'A v i . 'u u u v m u i
¡VWv\
1 K
^ 1
;
1 \ \ \
|s l \\
ffi
V
V
■fr • j?-~+rr~'*4tDünyada olan biteni oturm a odamızdaki en rahat koltuğa ku rulup anında izleye bildi kimbilir kaç on yıl oldu! “Elektronik ortam ”ların hayatı mıza getirdiği kolay lık lar say say b it mez; bir telefon ve tu şla rla d ü n y a n ın her yerine ulaşabili yor, istediğimiz mü zeye girip, istediği miz sanat galerisin d e n ç ık ab iliy o ru z. G ünlük g a z ete le ri de, kapıcının getir mesini beklemeden, bir sabah yürüyüşü yapıp bakkala gitme
den, yine bu elektronik ortamlar sayesinde oku yabiliyoruz. Bize, bankaya gitmeden para yatır mak, markete gitmeden alışverişi halletmek, ka- fede buluşmadan arkadaşlık yapmak, hatta ko kusunu bile almadan aşk yaşamak gibi, öğren mek istediğimiz her şeyi veren İnternet yakında
F o r how m any decades have we been able to watch what is going on in the world fro m the most com fortable chair in our own liv ing room? And today the benefits which electronic m edia have brought to our lives are too many to enum erate. With a telephone line and a keyboard we can now reach anywhere in the world, visit m useum s a n d g a l leries at will, a n d read the m orning newspapers without walking to the local shop in the morning. We can do hanking transactions without going to the hank, shop without going to the shops, chat to our friends without meeting in a café, and even con
duct love affairs without a lover in sight, via the Internet. All the trouble’ o f dealing with shop keep-Türkiye’de sahafların tarihi yüzyıllar öncesine dayanıyor. Müslüman İstanbul'un
sahafları bugünkü Beyazıt Sahaflar Çarşısı’nda sıralanırken Hıristiyan, Yahudi ve Levanten İstanbul’un sahafları Yüksekkaldırım’da bulunuyordu. Librairie de Péra ise Yüksekkaldırım sahaflarından günümüze kalan son örnek. / The history of antiquarian booksellers in Turkey goes back many centuries. While the book shops of Muslim Istanbul were gathered in the Booksellers Market in Beyazıt, those of the Christian, Jewish and Levantine communities were on Yüksekkaldırım in Pera. Librairie de Péra is the last surviving representative of the latter.
l a s i a a a a a M B i B i B M a B f B i a g i B i B f g i B B i a ä i B i B i a B i B J B f ^ l M ^ ¡ i ; ’d iu /a a b a ûmsmsssssssr ISfeJS
6 4
S K Y L IF E Ş U B A T F E B R U A R Y 2 0 0 0
ÜJE
Librairie de Péra’nm hikayesi, kitabı kütüphanede parmağıyla ara başucunda tutmayı, “ saklamayı" tercih eden insanların da hikaye
) bulduktan, kapağını şöyle bir okşadıktan sonra almayı, okuyup bitirene kadar aynı zamanda; Türkiye’deki “ eski ve nadir kitap piyasasT’nın tarihçesi. / The story of Librairie de Péra is at the same time the story of book lovers, who after discovering a book and stroking its cover keep it by their bed side until they have finished reading it; and also that of the old and rare book market in Turkey.
hep, yeniden alıcısı-satıcısı olacak. Tıpkı bugün olduğu gibi. Kasım ayı içinde 29. Kitap Müzaye desini gerçekleştiren “Librairie de Péra”nin hi kayesi, işte o saklanan kitapların ve onları seven insanların da hikayesi aynı zamanda; Türki ye’deki “eski ve nadir kitap piyasasının tarihçe si.
Sahafların tarihi yüzyıllar öncesine dayanıyor. 1600’lerde İstanbul'da Fransız Kralinın elçisi olarak gelen Antoine Galland, Kapalıçarşı’nın içindeki sahaflardan uzun uzun sözediyor. İstan bul yangınlarından birinde çarşının dışına taşı nan ve bugünkü Beyazıt Sahaflar Çarşısı’nı
oluş-those books which someone keeps will in time fin d new buyers and new sellers, just as they do today. The story o f Librairie de Pern, which held its 29th book auction in November is also the story o f hooks which people kept and loved, and the story o f anti quarian and rare books in Turkey.
The history o f Turkey ’s antiquarian book dealers goes back centuries. When French envoy Antoine Galland visited Turkey in 1672-1673, he wrote at length in his diary about the antiquarian book sellers in the great covered b a za a r o f Istanbul. That was a time when bookselling was still a pro fession with its own trade guild closed to outsiders.
I
s
jrcl
I
iyice yaygınlaşacak. Bakkallar da, banka m e murları da, bir insanla birlikte yaşamanın her türlü “sıkıntısı" da tarihten silinecek belki; dola yısıyla gazetelere, kitaplara da gerek kalmaya cak.
