruluĢ ve teĢkilâtı, Komünist partisinin kuruluĢ ve teĢkilâtına benziyordu.

Komsomol`dan hariç olarak, Öncüler ve Oktobristler29 adı altında iki gençlik teĢkilâtı daha vardır. Öncüler, on-onaltı yaĢlardaki kız ve erkek çocuklardan, Oktobristler de sekiz-on yaĢlarındaki kız ve erkek çocuklardan müteĢekkil derneklerdir. Bunlar da tamamen komünist terbiyesi alırlar, böylece, istikbalin hakikî komünistleri garanti edilmiĢ olur.30

SSC Birliği Devlet TeĢkilâtının Marksizm`in tatbikatından ileri gelen karakteristik hususiyetlerini kısaca hülâsa edersek Ģunları görürüz:

1. Proletarya diktatörlüğünü temin hususunda kuvvetli sosyalist bir devletin teessüsü.

2. Marksizm, her türlü sınıf ve menfaat ayrılığını ortadan kaldırmayı istihdaf ettiğinden, muhalefet ve çok parti sisteminin yasak oluĢu, anayasaca resmen tanınmıĢ tek parti olan Komünist Partisi`nin siyasî görüĢünün bütün memlekete Ģamil edilmesi.

28 Komunist Partisi`ne üye olan kiĢi “komunist” ismini taĢıyordu.

29 Oktobristler (Rusça: Октябристы, ``Oktyabrist``, 17 Ekim Birliği (Rusça: Союз 17 октября) olarak da

bilinir), Rusya`da Çar II. Nikolay`ın Ekim Manifestosu`nu ve ılımlı liberal reformları destekleyen siyasi parti. Kasım 1905`te sanayici Aleksandr Ġvanoviç Guçkov önderliğinde parti liberal soyluların, iĢadamlarının ve bazı kamu görevlilerinin desteğiyle kurulmuĢtur. Oktobristler, Lenin tarafından Kara Yüzler`le birlikte Çarlığın Duma`daki en “sağlam” iki partisinden biri olarak sayılmıĢtır. Siyasi özellikleri, eski sınırsız Çarlık sistemine geri dönülmesini savunmalarıdır.

30

(32)

19

3. Hürriyetler bakımından vatandaĢların müsavatını sağlamak için istihsal vasıtalarının sosyalsize edilmesi ve müĢterek mülkiyetin kabulü.

4. Sosyalist rejimin zayıflamasını önlemek üzere, kuvvetler ayrılığı prensibi yerine kuvvetler birliği prensibinin ikamesi, Zira kuvvetler ayrılığı prensibinin tatbik edilmesi halinde, halka ait hâkimiyetin muhtelif organlar tarafından istimalinin bu hâkimiyeti parçalayacağına inanılmaktadır.

5. Çift meclis usulünde, bir meclisin diğerinin tecelli ettireceği halkın iradesine engel teĢkil etmesi ihtimal dâhilinde olduğundan, zarureten, federe devletleri temsil edecek bir meclisin, kabulü ve fakat gerek Birlik Meclisi`nin ve gerek Milletler Meclisi`nin ayrı ayrı salâhiyetlerle teçhiz edilmeyip, tek bir meclis halinde çalıĢmasının kabulü.

6. Tam ve mükemmel hürriyete vasıl olmak için, klâsik usullerin bertaraf edilerek, Marksist doktrine göre ihtilâl, iĢçi diktatörlüğü, zecrî tedbirler gibi hakikî hürriyetle kabili telif olmayan usullerin istimali.

7. Yeni seçimlere gidilmeksizin, Kurucu Meclis`in anayasayı düzenleme ve değiĢtirmeğe yetkili olması.

8. Buhranları önlemek ve komünizme vasıl olmak üzere, bütün memlekete Ģamil tek bir iktisadî plânın tatbik edilmesidir.31

Aslında burada Sovyet insanını, daha çok genç ve çocukta yaĢta olanları Komünist Parti sıralarına ve ideolojisine hazırlayan iki alt kurumdan da bahs etmek gerekmektedir.

