-rr-S o l^S I
30
Türkİye TuringEvet, asırlar boyunca gürliyerek bütün ta rih ödevlerini bitirdikten sonra Londrada susan bu topun demiri ve tuncu, artık iki millet ara sındaki dostluğu demir gibi sağlamlaştırmak ve
tunç gibi anıtlaştırmak içindir.
Peyami SAFA
T Ü R K Ç E Ş M E L E R İ
Çeşmeler, İstanbul sokaklarının örgüsü içi ne, bayramlık elbiselerdeki pırlantalar gibi ser pilmişlerdir, ve insan, şehirde dolaştığı zaman, gözleri bu küiçük veya nisbeten büyücek yapıla ra, daima taze bir hazla dalar, gider. Küçük 'olsunlar, büyük olsunlar, hepsinin de seve seve meydana getirildikleri göze çarpar.
Şarkta, suya karşı duyulan bu sevgi ve hür met, Avıupadan şarka gelen bizlere dokunur. Bizler, suyun hayat verici kudretini ancak bura da tanırız; bunu anlıyabilmek için, yalçın çıp lak Anadolu dağları arasında şırıldıyan ipincecik bir suyun dört yanında, yeşil adacıklar, ağaç lıklar, çayırlar, yemyeşil ovalar, köyler ve tar laların, nasıl bir tılsımla yerden biter gibi, çıkı- Çiktvetdiklerini görmüş olmak lâzımdır.
Avrupa mekteplerinde, bize, hepimize, yü reğindeki hasreti, «Bir geyiğin taze su iştiyakı na» benzeten şarklı bir şairden bahsederlerdi; fakat onun bu hissinin kuvveti, bu iştiyakının derinliği, lâyıkile ancak burada kavranabilir. Ve herşeylerile, bize daima taze bir haz veren çeşmelerin nefis tezyinat şekilleri, o bereketli suya karşı duyulan minnettarlık hissinin kuvve tinden mütevellid bir mâna ifade eder. Kupku ru, teknik bir ifadeyle çeşme, sadece taştan mamul, alelade delikli bir su kabıdır; ve ekseri çeşmelerin esas müşekkili, dört köşe böyle bir kutu sçi-iidir. Fakat öyle, dört köşe bir kutu ki! ! Geniş bir çatı, suya gelenleri, güneş ve yağ murdan korur, ve çeşme duvarlarını geniş bir gplgeye boğar. Duvarlar, kitabe, her çeşit tez yinat, çiçekler ve beyitlerle örtülüdür. Böylelik le OU alelade taş kap, bu dört köşe kutucuk nevi
şahsına münhasır, heybeli bir kisveye bürün müştür. Bazı çeşmeler bütün bir mahallenin şah damarı mesabesindedir. Ve eski basma resimleı- de; meselâ Tophane çeşmesi etrafındaki beşeri faaliyet .kaynaşmanın alâka verici hatlarını gö rürüz
Tezyinat ve kitabeler, çeşmelerin mermer kaplaması üzerine, büyük bir nefaset ve incelik
le nakşoluıımuş, ve şekiller, en uygun renkler yardımile zevkle terefssüm ettirilmiştir; aleliii- mum kullanılan renkler, altın yaldız ve yeşildir,
İstanbul — FeyzuHah Efendi Kütüphanesinde şadırvan
Fontaine dans la Cour de la Bibliothéque de Feyzullah Efendi d Fatih
fakat açık renk bir mermer üzerinde, tatlı ve hoş bir tezad teşkil eden kırmızı ve mavi tonlara da raslanır. Rengârenk telkârî bir satıh onlara bir başka hayat verir.
Maalesef iyi vaziyette yalnız bir kaç çeşme muhafaza edilebilmiş; çokları, zamanla harap olmuşlardır. Bazıları o muazzam çatılarından mahrum kalmışlar, bazılarının renkleri solmuş hemen hemen hepsi, yağmurun, çamurun kirli
izlerini taşırlar.
Evkafla Belediye arasında, takriben bir se ne kadar evvel, eski çeşmelerin imarı hususunda bîr anlaşmıya varıldığı haberi bizi çok sevindir miştir. Çeşmeler, - ilk plânda san’at bakımından en kıymetli olanları - temizlenecek ve imar olu nacaklardır. Bu faaliyetin ilk kısmı, yani temiz lik, çoklarında daha şimdiden tatbik olunmuş tur. Böylece. meselâ Tophane çeşmesi, şimdi ter temiz, apaydındır, fakat ne yazık ki kirlerle bir !ikte renkler de silinmiştir; bu yüzden bu ya pılar, kurşunî bir manzara arzetmekte, ve bu hal onları cansız, battal kutular halinde göster mektedirler. Faaliyetin ikinci kısmı, yani, he pimizin sabırsızlıkla beklediğimiz renklerin ye niden eski hallerine ifrağı işi, henüz başlama mıştır. Halbuki bu faaliyet, bu zarif tezyinatın gösterişlerini yeniden iade edecektir ve hepimiz, çeşmeleıin yeniden imarları faaliyetinin tamam lanmasından sonra, onları tekrar o eski kusur suz cazibeleri içinde, seyredebilmek hazziyle da ha şimdiden sevinç duyuyoruz.
Y. M. W. Schütte
Güzel Scn’atlar Akademisi atölye profesörü
Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi