• Sonuç bulunamadı

Taraftarların futbol basını üzerinde güvenirlik çalışması: geleneksel ve sosyal medya üzerine uygulamalı bir çalışma

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Taraftarların futbol basını üzerinde güvenirlik çalışması: geleneksel ve sosyal medya üzerine uygulamalı bir çalışma"

Copied!
171
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

T.C.

SELÇUK ÜNĠVERSĠTESĠ

SOSYAL BĠLĠMLER ENSTĠTÜSÜ

RADYO, TELEVĠZYON VE SĠNEMA ANABĠLĠM DALI

RADYO, TELEVĠZYON VE SĠNEMA BĠLĠM DALI

TARAFTARLARIN FUTBOL BASINI ÜZERĠNDE

GÜVENĠRLĠK ÇALIġMASI: GELENEKSEL VE SOSYAL

MEDYA ÜZERĠNE UYGULAMALI BĠR ÇALIġMA

ELĠF TÜMEN

YÜKSEK LĠSANS TEZĠ

DANIġMAN

Prof. Dr. Sedat ġĠMġEK

(2)
(3)

ii ÖNSÖZ

Bu tez çalışmasında spor ve futbol kavramları tarihleriyle incelenmiş, taraftarların bu kavramların basına yansımasındaki algı ve tutumu irdelenmiştir. Bu noktada anket yardımıyla taraftar bakış açısı doğru bir şekilde aktarılması amaçlanmıştır.

“Taraftarların Spor Basını Üzerinde Güvenilirlik Çalışması: Geleneksel ve Sosyal Medya Üzerine Uygulamalı Bir Çalışma” isimli tez çalışmasının seçiminde, yürütülmesinde, sonuçlandırılmasında akademik programı arasında zamanını ayırıp bana yardımcı olan, aynı zamanda yol gösterici tez danışmanım Prof. Dr. Sedat Şimşek‟e ilgi ve desteğinden ötürü teşekkürlerimi sunarım.

Ayrıca, tez süreci boyunca yardımcılarını esirgemeyen, destekleriyle tezimde büyük emeği olan Doç. Dr. Mete Kazaz‟a teşekkürlerimi bir borç bilirim. Aynı zamanda, tez sürecim boyunca bana destek olan ailem, arkadaşlarım ve tüm meslektaşlarıma yardımlarından ötürü sonsuz teşekkür ederim.

(4)

iii ÖNSÖZ

Bu tez çalışmasında spor ve futbol kavramları tarihleriyle incelenmiş, taraftarların bu kavramların basına yansımasındaki algı ve tutumu irdelenmiştir. Bu noktada anket yardımıyla taraftar bakış açısı doğru bir şekilde aktarılması amaçlanmıştır.

“Taraftarların Spor Basını Üzerinde Güvenilirlik Çalışması: Geleneksel ve Sosyal Medya Üzerine Uygulamalı Bir Çalışma” isimli tez çalışmasının seçiminde, yürütülmesinde, sonuçlandırılmasında akademik programı arasında zamanını ayırıp bana yardımcı olan, aynı zamanda yol gösterici tez danışmanım Prof. Dr. Sedat Şimşek‟e ilgi ve desteğinden ötürü teşekkürlerimi sunarım.

Ayrıca, tez süreci boyunca yardımcılarını esirgemeyen, destekleriyle tezimde büyük emeği olan Doç. Dr. Mete Kazaz‟a teşekkürlerimi bir borç bilirim. Aynı zamanda, tez sürecim boyunca bana destek olan ailem, arkadaşlarım ve tüm meslektaşlarıma yardımlarından ötürü sonsuz teşekkür ederim.

ELĠF TÜMEN KONYA, 2019

(5)

iv T. C.

SELÇUK ÜNĠVERSĠTESĠ Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürlüğü

Ö ğre n ci n in

Adı Soyadı Elif Tümen

Numarası 124223001015

Ana Bilim / Bilim

Dalı Radyo, Televizyon ve Sinema / Radyo, Televizyon ve Sinema Programı Tezli Yüksek Lisans Doktora

Tez Danışmanı Prof. Dr. Sedat Şimşek

Tezin Adı Taraftarların Spor Basını Üzerinde Güvenirlik Çalışması: Geleneksel ve Sosyal Medya Üzerine Uygulamalı Bir Çalışma

ÖZET

Spor kavramı tarihsel süreçte pek çok alanda karşımıza çıkmaktadır. Sporun hem kültürel hem ekonomik, kimi zaman ise siyasi tutumdan etkilenen bir yapısı bulunmaktadır.

Spor dalları içinde özellikle futbol ülkemizin gündeminde sıkça yer almaktadır. Her toplumda tarih boyunca günlük yaşamın önemli parçalarından biri haline gelen futbolun basında ele alınış tarzı da önem arz etmektedir.

Söz konusu çalışmada öncelikle sporun tarihi, toplumsal kurumlarla ilişkisi ve ekonomik ilişkisi ele alınmıştır. Ardından futbol ve basın kavramları üzerinde durularak futbolun ülkemiz tarihi içerisindeki incelemesi yapılmıştır. Bu inceleme taraftar türleri incelemesi ile destek sağlanmıştır.

(6)

v Sonrasında ise düzenlenilen anket yardımıyla basın ve futbol kavramları üzerinden taraftarlara kredibilite çalışması yapılmıştır. Bu çalışma kapsamında taraftarların güvenirlik, prestij, inanırlık ve objektiflik kavramlarına bakış algısı ölçülmüştür.

Söz konusu tez kapsamında incelenen temalar ve alt temalarda eleştirel açıklamalar ve beraberinde gerekli değerlendirmeler sunulmuştur.

Anahtar Kelimeler: Futbol, Taraftarlık, Futbol ve Taraftarlık, Basın, Spor Haberciliği

(7)

vi T. C.

SELÇUK ÜNĠVERSĠTESĠ Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürlüğü

Ö ğre n ci n in

Adı Soyadı Elif Tümen

Numarası 124223001015

Ana Bilim / Bilim

Dalı Radyo, Televizyon ve Sinema / Radyo, Televizyon ve Sinema Programı Tezli Yüksek Lisans Doktora

Tez Danışmanı Prof. Dr. Sedat Şimşek

Tezin Adı Taraftarların Spor Basını Üzerinde Güvenirlik Çalışması: Geleneksel ve Sosyal Medya Üzerine Uygulamalı Bir Çalışma

SUMMARY

Sports concept has shown itself in many fields in the historical process. Sport has a structure affected by both cultural and economic and sometimes political attitudes.

Especially soccer is often on tap in our country as compared with other sports branches. Media‟s manner of approaching soccer, which has become one of the significant parts of daily in every society, is of importance.

History of sports, its relationship with social institutions and its economic aspects were discussed first and then soccer and media concepts were dealt with and place of soccer was reviewed in our country‟s history.

(8)

vii Thereafter a credibility study on media and soccer concepts for fans was carried out through a questionnaire. Fans‟ perceptions on reliability, prestige, credibility and objectivity concepts were measured within the scope of this study.

Necessary critical statements and assessments were available in every theme and subtheme discussed.

(9)

viii ĠÇĠNDEKĠLER

BĠLĠMSEL ETĠK SAYFASI ... i

YÜKSEK LĠSANS TEZĠ KABUL FORMU ... Hata! Yer iĢareti tanımlanmamıĢ. ÖNSÖZ ... Hata! Yer iĢareti tanımlanmamıĢ. ÖZET ... iv

SUMMARY ... vHata! Yer iĢareti tanımlanmamıĢ. ĠÇĠNDEKĠLER ... vHata! Yer iĢareti tanımlanmamıĢ. KISALTMALAR ... xi

TABLOLAR ... xii

GĠRĠġ ...1

BĠRĠNCĠ BÖLÜM SPOR KAVRAMI VE KĠTLE ĠLETĠġĠM ARAÇLARINDA SPOR 1.1.SPOR TARĠHĠ VE KAVRAMI…………...……….………...……5

1.1.1 Spor ve Toplum İlişkisi ...9

1.1.2. Spor ve Ekonomi İlişkisi ...12

1.1.3. Spor ve Politika İlişkisi ...16

1.1.4. Spor ve Kültür İlişkisi ...20

1.1.5. Spor ve Medya İlişkisi ...21

1.1.6. Futbol ve Kitle İletişim Araçları ...22

(10)

ix

1.2.1. Kitle Kavramı ...29

1.2.2. Kitle Kültürü Nedir? ...29

1.3. KĠTLE ĠLETĠġĠM NEDĠR? ...30

1.3.1. Kitle İletişim Araçları ve Tüketim ...32

1.3.2. Kitle İletişim Araçları ve Güvenirlik ...37

ĠKĠNCĠ BÖLÜM TARAFTAR KREDĠBĠLĠTE ĠLĠġKĠSĠ 2.1. TARAFTARLIK KAVRAMI VE MEDYA ÜZERĠNDEN KREDĠBĠLĠTE ÇALIġMASI ...38

2.1.1. Taraftarlık Kavramı Nedir? ...38

2.1.2. Taraftar Kimliği ...40

2.1.3. Taraftarın Sınıflandırılması ...42

2.1.4. Futbolda Taraftarlık ve Taraftar Tipleri ...43

2.1.4.1. Geçici Taraftarlar ...44

2.1.4.2. Yerel Taraftarlar ...44

2.1.4.3. Sadık Taraftarlar ...45

2.1.4.4. Fanatik Taraftarlar ...46

2.1.4.5. Kötü Fonksiyonlu (Sert) Taraftarlar ...47

2.1.5. Taraftarların Medyaya Güveni ...48

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

TARAFTARLARIN SPOR BASINI ÜZERĠNDE

GÜVENĠRLĠK ÖLMEK ÜZERE GELENEKSEL VE SOSYAL

MEDYA ÜZERĠNE YAPILAN UYGULAMA ÇALIġMASI

3.1. Uygulama ÇalıĢması ...49

(11)

x 3.1.1. Araştırmanın Problemi ...49 3.1.2. Araştırmanın Amacı ...49 3.1.3. Araştırmanın Önemi ...50 3.1.4. Araştırmanın Varsayımları ...50 3.1.5. Araştırmanın Sınırlılıkları ...50 3.1.6. Araştırmanın Yöntemi ...50

