r
KONYA MEVLÂNÂ DERGÂHINDA
YAPILAN SON ONARIMLAR
HAKKINDA BAZI DÜŞÜNCELER
Prof. D r . Y ı l m a z Ö N G E K o n y a S e l ç u k Ü n i v e r s i t e s i M ü h e n d i s l i k M i m a r l ı k F a k ü l t e s i M i m a r l ı k B ö l ü m ü B a ş k a n ı
evlevilik tarikatının merkezi bir asilanc olarak Konya Mcvlânâ Dergâhı, XIII. yüzyıldan XX. J-'A yüzyıla kadar, birçok değişiklikler geçirerek günümüze gelmiş bir yapılar topluluğudur. Tarihî belgelere göre. Dergâhın nüvesi, Mcvlâna Cclâlcddin Rumfnin türbesinin yapımı ile teşekkül etmiş; bilâhere KaramanoğuUan ve OsmanoguUan dönemlerinde yapılan değişiklik ve ilâvelerle geniş letilmiştir. Çevresi bir ihata duvan ile çevrilmiş olan dergâh, bugün biri Hz. .Mevlâna'ya ait olmak üzere, muhtelif türbeler, bir semahânc, mescid, şadırvanlı bir iç avlu, derviş odalan, mcydan-ı şerif, matbah-ı şerif, şeyh dairesi vc hazineden ibarettir. Aneak, dergâhın, evvelce çevresinde yer alan ve bir selâtîn cami ile bir kütüphane gibi variıgını hâlen sürdüren eserierdcn gayri, Celâliye vakfından bir hamam, medrese, imaret, muvakkithanc, iki han, dükkânlar vc meşruta evler gibi başka yapılannın da bulunduğu ve sınırlannm bugünkünden daha geniş bir alanı kapsadığı, yine eski belgelerden anlaşılmaktadır. Hattâ bunlann bazılannı, gravür veya fotoğraflardan da tesbit etmek mümkündür. Dergâhın mimarlık ve sanat tarihi yönünden gelişimini vc değişimini konu alan, yeterli bir bilimsel in celeme yapılmadığından,(l) tarihî belgelerde adı geçen bu manzumeye ait yapılann yerieri ve sınırlan kesinlikle tesbit edilememiştir. Bunun en önemli sebebi, bilhassa 1950 İcrden bu yana, mahal' bele diyece dergâhın etrafında yol, meydan açma, çevre düzenleme gibi uygulamalar sonunda, birçok yapının bakiye vc izleri ile biriiklc tamamen onadan kaldınlmış olmasıdır(2).
1982-86 yıllan arasında Kültür Bakanlığı Eski Eserler vc Müzeler Genel Müdüriüğü ile Kc' ;. ı ve Mülhakatı Eski Eserleri Sevenler Derneğince sağlanan ödcnekleric, Mcvlâna EXirgahmin mııhifl'l
(1) B u konuda y a p ı l m ı ş b a z ı ç a l ı ş m a l a r için b a k ı n ı z : Ş a h a b c l l i n U z l u k , M e v l a n a n ı n T ü r b e s i , K o n y a s. 1 5 5 - 1 5 9 ; M e h m e t ö n d e r . M e v t a n a Ş e l ı r i K o n v a , K o n y a 1962, s. 2X2-319; A l i S a i m ' Iccn. " K o n y a ' d a M e v l â n â D e r g â h ı " S e l â m e t S a y ı : 9, Aralık 1962, s. 4-5; ibrahim Hakkı K o n y a l ı , A> -fleU-ri ve K i l a b e l e r i y t e K o n y a T a r i h i , K o n y a 1964, s. 629-693; Hasan Ozöncicr, " M c v l â n a K ü I I ı y c s ' • •• • ı m a r î t e ş e k k ü l ü " , 1. M i l l î M e v l â n a K o n g r e s i ( T e b l i ğ l e r ) 3-5 M a y ı s 1985, K o n y a , s. 395-40' ^ v D o ç . D r . H a s a n Ö z ö n d c r ' i n K ü l l ü r B a k a n l ı ğ m c a y a y ı n l a n a c a k " . M e v l â n a D e r g a h ı " isimli kitabı ü c !•,• '! G ü n ü ç ' ü n 1988'de Prof. Dr. B . K a r a m a ğ a r a l ı ' n ı n d a n ı ş m a n l ı ğ ı n d a h a z ı r l a d ı ğ ı M e v l â n a M a n z ü m c i K u b b e - i H a d r a ' n ı n K a l e m İ ş l e r i " isimli y ü k s e k lisans tezi dc, h e n ü z y a y ı n l a n m a m ı ş ç a l ı ş m a l a r a orv-v, g ö s t e r i l e b i l i r .
(2) B u g ü n m e v c u t o l m a y a n hamam, imaret ve han i ç i n bakım//. Mehmet Ö n d e r , a. e., s. 253; I . Hakkı Kor.
y a h , a.e., s. 1068; M a h m u l A k o k , "Konya'da Ü ç tarihi vc mimari eser. A l t ı n a p a K e r v a n s a r a y ı , Hasbov D a r ü l h u f f a z ı ve S e l i m I I İmareti", T ü r k A r k e o l o j i D e r g i s i , S a v ı : X X - 1 , 1973. s. 9-11, 2 7 - 3 f '
yapılannda, önemli restorasyon çalışmalan gcrçckleştirilmiştir(3). Bu çalışmalar, genellikle Vaki Har Genel Müdürlüğü Abide Şubesi teknisyenlerinden, uzman Sayın Yusuf Erdoğan'ın ve Konya Rölövc ve Anıtlar Müdürlüğü teknisyenlerinin kontrolü altında yürütülmüş; bazı konularda Selçuk Üniver sitesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Yılmaz ÖNGE'nin fikir ve çalışmalanndan faydalanılmıştır. Res torasyonlar esnasında meydana çıkan problemleri kısa zamanda ve mümkün olduğu kadar hatasız çözmek için, Konya Müzesi Müdürü Sayın Erdoğan EROL büyük çabalar sarfetmiştir. Emanet usûlü ile değişik mücahhit veya finnalara yaptınlan onanmlar arasında, özellikle dergâhın türbe, mescid vc semahane bloku içinde, kalemkâr Mustafa BAYTAL usla ile ekibinin sıva, nakış, alçı işleri ile ilgili çalışmaları ayn bir ehemmiyet arzctmektedir. Bu bakımdan, VII. Vakıf Haftası münasebetiyle, Mevlânâ Dcrgâhı'ndaki son onanmlar hakkında bazı görüşlerimizi, türbe, semahane vc mcsciddcn oluşan ana blok uygulamalannı esas alarak belirtmeğe çalışacağız.
1983-84 yıllarındaki restorasyonlarda, Mevlânâ Türbcsi'nin girişindeki Tilâvet Odasından başlayarak, dergâhın en eski yapılan olan vc Mevlânâ'nın mezannı ihtiva eden Kubbc-i Hadra ile etrafındaki türbelerde, semahâne ve mescidde, duvar, kemer vc kubbelerin bozuk sıvalan ile bunlann üzerlerindeki nakışlar, elektrik tesisatı, kapı ve pencere dogramalan, zemin döşemeleri vc bazı sandu kalar elden geçirilerek yenilenmiştir. Türbeye girişin sağlandığı Tilâvet Odası tabir edilen ilk b()liim, ana blokun şadırvan avlusuna açılan batı cephesi boyunca uzatılmış, dört kubbeli revakın güney ni hayetini teşkil çimektedir. Ancak bu bölüm, diğer bölümlerden vc avludan, üstü kafesli, ahşap bir ca-mckânla aynimiştır(4). Güney cephesi dc pencereli kesme taş bir duvaria kapatılmıştır. Revakın ku zey nihayetinde de benzeri bir duvar mevcuttur. Dilâtasyon derzlerinden vc duvar örgü larzlanndan, bu duvarların ana blok duvanna sonradan yanaşunldıgı anlaşılmaktadır. Yani bu revak gerisindeki yapıya bilâhere eklenmiştir. Nitekim, Tilâvet Odasının duvariannda yapılan sıva raspalan sonunda, bu ekleme sırasında, evvelce ana yapı blokunun cephesini süsleyen bazı yazılann duvar tarafından örtüldüğü belli olmuştur. Tilâvet Odasının kubbe pandantiflerinde, etek silmesinde, kuzey vc güney kemerierinin yanındaki geçiş kısımlannda vc göbeğinde kırmızı boya ile yapılmış bazı basil nakışlar, restorasyon sırasında muhdes badana ve sıvalann allından çıkartılarak ihya edilmiştir. Sadece, kubbe eteğinde siyah zemin üzerine yaldızla yazılmış ibareler, son devir ilâvesi olmasına rağmen yerinde bırakılmıştır. Tilâvet