• Sonuç bulunamadı

Başlık: Köpeklerde Kalça DiŞ pLAZİLERİ Yazar(lar):CANDAŞ, ArkunCilt: 29 Sayı: 1.2 DOI: 10.1501/Vetfak_0000000107 Yayın Tarihi: 1982 PDF

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Başlık: Köpeklerde Kalça DiŞ pLAZİLERİ Yazar(lar):CANDAŞ, ArkunCilt: 29 Sayı: 1.2 DOI: 10.1501/Vetfak_0000000107 Yayın Tarihi: 1982 PDF"

Copied!
14
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

A. D. Vet. Fak. Derg. Fac. Vet. Med., Univ. Ankara

29, (1-2): 235-248, 1982.

KOPEKLERDE KALÇA DİsPLAZİLERİ

Arkun Candaş

*

2.2.1982 güllü gclmi~tir. Receiı'ed oll 2.2.1982

La Dysplasie de la Hanche Ch ez le Chien

Resume: Dans eeL arliele, on rıfa il wl condanse des cmmaissance

ac-luelle, l' exanzen elinique el radiograjıhique concemanl la dJ'splasie de la hanche che;;;le chien.

Özet: Bu yazıda, güncel bilgilerin ışıgl/ula, köpeklerde kalfa

displazi-lerinin klinik ve rarJ.yogmJik muO:.-veııeleriözetlenmiştir. Giriş

Günümüzde idiyopatik kalça eklemi hastalıkları arasında,

diag-nostik ve genetik görünümüyle coxo-femoral displazi'ler önemli bir

yer tutmaktadır. Bu bozuklukta, coxo-femoral eklemin gelişim

ano-malisi nedeniyle yeterli sağlamlıkta elmaması sonucu, ger iş anlamda, ilgili eklernde bir instabilite söz konusiıdur.

Hastalık ilk kez i935 tc Boston Ange II Memori al Hospi tal

Vete-rineri SchneHe'in dikkatini çekmiş ve uzun zamandanberi

insan-larda bilinen kongenital kalça bozukluklan ile benzediği

vurgulan-mıştır. Ancak, o devirde hastalığa fazla ilgi gösterilmemiş, kimse bir gün bu bozukluğun özellikle bazı köpek ırkıarında önemli bir sorun

oluşturacağını tahmin etmemiştir.

Köpeklerde coxo-femoral displazi'ler II. Dünya Savaşından son-raki yıllarda ilkin İsveç ve Birleşik Amerikada, daha SGnra da tüm dünya ülkelerinde güncel bir sorun oluşturmuş ve pek çok araştırıcı

tarafından çalışma konusu edilmiştir.

Tanım: Kalça dispilazisi terimi, coxo-femoral eklemin gelişme

anomalisini tanımlar. Coxo-femoral eklemdeki bu değişim, radyolojik

* Doç. Dr. A. Ü. Veteriner Fakültesi Travmatoloji ve Ortopedi Birimi, Ankara -Turkey.

(2)

236 Arkun Can daŞ

olarak capus femoris'in acetabulum'a kötü koapitasyonu, klinik olarak

yürüyüş bozukluğu, patolojik olarakta caput femoris'in acatabulum

içindeki mobilite bozukluğu sonucunda tekrarlanan mikrotravmalar

nedeniyle kemik ve yumuşak dokularda oluşan lezyonlar ile ortaya

çıkar.

Hastalık özellikle büyük ırk köpeklerde görülür. Alman, Belçika,

ve Pyrene çoban köpekleri, Boxer, Bul! dog, Collie, Spaniel cocker,

Danoise, DGberman ve İngiliz, Irısh ve Gordon Setter'ler bu

bozuk-luğun sıklıkla görüldüğü ırkıara örnek olarak gösterilebilir. Sadece

Levrier (Greyhound) lerde ayrıcalık olarak hastalık saptanmamıştır.

Coxo-femoral displazinin pathogenesisi bir biyomekanik

prob-lem olduğu kadar, hastalığın ciddiyeti bir ölçüde hayvanın ağırlık

sorunu olarakta ortaya çıkmaktadır. Coxo-femoral dispilazilerin IO

-12 kg. dan daha hafif köpeklerde görülmesi çok seyrekti!. Küçük

ırk köpeklerde kalça ekleminin mükemmel olmayışı, bunların vücut

ağırlıklarının az olması nedeniyle fazla bir sorun teşkil etmemektedir.

