• Sonuç bulunamadı

Multipl Endokrin Neoplazi TipIde Osteoporoz: Olgu Sunumu Olgu Sunumu

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Multipl Endokrin Neoplazi TipIde Osteoporoz: Olgu Sunumu Olgu Sunumu"

Copied!
4
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Multipl Endokrin Neoplazi Tip-I'de Osteoporoz:

Olgu Sunumu

Osteoporosis in Multiple Endocrine Neoplasia Type I: A Case Report

Multipl endokrin neoplazi ço¤unlukla paratiroid, endokrin pankreas ve anterior hipofiz tümörleri ile prezente olan nadir otozomal dominant kal›t›ml› kanser sendromudur. Primer hiperparatiroidizm vakalar›n %90'›ndan daha fazlas›nda ortaya ç›kan en yayg›n klinik tablodur. Osteoporosis MEN tip-I'deki primer hiperparatiroidizmin s›k ve erken bir komplikasyonudur. Bu olgu sunumunda düflme sonras› humerus, femur ve L4 vertebrada k›r›k ile baflvuran 39 yafl›nda MEN tip-I tan›l› olgu literatür ›fl›¤›nda de¤erlendirilmifltir. (Osteoporoz Dünyas›ndan 2008;14:40-3)

Anahtar kelimeler: Multipl endokrin neoplazi, hiperparatiroidizm, osteoporoz

Multiple Endocrine Neoplasia type I (MEN type-I) is a rare autosomal dominant hereditary cancer syndrome presented mostly by tumours of the parathyroids, endocrine pancreas and anterior pituitary. Primary hyperparathyroidism is the most common clinical expression in affected patients, present in more than 90% of cases. Osteoporosis is a frequent and early complication of primary hyperparathyroidism in MEN type I. A case with a diagnosis of MEN type-I, 39 years old, pre-sented with humeral, femural and L4 vertebral fractures after falling is evaluated in the view of the literature in this case report. (From the World of Osteoporosis 2008;14:40-3)

Key words: Multiple endocrine neoplasia, hyperparathyroidism, osteoporosis

Y

Yaazz››flflmmaa AAddrreessii//AAddddrreessss ffoorr CCoorrrreessppoonnddeennccee:: Dr. Kurtulufl Kaya, Ankara Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon E¤itim ve Araflt›rma Hastanesi, 3. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Klini¤i, Ankara, Türkiye Tel.: 0312 310 32 30/329 Gsm: 0505 801 52 68 E-posta: [email protected] GGeelliiflfl TTaarriihhii:: 21.05.2008 KKaabbuull TTaarriihhii:: 18.08.2008

Kurtulufl Kaya, Ebru Özcan, Sumru Özel

Ankara Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon E¤itim ve Araflt›rma Hastanesi, 3. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Klini¤i, Ankara, Türkiye

Summary

Özet

Olgu Sunumu /

Case Report

40

Girifl

Multipl endokrin neoplazi tip-I (MEN tip-I), paratiroid, an-terior hipofiz ve gastroenteropankreatik endokrin dokula-r›n hiperplastik ve neoplastik bozuklu¤u ile karakterize na-dir görülen otozomal dominant kal›t›m gösteren kanser sendromudur (1,2,3). Üç ana organdan en az ikisinde lez-yon oldu¤unda klinik MEN tip-1 tan›s› konulur. Her iki cins-te benzer da¤›l›m göscins-terir, familyal ve sporadik olarak iki farkl› formu tan›mlanm›flt›r (1).

