KÜLTÜR-YAŞAM
Hilmi Ziya Ülken
,
15. ölüm yıldönümünde anılıyor
‘insan nedir’in yanıtı
Felsefeyi sevdirdi — Hilmi Ziya Ülken, 1930’ların Edebiyat Fakültesi'nde en canlı dersleri vermiş, felsefeyi sevdirmişti. Felsefeye çağdaş bir bakış ge tiren Ülken, onu tarih ve toplum sorunlarıyla birlikte ele almış, dilin felsefe deki önemini, sürekli vurgulamıştı.
5 Haziran 1974
tarihinde kaybettiğimiz
Ord. Prof. Hilmi Ziya
Ülken, ilgi alanı çok
geniş bir felsefeciydi.
Türkiye’nin ve
dünyanın bütün kültür
sorunları, bütün felsefe
konuları onu
ilgilendiriyordu. 74
yıllık bir ömrün
sonunda ondan bize
70’ten fazla kitap,
yüzlerce yazı kaldı.
ARSLAN K A Y N A R D A ^
1930’ların edebiyat fakültesin de en canlı dersleri veren hocanın Hilmi Ziya Ülken olduğu söyle nir. öğrenci olan olmayan çok kimse onun derslerini dinlemek için can atıyordu. Dinleyiciler ara sında edebiyatçılara da rastlanı yordu. Örneğin genç şair Orhan Veli, bu derslerin sürekli izleyici leri arasındaydı.
Toplumumuz düşünceye susa mıştı. Hilmi Ziya, Mustafa Şekip gibi hocalardan bu susuzluğu gi dermeleri bekleniyordu. Ziya Gö- kalp, Mehmet İzzet gibi büyük düşünürlerini kaybeden Türkiye, kendisini aydınlatacak yeni düşü nürler arayışı içindeydi. O sırada Aşk Ahlakı, İnsani Vatanperver lik, Türk Tefekkür Tarihi gibi ki tapları yayımlanan, toplumsal içe rikli yazıları çıkarı Hilmi Ziya Ül ken, büyük bir öğrenci kitlesinin sevgilisi oldu, kendisinden çok şey beklendi.
“ Türkiye’nin felsefeye, özgür lük, bağımsızlık, ekmek kadar ge reksinmesi vardı’’ diyenler çok haklıdırlar. Hilmi Ziya felsefeye çağdaş bir bakış getirdi, onu ta rih ve toplum sorunlarıyla birlik te ele aldı. “ Medresenin mâbad- üt tabiâsında kalmış” bir toplu mun aydınlarına felsefeyi sevdir di, toplumsal felsefenin önemini
anlattı. Türk rönesansının, aydın lanmasının sözcüsü olmak istedi. Durmadan yazıyor, kitaplar çı karıyor, dergiler yayımlıyordu. Etkisi gittikçe çoğaldı. Birçok kimsenin felsefeye yönelmesi onun etkisiyledir. Örneğin, tanın mış felsefecilerimizden Prof. Veh bi Eralp’in, Prof. Bedia Akarsu’- nun bu mesleği seçmesinin başlı- ca nedeni Hilmi Ziya Ülken’dir. Birçok felsefecinin kariyerlerinde karşılaştıkları zorlukları çözmele
rine o yardımcı olmuştur. Yalnız felsefecileri, sosyologları değil, başka kültür ve sanat adamlarını da etkilemiştir. Prof. Pertev Na ili Boratav’ın, onun yönlendirme siyle folklorcu olduğunu biliyo ruz. Bir akademi gibi olan evine, felsefeci ve edebiyatçılarla birlikte çeşitli sanatçılar konuk olmuş, onun yarattığı havayı teneffüs et mişlerdir.
Felsefe sevgisinin böylesine ya yılmasından sonra Macit
Gök-berk, Vehbi Eralp, Takiyettin Mengüşoğlu, Mazhar Şevket Ip- şiroğlu gibi felsefeciler kendi alan larında daha kolay çalışma olana ğına kavuştular.
