H~NTL~~ B~R ~KT~SATÇININ TAR~HTE ÖZGÜRLÜK
ARAYI~I: AMARTYA SEN'~N H~ND~STAN'DA
TÜRK HAK~M~YET~NE DA~R TESP~TLER~*
FAT~~ H BAYRAM**
Hindistan co~rafyas~~ eski ça~lardan bu yana tarihçilerin ilgi oda~~~
olmu~tur. Farkl~~ etnik gruplara ev sahipli~i yapan bu geni~~ memleket,
Büyük ~skender istilas~~ sonras~nda ~ekillenen Maurya hanedanli~~~
dö-neminde en parlak devirlerinden birini ya~am~~t~r. Bu döneme
damga-s~n~~ vuran Ashoka (M.Ö. 272-232), M.Ö. üçüncü as~rda Hindistan'da
si-yasi birli~i kurman~n yan~~ s~ra Budizm'in dünyaya yarlmasmda da
önemli bir rol oynam~~t~r. Hindistan'~n Maurya hanedan~~ zamamndaki
ihti~am~na kavu~mas~~ ancak Ashoka'dan yakla~~k ondokuz as~r sonra
Babürlüler döneminde olmu~tur. Özellikle, XVI. as~rda Babür ~ah ve
Ekber ~ah gibi iki büyük hükümdara ~ahit olan Hindistan'~n bu tarihi
tecrübesi günümüze de damgas~n~~ vurmu~tur. Bu tarihi tecrübeyi en iyi
de~erlendiren yazarlardan birisi Amartya Sen'dir.
Amartya Sen'in
Development as. Freedom ("Bir Özgürlük OlarakKalk~n-ma") adl~~ eseri, iktisat ilrnine ahlâki yakla~~m getirdi~i için Nobel
ödü-lüne lay~k görülmü~tür. Kalk~nma meselesini özgürlük çerçevesinde ele
alan bu kitap, sadece iktisada alâkali bir çal~~ma de~ildir. Bu eserde
Hint medeniyetinin sembol isimleri Ashoka, Kautilya gibi tarihi
~ahsi-yetlerin yan~~ s~ra Eflatun ve Aristo gibi filozoflara, Selahaddin-i Eyyübi
ve Ekber ~ah gibi hükümdarlara da at~flara rastlamak mümkündür.
Kallunmay~~ bir özgürlük yürüyü~ü olarak gören Amartya Sen, ya~ad~~~~
dünyay~~ tarihin ~~~~~nda ayd~nlatma çabas~ndad~r.
Development as Freedomkitabmda Ashoka ve Kautilya'ya ayr~~ bir bahis açan Amartya Sen,
Asho-ka'mn kitâbelerindeki özgürlük ve farld~li~a sayg~~ vurgusuna,
ya~ad~~~-m~z dünyada her zamankinden fazla ihtiyaç oldu~unu belirtmektedir.
Ashoka'n~n dedesi ve ayn~~ zamanda Maurya hanedanli~~mn kurucusu
olan Chandragupta Maurya (M.Ö. 321-297)'mn k~demli bakanlanndan
Yrd. Doç. Dr., ~stanbul Medeniyet Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi, Tarih Bölümü, Büyükçekmece, ~stanbul/TÜRKIYE, e-mail: [email protected].
Bu makalenin yazim sürecinde önerilerini ve tenkiderini benimle payla~an Yrd. Doç. Dr. M. ~akir Y~lmaz'a ~ükranlar~m~~ sunar~m.
90 FATIH BAYRAM
birisi olan Kautilya ise iktisat ilmi olarak tercüme edilebilecek olan Art-hashastra kitab~nda imparatora baz~~ tavsiyelerde bulunmaktad~r. Bu
tav-siyeler aras~nda yetimlerin, ya~l~lar~n, dü~künlerin ve sakatlarm dertle-rine derman olma vazifesi yer almaktad~r. Bu kitapta yer alan en ulvi gaye ise mutluluk gayesidir. Kautilya'ya göre, mutluluk sadece belirli bir zümrenin de~il, herkesin hakk~d~r'. Günümüz iktisatglar~ndan Amartya Sen ise, mutlulu~u merkeze alan bir kalk~nma teorisyenidir. O, insanlar~n mutlu bir ya~am sürüp sürmediklerini hesaba katmadan kalk~nma meselesinin tam kavranamayaca~~~ inanc~ndad~r2. Göreceli bir kavram olan mutlulu~u esas alan Sen, mutlulu~un kayna~~n~~ tarihte aramaktad~r. Amartya Sen'in eserlerini okuyanlar onun için tarihin ne denli bir hazine oldu~unun fark~na varabilirler. Amartya Sen'in "ak~n ça~~" Hindistan'da Ekber ~ah'~n hüküm sürdü~ü y~llard~. Sen'in iktisa-ta ahlaki bak~~~ aç~s~~ getirmesinde Ekber'in idaresindeki özgür Hint ikli-mi özleikli-minin pay~~ büyüktür.
Son y~llarda yap~lan ara~t~rmalar, XVI. ve XVII. asr~n büyük devlet-leri olan Babürlüler, Osmanl~lar ve Safeviler'in askeri ve idari sistemle-rine mukayeseli yakla~~ma yönelmektedir. 771e Muslim Empires of the Ottomans, Safavids and Mughals adl~~ çal~~mas~nda Stephen Dale, bu imparatorluklar~n
"ortak siyasi, dini, edebi ve sanatsal gelenekleri"ne de~inmekte ve bu or-tak rnirasm Istanbul'u Isfahan'a ve Delhi'ye ba~layan ticaret yollar~yla k~talar aras~~ seyahatine i~aret etmektedir'. Ali Anooshahr ise, 77~e Ghazi
Sultans and Frontiers of Islam adl~~ eserinde Gazneli Sultan Mahmut
(938-1030), Osmanl~~ sultan~~ II. Murad (1421-1451) ve Babür ~ah (1526-1530)'m gaza siyasetlerinin ciddi benzerlikler ta~~d~~~n~~ iddia etmekte ve kitap boyunca bu benzerli~in nedenlerini ~ehnâme, Gazavât-~~ Sultan Murad b. Mehemmed Han ve Babürnâme gibi birçok eserden alintilar yaparak aç~klamaktad~r4. Gazavdt-~~ Sultan Murad b. Mehem~ned Han'~~ Mevlüd
Amartya Sen, Development as Freedom, Alfred A. Knopf, New York 1999, s. 236, 237. "Hin-distan'~n Makyavel'i ('lndian Machiavelli')" olarak bilinen Kautilya'n~n Maurya imparatorlu-~unun as~l miman oldu~u ~eklindeki iddialann taru~~labilirli~i yan~nda, baz~~ kaynaklarda
Art-hashastra adl~~ eserin ona ait olmayabilece~i iddia edilinektedir. Bkz. Albert M. Craig v.d., The Heritage of World Civilizations, JVinth Edition, c. 1, Prentice Hali, Boston 2011, s. 131.
2 Amartya Sen'in kalk~nma kuram~~ hakk~nda aynnuh bilgi için blez. Zülküf Oruç,
"Kal-k~nmaya Ele~tirel Bir Bak~~: Amartya K. Sen"in Yapabilirlik Yakla~~m~~ ve Özgürlükle Kalk~n-ma Anlay~~~", Türk i~birli~i ve Kalk~nKalk~n-ma idaresi Ba~kanl~~~~ Tekn~k Yard~m UzKalk~n-manl~k Tezi, Ankara 2010.
3 Stephen Dale, The Muslim Empires of the Ottomans, Safavids, and Mugluds, Cambridge University
Press, 2010, s. 3.
