• Sonuç bulunamadı

ROMAN ADLARI ÜZERİNE DÜŞÜNCELER

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "ROMAN ADLARI ÜZERİNE DÜŞÜNCELER"

Copied!
10
0
0

Tam metin

(1)

ROMAN

ADLARI

UZERiNE

DU~UNCELER

Sel~uk

~1kla*

c=-Ozet: Bu <;ah~ma "Romanlara kimler ad verir?", "Roman adlarmm i<;erikle ili~kisi

nedir?", "Okurlarm roman adlan kar~1smdaki tav1rlan nas1ldu?" sorulanna cevap aramakta, aynca roman adlan ile yazarlan arasmdaki ili~kiler, roman adlannm tas-nifi ilzerine birtakim dii~ilnce ve tespitleri ihtiva etmektedir.

Anahtar Kelimeler: Ad, roman, roman yazan, roman adlarmm tasnifi. OPINIONS ON NOVEL'S TITLES

Abstract: The aim of this study is to find answers to these questions: "Who gives a novel's tit-le?", "What's the relation between a novel's title and its content?", "What are the attitudes of readers towards novel's titles?" This study also includes some opinions and established facts on the classification of novel's titles and the relations between novelist and the novel's title. Keywords: Title, novel, novelist, the classification of novel's titles.

ADLAR

Adlar, eylemlerle birlikte btitiin dillerde kelime tiirlerinin teme-lini te~kil eder. Dtinyada her ~ey mutlaka bir ad ile bir eylemin yo-rtingesi etrafmda doner. Her eylem bir eyleyene ihtiya<; duyar, her eyleyen daima eylemle ya~ar. Bu evren eyleyenlerle eylenenlerin hayat verdigi bir evrendir.

Yarahld1gnidan bu yana evrendeki her varhk muhakkak ki bir adla amlrn1~hr. Kur'an-z Kerim'de Bakara suresinin 30-33. ayetlerin-de Aayetlerin-dem Peygamber'in, dolay1s1yla btitiin insanlarm yarahh~1 ile ilgili olarak anlahlan k1ssada, Hz. Adem'in bir insan olarak melek-lere. ve diger varhklara kar~1 tistiin olu~unun tek delili, onun, me-leklerin bilmedigi varhklarm adlanm bilmesi olarak gosterilmi~tir.

(2)

SELCUK CIKLA

Yani hem Yarahc1'nm katmda hem de insanoglunun hayatmda ad-lar c;ok biiyiik bir yere sahiptir. Zira Yarahc1'nm insanogluna ogret-tigi ilk bilgiler adlarm bilgisidir, insanoglunun ilk ogrendigi bilgi de yine adlann bilgisidir.

Yeryiiziinde insanlarm c;ogalmas1 gibi her tiirlii adm/bilginin de c;ogald1g1, c;e9itlendigi goriiliir. Oyleki, bugiin diinyada yakla 91k 4000 dil konu 9ulmaktad1r.1 Bu demektir ki farkh Irk ve kiiltiirlerin insanlan, aym varhga farkh seslerden olu 9an binlerce ad vermi 9ler-dir. Ancak baz1 varhklar -onlara ne kadar farkh adlar verilirse veril-sin- kendi tiiriiniin ozelliklerinin d19ma c;1kamazken, baz1 varhkla-rm her bir iiyesi de -tiiriiniin temel ve ortak ozelliklerine ragmen-daima ozel adlarla amlm19hr.

Diinyada hemen hemen biitiin ozel (has) adlar, o varhklara in-sanlar tarafmdan verilmi 9tir. insan, dag, 9ehir, yild1z ve otomobil adlan gibi akla hangi varhga ait ozel bir ad gelirse gelsin, bu adla-rm hepsi insanla c;ok yakmdan ili9kilidir ve bunlar insanlann, onla-n keonla-ndi tiirlerionla-ndeki diger bireylerdeonla-n/varhklardaonla-n ay1rma istegi-nin bir sonucu olarak verilmi 9tir. Varhklann sm1flandmlmasmm bugiinkii kadar teferruath yap1lmad1g1, yani her c;e9it canh veya cans1z varhgm daha az tamnd1g1 devirlerde, ozel ada sahip olan canh veya cans1z varhklann diger tiirlere nazaran ozel bir ada sahip olabilmeleri ancak insanla yakm bir ili9ki kurmu 9 olmalanna bag-hyd1. Yani iddia edilebilir ki ilk ozel adlar "insan" tarafmdan, c;ev-resinde tamd1g1, tammaya/ incelemeye / geli 9tirmeye ihtiyac; hisset-tigi, sahip oldugu veya birlikte ya 9ad1g1 varhklara verilmi 9tir.

Dilde ozel adlar, "tek olan, diger varhklar ic;inde tam bir benze-ri olmayan varhklarm hususi adland1r. Has isimler tek olan, tam bir

benzeri bulunmayan varhklara muhiti tarafmdan hususi olarak,

sun'f olarak verilen takma isimlerdir. Varhga tamam1yla keyfi ve hususf bir yaki 9hrma ile tak1lm19 oldugu ic;in has isimle belirttigi varhk arasmda ancak bilenler ic;in bfr baglanh vard1r."2

i

9te insan adlarmm yam s1ra, insanlann, tamd1klan hayvan, bitki, apartman, kurum, kitap vb. varhklara keyfi olarak verdikleri adlar sadece on-Ian bilenler ac;1smdan bir anlam ifade eder.