Bilindiği gibi bu tür köpeklerde yapılan eksizyon artroplastisi ile caput femoris'in yalnız veya collum femoris ile birlikte uzakla~tırılmasından

sonra bile önemli bir fonksiyonel bozukluk gözlenmemektedir (2,

5,ı 1,ı2).

Etiyoloji: Kalça displa7.ileri herediter bir hastalıktır. Yakın

zamana kadar bazı araştırıcılar bu bozukluğun dominant bir genle

intikal ettiğini belirtmişlerdir. Günümüzde daha ziyade herediter

poli-genik faktörlerin bu bozukluğun kalıtsallığı üzerinde roloynadığı

kabul edilmektedir. Bunun dışında çevre faktörlerininde etkenliği

üzerinde durulmaktadır. Cinsiyetin hastalığın oluşmasında etkenliği

henüz saptanmamıştır (2,6).

Semptomatoloji: Hastalığın semptomları, başlangıçtaki

karakte-ristik lezyonları gösteren genç köpeklerle, bu primer lezyonların

yanısıra bazı sekunder lezyonların görüldüğü daha yaşlı köpeklerde

bazı farklılıklar arzeder.

Genç Köpeklerde: 4-7 aylık genç hayvanlar sağlıklı görünseler

bile, şayet tembel ve uyuşuk görünümde, yattığı yerden kalmak

istemiyor, yaptırılan çalışmalarda kolaylıkla yoruluyor, arka

bacak-larda sallantılı bir yürüyüş gözleniyor veya seke seke yürüyorsa, sık

sık aynı tarafa düşme eğiliminde ve oturuşunda bir asimetri var ise,

(3)

.---

----Köpeklerde Kalça Displazileri 2~7

bacaklann birinde veya her ikisinde hasta bacaklar add uksiyonda ağrı

uyandıracağı için bir topallık gözlenir. İleri derece displazilerde kalça eklcminin çıkığı söz konusu ise, trochanter major'un üzerine konan elle

caput femoris'in acetabulum içerisine girip çıktığı faı k edilebilir.

Bu belirtiler muayene sırasında arka bacakların geriye doğru

gerdiril-mesi yahut eklemin hareket ettirilmesi ile de saptanabilir. Ancak,

bütün bu muayene yöntemleriyle yetinmeyip, hastalığı bir travmatik

lukzasyon ile karıştırmamak için radyografi ile konirol zorunludur.

Daha Yaşlı Köpeklerde: Böyle köpeklerin ekseriya egzersiz ve

yarış esnasında güçlükle karşılaştığı görülür. çoğu kez görülen bu

yürüyüş bozukluğu, her zaman acetabulum'un yapısal bozukluğunu

yansıtmaz. Mevcut dispilazinin derecesi ile klinik belirtiler arasında

her zaman bir ili~ki bulunmayabilir. Örneğin, kalça ekleminde önemli

sekonder lezyonlar bulunan yaşlı bil' köpek, bazen çok az klinik

semptom gösterebilir. O halde böyle olgularda klinik muayene ile

yetinmeyip, radyolojik muayene ile de tanıyı kesinleştirmek yanılgıya

düşmernek bakımından çok önemlidir (2,3).

Radyolojik Muayene: Coxo-femoral displazinin sis~ematik

diag-nostiği, tekniğine kesinlikle riayet edilerek yapılan radyografiler ile

elde edilebilir. Coxo-femoral eklemin iyi bir şekilde incelenebilmesi

için, radyografi sırasında hayvana doğru bir pozisyon verilmesi

şarttır. Elde edilecek radyografinin standart ve kusursuz olması, kesin

tanıda hekimi çok ender yanılgıya götürür. Radyografide yapılacak

pozisyon hatası doğrudan sonuca yansır.

Bu amaçla kullanılacak Röntgen apareyi, gO-100 cm. den

radyo-grafi elde edebilecek yeterli güçte olmalıdır. Özellikle büyük ırk

köpeklerde radyografi için apareyin gücü 80-ıoo mA. yararlanılan

ışın şiddeti ise 85 kv. veya bunun üstünde olmalıdır. Yararlanılan bu

önemli ışın enerjisinin ihmal edilemiyecek miktarda X ışınlarının

has-tanın tüyleri üzerinde yayılması ve yakın etkisi söz konusudur. Bu

amaçla, radyasyon alanını sınırlandırmak için bir diyafram veya anti

-difruzan bir koni ile donatılmış apareylerin kullanılması

öneril-mektedir.