Bkz. Ali Anooshahr, 7he Ghazi Su/tam and the Frontiers of Islam A Comparative Sh~ely of the Late
HINTLI B~R ~KTISATÇININ TARIHTE ÖZGÜRLÜK ARAYI~I 91
O~uzla birlikte ne~reden Halil ~nalak, Fatih Devri hakk~ndaki eserin-de II. Murat'la ilgili ~u eserin-de~erlendirmeeserin-de bulunmaktad~r:
Murad ayn~~ zamanda muamelelerinde insani ve merhametli olarak tan~nm~~, bilhassa sulh-severli~i, harbe kar~~~ nefreti, ahde vefas~~ birbirinden temamiyla ayn kaynaklar taraf~ndan bildirilmi~-tir. O, I. Bayezid yahut o~lu II. Mehmed gibi flituhatg bir padi~ah de~ildir. Yapt~~~~ harpler, hakikatte, devlet nufuz ve menfaatlerinin zorlad~~~~ zaruri harplerdir. Gençli~ini Amasya'n~n yüksek kültür muhitinde geçirmi~~ olan II. Murad, ilim ve edebiyata büyük k~ymet veren ince bir hükümdard~. Kendisinin ~airli~i ve hattath~~~ vard~'. Bu makalede, Türk-~slam devletlerinin birçok sultan~~ gibi ilim ve edebiyata büyük önem veren Gazneli Mahmud ve Ekber ~ah üzerinde durulacakt~r. Hindistan co~rafyas~nda yeti~en bir dü~ünür olan Amart-ya Sen, eserlerinde bu iki ismi ön plana ç~karmaktad~r. Sen, Gazneli Mahmud'u Hindistan'da as~rlar boyu sürecek olan "~slami tesâmüh/ho~-görü" (Islamic tolerance) siyasetinin yolunu açan bir ki~i olarak görmek-tedir. Ekber ~ah ismini ise Amartya Sen birçok eserinde ön plana ç~kar-maktad~r. Ekber ~ah'~n hakim oldu~u ülkede tüm dinlere ve inançlara hayat hakk~~ bah~eden siyasetini kalk~nman~n temeli olarak gören Amart-ya Sen, tarih bilinci olmaks~z~n "sürdürülebilir kalk~nma" hedefine ula-~~lam~yaca~~~ kan~s~ndad~r. Onun eserlerini bir anlamda insanl~~~n ortak tarihi miras~n~~ ortaya ç~karma çabas~~ olarak yazd~~~~ dü~ünülebilir.
GAZNEL~~ SULTAN MAHMUD HAIUUNDA FARKLI YORUM-LAR: B~RUN~, F~RDEVS~, MEVLANA VE AMARTYA SEN
Amartya Sen, son y~llarda yazd~~~~ makalelerini içeren ve 2005 y~l~n-da yay~nlanan The Argumentative Indian, Writings on Indian Histon,, Culture and Iden-tip) adl~~ kitab~nda Hindistan'daki Türk hakimiyetine dair tespitlerine yer vermektedir. Bu kitapta yer alan ve "Hindus and Muslims in His-tory" adl~~ bölümde Birûnrnin Gazneli Sultan Mahmud'a yöneltti~i ele~-tiriye dikkat çekmektedir. Sen, Birûni (973-1048)'nin Gazneli Sultan Mahmud'un Hint seferleri neticesinde Hindistan'~n tahribata u~rad~~~~ ~eklindeki görü~üne yer vermektedir6. Birüni, Hindistan'la ilgili eserin-
Halil ~nak*, Fatih Dem üzerinde Tetkik/er ve Vesikalar I, Türk Tarih Kurumu, Ankara 1995, s. 59. Aynca bkz. Gazavdt-~~ Sultan Murad b. Mehennned Han, yay. Halil ~nalak, Mevlüd O~uz, Türk Tarih Kurumu, Ankara 1989; Ali Anooshahr, 77~e Ghazi Sultans and the Frontiers of Islam, ss. 140-163. Amartya Sen, 7he Argunzentativ Indian, Writings on Inelim: Histo9~, Culture and IdentiO,, Picador, New York 2005, s. 58.
92 FAT~~ H BAYRAM
de Hindulan anlama çabas~ndad~r. Birünrnin tespitleri ile ilgili Amart-ya Sen'in belirtmedi~i bir husus daha vard~r. BinIni'ye göre Hindis-tan'~n fethini haz~rlayan ki~i Mahmud'un babas~~ Sebüktegin'dir. Sebük-tegin, Hindistan'~n savunma hatt~n~~ zay~flatmak için gerekli tedbirler al-m~~~ ve sm~r boyunca ordunun geçi~ini temin için yollar in~a etmi~tir. Babas~n~n izinden giden ve Hindistan'~~ fetheden Sultan Mahmud'un korkusundan dolay~~ Hindular, müslümanlar~n idaresindeki bölgeleri terk etmi~lerdir. Birûni'ye göre, bu korku ve kaç~~tan dolay~~ Müslü-manlar Hindularm ilmi birikiminden mahrum kalm~~t~r'.
Hindulan anlama çabas~~ u~runa birçok defa Hindistan'a giden ve Sanskritçe'yi ö~renen Birûrdnin bu de~erlendirmeleri önemlidir. An-cak daha sonra Hindistan'da Delhi Sultanl~~~~ ve Babürlüler dönemle-rinde Hindulann ilmi ve idari birikimledönemle-rinden istifade edilme yoluna gidilmi~tirs. Amartya Sen de, Binini'nin Gazneli Sultan Mahmud hak-k~ndaki de~erlendirmelerine k~smen kat~ld~~~n~~ belirtmektedir. Ancak, Sen'e göre Mahmud'un seferleri Hindistan için ba~ta y~k~c~~ olsa da Hin-distan'da as~rlar boyu sürecek olan dini ho~görü tarihinin ba~lang~c~n~~ te~kil etmektedir9. Gazneli Mahmud'un "yüksek bir edebiyat terbiye-si"ne sahip oldu~u ve devrin büyük ~airlerini saray~na davet etti~i bilin-mektedir'°.
Hindistan ile ilgili eserinde Gazneli Mahmud'u k~smen ele~tirse de, Birünrnin Gazneli saray~nda uzun süre kald~~~~ bilinmektedir. Bu ele~-tirisi de meseleye Hint cephesinden bakmak isteyi~inden dolay~d~r. Bi-rûni, Sultan Mahmud'u "âlemin aslam ve zaman~n yeganesi" olarak öv-mü~tür". Dünya edebiyat tarihinin en önemli eserlerinden birisi olan ~ehnâme'nin Gazneli Mahmud'a ithafen yaz~lmas~~ da bir rastlant~~ de~il-dir. Firdevsi (ö. 1020), ~ehnâme'yi Sultan Mahmud'a ithaf ederken ~u ifadelere yer vermi~tir: "Tanr~~ dünyay~~ yaratali böyle bir padi~ah gel-memi~tir... ~ran ve Turan ona kuldur. Bu ülkeler onun buyruk ve gö-rü~lerine göre ya~ar. Bu padi~ah yeryüzünde adaleti sa~lad~ktan sonra-
Alberuni's India, çev. Edward C. Sachau, c. 1, Oriental Reprint, 1983, s. 22. 8 Stephen Dale, The Muslim Empires of the Ottomans, Safavids, and Mughals, s. 24-26. 9 Amartya Sen, 771e A~gumentative Indian, s. 58, 59.
1° Clifford Edmund Bosworth, The Ghaznavids, Their Empire in Afghanistan and Easter,: Iran,
994-1040, Librairie du Liban, Beirut 1973, s. 131-135; Erdo~an Merçil, Gazneliler Devleti Tarihi, Türk
Tarih Kurumu, Ankara 1989, s. 92, 93. " Erdo~an Merçil, a.g.m., s. 365.
H~NTL~~ B~R ~ KT~SATÇININ TARIHTE ÖZGÜRLÜK ARAYI~I 93
d~r ki, saltanat tac~n~~ ba~~na koymu~tur. Cihana hakim olan Sultan Mah-mud'un, bu büyük padi~ah~n adaleti sayesinde art~k kurtlarla koyunlar ayn~~ yerden su içebiliyorlar. Ke~mir'den Çin denizine kadar bütün pa-di~ahlar onu över."12 Firdevsi gibi Mevlânâ Celaleddin R~lmi de, Mes-nevrde Sultan Mahmud'un adaletini övmektedir. Ancak, Mevlânâ, Bi-rtinrnin Hindistan halk~~ aras~nda yayg~n oldu~unu söyledi~i korkuyu and~ran bir hikaye anlatmaktad~r. Mevlânâ, bu hikayeyi Feridüddin At-tar'dan nakletti~ini belirtmektedir. K~ssaya göre, Gazneli Sultan Mah-mud, Hint seferinde elde etti~i bir köleyi evlat edinrni~~ ve onu yan~ba-~~nda tahta ç~karm~~t~. Ancak çocuk bu durumdan pek ho~nut de~ildi ve a~lay~p durmaktayd~. Bunun sebebini soran Sultan Mahmud'a çocu-~un cevab~~ ~u olur:
Çocuk, ~undan a~l~yorum dedi; anam memleketimizde Beni daima seninle korkutur, seni aslan Mahmud'un elinde göreyim derdi.
Babam, arama s~k~l~r, bu ne luzg~nlik, bu ne kötü dilek. Bundan ba~ka bir beddua bulam~yor musun da böyle kötü ve öldürücü bedduada bulunuyorsun.
Ne merhametsiz, ne ta~~ yürekli anas~n. Onu adeta yüzlerce k~l~çla kesip öldürmedesin diye k~zar, sava~~rd~.
Ben ikisinin sözüne ~a~ard~m, gönlüme bir korkudur, bir derttir dü~erdi.
Mahmut acaba ne cehennem adam ki derdim, helâke, felâ-ketlere örnek olmada.