Daha çocuk yaĢta olanları birleĢtiren Pioner TeĢkilatı mevcuttu. Bu teĢkilat Sovyetler Birliği Pioner TeĢkilatı (SBPT) adını almakta ve Lenin`in adını taĢımaktaydı. 10-15 yaĢındaki gençleri birleĢtiren toplumsal çocuk komünist teĢkilatıydı. TeĢkilata Sovyetler Birliği Lenin Komünist Gençler Birliği (SBLKGB) rehberlik etmekteydi. SBPT, 19 Mayıs 1922 yılında SBLKGB`nin 2. konferansında kurulmuĢtur. TeĢkilatın amacı daha, küçük yaĢlarından itibaren çocukları Sovyetler Birliği vatanı sevgisini aĢılamak ve onları komünizm ruhunda eğitmekti. Tüm birlik cumhuriyetlerinde bu

31 Gürkan, a.g.m., s. 197

(33)

20

teĢkilatın Ģubelerine rastlamak mümkündür. Örneğin teĢkilatın kuruluĢunu takiben 1 yıl sonra, 1923 yılında Azerbaycan`da pioner teĢkilatı yaratılmıĢtır.32

1917 Ekim Devrim`i, baĢka bir deyiĢle BolĢevik Ġhtilalı ile kurulan SSCB, Soğuk savaĢ sürecinde Amerika BirleĢik Devletleri`nin karĢısındaki tek güç konumunda idi. ġöyle ki iki kutuplu dünya düzeninde Amerika BirleĢik Devletleri`nin karĢısındaki

kutbun baĢında yer alıyordu. Fakat 1990`lara gelindiğinde SSCB içerisinde oldukça ciddi boyutlarda siyasal ve ekonomik sorunlar baĢ göstermeye baĢladı. “Gorbaçov, 1990` da bir yanda çok ciddi ekonomik sorunlar, öte yanda Sovyet cumhuriyetlerinde etnik ve ulusçu huzursuzluklarla karĢılaĢmıĢtı. O kadar ki 1990` da ülke Ġkinci Dünya SavaĢı`ndan sonraki en kötü yılını yaĢıyordu”. 1985 yılında Mihail Gorbaçov33

`un iktidarı sırasında baĢlayan ve sorunların çözümüne yönelik olarak planlanan Glasnost (Rusça; açıklık) ve Perestroyka (Rusça, ġeffaflık) politikaları ile baĢlayıp 6 yıl süren reformların ardından “Sovyetler Birliği, 18 Aralık 1991 tarihinde, Belovezhskaya Pushcha AntlaĢması” ile resmen dağılmıĢtır. Bu sürecin neticesine 15 yeni cumhuriyet, Türkiye`nin yakın çevresinde uluslararası sistemin yeni aktörleri olarak bağımsızlıklarını kazanmıĢtır.34

25 Aralık 1991, saat 19.00 `da Sovyetler Birliği CumhurbaĢkanı Mikhail Gorbachev Sovyetler Birliği CumhurbaĢkanlığı görevinin resmen son bulduğunu bildirdi. Aynı gün saat 19.38`de Kreml`in üzerindeki Sovyet bayrağı ve amblemi indirildi, yerine Rusya`nın üç renkli bayrağı dikildi. Bununla da Sovyetler Birliği misyonunu bitirerek tarihe karıĢtı.35

G. SSCB` de Devlet ve Din Münasebetleri

Sosyalizm toplumunda din, nüfusun belli kısmının sosyal-siyasi hayatta aktif yer almasına, Sovyet adamlarında Sovyet ahlakının, ahlakın, ilmî-materyalist bakıĢ açısının oluĢmasına engel olan olumsuz ideoloji olarak değerlendiriliyordu. Bu nedenle dine,

32

Seyfeddin Aliyev, “SSCB” maddesi, Azerbaycan Sovyet Ansiklopedisi, cilt VIII, s. 493

33 Mihail Gorbaçov, 2 Mart 1931`de Kuzey Kafkasya`nın Stawropol bölgesinde Privolye köyünde doğdu.

Tam adı Mihail Sergeyeviç Gorbaçov`dur. 1991 yılında Sovyetler Birliği`nin dağılmasından önce Sovyet Komünist Partisi`nin baĢında bulunan son devlet baĢkanı olmuĢtur. 1985 yılından 1991 yılına kadar iktidarda kaldığı dönem özellikle Amerika BirleĢik Devletleri ile iyi iliĢkiler kurmuĢ, Komünizmin gelmesinden sonra içe kapanan Sovyetler Birliği`nin dıĢ iĢlerinde sıcak bir tutum izlemesini sağlamıĢtır.