C::e9itli varhklara verilen ozel adlar, c;'ogunlukla insanlaqn,

bel-li bir tiire veya aym tiir ic;inde yer alan; ancak tiiriiniin bireyle-ri/ ornekleri arasmda kendine ozgii nitelikleri ile digerlerinden aynlan bireylerin/ orneklerin her birine verilen adlard1r. i9te

in-sanlar, kendilerinden kopan, kendilerinin iirettikleri varhklar

(3)

dogrultu-sunda adlar vermi§lerclir. Ancak gogu ad ile kar§1laclig1 varlik ara-smda herhangi bir bag veya benzerlik kµrmak mum)din olm.a~ maktadir. 3 Bu durum dns adlarda daha belirgin olarak kendini

hissettirir. 4 Ne masa, agac;, dag, sac;; ne de Mehmet, Oguz, Erd.al

gibi cins veya ozel adlar ile kar§1lad1klc;1.n varhklc;1.r arasmda dog-rudan bir bag vc;1.rci.ir, Bu olgu kitaplar igin biraz forkhl~k arz .ed.er. Baz1 kitaplarm adlc!.nm duyar duyma_?; veyc;1. ol<µr pl<.µinaz kitabm ic;erigi hakkmda hem.en gene! bir ilinti }<µnJlc;1.}Jilir. )?u aµJara b,aka-rak ilgi alc;lmm1z1 ci.a dil<kate .a)mq.k l<9§uluylc;1. tercH,imizi yc;1.pabi-liriz. Yalmz baz1 kitap adlan da vardir ki, insan onlann adlanm okuyunca, ilk anda kitabm aq.1 ile ic;erik c;1.rasmda d9lay~1_?; bi:r ilgi kuramaz, ta ki eseri okuyup bitirinceye kaciq.r. i§te ro:rµanlar c;o-gunlukla bu t:iir kitaplardandir.

KiTAP ADLARI 5 - ROMAN ADLARI

Edebiyat dr§mdal.<i bin;ok bilim dahnda yc;1.z1l.c;ln kitc;lp)ari;l, ya_?;_c;lr~ Ian tarafmdan ic;erigi kµ§atacal.< bir ad verilir c;.ogunl1.J.kla; ancc;1.k edebf eserlercj_e durum biraz fcl.rkhci.1:r. I{erh,angi bir r,omc;1.rh hikaye veya §iir kitaJ:>1 admm ic;erjkle ilgisi ,es.erin )Jµtµµiine yayilm~§ .ql_sa bile, bu ilgiyi yakc;1.lc;1.mak ic;in, soz geH~i ram.an igin,de rmnc;1.n.m c;1.cl.1-nm gec;tigi yerler ile eserin biitiinµne yc;1.y~lm1§ o)an olay orgµsµ, l.<o-nu§malar ve tern.a arasmda baglar kunna}< g.er.ekecektir.

Necip As1m'm ifadesiyle "Kitap adl_armm gagµ o kitabm neden soz ettikleriili gostermedikleri igin, bir baki§tc;1. konulanm kavraya-mamak sakmcas1 vardir."6 Nitekim edebiyahn en onde gelen tiirle-ri arasmda yer alan roman tiitiirle-rijne ait bir esetiirle-rin ad1 (bu ad1 olu§tu-ran keljmelerin gerc;ek veya mecazi anlam1), bize ilk once ic;erik ile ilgili sadece imada bulunur. \'.iinkii okumaya ba§lamadan once ro-marun ic;erigi, romanda anlahlanlar veya anlatdmak istenenler hak-kinda bizde, kanaat has1I edecek ilk ve hatta tek bir unsurdur ro-man ad1. Romamn ad1 ile muhtevas1 arasmda yakm bir ili§ki kura-bilmek ic;in arhk biitiin e_seri ba§tan sona okumaya ihtiyac; vardir.

Peki, elimize ald1g1m1z bir romamn ad1 ile ic;erigi arasmda ili§ki kurmak, kurmaya c;ah§mak zorunda m1y1z? Veya bu ili§kiyi ne · za-man kurma ihtiyac1 hissederiz? Aslmda c;ogu okur bir romam eline ahp okumaya ba§lad1ktan soma, sayfalar arasrnda ilerledikc;e ken-dini olaylar, konu§malar, tasvirler, ki§iler aras1 ili§kiler ve c;ah§ma-lar ic;inde bulur; romanm ad1ru aklma, en azmdan s1k s1k getirmez, Ne zaman ki anlahlanlar romamn ad1 ile birebir ilgili olmaya ba§lar,

(4)

SELCUK CIKLA

o zaman zihinde roman admm metin ic;indeki ac;ihmlanm:n daha yakmdan kavranmas1 miimkiin' olmaktadir.

Yazarlar, romanlarma okurun ilgisini c;ekecek ve romanm ic;erigi ile birebir iligkili bir ad verirler. Okurlar ic;in ise bu adlar hemen he-men ilk anda c;ok az gey ifade eder, okura c;ok az geyi sezdirir. Okur, romanm admm ne anlama geldigini ve bu adm roman ic;inde ne gi-bi gi-bir fonksiyon iistlendigini ancak eserin gi-biitiiniinii okuduktan sonra anlayabilir c;ogunlukla. Jale Parla'nm Don Quijote'un tam ad1 ic;in yaphg1 yorum bu baglamda ele almabilecek bir ornektir:

"Cervantes, Don Quijote'ye yazd1g1 onsozde, okura 1;,u hitapla ba1;,lar: 'Ay-lak okur: Bu kitabm, zihnin, dii~iiniilebil~cek en giizel, en zarif, en ak1lhca iirii-nii olmasm1 isterdim; buna yeminsiz inanabilirsin.' Kim istemez ki yazd1g1 ki~ tabm hayal edilebilecek en giizel kitap olmas1m? Ne tiirden olursa olsun, o tii-riin en giizelini yazabilmeyi? Yalmz daha kitabm ilk ciimlesinde ifade edilmi1;, bu dilek oyle goriindiigii kadar masum degildir. Bir anla1;,ma, uzla1;,ma, kontrat onerisi, bir okuma davetidir. Arna heniiz ne tiir bir kitap sunulduguna ili1;,kin ipucu yoktur. 0 zaman, 1605 y1lmda, bu kitab1 eline alan okur ic;:in tek ipucu, kitabm kapag1 olmah: La Mancha'li Yarat1c1 Asilzade Don Quijote. Bu ba1;,hk, o y1l-da, okuruna ne ifade eder?