3.1.7. Araştırmanın Evren ve Örneklemi ...51

3.1.8. Araştırmanın Hipotezleri ...51

3.1.9. Araştırma Sorularının Hazırlanması, Test Edilmesi ve Ölçeklendirme ...54

3.1.10. Araştırmanın Bulguları...55

3.1.10.1. Ankete Katılım Sağlayanların Profilleri ...56

3.1.10.2. Takım Verileri ...64

3.2.Değerlendirme ve Yorumlar ...125

SONUÇ VE ÖNERĠLER ...130

KAYNAKÇA ...135

(12)

xi KISALTMALAR

KĠA Kitle İletişim Araçları

FB Fenerbahçe

GS Galatasaray

BJK Beşiktaş

TRT Türkiye Radyo Televizyon Kurumu

SSCB Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği

(13)

xii TABLOLAR LĠSTESĠ

Tablo 1- Ankete tabi tutulanların yaşları……….…...56

Tablo 2- Ankete tabi tutulanların cinsiyetleri ………57

Tablo 3- Ankete tabi tutulanların medeni durumları ……….57

Tablo 4- Ankete tabi tutulanların katılım sağladıkları şehirler ………..59

Tablo 5- Ankete tabi tutulanların eğitim düzeyleri ………60

Tablo 6- Ankete tabi tutulanların meslek grupları………. 62

Tablo 7- Ankete tabi tutulanların aylık gelirleri ………63

Tablo 8- Ankete tabi tutulanların barınma durumları ………63

Tablo 9- Ankete katılım sağlayanların tuttukları takımlar ……… 65

Tablo 10- Ankete katılım sağlayanların maç izlemeyi tercih ettileri yerler …………67

Tablo 11- Ankete katılım sağlayanların maç sonrası takım takibi sağladıkları mecralar……….…69

(14)

xiii Tablo 12- Ankete katılım sağlayanların takım haberlerini takip ettikleri internet siteleri……….………72

Tablo 13- Ankete katılım sağlayanların takım haberlerini takip ettikleri gazeteler………75

Tablo 14- Ankete katılım sağlayanların takım haberlerini takip ettikleri televizyon kanalları………..78

Tablo 15- Ankete katılım sağlayanların takım haberlerini takip ettikleri sosyal medya mecraları………83

Tablo 16- Ankete katılım sağlayanların spor haberlerini takip ettikleri mecralar………...86

Tablo 17- Ankete katılım sağlayanların spor haberlerini takip ettikleri gazeteler……….89

Tablo 18- Ankete katılım sağlayanların spor haberlerini takip ettikleri internet siteleri……… 95

Tablo 19- Ankete katılım sağlayanların spor haberlerini takip ettikleri televizyon kanalları……… 98

Tablo 20- Ankete katılım sağlayanların spor haberlerini takip ettikleri sosyal medya mecraları……….102

Tablo 21- Ankete katılım sağlayanların gazete haberlerine bakış açısı………106

Tablo 22- Ankete katılım sağlayanların internet haberlerine bakış açısı…………...111

(15)

xiv Tablo 23- Ankete katılım sağlayanların televizyon haberlerine bakış açısı………117

Tablo 24- Ankete katılım sağlayanların spor haberlerine güven oranı……….119

Tablo 25- Ankete katılım sağlayanların sosyal medyada spor haberlerine güven değerlendirmesi……….. 125

(16)

1 GĠRĠġ

Sporun hem toplumsal yapı, hem de bireylerin hayatları kapsamında değerlendirildiğinde etkilerinin yoğun olduğu belirtilebilmektedir. Sporun özellikleri gereği kitle iletişim araçlarının (KİA) tamamıyla çok ciddi ve kuvvetli bir ilişkide olması gerekmektedir. Bu sebeple de basın ve spor arasında birliktelik farklı anlam ve öneme sahiptir.

Kitle iletişim araçları dediğimizde akıllara ilk gelenlerin yazılı olanlar arasında; gazete, dergi, kitap, işitseller arasında radyo, işitsel-görsel kapsamında ise televizyon, sinema ve işitsel-görsel-yazılı dendiğinde ise internet şeklinde ifade edilmektedir. Ancak, spora ülkemizde özellikle futbola ilgi arttıkça bu doğrultu kapsamında nitelik ve nicelik açısından da kitle iletişim araçlarının haber verme işleyişlerinde gelişme yaşanmıştır.

Kitle iletişim araçlarındaki değişim spor dünyasının en önemli unsurlarından biri taraftarlık kavramını da etkilemiştir. Yandaşlık, saf tutma ya da destekleme halinin mevcut olduğu taraftarlık kavramı zamanla izlerkitle doğrultusunda izleyici, seyirci, tüketici ve müşteri çeşitli tanımlama çerçeveleri ile birlikte değerlendirilmiştir.

Ülkemizde taraftarlığın en yoğun görüldüğü spor türlerinden biri futboldur. Futbol basit bir eğlence aracı olmaktan çıkmaktadır. Futbol zamanla kitlesel bir eyleme de dönüşmüştür. Bir endüstri haline gelen futbol için en önemli oldu taraftar olgusudur. Taraftarlar incelendiğinde futbol kulüpleri için temel unsurdur. Ayrıca en büyük destekçi olarak değerlendirilmektedir.

Taraftarlar takımların kulüpleri için hem maddi açıdan hem de manevi açıdan bir kazanım olarak değerlendirilmektedir. Taraftar grupları birden fazla açıdan sosyolojik, kültürel, politik, ekonomik ve psikolojik olarak değerlendirilmektedir.

(17)

2 McDonald vd. taraftarları kimlik modelleri açısından „Düşük Kimlik, Orta Kimlik, Yüksek Kimlik‟ olarak nitelendirilmektedir. (1993: 16) Diğer açıdan Steward ve Smith yapılan sınıflama farklı bir noktadan bakmaktadır ve 5 farklı kategori oluşturmaktadır. Bunlar, „Performansa Bağımlı (The Aficionado), Tiyatro İzleyicisi (The Theatregoer), Hırslı Tutkulu (The Passionate Partisan), Şampiyon Takipçisi (A Champ Follower) ve Münzevi Partizan (The Reclusive Partisan)‟ şeklinde sınıflandırılmaktadır (1997: 149-156).

Taraftarlık kavramı açısından birden fazla inceleme yapılmıştır. Bu incelemelerden biri de Hunt, Bristol ve arkadaşları tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu noktada „yerel, geçici, sert, fanatik, sadık taraftarlar‟ başlıkları altında incelenmiştir.

Sosyal, ekonomik, politik ve kültürel anlamda farklılık gösteren taraftar kavramı spor türlerinden futbol açısından kitle iletişim araçlarıyla bilgiye erişim sağlamaktadır.

Bu noktada araştırmanın sorununa baktığımızda futbol müsabakalarını takip eden taraftarların, bu müsabakalarla ilgili takip ettikleri kitle iletişim araçlarına güvenip güvenmediğinin ortaya çıkarılmasıdır. Bu sorun doğrultusunda inceleme gerçekleştirilmiştir.

Söz konusu araştırma kapsamında teknolojinin gelişimi ile evrilen kitle iletişim araçlarının değerlendirilmesi sağlanmıştır. Teze konu araştırma kapsamında yapılan değerlendirmede özellikle güven olgusu ele alınmıştır.

Çalışmanın amacına bakıldığında taraftarların futbol müsabakalarıyla ilgili kitle iletişim araçlarında çıkan haberleri, takibini sağladıkları medya organları açısından hangisi ya da hangilerine güvendikleri değerlendirdikleri incelenmiştir. Ayrıca taraftarların kitle iletişim araçlarında nelerden rahatsız oldukları da incelemeye alınmıştır.

(18)

3 Teze konu araştırma taraftarlarının tuttukları takım ve rakip takımlar hakkında en doğru haberleri hangi kitle araçları sayesinde aldıkları ve güvenle takip edebileceklerini öğrenmeleri açısından önemlidir.

Araştırma kapsamında sadece güvenilirlik değil aynı zamanda takip ettikleri kitle iletişim araçları ya da medya organları içinde de hangilerinde nelerden hoşlanmıyorlar, neler taraftarı rahatsız ediyor incelenmiştir.

Literatür taramaları incelendiğinde taraftarların birçok alan kapsamında kitle iletişim araçları üzerinden takip sağladığı gözlemlenmektedir. Ancak sosyal medya açısından değerlendirildiğinde son yıllardaki etkin kullanımı ve evrilen kitle iletişim araçları bağlamında son durum değerlendirmesi açısından söz konusu tez önem arz etmektedir.

Her yaştan kitleye sorunsuz ulaşması açısından, teknolojinin gelişimi de dikkate alındığında kitle iletişim araçları da çeşitlilik göstermektedir. Özellikle internet mecralarının aktif kullanımı ile kullanıcıların medya organlarına ulaşım tarzını da değiştirmiştir.

Taraftarlar dergi, gazete ya da diğer yazılı basın mecralarından ziyade ücretsiz olması ve hızlı ulaşılabilir olması açısından interneti tercih etmektedir. İnternet kavramı ele alındığında ise en önemli noktanın sosyal medya olduğu görülmektedir.

Sosyal medya ve internetteki kitle iletişim araçları incelendiğinde ise sadece bilgiye erişimin kolaylığı ön plana çıkmamaktadır. Öte yandan bilgi kirliliği de göz önüne alınmaktadır. Bu noktada taraftarların güven olgusuyla ilgili bakış açısı oldukça önemlidir.

Bir taraftan spor basının özellikle de futbol basınının önemi ve işleyiş tarzındaki değişim, gelişim gün geçtikçe artmaktadır. Bu değişim ve gelişim ise

(19)

4 taraftarların da alışkanlıklarına yansımaktadır. Değişim ve gelişim noktasında bu durum taraftar açısından yaşadığı değişim ne noktadadır, tezde ele alınmıştır.