Kullanılacak filmlerin boyutları, büyük boy köpekler için 24xgo,

daha iyisi gox40 cm. olmalıdır. 24X30 cm. boyutlarındaki filmler,

Alman çoban köpeklerinden daha küçük ırkta olanlar için yeterli

olabilir. Elde edilecek filmlerin, bir yanılgıya düşmeden

değerlendi-rilebilmesi için, uygun dansite ve yeterli kontrastı kapsamasına özen

(4)

238 Arkun Canduş

Genellikle yava~ ilerleyen coxo-femoral displazinin erken

ra-dyodiagnostiğinde hayvanın ya~ı önemlidir. Ancak hayvanın kemik

gelişim sürecini de göz önünde bulundurmak lazımdır. Bilindiği gibi

genç hayvanlar, olgunlara kıyasla daha çok kıkııodak dokuya sahiptir.

O halde, gelişme çağındaki normal bir kalça ilc, displazik bir

kal-çanın ayırımını yapmak, şayet hayvan displaziye sınırlı olar ak uğramışa

güç olacaktır. Bu nedenle köpeğin hiç olmazsa i yaşında muayenesine

dikkat etmek gereklidir. Çok iri ırk köpeklerde, kemiksel gelişmenin

tamamlanabilmesi i.çin 2 ya~ına. kadar beklenmesi önerilmektedir.

Uluslararası UtH~ct Kongresinde, radyolojik muayeneyc tabi

tutu-lacak köpeklerin en az bir yaşında olması gerektiğinde görüş biı liğine

varılmıştır (3,4,R).

Rad)'ografi için KöjJeğin Hazırlanması: Kalça ekleminin

radyo-grafisi için gerekli görülen ve uygulanan her iki pozisyon da,

özel-likle displazik köpekler içir, hayli rahatsızlık vericidir ve hastada

şiddetli savunma reaksiyonları meydana g(~tirebilir. Bu nedenle

raclyo-grafide önce hastanın trankilize edilmesi zorunludur. çoğu olgularda,

bu amaçla 5-10 mg; LOkg. canlı ağırlığa Pr<?pyonylpromazine

(Com-bell'n) yahut Acetylpromazinc (Plegycil) enjeksiyonlan yeterli bir

sedasyon ve rclaksiyon sağlar. Bazen bu sedasyon, özlliklc huysuz

ve aşırı siniıli köpeklerde yeterli olmayabilir. O zaman bir

Neurolep-tanelgöie veya kısa süreli bir genel ancsteziye baş vurulur. Bu e'lçemler

alınm',ıclan elde edilecek radyografilerdc, hayvanın savunma

hareket-leri ve özellikle musküler kontraksiyon bir sublukzasyonu

maskc1eye-bilir.

Ra4-J'Jgrajide Hasta)'a Verileerk PG/:i.~J'on!ar: Tüm hastaların

kal-çalarJllın radyografileri iki pozisyonda alınmalıciı!. Her iki

pozisyon-da pozisyon-da kalçanın simetrik olarak radyografiye e,_li1mesigereklidir.

i. PO z i s yon: Bu pozisyonda rayografi vento-dorsal

yön-den alınır. Bu amaçla köpek, sırt üstü pozi,yonda, pdvis kesetin

mer-kezine gelecek tarzda tutulur. Bir yardımcı köpeii;in en bacaklarını

kapalı şekilde dirsek eklemleıinden sternum yukarıya gelecek tarzda

tutar. Ard bacaklar bir di,~cr yardımcı tarafından, diz eklemlerİ

extention pozisyonunda, vücut ebenine paraeıeı olacak tarzda

ar-kaya doğı u çekilerek tutuluı. Bu amaçla, ard bacakları tutan yardımcı,

patella'ların troch1ca femoralis'ler ile ü~t üste gelmesi için, bir yandan

her iki bacağı gel1lI cklcminin altırıdan kavrayıp parelel olaı ak

(5)

ca-Köpeklerde Kalça Displazileri 2~9

put ve collum [('moris'kr, trochanter major ilc süperpo7.e

olmadı?;ın-dan daha iyi görüntü elde edilir.

Bu pozisyonda kalçanın simetrisi çok önemlidir. Her iki

fora-Iren obturatum' Lin sagittal plana göre simetrik olup olmadığı ortaya

konur. Keza, hcl' iki ala ossis illum ve sacıo-iliac eklen.leri de

incele-mek gerekiı. Bu adduction pozisyonuna "I. Pozisyon" denir.