Odasından, türbenin mcdhâli mahiyetindeki Dahil-i Uşşak'a açılan kapı Gümüş Kapı adını almakladır. X V I . yüzyıla ait gümüş kaplama ahşap kanatlan ihtiva eden bu kapı boşluğunun, sonradan, orijinal biçimini kaybettiği, iç yüzde duvar sıvasının raspası esnasında varlığı ortaya çıkan, bir kapı üstü penceresinden anlaşılmaktadır. Cümle kapısı şimdiki durumuna getirilir ken, evvelce revaklan ışık alan bu pencere, içi doldurulmak, hattâ bu dolguda eski kafesinin parçalan da kullanılmak suretiyle iptal edilmiştir. Ana bloka revakın eklenmesi sırasında, kapı hizasındaki büyük fevkanî pencere dc küçültülmüştür. Bu pencere boşluğunun iç kenariannı süsleyen geç devir nakışlan allından da kırmızı renkli daha eski (muhtemelen XVIII. yüzyıla ait) kalem işleri çıkartılmıştır. Dahil-i Uşşak'ın güneyi ile doğu nihayetlerinde yer alan, zeminden bir seki ile yük seltilmiş ve kubbelerle örtülmüş bölümler Kubab-ı Aktab adını alır. Kubab-ı Aktab'ın batıda iç av luya; güneyde i.se Hasan Paşa Türbesine vc eski Çelebi Dairesine açılan pencerelerinin alınlık seviye lerinde, muhlcmclen XIX. yüzyılda bozularak yenilenmiş, cclî yazı kompozisyonlarının allından, farklı renk ve şekildeki orijinalleri bulunmuştur(5). Bunlardan bilhassa güney pencereleri arasında, alt
(3) E r d o ğ a n Erol, "Onarılarak hizmete sunulan külıür varlıklarımız. M e v l â n â M ü z e s i " , T . C . K ü l t ü r ve T u r i z m B a k a n l ı ğ ı E s k i E s e r l e r ve . M ü z e l e r B ü l t e n i , S a y ı : 7, T e m m u z - E y l ü l 1^)86, s. 2 0 - 2 5 .
(4) Giriş cephesindeki kafesin üzerine asılmış bulunan, ahşaptan oyma harflerle y a z ı l m ı ş J . . . . V ; / y a z ı s ı n ı n çürüyen bazı harfleri vc yaldızı da son onarımlar sırasında yenilenmiştir. " • (5) Kubab-ı Aktab'ın batı, güney ve d o ğ u duvarlarında çıkartılan yazılar ve nakışlar Edirne'de E s k i C a m i , M u r a
diye Camii ve Üçşerefcli Cami, Bursa'da Ulucami, Yeşil Cami, C e m Sultan Türbesi içindeki nakışlarla b ü y ü k benzerlik göstermektedir.
kısmı dıhmlı kemerler ve kandiller, üsl kısmı ise Cihar Yar-ı Gü/.în isimlerini ihıiva eden çiçekli pano dikkaü çekmekledir. Kubab-ı Aklab'm balı bölümlerinde, üsl pcnecrclerin çerçevelerinde, pandaniif-İcrdc, kubbe elek ve göseklerinde, kımıı/.ı-siyah renkle lığlı palmelleri ihıiva eden bordür ve ya/ı pa ndan, muhdcs nakışlı sıvalann allından çıkan kalıniılara göre ihya edilmişlerdir. Dahil-i Uşşak'ın or tasındaki ayak ile bunun kuzeyindeki ayağın alı kısımlarında, siyah-mavi renkle ccomelrik desenli, ampir üslûptaki nakışlann allından da, clrailan lığlı palmel ve cedvellerle çevrilmiş, slili/.c nalüralisi üslûpla çiçekli kompozisyonlar meydana çıkanılmışiır. Bunlarda, serbest bir kompozisyon anlayışı ile hurma ağacı, vazolu veya vazosuz lâle, gül, karanfil, sümbül demetleri, yan yana, üst üsle sıralanmışt!r(6). Hattâ bazı çiçek molineri çerçeve dışında da devam cuirilmiştir. Kuzeydeki ayaöın yüzlerinde ise, benzer motiflerin yanı sıra, geometrik örgülü a.skı motifleri ile kufl yazılı ibâre"îcr işlenmiştir.