İlgi ve dikkat çeken habercilik dili güvenirliği de aynı oranda sağlamak zorundadır. Ancak bu her kitle iletişim aracında farklılık göstermektedir. Bu farklılığın taraftarlar açısından yansıması da olumlu ya da olumsuz açıdan değişmektedir.

Söz konusu tez kapsamında kitle iletişim araçlarının değişimi ele alınmıştır. Aynı zamanda spor kavramı ile toplum, ekonomi, politika, kültür, medya ve kitle iletişim araçlarıyla ilişkisi incelenmiştir.

Bunların yanı sıra kitle kavramı incelenmiş, tüketim ve güvenilirliği ölçülmüştür. Taraftarlık ve futbol taraftarlığının da incelendiği tezde taraftarlık kavramı konusunda sınıflandırmalar belirtilmiş ve literatür taramasında yer almıştır.

Söz konusu tezde „anket çalışması‟ yardımıyla taraftarların güvenirlik, prestij, inanırlık, objektiflik karşısındaki algı ve tutumu ölçülmüştür.

(20)

5 BĠRĠNCĠ BÖLÜM

SPOR KAVRAMI VE KĠTLE ĠLETĠġĠM ARAÇLARINDA SPOR 1.1. SPOR TARĠHĠ VE KAVRAMI

Sporla ilgili günümüzde yaşanan gelişmeler ve tutumu değerlendirmek için öncelikle sporun başlangıç tarihine gitmek gerekmektedir. Bugün ekonomik, toplumsal, kültürel ve siyasi olarak da önem taşıyan spor geçmişte savunma ve saldırı kökenli başlamıştır. Kazaz (2007: 30) sporun tarihi gelişimi şöyle açıklamıştır; ilk sporların „savunma-saldırı kökenli‟ olduğu görülmektedir. İlkel insanın yırtıcı hayvanlarla boğuşması, önceleri çıplak elle, sonraları sopa, ok, yay, kılıç gibi aletlerle olmuştur. Bu savaşımın barışçıl benzetimi güreş, boks, cirit, eskrim gibi temas sporları olarak biçimlenmiştir.

Sporla ilgili tanımlardan bazıları da savunma saldırı kökenli olduğunu destekler niteliktedir. Fişek‟e (2003: 38) göre spor, bireylerin boş zamanında artışa bağlı olarak, tek tek ya da topluca, barışçı biçimde ve benzetim yoluyla oyalanma şeklinde ya da işten uzaklaşma manasında kullanılmasına dayalı olarak belirlenen teknik açıdan, estetik açıdan ve fiziki açıdan toplumsal bir süreçtir.

Sonrasında ise yine ihtiyaçlar doğrultusunda spor türleri ortaya çıkmıştır. Daha önceleri avlanmak ve kendilerini savunmak için bir gelişim sürecine giren ilkel insanlar bu kez bir yerden bir yere ulaşmak için kendilerine bugünün sporlarını oluşturacak yeni türler keşfetmiştir. Daha sonra „Taşıma-Ulaştırma kökenli‟ sporlar ortaya çıkmıştır. Bunlar, insanların bir yerden bir yere gitmek, doğa güçlerinden, yırtıcı hayvanlardan kaçmak için başvurdukları barışçıl benzetim olarak karşılaşılmaktadır; Atletizm, kürek, kano, binicilik sporları bu tür sporlardır (Kazaz, 2007: 31).

(21)

6 Sporla ilgili tarihsel sürecinin yanı sıra birçok tanım bulunmaktadır. Voight (1998: 67) sporu bedende bilinçli bir tasarrufun belirli bir biçimi şeklinde tanımlamıştır.

Sporun tanımı birçok farklı açıdan ele alınmaktadır. Spor sadece tanım olarak değil alt içerik olarak da amaçladığı durum noktasında da farklı şekillendirilmektedir.

Spor kavramının farklı açılardan ele alınmasını Kazaz (2007) şu şekilde ele almıştır.

“„Spor‟ olgusu, kelime anlamı itibari ile „oyun, oyalanma, işten uzaklaşma‟ gibi sözcüklerin karşılığı olarak belirtilmektedir. George H. Sage sporu nasıl tanımlamıştır diye bakıldığında şunlar söylenmektedir; insanların doğasındaki saldırganlık kapsamında barışçı boşalma olanakları sağlamaktadır. Saldırganlık güdüsü kapsamında denetime alınması için de uygun yarışma ortamı yaratan olgudur. Budd Schullberg ise, sporu sağlıklı bir emniyet supabı, savaşın ikamesi olarak belirtmekte ve bu tanımı ile sporun „barışçı boşalma olanakları‟ sağladığı görüşünü kuvvetlendirmektedir. Bu noktada spor alanı, toplumsal yapının uyum ve barış içinde sürdürülmesi için dışarıda bırakılması gereken zayıflık ve enerjiden, oyun aracılığıyla dışsallaştırılarak arınmanın anlamı olmaktadır” (s. 32).

Sporun başlangıcına ilişkin ve tanımları açısından bir çeşitlilik ve farklı tanımlamalar oluşturulmuştur. Fişek‟e (2003: 38) göre spor kavramı insanların doğa ile savaştayken kazanmış olduğu becerilerle geliştirdiği araçlı ya da araçsız olarak savaşım yöntemlerini boş zamanlarında artışlara bağlı şekilde; toplu olarak ya da tek, barışçıl ya da benzetim yoluyla iş ortamından uzaklaşması ya da oyalanma olarak ifade edilecek şekilde toplumsal süreçtir.

Kimi zaman ise spor sosyal içerikli bedensel aktivitelere yönelik bir tanımla karşımıza çıkmaktadır. Polley (2007: 104) ise spor tanımlamasında daha farklı ifadelerde bulunmuştur. Polley‟e göre spor, amaç ve araçlar bağlamında yapılan,

(22)

7 öncesinde belirlenmekte olan ya da benimsenen kurallara uymayı gerektiren, bir noktada performansı artırıcı sosyal içerikli bedensel aktiviteler şeklinde tanımlanmaktadır.

Sporun ekonomi yaklaşımlı tanımı da söz konusudur. Nitekim spor, sporcunun mesleğidir. Bu açıdan bakıldığında „Tüm gün çalışma gerektiren bir meslektir‟ tanımını da kazanmıştır. Aynı zamanda hem geçmişte hem de modern zamanın en önemli sanayi kolu, propaganda aracı olduğu da bir gerçektir.

Fişek (2003) sporun propaganda aracı olduğu gerçeğini şu şekilde ifade ediyor;

“Spor, oyun güdüsünün örgütlü-kurallı uzantısıdır. Bir süreç ve bir meslektir. Spor içinde yapıldığı toplumun tüm çelişkilerini, çirkefliğini yansıtan bir aynadır. Sporun gelişiminde bugün öyle bir aşamaya gelinmiştir ki, sporun özüyle yapılma-kullanılma biçiminin birbirlerinden soyutlanmaları güçtür. Spor bugün, araç-gereç üretimi ve gişe gelirleriyle önemli bir sanayi kolu, sokaktaki adamın tutkusu olduğu için de sistemler savaşının etkili bir propaganda silahıdır” (s. 65).

Bir diğer açıdan sporu irdelersek „kitlelerin afyonu‟ gerçeğiyle karşılaşma durumunda kalınmaktadır. Genel tanımlamak gerekirse kapitalizm kavramı kazanca dayalıdır. Bu toplumun her alanında görülmektedir. Spor, modern insanın hayatında artık merkezi konumda yer almaktadır. Günümüzde ise en güçlü sosyal olgulardan biri olarak kabul etmektedir. Toplumsal anlamda ise yeri giderek artmaktadır. Spor müsabakaları geniş kitleler tarafından takip edilmektedir. Bu süreç özellikle sporcular dışında birçok insanın sağlık amacıyla spor müsabakaları ve sağlık amaçlı spor faaliyetlerini takip etmesinden kaynaklanmaktadır. Eğlendiğini sanmakta olan kafa işçileri performansının da artması anlamına geleceğinden özellikle uluslararası spor müsabakaları burjuvaların ekmeğine yağ sürmektedir. Dünya kupası, olimpiyatlar gibi uluslararası yarışmalarda alınacak madalyalar ve galibiyetlerle milliyetçi duygular da okşanmaktadır.

(23)

8 Bu tanımların yanı sıra sporu „kitlelerin afyonu‟ ve zaman içinde onun simgesi durumuna gelmiş Olimpiyat oyunlarını da bir tür „suspansuvarlı milliyetçilik‟ olarak tanımlayan görüşün en önemli kanıtı Francisco Franco‟nun Bernabeau Stadyumu konusundaki „Bana 150 bin kişilik bir uyku tulumu yapın‟; Antonio Salazar‟ın „Portekiz‟i kırk yıl süre ile 3 F‟le fiesta (şölen), fadima (örgütlü din) ve futbol ile yönettim‟; Spiro Agnew‟un da „Spor toplulumuzu bir arada tutan tutkaldır‟ biçimindeki sözleridir (Salazar‟dan akt. Fişek, 1998: 30). Fişek, bu tanımlamalar içerisindeki afyon kavramını ise şu şekilde belirtmektedir; Afyon deyimini, belir bir çözüm getirmeden alıkoyan, bireyleri kendileriyle hiç ilgisi olmayan bazı şeylerle özdeşmeye iterek toplumsal sorunların çözümünü erteleyen, ya da yanlış yerlerde aramaya yönelten „geçici uyuşturucular‟, „uyku hapları‟ için kullanmak mümkün (Kazaz, 2007: 33-34).