Senin korkundan titrer dururdum. Keremlerinden, a~~rla-malarmdan tamamen gafildim13.
Mevlânâ bu k~ssay~~ naklettikten sonra Gazneli Sultan Mahmud'u "yüce ve adalet sahibi Mahmud" olarak övmektedir". Gazneli Sultan Mahmud yaln~zca Mesnevrde de~il, Selçuklu medeniyetinin di~er bir ~aheseri olan Nizamülmülk'ün Siyasetnâmesi'nde de övülmektedir. Ni-zamülmülk, Gazneli Mahmud'u ~u ~ekilde tarif etmektedir: "Sebüktigin cihandan göçünce yerine bütün saltanat âdâb ü erkannu babas~ndan
12 Firdevsl, ~ahni~me, çev. Necati Lugal, Kabalc~~ Yarnevi, ~stanbul 2008, s. 56, 57. 13 Mevlânâ, Manevi VI, çev. Abdülbaki Gölp~narl~, Milli E~itim Bakanl~~~~ Yay~nlar~, ~stan-bul 1995, s. 112, 113.
94 FATIH BAYRAM
ö~renmi~, okuma yazma bilen ve her daim padi~ahlarm lussalann~~ din-lemekten hazzeden, bütün güzel vas~flan nefsinde toplam~§ olan o~lu Mahmud-~~ Zabulryi geçirdiler."15 Mevlânâ ve Nizamülmülk gibi Babür ~ah'~n da Gazneli Sultan Mahmud'a övgüler ya~d~rd~~~n~~ görmekteyiz. Babür ~ah, Gazneli Sultan Mahmud'u Hint ~kliminde ilk padi~ah ola-rak nitelemekte ve kendisini onun bir devam~~ olaola-rak görmektedir:
Hazret-i Peygamber zaman~ndan bu tarihe kadar, d~~ar~~ pa-di~ahlardan üç ki~i, Hindistan vilayederini ele geçirerek, orada saltanat sürmü~tür. Biri, Sultan Mahmud Gazi ve evlâd~d~r. Hin-distan memleketinde uzun müddet hükümdarhk tahunda otur-mu~lard~r. ~kincisi, Sultan ~ehabeddin Gün', kullan ve tevâblidir; çok seneler bu memleketlerde padi~ahl~k sürmü~lerdir. Üçüncü-sü benim°°.
Babür ~ah, bu saurlan yazarken kendi hanedan= Hindistan'da hüküm süren di~er hanedanlardan uzun öniürlü olaca~~n~~ bilemiyordu. Hele hele torunu Ekber ~ah'm be~~ as~r sonra Amartya Sen gibi bir ikti-satç~ya ilham kayna~~~ olabilece~ini kestirmesi imkans~z& O zaman alda ~u soru gelebilir: Amartya Sen, neden Babür ~ah örne~inden de~il de Ekber ~ah'tan etkilenmi~tir? Babür ~ah'~n Hindistan'daki hükümranli~~~ k~sa sürmü~tür. Hüküm sürdü~ü y~llar (1525-1530), devletin in~â süre-cini ya~ad~~~~ y~llar& Babür'ün o~lu Hümayun dönemi iç kan~~kl~ldarla geçmi~~ ve hatta Hümayun (1530-1556), ~ii- ~ah'a ma~lup olduktan son-ra Safevi hükümdan ~ah Tahmasb'a s~~~nmak durumunda kalm~~t~. Hümayun, ancak saltanat~= son y~llannda idareyi eline alabilmi~ti. Ba-bürlü devletinin as~l müessele~me ve dönü~üm süreci Ekber ~ah (1556-1605)'m yakla~~k elli y~l süren idaresi döneminde ya~anm~~t~r.°7
15 Bkz. Nizamül-mülk, S!:yasetname, çev. Mehmet Taha Ayar, ~~~ Bankas~~ Kültür Yay~nlar~,
~stanbul, 2009, s. 166. Gazneli Mahmud'a neden Zâbufi denildi~ini Nizâmülmülk ~u ~ekilde a9klamaktad~r: "Sebüktigin'in giri~ti~i her i~, bulundu~u her alun ba~ar~yla sonuçlan~yordu. Sebüktigin daha sonra Zâbulistan mefikinin k~z~n~~ istedi. Sultan Mahmud i~te bu kad~ndan dünyaya geldi~inden ötürü kendisine Mahmud-~~ Zâbufi de denmektedir." Nizamü'l-mülk, Si-yas~Gname, s. 166. Aynca bkz. Erdo~an Merçil, "Mahm~ld-1 Gaznevr, s. 62; C. E. Bosworth,
"Mahmud b. Sebüktigin", Er~cyclopedia of Islam, mond edition, c. 6, E. J. Brill, Leiden 1991, s. 65. '6 Gazi Zahirüddin Muhammed Babur, V~kayi, Bal~t~r'un Hahrah, c. 2, çev. Re~it Rahmeti Arat, Türk Tarih Kurumu, Ankara 1987, s. 305.
'7 Ekber ~ah hakk~ndaki kitab~nda Ömer R~za Do~rul, Amartya Sen gibi Ekber ~ah'~~ As-hoka'n~n bir devam~~ olarak görmekte ve ~u ifadelere yer vermektedir: "Acaba Ekber, büyük selefi olas~~ K~ral Asoka'y~~ tan~yor muydu? Bu adam, Hindistan'~n eski hükümdarlar~~ aras~nda muhakkak ki, en büyük adamd~. Fakat onun bu selefini tan~d~~~na hükrnedemeyiz." Ömer R~-za Do~rul, Ekber, Bir Tiirk Ddhfsi, Yüksel Yaymevi, ~stanbul 1944, s. 22.
H~NTL~~ B~R ~KT~SATÇININ TAR~HTE ÖZGÜRLÜK ARAYI~I 95 Annemarie Schimmel, Babürlülerle ilgili kitab~nda Ekber ~ah'~n birçok tarihçi taraf~ndan en büyük Babürlü hükümdan olarak de~er-lendirildi~ini belirtmektedir". Hakk~nda en çok kitap yaz~lan Babürlü hükümdanmn Ekber ~ah olmas~~ ~a~~rt~c~~ de~ildir. Ekber ~ah'~n "din-i ilâhi" ve "ibadethâne" gibi projeleri sadece kendi zaman~nda de~il, gü-nümüze kadar tarn~~lagelmi~tir. Ekber ~ah'~n Mesnevrden de çok etki-lendi~i ve Mesnevrnin birçok beytini ezbere bildi~i belirtilmektedir. Ekber ~ah'~~ Hintli tarihçiler eski Hindistan kral~~ Ashoka ile kar~~la~t~r-maktad~rlar". Amartya Sen'in Ekber ~ah'~n hayat~~ ile ilgili belirtti~i kaynaklar genelde ~ngilizce'dir. Yapt~~~~ de~erlendirmelerin ikincil kay-naklar ~~~~~nda yap~ld~~~~ dü~ünülürse onun da Ekber ~ah'a bu kadar il-gi duymas~~ normal kar~~lanabilir. Ancak, Hindistan Türk tarihiyle ve günümüzle ilgili iddial~~ bir söylem geli~tiren Amartya Sen'in eserlerin-de Babürnâme, Hümayunnâme, Ekbername, Ain-i Ekbed e Tüzük-i Cihangid gibi bi-rincil kaynaklara pek de~inmedi~i görülmektedir. ~üphesiz Babürlü tecrübesini s~rf Ekber ~ah'a indirgemek hatal~~ ve eksik bir yakla~~md~r. Amartya Sen'in Ekber ~ah'~~ neden bu kadar önemsedi~i meselesi ayn~~ zamanda Hindistan'da seküler dü~ünce ve prati~in geli~im serüve-niyle de ilgilidir. Ona göre, ashnda Hindistan'da seküler dü~üncenin geli~im sürecini XIV. yüzy~la Emir Hüsrev'e kadar götürmek mümkün-dür". Ancak bu sürecin devlet nezdinde destek bulmas~~ özellikle Ekber ~ah'~n gayretleriyle mümkün olabilmi~tir. Ekber, birçok Hindu ente-lektüeli, sanatç~y~~ ve hatta büyük müzisyen Tansen'i saray~na davet et-mi~; hatta ordunun idaresini Man Singh ad~nda bir Hindu generale tevdi etmi~tir". Amartya Sen'e göre, Ekber'in dini siyaseti kendisinden yakla~~k ikibin y~l önce Hindistan'~~ yöneten Budist kral Ashoka'mn bir devam~~ olarak görülebilir. Bugünkü Hindistan, bu iki isme çok ~ey borçludur". Amartya Sen, Hindistan'da yirminci as~rda Gandi, Nehru ve Tagore gibi isimlerin öncülük etti~i çok kültürlülü~ün sanki Bat~'n~n Hindistan'a bir arma~arnym~~~ gibi alg~land~~~m belirtmektedir. Halbu-ki Sen'e göre bu sürecin as~l min~an Ekber ~ah'tu-23.