2. Pl;2'i s yon: Bu pozisyonda, çekim sırasında her iki

[emur'un abdu~tion pozisyonunda açılması gerçeklqtirilir. İkinci

pozisyonda ard bacaklar, yardımcı tarafından tarsal eklemlerinden

kuvvetlice bükülerek her ik; femur kalçanın iki yanında tespit

edi-lir. Bu pozsiyonda tutuş ~ekil "açık kitap" deyimi ilc de

tanımlar.a-bili!. Kalça gene kasetin o:tasında ve ona parelel olmalıdır. Kasetle

kesinlikle açı teşkil etmemelidir. Keza kuyrnk düzgün olarak g-eriye

çekiImdidir. Bu pozisyonda elde edilen radyografilerd(~ artikülcı

ara hatlar kolaylıkla görülür. Öte yandan, acetebulum'un caudal

kenan da sadece bu pozisyonda muayene edilebilir. (2,3).

Yukarıda verilen bu bilgilerin ışığında, normal ve displazik

kalçanın radyolojik görünümleri kıyaslandığında:

a) 1'\ oi'm a i K al ç a : Bilindiği gibi radyolojikman normal

bir kalça fonksiyonunu aksaksız yapar. Böyle noımal bir kalça

ek-leminde, hayvanın yaşamı süresince patolojik biı ~ekil bozukluğu

yahut dejeneratif bozukluklar söz konusu değildir.

AcetabulLm'un görünüşü bir yarımküre ~eklindc, caput

re-moris ilc oluşturduğu eklemde onu çok iyi kavrayacak bir derinliğe

sahiptir. Her iki acetabulum'da simetrik görünümde olup,

dejcne-rati[ tipte artiküler hastalıkların (arthrose, osteoarthrİte) belirti leri

yoktur. Caput [emoris'leı küremsi ve acetabulum'un çukurluğuna

çok iyi adapte olmuş şekildedir. Fovea capİlis'ler acetabulum'un

mer-kezinde küçük birer yassılık olarak görülürler. Keza her iki caput

fe-moris'te simetriktir (ı ,2,3,IIJ).

b) D i s p laz i k K al ç a : Kalça displazisi, kalça

eklemi-nin anormal gelişim bozukluğunun bir sonucudur. Geneııikle,

dis-plazik bir çalçada, acetabLllum normale göre daha az konkav ve daha

az derindir. Bu gelişme bozukluğu özellikle acctabulum'un, anterior

kenarında görülür. Acetabulum, caput remorİs'i tam olarak

kavraya-cak konkav yarımküre ~eklİnde değildir. Caput femol'İs yassılaşmış ve

acetabulum ile uyumsuz bir formdadır. Hastalığın derecesine göre

coxo-femoral eklernde bir sublukzasyon veya lukzasyon gcli~mi~tİr.

(6)

2.10 Arkun Candaş

Displazik kalçada görülen sekunde!' deği~meler, artiküler

deje-neratif bozuklara ilişkindir. Acetabulum'da, özellikle caput

femo-ris'in basıncından daha fazla etkilenen acetabulum'un anterior

kena-rında kıkırdak dokusunda bir ebumation görülebilir. Gene

acetabu-lum'da, özellikle eklcm kapsülasının ilium'a yapıştığı yerde

osteo-fitik formasyonlar saptanabilir. Ayrıca caput femoris'in eklem

kıkır-dağında da ebumation gözlenebilir. üsteofitik formasyonlar aynı

şekilde epifiz hattında ve eklcm kapsulasının ligamentlcrinin

yapış-tığı bölümlerde bile görülebilir (1,2,9,14).

KALÇA DtSPLAZıLER1Nİ~ SI:\'IFLANDIRILMASI

Kalça displazilcri S c h n e i i c tarafından lezyonun

dere-celerine göre 4 kategoriye aydılmıştır. Bu sınıflandırmada,

lezyonla-rın radyolojik görünümlerinin ortaya koyduğu gerçekler temel teşkil

edeıler. Kalça displa/ilerinin sınıflandırılmasında aşağıdaki

faktör-ler göz önünde bulundurulur: i. Acetabulum'un şekili ve derinliği

2. Caput femoris'in şekli ve pozisyonu 3. Sekonder osteofitik

lezyon-ların varlığı (2,3,9,13).

ı. Derece Kalça Displazisi

Radyografide ilk belirti, caput femoris'in acetabulum içindeki

koapitasyonunun yetersizliğidir. Acetabulum yeterli derinlikte

değil-dir. Caput femoris'in merkezi Iatende deplase olmuştur ve caput

femoris'in ekıem yüzünde bazı hafif yassılaşmalar görülebilir. Birinci

derece displazide normale göre minimum bir deviation söz konusudur.