MEN tip-1 prevelans›n›n 0,01-2,5/100.000 oldu¤u tahmin edilmektedir (4). MEN tip-1 11. kromozomda yer alan MEN tip-1 tümör supresör genin mutasyonu sonucu ortaya ç›k-maktad›r. En s›k ve genellikle ilk ortaya ç›kan klinik tablo primer hiperparatiroidizmdir (PHPT), vakalar›n %95’inde görülmektedir. ‹kinci s›kl›kta tutulum yeri pankreas

adac›k-lar›d›r (insülinoma, gastrinoma) vakalar›n %30-80’inde or-taya ç›kmaktad›r. Anterior hipofiz adenomlar daha az s›k-l›kta görülürler (%15-90). Dördüncü ana komponenti ise adrenal kortikal tümörlerdir (%25). Hastalar nefrolitiyazis ya da hiperkalsemi gibi hiperparatiroidizmin di¤er bulgula-r› ile baflvurabildi¤i gibi peptik ülser ya da hipoglisemi semptomlar›yla da baflvurabilirler (1,5,6).

Bu yaz›da düflme sonras› multipl k›r›k ile baflvuran ve MEN tip-1 tan›s› alan olgu literatür ›fl›¤›nda de¤erlendirilmifltir.

Olgu

39 yafl›nda kad›n hasta basit düflme sonras› yürüyememe fli-kayeti ile ortopedi klini¤ine baflvurdu¤unda sa¤ humerus cisim, sol femur boyun ve L4 vertebra k›r›¤› tesbit edilmifltir (Resim1,2,3). Hastan›n serum kalsiyum ve parathormon

(2)

(PTH) seviyelerinde yükseklik saptanmas› üzerine patolojik k›r›k düflünülerek nedenleri araflt›r›lm›flt›r. Abdominal ul-trasonografide karaci¤er ile sa¤ böbrek üst polü aras›nda solid kitle lezyonu saptanmas› üzerine çekilen abdominal manyetik rezonans görüntüleme (MRG) tetkikinde sa¤ sür-renal inferior kesiminde, sürsür-renal gövdesinden kaynakla-nan T1A sekanslarda hipointens, T2A sekanslarda hiperin-tens görünümlü 51x46x43 mm boyutunda kitle saptanm›fl-t›r (Resim 4). Hastada bu kitleye ba¤l› patolojik k›r›k düflü-nülerek radyasyon onkolojisi taraf›ndan abdominal bölge, sol kalça ve sa¤ üst ekstremiteye radyoterapi uygulanm›flt›r. K›r›klara yönelik cerrahi giriflim ve traksiyon uygulamas› ya-p›lmam›flt›r. Humerus k›r›¤› için omuz ask›s› verilen hastaya ambule olamad›¤› için L4 vertebra k›r›¤›na yönelik operas-yon düflünülmemifl ve korse verilmemifltir.

Serum PTH seviyelerinde yükseklik nedeniyle yap›lan tiro-id USG’de her iki lobda paratirotiro-id lojuna uyan bölgede hi-poekoik lezyonlar (paratiroid adenomu) ve tiroitte multipl nodüller saptanm›flt›r. Bu sonuçlarla endokrinoloji klini¤i taraf›ndan MEN-tip1 ön tan›s› ile araflt›r›lmaya devam edil-mifltir. Serum ACTH, prolaktin, growth hormon düzeyleri normal seviyelerde bulunmufltur. Yirmidört saatlik idrarda kortizol düzeyi yüksek gelen hastaya 2 ve 8 mg deksame-tazon supresyon testi uygulanm›fl ve kortizol yüksekli¤inin adrenal kaynakl› oldu¤u (adrenal Cushing sendromu) dü-flünülmüfltür. Hipofiz dinamik MRG’de anterior hipofiz sa¤ kesiminde kontrast madde enjeksiyonu sonras› hipofiz

