• Sonuç bulunamadı

Karagöz de elden gidiyor!

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Karagöz de elden gidiyor!"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

AYFA: 2 Cumartesi. 4 NİSAN 1959---" - - » > 0 ' t ( ¿

(ÉÉilllWlWHIllinffllIHmttWMimHIWIIHIIIIUllinHnUIIHUiltUUHHmilillUmilHilíHHBHimníiMílWHáálíJIÍHHniHmHMmillllllimUaKmUlllUilMIlillUUlIfUliWíMIiímHIlMUiliüUlliiUJUii.itai.B1

^V ,v: .i ' -V S:'.:.:

PENCERESİNDEN

Y

unanlı dostlarımız Paris’deki Milletlerarası Tiyatro Festivaline bizim Karagöz ile gidi - yorlarınış, giderler. Karagöze Yunaıı icadı diyor- larmış, derler. Çünkü .verniyenin malını yerler. Kızmağa, söylenmeğe hiç hakkımız yok.

Karagöz bizim tapulu malımızdır, ama sâlıip olmasını bildik mi? Garp dünyasında üç beş ilim adamından başkasına Karagöz’iin bizim malımız ' olduğunu iyice anlatabildik mi? Hayır. O halde ne diye döğüniiyoruz? Yemiycnin inalını yerler, malına sahip olmayanın elinden, bir punduna getirip tapusunu bile alırlar.

Ben bu işi biraz yakından bilirim de. onun İçin böyle kötümserimdir. Karagöz’ün bizde can çekiştiği bir devirde, bundan 10 yıl evvel. Paris- d,ç bulunuyordum. Büyük Türk dostu Profesör Gılbriel ile birlikte Paris Üniversitesinde Türk kü.Vürüne dair bir konferans serisi tertip ettiği­ miz zaman, Karagöz mevzuu da bana düşmüştü. Tarikinden başlayarak felsefesine kadar işlediğim bu nnevzuu üç konferansa sığdırdımdı. Memleke­ te dö.siince de, o -zamanlar Basın - Yayın Umum Müdii.vi «lan dostum Halim Alyot, büyük bir anlayış* ve kadirşinaslık göstererek, bu koııfe - ransîarf. renkli Karagöz tasvirleriyle birlikte, hakikaten öğiinülecek bir baskı nefasetiyle neşretti.

Eserilı Fransızcası çabucak tükendi. Isvecçe- ye, Arap (ve İbranî dillerine tercüme edildi. Dün­ yanın her! yerinden mektup üzerine mektup yağ­ dı. Meraktılar, tiyatro tarihine dair eser yazmak îstevenler. muhtelif üniversitelerde doktoru ha - zırlayanlar. amatör ve profesyonel tiyatro teşek­ külleri. ilâ (l. benden ve Basın - Yayından müte­ madiyen kiltap istiyorlardı. Dostum Halim Al - vot, eseri lVıgilizccyc tercüme ettirerek yeniden bastırdı ve Hıer tarafa gönderdi. Ama binlerce nüsba, çabu rak dağılıverdi ve tükendi.

Geçen y.d Ruınenleı-ln daveti üzerine

Bük-ıw nım w w H iw w w m m m nı m ısııım ifiımıııiünm 'TiıııınınıınıiMtHiiiiımııtıiMif’.iHitHüiiHtrtlVtrtl

K a r a g ö z d e

E ld e n g i d i y o r !

S İ Y A V U S G I L

reş’deki Milletlerarası Kukla Tiyatroları Festi - valine giderken, oradaki meraklılara dağıtmak üzere bir kaç nüshasını götüreyim, dedim. Bana, kalmadı, yeniden basacağız, dediler. Ben de elim­ de kalmış bulunan son birkaç nüshayı götürüp dağıttım. Fakat herkes istiyordu. Her memleke - tin kendi kukla tiyatrosuna dair kurak dolusu kitap ve broşür dağıttığı bir festivalde:

— Efendim, biz bu Karagöz'ün yeni tnb’ını henüz yapamadık, buraya da Karagöz oynatacak birini getiremedik demenin zorluğunu sİ* tasav­ vur edin.

Yine geçen yıl, Belçika’nın Uege şehrinde, Bükreş’dekine benzer bir kongre ve festival ya­ pıldı. Karagöze dair bir konferans vermek ürere davet edildim, fakat gidemedim. Bııgimkti gün - de Belçikalaıa gidip gelmek kolay değil. Dışarı­ da memleket propagandasını düzenlemek mev­ kiinde hıtltımııılarm nasıl çalıştıklarını, lıangl plân ve programla iş gördüklerini kimse bilmez. Hani öyle kimin neyi bildiğini, kimin nereye 11e iş için giderse muvaffak olacağını kestirebilen bir propaganda teşkilatımız henüz kurulmamış ki, böyle fırsatlardan istifade edip kültürümüzü dışarıda ehil insanlarımızla tanıtalım.

Şu Karagöz misalinde de öyle olacaktır, ta - bii. Biraz telâşlanacağız, Paris’deki kültür ve,şa Basın Ataşesine telgraf çekeceğiz. Aman, gözünü aç da Karagöz’ü Yunanlılara kaptırma, diyece­ ğiz. Ama Ataşe 11e yatısın? Karagöz hakkında ne bilir ki, gidip derd anlatsın? Hem sonra, progru- ını aylarca evvel hazırlanmış bir Milletlerarası Tiyatro Festivalinde Yunanlı dostlarımızın Kara­ göz oynatmasına nasıl ve ııc hakla mâni olabilir? Biz dışarıdaki propagandamızı, içeride, perde arkasında Karagöz oynatarak tertipledikçe, kül­ türümüzün tapulu mallarını birer ikişer başka­ larına kaptırmağa mahkûmuz, efendini. Bilmem, anlatabildim mi?

Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

The more deformed the duodenal bulb, the higher the incidence of recurrence of duodenal ulcer (P = 0.03).CONCLUSION: There is a correlation among deformity of duodenal bulb,

Bedia Akarsu g;bi düşünüyor, Nusret H ızır’dan yalnız­ ca bizim ¡cin değil, bütün dünya için geçerli.. büyük yopıtlor bekliyorum Peki, bu büyük

Ancak, ANAP Genel Başkan Yardımcısı .Halil Özsoy, geçen hafta yaptığı b a­ sın toplantısında Özal'ın cum ­ hurbaşkanı olduktan sonra da cum a namazlarına

Genç kadın ve özellikle bereli kız portresindeki genel hava, Osman Hamdi Bey’in kadın portrelerinde yüzlere verdiği sükunet ve masu­ miyet görünümüne

Baş vekâlet m üsteşarı, tem yiz, şûrayı devlet, divanı m uhasebat

Yıldız 2001 yılında Boğaziçi Üniversitesi Fizik Bölümü’nden mezun olduktan sonra, Illinois Üniversitesi’nde biyofizik alanında yaptığı dok- tora süresince

Vogel, biyolojik sistemlerin do¤al olarak kendilerini kopyalayabildiklerini, ama bunu yapabilmek için hem nanölçülerden çok daha büyük olan boyutlar›ndan, hem de son

Hâmid’in Ispanya’ daki arab hâkimiyeti hakkın- daki bilgilerinin derin ve sabırlı araştırmalar mahsulü bulunmayarak bu husustaki malûmatının hemen yegâne