• Sonuç bulunamadı

Türkiye-ABD ilişkilerinin “Orta Doğulaşması”

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "Türkiye-ABD ilişkilerinin “Orta Doğulaşması”"

Copied!
1
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

Türkye-ABD lşklernn “Orta Doğulaşması”

T

ürkiye-ABD ilişkileri oldukça uzun za-mandır iniş çıkışlı bir seyre sahiptir. ABD’nin Suriye iç savaşında PKK/PYD terör örgütünü müttefik olarak belirle-yip askeri ve siyasi olarak desteklemeye başlamasının ardından bu ilişki çok daha gergin bir hâl aldı. Barack Obama döneminde Türkiye ile “model ortaklık” kavramı çerçevesinde yeni bir ilişki biçimi gündeme getirilmiş olsa da böylesi bir ortaklık hiçbir zaman hayata geçirilememiştir. Bunda ABD’nin “Arap Baharı” sürecinde ve erte-sinde belirlemiş olduğu değişken tavrın da rolü büyüktür. ABD’nin Suriye iç savaşında belirledi-ği strateji de Türkiye’nin güvenlibelirledi-ği açısından teh-ditler oluşturmuştur. ABD’de Donald Trump’ın başkan olarak seçilmesinin ardından, Türkiye ta-rafında yeni başkanın ilişkileri olumlu yönde de-ğiştirebileceğine dair bir beklenti oluşmuştur. Bu beklenti Washington’daki yerleşik düzen askerî ve sivil bürokrasinin direnci ile karşılaşmaktadır. ABD; Türkiye ile ilişkilerini iki taraflı ve çok bo-yutlu bir ilişki olarak görmek yerine, eski usul tek taraflı ve güvenlik eksenli bir ilişki gibi görmeyi tercih etmektedir. Bu bakış açısı ise Türkiye’nin kendini konumlandırmaya çalıştığı yeni bölge-sel ve kürebölge-sel vizyonla çelişmektedir. ABD, bu-gün Türkiye kamuoyunda Türkiye için varoluşsal tehdit oluşturan PKK/PYD ve FETÖ terör ör-gütlerinin ana destekçisi olarak algılanmaktadır. Amerikalı yetkililer her ne kadar bunun doğru ol-madığını iddia etseler de bu algının oluşmasını sağlayacak oldukça fazla sayıda adım atmışlardır. Öte yandan Türkiye ile ilişkileri normalleşmeye yardımcı olacak herhangi bir yapıcı hamle yap-maktan da kaçınmaktadırlar. Bu da Türk kamuo-yu ve karar alıcıların bu konudaki kaygılarını te-yit eder niteliktedir.

Türk halkının ve karar alıcıların ABD’ye dair olumsuz tavrını oluşturan temel unsur ABD’nin Türkiye’yi tehdit eden terör örgütlerinin ana

sponsoru ve destekçisi olduğu görüntüsüdür. Bu görüntüde kayda değer bir değişiklik oluşma-dan ilişkilerin normalleşme seyrine evrilmesi ol-dukça güçtür. Asıl düşündürücü olan ise Türkiye ile 70 yılı aşkın süredir müttefiklik ilişkisine sa-hip ABD’nin, Türkiye ile bu derece istikrarsız bir ilişkiye gelmiş olması ve Türkiye’nin düşmanla-rını aleni olarak destekleyip silahlandırabilmesi-dir. Bu dönüşümü anlamak için ABD’nin özellik-le Irak işgali sonrasında Türkiye’ye bakışındaki stratejik değişimi ve ABD içindeki etkili lobile-rin Türkiye’ye bakış açılarındaki olumsuz yöndeki değişimi anlamak gerekmektedir.

