• Sonuç bulunamadı

Türk matbuat sergisi

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Türk matbuat sergisi"

Copied!
3
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

*• f i î r*. /o

Türk matbaacılığı teessüsünün 200 ncü yıl dönümünü idrak etti.

Garpta ıııütaharrik lâtin hurufatı ile ilk k i­ tap 1440 ile 1150 arasında basılmıştır. Arap hurufatile ilk kitapta 1511 senesinde İtal}-anın Fana kasabasında tabedildi. Türkiyde matbaa­ cılığın tesisi daha sonradır.

Tiirkiyede gayrı ıııüslim anasır dillerile ta- b’iyat icrası için matbaalar açılmış, 1 728 senesi Kânunsanisinin* 31 inci günü de Arap harflarile ve Türk dilile eseri basan matbaa kurulmuştur.

Yirmi sekiz Mehmet Faizi çelebinin Paris sefirliği zamanında kendisile birlikte Fransaya gidip garp medeniyetini tetkik etmiş olan oğlu sadaret mektubî hulefasından Sait Ef. ile mülteci ve mühtedî bir macar olan dergahı âlı mütefer­ rikalarından İbrahim Ef. bu işin ilk müteşeb­ bisleridir. Istanbulda kitap muhabbetini salgin bir devri olan üçüncü Ahmedin Padişahlığı za­ manında sadrazam damat İbrahim Paşaya ver­ dikleri istida ile basma san’atmm faydalarını sayıp dökmüşler, izin istemişlerdir, sadrazam bu işin nafi bir iş olduğunu, kaptan paşanın de­ fterdar efendi ile ketküda paşa ile müzakere e- derek müsaade olunmak üzre iktiza eden kâ­ ğıtların yazılmasını arzühalin derkenarında bil­ diriyor.

Bu istidayı müteakip İbrahim paşanın da ibram ve ısrarile şelıislâm Abdullah Ef. tara­ fından bir fetva verilmiş, üçüncü Ahmet, Sait Ef. ile İbrahim Müteferrikaya hitaben bir

fer-\ y * O J

—1 y } I-A ^ 5 —3 X ) t) X I leh —‘B-i* a ¿a)

^ j tjtı'h .—a t i l T v-*l A h f"J _ j\ ali <+ j l j j l

• öl- j-'r'i'a

r U l -4 H --- ı l j k l

Ç O ,iF j — el L) j <— ^

ak»k i <*—«2, *4,1*1* ,jw3 alı*— -a\ <»kyl —»y-G h** £-Y W a la ri ? j y 'h —et a C lr ali L> « —" * _ F « - T j l Ja:_—- 1le çjt j —>y-’ yl *ael—.« a al— dj l <t*fyl IV.—•

«—>1& a—* 1 1 1

. ait j e y ü ’ Utjla.c a.~S~ . j * k l j j b ' h -e—>v_. SelıftlisISm A p tu lla h Efendinin v e rd iğ i fetva

t

n

f . t.

man çikarıııış. Tefsir, hadis, fıkıh ve kelâu; kitabları basmamak şırtıle matbaa tesisi^ sat veriyor. Sait Ef. ile İbrahim mütek- aralarınde bir şirketi- ıııudarebe akt, a],' edevatı imal etmişler, hurufatı dökmüşle- j rahim Ef. nin Sultan Selim seıııtindeki^koı da matbaayı fi’len te’sis edip işe başlıyor; İlk matbaa hazırlığına 1727 tarihindeb, nılıııış, ancak iki sene sonra 1729 Kanu­ nisinin 31 inde ilk kitab satışa ‘çıkııııştr kitab «Salıhahı çevlıerî» isimli lügatin t* ıııesidir.

Bu eserin tab’iııdan sonra diğer bir çık dalı eserler basılmıştır.

OCAKTAKİ S BİR G İ

Türk iyede ilk matbaanın 200 üncü jul miin ıııünasebetile Türk ocağında Matbu ıııiyetinin hazırladığı matbuat sergisi açık

Sergi 10 gün devam edecektir.

Kiisat merasiminde ıııeb’usumuz Hâıııi > Suphi, Vali muavini Fazlı, Şehremaneti avini Haıııit Beylerle diğer bazı dav. 1 gazete ve mecmua sahip ve muharrirleri, tabilerinden ve matbaacılardan ekserisi bulunmuşlardır.