Kitabm bir siyasi risale, felsefi oneri ya da bir Ronesans anatomisi (c;:e1;,itli konulan kapsayan bir diiz yaz1 tiirii) olmad1gm1 gosterir belki ama bunun ote-sinde de pek bir ~ey gostermez. Kimdir bu Don Ki1;,ot? Seriivenci bir _;;isilzade mi? Eger oyleyse neden "yarahc1"? Yoksa malmdan miilkiinden, unvanmdan olmu1;,, sevdigi kadmdan ayn dii1;,mii1;,, ya1;,amm yalanlarmdan b1km11;,, diinya-dan elini etegini c;:ekerek pastoral cennete s1gmm11;, bir miinzevi, hiizniinden kendini 1;,iire vermi1;, bir soylu mu? Ya1;,amm1 Hristiyanhgm yay1lmasma adam11;, bir rahip ya da Hac;:h ordularmm y1lmaz bir neferi mi? La Mancha'li Yarat1c1 Asilzade Don Quijote ba1;,hg1 bu sorularm hic;:birini yamtlamaz. Cervantes de sanki belirsizligi artmnak ic;:in, onsoziiniin sonuna dek, okurun elinde tuttugu kitabm ne tiir bir kitap oldugunu soylemez."7

Baz1 roman adlan, okuma siirecinde s1k s1k hahrlamr ve c;e§itli c;agn§1mlar uyandmrken, baz1 roman adlarmm anlam1 da sadece roman admm eserde gec;tigi birkac; yerde veya o adla ilgili olaylar esnasmda sezilir, anlag1hr. Soz geli§i Feliitun Bey ile Riikzm Efendi' de, roman boyunca romana adlanm veren iki ki§inin (Pela.tun Bey ve Rak1m Efendi) etrafmda geligen olaylar ile siirekli bu iki ki§inin ha-yat anlayig1, diinya gorti.§ii ve kigilik ozellikleri iizerinde durulur. Boylece okur, roman boyunca ya Pela.tun Bey'le ya da Rakim Efen-di'yle ilgilenir, onlar hakkmda zihnini yorar. Eyliil' de ise durum bundan c;ok farkhdir. Roman boyunca Suat ve Necip'in temiz agk-lanm birbirlerine ac;amadan oldti.kleri aym (eyliil), tabiatm olmeye

(5)

ba 9Iad1g1 ay ile aym zamana denk getirilmesiyle (Eyliil ad1 romamn c;ok ileri bir sayfasmda gec;er.) okurun psikolojik olarak etkilenmesi amac;lanm19 ve bunda da ba 9anh olunmu 9tur. Aslmda c;ogu ara9ur-macmm dikkatinden kac;an kiic;iik bir nokta da burada yatmaktad1r. Yazann bu romandaki ba 9ans1 ve iinii, romanda yer alan psikolojik tahlillerden ziyade bu psikolojik tahlillerin roman sonundaki trajik bliim olay1yla birlikte okur iizerinde trajik bir hislenme tesirini sag-layabilmi9 olmasmdan kaynaklanm1 9tir. Boylece bu romanda "Ey-liil" admm biitiin olay orgiisii, tasvir ve tahlillerin yogunla 9t1g1 tek bir nokta halinde kar 91m1za 9ktig1 goriiliir.

Gerc;ekten de yazarm en i.inlii romam olan Eyliil' de, Suat ve Ne-cip arasmda cereyan eden temiz a9km devam ettigi s1cak, a9k ve he-yecan dolu giinlerden soma gelen eyliil ay1, a9klanm uzun bir sure birbirlerine belli etmeden ya 9ayan bu iki

a.

91k ic;in biiyiik bir hiiziin ve karamsarhk ay1 olmu 9tur. Hatta romanm sonunda yangm hadi-sesinin c;1k191 ve Necip'in yangmm ic;ine dalmasmda da eyliil aymm verdigi derin hiiziin duygusu agu basm19tlr, denilebilir:

"Necip etrafma bakarak: - Havanm rengi iyice soluyor, dedi. Ve bastonuyl~ kar~1dan agir ag1r yukselen bulut surulerini gosterdi. Sureyya: - Ey ne olacak? dedi, ge\'.enki havalan du~unsene ... Neydi o yag-mur, 0 ruzgar?

- Arna dun, evvelki gun ne kadar parlakh, bir yaz gunu gibi.

- Ey sonbahar bu ... Arhk bu kadar letafet ve hararet verdikten soma Ey-liil' den daha ne beklenir. Eyliil ma'lum a, hiiziin ve matem ay1d1r.