Altında Hz. Mcvlânâ ile oğlu Sultan Veled'in sandukaları bulunan Kubbc-i Hadra ile bunun kuzeyinde yer alan Post Kubbesinin doğusunda kalan Kubab-ı Aklab bölümlerinin de, balıdakllcr gibi süslendiği; yazılı ve nakışlı muhdes sıva ve badanalann allından çıkartılan orijinal nakıslardan anlaşılmaktadır. Ancak doğudaki bölümlerde, doğuya bakan pencerelerin almhklannda yeni bulunan rumîli kompozisyonlann, batıdakilerdcn farklı olduğu görülmekledir. Bunlar, kompozisyon ve molıf olarak, daha sonra bahsedeceğimiz, Post Kubbesinin kuzey doğu ve kuzey batı ayaklanndaki örnekleri hatırlatmaktadır.
Kubbc-i Hadra'nın örttüğü yıldız tonozun ve bunu taşıyan ayaklaria kemcrierin nakışlanna. son onarımlarda el sürülmemiştir. Bu bölümün güney duvarında, bir kısmı eksik olan kiiabcde. Türbenin nakışlarını, Sullan I I . Bayczıd zamanında yapan sanalkânn ismi Mcvlevî Abdurrahman bin MchiTicd cl Halebî şeklinde okunmaktadır(7). Bu kitabenin daha aşağısında bulunan, ahşap lambirle-rin çürümüş kısımlan tamir edilirken, muhdes boyalann allından mavi renkle çüılimüş kısımlan tamir edilirken, muhdes boyalann altından mavi renkle aliigcn ve kınnızı üçgenlerin oluşturduğu, geomel-rik bir kompozisyonun mevcudiyeti farkedilmiş ve bunlar ihya edilmiştir.
Kubbe-i Hadra'nın kuzeyindeki Post Kubbesi adı verilen mahal, mukamaslı tavan önüsü vc tepesindeki aydınlık feneri ile bilhassa dikkaü çeken bir bölümdür. Bu bölümün öriüsünü taşıyan ayaklardan kuzeydekilerdc, ampir nakışlı muahhar sıvalann allından bazı dilalasyon derzleri ve ilgi çekici, eski nakışlar çıkmıştır. Kuzey doğu köşedeki ayağın güney yüzüne sonradan eklenen kısmı,
(6) B e n z e r ş e k i l d e y a p ı l m ı ş b a z ı kompozisyonlara X V I . y ü z y ı l eserlerinde de r a s t l a n m a k l a d ı r . B a k ı n ı z : \ i i d i z D e m i r i z , " L ^ P r i n l c m p s dans l ' A r i T u r c " , T T O K B e l l e t e n i , S:i_M: 63/342, Aralık 1978, s. 4 8 ö . ' i . Kanuı;: Sultan S ü l e y m a n ' ı n , halen İstanbul Ü n i v e r s i t e s i ve T o p k a p ı Saraylarında ınuhafaza edilen 1566 M . tarihli dı-v a n l a r ı n d a k i ( M u h i b b i D i dı-v a n ı ) tezhip dı-ve bezemeler ise bu tür k o m p o / i s dı-v o n l a n n en zengin örneklerini i h t i v a eder. B a k ı n ı z : Y ı l d ı z D e m i r i z , O s m a n l ı K i t a p S a n a t ı n d a N a ı i i r a l i s t Ü s l u p t a Ç i ç e k l e r . İ s t a n b u l 1986, s. 168-179, 278, 2 8 5 - 2 9 1 .