Matbuat cemiyeti reisinin nutku :

— Cemiyetimizin bu daveti yalnız Ocağının kucağına kabul etmek lutfunda luuduğıı küçük bir sergiye iltifatınızı recaı; için değildir, bu münasebetle tarihin o berg adına kaydettiği mühim ihtiradan - rede Türk dilile bir mükemmel eser aldb günün yarın (200) üeü yılına kavuştuğa’ hatırlamak, Türk matbaacılığının ban’ hörnıet ve minnetle anmağa «esile vf1 istiyoruz.

O vakit Türk iyede tiirkçe bir kitap bas nııı icadından iiç, Tiirkiyede türkçeden dillerle kitap basılmaya başladiğiııdaıı h iki buçuk asır beklemek lâzım geldi; ' gecikme İliç şüphe yok, Türkçenin ve 1 yenin ve Türklerin lehine olmadı: bunun!3

(2)

..,ıtbaacılıgın türkçeye tabikinden iki asır ■ niş ve geçen müddet içinde zayiatın telafi ■ ne gelmiş olmasını, mefharet olmasa da

bir tesliyet addedebiliriz.

I

fırihi tab’ın icadından Türklerin bihaber ıdığmi gösteriyor. O halde nasıl olmuş ta ,j tûrkçemiz kendi ülkesinde matbaalara gire- ..>k için lıu kadar uzun bir intizar mecburi­ c e kalmşıtı?

3u gün ziyaretine geldiğimiz sergiyi vııcude

rnıek münhasıran himmetin eseri olduğu

ur bize bu fırsatla Türk matbaacılığının da

£\ bir tarihçesini bastırıp vermiş olan Selim ■het bey, kitabında bir takını ihtimallerden yetmişlerdir.

İhtimal ki bu ihtim allerin hepsi varittir, :nal ki Türklcr elle yazılmış olmıyan eserlerin

■x çok nefis olmasından bu nefaseti o günkü :bıaeılıkta göstermek kabil olmamasını isteme­ din! ı.

İhtimal ki hattatlığın vazıyete hâkim biı* yatçı san’atı halinde bulunmamasından ileri - iniş bir sebep vardı, ihtimal ki devir devir . ' aşina gelerek kendi giiuüuü hoş geçirmekten yka bir şey düşuünmediler. Bu icadın tatbı- nden hasıl olacak büyük menfaati kendi küçük ilerine uygun bulmuyorlardı.

İhtimal ki tedristi terbiye sistemi söze ve le istinat etmekten ileri gitmemişti, fakat en :vvetli bir sebep olarak ilâvesi lâzım gelen aır ki okuyup yazanların binde bir addolıına-

■eeği bir devirde yaşıyorduk.

Eski bitişik harflerle matbaacılık etnik biti­ ren hallerle tabıdan daha güç, daha karışık, u marifetli idi. Harfelri değiştirmek fikrini •kkuk ettirmek kendine mukadder olan millî raman doğmamıştı.

Arzedilen öbür sebeplerden doğan güçlükleri *-* aldıracak kadar efkâra yumuşaklık vermiş •olunabilir mi di?

İşte bu gün ogünkü vaziyeti düşündüğümüz tandır ki iki asır evel vaziyete bilistikak ‘<im olan ve Türkiye'de de kitap basmağı izanı eden Damat Türk İbrahim paşanın ‘'"âsini, ve bu aznıile ilk T ürk matbaasının

süsünde amil olan Türk 28 Çelebidi. İbrahiıııden evel ; aslan Macar da olsa 5’en ve harsen. T ürk olan Müteferrika ahimin gayret ve himmetini okadar büyümüş :mr ve bir z sonra göreceğimiz eserlere Türk ^ n iy e tin i garp medeniyetinin aşısı ile kemale “•trnıek için daha o zamanlâr T ürk ruhundan &n hamlenin inkâr kabul etmez meylini

kabiliyetini kuvvetini buluruz. Müşkülleri ikti- ham edenlerin nasıl daima galebe çaldığını görürüz.