0 zaman Suat' a da hayatmm ~u devresi kendi omrunun, kendi kadmhk ha-yatmm Eyliil'u gibi geldi. Eyliil... Tekrar hayatma ba~lamak arzusu, bugun tek-rar yaz olmak emeli gibi degil miydi? Bir senedir onu harap eden endi~elerin, melallerin ne oldugunu arhk iyice goruyor, «i~te benim Eyliil'um» diyordu." 8

Roman ad1, romanm ic;eriginin okurun zihninde kodlanmas1 an-lamma gelir. Bu nedenle yazarlar eserlerine ilgi c;ekici, orijinal adlar vermeyi, bu adlar vas1tas1yla okurun ilgisini c;e:kmeyi amac;larlar. Sbz geli9i Ahmet Hamdi Tanpmar'm Saatleri Ayarlama Enstitiisii, Ta-nk Bugra'nm Firavun imam, Orhan Pamuk'un Beyaz Kale ve Benim Adzm K1rm1z1 romanlan bu tiirden ilgi c;ekici birer ad olarak kar 91m1-za c;1kmaktadu. Diger taraftan roman adlan, "ya91m1-zarmm ad1 ve 9oh-reti ile at ba 91 yiiriiyen ve maddi olmayan bir varhkhr." 9 Bunlar

ro-mamn yazanm da bu adlarla amlu hale getirmektedir. Yazarlar, adeta romanlarmm adlanyla ozde 9Ie9mektedirler. Sbz geli9i edebi-yat diinyas1yla ic;li d19h olan bir okur ic;in intibah ad1 Nam1k

(6)

Ke-SH~UK ~IKlA

mal'i, Mai ve Siyah ad1 Halit Ziya U9akhgil'i, Huzur ad1 Ahmet

Hamdi Tanpmar'1, isyan Giinlerinde A§k ad1 hemen Ahmet Altan'1

c;agn9tmr .. Baz1 yaz1larda Ahmet Hamdi Tanpmar yerirte "Huzur ya-zan" denmesinin sebebi, yazar ile romamn admm ozde 9Ie9mi 9 ol-mas1dir. Boylece rahathkla 9unu iddia edebiliriz: Yazarlan gelecek nesillere, gelecek yuzy1llara ula 9hran onlarm eserleri ve bir bak1ma da eserlerinin adlandir.

Yazarlann, romanlanna hangi ad1 nic;in verdiklerine dair bilgi vermek noktasmda pek de comert davranmad1klan ac;ikhr. Bu ko-nuda c;ok az ornekle kar 91la~1yoruz. Soz geli 9i Safveti Ziya'nm,

Sa-lon Ko§elerinde adh romamnm ilk bask1sma yazd1g1

"Mukaddi-me" de ifade ettigine gore, Servet-i Fun-Cm matbaasmm "o ufak odasmda bir gun Halit Ziya ile Mehmet Rauf'un: «Nic;in o ufak hi-. kayelerle iktifa ediyorsun, ehemmiyetli bir roman yazm1yor-sun? .. » te 9viki; Ahmet Hikmet'in: «Sen salon hayatmda, milleti-miz nokta-i nazanndan gec;irdigin tecrubeleri, ihtisasat1.. ba 9m-dan gec;en ufak tefek bi~takim maceralan .. hatta akim kalm19 ma-ceralanm bile hayalinde istedigin gibi ya 9atarak bir eser yazsan ne iyi eder idin ... Bu zeminde 9imdiye kadar bir eser yazilmad1. Bunu sen yaz:inahsm ... » yolunda ir§adah sayesinde «Salon Ko9e-lerinde»"IO romanmm esaslan kurulmu 9tur.

Hemen her okurun Salon Ko§elerinde ad1m okuyunca, bu

roman-da olaylann c;ogunlukla balo ve roman-dans salonlarmroman-da gec;tigini ve biraz da "ko 9e" kelimesinden oturu romanda bir hayal kmkhgmm anla-hlm19 olabilecegini kolayhkla c;1karmas1 mumkun gorunmektedir. Diger taraftan romam okurken ve okuma i9lemi bitince, okm~ ro-man ad1 ve ic;erigi arasmda bulunmas1 muhtemel ili9ki hakkmda okuma i9Iemine ba§lamadan onceki du 9uncelerinde yamlmad1gm1 gorfu. Yani Safveti Ziya'nm yukandaki ifadelerinden, kendisinden yazilmas1 istenen romamn; salonlardaki, hatta yanm kalm19, hayal kinkhg1 ya 9atm19 tecrubelerine dayanan bir roman oldugu rahathk-la anrahathk-la 91Imaktad1r. K1sacas1 bir okur, romanm ad1 orahathk-lan "Salon Kb§e-lerinde" kelime grubundan, "Mukaddime" de ifade edilenleri bil-mese bile aym anlam1 c;1karabilecektir.

Salon Ko§elerinde ve diger birc;ok romamn aksine, roman admm

butun ic;indeki yerinin kolayhkla kavranamad1g1 romanlar da vardir. Bu tur romanlar az olmakla birlikte, bunlar okunup bitiril-diginde bile adlanmn neyi kar 9I1ad1g1 okur zihninde tam olarak

netlik kazanmam1§ olur. Mai ve Siyah bu tur romanlardan

(7)

