• Sonuç bulunamadı

Kraliçeye sevgi ve saygılarla

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Kraliçeye sevgi ve saygılarla"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

A S K E İM T G Ü N L E R İ

M Ü Ş E R R E F H E K İ M O Ğ L U

(J

V

Kraliçeye sevgi ve saygılarla

F

erit Edgü’nün ATEŞ VE SIR kita­bını okudunuz mu? Füreya’nın kırkm a sanat yılında bir yazar­ dan güzel bir armağan. Bir sevgi ve saygı ürünü. Ateş ve Sır, toprağa so­ luk veren ellerin öyküsünü anlatıyor. Bir solukta okudum, uzun bir şiir okur gibi... Füreya’yı düşündüm sonra. Dostluğumuzun öyküsü de kırk yıl ön­ ce başlıyor galiba. Maya Galerisindeki sergisinde.

Adalet Cimcoz’u, Kamuran Cemal’i Rezzan Emin Yalman’ı anımsıyorum. Hakkiye Koral’ı, boncuktan lambaları, Aliye Berger’in güzelliğini, Ayşe Er- ner’i, Halikarnas Balıkçısı’nı, Suat Şa- kir’i, Fahrülnisa Zeid’i. Şakir Paşa a-

partmanında kimi akşamlan. Füreya,

Kılıç Ali’den ne zaman aynldı hatırla­

mıyorum ama, başta Gündüz Kdıç, Kı­ lıç ailesinin onu her zaman sevgiyle say­ gıyla “Füreya Yenge” diye çağırmasını anımsıyorum. Sonra fınnbaşındaki bir akşam canlanıyor gözümde. Bedros Re­

is (Bedri Rahmi Eyüpoğlu) büyük coş­

ku içinde boyalara saldırıyor, toprağa tabağa renkler yağdırıyor, fınndan na­ sıl bir tabak çıkacak diye merakla bek- leşiyoruz. O fınndan kocaman bir balı­ ğın çıkmasını anımsıyorum derken sof­ raya geliyor o balık. Füreya kmyor se­ ramiği, içinde deniz ürünleri gülümsü­ yor. Sanatındaki belli dönemleri çok yakından yaşadım yıllar boyunca. O- nun fıncanlanyla içtim kahvemi, fin- canlan yardımcı kadın kırdı bir gün, i- çimde de bir şeyler kınldı!

Seramik sevgisini Füreya’yla duydum ben. Mevlevileri’yle döndüm, kuşlany- la uçtum, baykuşlanmn uğuruna inan­ dım, kocaman panolanyla boyutlannı tanıdım. Kimi yapıtlarına dostlanm el koydu ama iki masanın yeri hiç değiş­ mez evimde. Biri ilk çalışmalarından, koyu kırmızı üzerine kilim motifleri. Gazeteciliğimin ilk yıllarındaki dar geli­ rime karşın öyle bir yapıta sahip olma­ nın zenginliğini duyurdu bana. Öteki masayı evlenirken armağan etti Füreya. Yeşiller ve sanlarla gülümseyen mutlu bir masa. Üzerinde kocaman bir sigara tablası.

Kuvvet çok sigara içer, ona yaraşır öl­

çekte ölçekte bir tabla. Kınlınca ben de üç sigara içtim bir solukta.

Haksız değilim

İlk yazılanından beri “seramik krali­ çesi” diye söz ediyorum Füreya’dan. Kraliçe sözümden hoşlanmadı ama tah­ tında güzel oturdu yıllar boyunca. Her sergide yeni güzellikler üreterek, iç gü­

zelliğini dışa vurarak, toprağın gizini yeni yorumlar ve yaklaşımlarla açıkla­ yarak. Kırkına yıl sergisine çağnyı Ö- ren’de aldım, Ankara’dan yolladılar. Dönüş yolumu İstanbul’dan geçirmeye karar vermiştim. İlhami Soysal’ın cena­ ze töreni de aynı güne rastladı. Yaşamı­ mızda böyle rastlantılar az değil, kara­ lar ağarır birden, düğünden başsağlığı- na gideriz, sevinç üzüntüye, acı mutlu­ luğa dönüşür bir anda. Ben de böyle ya­ şıyorum aslında. Yaşama gücüm, sevin­ cim burdan kaynaklanıyor.