Diğer bir tanıma göre ise spor tamamen kas çalışmasına yönelik bir kavram ve mücadele gerektiren yüksek düzeyde bir oyun. Özmen‟in (1999: 114) oyun olarak ifade ettiği spor, başarı ve yarışmada etkin bir rol oynamaktadır. Başarı açısından bakıldığında genişletme ve yarışmalar kapsamında değerledirilirse ise üstün gelme amacı için gösterilen çabayı, bedensel olarak daha yeteneklilerin seçilmesini gerektirmektedir. Bu doğrultuda seçilenlerin ise yoğun bir şekilde eğitilmektesi önemlidir. Böylece spor daha çok yarışmayı içermektedir. Yüksek anlamda oyun içerdiği gibi mücadeleyi de kapsamaktadır.

Her alanda olduğu gibi cinsiyetçilik kavramı sporda da etkin olan unsurlardan biridir. Metalaştırılan kadın, cinsel bir nesne konumuna getirilerek sporun pek çok alanında basında yer alan sporcu konumuna getirilmektedir. Ancak kadın başarılarından ziyade kadınlığıyla sayfaları süslemektedir. Çünkü cinsiyetçi sistemde, cinsel kimliği, kim olduğu, güzelliği onun haber olmasına kimi zaman eril dil kullanılmasına haklı bir sebep gibi görülmektedir. Kadın sporcuların –atletler, basketbolcular, voleybolcular, yüzücüler- gazetelerde yer alan resimlerinde, televizyonlardaki görüntülerinde, spor anlamında değerlendirilecek pozisyonların ele

(24)

9 alınması ve ön plana çıkarılmasından çok, vücut hatlarının öne çıkartılması, erkek egemen bakış açısının kendi politikalarını oluştururken bir yandan cinsiyet farklılaştırılmasını derinleştirip diğer yandan sporu nasıl araçsallaştırıldığının göstergesidir (Sert: 2000: 41-42).

Spor kavramına gelen olarak baktığımızda karşımıza birden fazla tanım çıksa da genel anlamıyla spor kitleler tarafından vazgeçilmesi mümkün olmayan bir uğraş, bir kazanç, bağlayıcılık unsuru haline gelmiştir. Tüm bu tanımlar sporu „boş zaman uğraşısı‟, „tam zaman uğraşısı‟, özünde „yarışma kazanma‟ öğesi içeren, doğayla girişilen araçlı-araçsız savaşım, spor yapan sporcu açısından kazanmaya dönük teknik ve fizik bir çaba; izleyen izleyici açısından yarışmaya dayalı estetik bir süreç; toplum genelinde oluşturulan bütün içinde de, yerine göre o toplumun çelişki ve özelliklerini olduğu gibi yansıtan bir ayna (ya da bağımlı değişken), yerine göre onu yönlendirebilen etkili bir araç, ama sonuçta önemli bir toplumsal kurum (Fişek;1998:31,34) olarak karşılaşılmaktadır (Kazaz, 2007: 36).

1.1.1. Spor ve Toplum ĠliĢkisi

Toplumun geçmişi ve spor geçmişi arasında sıkı bir bağ bulunmaktadır. Atalay‟a (1998: 11-15) göre; spor toplumsal bir olarak görülmektedir. Bu kavram toplumlar arasında da olabilir, toplumun kendi içinde de olabilmektedir. Hem sosyal hem de kültürel bir olgudur.

Toplumun bir parçası olan spor dünyada önemli bir unsur, kimi zaman eğlence aracı, kimi zaman tutku ve ekonomik, kültürel bir unsur haline gelmiştir. Zaman içinde değişim sürecine girmiş olsa da toplumsal anlamın en önemli kaynaklarından biri haline gelmiştir. Günümüzde spor ve toplum arasındaki ilişki birçok anlamda incelenmesi gereken boyuttadır.

(25)

10 “Özellikle yirminci yüzyılda toplumun spora ilgisinin artması, sporcuların toplumsal statülerinin yükselmesi, spor dallarının kurallarının yeniden düzenlenerek izlenirliğinin artırılması, spor ve performansı artırıcı tekniklerle spor araçlarının teknik olarak iyileştirilmesi gibi çeşitli gelişmeler sporun diğer işlevlerini olduğu kadar toplumsal işlevlerini de değiştirmiştir. Artık spor ticari bir sektör, uluslararası bir propaganda aracı, maddi ve manevi kazanç elde etme aracı olmakla birlikte toplumsal konum ve sosyalizasyon süreçlerinin de önemli faktörü konumuna gelmiş görülmektedir” (s. 48).

Toplumların en önemli etkenlerinden biri de birlikteliği ve devamlılığı sağlamak için kültürlerin korunmasıdır. Bir toplumun dağılmamasındaki en önemli unsurların başında kültürlerin korunması gelir. Kültürlerin korunması da spor, sanat gibi faaliyetlerle gerçekleştirilir. Sporun kültürlerin korunmasında yeri azımsanamayacak kadar büyüktür. Toplumların devamında, kültürlerinin korunması, kendilerini geliştirebilmeleri için başka birçok metot etkindirç Ancak aynı zamanda spor ve sportif faaliyetler de etkili olmuştur. Dayanışmanın toplumsal manada sağlanmasında sporun bireyleri birleştirici ve kaynaştırıcı gibi önemli rolü bulunmaktadır (Özan, 2002: 25).

Spor tüm insanlar içindir ancak kimi zaman toplumsal sosyal statü için önemli bir araçtır. Bu durum sporun her dalında görülmektedir. Spor müsabakalarında da ortaya çıkmaktadır. Toplum yaşantısında bireylerin sahip oldukları sosyal statü, yaşam standartları gibi etkenler spor karşılaşmalarında oturmaları gereken tribünü, hatta tribün içindeki yerleri de belirlemektedir. Örneğin; bir futbol karşılaşmasında açık tribün ve kapalın tribünü oluşturan kitlelerin sosyal statüleri ve yaşam standartları benzerlik göstermemektedir. Açık tribünden kapalı tribüne geçmek sürekli bir çaba sarf etmek, aynı zamanda sosyal statüleri ve yaşam standartlarını yükseltmek için uğraşmak anlamına gelmektedir. Bu ise çoğu zaman, toplumun birey için yarattığı fırsatları, o bireyin iyi kullanabilmesi ile olası olmaktadır (Kazaz, 2007: 49).

(26)

11 Sporun daha iyi kavranması için toplumsal kavramlar ve koşullar kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Spor sadece bir yarışma olarak ya da fiziksel bir mücadele olarak nitelendirmemek gerekmektedir. Çok daha anlamlı bir biçimde sosyal bir olgu olarak nitelendirilmelidir. Özmen (1998: 1-13) sporun toplumla ilişkisi hakkında spor kavramını yarışma ya da fiziki bir üstünlük olarak spor toplum bilimini görmemektedir. Önemli ya da sürekli oalrak bir sosyal olgu olan sporun sosyal karakteristiklerini açıklamaya çalışmaktadır, görüşündedir.

Son yıllarda sporun toplumsal işlevin ele alındığında eğitim unsuruna da değinmemek doğru olmamaktadır. Bireyin toplumsallaştırılması için eğitim kurumları kimi işlevlerinde sporu bir araç olarak kullanmaktadır. Eğitim kurumlarında bu durum oldukça artmaktadır. Ve özellikle ebeveynlerin eğitim kurumu seçimlerini de kimi zaman etkilemektedir. Sporun eğitimle ilişkisi günümüzdeki toplumlarda başka boyutlar da kazanmıştır. Sporun önemi nedeniyle bir yandan eğitim kurumlarında sportif etkinlikler artırılırken, bir yandan da başarılı sporculara burslu eğitim olanağı tanınmaktadır. Gelişmiş ülkelerin birçoğunda, kolej ve üniversite başarılı sporcuları kurumlarına alarak karşılıksız burs olanağı sağlamaktadır (Kazaz, 2007: 52).

Sporu değerlendirirken günümüz koşulları da göz önüne alınmalı, spor günümüzde insandan ayrılmak bir etken haline gelmiştir. Bilimsel temellerle incelendiğinde ise spor ömür boyunca sürecek mutluluk, sağlık ve motivasyon olarak bireye dönmektedir. Bu sebepten ötürü hangi yaş grubu olursa olsun bilimsel açıdan temellere dayalı olarak bilinci yapılan ya da sistemli yapılan sporlar insanların tüm yaşamları boyunca sağlıklı olarak, başarılı ve mutlu olmasında aynı zamanda morali yüksek tutmasında da önemlidir (Yalçınkaya & Saracaloğlu &Varol: 1993, 13).

Spor aynı zamanda toplumda kural koyucudur. Toplum içinde kabullenmesi zor, uyumu kabul etmeyen durumlar genellikle spor sayesinde kabul görmektedir. Öyle ki toplumun yüceltilmesinde dahi sporun önemli bir rolü vardır. Öte yandan spor sadece spor olarak anılmamalıdır. Topluma olan katkılarının yanı sıra bireylerin ailelerine olan faydaları da azımsanmayacak kadar çoktur. Erkal‟a (1992: 89) göre

(27)

12 topluma bakıldığından kendiliğinden olan ancak zorunlu olarak kabullenilmesi imkansız olan ancak spor kavramı sayesinde ise uyumun kolaylaştığı kurallar meydana gelmektedir. Spor bireylerin toplumla olan ilişkilerini de düzenlemektedir. Bireylere toplum kuralları kapsamında da uyum açısından önemli noktadadır. Bir anlamda birey ve toplum ilişkisini geliştirmektedir. Bunu yaparken toplumun yüceltilmesinde de önemli bir araç olarak değerlendirilmektedir.

Spor aynı zamanda şehir yaşantısının üstesinden gelmek için de sığınılacak bir limandır. Bireylerin günlük yaşantısındaki sıkıntıları, stresi, gelecek kaygılarını bir kenarı bırakmada adeta bir ilaç görevi görmektedir. Spor insanların günlük hayatlarında meydana gelen sıkıntıları ve şehir hayatıyla birlikte yaşamış oldukları stres ve kaygılardan kurtuşun yaşandığı bir alan olarak adlandırılabilir (Koruç-Bayar, 1992: 115).

