"7"/ _S7í)
/íSt-24 Mart 1966
CUMHURİYET
Orhan Kemal!
Orhan Kemal’le çoğunlukla sokaklarda raslaşırdık. Eski fut bolcular gibi bir yürüyüşü vardı. Saçları aklaşsa da bir delikanlı yürüyüşü. Çok gezdiğinden mi nedir, hep idmanlı görünürdü gez meye... Bazan Babıâlide, bazan Beyoğlunda İstiklâl Caddesinde karşılaşırdık. Bir kaldırımın üstünde beş dakikalık konuşmalar. Gazetedeki odama pek seyrek gelirdi. Son defa Cağaloğlundan Aya- sofyaya giden asfalt üstünde, Emniyet Sandığı yakınlarında karşı laştık. Merhaba’lardan sonra :
— Bunlar fena gidiyorlar... dedi.
Endişeli değildi. Hazretlerin hızlarını ölçmek ister gibi sualler soruyordu. Romancıydı gerçi, sanatın adamıydı; ama siyasi ikti darın ciğerinin ne yana yattığını herkesten iyi biliyordu.
Bu konuşma üstünden çok geçmedi; tutuklandı.
Orhan Kemal efendi, sade, gösterişsiz bir insandır. Kasıntı de ğildir. Sanatını, değeri kadar paraya hiçbir zaman çevirememiştir. Meşhur olup refaha ermemişlerden, zindanda yatıp kahraman ol mamışlardandır. Gene günlerden bir gün BabIâli’de karşılaşmıştık : — işler kötü, bir aşçı dükkânı açmayı düşünüyorum... demişti. Orhan Kemal budur işte! Lokanta açmayı düşünemez o, aşçı dükkânı açmayı tasarlar.
Arkadaşım Fikret Otyam, Orhan Kemal’in kendisine yazdığı mektuplardan parçalar yayınladı. Güzelim mektuplar bunlar. Sı cak. sıcak hepsi. Ancak ben o giizel mektupların bir fıkra konusu olacak satırlarını köşeme alıyorum :
6.8.1956 — ... B ü tii n iy i n i y e t i m e r a ğ m e n e lim d e k i beş r o m an ı s a tıp p a r a y a ç ev irip A n k a r a y a g e le m e d im g itt i. U ğ u r ’u n ( k a r d e ş i ) b o r c u n u bi le v e r e m e d i k t e n b a ş k a , k ö m ü r d a h i a la m a d ı m . P a r a s ı z lık y ü z ü n d e n sı ram ızı k a ç ır d ık . A m a h â l â d a y a n ı y o r u m . .
18.10.1956 — E v k iras ı v a k ti m u a y y e n i n d e n en az on, o n b e ş gün s o n r a ö d en iy o r. Y ıld ız ’a m a n t o b o r c u m ö y le c e n e d u r u y o r ! B ana gelin ce geçe n sen e n in k a d r o s u y l a i d a r e e d iy o r u m . Y e n id e n b i r p a r - d e sü b ile a l a m a d ı m . K a r ı v e ç o c u k l a r a k eza . (.. .) S a b a h c eb im d e b ü t ü n b i r on t e k l i k v a r d ı. B a k k a l d a b o z d u r u p k a r ı y l a p a y la ş tık , cad d e y i t u t t u m .
4.12.1956 — V u k u a t V ar, H a n ı m ı n Çiftl iği, F ı r t ı n a l ı Gece ve S u ç lu r o m a n l a r ı n ı R e m z i’ye v e r d im . A l e lh e s a p b i r b e ş y ü z lü k a l dım. O n b eş g ü n için d e d e v e o lu n c a b e n d e n iz g e n e para p eşin d e k o ş m a y a b aş lad ım .
12 M a r t 1957 — A y ın b u g ü n on ikisi. Beş de o n d a n ev vel i, e tti on yedi. D ağ d o ğ u r a d o ğ u r a f a r e d o ğ u r d u . Y üz k a y m e . Beşi b a n ka m as rafı, elim e geçti d o k sa n beş k a y m e . S a ğ a sola d a ğ ıt t ım , şu s a t ır l a r ı y a z a r k e n c e b im d e on beş lir a k a d a r b i r şey kald ı. B u p a ra y la şu ne fis h a v a l a r d a çiğ kö ftes i, h u m u s u y l a k a n a k a n a b i ra k ı içilmez. Vay A llah v ay!..
11.2.1958 — Bu h a v a d a d ö r t d u v a r a r a s ın d a ... s e n a r y o l a r l a u ğ r a ş ı lı r mı? U ğ ra ş ılm a z am a ne y a p a c a k s ın , e k m e k p a r a s ı!
19.4.1959 — A lla h b elâ s ın ı v e rsin . R o m an , h ik â y e , d ü zy azı, se n a ry o , şu bu, A v r u p a s e y a h a t i değil beş a d ım lık A n k a r a y a bile g id em e ! G id ersin belki g id ers in ya, ev e, ç o lu k çocuğa b i r ş e y le r b ı r a k m a k lâzım, d ö n ü ş te e li n d e b i r ş e y l e r k a lm a s ı lâzım .
Ve efendim lâfı uzatmıyalım 1965 yılında Orhan Kemal’in hali :
11 M a r t 1965 — ... B u s a t ı r l a r ı s a b a h ın b e şin d e, b u z gibi o d a m da y a z ıy o r u m . Ne o dun, ne k ö m ü r , ne de k ö m ü r a l a c a k p a r a var. Borç, borç, borç...
★
Orhan Kemal’in Fikret’e yazdığı mektuplardan bu satırları neye derledim? Çünkü efendim, hani yazıyorlar ya solculara Mos- kovadan torba torba para geliyor diye... işte bütiin bunlardan za vallı Orhan Kemal'e hiçbir şey düşmemiş anlaşılan...
Ve işte yukarıda mektuplarını okuduğunuz romancı Orhan Kemal, şimdi devleti devirmek için « h ü cre f a a liy e ti y ap m ak » su çuyla mevkuftur. Bana sorarsanız «hücre faaliyeti» de yapmıştır Orhan Kemal... Bunca Kış’ı odunsuz kömürsüz geçirmek kolay mı, bir de idman yapıp vücuttaki hücreleri faaliyete geçirmezsen do nar kalırsın alimallah...