T ürk matbaacılığı geç başlamış, fakat ge­ çen zanıenı telafi haddine varmış olduğunu arzetmıştik. Sergimiz, bu sözümün delillerini tamamile ihtiva edecek kadar geniş değildir. İki yüz sene evelki ilk matbaanın harflerini bizim devrimizi kıskanmaya zemin bırakııııya- cak kadar mükemmeliyetle, gene İstanbul da hakikaten T ürk matbaacılarının, Müteferika İbrahimden Alâeddine kadar neler yaptıklerını gene Selim Nüzhet beyden öğrenmek ve bu günkü sergiyi daha büyülterek m illî müzemi­ zin iftihara medar bir köşesi haline getirmek arzumuzdur. Lâkin o gelecek günleri bekleme­ den bu ğünkü eski eserlere bakarak Türk se­ ciyesinin matbaacılıktaki inkişafını gururla takıp edebiliriz.

Bu eserler gösterir ki, Türkün kendi güzel dilinden aldiği kelime ile aşlandırdiği matbaa, pek güzel yazılmış ve dökülmüş harflerle baş­ lamıştır. Mürekkepleri nefistir. Dizi yanlişsız, tabi salimdir. Tertip bugünün buyuk İlmî eserlerinde kabul edildiği gibi, geniş kenarlı, haşiyeye elverişlidir. Kâğıt fevkalade nefis, sağlamdır. Basılan eserlerin İlmî kıymetleri yüksektir. Fiatlar ehvendir; saheî ticarettden ziyade umûmî fayda düşünülmüştür, ve bütün bu evsafı, devrin mümasil eserlerde rekabet edebilecek mevkidedir.

Türk matbaacılığının bu başlangıcını, bütün vasıtaların mahdut, dar kalmasına rağmen Ebüzziyalara, Ahmet İhsanlara kadar takip edersek T ürk kabiliyetinin matbaacılıkta gös­ terdiği fej'zi daha yakından tanınmak mümkün olur. Mahsulündeki revaç azlığına karşı harf­ lerden mütevellit" müşkülâtı zİ3*ade olduğu hal­ de bu kadar büyük tarakkisi, her zaman meş­ kûr görülür.

Buğun ise iki yüz sene evel eski harflerle matbaacılığa’ geçen türkçemiz, yeni harflerle yeni bir inkişaf başındadır; ve hatta iddia ede­ biliriz ki, iki aydan ibaret bu yeni başlangıç, ümit olunduğundan çok fazla yol almıştır.

Bu gun yeni Tiitk harflerde çıkan gazete­ lerimiz ve yeni kitaplarımiz bu harfleri kullan­ makta bizden beş asır daha yaşlı olan milletler değilse de onlardan daha evel feyz alan bir çok milletlere yaklaşmış, belki de onları geç­ miştir. Bunun için Türk matbaacılığının ma­ zisi eski harf devrinde İbrahim Paşaları,

(3)

1 5 0 UYANIŞ

lebileri, Müteferrikaları müeşsıs ve bani sıfa- tile tevkir ederken, Türk matbaacılığının hal ve istikbali de Türk m illetinin milliyi ve 1 ürk devletinin banisi büyük Gaziyi kendi mesleği­ nin de bittabi ıııuhyi ve müceddidi bilerek tazim eder.

Şimdi ıkiyüzüncü yaşında bir genç ve elini hükümetin uzattığı ve uzatacağı himaye eline vermiş ümitli, heyecanlı, kuvvetli bir geııc ola­ rak dilbirliğinden ve hars birliğinden feyzalmiş bir istikbale teveccüh eden bir Türk matbaeı- lığı karşısındayız.

İbrahim Paşa, 28 Çelebi, oğlu, Müteferrika mezarlarında müsterih olabilirler; bu matbaacı­ lığın yarınını yakında göreceksiniz; dününü de aşağıki salonda göriiyorüz. •

Bu salonu hazırlayan Selim Nuzhet Beye huzurunuzda tekrar teşekkürle muhterem H a­ mdullah Suphi Beyi, hacmi küçük fakat kiynıeti büyük sergimizi açmaya, cümlemizi de ziyarete davet ediyorum.»

Hamdullah Suphi B.

Hakkı T arık Beyin bu nutkunu müteakip Ocaklar reisi Hamdullah Suphi B. meşheri hazırıma takdim etti.