Adlar, kitap ve roman adlan iizerine yukanda ifade edilen go- · rii9Ierden sonra genel olarak kitap, ozel olarak da roman adlanmn bu topraklarda gei;irdigi macera ve degi 9im siirecinin de kapsamh bir 9ekilde ele almmas1 gereken diger onemli bir nokta oldugunu belirtmekte fayda vardir.11 Kitap adlannm iilkemizdeki maceras1 si- 1

yasi geli 9meler, ekonomik kayg1Iar ve Tiirki;enin ya 9ad1g1 degi 9im-lerle yakmdan ili9kilidir. Kitap ve roman adlarmm iilkemizde gei;ir-digi degi 9im siireci ve farkh donemlerde kitap adlandirmalarmda kar 91m1za i;1kan ve farkhla 9an ornekler M. Fatih And1'mn "Bir Kita-ba Ad Koymak" 12 ba 9hkh yaz1smda etrafh bir 9ekilde ele almm19hr. Bu yaz1da anlahlanlara ek olarak, soz geli9i Stendhal'in Kzrmzzz ve Siyah'mm, Atai;'m "ve" antipatisi yiiziinden Kzzzl ile Kara oldugu bi-liniyor. Diger taraftan Les Miserables'm ilk i;evirisi Hikaye-i Magdur'in ad1yla yap1Im19, sonralan ise daha isabetli bir isim olan Sefiller ad1 tercih edilmi 9tir. Sefiller' de oldugu gibi baz1 roman adlarmda / i;evi-ri adlarda isabet kaydedildigi gibi, baz1 roman adlanmn dogru i;ev-rilip i;evrilmedigi iizerine tarh 9malar da yapilmaktadir. Mesela Dostoyevski'nin jdiot (Ahmak) adh romam Tiirki;eye Budala olarak i;evrilmi 9tir ve bu i;evirinin dogru 0Imad1g1 iddia edilmi 9tir.

ROMANA KiMLER

Ao

VERiR?

Romana ad veren -genellikle- tek bir ki9i vardir: Yazar. Roman-lara, yazann tercihine gore, yazilmaya ba 9Ianmadan once, yazarken veya bitirildikten sonra ad verildigi malumdur. Ancak ilk once ve-rilen bir adm daha sonra degi 9tirildigi ornekler de vardir.13 Ad ver-me konusunda -hever-men hever-men- biitiin tasarruf hakk1 yazara aittir. Soz geli 9i hayah boyunca anahtar biriktirdigini bildigimiz Refik Halit Karay'm ilk once Ak§am gazetesinde tefrika edilen romanma

Anahtar ismini verdigini goriiriiz.14

Yazarm degil de e9inin, yakm bir arkada 9mm veya yaymc1smm ad verdigi romanlar da olmu 9tur. Soz geli9i Halide Edip'in Ate§ten

Gomlek romanmm adm1 Yakup Kadri tavsiye etmi 9tir.15 Aslmda

Ya-kup Kadri'nin tavsiye ettigi bu ad ile birlikte Halide Edip'in Kalp

Agrzsz romam da adm1 Yahya Kemal'in Dergah'm 30 Temmuz 1921

tarihli say1smda yay1mlanan "Ses" ba 9hkh 9iirinden alm19hr.16 Di-ger taraftan yazarm ad vermesinden sonra baz1 ki 9i veya kurumlar tarafmdan degi 9tirilen roman adlanna da rastlanmaktadir. Mesela

Nam1k Kemal'in Son Pi§manlzk olan ilk romanmm ad1, hiikumet

(8)

SELCUK CIKLA

ROMANLARA VERiLEN ADLAR NASIL SINIFLANDIRILABiLiR?

Tiirk ve diinya edebiyatmda yazarlar, romanlanna <;:ok <;:e9itli adlar vermi 9lerdir. Edebiyahm1zda ve diinya edebiyatmda roman , adlarmm aynld1klan gruplar genel ve basit bir sm1flandirmayla

9oyle siralanabilir:

1. Eser i<;:inde <;:ok fazla on plana <;:Ikan ro:man ki9ilerinden bir ve-ya birka<;:mm ad1m ta 91ve-yan romanlar: Feliitun Bey ile Riikzm Efendi, jn-tibah Yahut Sergiize§t-i Ali Bey, Cezmi, Zehra, Sefile, Nemide, Ferdi ve $iirekasz, Aya§lz ve Kiraczlarz, Fahim Bey ve Biz, Handan, Nilgiin, jnce Memed, Kuyucaklz Yusuf, Cevdet Bey ve Ogullarz, Madame Bovary,

Mar-tin Eden, Daisy Miller ...

2. Yine roman ki9ilerinden bir veya birka<;:1mn, bir varhg1n ben-zetme yoluyla verilmi 9 adlanm ta91yan romanlar: Mehmet Rauf'un

Menek§e, Karanfit ve Yasemin, Son Yzldzz, Bogiirtlen adh romanlan bu

tiirdendir. Aynca Miirebbiye, $zk ve (:alzku§u'nu da bu tiir roman ad-lanndan saymak miimkiindiir.

3. Bir nesne veya varhgm adm1 alan yahut bu nesne veya varhk-la ili9kisi olan kelimelerin ad olarak verildigi romanlar: Bir Oliiniin Defteri, Define, Kan Damlasz, Sarz Traktor, Teneke, Kara Kitap ...

4. Sembol olarak kullamlan baz1 kelimelerin ad olarak verildigi romanlar: Mai ve Siyah, Eyliil, Ferdii-yz Gariim ...

5. Roman ki 9ilerinin en <;:ok one <;:Ikan davram 9lan, huylan, go-rii9Ieri, hayalleri, hayat tarzlanndan esinlenerek verilmi 9 adlar: A§k-1 Memnu, Kmk Hayatlar, Genr; Kzz Kalbi, Araba Sevdasz, Taa§§Uk-1 Talat ve Fitnat, $zk, Aylak Adam, Tutunamayanlar ...

6. Romanm konusunu, agirhk noktasm1, ge<;:tigi mekam sezdiren adlar: Hayal j9inde, Salon Ko§elerinde, Halas, Bir A§km Tarihi, Sinekli

Bakkal, Dokuzuncu Hariciye Kogu§u, Kiralzk Konak, Fatih-Harbiye ...