ABD’nin Türkiye’ye Bakışında Artan Orta

Doğu Vurgusu

ABD, özellikle 11 Eylül 2001 terör saldırıları son-rasında, terörle mücadeleyi ulusal güvenliği açı-sından öncelikli konu hâline getirmiştir. Bu çerçe-vede Orta Doğu ve Afganistan-Pakistan, ABD’nin terörle mücadele konusundaki öncelikli odağı hâ-line gelmiştir. Washington’daki karar alıcılar te-rörle mücadele konusunda ise askerî yöntemle-ri benimsemeyi tercih etmişlerdir. Kendileyöntemle-ri ile terörle mücadele konusunda iş birliği yapmayan yani Amerikan politikalarına direnen veya en-gel olan uluslararası aktörleri ise kendi karşısın-da olarak algılayacağını vurgulamıştır. Türkiye ise müttefiklik ilişkisi çerçevesinde ABD ile belli öl-çüde eşgüdüm yakalamıştır. Ancak ABD’nin böl-gesel öncelikleri konusunda, Orta Doğu’nun mer-kezi öneme sahip olmaya başlaması ve bu bölge ile ilgili özellikle askerî yöntemleri benimseme-ye başlaması ABD Savunma Bakanlığı Pentagon ve Irak işgalinin askerî boyutunu gerçekleştiren Merkezi Kuvvetler Komutanlığını (CENTCOM), Türkiye’nin temel muhatabı hâline getirmiştir. Türkiye-ABD ilişkilerinin aşağı yönden sey-rini oluşturan dönüm noktalarının başında TBMM’nin 1 Mart 2003’de Amerikan birliklerinin Türkiye’den geçişine imkân vermemesi gelmekte-dir. Bu hamle ABD’nin Irak’ı işgalini zorlaştırmış-tı ancak ABD’nin Türkiye’nin güney sınırındaki komşusu Irak’ı işgal etmesinin ve rejim değişikli-ği sağlamasının önüne geçmemiştir. Bu gelişme-nin ardından Pentagon, Türkiye’ye karşı olduk-ça hasmane bir tavır içerisine girmiştir. 1999’da Abdullah Öcalan’ın yakalanıp Türkiye’ye tesli-min ardından bitme noktasına gelen PKK terörü-nün tekrar canlanması ise aynı süreçte ivme ka-zanmıştır. Daha önceleri Türkiye’ye stratejik bir değer atfeden Pentagon, bundan sonraki süreçte Türkiye’ye daha şüpheci yaklaşmaya başlamıştır.

Türkiy-ABD ilişkileri gibi çok boyutlu bir ilişki-nin askerî düzleme kilitlenmesi ve bu konuda da Soğuk Savaş döneminden farklı olarak yalnız-ca Orta Doğu odaklı bir şekil alması, Türkiye-ABD ilişkilerini hem yıpratmış hem de ilişkilerin farklı kanallar ve konular üzerinden zenginleş-tirilebilmesinin önüne geçmiştir. CENTCOM ve Pentagon’un Türkiye’ye karşı olumsuz tav-rı, Washington’daki bürokratik elitin Türkiye’ye karşı yaklaşımlarını da şekillendirmiştir.

Soğuk Savaş ve sonrası dönemde Karadeniz, Doğu Akdeniz, Balkanlar ve Doğu Afrika gibi bölgelerde daha çeşitli stratejik iş birlikleri yü-rütebilen iki ülkenin stratejik iş birlikleri, Orta Doğu özelindeki askerî tıkanıklığın etkisi ile hız-lı bir düşüş ve aynı zamanda tekdüzeleşme ya-şamaktadır. Amerikalı yetkililer Türkiye’yi Orta Doğu’daki çıkarları bağlamında ele aldıkların-da, Türkiye’nin bölgedeki rakip ve düşmanla-rı ile askerî mücadelelerindeki değeri ve katkı-sı bağlamında bir değerlendirme yapmakta ve Türkiye’ye bu bağlamda bir değer ve önem at-fetmektedirler. Türkiye’nin ise bölgedeki diğer ülke ve aktörlerle çok boyutlu ve karmaşık ilişki-leri vardır ve ABD’nin güvenlik eksenli kaygıla-rı doğrultusunda doğrudan taraf olması ve askerî operasyonlara girmesi Türkiye’nin uzun vade-li ivade-lişkileri ve çıkarları açısından oldukça mavade-liyet- maliyet-li olacaktır.

Türkiye’yi yalnızca Orta Doğu’daki askeri önce-likleri açısından ele almak, Washington’daki yö-netimler açısında oldukça kısır ve sığ bir bakış açısıdır. Bu şekilde bir bakış açısı, ABD’nin PYD/ PKK terör örgütünü, 70 yıllık stratejik müttefiki olan Türkiye’ye tercih etmeye itmiştir.

