Pera Palas'ın barmaid’i Süheyla Kınay, son zamanlarda tek başına içki içen kadınların sayısının arttığını söylüyor
YAŞAM / KADIN-ALKOL FLÖRTÜ
"İçiyorum ,
öyleyse
• •
• •
• •
f |
ozgurum...
S on y ılla rd a s a la ş m e y h a n e le rd e n s in g le
b a rla ra , te k b a ş ın a İç e n k a d ın la rın s a y ıs ın ın h ız la
a rtm a s ı y e n i b ir ta rtış m a y a y o l a ç tı: A lk o l, ka d ın
ö z g ü rlü ğ ü n ü n b ir p a rç a s ı m ı?
80’lerin ikinci yarısında giderek güçlenen kadın hareketinin sembo lü bu sözler, aynı zamanda bir de-/ i l # adınlar vardır,
B B kadınlar vardır,
B
m kadınlar her yerde!”82 NOKTA 5 KASIM 1989
ğişimi gösteriyor. Kadınlar her alanda var oluyorlar artık. Sanat tan bilime, işyerlerinden stadyum lara, restoranlardan barlara kadar her yerde kadınlar var.
Evet, gerçekten de şimdi kadın lar, Çiçek Pasajı’nda, entel barlar da, publarda, salaş meyhanelerde oturup, iş sonrası yorgunluklarını içkiyle atıyorlar. Ama kadınlar bu nu kadınca yaşayarak, alkol-insan ilişkisine yeni bir boyut da getiri yorlar. Öte yandan kadınların bu tutumları, kimi çevrelerde özgürlü ğün açıkça ilan edilmesi olarak al gılanıyor.
Bir de kadınların üstüne kâbus gibi çöken toplumun değer yargıları var. Barda içkisini yudumlayan yal nız kadına çevredeki erkeklerin müstehzi bakışları... Tutucu hem cinslerinin fısıldaşmaları, imalı söz leri... Bütün bunları tek kalemde si lip atmak ne ölçüde mümkün? Al kol kullanan kadın sayısının artma nedenleri arasında -erkeklerde ol duğu gibi- ağırlaşan ekonomik ko şullar ya da aşk acıları var mı? Bu
Sevin Okyay’a göre, insanın alkolle ilişkisini
ayarlayabilmesi çok önemli (üstte sağaa). Eski film yıldızı Zerrin Doğan ise “Amaç, yerlere yıkılmak değil, bir- iki kadehle günün yorgunluğunu atmak” diyor (üstte solda). Sibel Gençel, alkol almayı özgürlüğünün bir parçası olarak nitelendirenlerden (yanda).
soruların yanıtlarını yine kadınlar veriyor.
Gardım düşürmek. “ Sosyal bir
şey olarak görmüyorum içkiyi, key fini seviyorum. Ama ileri derecede sarhoşluk keyfini değil de, gardım düşürdüğün zamanki keyfi. Sela- hattin Hilav’ın dediği gibi, içki, in sanlara tahammülü kolaylaştırıyor. Çabuklaştırmıyor da kolaylaştırı yor. Bir de sivri köşeleri yumuşatı
y or.” Çevirmen-gazeteci Sevin Okyay, akşamları sık sık alkolle kurduğu dostluğun gerekçesini böyle açıklıyor. İlerleyen saatler, boşalıp dolan kadehler, buğulanan gözler... Ve şişede göründüğü gibi durmayan o sıvı. Peki, bir kadın gardım fena halde düşürürse ne olacak?
Kendisini entelektüel olarak ni telendiren Sibel Gençel’in dediği gi
bi “ pişmanlıklar” mı yaşanacak? Gençel “ Film koparmayı tasvip et miyorum, ama seyrek de olsa ben de de film kopuyor. Ertesi gün olanları hatırladığımda, kendimi değil de, başkalarını üzdüğüm için üzülüyorum” diyor. İçki kullanan kadınların bir bölümünün iddiası ise, tıpkı içki içmeye karar vermek gibi, gardım düşürmenin de bilinç li bir seçim olduğu.
Ya alkol-özgürlük ilişkisi? Alkol, kimilerinin dediği gibi kadınların bir başkaldırısı, özgürlüklerini ilan etmeleri mi, yoksa kadınlar içerek üstlerindeki baskının kalktığım mı düşünüyorlar?
Sanıldığının aksine kadınlar bu soruyu son derece açık yüreklilikle yanıtlıyorlar. Onlara göre alkol, ne isyan, ne özgürlük, ne de üstlerin deki baskının kalkmasının aracı. 32
yaşında bir reklamcı Cansile Ku- day, “ Özgürlük bir yaşama biçimi. Özgürleşmek için değil, canımız iç mek istediği için içiyoruz. Ne dert ten, ne sıkıntıdan, yalnızca içmek istediğimiz için” diyor.
Kuday sözlerini şöyle sürdürü yor: “ Yani alkol almak değil, al maya karar vermekle başlar özgür lük. Bir kadın düşünmeye başladı ğında, erkeklerden farklı olmadığı nı, başlı başına bir kimlik olduğu nu fark eder. Canının istediğini ya pabileceğini keşfeder. Canının iste diği şeyler arasında içki içmek var sa içer de.... Ama toplum kuralla rının dışına çıktıkça, çevre tarafın dan kınanmaya başlar, yalnız bıra kılırsınız. Bu yalnızlık sizi, kendi niz gibi marjinal dostlar edinmeye iter. Bu dostlarla ise bu tür yerler de, barlarda buluşulur. Onlarla ya kın temas, bu barlarda kurulur, oralarda hepsini birden görme ola nağı vardır.”