34 Ömer Göksel ĠĢyar, Karşılaştırmalı Politikalar: Yöntemler, Modeller, Örnekler ve Karşılaştırmalı Türk

Dış Politikası, Dora Yayın Basım, Bursa 2009, s. 714

35 Heyet,“Ġstoriya Sovetskogo Obshestva”, Po Stranitsam Novoy Uchebnoy Knigi, Otechestvennaya

(34)

21

yani gerçek vicdan özgürlüğüne karĢı sürekli, barıĢmaz mücadele yapılmıĢ ve ülkede ateizm kitlesel karakter almaya baĢlamıĢtı. Vicdan özgürlüğünün çiğnenmesine örnek olarak dini kurumların ve ibadet evlerinin zorla bağlanması, ruhban ve dindadarların takip edilmesi, onların birçok vatandaĢlık haklarından mahrum edilmesi gibi çok sayıda olaylar örnek gösterilebilir. Tüm bu nedenlerden dolayı o zaman kapitalist devletleri Sovyet devletinin dine münasebetindeki politikasını “Ģiddet politikası”, temel kanunun vicdan özgürlüğü hakkındaki maddesini ise “anayasa fiksiyası” adlandırırdılar.36

Tarihte ateizmin ve özgür fikirliliğin birçok temsilcileri devletin dine, dini kurumlara ve dindarlara münasebeti meselesinin rasyonel çözümünü vermeye çalıĢmıĢlardır. Ġntibah döneminin düĢünürü ve ütopik sosyalizm öncülerinden biri T. Mor, devletle kilise arasındaki karĢılıklı iliĢkiyi reddederek, kendisinin arzu ettiği gelecek toplumda devletin dinden asılı olmayacağını, bu devlette tam dini toleransın, inanç özgürlüğünün hüküm süreceğini göstermiĢtir. T. Mor`un ideal devletinde bütün dinler eĢittir. K. Marx ise dinin devletten tam ayrılmasını ve sınırsız vicdan özgürlüğünün sağlanmasını devlet-din iliĢkilerinde zorunlu Ģart olarak ileri sürerek “Gota programının eleĢtirisi” adlı eserinde yazıyor: “Herkese kendi dini gibi cismani ihtiyaçlarını karĢılamak için öyle bir imkân verilmelidir ki, polis bu iĢe kendi burnunu sokmasın “.

Hem K. Marx, hem de F. Engels kapitalist devletiyle kilise arasındaki karĢılıklı iliĢkiyi kötüleyerek söylüyorlardı ki, kapitalizm toplumunda din hâkim toplumsal-ekonomik iliĢkilerin güçlendirilmesinde ve savunulmasında önemli bir araçtır. Yeni tipli devletin, sosyalist devletinin ise dine ihtiyacı yoktur. Sosyalist devletinin dine yaklaĢımı meselesinin pratik çözümü açısından K. Marx ve F. Engels proleter diktatörlüğünün ilk formu olan Paris Kommunası`nın din alanındaki tedbirlerini-kilisenin devletten ve okulun kiliseden ayrılmasını, kilisenin devletin maddi yardımından yoksun edilmesini, kilise mallarının millileĢtirilmesini, kilise imtiyazlarının iptalini yüksek değerlendiriyorlardı. Fakat onlar dinin idarî yolla kaldırılması fikrine karĢı çıkarak bildiriyorlar ki, din meselesine bayağı tutum proleter devletinin politikasına aykırıdır. F. Engels yazıyordu: “... takip, istenmeyen inançları kuvvetlendirmekte en iyi araçtır. Bir Ģey Ģüphesizdir bizim günümüzde hâlâ Tanrı`ya gösterilebilecek tek hizmet ateizmi zorunlu inanç sembolü ilan etmekten ve genellikle dini yasak etmekten ibarettir “.

36

Agil Hacıyev,“GeçmiĢ SSCB`de Devlet ve Din Münasebetleri”,Dövlet ve Din İlmi Mecmuası, Kasım, 2006, s.16

(35)

22

Devrimden önce Rusya`da ise ortam farklıydı. Lenin, Rusya`da o dönemde mevcut olan çeĢitli dinlerin durumunu iyice öğrenerek böyle bir sonuca gelmiĢti ki, ülkede bırakın vicdan özgürlüğü, din özgürlüğü de yoktur. ġöyle ki, mutlakıyet pravoslavlığı resmi devlet dini ilan ederek baĢka dinlerin etkinliğini sınırlayacak Ģekilde, dini tarikatları takip ediyordu. Lenin, Çarizm`in din alanındaki yasalarını en adaletsiz, en utanç kanunlar adlandırarak talep ediyordu ki her konuda olduğu gibi, itikat çalıĢmalarında da zora, Ģiddete yol verilmemelidir. “Hiçbir memurun hiçbir kimseden dinini sormaya hatta ihtiyarı da olmamalıdır. Bu vicdan meselesidir ve buna kimse karıĢamaz.” 37

