• Sonuç bulunamadı

Unutulmaz bir kitap için

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Unutulmaz bir kitap için"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

ı~ r ' ç s ' i U ' L -27 MART 1998 CUMA

YAZI ODASI

SELİM İLERİ

Unutulmaı Bir Kitap İçin

Yapı Kredi Yayınları Leylâ Erbil’in Tuhaf B ir Kadın adlı romanını yeniden yayımiadıJlk basım 1971'de. Bu unutulmaz roman demek onca yıl yeniden yayım­ lanmamış; şimdi ikinci basım, 1998’de.

Yetmişli yıllar en fasafiso kitaplann bugünkü gibi sa­ tış rekorları kırmadığı, her evde bir adet bulundurul- madığı, yazınsal değere “iyi kötü" önem verilen bir dönemdi.

Öylesi bir dönemde Tuhaf Bir Kadın nasıl oldu da hak ettiği ilgiyi görmedi?

Aslında hayli uzun bir yanıt gerekli. Ama ben şöy­ le özetleyeceğim:

Tuhaf Bir Kadın, Leylâ Erbil'in “sanat aracılığıyla yükselen değerlere katılmak" isteminden büsbütün tiksindiği, bizim edebiyat “piyasamızdan” büsbütün uzaklaştığı eseridir. Yine unutulmaz bir öykü kitabı olan Gecede’den sonraki eseri.

Bir reddediş söz konusuydu. Yazar, bolca satışın ihtiyaç duyduğu “koşul"lara boyun eğmemişti. O günlerin tanığıyım.

Leylâ Erbil daha Hallaç'la (1959) kurulu düzenin iki­ yüzlülüklerini, ikili oynayışlarını, küçük burjuva zaval­ lılıklarını teşrih masasına yatırır. Üstelik kural tanımaz bir anlatımla, beylik sözdizimini enikonu hırpalayarak.

Dokuz yıla varan bir susuştan sonra, 1968’de Ge­ cede çıkagelir. Bu kitaptaki bütün öyküler neredey­ se anarşizme açılırlar. Yürürlükteki her şeye kafa tu­ tan, değer bildiklerimizin değersizliklerini gözler önü­ ne seren bir öykücüyle karşılaşırız.

Leylâ Erbil’in kitaplarına duyduğum hayranlık hiç dinmedi. Gecede’yi, Eski Sevgili’yi, kimbilir kaç kez okudum. Arada bir Hallaç’ı tekrar başucuma getiri­ rim. Karanlığın Günü bir acı kahkaha manifestosu­ dur. Hele Mektup Aşkları, yalnız okumakla kalmayıp, ikide birde eşime dostuma anlattığım - ‘rom an’ anla­ tılabilirse elbette- bir romandır.

Tuhaf Bir Kadın’ın yeni basımının arka kapak yazı­ sında şu saptayım yer alıyor:

“Tuhaf B ir Kadın, b ir kere okunduktan sonra unu­ tulması olanaksız kitaplardan. Sözünü hiç sakınma­ yan, tüm düzeni karakterler özelinde didik didik e- den, gerçeklerin önüne dev aynalar tutan b ir roman. ”

Kitapları okura tez elden ulaştırmaya yönelik arka kapak yazıları kimileyin abartılı olabilir. Ama alıntıla­ dığım saptayım, Tuhaf Bir Kadın için yetersiz bile ka­ lıyor.

Dün bütün gün bu romanı okudum. İlk basımı, bin bir olanaksızlık sebebiyle çok küçük punto yayımla- nabilmişti. Yapı Kredi özenli basımla sunduğundan çok daha rahat okunabiliyor Tuhaf Bir Kadın. Ve Ley­ lâ Erbil, toplumsal - siyasal hayatımıza ellili yıllardan başlayarak ilençlerini yağdırmaya koyuluyor... Aradan geçen tam yirmi yedi yıl yazarın keskin gözlemlerin­ den hiçbirini... evet, ne yazık ki hiçbirini “olumluya” dönüştürememiş.