7. C::ok genel adlar i<;:eren romanlar: Sergiize§t, Miirebbzye, Yaban, Huzur, Yeni Hayat. ..

8. Birbirini takip eden devirleri' ve nesilleri <;:e9itli yonleriyle an-Iatan veya bu devirlerde ya 9ayan ve ya9ananlan ele alan rm:nanlar: Abdiilhamid, ittihat<;:Ilar ve miitareke devirlerini ya 9am19 Adnan Bey'in, devirlerin degi 9mesiyle birlikte degi 9en hayatm1 anlatan

U9

jstanbul, birbirini izleyen ti<;: kv 9ak arasmdaki tiirlii <;:atI9malan

i9le-yen Kiralzk Konak, Cumhuriyet oncesinden 1950-1960'lara kadar

(9)

Bey'in ii9 KlZl, Pertev Bey'in jki KlZl, Pertev Bey'in Torunlarz adh ro-manlar bu grubun orneklerinden yalmzca birka<;;1dir.

Yukanda saydan roman ad1 tiirlerinin say1s1 daha da artmlabile-cegi gibi bir gruba sokulan baz1 romanlann diger bir grupta amla-bilmesi de miimkiindiir.17 Bu sebeple bir romam muhakkak belli bir gruba dahil etme zorunlulugu gibi bir durum soz konusu olamaz. Zaten bu tiir sm1fland1rmalar bilimsel bir yaklag1mdan kaynaklan-maz. <;unkii roman adlanm genel olarak sm1fland1rmak, aslmda gelmig ge<;;mig biitiin yazarlan benzer gekilde sm1flandirmaya <;;ahg-mak kadar gii<;;tiir. Ancak bugiine kadar yap1lan sm1flandirma uy-gulamalarmdan baz1 sonu<;;lar 9karmak da miimkiindiir.18 En azm-dan roman adlandirmalannm 19 <;;ogunlukla romanlann i<;;erikleriyle ilgili figiir (kigi), olay orgiisii, mekan, zaman ve simgesel unsurlar gibi anlah unsurlarmdan yola <;;1kilarak yap1ld1g1 a<;;1khr. Aslmda yazarlarm romanlanna ad verirken <;;ogunlukla i<;;erikten hareket et-mek d1gmda bagka alternatifleri de yoktur zaten.20

SON SOZ

Turk edebiyahnda roman adlan iizerine <;;ok az diigiiniilmiig ve araghrma yapdm1ghr. Roman adlarmm <;;agng1mlan, <;;egitleri, iglevle-ri, yazann yazma macerasmdaki yeiglevle-ri, yazarm hayah ve bakig a<;;1s1 ile olan iligkisi gibi bir<;;ok alt konu iizerinde daha genig <;;aph <;;ahgmala-rm yapdmas1 ozellikle roman incelemelerinde baz1 yeni bulgulara ulagdmas1m miimkiin kilacakhr. Diger taraftan boyle bir araghrmada baz1 roman adlannm siyasi, ekonomik, dini-ahlaki, tarihi, ferdi veya toplumsal hadiselerle olan iligkisi de ortaya konulabilecek ve bu tiir bilgiler edebiyat tarihinin onemli bir eksigini giderebilecektir.

DiPNOTLAR

1 Mehmet Hengirmen, Turk Dilbilgisi, Engin Yaymlan, Ankara, 1995, s. 19.

2 Muharrem Ergin, Turk Dil Bilgisi, Bayrak Bas1m-Yaynn-Dag1hm, Istanbul, 1993, s. 207.

3 "Sozciikler, insanlar arasmda bir uyu§ma, anla§ma fuiiniidiir. Sozciikle sozciigiin gosterdi-gi nesne arasmda ses ac;1smdan hic;bir ili§ki, hic;bir baglanh yoktur." Ne§e Atabay-ibrahim

Kutluk-Sevgi Ozel, Siizciik Tiirleri, (hzl. Dogan Aksan), Turk Di! Kurumu Yaymlan,

Anka-ra, 1983, s. 16.

4 " ... isim ile temsil ettigi §ey arasmda sadece rastlanhya dayah ve bu nedenle L,r an-kopma-ya hazl! bir ili§ki vardi!." (Ingeborg Bahmann'dan aktaran Mehmet Ergiiven, "Ad ve Yo-rum", Defter, S. 17, Agustos-Eylill-Ekim-Kas1m-Arahk 1991, s. 174).

5 "Baz1 kitap adlan vardi!, kitabm kendinden bile onemlidir. Baz1 kitap adlan vard1r, oylesi-ne bir esrar ta§!! ki, insanlar onu okumadan kap1hrlar biiyiisiioylesi-ne. Baz1 kitap adlan vard!!, <;ok tehlikelidir ve sahiplerinin ba§ma olmadik belalar a<;m1§hr. Y1llar once vitrinine dizdi-gi kitaplar yilzilnden kendisinden bir daha haber almamayan zavalh bir kitapc;mm haberi-ni okumu§tum. Komilhaberi-nizmle yonetilen Balkan illkelerinden birisinde bir kitapc;1, vitrihaberi-nine

(10)

il<; adet klfahi ya:n yana: dlzet Kifapla:nri dlzili 9i oyiesine ayarla:nrru~frr ki, ziride gil~ler he-men £ark edeiler biinu ve za:vallr kifap~iy1 ahp gohltilrier ve bir daha da kendisinden

ha-bet ahri'arriaz. Kitapiardart bitinin a:dr Agagliir Altlndd, biti Moskovd' dan Uzak/a, bir' digeri ise

Bir lllke isiiyo'rUin adia:nn:1 ta:9rr. Arn:a: biietek, arn:a: bilmeyetek kitap<_;r vitrirte kitaplan yan yana: 9i:iyle dizer: Moskova'dan /Jzak/a, Aga~lilr Altinda1 Bir azke istiyortm1." (Dursun Ali To-kel, "Hitier'in Irkiridan Diva:n $iirinin: Gizemin:e", bergah; S. 95, Ocak 1998, s. 9). Necip Asrrri Ya:zrks1z, Kiiap, ileti~irn: Ya:y11ilat1; Istanbul, 1993, s. 127.