Kalabalık sokağa taşıyor Maçka Ga- lerisi’nde. Sanatçı dostlanmı görüyo­ rum, yıllardır karşılaşmadığım İstan­ bullu dostlanmı. Şakir Eczacıbaşı Paris sergisini açmaya hazırlanıyor. Tunç

Yalman İstanbul sahnelerinde iki oyun

yönetmeye. Füreya’ya saygı sergisi bu. Sevgi ve saygıyla üretilen kırk pano var düvarda, 40 x 40 ölçeğinde. Üst bölüm­

de küçük heykelcikler, Füreya’nm son yapıt­ ları. Kalabalığı yara­ rak sanatçımıza .ulaş­ mak hayli güç. İstan­ bullular arasında baş- kentliler de var. Biri Ferhan Taylan Erder, Candeğer Furtun ile konuşuyor, ikisini de kucaklıyorum. Cande­

ğer Furtun’un yazısını

okudunuzsa coşkumu siz de duydunuz sanı- nm. Kırk yıhnı serami­ ğe adayan bir sanatçı­ ya, seramik dalında güzel parlayan bir dos­ tumdan sevgi ve saygı dolu bir sesleniş. Biraz ötede Seniye Taylan,

Orhan Taylan New York’ta hâlâ. Büyü­ kelçi Oktay Aksoy ve

Bengü Aksoy da bura­

dalar. Amman Elçiliği döneminde Fahrülnisa Zeid ile gelişen dostluk Füreya ile sürüyor. Derken başka bir ko­ nuk görüyorum Am­ man’dan. Süha Şu-

man. Fahrülnisa Ze-

id’in okulundan çok yetenekli bir kadın, Paris’te, Cenevre’de sergiler açtı. Bir sergi de İstanbul’da ve An­ kara’da açar belki. Se­

zer Duru’yla karşılaş­

tım derken, artık yalnız roman çeviriyo­ rum, dedi. Almanya’da yayımlanıyor çevirileri. Türk yazarlarını onun çeviri­ leriyle tanıyor Alman dostlarımız. Ra-

biş Çapa şimşekler gibi çekiyor, bir içer­

de, bir dışarda konuklarını ağırlıyor, sorunlarım yanıtlıyor. Maçka Galeri- si’nde görkemli bir olay yaşanıyor ger­ çekten. Füreya’ya ulaşmak hayli uzun sürdü, sonunda kucaklaştık. Sanatında düzeyini, zaman tünelinde güzelliğini yitirmeyen bir kişi Füreya. Durdum hayran hayran seyrettim onu, her za­ man zarif bir kadın ama kırkıncı yılın başka bir görkemi, ağaran saçlarına ya­ raşan beyaz bir şıklığı var. Beyaz elbise­ si, iri uzun incileri, kulağında inci küpe­ leriyle gözleri kamaştırıyor. Haksız mı­ yım, diye sordum, seramik kraliçesi di­ ye yazmakta haklı değil miyim?

O şıklığın öyküsünü anlatıyor güle­ rek. Rabiş Çapa da beyazlar içinde,

Fü-C U M H U R İ Y E T D E R G İ 11 E K İ M 1 9 9 2 S A Y I 3 4 2

reya’nın motiflerini taşıyan uzun ceke­ tiyle yeni bir moda oluşturacağa ben­ zer. O akşam çok kişi Paris yolunda se­ lamladı beni. Genco Erkal Sevdalı Bu- lut’u oynamaya, Rabiş Çaba bir jüride oy kullanmaya, Şehnaz modanın son rüzgârlannı solumaya... Dinolar’a se­ lâm yolladım. Duvardaki panolar ara­ sında Abidin’in de bir seramiği var ama sergiye katılmasını öneren çağrı eline u- laşmamış, özel bir yapıtla yer almıyor. Öteki seramikler arasında Alev Ebüzzi-

ya çarptı gözüme. Sonra hayalimde kü­

çük bir kız canlandı. Maya Galeri- si’nde, Füreya’nın atölyesinde, elleri de yüreği de ateş ve sırla bütünleşti gide­ rek, uluslararası üne ulaşan bir sanatçı­ mız bugün. Açılış günü Füreya ile ko­ nuşmaya olanak yok, başka bir akşam yeniden gittim, sevdiğim dostlarla bir­ likte yeniden seyrettim seramikleri. Pro­ fesör Nermin Abadan Unat, Profesör İl­