Hayır, hiç de öyle olmayacak. Çünkü hâlâ pek çok insan, aşkı nasıl dokunmadan yaşayamazsa, gazeteyi, kitabı da elinde tutmak isteyecek. Kita bı kütüphanede parmağıyla arayıp bulduktan, kapağını şöyle bir okşadıktan sonra almayı, okuyup bitirene kadar başucunda tutmayı, “sak lamayı” tercih edecek. Ve o saklanan kitapların
üflEDI
ers, batik clerks, and even living with another per son may become a thing o f the past, and similarly in future there may he no need fo r newspapers or books.
But no, that can never he, because just as many people cannot experience love without touching, so they will still want to hold a newspaper or a book in their hand. After finding the hook they want on the shelves, after running their fingers over the cover, they will still want to buy it, still keep it at their bedside until they have finished reading it, and still p ut it away on a shelf afterwards. And
66
Bugün Librairie de Péra’mn portföyünde Türkçe’nin yanısıra Osmanlıca, Arapça, Farsça, İngilizce, Almanca, Fransızca, İtalyanca, Rumca, Ermenice, Sırpça gibi dillerde Türkiye ile ilgili 40 bin kitap var. Müfterisi ise Türkiye ve Yakındoğu ile ilgili arattırma yapan kijiler, kurumlar, üniversiteler, kütüphaneler. / Today Librairie de Péra has a portfolio of 40,000 books about Turkey and the Near East in Turkish, Ottoman Turkish, Arabic, Persian, English, German, French, Italian, Greek, Armenian, Serbian and many other languages. Most of its customers are researchers and institu tions such as universities and libraries.
I
1
turan bu esnaf, Müslüman İstanbul’un sahafları. Hıristiyan, Yahudi ve Levanten İstanbul'un sa haflar çarşısı ise Yüksekkaldırım. Karaköy’den İstiklal Caddesi’ne çıkan ünlü tarihi yokuş, o yıl larda kitapçılarla doluymuş. Yüzyılın başına ka dar her türlü Avrupa dilinde kitaplar satılırmış orada.
Librairie de Péra, Yüksekkaldırım sahaflarından günümüze kalan son örnek. Tünel'deki tarihi Galata Mevlevihanesi’nin (bugün Divan Edebi yatı Müzesi) hemen karşı çaprazında. Sondan bir önceki sahibi Talya Nomidis. Dükkan Ma dam Talya’ya ünlü bir Bizans arkeologu olan babası Miltiadis Nomidis’ten kalmış. Şimdiki sa hibi Uğur Güracar, yıllarca sabahtan akşama ka dar gidip gelenle kitap sohbeti yaptığı dükkanı, 1984 yılında daha üniversite öğrencisiyken dev ralıyor; “kitapçı olarak işletmek” şartıyla ve için deki üç bin kitapla birlikte. Bugün Librairie de Péra’nin portföyünde Türkçe’nin yanısıra Os- manlıca, Arapça, Farsça, İngilizce, Almanca, Fransızca, İtalyanca, Rumca, Ermenice, Sırpça gibi dillerde Türkiye ile ilgili 40 bin kitap, altı bin yerli, iki bin yabancı müşteri var. Dükkanın hayatında ise, kataloglama ve kütüphanecilik programları, teklif mektupları, network, blanket orders, uluslararası kütüphane veri tabanları, int ranet, internet, web site, subscriptions, standing orders gibi kavramlar...
A fter one o f the fire s which freq u en tly swept through the city, the booksellers moved out o f this bazaar into a small one o f their own, today’s Beyazıt Sahaflar Çarşısı. Meanwhile, the city ’s Christian, Jewish and Levantine communities had their own booksellers on the street o f 'Yüksekkaldırım north o f the Golden Horn. This famous steep street linking Karaköy on the shore to istiklâl Caddesi at the top o f the hill was once filled with bookshops, and until the early years o f the 20th century books in every European language were to be found bere.
Librairie de Peru is the only surviving representa tive o f the Yüksekkaldırım booksellers today. It stands diagonally opposite the Galata Mevlevihane dervish lodge (tod ay the M useum o f D ivan Literature). The bookshop’s last owner, Talya Nomidis, inherited the shop fro m her fa th e r M iltiadis Nomidis, a distinguished B yzantine archaeologist. Its present owner is Uğur Güracar. who fo r years has passed his days in the shop not only selling books but discussing books with the many who drop by. He was still a university stu dent when he took over the shop and its stock of three thousand books in 1984, on the condition that he kept it as a bookshop.