pa-rankimine göre hipointens izlenen 4x3 mm boyutunda no-düler görünüm tesbit edilmifl ve mikroadenom lehine yo-rumlanm›flt›r (Resim 5). Hastaya s›ras›yla transsfenoidal hi-pofiz adenom eksizyonu, 15 gün sonra paratiroid eksizyo-nu (paratiroidektomi+sternokloidomastoid kasa paratiro-id implantasyonu), timektomi ve tiroparatiro-idektomi operasyon-lar› uygulanm›flt›r. Paratiroidektomi sonras› hipokalsemi geliflen hastaya calcitriol 0,5 mcg 2x2, 2 gr/gün oral kalsi-yum ve levothyroxine sodium tb 1x1,5 bafllanm›flt›r. PTH seviyeleri normal seviyelere gerilemifltir. Calcitriol ve oral kalsiyum ile paratiroidektomi sonras› düflük olan serum to-tal kalsiyum ve iyonize kalsiyum seviyeleri normal s›n›rlara yaklaflm›flt›r. Daha sonra da sa¤ sürrenalektomi uygulan-m›flt›r. Sürrenalektomi sonras› dahili problemleri (addison krizi riski) nedeniyle k›r›klar›na yönelik ortopedik cerrahi giriflim düflünülmemifltir. Ortopedi klini¤i hastan›n fizik te-davi ve rehabilitasyon program› ile mobilize edilmesini önermifltir ve kas kuvvetlendirme egzersizleri ile kemik ya-p› ve kas gücünde iyileflme sa¤land›ktan sonra operasyon aç›s›ndan hastay› yeniden de¤erlendireceklerini belirtmifl-lerdir. Hasta, immobilizasyonun kemik ve kas dokusuna olan olumsuz etkilerinin önlenmesi için mobilizasyon amaçl› klini¤imize kabul edilmifltir.

Biyokimyasal parametre olarak serum total kalsiyum 7.0 mg/dl (8,5-10,5), iyonize kalsiyum 3,8 mg/dl (4-5,3), iyonize fosfor 2,4 mg/dl (2,5-5,0) ALP 161 U/L (40-150) iken; serum PTH 2,26 pmol/L (1,6-6,9), 25-OH vitamin D3 40,9 nmol/L (20-120) olarak normal s›n›rlarda saptanm›flt›r. Hastan›n öz-geçmiflinde 8 y›l önce nefrolitiyazis nedeniyle operasyon öyküsü mevcut iken, soygeçmiflinde özellik bulunmamak-tad›r. Yaklafl›k 6 ayd›r yatakta immobil olan hastan›n otur-ma dengeleri, yatakta dönme ve do¤rulotur-mas› mevcut de¤il-di. Her iki üst ekstremite eklemlerinde eklem hareket aç›k-l›kl›¤› tamd›, sa¤ omuz abduktör ve fleksör kas gücü 2/5 idi. Sol alt ekstremite kalça fleksiyonu 0-90º limitli, iç ve d›fl ro-tasyon eklem hareket aç›kl›¤› artm›fl, sol alt ektremite

isti-R

Reessiimm 11.. Sa¤ humerus cisim k›r›¤›

R

Reessiimm 22.. Sol femur kollum k›r›¤›

R

Reessiimm 33.. L4 vertebra k›r›¤›

R

Reessiimm 55.. Anterior hipofiz sa¤ kesiminde kontrast madde enjeksiyonu sonras› hipofiz parankimine göre hipointens izlenen 4x3 mm boyutunda nodüler görünüm

R

Reessiimm 44.. Sa¤ sürrenal infe-rior kesiminde T2A sekans-da hiperintens görünümlü 51x46x43 mm boyutunda kitle lezyonu

Kaya ve ark. Multipl Endokrin Neoplazi Tip-I'de Osteoporoz Osteoporoz Dünyas›ndan

(3)

rahat halinde d›fl rotasyonda idi. Sol kalça fleksör ve diz eks-tansörlerinde kas gücü 2/5, sol ayak bile¤i ve sa¤ alt ekstre-mite motor gücü 4-5/5 idi. Sol femur boynunda k›r›k nede-niyle fraktürün distal segmenti iliak kanat düzeyine kadar yer de¤ifltirdi¤i için sol alt ekstremitede sa¤a göre 8 cm’lik gerçek k›sal›k tespit edilmifltir.

