• Sonuç bulunamadı

Musiki alemimizden: Itri

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Musiki alemimizden: Itri"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

T

'T-Musiki âlemimizden...

Millî kültürümüzün bölünmez bir parçası

olan Türk musikisi başlı başına, uçsuz

bucaksız bir ummandır. Güzelin en güze­

lini, şiirin en ahenglisini sinesinde topla­

yan sihirli bir umman...

Bu ummanda nice yakamozların altın pı­

rıltıları oynaşır. Binlerce bestekâr, ses

ve saz sanatçısıyla yüzbinlerce besteden

ve musikiden oluşur bu altın ışıltılı ya­

kamozlar. Tatlı tatlı gözleri ve gönülleri

okşar durur.

Musiki âlemimizden gelip geçen ve nice

hoş sadâlar bırakan nice isimler ve nice

hoş sadâlar... Taş plâklardan kaset band-

lara, videolara kadar her türlü kayıt işle­

miyle ölümsüzleşen nice güzellikler...

İlginç hayat öyküleri, bestelerinin, şarkı­

larının öyküleriyle

bestekârlar, ses ve

saz sanatçılarımızı kapsayacak bu yeni

dizimizde öz musikimize ait gizli kalmış

bir çok şeyleri öğreneceğiniz gibi, en çok

sevilen pek çok eserin güftelerini, hattâ

bazılarının notalarını da sırası geldikçe

bu dizimizde sizlere sunacağız.

Ve bu yeni yazı dizimizle çağlar boyunca

İstanbul hayatının en hareketli ve renkli

yanları da gözler önüne serilmiş olacak­

tır.

Hemen söyleyelim ki, alfabetik veya kro­

nolojik herhangi bir sıra gözetilmeksizin

rastgele geçilmiş büyük isimlerden der­

lenmiş emsalsiz bir demet olacaktır bu

yeni dizimiz.

Derleyen: A.C.

Türk musikisi denince hatıra gelen büyük bestekârların ilki hiç kuşkusuz Itri'dir. Topkapı Sarayının Enderun'unda uzun süre musiki hocalığı yapan ve çok sayıda öğrenci yetiştiren Itri aynı zamanda hafız zidi...

B

üyük şair Yahya Kemal, onun adını taşıyan o nefis şiirine şu dizelerle baş­ lar:

Büyük Itri'ye eskiler derler, Bizim öz musikimizin piri O kadar halkı sevkedip yer yer O şafak vaktinin cihangiri Nice bayramların sabah erken Göğü top sesleriyle gürlerken Söylemiş saltanatlı tekbîri...

Türk musikisi denince hatıra gelen büyük bestekârların ilki hiç kuşku­ suz Itrî'dir. Ona «Bizim öz musiki­ mizin piri» demek, bir bakıma ger­ çeği en güzel şekliyle dile getirmek­ tir.

Bestekârımızın asıl adı Buhûrizâde Mustafa'dır. Babasının buhurcu ol­ masından ötürü bu adla anıldığı bi­ linir. Zengin ve köklü bir ailenin çocuğu olarak 1640'iı yılların baş­ larında İstanbul'da, Mevlânekapısın- da doğan Buhûrizâde Mustafa'nin iyi bir eğitim ve öğretim gördüğü ve daha sonra Yenikapı Mevleviha- nesine devamla burada dinî musiki­ mizi öğrendiği bilinir. Ancak öğren­ dikleriyle yetinmeyen genç Mustafa, devrinin tanınmış musikişinasların­ dan Hafız Post'tan musiki dersleri aldığı gibi Zenci Ahmet Efendi'den de edebiyat ve hattatlık sanatlarını öğrenmişti.

Çok yönlü ve her yönüyle başarılı bir kişi olarak dikkati çekmişti Bu- hurîzâde Mustafa. Bilhassa tâlik yazıda büyük ustalık sahibi bir hat­ tat, divan sahibi güçlü bir şair, iyi bir neyzen, güzel sesli bir hânende ve büyük bir bestekâr...

«Itrî» adı, onun şiirlerinde kullan­ dığı mahlastı. Musiki alanında da bu mahlasıyla tanındı ve büyük ü- nünü yaptı. Hattâ bir çok hat'ların- da dahi bu imzayı kullanmayı yeğ­ ledi.

Büyük Itrî her türde eserler beste­ ledi. Dinî musikimizde Kurban Bay­ ramı Tekbiri, Gece salâsı, Salât-ı Ümmiye gibi ölümsüz eserler de ve­ ren büyük bestekâr tasavvuf musi­ kimize de nice ölmez eserler kazan­ dırdı. Bunların arasında segâh ma­ kamındaki Mevlevi âyini bilhassa ünlüdür. Klâsik formdaki besteleri­ nin yanında hafif şarkı ve türküler de bestelemiş bulunan Itrî’nin gü­ nümüze dindışı 32 bestesi ulaşabil­ miş bulunmaktadır.