Sosyalist Devleti`nin dine yaklaĢımı hakkında Marksizm-Leninizm`in teorik hükümleri BolĢevikler partisinin ilk önemli belgelerinde yansımıĢtır. Lenin, henüz 1895 yılında hapiste olurken düzenlediği parti programının projesine inanç özgürlüğü, vatandaĢlık hâli iĢlemlerinin sivil memurlar tarafından yürütülmesi, tüm ulusların eĢitliği taleplerini dâhil etmiĢti. Onun 1902 yılının Ocak-ġubat aylarında yazmıĢ olduğu “Rusya sosyal-demokrat iĢçi partisinin program projesi” nde deniliyordu ki, “RSDFC çar mutlakıyetinin devrilmesi, kilisenin devletten, okulun kiliseden ayrılmasına ve sınırsız bir vicdan özgürlüğünün sağlanmasına sağlayacaktır”.

Rusya Sosyal Demokrat Fehle Partisi (RSDFP) `nin II. kurultayında (1903 yıl) kabul edilmiĢ program, partinin ve proleter devletinin dine ve dindarlara münasebetinin temel ilkelerini belirledi, sınırsız bir vicdan özgürlüğü, tüm vatandaĢların cinsinden, dininden, ırkından ve milliyetine bakılmaksızın tam eĢitliği, kilisenin devletten ve okulun kiliseden ayrılması, kilise mallarının müsadere edilmesi hükümlerini sosyal-demokrasinin talepleri sırasında ilan etti.

Lenin, Halk Komiserleri ġurası talimatı ile özel komisyonun çalıĢıp hazırladığı “Vicdan özgürlüğü, kilise cemiyetleri ve dini topluluklar hakkında” kararname projesinin görüĢülmesinde yakından iĢtirak etmiĢ, ona prinsipal ilave ve düzeltmeler vermiĢ, bu devrimci kanun akdinin içeriğini daha da kesinleĢtirmiĢtir. Projenin birinci maddesi dini her bir vatandaĢın özel iĢi ilan ediyordu. Vladimir Ġliç, genel nitelik taĢıyan bu maddenin yerine daha açık ve somut cümle kullandı: “Kilise devletten ayrıdır”. Bu o demek ki, sosyalist devleti devletle kilise arasında asırlardır mevcut olan birliği tamamen iptal ederek, dini herkesin kendi kiĢisel iĢi ilan ediyordu. Bununla da

(36)

23

proleter diktatörlüğü vicdan özgürlüğünün sınırlılığını ortadan kaldırarak, dini devletten ayırıp vatandaĢlara din özgürlüğü ile beraber, ateist olmak, hiçbir dine itikat etmemek hakkını da veriyordu. Kararname projesine vatandaĢların dini mensubiyeti hakkında her türlü kayıtların tüm resmi belgelerin çıkarılması, Rusya`da mevcut olan kilise toplumlarının ve dini cemiyetlerin tüm mülkiyetinin halkın malı ilan edilmesi gibi notlar da eklendi. “Rusya halklarının hukuk beyannamesi” (2 Kasım 1917) ise tüm ve her türlü milli, dini imtiyazların kaldırıldığını ilân etti.

Halk Maarif Komiserliği`nin 11 Aralık 1917 tarihli kararına göre kilisenin bünyesinde tüm aĢağı, orta ve yüksek öğretim kurumları tamamen devletin hesabına geçti. Bu karar genç neslin eğitim-öğretim iĢinin dinin etkisinden mahrum edilmesi amacı taĢıyordu.38

Dinin devletten ayrılması iĢinde “VatandaĢlık nikâhı, çocuklar ve vatandaĢlık hâli tutanakları kitabının yapılması hakkında” 18 Aralık 1917 tarihli kararnamenin büyük önemi olmuĢtur. Devlet dini nikahı vatandaĢların özel iĢi ilân ederek, sivil nikâhın meĢru gücünü tespit etti; vatandaĢlık hâli iĢlemlerinin yapılması dini kurumların elinden alınarak yerel yönetimlere verildi.

Bu yönde atılan önemli adımlardan biri de kurumlara, ruhanîlere ve dini törenlerin yapılmasına devlet sermayesi bırakılmasını ortadan kaldıran talimat oldu. Sovyet devletinin 20 Ocak 1918 tarihli kararı ile kiliselerin ve diğer ibadet evlerinin, dini ayin eĢyalarının bakım ve onarımı, ayrıca ruhaniliğin maddi açıdan temin edilmesi dindarların kendi üzerine düĢtü. Böylece devlet ve dini kurumlar arasındaki ekonomik iliĢkilere son konuldu.