Today Librairie de Peru has a stock o f forty thou sand books, not only in modern a n d Ottoman Turkish, but also books about Turkey in Arabic,
mrarararararararararararniriraFirToncin^iíuraraíFzlrOífOrrorarararpilT^rrut^froprrifrifriIrilrtitaSMaMaMSISJSEJSMSMSJaMaJaj ısı M ¡g ¡a s s ra 6 8 S K Y L IF E Ş U B A T -<j»> F E B R U A R Y 2 0 0 0
p g ja jg jç JM a rA ÎS J Æ c ^ ÎG lM ü ir g M j f j J [] M cL f îi ]J i:j. l r 'J rJ ii ll ı; j j r! : i -; j r ■ j ı ? Ji LİL iiî l^ L l![ iJ i1İ LU c] İ^ J5 l5 JB J5 I5 J5 JQ f5 JB IB JB f£ [1 5 J5 JB iB J5 J5 fB I5 f5 IS f^ J5 iM B jM B jE ÎJ M 5 jQ -3 j! ! ii w [gigigigjgiagiBIBigjBlBigMBJBigiBMBlBMBlBlBMBJBIBlBMBIBlBMBlBMBMBfBJgJBMBfBlBMBMgJBMBMgMBMBMBMİB , 0
L
Æ w s' I
Librairie de Péra’yi Madam Talya’dan henüz bir üniversite öğrencisiyken devralan Uğur Güracar, hem Türkiye’nin en eski kitabevinin sahibi, hem de Türkiye’de Cumhuriyet döneminin ilk kitap müzayedesini yapan k iji. / While still a university student. Uğur Güracar took over Librairie de Péra from Madam Talya, becoming the owner of Turkey's oldest bookshop. He is also the first person to organise book auctions in modern Turkey.
Eskiden lonca usulü, kapalı kapılar ardında ya pılan bir meslekmiş sahaflık. 1950’li yıllarda top lumsal hayattaki değişim, büyük kütüphaneli bol odalı eski evlerin yıkılıp apartman dairesine çevrilmesine, eski eşya gibi kitapların da piyasa ya dökülmesine neden olmuş. O zamanlar ok kayla satılan eşya şimdi nasıl m üzayedelerde milyarlarca liraya alıcı buluyorsa; artık kitaplar da aynı değeri görüyor. Siyasal Bilgiler ve Elekt ronik Mühendisliği okumasına karşın 15 yıldır sahaflık yapan Uğur Güracar, hem Türkiye’nin en eski kitabevinin sahibi, hem de Türkiye’de Cumhuriyet döneminin ilk kitap müzayedesini yapan kişi. Müşterileri artık yoldan geçen, otu rup çay kahve içerek akşama dek kitap sohbeti yapan meraklılardan öte, dünyada ve Türki ye’de, Türkiye ve Yakındoğu ile ilgili araştırma yapan kişiler, kurumlar, üniversiteler, kütüpha neler.
Eski ve nadir kitap satışının yanında “müzaye de” yapmaya, 1985 yılında başlamış Librairie de Péra. Amaçlarının “Türkiye’de eskicilik ile bir tu tulan bu ince işi bir meslek olarak kurmak” ol duğunu söylüyor Güracar.
Bugüne kadar beşbin kitabı meraklısına ulaştı ran Librairie de Péra’nin “Antika ve Nadir Kitap lar, Yazmalar, Osmanlı Ciltleri, Gravürler, Hari talar, Resimler, Özgün Baskılar, İmzalı Kitap ve Belgeler” müzayedesinin 29.’su geçen ayın son larına doğaı yine Pera Palas Oteli’nde yapıldı.
Persian, English, German, French, Italian, Greek, Armenian, Serbian a n d m any other languages. He has six thousand local a n d two thousand foreign customers. Life as an a n tiq u a r ia n bookshop owner today involves a host o f concepts, like cataloguing a n d library program m es, network, b lan ket orders, in te rn a tio n a l library databases, intranet, inter net, web sites, subscriptions, and standing orders.
The antiquarian booksellers’ trade suffered a had slum p with the transform atio ns o f the 1950s, when the large old houses with room fo r their own libraries were p u lle d dow n to m ake way f o r blocks o f flats, and the books went out with the old furniture, pour ing onto the m arket in huge quantities. Just as the furniture that at one time was sold by the kilo now sells fo r astronomical sums at auction, so old books are now valued once again. Although Uğur Güracar studied politics and electronic engineering at university, he has been an antiquarian hook dealer fo r the past fif teen years, and is the proprietor o f Turkey’s oldest ■ bookshop. He also organised the first public book auction held in Turkey since Ottoman times. While some o f his customers are still passers-by and book lovers who stay to talk about hooks over tea and coffee, the majority are researchers into Turkey and the Middle East, institutions, universities and libraries in Turkey and all over the world.