2. Derece Kalça Displazİsi

Bu bozuklukta, özellikle acetabulum'un çukurluğunda ölçülü

bir azalma dikaıi çeker. Caput fcmoris lateı ale deplase olmuştur,

hatta bazı olgularda sublukze olduğu saptanabilir.

İkinci derece kalça displazilerinde bazı sekunder artiküler

lcz-yonlar görülebilir. Caput femoris'in artiküler kenan, yeni şekillenen

kemik pıolifcrasyonu nedeniyle daha yoğun bir görünüm almış

ola-bilir.

3. Derece Kalça Displazisi

Kalça ekleminde fazlasıyla dikkati çeken bir gevşeklik ve

(7)

karakte-Köpeklerde Kalça Displazileri 241

rize eder. Caput femoris ile acetabulum arasında belirgin bir separ asyon söz konusudur. Acctabulum deforme olmuş, yassılaşmış ve bunun sonucunda eaput femoris'in önemli ölçüde laterale deplase olmasıyla eklernde bir sublukzasyon şekillenmiştir.

4. Derece Kalça Displazisi

Bu aşamada, eklerndeçok ilerlemiş ve bdiıgin bir dcforma,yon

vardır. Aşağı yukarı konkavitesini tamamen kaybetmiş, adeta düzleş-miş bir acetabulum görlintüye hakimdir. Caput lemoris ise tamamiyle

laterale deplase olmuş ve dolayısiyk eklemdeki lukzasyon derhal

dikkati çekecek şekilde belirgin bir görünüm kazanmıştır.

İleri derecedc (3. vc 4. derece) kalça displazilerinde diagnoz,

le7.yonların gayet net olması nedeniyle, hiçbir tartışmaya meydan

vemiyecek şck:lde kolaydır. Kuşkulu olgularda, örneğin I. derece

kal-ça displazilcrinde, radyolojik yorum için hekimin bu konuda deneyim

li olması gerekir. Bu nedenle, radyolojik değerlendirmelerde, mümkün

olduğu kadar objektif yargıya varabilmek için, radyografide bazı

ölçülcr esas olarak kabul edilmiştir.

Burada kısaca R h o d e s v e J e n n y'nin asetabular

göster-gesi ile N oi'b ei'g ve O i s s o n'un açısal değerlendirme

yön-temlerine değinilecektir. Bu yöntemler, kalça displazilcrinden sadece

subjektif radyolojik değerlendirme ilc yetinmeksizin, radyografide

acetabulum'lIn derinliğini mümkün olduğu kadar objektif olarak

saptamak amacına yöneliktir (2,3).

Rhodes ve Jenny Yöntemi:

. Bu yöntem, acetabulum'un derinliğini saptamak amacıyla,

I. po,~isyonda alınan kalça radyografilcrinde bazı ölçüleri kapsar.

Bilindiği gibi, acetabulum, caput lemol'is ile eklem teşkil eden konk

bir yüzeydir. Acetabulum'lIn ekıem yüzeyi, crarıial, dorsal ve caudal

konumu ile bir at nalına benzerilebilir. Ancak ventral bölümünde

eklem yüzeyi tam değildiı. Acetabulum'un ventral

1/

3ü pubis

tara-fından şekillerıir. Pubis, eklcm yüzeyini tamamladığı bu bölümde,

fossa acetabulum ile bir açı oluşturur. Radyografide bu açı "publis

açısı" olarak adlandırılır. Bu, yukarıda tanımlanan at nalı'nın cranio

-ventral kol ucundur (Şekil ı).

I. Pozisyonda, radyografide asetubular kemeri n cranio-dorsal

(8)

242 Aceı.blJlum' Arkun Candaş i _-- Cr E A.R. - . - PubiS .ÇıSI /.

Şekil i. Ventro-dorsal pozisyonda alınan radyogral'idcn şematizı' edilmiş bir köpek pelv;,' inde puhis açısı ve Cr. E. A. R. noktaları.

kemerinin lateral ucu "eranial Efrcctivc Acctabular Rim" (Cr.

E.A.R.) olarak tammlaıımıştır (Şc:kil ı).