Hastadaki mevcut kas güçsüzlü¤ünü araflt›rmak için yap›lan EMG ile sa¤ brakial pleksusun üst trunkusunun rejeneras-yon gösteren parsiyel lezrejeneras-yonu saptan›rken, sol alt ekstremi-tede kalça ve diz fleksiyonundaki motor defisi aç›klayacak bulguya rastlanmam›flt›r. Ayr›ca sa¤ omuz MRG’de supras-pinatus, infraspinatus ve subskapularis tendonlar›nda elon-gasyon, biceps tendonunda rüptür saptanm›flt›r.

Dual Photon X-Ray Absorbsiyometri (LUNAR) ile yap›lan lomber ve femur kemik mineral yo¤unlu¤u ölçümünde

fe-mur boyun KMY:0,406 g/cm2, T:-4,8, Z:-4,6; L2-L4

KMY:0,757, T:-3,7, Z:-3,7 olarak saptanm›flt›r. Endokrin bö-lümüyle ortak olarak osteoporoza yönelik tedavinin kalsi-yum ve aktif D vitamini ile sürdürülmesine karar verilmifltir. Hipokalsemi riski nedeniyle bifosfonat kullan›lmam›flt›r. Rehabilitasyon program›na yönelik olarak uygulanan pa-sif eklem hareket aç›kl›¤›, aktif asistif, aktif, rezistif egzer-sizler, postür ve denge koordinasyon egzersizleri sonra-s›nda hasta desteksiz oturur hale gelebilmifltir. T‹LT prog-ram›n› tamamlayan hasta sol posterior shell ve sola 7 cm k›sal›k takviyesi ile paralel barda vertikalize hale gelebil-mifltir. Sa¤ omuz çevresindeki 2/5 motor defisit taburcu-lukta 3/5; sol diz ekstansiyonundaki 2/5 motor defisit ta-burculukta 4/5 olarak iyileflme gösterirken; sol kalça flek-siyonunda 2/5 düzeyindeki motor güçsüzlükte iyileflme ol-mam›flt›r. Osteoporoz tedavisi aç›s›ndan takibe al›nan hasta yeniden ortopediye yönlendirilerek taburcu edil-mifltir. Ortopedi klini¤i taraf›ndan sol femur boyun k›r›¤›-na yönelik kalça hemiartroplasti operasyonu uyguland›¤›, daha sonra da humerus k›r›¤›na yönelik giriflim planland›-¤› ö¤renilen hasta kontrole ça¤r›lm›flt›r.

Tart›flma

MEN tip-I farkl› endokrin sistemlerde multisentrik bafllan-g›çl› patolojik de¤iflikliklerle karekterize otozomal domi-nant kal›t›ml› hastal›kt›r (7). En s›k ortaya ç›kan kompo-nenti olan paratiroid tümörler PTH’n›n afl›r› üretilmesi ne-deniyle PHPT ve hiperkalsemiye neden olmaktad›r. Özel-likle PTH seviyesinin iki kat art›fl göstermesi ve hafif hiper-kalsemi bile osteoporoz riskini artt›rmaktad›r. (8). Özellik-le 35 yafl›ndan önce PHPT geliflen kad›nlarda iskeÖzellik-let doku-da kemik rezorbsiyonu ve k›r›k riskinde art›fl olmaktad›r (1). Yap›lan çal›flmalar femur boynu kemik kitlesinin lom-ber bölgeden daha fliddetli etkilendi¤ini göstermektedir (8,9). Olgumuzda da femur boynu KMY sonuçlar› lomber bölgeye göre daha düflük olup, sol femur boynunda dep-lase bir k›r›k tespit edilmifltir. Ayr›ca da L4 vertebrada an-terior kompresyon fraktürü saptanm›flt›r. Belirgin oste-oporoz ve kemik yap›n›n yetersizli¤i nedeniyle k›r›klara yönelik artroplasti gibi ortopedik cerrahi giriflimlerin