(7) K u b b e - i Hadra'nın duvar ve ayaklanndaki n a k ı ş l a r l a , kemer vc tonozundaki nakışlar arasında, barız bir iıslüp farkı g ö r ü l m e k t e d i r . Kemer ve tonozdaki nakışlar Edirne M u r a d i \ e ve Ü ç ş e r e f e l i C a m i ile Bursa Ş e h z a d e Mus tafa ve C e m T ü r b e s i gibi X V . y ü z y ı l eserlerindeki t e z y i n a t ı n k a ı a k l e n s l i k ö z e l i k l e r i n i taşımakladır, llaiıâ b\ı n a k ı ş l a r , K u b b e - i Hadra'nın evvelce d ı ş y ü z ü n ü s ü s l e y e n ç i n i l e r i n n a k ı ş l a n y l a da üsliıp birliği
( B a k ı n ı z : Y ı l m a z Ö n g c , " M e v l a n a T ü r b e s i n i n ç i n i t e z y i n a t ı " , 1. M i l l i .Mevlana K o n g r e s i ler) 3-5 M a y ı s 1985, K o n y a , s. 403). K u b b c - i Hadra'nın g ü n e y duvarı vc ayaklarında g ı i r ü k n , bir kıs-.nı ka b a n m a tezyinat ise daha g e ç tarihte, muhtemelen X V I . y ü z ı l m ilk y a r ı s ı n d a y a p ı l m ı ş o l m a l ı d ı r , llalopl-M e v l e v i Abdurrahman, llalopl-M e v l a n a T ü r b e s i ' n i n alt k ı s m ı n a yeni nakışlar yap;u-ken, Kubab-ı Aktab'm dığcı ouvar ve a y a k l a n n d a k i daha eski tarihli n a k ı ş l a r ı da elden g e ç i r m i ş t i r . Nitekim benzer bir l u ı u m , lüıbo-ıncscKİ semahane b l o k u n u n X V I . y ü z y ı l d a b u g ü n k ü g ö r ü n ü m ü y l e ş e k i l l e n m e s i s ı r a s ı n d a , balı cephenin pencere a l ı n l ı k l a r ı n a y e r l e ş t i r i l e n X V . y ü z y ı l a ait m o z a y . k çini p a n o l a r ı n k u l l a n ı m ı n d a da k c n d m ı gösicrnıcKiçü.r. D a h a sonra, X V H l . ve X I X . y ü z y ı l l a r d a y a p ı l a n o n a r ı m l a r sırasınd:ıki ilaveler vc d e ğ i ş i k l i k l e r , g c n c i ı ı k ı c eski n a k ı ş l a r ı n ü z e r i n d e u y g u l a n m ı ş t ı r .
birliği gösterirler.
rdıili;-çok zengin halayı nakışlaria süslcnmişlir. İki köşesi silindirik sütûnçe biçiminde işlenmiş olan bu ilâvede, aitûnçclerin ve bunlann arasmda kalan yüzeyin, içleri veya aralan hatayî ve rumîlerlc doldu-m l doldu-m u ş , biribirlerine bağlanan, farklı biçidoldu-m ve büyüklükte doldu-madalyonlaria bezendigi görüldoldu-mektedir. Bunlar, Kubbei Hadra'mn kuzey yahul Post Kubbcsi'nin güney ayaklanndaki X V I . yüzyıl n a k ı ş -lanna benzemektedirler. Post Kubbesi'nin kuzey balı köşesindeki ayağa da, sonradan diğer ayakta olduğu gibi, bir ekleme yapılmıştır. Bu yüzden eski ayağın güney yüzünü süsleyen orijinal nakışların orta klanının, bu ek ile örtüldüğü, geç devir sıvalannın raspası sonucu ortaya çıkmıştır. Alt tarafında geometrik örgüden bir saçak; bunun yukarısında içinde bir vazodan çıkan naturalist çiçekleri ihtiva eden, kenartan geometrik düğüm motifleriyle süslü, dörtgen bir pano; daha üstte de zemini rumîlerlc doldurulmuş müsctma yazılann yer aldığı bir başka pano ile bir taç kısmından oluşan bu kompozis yon, muhtemelen yine X V I . yüzyılın ilk yansına ait olmalıdır.
Post Kubbesi'nin üst üste sekiz sıra mukamas dizisinden oluşan örtüsü, içbükey profilli bir kuşak ile başlamaktadır. Bu profil üzerinde, muhdes badanalann alündan, saplan biribirine bağlana rak ulanan, palmetli bir saçak motifi meydana çıkartılmışür. tik sıradaki püskül biçimindeki mukar-naslann arasında lâle, sümbül ve çimen motifleri görülmektedir. Sekizgen yıldızlann etrafında geli şen, geometrik bir şemaya görc düzenlenen bu örtüde, mukamaslann kcnarian yeşil, mavi vc kırmızı rcnkle koniurianmış; yanm sekizgen ve yanm dörtgen planlı püsküllerin yüzleri de, münavebeli ola rak mavi ve kırmızı ile boyanmıştır. Örtünün son sırasından itibaren, sade bir dışbükey prollllc, se kizgen gövdeli, kubbeli aydınlık feneri yükselmektedir. Bu profil ve sekiz yüzdeki pencerelerin etrafı zenccrck motifleri ile, kubbe ise altıgen bir yıldızın çevresinde, biribirine dolanan, iki renkte rumîlerlc süslenmiştir.