Rusya Sovyet Federatif Sosyalist Cumhuriyeti (RSFSC) Halk Komiserleri Sovyeti`nin 1917 yılı 11 Aralık tarihinde yapılan toplantısında “Kilisenin devletten ayrılması sürecini güçlendirmek hakkında” konu tartıĢıldı ve bu konuda kararname tasarısı hazırlamak özel komisyona verildi. Sovyet devletinin ilk kanun aktlarındakı dinin devletten ve okulun dinden ayrılmasını sağlayan hükümler kararname taslağında umumileĢtirildi. Lenin`in kendi eliyle yazarak imza ettiği “Kiliseyi devletten ve okulu kiliseden ayırmak hakkında” Halk Komiserleri Sovyeti`nin kararnamesi 1918 yılı 23 Ocak tarihinde yayınlandı. Kararname, dini neredeyse devletten tamamen ayırdı. Devlet

(37)

24

dairelerinin ve diğer genel hukuki sosyal idarelerin faaliyetinin herhangi bir dini ayin ve törenler ile eĢliğinde ortadan kaldırıldı, tüm devlet dairelerinin iĢ süreci dünyevi bir karakter aldı. VatandaĢların dini mensubiyeti ve mensubiyetsizliği hakkında her türlü kayıtlar tüm resmi belgelerden çıkarıldı. Dini yeminler iptal edildi. VatandaĢlık hâli iĢlemlerinin yapılması sivil organlara geçti. Dini inanca dayanarak herhangi vatandaĢlık görevinden sapma, devlet okullarında ve sosyal okullarda ilahiyat derslerini tedris etmek yasaklandı. Tüm dini topluluklar ayrıcalıklardan ve devletin maddi yardımından yoksun bırakıldı.

Kararnamede, okulun kiliseden ayrılması hakkında olan madde büyük önem taĢımaktadır. Kararname dini kurumları halk maarifi iĢinden uzaklaĢdırmakla, genç neslin talim-terbiyesine dini etkinin önünü tamamen almıĢ oldu. Fakat Lenin kararnamesi kendi baĢına dini bireysel olarak öğrenmeyi veya öğretmeyi yasak etmiyordu.39

“Kiliseyi devletten ve okulun kiliseden ayrılması hakkında” kararname vicdan özgürlüğü ilan etmekle dindarların ve dindar olmayanların sosyal-hukuki durumunu da belirliyordu: “Her bir vatandaĢ herhangi dine itikat edebilir veya hiçbir dine itikat etmeyebilir. Herhangi bir dine itikat etmekle veya hiçbir dine itikat etmemekle ilgili olan her türlü hukuktan mahrum etme ortadan kaldırılır“. Ayrıca kararnamede gösteriliyordu ki, dini ayinlerin uygulanması kamu düzenini bozmadıkça ve diğer vatandaĢların haklarına zarar vermediği takdirde sağlanmaktadır.

Lenin kararnamesi, dini kurumların da hukuki ve mülkiyet durumunu muayyenleĢtirirdi: “tüm dini topluluklar eĢit haklara sahip özel kurumlardır, onların mülkiyet ve özel hukuku yoktur.” Sovyet devleti en büyük özel mülkiyeti olan kilisenin mallarını-toprak, sermaye, ibadet evleri, otelleri vb. millileĢtirerek halkın malı ilan etti. Dini topluluklar ve din adamları bundan sonra sadece dindarların gönüllü yardımı hesabına faaliyet gösterebilecekti.

Toplam on üç maddeden oluĢan bu tarihi belge büyük sosyal-politik öneme sahip olup devletle dini kurumlar arasında niteliksel yeni iliĢkileri yasallaĢtırdı. ġunu da belirtmek gerekir ki, “Kiliseyi devletten ve okulu kiliseden ayırmak hakkında” Lenin kararnamesi dini ayinler hakkında Sovyet hukukunun temelini teĢkil etmekle uzun süre

(38)

25

kendi önemini saklamıĢ ve bu kararnamenin temel prensipleri Sovyet devletinin tüm anayasalarında (1918; 1924; 1936 ve 1977 yılları) yer bulmuĢtu.