Dahası, sözgelimi “çifte ahlak” sorunu bugün büs­ bütün hüküm sürmekte. Her satırında çifte ahlak so­ rununu açımlayan Tuhaf Bir Kadın, besbelli, çok uzun zamanlar diriliğini koruyacak.

Öyleyken, yirmi yedi yıl boyunca, sadece bazı özel kitaplıklarda yaşarlığını sürdürmüş olmasına yerinme­ mek, derinden üzülmemek elde değil. Siyasal görüş­ lerimizdeki “içtenliği" l yaşama biçimlerimizdeki “tu­

tarlılığı*, hayatla ödeşmemizdeki “sahtekârİıklanmı- z/” gerçekten yazınsal, hem de sonuna kadar yazın­ sal bir dille ifade eden Tuhaf Bir Kadın şimdi daha çok heyecan veriyor bana.

Yann, Türk edebiyatı tarihini gerçekten edebiyatın değerleriyle ölçüp biçenler çıkacaksa, romanın iç ka­ pağındaki şu sözün anlatmak istedikleri üzerinde mutlaka duracaklar:

“(Bu roman hiçbir ödüle katılmamıştır.)”

Bu sözde ben, bir yandan da “tuhaf b ir yazar” ı ya­ kalıyorum. O tuhaf yazar, Hallaç’tan günümüze, ma­ dalyonun yalnızca “öteki yüzüyle” uğraşıyor, gör­ mekten, konuşmaktan, hele yazmaktan kaçındıkla- nmızla...

Tuhaf Bir Kadın iyi ki hiçbir ödüle katılmamış.

Takvimde İz Bırakan:

“Bu sözleriyle iyice ağladım. Bu kez o aldı elleri­ mi, avuçlanmı çevirip öptü. Uzun, uzun uzun sustuk. Aynlık saati gelip çattığında ikimiz de masanın kirli örtüsüne dikmiştik gözlerimizi. Ben arada b ir beyaz peynirin üzerindeki küllere de bakıyordum. ” Leylâ Er­

bil, Tuhaf Bir Kadın.

İstanbul Şehir Üniversitesi Kütüphanesi Taha Toros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

Kutsal anamýz kilise, kesin olarak ve en büyük bir ýsrar ve sebatla belirtir ki, tarihe uygunluklarýnda hiçbir tereddüt olmayan Ýnciller, Tanrý'nýn oðlu Ýsa'nýn

Daha sonra da ilk ve orta dereceli okullarda okutulan Din ve Ahlak derslerinin statüsü ve ders programları ile öğretim yöntemleri açıklanacaktır.. Bu yapılırken önce genel bilgi

Horizontal göz hareketlerinin düzenlendiği inferior pons tegmentumundaki paramedyan pontin retiküler formasyon, mediyal longitidunal fasikül ve altıncı kraniyal sinir nükleusu

Avrupanm şar­ kında, Sovyet istilâsına uğramış olan memleketler; Moskova etrafında bir­ leştirilmek için ne mümkünse hepsi yapılıyor.. Bunun korkusu dünyaya

Bize hasta ve yaral~~ olan askerlerimiz için özel bir saray ay~rd~klar~n~~ ve bunlar~n her türlü yiyecek ve yatacak gereksinmelerinin kar~~lanaca~~n~~ söyleyerek, ertesi günü

Dr Rintala yaşadığımız kapalı ortamlardaki yararlı ve zararlı mikroplarla ilgili çalışmanın niçin önemli olduğunu da şöyle açıklıyor: “Zamanımızın % 90’ını

Basınç dağılımı, basınç merkezi, sağ/sol dengesi, ön/arka dengesi gibi gözle ölçülemeyecek verileri gerçek zamanlı olarak ölçen akıllı ayakkabıyı kullanmaya

2002 yılında kemer ve kemer tokası geliştirmek üzere Kaliforniya’da kurulan bir giyim firması, giyilebilir teknolojiyi kemer mekanizması üzerinde kullanarak farklı