ba-flar›s›z olabilece¤i; radyoterapi etkisiyle yara iyileflmesinde gecikme olabilece¤i endiflesi ve hastan›n tan›s›na yönelik ileri tetkiklerinin devam etmesi nedeniyle k›r›klara yöne-lik cerrahi giriflim düflünülmemifltir. Hastan›n MEN tip-1 ile ilgili aile öyküsü yoktu, sporadik bir vaka idi. Bu nedenle MEN tip-1 aç›s›ndan herhangi bir tarama testi yap›lma flans› da olmam›flt›r. PHPT’in neden oldu¤u multipl iskelet k›r›klar› ile hastal›k tesbit edildi¤i için paratiroid tümörle-rin uzun süre önce geliflmifl olmas› muhtemeldir. Litera-türde MEN tip-1 ile iliflkili paratiroid tümörlerin tipik ola-rak 20-25 yafllar› aras›nda bafllad›¤› belirtilmektedir (1,8). MEN tip-1 ile iliflkisiz PHPT’e neden olan sporadik paratiro-id tümörlerin tedavisinde sadece paratiroparatiro-id bezi rezeksiyo-nu yap›l›rken; MEN tip-1 ile iliflkili paratiroid tümörlerin te-davisinde paratiroid dokunun ototransplantasyonu ile bir-likte total paratiroidektomi ve timektomi uygulanmakta olan tedavi seçene¤idir. MEN tip-1 ile iliflkili PHPT tedavisi yüksek oranda PHPT’in rekürrens göstermesi (dirençli hi-perparatiroidizm) nedeniyle güçtür. MEN tip-1’li hastalarda paratiroidektomi sonras› postoperatif hipoparatiroidizm ve hipokalsemi de ortaya ç›kabilmektedir. Bu tür vakalarda bazen k›sa süreli, bazen de ömür boyu kalsiyum ve D vita-mini kullan›lmak zorunda kal›nabilir (7). Olgumuzda da pa-ratiroidektomi yap›lm›fl, küçük bir paratiroid dokusu ster-nokleidomastoid kasa implante edildi¤i halde hipokalsemi geliflmifltir ve calcitriol 0,5 mcg 2x2, 2 gr/gün oral kalsiyum ile serum kalsiyum seviyeleri normal s›n›rlar›n alt limitine çekilebilmifltir. PTH seviyelerinin normal s›n›rlarda seyret-mesi olgumuzda flimdilik dirençli hiperparatiroidizm tablo-su geliflmedi¤ini göstermektedir.

PHPT nedeniyle geliflen osteoporoz tedavisinde paratiro-idektomi yan›nda uygun hastalarda bifosfonatlar kullan›la-bilmekle birlikte olgumuzun serum kalsiyum seviyeleri nor-mal de¤erlerin alt s›n›r›nda seyretmesi ve bifosfonatlar›n hipokalsemiye e¤ilim yaratabilece¤i endiflesi ile osteoporoz tedavisine aktif D vitamini ve kalsiyum ile devam edilmek-tedir (10,11). Literatürde PHPT kontrol alt›na al›nd›ktan sonraki ilk 12 ay içinde kemik mineral yo¤unlu¤unda an-laml› iyileflmeler sa¤lanabilece¤i bildirilmektedir (8,12). Hipofiz ve enteropankreatik tümörlerin ço¤u nonfonksiyo-neldir. Daha az s›kl›kla hormon sekrete edebilirler. Serum ACTH, prolaktin, growth hormon düzeylerinin normal ol-mas› hipofizer tümörün nonfonksiyonel oldu¤unu göster-mektedir. Adrenal kaynakl› tümörlerin de ço¤u nonfonksi-yonel olmakla birlikte adrenal Cushing sendrom ve feokro-masitoma gibi klinik tablolar ortaya ç›kabilmektedir (6). MEN tip-1’de görülen adrenal adenomalar›n kortizol içe-renleri de kapsayabilmesi Cushing sendromunun ay›r›c› ta-n›s›n› bu alt grupta kar›fl›k hale getirebilmektedir. 24 saat-lik idrarda kortizol düzeyinin yüksek gelmesi ve deksame-tazon supresyon testi ile suprese edilememesi, hastada ad-renal kaynakl› cushing sendromu oldu¤unu göstermekte-dir. Sürrenalektomi sonras› hastan›n kortizol düzeyleri nor-mal s›n›rlarda seyretmifltir.