Sporun bireyi toplumlu uyumlu hale getirmek, stresten uzaklaştırmak gibi olumlu özelliklerinin bireylerin topluma katılmasında ve bu gücün yaratılmasında önemli rol oynamaktadır. Erkal‟a (1992: 90) göre spor kavramı anlayışın yanı sıra sorumluluk da taşıyabilme açısından işbirliğinde düzen sağlayabilme noktasında kabiliyeti de geliştirmektedir. Enerjik bir hal sağlaması, sosyal bir grup ya da topluma mensubiyetiyle değerlendirme noktasında bireye kazandırmaktadır ve bireyle toplum arasındaki ilişkiyi ahlaki bir seviyeye getirmektedir.

Sporun toplumsal işlevlerine ve bağına baktığımızda ayrılmaz bir parça olduğu görülmektedir. Bu parça kimi zaman kültürel kodlarla kimi zaman eğitim alanında bir araç olarak karşımıza çıkmaktadır. Ancak gerçek olan sporun toplumsal düzende köklü olarak yer aldığı gerçeğidir. Sert (2000: 38) bu durumu şu şekilde ifade etmektedir; spor kavramına bakıldığında tek bir alanda değil toplum yaşamında önemli bir yer tutarken insanların günlük yaşantısında ve gelecekle ilgili fikirlerinde aynı zamanda iktidarın güç manasında etkin kılmasına dönük politikalar üretiminde kolaylık sağlamaktadır.

(28)

13 Spor sadece sosyal entelektüel bir araç değildir. Bireyi sadece toplumla bütünleştiren, rahatlatan, aile içinde söz hakkı sahibi yapan bir unsurdan öte ekonomik anlamda da önemli yer tutan, kimi zaman ekonomiye belinden bağlı bir gerçekliktir. Yani sporun ekonomi açısından da paydası oldukça büyüktür. Spor aktiviteleri toplum içerisindeki farklı kesimlere gidebilen sosyal entelektüel bir olay olmasının yanı sıra ticaret özelliklerine de vurgu yapmaktadır. Ülke ekonomilerinde de önemli ölçüde yer işgal etmektedir (Fişek, 1980: 35).

1.1.2. Spor ve Ekonomi ĠliĢkisi

Spor başarı ve başarma kavramlarının var olduğu bir unsur olduğundan ekonomik alanda yer edindiği gerçeğini görmek gerekmektedir. Çünkü spor bir anlamda getiri özelliği olan bir „sektör‟ haline de gelmiştir. Doğan (2004: 1) sektör açısından sporu tanımlarken sponsorların önemi çok büyüktür. Hem toplum hem de devlet açısından önemi tartışılmamaktadır. Çünkü spor bir endüstri haline gelmiştir. Spor çok büyük bir propaganda ve reklam aracıdır. Aynı zamanda prestij ve para kazanma aracı olarak da ifade edilmektedir.

Spor kavramı, tüm dünyanın genel anlamda beraber tükettiği bir ürün ve farklı kültür, sosyal statülerden bireylerin bir araya geldiği tek ortak paydadır.

Gökalp sporun endüstrileşme sürecini şu şekilde tanımlamaktadır;

“Spor kavramının „endüstrileşmesi‟ yirminci yüzyılın son çeyreğinde ve kapitalist ilişkilerin spora nüfus etmesi sporun örgütlenmesini, biçimini ve toplumsal ilişkilerini radikal olarak dönüştürmüştür. Oldukça hızlı bir şekilde ilerleyen küreselleşmeyle spor kavramı alanında ticarileşme büyük ölçüde tamamlanmıştır. Sporun sadece kapitalizmin dünya çapında yayılmasının bir etkisine indirgenemeyeceği açık olsa da, profesyonel sporun ve kapitalizmin kritik uyumu yadsınamamaktadır” (2005: 123).

(29)

14 Sporun ticarileşmesi, hem şirketleri hem de sportif olayların merkezindeki kurumların da ticari faaliyetlere yönelmesine yol açmıştır. Spor kulüpleri hem harcamalarını karşılamak amacıyla, hem de yapılacak yatırımlara kaynak olması amacıyla bir takım çalışmalar yapmaktadır. Ekonomik güç kazanma yönünde ise şirketleşme yoluyla ticari faaliyetlerini sürdürmektedir. Kulüpler ticari alanda başarı sağlamak amacıyla şirketleşme yolunda yer almaktadır. Ve beraberinde rekabet işin içine girmektedir.

Fişek ise ekonomi ile bağlantısını özetlerken şunlara değinmektedir; Spor kulüpleriyle kamuya mal ve hizmet satan başka girişimler arasında çok bakımdan benzerlik vardır. Bir spor kulübü başka bir kulüple ortaklaşa ürettiği bir hizmeti, eş deyişle spor karşılaşmasını kamuya satar (1998: 51).

Spor endüstrisinin gelişmesi ve globalleşmesi artık sporun sanayisi olan bir sektör haline gelmesine sebep olmuştur. Büyük tüketici gruplarının oluşmasına ve onların bir araya gelmesine katkı sağlayan spor hızla büyüyen tüketim toplumunun etkisi ile ticari bir boyut kazanmıştır. Kazaz‟a göre sporun bir sektör, üstelik sanayisi olan bir sektör halini aldığı günümüzde, ekonomik göstergelerin spor için yönlendirici, bazen de sporun ekonomik göstergeler için yönlendirici olduğu gözlemlenmektedir. Artık spor sevdası ile değil, tamamen profesyonel çıkarlar doğrultusunda sportif görevler üstlenilmekte ve yerine getirilmektedir. Kazaz bu durumu şöyle ifade etmektedir; malzemecisinden hakemine, gözlemcisinden sporcusuna herkes ve her şey sporun ciddi anlamda bir ekonomik sektör olduğunun kanıtıdır. Çünkü spor, profesyonel olarak icra edilen bir iş ve profesyonel olarak para kazanılan bir meslek olarak kabul edilmektedir (2007: 55-56).

Spor dalları içine baktığımızda ise futbolun çok net bir şekilde ön plana çıktığı görülmektedir. Futbolun popülerliği küresel açıdan da bir gerçektir. Futbol eğlence sanayisinin bir dalı haline geldiği için, eğlence sunmak durumdadır. Yenidünya düzeni olarak belirlenen serbest piyasa ve liberalizm kavramları değerlendirildiğinde, spor alanları açısından temsilciliği futbol üstlenmiştir (Talimciler, 2001: 273).

(30)

15 Sporun endüstrileşmesinin en önemli kaynaklarından biri de televizyonda verilen spor müsabakalarının toplumun her kanalına gitmesidir. Hatta belli bir süre sonra sadece spor müsabakalarını izlemek için özel yayınlar oluşturulmuş, sponsorluklar gelişmiştir.

Özel yayınlar ve sponsorlukların tarihine değinen Kazaz şu ifadelere yer vermiştir;

“Sporun daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlayan en önemli şey spor faaliyetlerinin ve organizasyonlarının televizyondan yayınlanmasıdır. Bu noktada bir diğer sonuç da naklen yayın gelirleri ve sponsorluk kurumunun gelişmesi ve yeni finans olanaklarının yaratılması ile ilgilidir. 1980‟lerden sonra yaşanan teknolojik gelişmeler, kablolu yayıncılık, uydu üzerinden yapılan dijital yayın aktarımlarıyla birlikte görsel ve işitsel bir patlama olarak nitelendirilen bir dönemin başlamasına yol açmıştır. Bu süreçte sportif etkinlikler televizyon kanallarında daha fazla yer almaya başlamışlardır” (2007: 56).

Bunların yanı sıra spor ile ilgili işletmelerin taraftarların duygularının yoğunluğu da göz önüne alarak oluşturdukları „taraftar ürünleri‟ de sektörün ekonomik açıdan ne kadar endüstrileştirildiğinin bir göstergesidir. 1960 yıllarının sonlarına doğru bakıldığında ve günümüze doğru gelindiğinde sporla ilgili olarak işletmelerin, üretim yapan firmaların, kitle iletişim araçlarının, stadyumların, spor yerlerinin sporcuların, profesyonel ve amatör liglerin spor alanı içerisinde büyümesi, spor kavramını endüstri içinde daha da büyütmüştür (Argan & Katırcı, 2002: 24).

Aynı zamanda spor kulüpleri ve sporun borsayla olan ilişkisi açısından da ekonomi alanında sporun önemini görmek mümkündür. Kazaz‟a göre; Avrupa‟da yıllardır uygulanan ve ülkemizde Beşiktaş ve Galatasaray Spor Kulüplerinin öncülüğünde başlayan; kulüplerin hisse senetlerinin borsada işlem görmesi ise,

(31)

16 ekonomi ile spor arasındaki ilişkiye ve bu ilişkinin piyasa ekonomisi ile ne denli benzeştiğine verilebilecek en somut örneklerden birini oluşturmaktadır (2007: 60).

Öte yandan gelişen teknoloji ve yeniliklerle birlikte yeni spor dalları türemiş ve bu spor dalları da beraberinde büyüyen bir sektör haline gelen sporu daha da büyütmüştür.

Yeni ve farklı spor dalları da meydana gelmektedir. Bunlardan biri fitness‟dır. Fitness ve etkinliklerindeki artış ve gelişimin yanı sıra KİA‟lardaki artış, fertlerin boş zamanlarındaki, spor ürünlerindeki ve teknolojik gelişmelerindeki artış spor endüstrisi haline gelmiştir. Endüstrideki bu kazanç artışı, spor yönetimi konusundaki gelişmeler, sporun globalleşmesi ve global pazar haline gelmesi bu endüstrinin büyümesine yol açmıştır (Pitts ve Stotlar, 1996: 10).