7 Ja:ie Parfa; Don Ki§ot'tdil B'ugane Roman, Ileti§irh Yay1nlat1, Istanbul, 2000, s. 23-24 • .rviehrrief Rauf, Eyliil, Alem Ma:tbaasi; Istanbul, 1317, s. 240-241.

9 Ziya: iiha:rt Zaimog:lii, "Kifap Adlari"; Tiirk Yurdu, c. 4, S. 7 (313), Temrnuz 1965, s. 45. 10 Safveti Ziya:, Salon Kii§elerinde, Ma:tba:a:-i Ha:ik-i bstnan:i ~irkefi, Istanbul, 1328, s. 4-5.

11 Bu kortuda yap1lrh1§ niteiikli <_;alr9rn:alatdan birisi i<_;irr bk. Cem ~ems Tu.mer, "19. Yilzytl Me-finletiride Gertel Bit Tercih: "Yahuf"lu Ba§lrk Kahpla§rrias1", Turkish Studies, Volume 3/1, Winter 2008; s. 380"398.

12 M. Fa:tih Andi, Haya/a Edebiyatla Bakmak, :iF Yayin:evi, Istanbul, 2006, s. 35°43.

13 Kibnslf 9ait ve rorn:a:nc:1 Ozker Ya9ni'1n Miicilhitler (i971) adh romam daha soma K1bns'ta Vu-ru$drllar (1974) adiyfo: yayinilanrm§tir. Refik Halif Karay 1920 y1hrtda yazd1g1 istanbul'un li;yii-zii a:dh totnaruni 1939' da istanbul'un Bir Yiizii ad1yia tekrar yay1mla:m19hr. Re9at Enis Aygen'in toprak KokusU (1944) adli rorham ilanci ba:skis1rtcia Kara Toprak (1969) ad1'yla, Necafi Cuma-li'nm Tutiin Zariiam (1959) adh rorriarti ikirtci baskismda Zcli§ adiyla (1971), Afet Ilgaz'm Top-rak (1968) adh tcirharu ise 1971'de Toptak insanlan achy la yayunlamrt1 9tir. (Inci Ertginiln, Cum-huriyetOiinemi Yark Edebiyafi, Dergah Yayrrtlar1, Istanbul, 2001, s. 121, 264, 283, 336, 353).

14 Semih Balcioglu, Once (:izdim, Sontli Yazdtm, YKY, 2. bs., istanbul, 2001, s. 34. 15 Enginiln, age., s. 247.

16 Hilmi Yiiceba§, Biitiin Cepheleriyle Yahya Kemal, Ahmet Halit Ya9aroglu Kitap<_;1l!k ve Kag1t-<_;1hk, Istanbul, 1958, s. 39.

17 Roman adlari iizerine ba 9ka simflandrrma denemeleri ic;in bk. Turner, agm., s. 382.

18 Yazarlann romanlarmr adlandmtken se<_;tikleri unsurlar a~1smdan bir sm1flandrrma

ornegi-ni de Fatih Tepeba 9rh vermi§tir: 1. Roman ki9ilerinden biriornegi-nin admm rorrtana verilmesiyle olu 9an figilrlerden hareket eden adlandrrrnaiar. 2. Olaydan hareket eden adlandrrmalar. 3. Mekandaii hareket eden adlandrrmalar. 4. Zamandan hareket eden adla:ndrrmalctr 5. Birta-krm nestle, e9ya, bitki, hayvan ve canhlardan (simgesel unsurlardan) hareket eden adlan-dirmalar. (Fatih Tepeba91h, "Roman Adlandinm1 ve i9levleri", Edebiyat ve Roman, <;:izgi Ki-tabevi, Konya, 2001, s. 51-52).

l9 Romanlarm adlandmlmasmda hangi i~levlerin rol oynadrgr konusunda bk. Fatih Tepeba

91-h, agm., s. 47-50.

20 Tepeb~rh, agln. , s. 51.

KAYNAK<;:A

Ancir, M. Fatih, "Bir Kitaba Ad Koymak", Hayata Edebiyatla Bakmak, 3F Yay., 1st., 2006. s. 35-43. Afabay, Ne§e-ibrahim Kutluk-Sevgi Ozel, SiizcUk Tiirleri, (hzl. Dogan Aksan), Tilrk Oil

Kuru-mu Yaymlat1, Ankara, 1983. '

Balc10glu, Semih, Once (:izdim, Sonra Yazdzm, YKY, 2. bs., istanbul, 2001.

Ertgirtiin, inci, Cum/111riyet Diinemi Tiirk Edebiyat1, Dergah Yaymlan, Istanbul, 2001.

Ergin, Mtiharrem, Yark Oil Eilgisi, Bayrak Bas1m-Yay1m-Dag1hm, Istanbul 1993.

Ergilven, Mehmet, "Ad ve Yori.Im", Defter, S. 17, Agustos-Eylill-Ekim-Kasrm-Arahk 1991.

Hengirmen, Mehmet, TUrk Dilbilgisi, Engin Yay1rtlan, Ankara, 1995.

Parla, Jale, Don Ki§ot'tan Bugiine Roman, ileti§im Yaymlan, Istanbul, 2000. Rauf, Mehmet, Eyliil, Alem Matbaas1, istanbul, 1317.