Sa¤ humerusdaki k›r›¤a sekonder brakial pleksusun üst trunkusunda rejenerasyon gösteren parsiyel lezyon,

ten-Kaya ve ark.

Multipl Endokrin Neoplazi Tip-I'de Osteoporoz

Osteoporoz Dünyas›ndan (2008;14:40-3)

(4)

donlardaki elongasyon ve k›r›¤a ba¤l› a¤r› nedeniyle geli-flen immobilizasyonun kas kütlesine olumsuz etkisi omuz çevresindeki güçsüzlü¤ü aç›klamaktad›r. Sol alt ekstremi-tesinde sinir lezyonu saptanamam›flt›r. Diz ekstansiyonu motor gücünün yap›lan egzersizlerle 4/5 olarak geliflmesi bu güçsüzlü¤ün immobilizasyona ba¤l› oldu¤unu düflün-dürmektedir. Kalça çevresinin 2/5 kas gücünde geliflme ol-mamas›, deplase femur boyun k›r›¤› nedeniyle kalça çevre-si kaslar›n görevini yapmas› için gereken uygun anatomik pozisyonun kayb›na ba¤lanm›flt›r. Oturma dengesi olma-yan hasta denge koordinasyon egzersizleri ile oturma den-gelerini kazanm›flt›r. Ancak sol kalçadaki disloke k›r›¤› has-tan›n aya¤a kalkt›¤›nda sol alt ekstremitesine uzun süreli yük vermesine a¤r› nedeniyle engel olmufltur. ‹mmobili-zasyonun kas-iskelet ve di¤er sistemler üzerine olan olum-suz etkilerinin önlenmesi; alt ekstremiteye yük vererek ke-mik kitlesinin iyileflmesine yard›mc› olmas› aç›s›ndan hasta-ya paralel barda mümkün oldu¤unca uzun süreli vertikali-ze olmas› ve ortopedi klini¤ine baflvurmas› önerilerek ta-burcu edilmifltir.

Sonuç olarak MEN tip-1 tan›l› hastalar›n PHPT ve bunun en önemli sonuçlar›ndan biri olan osteoporoz ve k›r›klar›n ön-lenmesi amac›yla serum kalsiyum ve PTH takiplerinin dü-zenli yap›lmas› gerekmektedir. Osteoporoza yönelik teda-vilerin verilmesi, paratiroidektomi sonras› da dirençli hi-perparatiroidizm yönünden takiplere devam edilmesi son derece önemlidir.

Kaynaklar

1. Marini F, Falchetti A, et al. Multipl endocrine neoplasia type 1. Orphanet J Rare Dis 2006;1:38.

2. Berglund G, Lidén A, et al. Quality of Life in Patients with Mul-tiple Endocrine Neoplasia Types I. Fam Cancer 2003;2:27-33. 3. Oiwa A, Sakurai A, et al. Pituitary Adenomas in Adolescent

Patients with Multiple Endocrine Neoplasia Types I. Endocr J 2002;49:635-40.

4. Schussheim D, Skarulis M, et al. Multiple Endocrine Neoplasia Types I: new clinical and basic findings. Trends Endocrinol Metab 2001;12:173-8.

