• Sonuç bulunamadı

Fakir Baykurt'u öldüren

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Fakir Baykurt'u öldüren"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

[email protected]

SIFIR NOKTASI/

ORAL ÇALIŞLAR

l'b* \

0.9

Fakir Baykurt’u Öldüren.

Fakir ağabey, arkasından yazı yazılacak insan değildi. O nunla yaşam ı paylaşm ak, idealleri paylaşmak, sanat ve kültüre ilişkin bir dünyayı pay­ laşmak, özgürlüğe ilişkin, sos- yalizmevilişkin umutları paylaş­ m ak anlam lıydı. Fakir B ay- kurt’un ölümünün ardından TV kanalları, siyasetçilerimiz, ga­ zeteler övgü yazıları yazıyorlar. O, bütün bunları ve daha faz­ lasını da hak etmişti.

Fakir Baykurt bu övgüleri hak etmişti de, hapishaneleri hak etmiş miydi? Ülkesini terk edecek kadar baskı görmeyi hak etmiş miydi? Askeri dar­ beleri, bu ülkenin değerlerini yitirdiğimizde yeniden hatırlıyo­ ruz. Örneğin geçenlerde yitir­ diğimiz Can Yücel’in de geç­ mişine yöneldiğimizde askeri hapishaneleri görüyoruz. Aynı şey Fakir Baykurt için de ge­ çerli. Fakir Baykurt, tarihimi­ zin en büyük öğretmen örgü­ tü Türkiye Öğretmenler Sendi­ kasının (TÖS) genel başkanı ol­

duğu için 12 Mart 1971 aske­ ri darbesinden sonra tutuklan­ dı, diğer öğretmen arkadaşla­ rıyla birlikte aylarca hapis yat­ tı. 12 Eylül öncesi ise, her gün aydınları hedef alan ülkücü ci­ nayetlerin hedefi olmamak için Alm anya’ya yerleşti. Arkasın­ dan 12 Eylül 1980 askeri dar­ besi geldi ve uzun yıllar Türki­ ye’ye adımını atamadı.

Hepimiz Fakir Baykurt’u çok seviyoruz. Can Y ü ce l’i, Aziz Nesin’i de seviyoruz. Am a on­ ları hapse atan zihniyet hâlâ Türkiye’yi yönetmeye devam ediyor. Komünizm, solculuk ve demokrasi düşmanlığı bu ülke­ ye yön veriyor.

Geçmişin birçok ilerici ve de­ mokratı ne yazık ki, bugün bu ülkeye yön veren anlayışı d e s­ tekler hale geldiler. A cı olan bu.

Fakir Baykurt, Özgürlük ve Dayanışma Partisi’nden (ÖDP)

neden aday olmuştu? Can Yü­ cel neden aday olm uştu? N e­ den onlar, her şeye rağmen demokrasi diyorlardı? Milliyet­ çiliğin peşine takılmıyorlardı. Fakir Baykurt’u bugün büyük bir onurla ve acıyla anıyorsak, biraz da onun durduğu yeri görmeli ve onun mesajını da an­ lamaya çalışmalıyız.

Fakir A ğ a b e y ’ le 12 Mart 1971 ’de M am ak Askeri C eza- evi’ni paylaşmıştık. Onun de­ mokrasiyi, özgürlükleri ve öğ­ retmen hareketini savunan çiz­ gisi hemen hiç değişmedi. 20 yıl kadar önce, Alm anya’ya gi­ diş hazırlıkları yaptığı dönem ­ de, son kez evinde görüştüğü­ müzde, umutlu ve gülüm se­ yen gözlerini endişe sarmıştı. Türkiye’nin bir felakete sürük­ lendiğini görmüştü. O, ülkesi­ ni terk etmek zorunda kaldı. Yüreğini de buralarda bırakıp gitti. Bu topraklarda yetişm iş­

ti, Köy Ensitütüsü kuşağının sontemsilcilerindendi. Bir kül­ türün, yok edilmek istenen bir tarihin sem bolü gibiydi. Yıllar sonra cezaevinden çıkıp yurt- dışına gittiğimde, sekiz yıl ka­ dar önce bir sem pozyum da birkaç gün birlikte olduk. Kar­ şılaştığım ızda büyük bir ö z­ lemle kucaklaştık. Sosyalizm üzerine her türlü endişenin ve um utsuzluğun yaşandığı bir dönemdi.