18 Annemarie Schimmel, 771~~ En~pire of the Greal Mughals, s. 32. 19 Schimmel, a.g.e., s. 32.
" Amartya Sen, 77ze Arg~unentahve In~tian, s. 287. 21 Amartya Sen, The A~gumentative Indian, s. 288. " Sen, a.g.e., s. 288.
" Amartya Sen, a.g.e., s. 288; Amartya Sen, 77l~~ Id~a of >s~k~, Penguin Books, London 2010, s. 37-39.
96 FAT~~ H BAYRAM
~KL~M-~~ H~ND VE ~KL~M-~~ RUM
Amartya Sen, eserlerinde ~u soruyu göz ard~~ etmektedir: Ekber ~ah gibi bir hükümdar Hint co~rafyasmda nas~~l ortaya ç~km~~t~r? Ge-nelde ~ngilizce kaynaklar~~ tercih eden Sen'in Ekber ~alfla ilgili de~er-lendirmeler yaparken neden XVI. as~rm di~er büyük devletleri Osman-l~lar, Özbekler ve Safevilerle ilgili temel eserlere at~fta bulunmad~~~n~~ anlamakta güçlü çekiyoruz. Sen'in eserlerini okuyanlar sanki Ashoka ile Ekber ~ah aras~ndaki ondokuz as~rhk dönemde Hindistan'a önemli kat-k~larda bulunan ba~ka bir hükümdar gelmemi~~ hissine kap~labilmekte-dir. Amartya Sen'in s~rf Babürname'ye göz gezdirmesi bile onu tarihte-ki süreklilik meselesini ihmalden al~koyabilirdi. Babürname, sadece ta-rihsel devaml~~~~ de~il, co~rafi etkile~imi de en iyi yans~tan metinlerden biridir. Babür ~ah, bir anlamda Hindistandaki zaferini "Rum usulü" cenge ba~lamaktad~r. Babür ~ah, Babürna~ne'de Hindistan'~~ fethederken
sava~~ takti~ini Rum usulüne yani Osmanl~~ usulüne göre yapt~~~n~~ belirt-mekte ve ordusunda ate~li silah teknolojisine vâluf "tüfenkendazlar"~n bulundu~unu belirtmektedir24.
Gazneli Sultan Mahmud, ~ehâbeddin Gfiri, Muhammed b. Tu~-luk, Babür ~ah ve ~ah Cihan gibi birçok hükümdarm Hindistan'da çok kültürlülü~ün olu~umunda ciddi katk~lar~~ olmu~tur. Bu süreci sadece hükümdarlarla da sm~rlamak do~ru de~ildir. Mevlânâ, Hâce Ubeydul-lah-~~ Ah~rar, imam-~~ Rabbani, ~ah VeliyyuUbeydul-lah-~~ Dehlevi gibi mutasavv~f-larm eserlerinin de Hindistan'da farkl~~ milletlerin bir arada sük~lnet içinde ya~amalar~na ciddi katk~lar~~ olmu~tur. Merkez Efendi'nin "diyar-~~ Hind'e halife" göndermesi bir tesadüf de~ildi ~üphesiz25.
XI. as~~rdan itibaren Anadolu ile Hindistan aras~nda sosyo-kültürel ba~lar kurulmas~nda sadece dervi~ler de~il, ticaret erbab~n~n da önemli katk~lar~~ olmu~tur. Ahmed Eflaki'nin Kira Hatun'dan nakletti~i "Rum ik-limi"ne gelen "Hindistan gülü" hikayesi Anadolu ile Hindistan aras~ndaki irtibatm tesis edilmesinde ticaret erbab~n~n da rolüne i~aret etmektedir26.
24 Gazi Zahirüddin Muhammed Babur, Vekay~; Babur'un Haaraa, c. 2, çev. Re~it Rahmeti Arat, Türk Tarih Kurumu, Ankara 1987, s. 298, 299.
25 "[Merkez Efendi'nin] Hulefas~~ be~yüz neferden mütecavizdir. Rivayet olunur ki halâ diyar-~~ Hind'de halifesi vard~r." Yusuf Sinan, Tezkire-i Halaeti»e, Süleymaniye Kütüphanesi, Esad Efendi no. 1372, vrk. 32b.
26 Ahmed ELIM, Ariflerin Meniabele~i (Mevlana ve Etsgfindakiler), c. I, çev. Tahsin Yaz~c~, Remzi Kitabevi, ~stanbul 1986, s. 134-135.
H~NTL~~ B~R ~KT~SATÇININ TAR~HTE ÖZGÜRLÜK ARAYI~I
97
K~ssaya göre, Mevlana'n~n bir k~~~ günü kendisine saldan~as~~ için verdi~i
gülün esrann~~ ö~renmeye çal~~an e~i Kira Hatun, o gülden birkaç
yap-rak al~p attarlara gönderir. Attarlar o gülün "tazeli~inden, renginden ve
kokusundan" ~a~akahrlar ve "k~~~n ortas~nda bu garip gül nereden
gel-di?" derler. O attarlar içinde "daima ticaretle Hindistan'a giden,
görül-medik ve nadir mallar getiren ~erefeddin-i Hindi" admda bir tacir ise
~öyle der: "Su gül, Hindistan gülüdür. Özellikle orada, Serendib
hava-lisinde yeti~ir.' ~imdi bunun Rum ildi~ninde ne i~i var?" der".
Hizmetçi-si bu cevab~~ Kira Hatun'a anlat~rken Mevlana içeri girer ve ~u tenbihte
bulunur: "O gül demetini salda ve kimseye gösterme. Çünkü onu
Hin-distan'~n kutuplan gözünü kuvvetlendirsin diye arma~an getirmi~ler."28
Eflakrnin bu menlubevi rivayeti, Hindistan ile Anadolu aras~nda
muta-savv~flanr~~ ve ticaret erbabm~n tesis ettikleri güçlü ba~~~ ihsas
ettirmekte-dir. Eflaki'den yakla~~k iki as~r sonra tarih sahnesine ç~kan Babür ~ah'm
Kabil ~ehri ile ilgili a~a~~daki ifadeleri de benzer niteliktedir:
Fevkalade iyi bir ticaret yeridir. Tüccarlar, Çin'e veya Rum'a
gitseler bile ancak bu kadar ticaret yapabilirler. Kabil'e her sene
yedi-sekiz veya on bin at gelir; a~a~~~ Hindistan'dan da on-onbe~~
veya yirmibin kervan gelir. Hindistan'dan bir de beyaz elbiselik,
ham ~eker ve baharat getirirler. Kabil'de Horasan, ~rak, Rum ve
Çin mallan bulunur ve buras~~ Hindistan'm as~l pazand~r29.
Babür ~ah, ana tarafindan Cengiz Han'a; baba tarafindan Timur'a
dayanmaktad~r. Böylesine seçkin bir soydan gelen Babürlü
hükümdar-lar~~ kendilerini Cengiz Han'~n ve Timur'un vârisi olarak
görmekteydi-ler. Hatta Ekber ~ah'~n o~lu Cihangir (1605-1627), Cil~angin~ame ad~n~~
alan otobiyografisinde Osmanlilar'~n Emir Timur'a haraç ödedilderini
ve -nedense- bu adetlerini zaman içinde terk ettiklerini yazmakta ve
Osmanl~lar'~~ ele~tirmektedir30. Ekber ~ah (1556-1605), Özbek
hüküm-dan Ubeydullah Han'a gönderdi~i bir mektupta Mekke ve Medine'de
27 Fffl ^, a.g.e., s. 134. 28 Eflâki, a.g.e., s. 135.
29 Babur, Vekayi, Babur'un Hahrat~, c 2, s. 139; ~smail Aka, Tunurlular, Türkiye Diyanet
Vak-f~, Ankara 1995, s. 190.
Jahangir, 771 e jahangiman~a, çev. Wheeler M. Thackston, Oxford University Press, 1999, s. 95. Safevilerle Kandahar meselesi yüzünden aras~~ aç~lan Cihangir'in Osmanblarla ve Özbek-lerle ittifak kurma arayi~ma ginni~tir. Bu konuda ayr~nt~l~~ bilgi için bkz. Naimur Rahman Fa-rooqi, Mugh41-0Uorr~an Relations, A Sturb~~ of Political C.? Diplomatic Relations between Mughal ku& and the Otto-man Empire, 1556-1748, ~darah-i Adabiyat-i Delli, Delhi 1989, s. 33; Azmi Özcan, Pan-Isla~nizn~, Os-manl~~ Devleti; Hindistan Müsliimankm ve Ingiltere (1877-1924), ~SAM Yay~nlar~, Ankara 1997, s. 13.