Peki entelektüel kadınların dışın dakiler? Onlar arasında da içki kul lananlar var mı? İşte çarpıcı ve il ginç olan, işin bu yanı. Çünkü dü şünülenin tersine bu kesimde de al kol kullanan, tek başına bir bara gi derek içki içen kadınlar var. Bun lardan biri, evli ve yetişkin bir kızı olan Fethiye Özgen. Eşinin çalıştır dığı meyhaneye gelen tüm kadınla rın, erkeklerden çok daha keyifli iç ki sohbetleri olduğunu belirtiyor. Hemen her gece kendisi de bir-iki tek atan Özgen, bir kadının yerle
re düşüp sarhoş olduğuna ya da taş kınlık yaptığına hiç rastlamamış.
Üç çocuk sahibi Süheyla Kınay ise, hem barmaid, hem de iyi bir bar müşterisi. Ancak Kınay, kesin likle ölçülü içmekten yana. Taşkın lığa hiç tahammülü yok.
Tek gecelik aşklar. Entelektüel
ya da değil, evli, evsiz, yalnız veya arkadaşlarıyla, ölçülü, ölçüsüz... Kadınlar arasında alkol kullanımı yaygınlaşıyor. Fakat içkiyi fazla ka çırınca erkeklere saldıran bir kadı na hiç rastlanmamış. Yoksa erkek leri zaman zaman cinsel saldırgan lıklara iten alkol, kadınların cinsel güdülerini etkilemiyor mu? Ya da kadınlar bir gecelik aşklardan hoş lanmıyorlar mı?
“ Hayır” diyor sinema oyuncusu Zerrin Doğan, “ ... Ne o, ne de o... Eğer bir kadın bu işi kafasına koy muşsa yapar, alkolle bir ilgisi yok. Örneğin ben, tek gecelik ilişkileri sevmem. Zaten alkolü hiçbir niye time araç olarak kullanmam. Sade ce keyif için alkol alırım. Oyuncu luk yıllarımda da soyunuk ya da gi yinik, alkolün arkasına sığınma dım .”
Gerçekten de her kesimden gelen kadınlar bu soruya aşağı-yukarı benzeri yanıtlar vererek, kadınların tek gecelik ilişkilerde bile daha dü rüst olduklarını iddia ediyorlar. Onlara göre kadınlar alkol almaya, filmi koparmaya ya da birisiyle tek gecelik bir aşk yaşamaya hep, işin başında karar veriyor, yola böyle çıkıyorlar. Canları istiyorsa tabii... Zaten gerçek özgürlük canının is tediğini yapmakla başlamıyor mu?
İçmek ya da içmek. “ Özgürlük,
stresi atmak, keyif almak, relax ol m ak ...” Çeşitli gerekçelerle alınan alkol, beraberinde mutlaka alkoliz mi de getiriyor mu? Her içki içen alkolik midir? Alkolizm nedir? So kaktaki insanlar, uzmanlar ve da ha da önemlisi alkolle barışık olan
Alkol kullanmakla alkolizm arasındaki sınırı yakalamak çok zor
kadınlara soruyoruz... İşte aldığı mız yanıtlar:
“ Hayatta, olması gereken hiçbir şeyin olmadığında, bütün bunların yerine alkolü ikame etmek, alko lizm dir...”
“ Beynin vücuda hâkim olama ması alkolizmdir...”
“ Bir kadın hem çok zeki olabi lir, hem çok çekici, hem çok güzel, hem kültürlü. Hem de manyak gi bi içebilir, yerlere düşebilir. Ama yine de alkolik değildir...”
“ Hayata dayanabilmek için iç mek, alkolizmi getirir...”
“ İçmeden kendinle ve dünyayla karşı karşıya kalamıyorsan, alkolik olmaya başlamışsındır...”
“ Sorunların karşısında alkole sı ğınmak alkolizmdir...”
“ Alkolizm arabesktir...” “ Reddettiğin değer yargılarının yerine yenilerini koyamazsan kaos başlar. İşte bu noktada içersen al kolik olursun...”
29 yaşında olduğunu söylüyor. Adını hatırlamıyor. Beyoğlu Has- nun Galip Sokağı sakinleri onun bir gece yansı, bir adam tarafın dan, bir arabadan, iğrenç bir biçim de atıldığını ve bir yıldır bu kaldı rımda esnafın yardımıyla yaşadığını anlatıyorlar. Öykü, adının Semra Özcan olduğu sanılan bu perişan kadının, bir zamanlar A nkara’da türkücülük yaptığı söylentileri ile bitiyor.
Semra Özcan, hayatında olması gerekenler olmadığı, beyni vücudu na hâkim olamadığı, hayata daya- namadığı, içmeden kendisiyle ve dünyayla karşı karşıya kalamadığı, sorunları karşısında alkole sığındı ğı, arabesk olduğu ve kendi değer yargılarını oluşturamadığı için al kolik olmuş. Yani, yukarıda akta rılan tanımlara, tıpatıp uygunluk gösteriyor.
Semra Özcan gibilerle, içkiyi ve içki sohbetlerini seven kadınlar el bette ki kıyaslanamaz... Ama yine de uzmanlar, içki içmekle alkolizm arasındaki hassas sınıra dikkat et mek, vücudun direncini düşünmek, alkolün beyin hücrelerini direkt olarak etkilediğini unutmamak ge rektiğini vurguluyorlar.Çünkü, ge rekçe ne olursa olsun alkolizm gel diğinde, Bakırköy Alkol ve Madde Bağımlılıkları Merkezi’nden Dr. Latif Akkan yalnızca iki alterna tif olduğunu söylüyor: “ içmek ya da içm ek...”
Hatice SEÇKİN
Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi