fû
t
* «
m
m
sass»*®*»«
/ /
ismedermiş
—— - —
i Mimar Sinan Üniversitesi İstanbul
^yT'^ansa^aa İ =
m
Resim ve Heykel Müzesi' ndeki
Dedem sevdiğini
ANALIK HER ŞEYİN ÜZERİNDE
O s m a n H am di B e y in “ M ih ra p " adlı ya ğlıb o ya ta b lo su n d a , rahle ü z e rin e o tu rm u ş ayakların ın altına çeşitli felsefe, din kitapları bulunan ham ile bir kadın k o m p o ze edilm iş. C e n a n H anım , bu tabloda, de de sin in “ a n a lığ ı" sim gele diğin i ve “ A n nelik h e r şeyin ü z e rin d e d ir” m esa jını ilettiğini sö ylü yo r.
Y
IL 1855.. OsmanlI Sadrazamı Ethem P a şa ya , Fransa'dan, yıllar önce yanında eğitim gördü ğü M ösyö Barbet'ten bir mektup gelir. Mektupta, “S iz uslu bir ço cuktunuz. İntizamlıydınız. Yata ğınızı bile kendiniz toplardınız. Harcırahınız sınırlıydı. Ancak oğlunuz gayet müsrif ve der beder bir çocuk. Ona mektup yazıp, aklını başına toplaması için nasihat ediniz rica ederim. Bir de aklı fikri Şanzelize de fessiz dolaşmakta. Ben sizin is teğiniz üzere m üsaade etm iyo rum ” yazılıdır.M ösyö Barbet'nin şikâyet dolu satırlarında sözünü ettiği ço cuk, o sıralar 13 yaşında olan ve bir çağa imzasını atmış ünlü Türk ressam, müzeci ve arkeo log Osm an Hamdi Bey (1842- 1910}'den başkası değildir. O de virde, hukuk öğrenimi için Pa ris'e gönderilen Osm an Hamdi Bey ile babası Ethem Paşa ve M ösyö Barbet arasında gidip gelen, 1800'lü yılların tarihini ya şayan mektuplar, torunu Cenan Sarç'ın sandığında özenle saklı... Yıllardır bu mektuplardan kimse ye bahsetmemiş, “ ö z e l oldukla rı için, ailede titizlikle saklandı. İlk kez s ize anlatıyorum " diyor Cenan Hanım. Osm an Hamdi Bey'in en küçük kızı Nazlı'nın kızı ve diğeri Fransa'da olan.ha- yatta kalmış İki torunundan biri Cenan Sarç. İstanbul Üniversi tesi eski Rektörü Prof. Dr. Ö m e r Celal Sarç'ın eşi olan Cenan Hanım, doğumundan birkaç yıl önce ölen dedesini aile içinde
Mimar Sinan Üniversitesi İstanbul
Resim ve Heykel Müzesi' ndeki
“Osman Hamdi Bey Sergisi” şu
günlerde İstanbul'daki en önemli
kültür etkinliklerinin başında
geliyor. Sergi, 14 Mart a kadar açık
kalacak. Ölümünün 77.
yıldönümünde Osman Hamdi Bey i,
torunu Cenan Sarç'tan dinliyoruz.
1904 yılında çekilen bu fotoğ rafta O s m a n H a m d i B e y, kızı N azlı ile...
ANNESİ NAZLI HANIM İN PORTRESİ
C e n a n H anım , O s m a n H a m d i B e y'in en kü çü k kızı olan an nesi N a zlı H a n ım 'ın p o rtre sin i de ço k se viyo r. A n n e sin in küçüklük hali olan bu p o rtre n in yeri b a m b a şk a ...
anlatılan anılardan tanıyor ve onu yakından tanıyamamanın üzüntüsünü duyuyor.
B A B A D A N N A S İH A T M E K TU B U Mektuplar ve anılar, aradan geçen onca yıla rağmen, Cenan Hanım'ın belleğinde taptaze... “ Dedem , resim tahsili de yap mak istediğini,babasına mek tupla bildirince, tepkiyle karşı laşm ış” diyor. Ve dedesinin bu İsteğini kabul ettirmek için, verdi ği savaşı şöyle anlatıyor:
“Dedem , oturup tekrar bir mektup yazm ış. Mektubunda, yaptığı aşırı harcam aları, m üs riflik olarak nitelendirilmemesi gerektiğini, parayı, operaya gi derken, üzerine yeni bir kostüm almak için değil, tual, palet ve boya almak için istediğini,res me istidatlı olduğunu ve ç e vre den gelen önerilerle ders alma ya başladığını, üstelik bu ders ler için, ücret ödem ediğini anlatmış. Tabii bu arada, hukuk öğrenimini sürdüreceğine de söz verm iş. Derken, resim üze- rine daha geniş araştırm alarda bulunm ak ü ze re Floransa'ya gitmek istediğini yazınca, büyük dedem korkmuş. Onu İstanbul'a geri çağırm ış. D edem Osm an Hamdi Bey in cevabı ise, (Geli yorum efendim, ama yine gide ceğim, çünkü resim mektupta öğrenile m ez) satırları olm uş.”