Librairie de Péra began organising auctions in 1985. Güracar explains that one o f his objectives was to restore the reputation o f antiquarian hook sellers as a respected profession at a time when they were dism issed as m erely a k in d o f j u n k dealer.
So fa r these auctions have foun d new owners fo r fiv e thousand books. The latest auction held as usual at the Pera Palas Hotel offered for sale not o nly a n tiq u a r ia n a n d rare books, but manuscripts, Ottoman bindings, maps, illustra tions, prints, signed hooks and documents, rang ing in value from 10 million to 10 billion Turkish liras ($20-$20,000). All these hooks and docu ments are rare, hut fo r various dijferent reasons. What are these reasons? Güracar explains. You
e
N
Ia
7 0
Değerleri 10 milyonla 10 milyar arasında deği şen bu kitapların ya da belgelerin en önemli ya nı, çeşitli '‘özellikleri" nedeniyle “nadir” olmaları. Nedir bu özellikler? Güracar anlatıyor: “Malze mesine bakıyorsunuz, bilmem kaç yıl önce, X usta tarafından tabak
lanmış; Z dağının keçi sinin derisinden! Artık dünyada hiçbir matba anın kullanmadığı bir hurufat kullanılmış. Bir daha kimsenin tekrar layamayacağı bir ebru süslemeye sahip. Artık başka bir çağa ait bir kağıda basılmış. Tabii bir de zamanın yarattı ğı tahrifat. Hem malze meyi, hem de malze meyi üreten insanlarıy la o devir bitmiş. Bu gün nasıl Grek heykeli y ap tıram azsan ız, bu kitabı da üretem ezsi niz. İşte Antika Kitap!” Güracar, “İnternet üze rinden eski kitap sat mak nasıl bir duygu” so ru su n u cev ap lıyo r son olarak: “Biraz tu h af g ö zü k eb ilir ama sonuçta İnternet de in sanların aradıkları kita bı bulabilecekleri bir araç sadece. Hem de çok güçlü b ir araç. Değil sahaflarda bir yı ğın kitap içinde eşele- necek vakti, marketten alışveriş yapacak vakti
bile olmayan günümüz insanının önüne, bir bil gisayar ve telefon hattı olan herhangi bir yer den, binlerce kitabı seriyorsunuz. Yazara, kitap adına, baskı yılına, yayınevine, konusuna göre aramalar yapabiliyor. Bence ne aradığını kesin likle bilen bir kişi için bulunmaz bir nimet. Ör neğin bizim de İnternet’te bir web sitemiz var ve şimdilik 25 bin eski kitabı içeriyor. Çok yakın bir gelecekte müzayede de dahil olmak üzere bütün branşlarımızı Internet’e taşıyacağız. Ben de küçük dükkanımda sahaflık yapacağım!” • * Emel Armutçu, gazeteci.
Bundan 15-20 yıl önce Sahaflar Çarşısı’nın önüne kamyonlarla gelip dö külen kitapların çoğu tozlu rafların konuğu olurmuş. Şimdi eski kitaplar, uluslararası eski kitap fuarlarında, müzayedelerde ve Internet’te satılıyor. Just 15 or 20 years ago trucks would tip out their loads of books at the Booksellers Market, and most of these would gather dust on the bookshop shelves. But today old and rare books find eager buyers at international antiquarian book fairs, auctions and over the Internet.
look at the binding, fo r instance, and see that it is made o f leather tanned so many years ago by craftsman X, from the hide o f goats on mountain Z! The typeface is one no longer used by any print er anywhere in the world, the marbling is o f a k in d th at no one is capable o f duplicating today, or it is printed on paper from another era. Of course you have to take into account the wear and tear o f time. Both materials and the craftsm en who m ade them belong to a long gone past. Just as it is impossible to commis sion an ancient Greek sta tu e today, so yo u cannot reproduce such a book. That is what an antiquarian book is!' A n d w hat does Giiracar think, about selling a n tiq u a ria n books over the Internet? The Internet is ju st a vehicle f o r people to fin d the books they are looking for. But it is a very powerful vehicle. People today have not got the time to go shop ping fo r their groceries, never m in d search through h undreds o f books in antiquarian bookshops. Instead, wherever there is a com puter a n d a tele phone line available, you have only to enter such information as the author, title, publication date, publisher, or subject to quickly fin d the books in which you are interested from among thousands. This is an indispensable tool fo r the person who knows what they are looking for. For example, we have a web site which currently offers twenty-five thousand old and rare book titles. Very soon all our activities, even the auctions, will take place over the Internet, and I will not even have to leave
my tiny shop!’ •
’ Emel Armutçu is a journalist.
7 2
S K Y L IF E Ş U B A T — F E B R U A R Y 2 0 0 0
Kişisel Arşivlerde Istanbul Belleği Taha Toros Arşivi