V. Umumrusya Sovyetler Kongresi`nin kabul ettiği Anayasası`nın (1918) vatandaĢlara diğer hak ve özgürlüklerle birlikte, vicdan özgürlüğü ilan eden 13. maddesinde deniliyordu: “Emekseverlere gerçek vicdan özgürlüğünü sağlamak amacıyla kilise devletten ve okul kiliseden ayrılmıĢ, tüm vatandaĢlara dini ve din karĢıtı tebligat özgürlüğü tespit edilmiĢtir “. Ġlgili maddeler diğer müttefik cumhuriyetlerin anayasaları da dâhil Azerbaycan SSC`nin 1921 yılında kabul edilmiĢ ilk anayasasında da yer almıĢtır.40

Genellikle kararnamenin ruhuna uygun yasal düzenlemeler yöresel özellikler dikkate alınarak diğer Sovyet cumhuriyetleri (Ukrayna, Rusya vb.) tarafından da kabul edildi. Kararname`nin maddeleri tüm Sovyet cumhuriyetlerinde gerçekleĢtirildi. Azerbaycan Halk Maarif Komiserliği, “Kiliseyi devletten ve okulu kiliseden ayırmak hakkında” Lenin kararnamesinin ruhuna uygun olarak “Vicdan özgürlüğü hakkında” (15 Mayıs 1920) kararname kabul etdi. Kararnamede deniliyordu: “Halk Maarif Komiserliği bünyesinde bulunan devlet okullarında ve özel okullarda dini eğitimin öğretimi ve okul içinde herhangi bir dini ayinin uygulanması yasak ediliyor vedini iĢleri yöneten bakanlık tamamen ortadan kaldırılır; onun tüm iĢleri ise Halk Maarif Komiserliği yanında oluĢan özel tasfiye Ģubesine verilir “.41

1917 ihtilalinden bu yana, Sovyetler Birliği`nde Ġslâmiyet, diğer hususlar meyanında, bu dini özel bir mesele derekesine düĢürmek istiyen ve bir diktatörlük ideolojisi olan, Marksizm-Leninizm`e karĢı mücadele vermekteydi. Sovyetler Birliği`nin Ġslâmiyet`e karĢı takip ettiği politikayı, “Sovyet toplumunda dinin ortadan kaldırılması” Ģeklinde ifade etmek mümkündür. 42

“Vicdan özgürlüğü hakkında” kararname ve bir takım mevzuat-kanun düzenlemeleri ülkede dini devletten ve okulu dinden ayırarak caminin ve Müslüman ruhaniliğinin konumunu sasıttı.

40 Hacıyev, a.g.m., s.17

41

Hacıyev, a.g.m., s.17

42

Heyet, Çöküş Öncesi Sovyetler Birliği`nde İslâmiyet ve Müslümanlar, Ter: Ġsmail Orhan Türköz, Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları, Ankara 1997, s.56-57

Referanslar

Benzer Belgeler

Bu örnek de gösteriyor: Bu gibi eski ve bakımsız kalan yapılardan müsait olanları, otel veya benzeri te­ sisler haline getirmek, onları hem kurtarmanın, hem de

Anayasasında ülke dışındaki Şiilere destek olmayı devlet görevi olarak kabul eden Đran, kendisi gibi Şii olan Azerbaycan Türklerinin yanında değil de Hıristiyan

Genel olarak Marks, Engels ve Lenin’in çalışmalarına dayanan proletaryan enternasyonalizm konsepti, 326 İkinci Dünya Savaşı sonrası sosyalist ülkelerin ortaya

Buradan yola çıkarak enerji arz güvenliğinin mevcut olma (availability), bu kaynaklara ulaşma imkânını belirten ulaşılabilirlik (accessability), ve ulaşılan

Daha sonra Bolşevik ihtilali çıktığı zaman bizzat Lenin bu milliyetler meselesi ile karşı karşıya kalacak, fakat Rusya’nın olgun kapitalizm safhasına

“Sovyetler Birliği ve Sovyet Sonrası BDT Cumhuriyetleri Tarih Kitaplarında Türk İmajı” isimli Yüksek Lisans Tezinde Sovyetler Birliği dönemindeki tarih ve ders

Sovyetler Birliği’ni bir bölümünün Almanlar tarafından işgal edilmesinden sonra Moskova’daki film endüstrisi daha uzak bölgelere taşındıktan sonra Ukrayna film

Bu uygulamalara örnek ülke olarak inceleyeceğimiz Sovyetler Birliği’nin üyesi Azerbaycan’da, yeni rejimi topluma benimsetmek ve yeni toplum yaratmak için yeni edebî