5. Bahçeci M. Multipl Endokrin Neoplazi (MEN) Sendromlar›. In: Özata M, Yönem A (eds). Endokrinoloji Metabolizma ve Dia-bet. ‹stanbul, ‹stanbul Medikal Yay›nc›l›k, 1. bask› 2006;567-78. 6. Langer P, Cupisti K, et al. Adrenal Involvement in Multiple

En-docrine Neoplasia Types I. World J Surg 2002;26:891-6. 7. Dotzenrath C, Cupisti K, et al. Long -term Biochemical Results

after Operative Treatment of Primary Hyperparathyroidism Associated with Multiple Endocrine Neoplasia Types I and IIa: Is a More or Less Extended Operation Essential. Eur J Surg 2001;167:173-8.

8. Burgess JR, David R, et al. Osteoporosis in Multipl endocrine neoplasia type 1. Arch Surg 1999;134:1119-23.

9. Ross PD. Risk factors for osteoporotic fracture. Endocrinol Me-tab Clin North Am. 1998;2:289-301.

10. Richmond BK. Profound refractory hypocalcemia after thyro-idectomy in a patient receiving chronic oral bisphosphonate therapy. Am Surg. 2005;71:872-3.

11. Maalouf NM, Heller HJ, Odvina CV, Kim PJ, Sakhaee K. Bisp-hosphonate-induced hypocalcemia: report of 3 cases and revi-ew of literature. Endocr Pract 2006;12:48-53.

12. Silverberg SJ, Gartenberg F, et al. Increased bone mineral den-sity following parathyroidectomy in primary hyperparathyroi-dism. J Clin Endocrinol Metab. 1995;80:729-34.

KONGRE TAKV‹M‹

KONGRE TAKV‹M‹

1

15

5--1

19

9 E

Ek

kiim

m 2

20

00

08

8

Antalya-Türkiye

3. Ulusal Osteoporoz Kongresi

www.ulusalosteoporoz2008.org

3

3--7

7 A

Arra

all››k

k 2

20

00

08

8

Bangkok-Thailand

IOF World Congress on Osteoporosis

www.iofbonehealthy.org

1

19

9--2

21

1 M

Ma

arrtt 2

20

00

09

9

Atina-Yunanistan

ECCEO9

www.iofbonehealth.org

5

5--8

8 M

Ma

ay

y››ss 2

20

01

10

0

Floransa-‹talya

IOF World Congress on Osteoporosis

www.iofbonehealth.org

Kaya ve ark. Multipl Endokrin Neoplazi Tip-I'de Osteoporoz Osteoporoz Dünyas›ndan

Referanslar

Benzer Belgeler

Bitkilerde demir noksanlığı damarlar arasında sararma şeklinde ortaya çıkar.  Demir noksanlığının en

Araştırmanın sonucu güven eğilimi düşük olan kişiler için algılanan örgütsel destek ve iş tatmini arasındaki ilişkinin, yüksek güven eğilimine sahip kişilerden

Bu olgu sunumunda sol el dördüncü parmak distal falanks kırığından iki ay sonra sol elinde şişlik, ağrı, hareket kısıtlılığı şikayetleri başlayan,

Arslan Tegin konusu ile ilgili şunu da belirtelim ki, Mahpirov tespit etmiştir ki, Karahanlı suIalesinin Buğra Xan ve Arsaln Xan adlarının yanı sıra daha aşağı dereceden

Although some of the largest Turkish holding companies started their business activities in the 1920s and 1930s (like Is Bankasi, Koc, Sabanci, Cukurova holding companies) , most of

Ceren Karadeniz Ahmet Erman Aral Mevlüt Özhan Nihal Kadıoğlu Sabri Koz Tuna Yıldız. Zeynep Safiye

Touch dynamics are could be said to be similar to keystroke dynamics, though it could be argued that touch dynamics work on a more continuous authentication-based framework, as it

This paper discusses a novel hybrid approach to text classification that integrates a machine learning algorithm along with DistilBERT, a pre-trained deep learning framework