Çok sayıda normal köpeklerde deneysel olarak alınan

rady,0grafi-lerde,sağ ve sol Cr. E.A.R. arasındaki mesak (AA') ilc, sağ ve sol

pubis açıları arasındaki mesafe (BB') ölçülmüş, bu ölçümlerden elde

edilen grafikten acetabulum'un derinliğini saptamakta

yararlanılmış-tır. Bti grafikte, sağ ve sol Cr. E.A.R. arasındaki mesafe (AA')

absis, sağ v'e sol publis açılan arasındaki mesafe (BB') ordinat olarak

gösterildiğinde, acetabuluın'un kantitatif olarak derinliği bu

koor-dinat sisteminde bir doğru olarak elde edilmiştir (Şekil 2).

Normal köpeklerde deneysel. olarak gerçekleştirilen bu

ölçüm-lerin sonucunda, olguların

%

94 ünde tam veya çok yaklaşık olaıak

edilen değerin matematiksel olarak ifadesi:

y=a.x a=y/x a= 0,67 dir. (açısal katsayı)

.Şayet, pubis açıları arasındaki mesafe sabit kalıp sağ ve sol

Cr ..E.A.R arasındaki mesafe arttığında, absis üzel'İndeki nokta sağa

(9)

Köpeklerde Kalça Displazileri 241

Şekil 2. Rhodcs ve .Jenny yönteminde, ı. pozisyonda alınan radyografilerinde ölçülmesi gereken sağ ve sol Cr. E. A. R. (AA') ve pubis açıları (BB') arasındaki mesafeler.

sağ tarafında ise, acetabulum'un normale göre daha derin olduğunu

gösterir. Daha önce belirtildiği gibi, displazik köpeklerde asetabular

kemerin kötü gelişmesi sonucu acetabulum derinliği azalmıştır. Bu

durumda, pubis açıları arasındaki mesafe normale göre değişmemesine

karşın, sağ ve sol Cr. E. A. R arasındaki mesafe küçülmekredir. O

halde, displazik köpeklerde bu doğru sola doğru yer değiştirmektc,

y = a. x doğrusunun üzerinde seyretmektedir. (Şekil 3).

Coxo-femoral displazileı de, kesin bir diagnostik anahtar

olma-makla beraber, acetabulum'un derinliğinin değerlendirilmesi güç olan

olgularda N o r b e r g ve O i s s o n yöntemi, özellikle R h o d e s

ve

J

e n n y'nin asetabular göstergesi ile birlikte uygulandığında

daha yararlıdır (2,13).

Norberg ve Olsson Yöntemi:

Bu yöntemde, 2. pozisyonda (açık kitap poıisyorlu) alınan

rad-yografilerde, acetabulum'un derinliği değerlendirilir. Ölçme işleminde

şeffaf, plastik bir kağıttan yararlanılır. Bu şeffaf plastik üzerine

bir-birini dik olarak kesen iki eksen ve bunların kesim noktası merkez

(10)

244 y 11 10 Arkun Candaş DispIOlZi (+) Displui (- ) 9 8 7 6

s

4 ) 2 2 3 y~ OiX ;ı •• ~ ••0.67 s 6 7 8 9 xl n 12 13 14 x

Şekil 3. Rlıodes ve Jenny'nin aseıabular göstergesinde x=İki Cr. E.A.R arasındaki mesafe, y = iki pubis açısı arasındaki mesafe ve a ~ 0,67 doğrusu.

eksenin iki tarafına da 5 cr derecelik açılar ilctki şeklinde işaretlenir.

(Şekil 4). Açısal değerlendirme şu tarzda yap lır:

Hazırlanan plastik gösterge, negatoskop üzerinde aydınlatılmış

radyografi üzerinde kaydırılarak, dairelerden hangisi coxo-femoral

eklemin eklem sınırına en iyi şekilde adapte olmuşsa bunun merkezi

radyografide eaput femoris'in merkezi olarak işaretlenir. Aynı işlem

diğer tarafta da tekrarlanır. Böylece her iki eaput fcmoris'in saptanan

merkezlerini birleştiren doğru (00') radyografi üzerinde yatayeksen

olarak işaretlendikten sonr~, dikeyeksen ile caput femoris'in

sap-tanan merkezini Cr. E. A. R ile birleştiren doğrunun oluşturduğu açı

ölçülür. Bu açı normal bir köpektc en az i5'dir. Şayet ölçülen açı

I5'den küçükse, hayvan displazik olarak kabul edilir. Bu işlem iki

taraflı olarak yapılır. Burada dikkat ediliıse, acetabulum'un merkezi

yerine, bunun içindeki caput femoris'in merkezi saptanmaktadır.

Bu nedenle, ölçme işlemi mutlaka 2. pozisyonda alınan radyografiler

(11)

...ns.

