• Sonuç bulunamadı

Edebiyat birliği hakkında mülahazalar ve temenniler

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Edebiyat birliği hakkında mülahazalar ve temenniler"

Copied!
6
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

E

d

eb

iy

a

t

B

ir

li

ğ

i h

a

k

k

ın

d

a

M

ü

h

az

al

ar

v

e

Teme

nn

il

er

İstanbuldaki güzel san’atler birliğinin edebiyat şubesi geçen sene ve aldamıyorsam temmuz­ da toplanmış ve bu toplanışa çağırılmış veya çağınlmamış ol­ mak adeta bir mes’ele teşkil et­ mişti. O zaman ben matbuat

âleminde tamamen müptedî

idim, ve Yunus Nadi beyfendi tarafından Cumhuriyete yeni çırak edilmiş bulunuyordum. Çağrılmadığıma pek hiddetlen­ miş ve bu ademmi daveti Peya- mi Safa beyden bilerek o zaman Cumhuriyetin edebiyat ¿ahife- sini tertip eden ( Bir akşamdı ) muharririne kendi kendime hir müddet surat etmiştim. Ve kuv­ vetle sanıyorunıki, alınıp kırılan bir ben değildim. Güceıımiyecc- ğiııi bilsem çağrılmamış olması­ na Abidin Daver beyiıı de pek alındiğini ezancümle söylerdim. Halbuki bir iki hafta evvel kon­ gre namı altında vaki olan içti­ maa ise geçen seferki miktarın nısfı bile iştirak etmedi ki bu lâkaydi calibi teessürdür.

İçtimai hazırlayan ve içtimaa iştirak edenlere bazı izahat ve­ rip teklifler serdeden gene Pe- yaıııi Safa oldu ve onun verdiği izahat mucibince bir hey’eti ida­ re ile (ecnebi işleri) ve (Neşriyat T i* . rf'

(2)

işleıi) namı altında üç encümen

seçildi:

I'akat bu encümenlerin, batta .'doğrudan doğruya birliğin sıfatı, mahiyeti nedir? Birlikjtürk ede­ biyatını temsil ediyor mu? Üç satırlık Akademi Fransezin bile branşız edebiyatını bila kaydu şart temsil etmediği ve pek bü­ yük bazı edipler bu akademiye

dahil değillerken onlara nisbetle çok değersizlerin dahil bulun­ dukları iddia ve hatta isbat edil­ memiş midir? Birliğin azasım teşkil eden zevat memleketimi­ zin kâffeten en kıymetli edipleri değildirler, yahut, daha nazikâne bir cümle ile diyelim ki birliğe dahil ediplerimiz derecesinde kıymetli bazı ediplerimiz de bir­ liğe lakayt bulunmaktadırlar . Bu sebeple birliği ne en değerli ediplerimizin kâffesini ihtiva eden bir hey’et, ne de bilâ kay­ du şart imza altında eser ve ma­ kale yazan kalem sahiplerini muhtevi bir cem’iyet telâkki edemeyiz, ve ancak içlerinde pek değerliler de bulunan bazı esbabı kalemin iştirakiyle vücu­ da gelmiş bir cem’iyet sıf’atile kabul edebiliriz. Şu kadar ki, bütün noksanlarına rağmen bu edebiyat birliği memleketimizde mevcut bulunan yegâne edebî teşekküldür ve bu itibarla ona

(3)

karşı muarız ve muhalif değil müzahir ve hadim bir vaz’iyet alınması bir vazife teşkil eder.

İşte vaz’iyeti böylece tespit ettikten sonra geçen günkü icti- mada bahsi geçen tasavvurlar üzerinde konuşalım:

Birlik Türk edebiyatını garbe tanıtacak, birlik garp ediplerde temas edecek .

Garbe edebiyatımızı İstanbul- da fransızca çıkan gazeteler de tanıtabilirlerdi. Bu vazifeyi bir dereceye kadar fransızca Milliyet yapmıştı . Şüphesiz ki Birlik meselâ aylık bir mecmua çıka­ rırsa bunu daha mükemmel ya­ par. . ( Ecnebi işleri.) encümeni qununla meşgul olacakmış. Fa­ kat bu heyet, garp lisanlarına tercüme edilecek edebî eserleri­ mizi kusursuz nakle, terceme edilecek eserler üzerinde müt­ tefik kalmağa ve bu tercemeleri vapmak için vakit bulmağa acaba muvaffak olacak mı ? Ve bu üc mühim şart temin edilse bile’ kirlik bu mecmuayı neşir için para bulacak mı ?