Öte yandan Türkiye ise kendi müttefikinden ya-şamış olduğu hayal kırıklıkları ve dolaylı tehdit-ler nedeni ile bölgede alternatif partnertehdit-ler arayı-şı içine girmiştir. Türkiye’nin bu çerçevede İran ve Rusya ile yakınlaşması, Washington yöneti-minde daha derin kırılmaların önünü açmıştır. ABD’nin Türkiye’ye bakışında belirgin hâle gelen Orta Doğu eksenli yaklaşım ve Türkiye’den bek-lediği tek taraflı uyum yaklaşımı, Türkiye ilişkile-rinin gerilmesindeki temel nedenlerdir. ABD ta-rafı Türkiye’yi kendi politikaları ile uyumlu bir çerçeveye sokmak için Türkiye’yi tehdit eden il-legal unsurlara müsamaha göstermek yerine Türkiye’nin varoluşsal kaygılarını gidermeye yö-nelik samimi adımlar atmış olsa, bu ilişki hızlı bir normalleşme sürecine girebilir. Aksi hâlde bu tek taraflı politikanın sürdürülmeye çalışılması ilişki-leri onarılmaz bir kırılma noktasına götürebilir.

بيﺮﻌﻟا لمﺎﻌﻟا ﺢﺘﻔﺗ «لﺮــﻐﺗرأ ﺔــﻣﺎﻴﻗ»

ﻢﺗ يﺬﻟا «لﺮﻐﺗرأ ﺔﻣﺎﻴﻗ» ﻞﺴﻠﺴﻣ ﱢﺚﺒﺑ ﺔﻴﺑﺮﻌﻟا (TRT) ةﺎﻨﻗ أﺪﺒﺘﺳ

ﻊﻣ ﺔﻨﻣاﺰﺘﻣ ؛ﺖﻧﱰﻧﻹا ﲆﻋ «رﻮﻨﻟا» ﻊﻗﻮﻣ ﰲ ﺔﻴﺑﺮﻌﻟا ﺔﻐﻠﻟﺎﺑ هداﺪﻋإ

.ىﺮﺧﻷا ﺔﻴﻛﱰﻟا تﻼﺴﻠﺴﳌا ﺾﻌﺑ ﺚﺑ

ينﺑو ﺔﻴﺑﺮﻌﻟا (TRT) ةﺎﻨﻗ ينﺑ ٍﺔﻛﱰﺸﻣ ٍﻢﻫﺎﻔﺗ َﺔﻴﻗﺎﻔﺗا ﻊﻴﻗﻮﺗ ﻢﺗ

ةﺎﻨﻗ نأ ﺮﻛﺬﻟﺎﺑ رﺪﺠﻳو ،ﺔﻴﺑﺮﻌﻟا ﺔﻐﻠﻟﺎﺑ ﺚﺒﻠﻟ نيوﱰﻜﻟﻹا (رﻮﻨﻟا) ﻊﻗﻮﻣ

(TRT) ﻊﻗﻮﳌ ينﻌﺑﺎﺘﳌاو ينﻤﺘﻬﻤﻠﻟ ّﺚﺒﺘﺳ ﺔﻳاﺪﺑ ؛ﺔﻴﺑﺮﻌﻟا (TRT)