Scmahâne kısmında yapılan araştırma vc raspalar sonunda, pandantiflerde, elek vc kubbede, muhdes sıvalann allından çıkartılan orijinal kompozisyonlar fevkâlâdc ilgi çekicidir. Pandantiflerde san kıvnm dal ve yeşil dolgulu rumî yapraklardan oluşan, kımıızı zemin üzerine, müsenna olarak c c l î sülüsle yazılmış Allah, Muhammed, Ebubckir, Ömer, Osman, Ali ibareleri, eşine ender rastlanabile cek bir kompozisyon meydana geünnekiedir. Kubbe eteğinin içbükey profilinde ise, yine kırmızı ze
min Özerine beyaz kufi ile yazılmış bir yazı şeridi bulunmaktadır. Kubbe kasnağındaki sekiz pencerenin etrafi, hatayî motiflerden oluşan bir çerçeve ve u ç l a süslenmiştir. Ancak bu iki parçalı kompozisyon yanyana gelen pencerelerde, münavebeli olarak kırmızı zemin üzerine beyaz veya beyaz üzerine kırmızı desenle tekrarianmıştır. X I X . yüzyılda yapılmış natüralist çiçek vc yaprak motiflerinin allında bulunan bu kompozisyonlar muhtemelen X V I I I . yüzyıl onanmlanna ait olmalıdır. Restorasyon sırasında, sonradan konulduklan belli olan ahşap çerçeveli, basil pencere içlikleri yerine, fevkanî du var pencerelerinden alman örneğe göre yapılmış, camlı alçı içlikler yerleştirilmiştir. D ı ş yüzlerine de basil filgözü dışlıklar takılmıştır. Pencerelerin yukansında kalan kubbe yüzeyinde, merkezdeki altı köşeli bir yıldız kompozisyonu etrafinda gelişen, radyal olarak dizilmiş ve biribirlerine kordonlarla bağlanmış rozet ve şemselerden oluşan X V I . yüzyıla ait bir tezyinat ağı görülür. Rozet vc şemselerin içleri ile çevrelerini dolduran rumî ve hatayî moliflcrie, kompozisyon daha zenginliştirilmişiir. T a m ortada, yanm küre biçimindeki bir kabaranın etrafında, üst baglaniılanyla geometrik bir ö r g ü oluşturacak b i ç i m d e ibaresi altı defa tekrarlanmıştır. D e ğ i ş i k renkte çizgilerie tahrillencn vc yer yer gölgelenen bu kubbe kompozisyonunda, üzerleri palmel motifleriyle, süslenmiş, beşgen piramii biçimindeki kabaralar, içleri kufi ibareler ile doldurulmuş rumîicr dikkat çekicidir. Kubbe tezyinaünın kcnan, kımıızı renkte püsküllü askı motifiylc saçaklanmışiır. B u da g e ç devirierin bir eki gibi görünmektedir. Semâhâne kubbesini taşıyan plastr kemerlerin sınıriandırdıgı duvar yüzlerindeki dörtgen veya çelenk içine alınmış dairevî levhalann, sembollerin X I X . yü/.yılda yapıldığı bilinmektedir. Nakkaş vc hattat Konyalı Mahbub Efendi'ye ait bu hatıralar aynen korun muştur.