Birlik Istanbula gelen garp ediplerde bile münasebet teşkil etınerv için gazetelerin yardımına

j1 ataçtır. Halbuki yevmî gaze­

le*: rımız geçenlerde André

Mau-ıois geldi de bunu yazmadılar. Ve nihayet Avrupaduıı gelmiş

(4)

udebayı ağırlayıp gezdirmek is­ ter, biç olmazsa bir çay ziyafeti vermek icap eder. Birliğe çağı racagm,^ garp edibi(kütüphanc-

, . nerede-) diye sorsa, üzerinde

r normali Nazım beyin bir iki kıtabıle bir iki Dergâh mec­ muası bulunan masayı mı göste­ receğiz? Yani, an ha minha bu da bir para meselesi oluyor.

iurk karileri için ve türkçe çıkacak olan büyük sanat mec­ muasına girecek yazıları kim seçecek, yazısı alınmayanlar hid­ detlenmeyecekler mi, mecmuaya verilen yazılara para verilmezse muharrirlerin kaçının bütçesi bedelsiz saye mütahammildir muharrirlere para verilecekse bunun nisbetini kim tayin ede­ cek , ve bu tayinden de acaba dargınlıklar çıkmayacak mıdır?

Adeta serbes bir darülfünun vücuda getirmek tasavvurları besleyen (Birlik), geçen seneden beri bir kaç müsamere vermiş ve müsamerelerin tertibinde de muvaffak olmuştur. Lâkin en sık olmak üzere bir iki kere on beş günde bir verilen bu musa- merelerin tertibine kifayet eden bir sai, mesela Pariste (Lezannal) mecmuasının tertip ettiği konfe­ ranslara müşabih bir vüs’at ve ehemmiyet için kifayet etmez ki! Bu kadar ağır bir işi, enerjisini

samimiyetle taktir etmekle

beraber yalnız Peyami Sefanın başa çıkarabileceğine ihtimal

(5)

veremeyiz. Ve daimî konferans­ lar yapabilmenin de bir teşkilât ve para mes’elesi olduğuna ka­ niiz .

Bu para nereden bulunacak ? kat’î bir intizam ile tahsilatın yapıldığı ve yapılacağı taktirde de elde edilecek para ehemmi­ yetsizdir. Şu halde bütün bu söz­ lerden amellî bir neticeye var­ mak için diyelim ki :

1 — (Nutuk) ismini taşıyan muazzam eserlerde de Türk ede­ biyatına en büyük eserlerinden birini veren Gazi hazretlerinin riyaseti âliyesile mübahi bulu­ nan birlik için hükümetten yar­ dım istemeli. Ve Türkiye Maarifi­ nin başında bulunan çok münev­ ver şahsiyetin memleketin ye­ gâne edebî birliğinden bu mua­ veneti esirgemeyeceği kanaatin­ deyiz .

2 — Müzahir aza kaydı sure- tile birliğin memlekete müfit olmasına bütün efradı milletin muzaheretini temin etm eli.

3 - Gerek hükümetimizin ve gerek milletimizin muzaha- retlerini istemeğe hazırlanma­ dan evvel birliğe kat’î bir sima, kat’î bir nizamname vermek ve onu bir zümre klubu şeklinden kafiyen çıkarmak lâzımdır.

İlâve edeyim ki mutlak bir samimiyetle yazılmış olan bu sa­ tırlar ötekini berikini hiddetlen­ direrek hücumlar da davet eder­

se, Mehmet Gayur beye beni

(6)

biraderimiz de belki memnun olacakla rdır.Şu kadar ki,mahalle kavgalarına da havesim olmadığı ıçm. bu tarzda bir hitaba maruz kaldığım taktirde cevabı kendi­ nin vereceğini de aziz dostu- , muz unutmamalıdır

Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

Burhan Arpad, gezi notlarından öykülere, romandan tiyatro eleştirilerine kadar çeşitli türlerde yazdı, çeviriler yaptı. İstanbul Şehir Üniversitesi Kütüphanesi T a h a

Tarık Dursun K: Kolay Okunur Olmak (yazı) Tevfik Akdağ: Randevu (şiir).. Fakir Baykurt:

Peki hayatta hiçbir şeye bağımlı olmamış ve olmayacak bir insan olabilir mi?- Bu hayatta hiçbir şeyi önce alışkanlık haline getirmemiş sonra da onun bağım- lısı

[r]

Türk olmıyan klüplerin Galatasaray ta­ rafından ilk defa mağlûp edilmeleri tarihleri şunlardır: 1907 .de îmogene Ingiliz Bahriye takımı 0-2, 1908 de Moda

Sonuç olarak PE’li olgularda saptanan en s›k bulgular; klinik olarak nefes darl›¤›, gö- ¤üs a¤r›s›; fizik muayenede raller; haz›rla- y›c› risk faktörü olarak

Most of the studies focusing on which sectors are affected the most in the literature have been found to be the sectors where the economic crisis that emerged after

nin Atina seyahatleri mtinasebetile, Atina’nın merkez tiyatrosunda (Şekspir)’in Othello’su oynanacak, bu temsile Darülbedayi sanatkârlarından Bedia Muvahhit H.. da