98 FATIH BAYRAM
hutbenin bir gün kendi adma okunmas~n~~ hayal etti~ini belirtmekte-dir". Ekber ~al~'m bu yöndeki çabalarmdan Osmanl~~ sultanlan rahat-s~zl~k duymu~~ ve Mekke ~erif~ne gönderilen 25 Zilhicce 987 (13 ~ubat 1580) tarihli bir fermanda Ekber ~ah'~n Mekke'de sadaka da~~tmasuun önüne geçilmesi emredilmi~tir". Ekber ~ah'm ve o~lu Cil~angifin bu menfi tutumuna kar~~n ~ah Cihan (1627-1657) döneminde Osmanl~~ ve Babürlülerin kar~~l~kl~~ olarak birbirlerine elçi gönderdikleri bilinmekte-dir33. Naima Mustafa Efendi, 1063/1653 y~l~nda "Hind Padi~ahrna na-me-i Hümayun ile gönderilen Seyyid Muhyiddin'in ardmdan "Hind padi~ah~~ ~ah Cihan'dan dahi Seyyid Haa Mehmed nâm elçrnin "mü-kellef hedâyâ-i girân-bahâ" ile Istanbul'a geldi~ini belirtmektedirm. Naima, Hint elçisi âlim bir zât oldu~u için onun onuruna verilen i~ya-fetlerde devlet erkamn~n ve uleman~n kendisiyle ilmi sohbetler icra et-ti~ini belirtmekte ve eklemektedir: "Hak budur ki bir elçiye bu kadar ri'ayet ve tevkir olundu~u mesm~l de~ildir."" ~ah Cihan döneminde Osmanlilarla Babürlüler aras~nda kurulan diplomatik münasebetlerin temeli Hümayun (1530-1556) döneminde at~lm~~t~r. Babür, hat~rat~nda Osmanhlar'~~ dolayl~~ olarak övse de Babürlülerle Osmanl~lar aras~nda diplomatik ili~kilerin Hümayun (1530-1556) döneminde ba~lad~~~~ ka-bul edilmektedir36.
Babürlüler'in Hindistan'a katk~s~n~~ ve bu geni~~ co~rafyada geçir-dilderi dönü~ümü anlamak için Babürntime'llin yan~~ s~ra Hümayunn~ime, Ek-berntime se Cihangi~nâme gibi eserleri incelemek gerekmektedir. Bu eserler-de yönetici s~tufi te~kil eeserler-den Türk hükümdarlann geçirdi~i kültürel eserler- de-~i~imin izini sürmek mümkündür. Babürntime, Ça~atay Türkçesiyle
kale-me al~nm~~~ ve Ekber ~ah döneminde Farsçaya çevrilmi~tir". Di~er eser-lerse Farsça kaleme al~nm~~t~r. De~i~im sadece Fars kültürü boyutunda
'' Giancarlo Casale, 77i~~ Ottoman Age of Exploration, Oxford University Press, 2010, s. 154. 32 N. R. Faroqhi, "Six Ottoman Documents on Mughal-Ottoman Relarions during the re-ign of Akbar", journal of Islamic Sh~dies 7: 1 (1996), s. 39.
33 ~ah Cihan'a gönderilen elçiler arasmda Seyyid Muhyiddin, Zillfikar A~a ve Maanzade Hüseyin Bey gibi sefirler yer almaktari. Bkz. Faik Re~it Unat, Osman!: Seftrleri ve Sefaretnam~leri, Türk Tarih Kurumu, Ankara 1992, s. 226.
" Naima Mustafa Efendi, Tarih-iNanna (Ravzahil-Hits9nIfHt~ldsati Ahl~ehil-I-W~kayn), c. III, haz_ Mehmet Ip~irli, Türk Tarih Kurumu, Ankara 2007, s. 1483.
" Tarih-i Naima, c III, & 1483. 36 Farooqi, Mughal-Ottornan Relations, s. 4.
32 Babürlü Devleti'nde Türkçe'nin yeri ve önemi konusunda bkz. Ali Fuat Bilkan, "Ba-bürlü Devleti'nde Türkçe" Divan, lind Ara~t~rmalar, XVII (2004/2), s. 163-168.
H~ NTL~~ B~ R ~KT~SATÇININ TAR~HTE ÖZGÜRLÜK ARAYI~I 99
olmam~~t~r. Zamanla Türk hükümdarlan ve ~ehzadeleri Hint kültürün-den de etkilenmi~tir. Hint kültürünkültürün-den etkilenen hükümdarlann ba-~~nda Ekber ~ah gelirken, ~ehzâdeler aras~nda ise ~ah Cihan'~n o~lu Dara ~ikuh önemli bir yer tutmaktad~r. Amartya Sen, Dara ~ikuh'tan bahsederken onun "Tac Mahal'in bânisi" ~ah Cihan'~n o~lu oldu~unu özellikle vurgulamaktad~r38. Dara ~ikuh'un Sanskritçe'yi ö~rendi~i ve Hint medeniyetinin klasikleri aras~nda yer alan Upani~adlar'~n bir k~s-m~n~~ Farsça'ya çevirdi~ini belirten Amartya Sen, bu çevirinin Hindu fel-sefesine ilgi duyan Avrupal~lar için temel kaynaklardan biri haline gel-di~ine i~aret etmektedir39. 1784 y~l~nda Bengarde Royal Asiatic Society adl~~ cemiyetin kurucusu olan Sir William Jones'un Upani~adlarla ilk ta-n~~~kli~~~ Dara ~ikuh'un bu çevirisi ile oldu40. Amartya Sen, Dara ~ikuh örne~inin ihmal edilip Babürlüler'i sadece Dara'n~n karde~i Evreng-zib'in penceresinden görmenin tarihi hakikate uygun dü~meyece~i ka-n~s~ndad~r'". Babürlüler hakk~ndaki kitab~nda Annemarie Schimmel de Dara ~ikuh hakk~nda benzer ifadeler kullanmaktad~r. Schimmel'e gö-re, Dara ~ikuh, dedesi Ekber ~ah gibi tasavvufa meyillidir. Farsça bir-çok eser kaleme alan Dara'n~n as~l gayesi, ~slami gelenekle Hindu gele-ne~i kayna~t~rmakt~. Bu maksada binaen birçok Hindu klasi~ini Fars-ça'ya çevirmi~tir. Dara ~ikuh'un elli Upani~ad tercümesi XIX. yüzy~l~n ba~lannda Latince'ye çevrilmi~~ ve Avrupa'da idealistik felsefenin olu~u-munda te~vik edici bir rol oynam~~t~r42. Kültürel sahada böylesine etkin ve ba~ar~l~~ olan Dara ~ikuh, babas~~ ~ah Cihan (1627-1657) taraf~ndan veliaht tayin edilmesine ra~men karde~i Evrengzib Alemgir (1658-1707) taraf~ndan öldürülmü~tür. Dara'n~n çabalar~~ bir anlamda dedesi Ekber ~ah'~n çabalann~n bir devam~yd~. Dara ~ikuh da, büyük dedesi Ekber ~ah gibi, Islami gelenelde Hindu gelene~in ortak yönlerini ara-ma çabas~~ içindeydi. Aara-martya Sen, bu gayrederin günümüz dünyas~na önemli mesajlar içerdi~inin fark~ndad~r. Ancak böyle bir aray~~la ahenkli bir kalk~nman~n yakalanabilece~ine inanmaktad~r.
Hindistan'da üç as~rdan fazla hüküm süren Babürlüler devletinin kurucusu olan Babür ~ah, bir ferman~nda Kuzey Hindistan'~~ fethettik-
'N Amartya Sen, 771e Argumentative Indian, Writings on Indim' History, Culture and Identip,, Picador, New York 2005, s. 61.
'9 Sen, ag.e., s. 61. " Sen, ag.e., s. 61n. 4' Sen, ag.e., s. 61.
42 Annemarie Schimmel, 77~e Empirt of the Great Mughals, History, Art and Culture, London: Re- aktion Books, 2004, s. 48.