han Unat, New York’tan Nilüfer ve Reddy, Jale Eralp’ın da bulunduğu bir

grup hayranlıkla selamladık kraliçeyi. Viskiler içtik, kitaplar aldık, ayrı ayrı imzaladı, özel sözcüklerle onurlandırdı

beni de. Küçük heykelciklerini nasıl yo­

rumladığını anlattım ona. Kollan ba- caklan kopuk, kalpleri kırık, buruk in­ sanlar onlar, beyinleri oyuk, düşünemi­ yor, konuşamıyorlar, nerden düşünü­ yorum dedim. Evet, dedi, konuşsunlar, düşünsünler biraz. Kopuk bacaklarıyla yürümeye çalışsınlar. Sesi yükseldi bir­ den, yaşamak için direnmek gerekiyor, dedi. Sanatı yaşamının yankısı, yaşamı güzel bir direncin simgesi değil mi?

Füreya’nın sergisiyle kırk yıl önceki a- nılanma döndüm, kırk yıllık dostlarım­ la buluştum İstanbul’da. Çantamda bir­ kaç “Ateş ve Sır” kitabıyla ayrıldım ga­ leriden. Yeniköy’e Berin Nadi’ye gittim. Boğaz’da bir eylül günü yaşadık. Cenan

Sarç ile birlikte geçmişten geleceğe u-

zandı söyleşiler. Sevgili Nadir Bey bizi duydu mu acaba? İstanbul mutfağını özleyince dost sofraları düşünürüm her zaman. Berin Nadi’nin sofrasında baş­ ka bir zarifliğe varır İstanbul yemekleri. Konuklarını güzel şımartır her zaman. O şımarıklığı Jale Aksal’ın sofrasında da duydum bu kez. Selçuk Birsel ve Ul­

viye Bengisu ile belleğimizi eşeleyerek...

Eski dostlarla konuşurken İstanbul’un yitirdiği güzellikleri daha çok hissediyo­ rum. Nostalji değil bu. Arabesk olayla­ rın çağrışımı belki... Arabesk ortama karşın çizgilerini koruyabilenleri kutla­ mak gerekir.

Avni Arbaş'ın sergisini son anda öğ­

rendim, görmeden döndüm başkente. Avni ile telefonda buluştuk ancak. Re­ simlerini çok özledim. Bir başkent sergi­ si diliyorum. Bu gerilime, kaosa dayan­ mak için başka çaremiz yok. Sanatçıla­ rımız güçlendiriyor bizi, direnme gücü­ müz de onlardan kaynaklanıyor. Hepsi­ ne teşekkürler. ◄

15

Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi

Referanslar

Benzer Belgeler

3 Structural damages to reinforced concrete buildings Damages in RC structures may be classified into two groups as out of plane collapse of non-structural walls and brittle failures

(1) Belki daha güzel bir çevirisini yapanlar olur diye, bunun Almanca aslını, olduğu gibi, aşa­ ğıya geçiriyorum:. Die Tätigkeit, was den Menschen glücklich

Eski tiyatrolar arasında Gedikpaşa Tiyatrosu üzerine bazı yeni bilgileri bir yazımda (9), Tarabya’da yıktırılan bir yazlık tiyatro ile Abdülhamit’in Yıldız

Ben bunun aksine olarak, münhasıran eski kitablarda mevcud hadiseleri alıyor, karşılaştırı­ yor ve bunların ayni mevzu etrafın­ da bir araya gelmesinden yeni

Duplex tıpkı bir asistan gibi sizin adınıza telefon edip bazı işlerinizi halledebiliyor, örneğin sizin adınıza bir restoran- da yer ayırtabiliyor.. Üstelik karşıdaki

Ancak bu konuda yapılan çalışmaların yeterli olmadığını, yastıkaltı finansal kaynakların ekonomiye kazandırılması için katılımcıların % 68’i daha

Bu çalışmada, Osmanlı Devlet 'ndek gayr müsl mler n ulusal muhasebe s stem ne etk ler üzer nde durulacak ve muhasebeye katkısı olan Ermen ve Yahud kökenl

Beş yıllık dönemde Seroloji/ELISA Laboratuvarına gönde- rilen kan donörü ve ameliyat öncesi rutin serolojik inceleme istenen olgulara ait 84 164 kanın 5 (%0.006)’inde ELISA ile