Ortak kaygılar içinde bulun­ duğumuzu saptadık. O to p ­ lantıda, sosyalizm in hâlâ in­ sanlığın eşitlik ve özgürlük kav­ gasının temel yönelimi oldu­ ğunu birlikte savunduk. Siya­ si Islamın yükselişi henüz baş­ lamak üzereydi. Köy Enstitü- leri’ni yok eden, askeri darbe­ lerle demokrasiyi ayaklar altı­ na alan anlayışı, sola karşı di­ ni bir kalkan olarak kullanma­ ya kalkmalarının bu gelişmenin

T J t f C 2 î j

asıl nedeni olduğunu söylü­ yordu.

Ç özüm ü ise dem okraside görüyor ve bunu özellikle vur­ guluyordu.

★★★

Fakir Baykurt’un ölümü, bi­ ze yeniden Türkiye’ye yön ve­ ren anlayışın ne kadar acım a­ sız ve geri olduğunu hatırlattı. Bu topraktan yetişmiş bir ya­ zarın yurtdışında yaşam ak ve orada yaşlanmak durumunda kalmasının ne dem ek olduğu­ nu yaşayan bilir. Ülkücü cina­ yetlerin kol gezdiği bir dönem ­ de Türkiye’yi terk etmek zo­ runda kalmıştı. 20 yıl sonra on­ ların iktidar olacağı bir seçim kampanyasının sosyalist ada­ yıydı.

Hapishaneler, yurtdışı sür­ günleri ve kansere yenik düşen bir sosyalist kültür adamı. Bir yazar, bir aydın. Bir öğretmen önderi. Türkiye, onunla hiç gu­ rur duymadı.

Şimdi ardından övgüler dü­ zülüyor..

İstanbul Şehir Üniversitesi Kütüphanesi Taha Toros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

12 Mart 1971 muhtırası ile 12 Eylül 1980 darbesi arasında sağ ve sol ideolojik rekabetin gelişimi ve bu rekabetin Türkiye’de nelere mâl olduğunun gösterilmesi

1970’li yılların sinemasına damga vurmuş bir diğer olay ise “erotik” filmlerdir. 1970’lerin getirdiği özgürlük rüzgarından etkilenen sinemada, seks

12 Eylül 2010 tarihinde gerçekleştirilen anayasa referandumu sonrası gerçekleşen olaylar sonrasında yaptığı açıklamalarda, ABD’de iken 12 Eylül ile ilgili olarak hiç

Celal Bayar, Refik Koraltan ve Fuad Köprülü partinin daha demokratik bir yapıya kavuşturulmasını isterler; ancak isteklerinin reddedilmesi üzerine görüşlerini basına

1) “Son zamanlarda bazı basın organlarında, kamu ve diğer kuruluĢlar arası sürtüĢmeye neden olan, kuruluĢlar ile basın arasında devam eden bazı

12 Eylül 1980 askeri müdahalesi öncesinde Buca Belediye Başkanı unvanını taşıyan, 6 Kasım 1983 seçimleri için de Milliyetçi Demokrasi Partisi İzmir 1. sıra

89 Sanayi, program kavramına biçim ve içerik vermekte, böylece başta emek ve sermaye olmak üzere en önemli ekonomik kategorileri somut, hesaplanabilir, tartışılabilir

2 Eylül'de yine Kozak Yaylası’nda bulunan Bergama- Kaplan Köyü’nde bulunan Maden Ocağına verilen ÇED izninin ardından Dikili-Çağlan, Bergama-Yerlitahtacı ve