100 FATIH BAYRAM
ten sonra memleketi kallund~rmak için da~nga vergisi gibi baz~~ vergile-ri kald~rma yoluna gitmi~~ ve her ~rktan insan~~ "Padi~ahm kereminin gölgesinde emin olarak ya~ama"ya davet etmi~tir: "Türk, Tacik, Tatar, Arap, Acem, Hindli, Farsh, sipahi, re'aya ve bütün milletler ile Adem o~ullarmdan, padi~ahm kereminin gölgesinde emin olarak ya~amak is-teyenler, bu ebedi ümide bel ve ümid ba~layarak, ebedi devletin duas~~ ile me~gul olsunlar." Hiçbir ~rk ve din ayr~m~~ yap~l~naks~z~n yap~lan bu ça~r~, bir anlamda sultanlar~n tebaalarma kar~~~ "babal~k" vazifesinin bir tezahürüydü43. Babür'ün ba~latt~~~~ kallc.mma hamlesinin bir benzerini çok daha önce gerçekle~tirmi~~ olan Göktürk hükümdan Bilge Kalkan, halk~na kar~~~ babal~k vazifesini ("velayet-i pederâne") nas~l yerine getir-di~ini ~u ~ekilde aç~ldamaktayd~:
Karde~im (Kül-tekin) ve beylerimle birlikte çal~~t~m. (Bu sa-yede) göçmü~~ ve da~~lm~~~ halk~~ toplad~m. Yoksul ve bitkin halk~~ toparlad~m; ç~plak halk~~ giydirdim; aç halk~~ doyurdum; fakir hal-k~~ zengin ettim; az milleti ço~alttun. Tanr~~ irade eyledi~i için mil-leti dirilttim".
Bilge Ka~an'm ifade etti~i "velayet-i pederâne" inanc~~ Selçuldular ve Osmanl~lar'da da benzer bir ~ekilde devam etmi~tir. Niza~nül-mülk'ün Melik~ah hakk~nda kulland~~~~ ifadeler de ayn~~ gelene~in de-vam etti~ini göstermektedir: "Sultamm~z cihan ailesinin babas~d~r ve devrin hükümdarlar~~ ona inluyâd etmi~tir. Bu sebeple onun babal~k ~ef-kati, cömertli~i ve sofrasm~n geni~li~i de o nisbette büyük olmal~d~r."43 Selçuldular gibi Osmanl~lar da açlann doyurulmas~~ ve memleketin ima-n ve kalkmd~r~lmas~~ içiima-n birçok vak~f tesis etmi~lerdir. Oruç Tarihi'ima-nde de ifade edildi~i gibi, "Bu Osmaniler garibleri sevicilerdir."46
Günümüz kalk~nma iktisatç~lanndan olan Amartya Sen'in öyküsü de bir "garib"in yani Kader Mia'nm hazin hikayesiyle ba~lam~~t~r. Gü-nümüzde Birle~mi~~ Milletler Kalk~nma Program~~ (UNDP) raporlarm~n haz~rlanmas~nda dan~~manl~k yapan An~artya Sen'in eserlerinde s~k s~k
43 Bkz. Osman Turan, Türk Cihan lidkinnyeii M4ki1resi Tarihi, Türk Dünya .Niza~nemh Milh bilimi ve
insanf Esasiten, ~~tüken Yay~nlar~, Istanbul 2006, s. 120-127.
" Turan, a.g.e., s. 122. 45 Turan, ag.e., s. 123.
46 Halil inalak, Devlet-i Akye, Osmanl~~ imparatorkeu üzerine Ara~hr~nalar-I, i~~ Bankas~~ Yaymlan, Istanbul 2010, s. 10.
H~NTL~~ B~R ~KT~SATÇININ TARIHTE ÖZGÜRLÜK ARAYI~I 101
XVI. asrm en önemli Türk hükümdarlar~ndan birisi olan Ekber ~ah'a at~fta bulunmas~~ ~a~~rt~c~~ de~ildir. Çünkü Amartya Sen, Bengal as~ll~~ bir Hindistan vatanda~~d~r. Amartya Sen'in memleketi Bengal, Ekber ~ah döneminde Babürlü devleti idaresine girr~li~tir47. Günümüzde Hindis-tan'~n en çok övünç duydu~u eski hükümdarlardan birisi Ekber ~ah't~r. Hindistan'~n ba~kenti Delhi'yi süsleyen eserlerin önemli bir k~sm~~ Türk hükümdarlarm eseridir. Hindistan'~n medar-~~ iftihar~~ Tac Mahal ise Ekber ~ah'~n torunu ~ah Cihan'm eseridir.
Amartya Sen, kallunma meselesini ele al~rken tarihsel mirasm göz ard~~ edilemeyece~inin farlundad~r. Sen, bir makalesinde kendisinin ta-rihçi olmad~~~m belirtmekte; ancak tarih okuyan insan~n yaln~z geçmi~i de~il günümüzü de daha iyi anlayabilece~ini belirtmektedir. Amartya Sen'e göre tarih, bize ihti~amh zamanlar~m~zda zafer sarho~u olmama-m~z~, kar~~la~t~~~m~z yenilgilerde ve ba~ar~s~zliklarda da y~lg~nl~~a kap~l-mamam~z~~ ö~retir48. Kendi ismiyle an~lan devleti kuran Babür ~ah (1526-1530) da y~lg~nli~a kap~lmayan bir iradeye sahipti. Semerkant ~ehrini ele geçirmek için mücadele etti~i Özbek hükümdar~~ ~eybanl Han'a yenilen Babür ~ah, hayata küsmemi~~ ve büyük bir irade örne~i göstererek önce Kabil'i sonra ise Kuzey Hindistan'~~ fethetmi~tir. Ba-bür'ün k~z~~ Gülbeden, Hümayunnâme adl~~ eserinde, babas~n~~ Timur zama-mndan o zamana kadar gelen hükümdarlar içerisinde en azametlisi ola-rak görmektedir:
Bu cüz'ün ba~lang~c~nda Hazreti Padi~ah Babam'~n (Babur) zaman~na ait vakalar yaz~lacakur....Sahipluran Hazretleri (Timur) zamarundan Firdevs-meltân~~ Hazretleri (Babur) zamaruna kadar geçmi~~ olan sultanlardan hiçbiri Firdevs-meltâni hazretleri kadar mücadelelere aulmam~~ur. Oniki ya~~nda iken padi~ah oldular ve Fergana vilayetinin payitahu olan Endican'da 909 [1503-1504] se-nesi, mübarek Ramazamn~n be~inde hutbeleri okundu. Tam on-bir sene Maveraünnehir ülkesinde Cagatal, Timur1 ve Özbek sul-tanlanyla mütemadiyen cenk ve cidalde bulundular. Kalem dili bu çarp~~malar~n say~s~~ ve beyan~~ hususunda âciz ve kas~rd~r. Bi-
' Enver Konukç~~, "Ekber ~ah", Islam Ansiklopedisi, c. 10, Türkiye Diyanet Vakfi, ~stanbul, 1994, s. 542; C. Collin Davies, "Akbar, Abu'l-Fath Djalal Muhammad", Encyclopedia of Is- lam, the mond edition, c 1, E. J. Brill, Leiden 1986, s. 316.
48 Amartya Sen, "Economic Development and Capability Expansion in Historical Pers-pective", Pactfic Economic Review, 6: 2 (2001), s. 179.
102 FATIH BAYRAM
zim Hazretirnizin ~ihangirlik u~runda maruz kald~~~~ mihnet ve tehlikelere pek az kimseler maruz kalnu~lard~r. 01 Hazretin mu-harebeler ve tehlikeler an~nda gösterdi~i cesaret, erlik ve taham-mül pek ender olarak bir padi~ahtan nakledilmi~tir.49
Babür ~ah'~n k~z~~ tarafindan yaz~lan bu sat~rlar abart~l~~ bulunabilir. Ancak, Babür ~ah'm Kuzey Hindistan'~~ fethetti~i ve 1526 ile 1530 y~lla-n aras~y~lla-nda Hiy~lla-ndistay~lla-n'da hüküm sürdü~ü tarihi bir vâk~ad~r. Babür, Öz-beklerle mücadelesi esnas~nda Semerkand'~~ ele geçirmek için Safeviler-den yard~m ald~ysa da Sünni ahali arasmda bunun ho~~ kar~~lanmad~~i-n~~ görmü~~ ve bilhassa Hindistan'm fethinden sonra Osmanlilar'a yak~n bir politika takip etmi~tir50. Babür ~ah, gerek diplomatik aç~dan ve ge-rekse askeri teknoloji aç~s~ndan Osmanl~~ ~mparatorlu~u'nun zaman~n~n en güçlü devleti oldu~unun farkmdayd~. Bunun en önemli delillerinden birisi ise Rami askerlerdir. Osmanl~~ silah teknolojisine vâk~f olan Rami askerler, M~s~r'dan Açe'ye kadar neredeyse tüm ~slam devletlerinin im-dad~na ko~maktayd~lar51. Portekiz tehdidine kar~~~ Mernlükler'in ve Gü-cerat sultanlanmn Osmanl~'dan yard~m istedikleri bilinmektedir.