Şekil 4. Norberg ve Olsson yönteminde gerekli açı göstergeleri.

Şekil 5. Norberg ve Olsson yönteminde, 2. pozisyonda alınan radyografilerde, caput femoris'in saptanan merkezini Cr. E.A,R ile birleştiren doğru ile dikeyekseninin (DA)

(12)

246 Arkun Candaş

Avırıcı Tanı: Coxo-femoral cklemdeki sekonder Icıyonlar ve

dcjeneratif arthrosc tablosu, kalça displazilerinin tipik Iczyonları

olmasına rağmen baıen hekim yanılgıya düşebilir. Özeııikle Legg

-Perthes hastalığı ve coxo-fcrmoral lukzasyon ile acetabıJaı

kırık-lar gibi tromaıik layonları kalça displazileriııden ayırdeımek zor

değildir. Uzun süre Legg-Perthes hastalığı ile kalça displazileıi

karış-tırılmıştır. Ancak günümüzde bu iki hastalık aşağıda belirtilen

fark-lılıkları nedeniyle kesinlikle a yrılmışt ır (I ,2,3).

Legg-Perthes Hastalığı:

ı. Aseptik osteonekroz sonucu capul ve collum [emoris'in

struk-tu ral bozukluğudur.

2. Bu hastalık özellikle ı yaşııı altındaki genç köpeklerde görülür.

3. Küçük ırk köpeklere özeldir.

4. Etiyolojisinin büyük bir olasılıkla hormonal veya vasküler

tabiatta olduğu kabul edilmektedir.

5. İlk lezyonlar caput ve collum [emoris düzeyindedir.

6. Akut klinik semptom görülür. Klinik sağıumdan aylar sonra

agrılı topallık nüksedebilir.

7. Olguların hemen

%

go ında lezyonlar ünilateral olarak

şe-killenir.

Buna kaqın Kalça Displazileri'nin tipik belirtileri şunlardır:

ı. Bu hastalık kalça ekleminin bir gelişim anomalisinin sonucudur.

2. Özellikle i yaşın üzerindeki köpeklerde kesin tanıya varılır.

3. Levrier (Greyhound) ırkının dışında hemen tüm ırkıarda ve

özellikle büyük ırk köpeklerde görülür.

4. Herediter bir hastalıktır, fakat, hastalığın geli~mesinde

ortamda önemli roloynar. Hastalık kongenital değildir.

5. İlk lezyonlar aeetabulum'un kenarlarında oluşur.

6. Hastalık kronik bir gelişme gösterir.

7. Olguların

%

go ında lezyonlar bilateralolarak şekillenir.

Sağıtım:

Bu hastalığın semptomatik sağıumı dışında, günümüzde henüz

(13)

Köpeklerde Kalça Displazileri 2.ı7

yetersizliği ve buna qlik eden ağrıyı bir ölçüde a.zaltmak amaçlanır.

Özellikle coxo-femoral ekıcmdeki aşırı ağrı operasyonun başlıca

endikasyonunu oluşturur.

Şirurjikal sağıtım yöntemlerinden, coxo-femoral eklemin plastik

operasyonlarla düzeltilmesi, methyl methacrylat'tan yapılan' total

caput femoris protezleri ile gene yüksek dansitede polyethylcn'den

yapılan acetabulum protezleri uygulamaları, henüz pratik alana

inti-kal etmemiş deneysel girişimler olarak kabul edilmektedir;. (2,7).

Kalça displazilcrinin şirurjikal sağıtımında m. pectineus'un

myectomi'si, bu kas ın tendosunun tenotomi veya tenectomisi ilk kez

Wallace, Guffy ve Cardine t tarafından 1967 de

ger-çekleştirilmiş ve sonraki yıllarda bu operasyonların sonuçları

yayın-lanmıştır. 1970 yılından günümüze kadar, bu tekniğin olumlu

sonuç-larını bildiren hayli yayın yapılmıştır (I o,i5).

Literatür

1- AVMACouncil on Yetermary Service. (1961):Report of Panel on Canine Hip Dysp-lasia. j.A.V.M.A. 139 (7): 791-806.

2- Bruyerel P. (1972):La Dysplasie de la Haıulze Chez le Chien.An. Med. Vet. 116: 57-82. 3- Clerc, B. (1976):Conseils Pour 1'0bternioıı du Cliclıe Radiographiquc des Haruhes du Chien.

Le Point Veterinarire, IV (16): 11-16.