Endüstrileşen spor, yeni iş alanlarının da oluşmasına olanak olmuştur. Geçmişten günümüze spor dallarında çeşitlenen iş alanları da spor endüstrisinin boyutlarının ne kadar geniş olduğunu göstermektedir. Endüstrideki genişleme ve gelişme spor kapsamındaki hizmetler değerlendirildiğinde birçok değişik alana yayılmasına neden olmuştur. Böylelikle bu alanda faaliyet gösteren kuruluşlarda da rekabet artmıştır. Bununla birlikte birçok iş alanı da ortaya çıkmaktadır. The Sports Directory” rehberi, sporla ilgili 13 tane kariyer alanı listelemiştir. Bu alanlar, etkinlik düzenleme, etkinlik yönetimi ve pazarlaması, spor medyası, spor sponsorluğu, sporcu hizmetleri, spor birlikleri, spor avukatları, üreticiler ve dağıtıcılar, malzemeler ve tedarikçileri, takımlar, ligler, kolej sporcuları ve finans alanlarını içermektedir (Shank, 2005: 6).

1.1.3. Spor ve Politika ĠliĢkisi

Spor ve siyasete bakıldığında fiziksel, sosyal ve de ekonomik birçok farklı boyutu bulunan spor kavramı ile siyasetin bir ilişki içinde olması her zaman tartışma konusu olmuştur. Spor kavramı özellikle bireyleri ve toplumların yönetimine talip olan siyasiler tarafından siyaset içinde tutulmaya çalışılmıştır. Bu noktada kazanç

(32)

17 kapısı haline gelmiştir. Sert (2000: 18) spor politika ilişkisini şöyle tanımlamıştır; toplumlarda kültürel ve ekonomik ilişki içinde olan güç odakları, insanların bedenleri üzerine –çoğu zaman birbirleriyle iş birliği yaparak- uygulamış oldukları politikalarla bedenleri alt üst etmektedir. Bu politikaların neler olduğunu, sportif ve kültürel seçimlerimizin yönlendirilmesinde, tüketim alışkanlıklarımızın şekillenmesinde ve ekonomi gibi alanlarda gözlemlemek mümkündür.

Pierre Bourdieu (1997: 164) göre siyasal spor felsefesinin önemi büyüktür. Fertyler spor uygulaması seçerken buna değer vermektedir. Bu kavramlar dikkate alındığında spor felsefesi bedenin ticarileştirilerek bir tüketim nesnesine dönüştürüldüğünü savunulmaktadır.

Rejim ne olursa olsun siyasi partiler ve yöneticilerin her zaman bir spor politikası olmuştur. Sporla siyasiler her zaman bir etkileşim içindedir. Spor, ayrıca propaganda aracı haline getirilmiştir. En uç örnekleri, Hitler Almanya‟sı, Franco İspanya‟sı ve Salazar‟ın Portekiz‟idir. Ayrıca spor, bilhassa da futbol, Latin Amerika ülkelerinde iktidarı ele geçiren askeri idarelerin sıkça kullandıkları bir manipülasyon alanıdır (Talimciler, 2001: 45).

Ancak sporun propaganda aracı olma süreci yakın tarihe de dayanmamaktadır. Yıllardır yaşanan bir süreç sporun propaganda aracı olarak kullanılmasıdır. Bunu tüm dünyada başa gelen isimler politik anlamda kullanmıştır. Başlangıcı Nazi rejimindeki Almanya‟dan gelmektedir. Sunay‟ın (2020: 98) ele aldığı noktada ilk büyük siyasi etkileşim 1936 Olimpiyatlarında Nazi Almanya rejiminin, Berlin Olimpiyatlarını mümkün olan tüm şekillerde bir propaganda aracı olarak kullanmış olmasıdır. Bu da Hitler Rejiminin gerekçelendirilip reklamının yapılması ile gerçekleşmiştir. Spor bu şekilde kullanıldığında politik bir meşruluk yaratmaktadır.

Spor olayları belli bir süre içinde anayasal güvence altına alınmış, bireysel hak olarak tanınmıştır. Almanya ve de Polonya gibi birçok ülke spor kavramı noktasında olayların anayasal güvenceye almıştır. Spor kavramı bireysel olarak bir

(33)

18 hak şeklinde tanımlanmıştır. Aynı zamanda SSCB Komünist Partisi en mühim konu ve görevlerden biri saymış olduğu spor kavramını ve bununla beraber eğitimlerini parti programına almıştır (Sert, 2000: 49).

Hatta diğer bir örnek olarak eylem programları bile hazırlanmıştır. Sosyalist blok döneminde Doğu Almanya‟da ve Sovyetler Birliği‟nde, devlet kurumlarının sporla ilgili izleyecekleri eylem programları hazırlanmış ve uygulanmıştır (Talimciler, 2001: 46).

Dünyanın en büyük futbol kulüplerinin yer aldığı İspanya‟da da durum pek farklı değildir. Futbol üzerine uygulanan politikalar içinde futbol üzerinden değerlendirildiğinde özellikle İspanya‟da iktidarlarının uygulamaları dikkat çekmektedir.

Sert (2000) İspanya‟nın futbol üzerindeki politikalarını şu şekilde ele almaktadır;

“İspanya‟nın dünyaca ünlü iki takımı Real Madrid ile Barcelona‟nın, futbolun ötesi de mücadelesi adeta bir kimlik, bir iktidar mücadelesine dönüşmüştür. Barcelona yandaşlarının (Katalanların) Real Madrid‟i rakipten öte düşman olarak görmeleri; onu merkezi iktidarla özdeşleştirmelerinden kaynaklanmaktadır. Real Madrid‟in Avrupa kupalarındaki başarıları, merkezi hükumetin gücü gibi lanse edilmiş ve merkezi iktidarı simgelemiştir. İspanya‟da faşist olarak nitelendirilebilecek Franco‟nun 1930‟lardan 1980‟lere kadar iktidarını sürdürmesinde Real Madrid‟in rolü büyüktür. Futbolun kitleleri kuşatan gücünün bilincinde olan Franco, bunu çok iyi kullanmıştır. Dünyanın çeşitli yerlerinden en iyi futbolcuları transfer ederek Real Madrid‟i dünya çapında yenilmez bir takım haline getirerek, İspanyol halkının tepkilerini uzun yıllar kontrol edebilmiştir” (s. 75-76).

(34)

19 Erk ilişkisi olan siyaset spor için erk sağlayan en önemli araçlardan biri haline gelmiştir. Gün geçtikçe, „militarist‟ siyasal ideolojilerin, spor yönetimlerini belirlemesinin ilk aşamasında, özelerindeki otoriter-hiyerarşik yönetim anlayışını sporun temel örgütlenme birimleri (birlikler, kulüpler) düzeyinde somutlaştırırken, genelde benimsenmelerin bağlı olarak, ulusal spor örgütlenmesine de model oluşturduklarını söyleyebilmek olasıdır. Erk ilişkisi olarak görülen siyaset, toplum açısından değerlendirildiğinde egemen erk yapısının spor bazında da yönetimsel olarak yinelenmesini sağlamaktadır hatta en önemli araçtır ( Fişek, 1998: 89).

Spor politika ilişkisi tıpkı spor ve ekonomi arasındaki ilişki kadar köklü ve güçlüdür. Hem spor hem de siyaset kitlesel bir güç olması bakımından ilişki içindedir. Kaya‟ya (2001: 28) göre spor ve politika arasındaki ilişki ise en az spor ile ekonomisi arasındaki ilişki kadar kapsamlı ve yaygındır. Gerek spor gerekse de politika, kitlesel olduğu kadar, kitlelerin ilgisi ve desteği ile var olabilen, taraftarlık, kimlik ve aidiyet sunan, örgütlü, ulusal ancak uluslararası bağlantıları olan, paylaşılmayı gerektiren büyük bir ekonomik ranta sahip, boşalım sağlayan ortak yapısal özelliklere de sahiptir.

Spor ve siyaset arasındaki ilişki tüm bunlarla da sınırlı değildir. Siyasetin içindeki isimlerin kulüp başkanı olmaları buna örnek olarak verilmektedir. Haliyle var olan bu süreç içinde spor yine siyasi açıdan değerlendirirsek bir propaganda aracına dönüşmektedir.

Kazaz (2007) sporun Türkiye‟de propaganda aracı olmasını şu şekilde ele almıştır;

“Türkiye‟deki kimi örnekleri ile milletvekillerinin ve belediye başkanlarının kulüp başkanı olmaları, bu mevkii ile birlikte kulüplerinin spor kapsamında yapılan faaliyetlerin propaganda aracı olarak kullanmaları olumsuz da olsa politika ve spor alanları arasındaki ilişkiye bir kanıt niteliği taşımaktadır. Uluslararası açıdan değerlendirildiğinde ise siyaset açısından spor müsabakaları kimi zaman diplomatik

(35)

20 görüşmelerin anahtarı, kimi zamanda paylaşılamayan ulusal çıkarların sanal mücadele alanı olarak kabul görmektedir. Çünkü spor alanında yapılan mücadele daha çok taraftar bulmakta, daha barışçıl görünümlü olmakta, daha ekonomik ve üstelik kansız bir nitelik taşımaktadır” (s. 65).

Basın ise bu durumu desteklemektedir. Özellikle de gerilimin arttığı, ekonomik durumların sıkıntı içinde olduğu süreçlerde bu durum çok daha net görülmektedir. Cereci‟ye (1992: 9) göre spor basınının özellikle, ülkenin ekonomik sıkıntı içine düştüğü, siyasal sorunların ve gerilimlerin arttığı, halkın devlete karşı tepki göstermeye hazırlandığı dönemde, devlet tarafından desteklenmektedir.

Spor ve siyaset arasındaki ilişki aynı zamanda politika tarafında kazanılamayan başarıların gösterilmemesi için de yapılmaktadır. Politika kavramı ve spor arasındaki ilişkiye bakıldığında politika bağlamında kazanılmayan başarıların kapatılması ve spor bağlamında araç olarak kullanılması olarak ortaya çıkmaktadır. Aynı zamanda egemen ideolojilerin iktidarlarını güçlendirilmesi açısından da sporun politik işlevleri kapsamında yer aldığı gözükmektedir (Kazaz, 2007: 68).