Amartya Sen'in Hindistan tarihinde Babürlü dönemini neden bu kadar önemsedi~i sorusuna çe~itli cevaplar vermek mümkündür. An-cak çocukluk ça~~nda ya~ad~~~~ bir olay onun daha sonra yazaAn-caklan üzerinde derin tesir b~rakm~~t~r. Sen, evinin bahçesinde oynarken kap~-n~n d~~mda kanlar içinde k~vranan Kader Mia ad~nda bir adam~n ac~k-li bir ~ekilde feryat etti~ine ~ahit olur. O günler, Banglade~'te Müslü-manlarla Hindular aras~nda kanl~~ çat~~malann ya~and~~~~ günlerdi. Müslüman bir i~çi olan Kader Mia, ailesine ekmek götürebilmek için
49 Gülbeden, Hiimayunname, çev. Abdürrab Yelgar, Eymen Manyas, giri~~ metni: Hikmet Ba-yur, Türk Tarih Kurumu, Ankara 1987, s. 115.
5° Bkz. Ali Anooshahr, 7he Ghazi Sultans, sa. 38-57.
51 Rüml asker hakk~nda aynnt~l~~ bilgi için bltz. Halil ~nalak, An Economican~~ 1 Social History of the Ottoman Empire, 1300-1600 , Cambridge University Press, 2005, s. 319-325; Salih Özbaran, Bir Osmanl~~ Kimli~i. 14.-17. Yüzy~llarda Ranz/Rami Ai4yet ve l~ngeleri, Kitap Yaymevi, ~stanbul 2004;
Gian-carlo Casale, 77~e Ottoman Age of Evploration, Oxford University Press, 2010, s. 34-52. Giray Fidan, Çi~dem Kafesçio~lu'nun "In the Image of Rüm: Ottoman Architectural Patronage in Sixte-enth-Century Aleppo and Damascus" makalesine at~fla ve Çin kaynaldanna dayanarak ~u tes-pitlerde bulunmaktad~r: "Osmanl~~ Devleti Ming tarih kay~tlar~nda Lu Mi ve Lu Mi Guo ismiy-le gevnektedir. `Lu Mi' Rurni'nin Çince sesismiy-lerismiy-le yaz~lm~~~ halinden ba~ka bir ~ey de~ildir. `Lu mi Gio' ise Rumi ülkesi yani Osmanl~~ ülkesidir." Giray Fidan, Çin'de Osmanl~~ TiO~i ve Osmanl~lar, Yeditepe Yaymevi, ~stanbul 2011, s. 63.
H~NTL~~ B~R ~KT~SATÇININ TARIHTE ÖZGÜRLÜK ARAYI~I 103
Hindulann yo~unlukta oldu~u caddede çal~~mak durumunda idi ve bu cadde üzerinde Hindular tarafindan b~çaklanm~~t~52. Yard~m için feryat eden Mia'ya Amartya hemen su ikram eder; Amartya'n~n babas~~ da Ka-der Mia'y~~ hastaneye yeti~tirmek için çabalamaktad~r. Yolda KaKa-der Mia, han~m~n~n kendisine o tehlikeli caddeye gitmemesi gerekti~ini söyledi-~ini sarldar ve yolda can verir53. Amartya Sen'e göre, ekonomik özgür-lükten yoksun olu~~ Kader Mia'y~~ ölüme sürüklemi~tir. Mia'n~n daha gü-venli bir yerde çal~~ma imkan~~ olsayd~~ bu feci ak~bete u~ramayabilirdi54. Gerek Banglade~'te gerekse Hindistan'da Müslümanlarla Hindular aras~ndaki kanl~~ mücadeleye ~ahit olan Amartya Sen, bu co~rafyada üç as~rdan fazla hüküm sürmü~~ olan Babürlülerin adalet ve tesâmüh (to-lerance) siyasetine özlem duymaktad~r.
Amartya Sen'in Development As Freedom55 kitab~nda Islamic Tolerance
(Islami Tesâmüh) ba~l~~~~ alt~nda özellikle Ekber ~ah'dan bahsetmesi Hint dü~ünce ikliminden gelen birisi için ~a~~rt~c~~ de~ildir. Sen, 1556 ile 1605 y~llanna tekabül eden Ekber ~ah döneminde Hindistan'da ho~gö-rü iklimi hakimken Avrupa'da hâlâ Engizisyonlar~n yayg~n oldu~unu vurgulamaktad~r56. Amartya Sen, yaln~z Ekber ~ah'~n de~il di~er Türk hükümdarlann da ça~da~lar~~ olan Avrupal~~ krallardan tebaalanna kar-~~~ çok daha müsamahakâr oldu~unu belirtmektedir57. Farkl~~ inançlara sayg~~ ve ho~görünün kalk~nma için vazgeçilmez oldu~u gerçe~ini Amartya Sen'in di~er çal~~malannda da görebiliriz. Amartya Sen'i di~er iktisatç~lardan ay~ran husus, kalk~nma ile ilgili tezlerini tarihi referans-larla zenginle~tirme çabas~d~r. ~üphesiz bu farklilikta al~nan e~itimin yan~~ s~ra felsefi yönü güçlü Hint gelene~inin de pay~~ büyüktür.
Amartya Sen, Türk hükümdarlann di~er inançlara kar~~~ sayg~s~n-dan bahsederken sadece Ekber ~ah'tan ve Babürlülerden bahsetmez.
62 Development as Freedom, s. 8.
" Development as Freedom, s. 8.
64 Development as Freedom, s. 8.
56 Bu kitab~n Türkçe çevirisi ~çin bkz. Amartya Sen, özgürlitkle Kalk~nma, çev. Yavuz Alogan,
Ayr~nt~~ Yay~nlar~, ~stanbul, 2004.
46 Development as Freedom, s. 239. Yusuf Hikmet Bayur da Hindistan Tarihi kitab~nda benzer bir
görü~e yer vermektedir. Bayur, Ekber ~ah'~n tüm din mensuplanm himaye etti~i ve onlara öz-gürce ibadet hakk~~ tan~nd~~~~ ça~da Avrupa'da engizisyon mahkemelerinin hâlcim oldu~unu vurgulamaktad~r. Bkz. Y. Hikmet Bayur, Hindistan Tarihi, c. 2, Türk Tarih Kurumu, Ankara 1987, ss. 80, 81.
104 FAT~~ H BAYRAM
Ona göre, Türk hükümdarlar~~ muas~rlan olan Avrupal~~
hükümdarlar-dan çok daha fazla tesamüh (tolerance) sahibi idiler. Sen, XII. As~rda
"ho~görüden yoksun Avrupa"dan "Selahaddin-i Eyrabrnin
Kahire-si"ne s~~~nan Yahudi bilgin Ibn Meymun örne~ini verir58. Banglade~~ ve
Hinclistan'da yeti~en birisi olan Amartya Sen'in Osmanl~~ tarihine fazla
a~ina olmad~~~~ a~ikard~r. Amartya Sen'in Osmanhlarla ilgili pek fazla
de~erlendirmede bulunmad~~~~ görülmektedir. Osmanh tecrübesini de
inceleyebilseydi XVI. as~rla ilgili daha güçlü yonunlarda bulunabilirdi.
SONUÇ
Amartya Sen'in Hindistan Türk tarihi ile ilgili tespitleri önemli
ol-makla birlikte yamlna unsurlar da içermektedir. Yirminci asrm
yazarlar~~ aras~nda say~lan bir entellektüelin sadece ikindi kaynaklara
dayanarak yapt~~~~ iyi niyetli de~erlendirmeler tarihi vakalar~~ oldu~u
gi-bi anlama çabas~na gölge dü~ürmektedir. Sen'in Babürlü
hükümdarla-mun otobiyografileri say~lan Babürname, Cihangirname ve
Hümayun-name gibi eserlere at~fta bulunmaks~z~n yapt~~~~ de~erlendirmeler
Hin-distan'~n son iki as~rda geçirmi~~ oldu~u sürecin zihinlerdeki bir miras~~
olarak algilanabilir. Sen'in Babürlü tecrübesini Ekber ~ahla
özde~le~-tirmesi Babürlü literatüründeki Ekber ~ah hayranh~uun bir tezahürü
olarak görülebilir.
Amartya Sen'in eserlerindeki kaynakça k~sm~na bakt~~~m~zda
yap~-lan mühim tespitlerin yeterince tevsik edilemedi~i görülmektedir.
Senle ilgili di~er önemli bir husus ise, de~i~ik y~llarda bas~lan farkl~~ ad~~
ta~~yan eserlerinde i~kretti~i tarihi simalarm hemen hemen ayn~~
olu-~udur. Sen, tarihi referanslanru ya da örneklerini zenginle~tirme
çaba-s~na pek giri~memektedir. Tarihte tesamüh siyasetini takip eden
sul-tanlara örnek olarak Selahaddin-i Eyyubi ve Ekber ~ah gibi örneklerin
de~i~ik eserlerde tekrarland~~~~ görülmektedir. Sen'in eserlerinde
Ba-bür ~ah ve ~ah Cihan gibi örneklere rastlayarnad~~~m~z gibi Ekber
~ah'm muas~n olan Osmanl~~ ve Safevil sultanlarmm ismine de tesadüf
edemiyoruz.