Matbaacılığımızın bu küçük sergisi, Müte­ ferrika matbaasının tesisine ait tarihî resimler ve vesikalarla ilk baskılarını ihtiva etmektedir. Meşhur Vankulu lügati Çelebi zade, İzzi tarih­ leri, Cihınnünıa, Fennî’lâğaııı, Fennî muhasara Fransızca Türkçe gramer, mütıaddit haritalar, birkaç tane resimli, lıaritalı tarihe ve coğrafi- yaya müteallik kitap, Mehmet Sait, İbrahim Müteferrika Efendilerin portreleri bu meyanda bulunmaktadır.

Sergi küçük olmakla beraber büyük bir hatırayı oldukça canlandırmaktadır.

Hazırım sergiyi alâka ile tetkik ederken, Türk matbuat ve matbaacılığının en eski ha­ dimlerinden «Servetifünun» sahibi Ahmet İhsan B. matbaacılığımıza ait bazı izahat verdi. İhsan B. metruk harflerin 15 sene evel 1800 parçadan ibaret olduğunu, o zaman yaptıkları bir tetkik ile bunları 600 adedine indirdiklerini söyledi ve eski harflerin (T a’lik) denilen ııev’iııden matbaacılığa tatbik ve ithalini de şöyle izah etti: «Aptülıuecit ( T a’lik ) yazıdan çok

boelo-No.1695- pv.

ııırıııış. Bunların maibacılığa tatbikini arzu, ve o zamanın çelik hâkkûklerındaıı Mühendis atlı bir sanatkârı sarayın bir tarafına rerek,Ta’lik yazının kalıplarını yapmadan s- bırakılmamasını irade etmiş.

«Mühendis oğlu burada iki seneden k kalarak Talik yazısının tamam 2,900 -j; dan ibaret olan kalıplarını vücuda getirir. bu hanlarla Şeyh Sadinin divanından 2 s basarak Aptülıııecide taktını etmiştir. Atitü çitte bu mesaiden hoşlanarak kendi ihdas t Mecidiye ııişaniniıı 3 üncü rütpesini Mühendis oğlunun boynuna takmış. »

¡

Türkçe razıları hakkeden

M E N D Ü O C U

UYANIŞın aslı olan «Servetifüııun»un 11 Nisan 1307 (18?' hinde intişar itmiş olan Bııumrali nüshasından aşağıdaki w aynen nakleyleyorıız. 38 sene evel serveti fünuna Çh’ mekale o zemanki yazi tarzında ve çok arabcalidr gazetemizin 38 sena evel kollatıdigi tahrir tarzini şimdi * leyi ve sanatkarin resmini ııakl ederken degişdirnıed makale o zeıııan alınıet ıhsan bey tarafından ya*'

Şıı okuduğunuz satırları teşkil iden P

• • I1

gazetemizin 53 üncü sahifesinde reşıııini ğüııüz hüııerveri şehir lıakkâk Mühendis 1 Ohaııes efendinin desti melıaretinden çıkı"1' Mumailej'hiıı kendi ııamile benaııı olan b" •

r" Tr*1 1,,■ .ı - i ’ > m h

Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

O halde yaşam ve ölüm gibi iki temel olguyu bir arada algılayan insan için, umut ve umutsuzluk ikiliği de eşzaman­ lı yaşanmaktadır.. Elbette

Büyük infarkt alanına sahip diabetik hastaların or- talama adiponektin düzeyi (18.58±13.82), büyük infarkt alanına sahip nondiabetik hastaların ortalama adiponektin

In conclusion; benign gallbladder polyps can be a reason of hemobilia causing massive upper gastrointestinal bleeding and pancreatitis. We concluded that it can be

ma komisyonu tarafından veri len kararda İsveç menşeli tek lif ler arasında akrabam olan zatın temsil ettiği firmanın te k lifi en ucuz görülm ekle beraber

Porsolt yüzme testinde, belirtilen her deney grubunun PYT I ve PYT II'den elde edilen toplam çabalama sürelerinin gruplar içindeki deðiþiminin istatistiksel olarak incelenmesi..

Son Halife’nin İstanbul'dan ayrılışından Paris'te ölümüne kadar 20 yılı aşkın birlikte yaşayan hususi kâtibi Hüseyin Nakip Bey’in hatıra notlarına göre,

The Long-Run Effects of Trade and Income on Carbon Emissions: Evidence from Heterogeneous Dynamic Panel of Developing Countries.. Muhammed

Analitik düzlemde doğru denklemleri konusuna yönelik Geocebir yazılımı yardımıyla hazırlanan etkinliklerle öğrenim gören öğrencilerin performansları ile