اﺬﻫ «لﺮﻐﺗرأ ﺔﻣﺎﻴﻗ» ﻞﺴﻠﺴﳌ ؛بيﺮﻌﻟا لمﺎﻌﻟا ﰲ ﺖﻧﱰﻧﻹا ﲆﻋ ﺔﻴﺑﺮﻌﻟا

.ىﺮﺧﻷا ﺔﻴﻛﱰﻟا تﺎﺴﻠﺴﳌا ﺾﻌﺑ ﱢﺚﺑ ﻊﻣ ﺎﻨﻣاﺰﺘﻣ ؛ﻞﺴﻠﺴﳌا

نﺈﻓ ؛نيوﱰﻜﻟﻹا ﺔﻴﺑﺮﻌﻟا (TRT) ةﺎﻨﻗ ﻪﺗﺬﺧأ يﺬﻟا ﻊﻗﻮﻤﻠﻟ ﺔﺒﺴﻨﻟﺎﺑو

ﲆﻋ ﺖﻠﺼﺣ نﺄﺑ (رﻮﻨﻟا) ﻊﻗﻮﻣ ﻊﻣ ﺔﻴﻗﺎﻔﺗﻹا ﴣﺘﻘﳌ ﺚﺤﺒﻟا راﺪﻣ

ﺔﻴﺑﺮﻌﻟا ﺔﻐﻠﻟا ﱃإ ﺔﻴﻛﱰﻟا ﺔﻐﻠﻟا ﻦﻣ تﻼﺴﻠﺴﳌا ﺾﻌﺑ ﺔﻤﺟﺮﺗ ﻖﺣ

.ﺔﺒﻗﺎﻌﺘﻣ تﺎﻗوأ ﰲ ﺎﻬﱢﺜﺑ ﻊﻣ ﺔﻨﻣاﺰﺘﻣ (TRT) ةﺎﻨﻗ ﻦﻣ

ﺔﻐﻠﻟا ﱃإ ﺔﻴﻛﱰﻟا تﺎﺴﻠﺴﳌا ﺾﻌﺑ ﱢﺚﺑو ﺔﻤﺟﱰﺑ ءيﺪُﺑ نأ ﺬﻨﻣ

و «لﺮﻐﺗرأ ﺔﻣﺎﻴﻗ » تﻼﺴﻠﺴﳌا هﺬﻫ ينﺑ ﻦﻣ نﺎﻛ ؛ﺎﻴﻛﺮﺗ ﰲ ﺔﻴﺑﺮﻌﻟا

ﱡيﺪﻨُﺟ) ﻞﺴﻠﺴﻣ ﻢﺠﻧ زﱪﻳ أﺪﺒﻴﺳ ًﺎﺒﻳﺮﻗو «ﺪﻴﻤﺤﻟا ﺪﺒﻋ نﺎﻄﻠﺴﻟا»

.ﺎﻫﺮﻐﺷ ﻲﺘﻟا ﺔﻧﺎﻜﻤﻠﻟ (ةرماﻌﻟا تﻮﻛ

TALHA KÖSE

Referanslar

Benzer Belgeler

Diğer yandan, piyasa yoğunlaşması; Türkiye’nin en çok dış ticarette bulunduğu 20 ülke esas alınarak hem ihracat ve hem de ithalat değerleri için Gini-Hirschman endeksi

RG’de yayımlandığı şekliyle Türkçe ismi: 1990 Tarihli Petrol Kirliliğine Karşı Hazırlıklı Olma, Müdahale ve İşbirliği ile ilgili Uluslararası Sözleşme.. 19

ABD için hava hoş… Bölgedeki iki önemli müttefik, Türkiye ve Barzani, PKK’nin gelişmesinden... rahatsız iseler, ABD onları

geliĢtirmiĢ bu Ģekilde sorunu çözebileceğini düĢünmüĢtür. Bush döneminde Irak‟ın tersine Ġran‟a askeri bir müdahale düzenlememiĢtir. Ancak Ġran rejiminin

20 Kamer Kasım “ABD’nin Orta Asya Politikasındaki İkilem” adlı makalesinde, 11 Eylül sonrası oluşan ortamda terörle mücadele konsepti içerisinde bölge ülkelerinin

1 Erol, Mehmet Seyfettin ve O ğuz, Şafak, “NATO ve Kriz Yönetimi”, Edt: Mehmet Seyfettin Erol ve Ertan Efegil, Krizler ve Kriz Yönetimi: Temel Yaklaşımlar, Aktörler,

“Üretim, Güç ve Dünya Düzeni” (Production, Power, and World Order: Social Forces in the Making of History) adlı kitabında Cox, ittifaklara ve ortak çıkarlara vurgu

Çalışmanın temel tezi 11 Eylül sonrasında Türkiye’nin ABD hegemonyasının sürdürülmesine katkı sağlamış olmasına rağmen, özellikle 1 Mart 2003 tezkeresi