" "The Turkish emperors were often more tolerant than their European contemporari-es. Abundant examples of this can be found also in Cairo and Baghdad. Indeed, even the gre-at Jewish scholar Maimonides, in the twelfth century, had to n~n away from an intolerant Eu-rope (where he was born) and from its persecution of Jews, to the security of a tolerant and urbane Cairo and the patronage of Sultan Saladin." Sen, age., & 239.
H~NTL~~ B~ R ~ KT~SATÇININ TARIHTE ÖZGÜRLÜK ARAYI~I 105
Amartya Sen'in kalk~nma meselesine insan~~ merkez alarak yakla~-mas~nda ~üphesiz Kader Mia trajedisine ~ahit olu~unun büyük rolü var-d~r. Sen'in di~er kalk~nma iktisatglar~ndan farkli yönü, yeti~ti~i co~raf-ya ve iklimle de ilgilidir. Onun modern iktisatla ilgili co~raf-yazd~~~~ eserlerde bile bu etki barizdir. O, okuyucuyu fark~nda olmadan milattan önceki as~rlara, Hint iklimine götürmektedir. Böyle bir yakla~~m~n metodolo-jik aç~dan ele~tirihnesi kaç~n~lmaz olmakla birlikte, Amartya Sen bunu
pek umursamamakta ve eserlerinde tarih seyahatma ya da ba~ka bir ifa-deyle özgürlük aray~~~na ç~kmaktad~r.
KAYNAKÇA
Ahmed, Eflâki, Anjlerin Menk~beleri (Mevlana ve Etrafindalciler), c. 1, çev. Tahsin
Yaz~c~, Remzi Kitabevi, ~stanbul 1986.
Aka, ~smail, Timurlular, Türkiye Diyanet Vakfi, Ankara 1995. Alberuni's India, çev. Edward C. Sachau, c. 1, Oriental Reprint, 1983.
Anooshahr, Ali, The Ghazi Sultans and the Frontiers of Islam, A Comparative Study of the Late Medieval and Earb) Modern Periods, Routledge, London 2009.
Bayur, Y. Hikmet, Hindistan Tarihi, c. 2, Türk Tarih Kurumu, Ankara
1987.
Bilkan, Ali Fuat , "Babürlü Devleti'nde Türkçe" Divan, ilmi Ara~t~rmalar, XVII (2004/2), ss. 163-168.
Bosworth, C.E., "Mahmud b. Sebüktigin", Encyclopedia of Islam, second editi-on, c. 6, E. J. Brill, Leiden 1991, ss. 65, 66.
Bosworth, Clifford Edmund, 77~e Ghaznavids, 77~eir Empire in Afghanistan and Eastern Iran, 994-1040, Librairie du Liban, Beirut 1973.
Casale, Giancarlo, The Ottoman Age of Exploration, Oxford University Press,
2010.
Craig, Albert M. v.d., The Heritage of World Civilizations, Ninth Edition, c. 1,
Prentice Hall, Boston 2011.
Dale, Stephen, The Muslim Empires of the Ottomar~s, Safavids, and Mughals,
Cam-bridge University Press, 2010.
Davies, C. Collin, "Akbar, Abu'l-Fath Djalal al-Din Muhammad", En9,clo-pedia of Islam, the second edition, c. 1, E. J. Brill, Leiden 1986, ss. 316, 317.
106 FATIH BAYRAM
Farooqi, Naimur Rahmani, Mughal-Ottoman Relations, A Study of Political C.? Diplomatic Relations between Mughal India and the Ottoman Empire, 1556-1748, ~darah-i Adabiyat-i Delli, Delhi 1989.
Farooqi, N. R., "Six Ottoman Documents on Mughal-Ottoman Relati-ons during the reign of Akbar", journal of Islamic Studies 7: 1 (1996), ss. 32-48.
Fidan, Giray, Çin'de Osmanl~~ Tüfe~i ve Osmanl~lar, Yeditepe Yay~nevi, ~stan-bul 2011.
Firdevsi, ~ahnâme, çev. Necati Lugal, Kabalc~~ Yay~nevi, ~stanbul 2008. Gazi Zahirüddin Muhammed Babur, Vekayi, Babur'un Hat~rat~, c. 2, çev.
Re-~it Rahmeti Arat, Türk Tarih Kurumu, Ankara 1987.
Gülbeden, Hümayunname, çev. Abdürrab Yelgar, Eymen Manyas, giri~~ metni: Hikmet Bayur, Türk Tarih Kurumu, Ankara 1987. ~ nalc~k, Halil, An Economic and Social History of the Ottoman Empire, 1300-1600,
Cambridge University Press, 2005.
~ nalc~k, Halil, Devlet-i Alryye, Osmanl~~ Imparatorlu~u Üzerine Ara~t~rmalar-I, ~~~ Ban-kas~~ Yaymlan, ~stanbul 2010
~ nalc~k, Halil, Fatih Devri üzerinde Tetkikler ve Vesikalar I, Türk Tarih Kuru-mu, Ankara 1995.
~ nalc~k, Halil, O~uz Mevlüd, yay., Gazavât-~~ Sultan Murad b. Mehemmed Han, Türk Tarih Kurumu, Ankara 1989.
Jahang-ir, The jahangimama, çev. Wheeler M. Thackston, Oxford Univer-sity Press, 1999.
Konukçu, Enver, "Ekber ~ah", ~slam Ansiklopedisi, c. 10, Türkiye Diyanet Vakfi, ~stanbul 1994, ss. 542-544.
Merçil, Erdo~an, Gazneliler Devleti Tarihi, Türk Tarih Kurumu, Ankara 1989
Merçil, Erdo~an, "Mahmud-~~ Gaznevi", ~slam Ansiklopedisi, c. 27, Türkiye Diyanet Vakfi, Ankara 2003, ss. 362-365.
Mevkin, Mesnevi VI, çev. Abdülbaki Gölp~narl~, Milli E~itim Bakanl~g-'1 Yay~nlar~, ~stanbul 1995.
Naima Mustafa Efendi, Tarih-i ,Naima (Ravzatül-Hüsryn fi Hul~~sati Ahbâri'l-Hâ-fikayn), c. III, haz. Mehmet ~p~irfi, Türk Tarih Kurumu, Ankara 2007.
HINTLI B~R ~KT~SATÇININ TARIHTE ÖZGÜRLÜK ARAYI~I 107
Nizamü'l-mülk, 4>asetname, çev. Mehmet Taha Ayar, ~~~ Bankas~~ Kültür Yay~nlar~, ~stanbul, 2009.
Oruç, Zülküf, "Kalk~nmaya Ele~tirel Bir Bak~~: Amartya K. Sen"in Ya-pabilirlik Yakla~~m~~ ve Özgürlükle Kalk~nma Anlay~~~", Türk ~~birli-~i ve Kalk~nma idaresi Ba~kanl~~~~ Teknik Yard~m Uzmanl~k Tezi, Ankara 2010. Özbaran, Salih, Bir Osmanl~~ Kimli~i: 14.-17. Yüzy~llarda R~2m/Rdmi AiOyet ve
im-geleri, Kitap Yay~nevi, ~stanbul 2004
Özcan, Azmi, Pan-~slamiz~n, Osmanl~~ Devleti, Hindistan Müslümanlar~~ ve Ingiltere (1877-1924), ~SAM Yay~nlar~, Ankara 1997.
Schimmel, Annemarie, The Empire of the Great Mughals: Histo9), Art and Culture, Reaktion Books, London 2010.
Sen, Amartya, "Economic Development and Capability Expansion in Historical Perspective", Pacific Economic Review, 6: 2 (2001), ss. 179-191.
Sen, Amartya, Development as Freedom, Alfred A. Knopf, New York 1999. Sen, Amartya, Ozgürlükle Kalk~nma, çev. Yavuz Alogan, Aynnt~~ Yay~nlar~,
~stanbul 2004.
Sen, Amartya, The Argumentative Indian, Writings on Indian Histo9), Culture and Iden-ti, Picador, New York 2005.
Sen, Amartya, The Idea of justice, Penguin Books, London 2010.
Turan, Osman, Türk Cihan Hdkimiyeti Mtlkdresi Tarihi, Türk Dünya JVizam~n~n Milli, ~sldm ve ~nsani Esaslar~, Ötüken Yay~nlar~, ~stanbul 2006. Unat, Faik Re~it, Osmanl~~ Sffirleri ve Stfaretnameleri, Türk Tarih Kurumu,
An-kara 1992.
Yusuf, Sinan, Tezkire-i Halvetiyye, Süleymaniye Kütüphanesi, Esad Efendi no. 1372.