1.1.4. Spor ve Kültür ĠliĢkisi

Sporun toplumsal ve uluslararası olması kültürel açıdan da farklılaştırmaktadır. Spor bünyesinde birçok kültürel kodu da barındırmaktadır. Toplumun bir parçası olarak da spor farklılıklar kazanmıştır. Başlangıçta salt bireysel bir olgu olan spor, üretim güçlerine uygun biçimde ve üretim biçiminin belirlediği bir üst yapı kurumu olan kültürün bir bölümü olarak sınıfsal bir nitelik kazanmış ve toplumsal bir olgu oluşturmuştur (Fişek, 1985: 28).

Tartışmasız bir şekilde sporun günümüzde toplum kültürüm içinde en önemli noktalardan birinde olduğu gerçektir. Bu gerçeklik sporun toplumu şekillendirmesi için de geçerli olduğu söylenmektedir. Godman (1992: 73) şu şekilde ifade etmektedir; spor günümüz modern toplumlarının kültürünün en önemli parçalarından

(36)

21 biridir. Spor ayrıca, bireysel ve ulusal çatışmaların meydana geldiği ve sembolik olarak da karşı karşıya geldiği bir arena olarak gözükmektedir.

Spor aynı zamanda toplumdaki bireylerin ruhsal ihtiyaçlarına açıkça yanıt vermekte ve doldurmaktadır. Spor, her şeyin maddileştiği toplumlarda bireylerin tinsel olanlara da inanma gereksinimini gidermekte, tinsel inanç açığını da doldurmaktadır. Spor bunu yaparken, öncelikle zaman ve mekândan yalıtılmış ve sınırlanmış olmasında yararlanmakta, bu özellikleri ile dünyevi olandan farklılaşmaktadır. Bu nedenle özellikle resmi niteliklere sahip spor alanları ibadet yerlerini anımsatmaktadır (Galeano, 1998: 251). Sporun toplumsal kültürel işleyişinde temel taşlardan biri olduğunu söylemekte mümkündür. Spor toplumun kültürel kodlarına bakıldığında ayrılmaz bir parçası konumundadır.

1.1.5. Spor ve Medya ĠliĢkisi

Modern toplumlarda kitle iletişim araçları sadece tiraj ve seyredilme oranlarıyla ölçülen bir unsurdan ziyade güvenirlik ve kamuoyunu etkileme açısından da önemlidir. Sporun kitle iletişim araçlarıyla (KİA) olan ilişkisini Hiçyılmaz (1984) şu şekilde tanımlamaktadır:

“Spor kavramının bugün gelmiş olduğu nokta hem kültürel, hem toplumsal, hem politik hem de ekonomik açıdan bakıldığında bağlamları ile toplumsal bir kurum haline geldiğini göstermektedir. Spor bu noktada kitlelerin ilgisini çekmekle kalmamaktadır. Aynı zamanda onları peşinden de sürüklemektedir. Bunda KİA‟ların da etkisi oldukça büyüktür. Bu nedenle de en yaygın olan spor dallarının başta televizyon olmak üzere kitle iletişim araçlarında yayınlamaya değer bulunan futbol, basketbol, voleybol gibi profesyonel takım sporlarının olması doğal olarak kabul edilmelidir. Böylelikle spor ve kitle iletişim araçları ilişkisi

(37)

22 birbirini besleyen ve birbirine ihtiyaç duyan bir hal almıştır. Bir gerçektir ki, kitleyi spor, sporu da kitle oluşturmaktadır” (s. 123).

Kitle iletişim araçlarının tarihler boyunca toplum üzerinde etkisi olduğu gerçeği tartışmasız bir gerçektir. Sporun popülerliği ve kitleleri peşinden sürüklemesi de kitle iletişim araçları için bir fırsat, bir araçtır ve çoğu zaman izleyici kendine çekmek için sporu kullanmaktadır. Televizyon, gazete, dergi, radyo ve internet gibi iletişim araçları daima izleyiciler üzerinde ilginç bir etki gücüne sahiptir. Medya, daha fazla izleyiciye gazete satmak ve ekran karşısına daha fazla izleyici çekmek için sporu kullanmaktadır (Argan &Katırcı, 2002: 111).

Sporun bir dalının yaygınlaşmasının en önemli unsuru toplum içinde benimsenmesiyle doğru orantılıdır. Bunun ise birçok nedeni vardır. Sporun ya da herhangi bir dalının toplum genelinde yaygınlık kazanması, toplumca benimsenmesine bağlıdır. Benimsemenin çeşitli nedenleri, değişik kaynakları vardır. Kitle haberleşme araçlarının reklamcılığın sokaktaki adamı koşullandırma etkisi bunlardan biridir (Fişek, 2003: 51).

Kitle iletişim araçları bu noktada millet olma duygusu, milliyetçiliği oldukça net bir şekilde kullanmaktadır. Özellikle uluslararası spor etkinliklerinde kitle iletişim araçları seyirciyi çekmenin yolu olarak bu durumu yansıtmaktadır. Mora‟ya (2001: 128) göre Kitle iletişim araçları, sporla milliyetçilik ya da en azından bir millete ait olma duygusundan kaynaklanan birlik duygusunu, özellikle uluslararası spor etkinliklerinin yaygınlaştırılmasından beri başarılı bir şekilde sürdürmektedir. Futbol başta olmak üzere milli maçlar görkemli bir şekilde sunulmakta ve milli takım derin bir heyecanla desteklenmektedir.

Spor, yaşamın dinamiklerini barındırması sebebiyle çağın en göz alıcı olgularından toplumun vazgeçemediği unsurlardan biridir. Bu hem küresel ölçekte hem de Türkiye‟de bu şekilde ilerlemektedir. Spor, modern zamanın göz alıcı toplumsal olgusudur. Özellikle kitle iletişim araçlarının da spor olgusu üzerinde yoğunlaşması durumu söz konusudur. Bunda en önemli etkenler ise birçok farklı

(38)

23 alandan mensupları, fertleri bir araya getirip kaynaştırabilme potansiyeline sahip olmasıdır (Talimciler, 2001: 269).

1.1.6. Futbol ve Kitle ĠletiĢim Araçları

Futbolun önlenemez popülerliği küresel yaşamda en somut gerçeklerden biridir. Spor dalları içinde futbolun bu gücü politikada, ekonomide, basında da çok net bir şekilde görülmektedir. Tüm spor dallarına bakıldığında ise en dikkat çekeni futboldur. Futbol tüm ülkelerde hem hükümetleri hem de diğer kuruluşların yatırım yapmaya zorlayan bir noktadadır. Dünyada aktif ve pasif katılım sağlamaktadır. (Genç, 1999: 8).

Futbol bir yandan eğlence olarak algılansa da öteki taraftan bir mücadele içerdiği gerçeği, izleyici kitlelerin davranışları ve futbol endüstrisi çerçevesinde farklı bilimsel perspektiflerden analiz edilmektedir. Günümüzde haber iletiminin gazete, televizyon ve artık internet siteleri hatta kimi zaman sosyal medya ile gerçekleştirilmektedir. Televizyon haberi hem haberin yapısını hem de toplumsal değişimleri etkiler hale gelmiştir. Televizyon haberi, bireyin isteklerine uygun tarzda hazırlanmakta, her türlü ciddî kamusal söylem eğlenceye ve gösteriye dönüştürülmektedir. Gerçek yerine imgelerin sunumu ağırlık kazanmaktadır. Turam‟a göre özellikle spor müsabakalarının kitle iletişim araçları tarafından yayınlanması geniş bir izleyici kitlesi tarafından izlenmesini sağlamaktadır. Aynı zamanda sporun toplumsal açıdan önemli bir noktaya gelmesine de neden olmaktadır. Sporun ve futbolun özellikle televizyon sayesinde daha çok insana ulaşması yine televizyonun popüler kültürü yayma özelliğinin de bir sonucu olarak görülmektedir (1994: 124).

Futbol kısa zamanda kitleler için aidiyet duygusu oluşturan bir unsur haline gelmiştir. Kitleler artık başarıyı grubun başarısı olarak görmektedir, mücadeleyi kimliklerinin de önünde tutmaktadır. 1900‟lü yıllar itibariyle başlayan ve sonrasında tüm dünyada oynanan futbol, kitleler açısından aidiyet duygusunu karşılamakta olan

(39)

24 önemli unsurlardan biridir. Futbol sahası da politik, dini kimlikler ve etnik durumları temsil eden bir alan haline gelmiştir. Oyundaki başarı, kazanan takımı desteklemekte olan grubun başarısı haline gelmektedir (Huizinga& Ludens, 2006: 75).

Halkı etkileyen futbol, ekonomik, siyasal sorunların önüne geçmiş, birçok kitlenin dikkatini çekmiştir. Bu sadece siyasiler ya da ekonomi alanında şirketler değildir. Aynı zamanda izleyici çekmek yolunda ilerleyen medya sektörü de bunun içindedir. Futbolun yaygınlaşması iktidarlar tarafından da ilgi görmektedir. Bunun en büyük sebebi halkı etkileyerek sorunların çözümüne ulaştırması ve ötesine götürmesidir. Futbol ile fertler ülkenin ekonomik ve siyasi açıdan sorunlarını anlamaktan uzaklaştırmaktadır. Bu sayede ise ülkelerin iktidarları yönetimlerini rahatça sürdürmektedir. (Akkaya, 2009: 2).

Futbol haberleri spor dalları içinde en çok tercih edilen olması sebebiyle popüler kültür kapsamında değerlendirilmektedir. Çünkü birçok kişi tarafından, toplumun kalabalık grupları açısından sevilen değerlendirilen takip edilendir. Bu durumu Yengin şu şekilde tanımlamaktadır:

“Spor kavramı ve oldukça fazla ilgi görmekte olan futbol haberleri, popüler kültür kapsamında onun bir parçası ürünü şeklinde gören yaklaşımlar söz konusudur. Popüler, kelime anlamıyla „halkın‟, „halka ait‟ anlamlarına geldiği gibi bugünkü egemen anlama göre „birçok kişi tarafından sevilen veya seçilen‟ demektir. Günümüz tüketim toplumu içinde „yaygın olarak tüketilen‟ ya da „bayağı, değersiz, güdülenmiş‟ olarak da tanımlanmaktadır. Popüler kültür kavramına baktığımızda belli bir düşünce biçimi, dünya görüşü ile yaşam tarzını etkin bir noktaya getirmeye çalışmaktadır. Gündelik hayatta bir biçim oluşturan pratikler ve de söylemler geliştirmektedir. Popüler kültür herkes tarafından farkedilmediği gibi her zaman da farkedilmeyebilmektedir. Bu yüzden de doğal karşılanmaktadır” (1996: 1-2).