Semahaneye gore daha sade tutulmuş olan bitişikteki mescid bölümünün duvarlannda, pandan-Uncnnde ve kubbesinde daha farklı kompozisyonlar yer almıştır. Kubbeyi taşıyan kemerler arasındaki duvar yüzlerinde, yine Mahbub Elendi'ye ait yazılar ve süslemeler aynen bırakılmış; pan-danuncrdcki yazıh madalyonlann muhdcs çerçeveleri, alttan çıkan eski desenlerine uygun olarak ihya edilmiştir. Kcmcrlenn üzerlerindeki son devir nakışlan da kaldınlarak, tuğla kemerler sıvanmadan bırakılmış; sadece kemerlerin kaşlannda, sıva altından bulunan basil saçak motifleri yenilenmiştir. Kubbe e l e ğ i n d e , k ı v r ı m dal üzerine kufî ile yazılı ( J \ ^ > / \ ^ j y \ Vj
J L ^ l ^ y ^ \ v J l \ ; J W
) ibaresi, kımıızı zemine beyaz ya da beyaz zemine san renkle alterna tif olarak bir kuşak hâlinde dolaştınimışiır. Bu kuşağın üst kcnan yanm palmcili bir su, altı da bir saçak motifi ile süslenmiştir. Daha yukanda, kubbe kasnağının sekiz penceresi ile bunlann arasında, geometrik motifli basil bir şerit ile içleri yazüı madalyonlar bulunmakladır. Pencerelerin etrafı ve üstü, semahâneninkindcn daha farklı, bitkisel motifleri ihtiva eden çerçeveler ve tepelikler ile tezyin edil mişlerdir. Bunlarda da zemin ve motifler alternatif olarak kımıızı ve beyazla renklendirilmiştir. Mer kezinde yine küresel bir kabara bulunan, dairevî göbek kompozisyonu, içleri rumî ve hatayi üslûpla motiflerle doldurulmuş, çark-ı felek gibi dönen Çin bulullanndan oluşmuş; kenarian da benzer şekil de süslenmiş, iri palmeUerle saçaklanmıştır(8). Göbek kompozisyonunun motiflerinde, kırmızı ve lâcivert zeminler üzerine san, kımıızı, yeşil renkler kullanılmıştır. Mescidin kuzey vc batı duvariann-da yer alan alt pencerelerin vc rcvaka açılan kapısının alınlıklan ile üst pencerelerin bitkisel moüfli çer çeve ve taçlan, muhdcs badanalar allından çıkan eski örneklere göre ihya edilmiştir. Kuzey duvanna bitişik, ahşap müezzin mahfilinin döşemesi altında, muhdcs yağlı boyanın raspası sonucu, X V I I I . yüzyıla ait halayî üslupta nakışlar bulunmuştur. Batıda, harimc açılan minare kapısının üstündeki taş vaiz kürsüsünün cephelerinde de, sıva ve badanalann allından, geometrik motifli, renkli kompozis yonlar çıkartılarak ihya edilmiştir.Şimdiye kadar tarife çalıştığımız ve 1983-84 yıllannda Mcvlanâ Dergâhımn türbe, mescid vc semahâne blokunda yapılan araştırmalar, burasının değişik devir ve tarihlerde geçirdiği onanmlara aiL pek çok izi ve bakiyeyi meydana çıkartmıştır. Depremlerin sebep olduğu te'nlikeh durumlara karşı, dış cephelere yerleştirilen payandalann yanı sıra, içeride de bazı ayak ve kemcrierin yeni ilâvelerle pekiş tirilip desteklendiği; yıkılan bazı kısımlann yenilendiği açıkça görülmektedir. Bunlara paralel olarak, eski yapının nakışlan ile sonradan ilâve veya tamir edilen kısımlara ait tczyinaun biribirine benzeme diği; son olarak da yenilenen sıva ve badanalann üzerine, bazı yerlerde attaki orijinal motif vc kompo zisyonlardan faydalanmak suretiyle, X I X . yüzyılın ampir üslûbunda, basit, hattâ zevksiz süslemeler yapıldığı anlaşılmaktadır. Anadolu Türk Nakış Tarihi açısından büyük önem arzeden bu hatıralar, bazı kısımlarda bulunduktan durumlanyla muhafaza edilmek şartıyla yenilenmişlerdir. Bu yenileme nin, genellikle desen ve renk olarak orijinal tezyinata sadık kalınarak ve arada orijinallerinden örnekler bırakılarak yapılması memnuniyet vericidir. Keza, sıva vc badana raspalan sonucu bulunan yeni kompozisyonlann kalıplannın alınmış; foioğraflannın çektirilmiş; onanm öncesi ve sonrası durum-lannm albümler hâlinde beUricnmiş olmalan, yapılan çalışmanın bilimsel niteliğini ortaya koymak tadır. Ancak, bu onanmlar sırasında, onanlan kısımlara kitabe konulmaması ve bazı geç devir nakışlanma tamamen kaldıniması icnkid edilebilir. Çünkü Sanal ve Mimariık Tarihi araştırmacılan, burayı gezen ziyaretçiler, değişik dönemlerin nakışlannı mukayese imkânından mahrum bırakıl mışlardır. Bu mahzum kısmen telafi etmek için, Mcvlanâ Dergâhının uygun bir bölümünün, şimdiye kadar yapılmış restorasyonlan, yazılı ve resimli belgelerle; hattâ onanm esnasında yerinden kaidı-nlması gereken veya onanm sonrasında tekrar yerinde kuUanılamayan malzemelerie açıklayacas bir onanm müzesi şeklinde düzenlenmesi çok isabetli bir tutum olacaktır.