Hilmi Ziya Ülken, ilgi alanı çok geniş bir felsefeciydi. Türkiye’nin ve dünyanın bütün kültür sorun ları, bütün felsefe konuları onu il gilendiriyordu. Durmadan okudu ve yazdı. 74 yıllık bir ömrün so nunda, ondan bize 70’ten fazla ki tap, yüzlerce yazı kaldı. Bunların hemen hepsi vazgeçilmez başvu ru kaynaklan olarak önümüzde durmaktadır, özellikle Türki ye’de Çağdaş Düşünce Tarihi, Is lâm Düşüncesi gibi yapıtları, ya yımladığı dergiler, onun taş taş üzerine koyarak kurduğu kültür binasının temel direkleri olarak her zaman hayranlığımızı çeke cektir.
Dilin felsefedeki önemini iyi bi liyordu Hilmi Ziya Ülken. Felse fe dilinin, terimlerin Türkçeleşme si konusunda değerli düşünceler öne sürdü, Türk Dil Kurumu’nu destekledi.
Ülken’in üzerinde durulması gereken bir yönü de, felsefeyi ve sosyolojiyi kurumlaştırmak iste mesidir. Bu amaçla felsefe cemi yetleri, sosyoloji derneği kurdu, bunları yönetmenin güçlüklerine göğüs gerdi.
Onun sorduğu başlıca üç soru vardı: İnsan nedir, ne olmalıdır? Toplum nedir, ne olmalıdır? Dü şünce tarihi nedir? Bütün öteki sorular bu üç temelde odaklandı. Bunlar gittikçe tek soruya indi: İnsan nedir? Bunu biraz daha so- mutlaştırırsak şöyle diyebiliriz: Türk insanı nedir? Ne olmalıdır? Toplumbilimciliği, felsefeciliği bu soruya yanıt vermek için yapılmış çalışmalardır.
Dünden bugüne gelip yarınla ra uzanan Türk düşünce tarihin de Hilmi Ziya Ülken’in yeri bü yüktür. Ondan yararlanmak, onu gereğince değerlendirmek bize dü şüyor. On beşinci ölüm yıldönü münde sevgili hocamızı en içten saygılarla anıyoruz.
Hilm i Ziya Ülken
anılıyor
Kültür Servisi — Sosyolog, felsefeci, yazar H ilmi Ziya
Ülken, 15. ölüm
yıldönümünde anılıyor. Hilmi Ziya Ülken ’in yakınları ve öğrencileri, bugün saat 15.00’te Rumelihisarı Aşiyan Mezarlığı Kayalar Kapısı'hda toplanarak Ülken ’in kabrini ziyaret edecekler.
Elia Kazanırı filmi
A T İN A (AA) — Dünyaca ünlü film yönetmeni Elia Kazan ’in çekimlerine ağustos ayında başlayacağı ve istiklal Savaşı ’ndan sonra
Yunanlıların “¡922 Küçük Asya Felaketi” adı verdikleri dönemi konu alan yeni film i için Yunanistan Savunma Bakanlığı’ndan istediği yardımın, “film Türkleri
övüyor” gerekçesiyle reddedildiği ileri sürüldü. Haftalık Tahidromos dergisinin haberine göre, Türkiye doğumlu Elia Kazan, yeni film indeki birkaç yüz
Yunanlı askerin savaş sahnelerinde rol almaları için Savunma Bakanlığı’nın kendisine yardım etmesini istedi. Dergi, film in senaryosunu okuyan Savunma Bakanlığı
yetkililerinin “film in konusu Türkiye yanlısı. Senaryoyu değiştir, istediğin yardımı yapalım ” diyerek ünlü yönetmenin isteğini geri çevirdiklerini ifade etti.
Özgün Baskı'89
sergisi
Kültür Servisi — Yapı Kredi Bankası Galatasaray Kazım Taşkent Sanat Galerisi’nde açılan “Özgün Baskı’89” karma resim sergisi 26 hazirana kadar gezilebilecek. Sergiye Mimar Sinan Üniversitesi, Marmara Üniversitesi ve Ankara Bilkent Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nin öğretim üyeleri, son 5 yılda yaptıkları gravür, serigrafi,
monografi,, Htografi, ağaç
-i-, türlerinde 77 adet