(40)

25 Popüler kültürün en önemli parçası olan futbol, bazı terimleri de topluma sokmuştur. Futbol popüler kültür bağlamında önemli noktalardan biridir. Kendi diline sahip futbol, kendisiyle büyüyen ve sosyalleşen kitlelerin oluşmasını sağlamıştır (Talimciler, 2001: 248-249).

Medya spor etkinliklerini özellikle ilgili futbolla ilgili verirken seçtiği dil çok daha farklı çok daha keskin ve betimlemeli hale gelmektedir. Hatta çoğu zaman taraftarları hareketlendirecek, taraftarlıkları ateşlendirecek ifadeler söz konusudur. Spor gazetelerine bakıldığında özellikle futbolla ilgili kısımlar için kullanılan haber dili daha çok rekabeti düşmanlığa çevirmektedir. Futbol müsabakaları savaş metaforları ile okuyucuya duyurulmakta, „intikam‟, „kapışma‟ gibi taraftarlar arasında gerginlik yaratacak türde ifadeler haber başlıklarında sıkça geçmektedir (Özsoy, 2011: 110).

Medya popülerliği sebebiyle futbolu seçmektedir. Ancak futbol haberleri kimi zaman kirli bir dil ile karşımıza çıkmaktadır. Küfre yakın argo ifadeler ve deyimler artık haberlerde bir rutin olurken, eril dil de çoğu zaman yer almaktadır. Futbol haberleri noktasında argo dil, deyimler ve konuşma hakimdir. Zaman zaman faşizan öğeleri de bünyesinde barındırmaktadır. Kirli bir noktaya gelen bir dil söz konusudur. Eril dilin ön planda tutulmaktadır. Aynı zamanda milliyetçi söylemlerle birleşitirildiği noktada ise homofobik bir zihniyet algısının kitlelere aktarılmakta olduğu söylenmektedir (Talimciler, 2001: 284).

Aynı zamanda medyada yer alan dilde yanlışlar da görmek mümkündür. Yazılı basın olarak baktığımızda çoğu zaman dijital habercilikte de gördüğümüz en acı gerçek de imla ve dil hatalarıdır. Medya toplumun aynası olsa da özellikle spor haberlerinde sergilediği umursamazlık ve popülerliği ile izleyici çekme çabası üzücü bir hal almıştır. Medya sektöründe kimi zaman dilin yanı sıra imla hatalarına da rastlanmaktadır. Medya toplumu yansıtsa da medyadaki dil hatalarının ilk sorumlusunun toplum olduğu söylenememektedir. Medyanın dilindeki en büyük suçlu medyanın kendisidir. Medya güçlü olmanın vermiş olduğu rahatlıkla kendi diliyle konuşmaktadır. Medya aynı zamanda kendi sözcükleriyle de topluma

(41)

26 seslenmektedir. Bir takım kitle iletişim araçları da aynı şekilde topluma kendi dillerini öğreterek bu dille kodlanmış mesajları vermeye çalışmaktadır (Cereci, 1992: 66).

Öte yandan televizyonlar için de spor ve futbol vazgeçilmez bir getiri unsurudur. Sporun her dalı kitle iletişim araçlarında video, görüntüsel unsurların fazlalığı açısından farklı bir noktada olması açısından televizyonda bir adım öndedir. Spor popüler kültürün en önemli ve yaygın biçimlerinden biridir. Kazananların ve kaybedenlerin görüntüleri, başarı ve başarısızlıkları, acı ve zevk sporun birleşenleridir. En değerli reklam kuşakları televizyonlarda dünya kupaları ve olimpiyatlardadır (De Fleur &Dennis,2002: 280).

Futbol gerçek anlamda televizyon için bir getiri kaynağıdır. Hatta en büyük getiri kaynaklarından biri olduğunu söylemek yanlış olmaz. Son yıllarda futbolun küresel anlamda yayınlanması televizyon yayınlarının kazançlarında ciddi etkiler sunmuştur.

Bu etkileri Friedrichsen şu şekilde anlatmaktadır:

“Futbol birinci liglerinde kar oranları, televizyon yayın haklarının satışı ile önemli bir artış kaydetmiştir. Futbol takımlarına yönelik kitlesel ilgi futbol kulüplerine, ekonomik amaçlı firmalara ve medyaya geniş ekonomik olanaklar sağlamaktadır. Medya, sağladığı büyük ekonomik kazanç nedeniyle girişimcilerden yoğun ilgi görmektedir. Televizyon yayınlarının dünya çapında yeniden düzenlenmesi, televizyon kanalı sayısının on yıl içinde büyük ölçüde artmasını beraberinde getirmiştir. Yayın saatlerinin artması ve spor / futbol televizyon kanallarının kurulması futbol için ayrılan program süresinin artışına olanak sağlamaktadır. ABD‟de 80‟li yılların başında kurulan Kablolu Kanal ESPN, geçen zaman içinde ABD hanelerinin üçte ikisine ulaşmıştır ve yılda 200 milyon Dolar‟dan fazla ciro elde etmektedir” (2006: 41).

(42)

27 Medyaya sağladığı büyük ekonomik kazanç nedeniyle ulusal ligler, Avrupa Kupası ve Dünya Kupası karşılaşmaları en fazla izlenen programlar arasında yer almaktadır. Bu sebeple televizyon kanalları da futbol karşılaşmalarını yayınlamak adına yüksek ücretler ödemektedir. Fanizadeh‟in (2000: 17) aktardığı rakamlara göre 1996 yılında Atlanta‟daki Olimpiyat oyunlarını televizyon ve radyo aracılığıyla izleyenlerin sayısı 3 milyar dolayındadır. Bu sayı dünya nüfusunun yarısına yakındır.

Türkiye‟de futbol ve medyaya baktığımızda da farklı bir tablo görülmemektedir. Futbol Türkiye‟de de toplumun tamamı için bireysel ve kolektif bir kimlik haline gelmiştir. Türk televizyonlarının da üyelikle özel kanallar açması, maçları yayınlaması, kafelerde bireylerin arkadaşlarıyla toplanıp futbol maçlarını takip etmesi de bunlara örnek olarak nitelendirilebilir.

Türkiye‟de futbolun gelişimini inceleyen Mutlu bu durumu şu şekilde tanımlamaktadır:

“Türkiye‟de futbolun son 15 yıl içinde bu kadar popülerleşmesinin nedenlerinin başında özel televizyonların yayına başlamasıyla birlikte futbol karşılaşmalarının tecimsel bir kitle eğlencesine dönüşmesi, yayın organlarından gelen büyük paraların ünlü futbolcu ve antrenörlerin transferlerine harcanması suretiyle Türk futbol takımlarının ve milli takımın uluslararası maçlardaki başarılarının artması ve son olarak da Galatasaray‟ın UEFA Kupası‟nı kazanması, Türk Milli takımının 2002 Dünya Kupası‟nda „Dünya 3.‟sü‟ olması, Türk futbol tarihinde ilklerin gerçekleştirilmesi anlamına gelmektedir. Böylece Türk ulusunda medyatikleşen futbol kitlesel bir eğlence biçimi olarak, toplumun tümü için bireysel ve kolektif bir kimlik mekânına dönüşmüştür” (2001: 370).

Spor haberlerine baktığımızda tüm detayların çok önemli olduğu görülmektedir. Muhabir her detayı yaşanıyormuş gibi anlatmalıdır. Spor haberlerinin sunumunda, habercilik açısından bakıldığında, muhabirin karşılaşmaya ilişkin yorumlarıyla da desteklenmiş, maçın zamansal bir dizim içinde sunulmasına dayanmaktadır. Ayrıca muhabir, oyuncular hakkında da, nasıl oynadıkları yorumunu

Şekil

Tablo  24-  Ankete  katılım  sağlayanların  spor  haberlerine  güven  oranı……………………………………………………………………………….119
Tablo 3: Ankete katılım sağlayanların medeni durumları
Tablo 5: Ankete katılım sağlayanların eğitim düzeyleri
Tablo 6: Ankete katılım sağlayanların meslek grupları
+4

Referanslar

Benzer Belgeler

Çalışmamızda, Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde çeşitli polikliniklerde izlenen ve izole an- ti-HBc pozitifliği saptanan hastalarda HBV-DNA pozitiflik

Ermeniler Nahçıvan’a da saldırdı Cabbar SIKTAŞ İĞDIR/ MİL-HA “ 7 ZERBAYCAN’ın \ Dağlık Karabağ ____ bölgesinde Azeri-Ermeni çatışması hızla sürerken,

Marmara bölgesinde larval chironomid faunası ile ilgili ilk kayıtlar Şahin (1987) tarafından Meriç Nehri’nden 39 tür, daha sonra Gala Gölü’nden Kırgız

2001, Inverse eigenvalue problems for Sturm-Liouville equation with spectral parameter linearly contained in one of the boundary conditions. Inverse Problems,

Cemal Şakar, “Dile Dair” adlı bölümde edebiyatın ilk boyutunu “dil” olarak belirler.. Yazara göre insan dilin

In this case report we aimed to increase the awareness by discussing clinical features and course of the arthropathy in a patient with DS to facilitate more appropriate and

Otel işletmeleri de bir işbirliği sistemi olarak ele alındığında, bu işletme- lerin bireyler arası karşılıklı ilişkileri vurgulayan beşeri ve sosyal yönü ağır-

Günümüzde daha çok kadınlar için kullanılan kiseynaya barışnya deyiminin erkekler için kullanılması son derece ağır ve aşağılayıcı bir hakaret olarak