Tepeba§1h, Fatih, Edebiyat ve Roman, <;:izgi Kitabevi, Konya, 2001.

Toke!, Dursun Ali, "Hitler'in Irkindan Divan $iirinin Gizemine", Dergah, S. 95, Ocak 1998, s. 9-10. Turner, Cem $ems, "19. Yilzy1l Metinlerinde Gene! Bir Tercih: "Yahut"lu Ba9hk Kahpla 9mas1",

Turkish Studies, Volume 3/1, Winter 2008, s. 380-398. Yaz1ks1z, Necip As1m, Kitap, Ileti9im Yaymlan, Istanbul, 1993.

Yilceba§, Hilmi, Biitun Cepheleriyle Yahya Kemal, Ahmet Halit Ya9aroglu Kitap<_;1hk ve Kag1t<_;1hk, Istanbul, 1958.

Zaimoglu, Ziya ilhan, "Kitap Adlan", Tiirk Yurdu, c. 4, S. 7 (313), Temmuz 1965, s. 44-45. Ziya, Safveti, Salon 1<.ii~elerinde, Matbaa-i Halk-1 Osma11i $irketi, istanbul, 1328.

Referanslar

Benzer Belgeler

(Doğru cevap gönderen okurlarımız: Elif Tuncel, Tarık Özdemir, Zeynel Abidin Emir, Yusuf Emre Köroğlu, Nurşah Yılmaz, Ahmet Levent Hidayetoğlu, Çağlar Yıldız, Enes

Hedeflenen sermaye: 1,200,000$ Toplanan sermaye: 1,200,000$ Destekleyici sayısı: 14 Destek türü: Sermaye (kar/zarar) ortaklığı Bağış Yoluyla Fonlama – Herkese Açık

MR incelemede tipik olarak Tl agirlikli serilerde hipointens sinyal özelliginde, sellayi dolduran ve normal glandi basiya ugratan lezyonlar seklinde izlenir (Sekil 4). T2

Bu matris yapısı ile 60-79 arasında ders notu alan öğrencilerin gittikleri web sitelerin ve bu değerlere bağlı olarak sosyal medya içerikli grafiklerin

Daha acıklı bir tutum da özenilerek yazıldığı anlaşılan şu cümlede karşı- mıza çıkıyor: “1990’ların ortasından itibaren Pamuk, insan hakları ve düşünce

新聞稿 臺北醫學大學 100 學年度碩士班暨碩士在職專班招生入學考試 生理學試題 本試題第1頁;共1頁 (如有缺頁或毀損,應立即請監試人員補發) 注 意 事

Tabloda görülebileceği üzere, RAM’da görev yapan psikolojik danışmanların olumsuz mükemmelliyetçilik düzeyi aritmetik ortalamalarının Ram kıdem yılı

Alanda bizden sonra araş- tırma yapan arkadaşlarımız da çok az noktada kelebeği göz- lemleyebildi.. Bu da onun ne denli nadir bir canlı olduğunun

zarı ve Türk dostu Pierre Loti’den alan bu kahve, Eyüp’te Haliç’e bakan yüksek bir tepenin üzerinde bulunuyor.. Açılış tarihi ke­ sin olarak

yılını kutladığımız bu müzik kuru- munda yetmiş yıl önce böylesi bir kaynaşma yaşanırmış, Ce­ mal Reşid Rey gibi bir Batı kül­ türü temsilcisi ile

Milk Yield, Somatic Cell Count, and Udder Measurements in Holstein Cows at Different Lactation Number and Months.. In the study, 30 first lacta- tion and 49 second lactation,

The paper reflects our experiences teaching Reading for Academic Purposes to struggling readers in order to investigate the causes that hinder university students from

Kokain genellikle ortalama %58 safl ıktaki koka- in hidroklorid ve bundan elde edilen %95'in üzerinde saf olan'crack' kokain olarak iki formda kullan ılır(6).. Kokain hidroklorid ısı

Bir görüşe göre, 1951 tarihli Cenevre Sözleşmesi’ndeki zulüm kavramının nedenleri genişletilmeli ve iklim olayları sebebiyle menşe ülkelerini terk etmek zorunda

Yusuf Aksu’nun Cazibe Çelebi’den ayrıldıktan sonra tek başına sokağa çıkmayı alışkanlık haline getirdiği bir gün gittiği Maçka Parkı, beş yaşındaki Ercan

Minette tipi (denizsel çökelti» demir cevheri ve Karadeniz tipi (Tschiaturi, Nikopol v.s.) manganez cevheri yatakları (4) oluşumlarının herhangibir mağ- matik olayla

Verici anten düşey uyarılmış olduğundan *• nın yalnız düşey bileşeni bulunur.. Böylece

Bu delile göre eğer iki cevher arasında boşluk olsaydı, bu boşluğun başka iki cevher arasındaki boşluktan daha az, daha çok veya ona eşit olduğu söylenemezdi..

Scholarsteer, Directory of Research Journals Indexing (DRJI), Scientific Indexing Services (SIS), Open Academic Journal Index (OAJI), Journal Index (JI), Academic Resource

Maytrisimit adlı eserde geçen erk türk yuçul bodun biçiminde niteleme sıfatı + isim şeklinde oluşan kavram işaretinin anlamlandırılmasında daha önceki

“Namık Kemal’in Magosa sürgünündeyken, 1873–1876 yılları arasında yazdığı Zavallı Çocuk ile Ali Asgar Kemal’in 1898’de yazdığı Behitsiz Yigit isimli dramı

International Periodical For the Languages, Literature and History of Turkish or Turkic. Volume 4 /1-I

[r]