SAYISIZ K ÜLTÜR H İZ M E Tİ Büyük dedesinin isteği üzeri ne, 1869 yılında merplekete dö nen dedesinin, gelir gelmes çok değiştiğini, havailiğinden eser kalmadığını ve son derece vakur bir insan olup çıktığı anlatılmış Cenan Hanım'a. O döneme ait anılarına dönüyoruz yine. “O sı ralar, 27 yaşındaym ış dedem . Düşünüyorum da, şaşırıyorum . Hayatının geriye kalan 41 yılına onca yaptıklarını nasıl sığdırdı. Memleketine arkeoloji m üzeleri ve Devlet G üzel Sanatlar Aka demisi gibi kültür yuvaları ka zandırm ası, önemli kültür hiz metlerinde bulunması ve batıya
" A B - l HAYAT ÇEŞMESİ’
O s m a n H a m d i B e y, “ A b - ı H ayat Ç e ş m e s i” adlı b u ya ğlıb o ya ta blosun u, 1904 yılında yapm ıştı.
Osman Hamdi
Bey Tipi
Aydın Üzerine
Doğan HIZLAN
F
E R İT Edgü, 1 Mart 1987 tarihli Pazar Dergi'deki ölümünün 77. yılında Osman Hamdi Bey yazısında ezber lememiz gereken bir yorum da bulunuyor:“Tü rk sanatçısı, Tü rk ay dını, özellikle 19. yüzyıldan bu yana hep bir boşluğu doldurm a sorum luluğunu kendinde d u ym uştur.”
Osm an Ham di Bey'in re sim sanatındaki yerini, türün uzmanlarına, resim eleştir menlerine bırakalım. Türki ye'de, sanat alanındaki çaba lara gönül, emek vermiş kişi lerin önemini durmadan, yılmadan tekrarlayalım. O s m an Hamdi Bey'in önemi burada ortaya çıkıyor. Arkeo lojik kazılardan, müzeye, G ü zel Sanatlar Akademisi'ne kadar geniş bir alanı kapsa yan çalışmaları onun için verdiğimiz, vereceğimiz yar gının niteliğini de değiştirive- riyor, Edgü gibi biz de, “Ve ‘Büyük bir ressamdı' yerine, 'Büyük bir adamdı' demekle yetinelim.”
Büyük ressam O sm an Hamdi B ey yargısı, onun re sim sanatındaki yerini, usta ressamlığını belgeler ama
Türk sanatına, temel kuram ların gerçekleşmesine verdiği emekleri belirtmez.
Büyük adamların, büyük sanat adamlarının örnek alın ması gereken kişilikleri, yap tıklarını topluma yaym a tutku larıdır. Buldukları güzellikleri başkalarına da iletebilmek için, kendilerinden fedakârlık ederler. Bireysel çabalarıyla kendi sanatlarını geliştirecek lerine, yayacaklarına başka larının da yaptıklarının yayıl masını sağlar. O sm an Ham di Bey budur
1842'de İstanbul’da do ğan 1910'da aynı kentte ölen Osm an Hamdi Bey'in önemli başarılarından biri de Eski Eserler Yönetmeliği'nde (A s a r-r Atika Nizam nam esi) yaptığı değişiklikle kazılardan elde edilen önemli eserlerin yurt dışına. kaçırılmasını önlemektir.
Müzeden okula kadar sa natta ne varsa, bunun büyük bölümünü O sm an Ham di Bey e borçluyuz.
Tü rk sanatçısını tanıtıp, iki İngi liz, üç Alm an üniversitesinden, “Fahri doktor" unvanını kazan ması ve birçok ülkeden şeref payeleri, madalyalar, nişanlar alması hep hayatının 41 yılına sığmış.."
Tablolar üzerine söyleşmek istiyoruz bu kez... “ Bende sade ce dört tanesi kaldı” diyor otur duğu koltuğun arkasındaki duvar da asılı resimleri göstererek... Bunlardan ikisi, büyükannesi Naile Hanım'a ait... Bu ismi son radan aldığını, asıl isminin Marie ve Fransız olduğunu öğreniyoruz bu arada... Diğer ikisi de. Cenan Hanım'ın annesi Nazlı Hanım a ait..
Osm an Hamdi Bey, tablola rında çoğunlukla “kadın” tema sını kullanmış. O devirde resim de “kadın” ı kullanan ilk ressam aynı zamanda... Söz buraya gel diğinde, Cenan Hanım gülüyor ve “ Q devirde, bütün hanımlar dedem e hayranmış, yaptığı ka dın konulu tablolar çok sükse yapmış. Büyükannem İse çok kızıyorm uş, galiba kıskançlık tan” diyor ve şöyle sürdürüyor konuşmasını:
TU A L D E K İ SEV G İLE R “ Dedem , sevdiği şeyleri tualine aktarırmış. Mimari e ser lere, kumaşa,halıya bayılırmış. Bunları her tablosunda görmek mümkün. Bir de dikkat e d erse niz, çoğu tablosunda, kendisini çeşitli kılıklarda yapmıştır. Bu onun için bir oyun gibiymiş. Teatrai tarafının ağır bastığını, kendisini çeşitli rollerde göste ren resim lerinden anlayabilir siniz. Her hafta bütün çocukla rını toplayıp piyesler sergile mek evinde konserler düzenlem ek de dedemin en zevk duyduğu anlarmış. Resim lerinde yakınlarını da çok kullanmış.”
Sorbonne'da sosyoloji ve psi koloji tahsili gören, çocukluğunu Fransa'da geçirdikten sonra, ilk kez 18 yaşında İstanbul'a gelen Cenan Sarç da, bugün İki torun sahibi. Zaman zaman kendi to runlarına, dedesi Osm an Hamdi Bey'i
anlatıyor. Ve ¿tümünün 77.
yıldönümünde, Osm an Ham di Bey, sadece Sarç Ailesi'nin anı dağarcığında değil, Türk kültür tarihinin de sayfaları arasında yaşıyor.YADİGAR DÖRT TABLO
| tablosun dan b a zıla rı, çe şitli A v ru p a ülkelerinin m ü z e le rin d e , b a zıla rı R e s im -H e y k e l M ü z e s i inde C e n a n S a rç 'a d e d e sin d e n y a d ig â r s a d e c e d ö rt tablo kalm ış. O s m a n H a m d i B e y 'in y ü z le rc eC en a n H a n ım b ü yü k a n n e si Naile H a n ım ' ın ta blosu için “ E lim d e kalan en d e ğ e rlih a z in e ’ d iy o r.
Yurt dışında bir
tablosu 55-60
milyon lira
,
O
S M A N Hamdi Bey'in tabloları, yurt dışında, 55 - 60 milyon lira karşılı ğında alıcı buluyor. Türki ye'deki rayici hakkında bilgi sahibi olmadığını belirten sanat eleştirmeni S e ze r Ta n su ğ , yakın tarihlerde Amerika'da National G al- lery tarafından satılığa çıka rılan bir O sm an Hamdi tablosunun, 55 milyon lira ya satıldığım belirterek, şunları söylüyor:“ Tü rkiye 'd e bir tab loya, hiçbir koleksiyoncu ye da meraklısı, bu kadar para verem ez. Çünkü el den çıkarmak istediğinde, bu kadara satam az. Am a yurt dışında, O sm an Ham di tanınıyor ve eserlerine milyonlarca lira verilebi liyor. ”
Öte yandan, Osm an Hamdi Bey'i, ölüm yıldönü münde anma törenine ka tılan Kültür ve Turizm Ba kam Mesut Yılmaz,sanat- çının Gebze Eskihisar'daki evin m üze haline getirme çalışmalarına başladıkla rım, yakında Tmkrye'dekı bütün eserlerinin, yurt içi ve yurt dışında sergilenece ğini açıkladı.
YANGINDA
KÜL OLDU
“ M üta la a O ku yan K ız ” isimli tablonun da il ginç anısı va r.B u tablo, iki k ez yangınla karşı karşıya kalm ış ve İkincisinde yanıp kül olm uş." 1 • i..
X
Í V w s„
f i
ac \
V.
hf
t , K S MIII
* * * <"MİMOZALI KADIN"
Ünlü re s s a m “ M im o za lı K a d ın ” adını ve rd iği bu ta blosun da, eşi Naile H a n ım ' ı m o d e l olarak kullanm ış.