Önceleri Kırım Han I. Selim Giray tarafından büyük himaye gören bü­ yük bestekâr daha sonra devrin hü­

kümdarı IV. Sultan Mehmed'in hi­ mâyesi altına girdi; onun nedimi ve hânendesi olmak gibi pek büyük bir mazhariyete erişti.

Topkapı Sarayı'nın Enderûn’unda u- zunca bir süre musiki hocalığı ya­

parak pek çok da saraylı öğrenci yetiştirdi. Bu arada birbirinden gü­ zel besteleriyle de ayrıca dikkatleri çekti.

Elli yaşlarındayken saraydan ayrıl­ dı. Yeni bir bestesini pek beğenen

IV. Sultan Mehmed, huzurundaki fa­ sıldan sonra büyük bestekâra «Dile benden ne dilersin?» dediğinde, hiç beklenmeyen bir cevap çıkmışıt ko­ ca bestekârın ağzından. Esirciler Kâhyalığını istemişti padişahtan... Enderun'da 120 akçe aylıkla musiki muallimliği yapan ve aileden de varlıklı bir kimse olan Buhûrizâde Mustafa Itrî’nin böylesine ikinci, hattâ üçüncü derecede bir memuri­ yete talip olması hayretle karşılan­ mıştı. Ancak padişah, büyük beste­ kârın bu arzusunu derhal yerine ge­ tirmişti.

Itrî’nin esirciler kâhyalığı gibi bir vazifeye neden tâyinini istediği da­

ha sonra anlaşılmıştı. Koca İmpa­ ratorluğun dört yanından gelecek esirleri yakından görmek, onların aralarında bulunmak, geldikleri yer­ lere ait musiki örneklerini almak ve böylece musikideki bilgisini ve da­ ğarcığını daha genişletmek amacı onu bu göreve talip kılmıştı... Buhûrizâde Mustafa Itrî, saraydan ayrıldıktan sonra İstanbul surları dı­ şında büyük bir bahçe içindeki e- vinde kendisini çiçeklere ve meyva- lara vermişti. Bir çok nâdide çiçek­ ler yetiştirdiği gibi yaptığı özel aşı­ larla birbirinden güzel meyva tür­ leri de ortaya çıkarmıştı. Nitekim İstanbul'un meşhur «Mustabey ar- mudusnu o yetiştirmiş ve adını ver­ mişti. Bu armut günümüze dek onun adıyla ulaşmış bulunmaktadır. Evliya Çelebi, Itrî’nin ayni zamanda «hafız-ı kur’an» olduğunu da yazar. IV. Sultan Mehmet, II. Sultan Süley­ man, II. Sultan Ahmet, II. Sultan Mustafa ve III. Sultan Ahmet devir­ lerini gören ve yaşayan büyük bes­ tekâr, 1712 yılında yetmişini aşkın olarak, İstanbul’da hayata gözlerini yumdu. Edirnekapısı dışında, Mus­ tafa Paşa Dergâhı civarında topra­ ğa verildi. Cumhuriyet döneminde onarılmış bulunan mezarı günümüze sapasağlam bir durumda ulaşmış bulunmaktadır.

Segâh makamında bestelediği yürük semaisi günümüzde olanca güzelli­ ği içinde yaşamaktadır:

Tût-i mûcize-gûyem ne desem lâf değil Çerh ile söyleşemem, âyinesi sâf

değil «Ehl-i dildir» diyemem sinesi sâf

olmayana Ehl-i dil birbirini bilmemek insâf

değil.

31

Kişisel A rşivlerde İstanbul Belleği T a h a T o ro s Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

Dünyada ne gibi insanların da sivri­ lebildikleri, ve muayyen bir devrin şöhret piyasasında satılan metalarm neler olduğu filân film.... Hep bunları

Fırat Tıp Dergisinin 2005 yılı sayılarında hakem olarak görev yapan akademisyenlere teşekkür ederiz.. Many thanks to our referees for their kindly contribution to the journal

Dergimizin yayınlanmasında yoğun emek ve çabasıyla dergi ekibimize, bilimsel çalışmalarını gönderen meslektaşlarımıza, dergimize gelen yazıları özenle inceleyen

Yazarların iş adreslerinin, iş telefonlarının, sakıncası yoksa cep telefonlarının ve e-posta adresle- rinin makalenin sonuna eklenmesi gerekmektedir.. Hepsi

(2004) yaptıkları çalışmada, parçada kısmi olarak çıkıntı oluşturmak amacıyla, hareketsiz ana dişi kalıbın ortasından çıkan yüksek basınçta şişen sac

Şakir Zümre Atatürkün bir çok projelerini daha Sofyadayken ha­ zırladığına işaret ederek dedi ki: «— Kolağası Mustafa Kemal bulgarca konşur ve

Eserleri arasında, Yunus Emre Oratoryosu, Ke­ rem Operası, birer perdelik Karagöz ve Bebek opera­ ları, senfoni

Hidrojen enerji sis- temi, kullanılan diğer enerji sistemleri ara- sında en yüksek enerji içeriğine sahip olan- dır.. Sistemde kullanılan hidrojen, doğada bulunma yüzdesi en