(8) K o n y a S u l t a n S e l i m C a m i i n d e , M i m a r Muzaffer B e y tarafmdan y a p t ı r ı l m ı ş n a k ı ş l a r ile y a k m Denzcruk g ö s t e r e n bu n a k ı ş l a r da, X X . y ü z y ı l ı n i l â v e s i gibi g ö r ü n m e k t e d i r .
T A R T I Ş M A
B A Ş K A N — Efendim, Sayın Prof. Dr. Yılmaz ÖNGE Beyefendiye teşekkür ediyorum. Bu konuda görüş bildirmek veya soru yöneltmek isteyen var mı?
Buyurun Sayın T U N C E R .
D o ç . D r . O r h a n Cezmi T U N C E R — Yılmaz Bey, mukamas için bir tarih s ö y l e y e b i l i r misiniz, dönem olarak; post kubbesini örten mukamas için, yaklaşık olarak?
Prof. D r . Y ı l m a z Ö N G E — Efendim, onun tarihini söylediğimiz zaman, zaten anahtar olarak, manzumenin kronolojik sıralaması çözülmüş yahut aşağı yukan çözümlenmiş olacak. Bunu söylemek biraz zor, ama 15 inci yüzyılın sonlanndan başlıyor, daha önceye gitmez; 16 ncı y ü z y ı l ı n sonlanna kadar olan, yani bir yüzyıllık zaman içinde post kubbesinin bugünkü şeklini almış o l m a s ı mümkündür. Eğer üzerindeki nakışlar da, gerçek, orijinal nakışlanysa, o zaman, 16 ncı yüzyıl i ç i n d e tarihlemck daha uygun olur.
Doç, Dr. Orhan Cezmi T U N C E R — E v e t , ben de öyle düşünüyorum; teşekkür ederim.
Rcsim2- Kubab-ı AkuKın bau bölümünde ortaya çıkardan yazı ve nakışlar (Onarımdan sonra)
mm
m
Resim 3- Kubab-ı Akub'm doğu bölümünde yapılan sıva raspalan sonunda bulunan eski nakışlar (Onanm sırasmda)Resim 4- Dahil-i Uşşak'ta ona ayağın batı yüzünde
Resim 6- Kubbe-i Hadra'nm duvar vc ayaldanndaki nak!şk.r (Onarundan so.-,vs%
••'5--'
-iŞr '^^^i;
i ;
.yells'^
Renin t- Pes; Kubbcsi'ı
(Cnanmdan sonra) U i M i n J c k ı n a k ı s l a r
Resim 10- Semhâne kubbesinin genel görünüşü (Onanmdan sonra)
Resim 13- Mescid kubbesinin pandanlillerindeki yeni tezyinat ve Mahbub Efendi'nin yazılan (Onanmdan sonra)
Resim 11- Nakışlann restorasyonunu yapan Mustafa Baytal Usu ile makalenin yazan semahâne kubbesinde (Onanm sırasında)
Resim 14- Mescid kubbesinin genel görünüşü (Onanmdan sonra)
Resim 15- Mescidde müezzin mahfilinin boyalan alündan çıkanlan orijinal nakışlar (Onanmdan sonra)
Resim 12- Semahâne kubbe kasnağmda, pencere kenarlannda, muhdes nakışların alımdan çıkartılan eski tezyinat (Onanm sırasında)
Resim 16- Mescidde vaiz kürsüsünün reslora edilen tezyinatı (Onanmdan sonra)