4- Freudiger, U. (1973): Vber die ZILVcrlassigkeit de Vorröntgens zur Beulrleilung der Hüjl-lenks-Dysplasic. Schweİz Arch. Tierheilk, 115; 507-515.

5- Henricson, B., Ljunggren, G.,01s80n, S.E. (1972):Canine Hip Dysplasia in Sweden.

Acta Radiologica, 319: 175-180.

6- Henricson, B., Norberg, I.,and Olssonl S.E. (1966):On the Etiologyand Paıhogcnesis of Hip Dysplasia: a Comparative Review. j. sman anim. Pract. 7: 673-688.

7- Lakatos, L. (1974): Ersle ErfalırUlıger mit dcr Varisationsosteotomie beıiBehandlug der Hüj-tgelenksdysplasie. Schweiz. Arch. Tierheiülk. 116: 653-657.

8- Müller, L.F., Saar, C. (1966):Eine Anleitung zur Röııtgen-Diagnosc der Hüjlgelenksdys-plasie. Kleint. Prax. ii: 33-42.

9- Quinian, T.J. (1975):Caniııa Hip Dysplasia, i: Diagrwsis. New Zeland Vet. Journal. 23 (8): 157-163.

10-Rickards, D.A.,Hinko, P.J., Morse, E.M. (1972):Pectiızectomy vs. Pectinotomie in the Treatment of Hip Dysplasia. Veterinary Medicine and Sman Aniınal Clinician. 67 (9): 976-978.

11-Riser, W.H. (1973); Tlıc Dysplastic HiJı Joiııt: lts Radiographic aııd Iiistologic

(14)

248 Arkun Candaş

12- Scartazzlni, R. (1972): Radiologic Jludy of Normal aııd DYJplaJıic Hip JoilllJ in Six BreedJ of Large DogJ. Acta Radiologica suppl. 319: 183-185.

13- Schwarz, S. (1975): DiagnoJe der HriflgelenkJdysplasie wıler beJoııdererBeriickfichlignuııg der MeJ.rungenuonPiehleT.Tierarztl. prax. 3: 243-247.

14- Smith, R.N. (1963): Tlze Normal and Radiological Analomy of ılze Hip Joiııl of Ihe Dofg.

J.smail anim. Pract. 4: 1-9.

15- WaUace, LJ. (1971): Pecıineus Tendoneclomy or Ten%my for Treaıiııg Clinical Caııine Hip DYJplaJia.Vctcrinary Clinics of North America. 1(3): 455-465.

Şekil

Şekil i. Ventro-dorsal pozisyonda alınan radyogral'idcn şematizı' edilmiş bir köpek pelv;,' inde puhis açısı ve Cr
Şekil 2. Rhodcs ve .Jenny yönteminde, ı. pozisyonda alınan radyografilerinde ölçülmesi gereken sağ ve sol Cr
Şekil 3. Rlıodes ve Jenny'nin aseıabular göstergesinde x=İki Cr. E.A.R arasındaki mesafe, y = iki pubis açısı arasındaki mesafe ve a ~ 0,67 doğrusu.
Şekil 4. Norberg ve Olsson yönteminde gerekli açı göstergeleri.

Referanslar

Benzer Belgeler

29 Ekim 1933 -.Yeni Doğuş ve Güzel Günler halkevi dergisi olarak yayımlandı I Şubat 1936 :Fikirler İzmir Halkevi bünyesine katıldı.. 1939 :İkinci Dünya

Dünyada her şey için, maddiyat için, ma'nevi- yât için, hayât için, muvaffakiyet için en hakikî mür- şid ilimdir, fendir.. îlim ve fennin hâricinde mürşid aramak

Mustafa Kemal Paşa, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu ola- rak, Balkan Devletlerine barış ve dostluk eli uzatarak, geçmişteki olayların bir yana bırakılmasını ve iyi

Because optimum conditions for measuring arginase activity in rabbit kidney tissue were not determined, it was aimed to optimize arginase of rabbit kidney tissue and

In this study, the partial characterization based on the glycoprotein B (gB) gene of Turkish (TR) EHV-1 field strains isolated from an abortion outbreak

Oleuropein which added to mixed feed increased body weight gain, polyunsaturated fatty acid ratio, omega 3 and 6 fatty acid levels of breast muscle, and improved feed

&amp; Bal., Bupleurum turcicum Snogerup, and Bupleurum lycaonicum Snogerup flowers, fruits and roots were obtained using hydrodistillation and microdistillation techniques and

In conclusion, according to the results of this study, it was observed that principle spermatological parameters determined in the semen of different rabbits breeds are Table 1: