• Sonuç bulunamadı

The Frequency of Psychiatric Disorders in Obese Patients

N/A
N/A
Protected

Academic year: 2021

Share "The Frequency of Psychiatric Disorders in Obese Patients"

Copied!
6
0
0

Yükleniyor.... (view fulltext now)

Tam metin

(1)

152

ÖZET

Obezite vücutta aþýrý yað depolanmasý olarak tanýmlanmaktadýr. Obezitenin çeþitli fiziksel ve ruhsal sorunlara yol açtýðý bilinmek-tedir. Yapýlan çalýþmalarda obez hastalarda depresyon ve anksiyete düzeylerinin yüksek olduðu bildirilmiþtir. Biz bu çalýþ-mada 53 obez hastanýn psikiyatrik tanýlarý, depresyon ve anksiyete düzeylerini araþtýrmayý amaçladýk. Hastalar, sosyode-mografik deðiþkenlerin sorgulanmasý amacýyla yarý-yapý-landýrýlmýþ görüþme çizelgesi, DSM-IV I. eksen bozukluklarý için yapýlandýrýlmýþ klinik görüþme çizelgesi klinik versiyonu (DYKG-I), Hamilton depresyon derecelendirme ölçeði (HDDÖ), Hamilton anksiyete derecelendirme ölçeði (HADÖ) ile deðerlendirildi. Hastalarda %81.3 oranýnda major depresif bozukluk, %71.7 has-tada son ayda major depresif epizod ve %22.6 oranýnda sosyal fobi, %5.7 oranýnda yaygýn anksiyete bozukluðu, %3.8 oranýnda obsesif kompulsif bozukluk, %5.8 oranýnda alkol baðýmlýlýðý ve %17 oranýnda nikotin baðýmlýlýðý olduðu bulundu. Hastalarýn ortalama HADÖ ve HDDÖ puanlarý sýrasýyla 15.19±7.23 ve 17.85±9.28 olarak bulundu. Bu çalýþmada major depresif bozukluk ve sosyal fobinin obez hastalarda sýk görülen psikiyat-rik bozukluklar olduðu bulunmuþtur.

Anahtar Sözcükler: Obezite, psikiyatrik bozukluklar, depresyon. KLÝNÝK PSÝKÝYATRÝ 2003;6:152-157

SUMMARY

The Frequency of Psychiatric Disorders in Obese Patients Obesity is described that excessive fat deposition in the body.

Obesity is known to cause several physical and psychological problems. A high anxiety and depression level have been report-ed in studies with obese patients. In this study we aim to investi-gate psychiatric diagnosis, levels of depression and anxiety in the fifty three obese patients. The patients were assesed using of the semistructured clinical interview form for examine sociodemo-graphic variables, structured clinic interview for DSM-IV/clinic version (SCID-I/CV), Hamilton anxiety rating scale (HARS) and Hamilton depression rating scale (HDRS). The patients have 81.3% major depressive disorder, 71.7% major depressive episode in last month, 22.6% social phobia, 5.7% generalized anxiety dis-order, 3.8% obsessive compulsive disdis-order, 5.8% alcohol depen-dence and 17% nicotine dependepen-dence were found. Patients mean HDRS and HARS scores were respectively 15.9±7.23 and 17.85±9.28. In this study, it was demonstrated that major depressive disorder and social phobia are common psychiatric disorders in the obese patients.

Key Words: Obesity, psychiatric disorders, depression.

GÝRÝÞ

Obezite vücutta aþýrý yað depolanmasý olarak taným-lanmakta ve beden kitle indeksi (BKÝ) 30'un üzerinde olan bireyler obez olarak kabul edilmektedir (Willett ve ark. 1999). Günümüzde obezite yaygýn bir saðlýk sorunu olarak görülmektedir. Obezitenin kýsaca vücut-ta gereksinimden fazla enerji depolanmasýna baðlý geliþtiði söylenebilir. Ancak fazla enerji depolanmasýný baþlatan nedenler tam olarak anlaþýlabilmiþ deðildir. Obezitenin hipertansiyon, hiperlipidemi, diabetes mel-litus, karaciðer fonksiyon bozukluðu, uyku apne-sendromu gibi çok deðiþik fiziksel bozukluklarýn

Bozukluklarýn Sýklýðý

Ýbrahim EREN*, Özlem ERDÝ**

* Yrd. Doç. Dr., ** Dr., Süleyman Demirel Üniversitesi Týp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalý, ISPARTA

(2)

geliþimesine neden olduðu bilinmektedir (Pi-Sunyer 1993).

Toplum saðlýðý açýsýndan büyük sorun olan obezite, bazý araþtýrmacýlar tarafýndan psikosomatik hastalýk olarak da görülmektedir (Resch ve ark. 1998). Obez hastalarda psikiyatrik bozukluklarýn görülme sýklýðýný araþtýran ilk çalýþmalarda normal populasyondan farklý psikopatoloji tespit edilmediði bildirilmiþtir (Stunkard ve ark. 1986). Psikanalitik yönelimli kli-nisyenler obez bireylerin oral saplanma ve regresyon sonucunda nevroz ve kiþilik bozukluklarýna yatkýn olduklarýný vurgulamýþlardýr (Castelnuovo-Tedesco ve Schievel 1975).

Castelnuovo-Tedesco ve Schievel (1975) obez hasta-larda hafif ve orta derecede depresyonun, kiþilik bo-zukluklarýnýn sýk görüldüðünü, psikoz ve þiddetli nöroz gibi aðýr psikopatolojilerin nadiren görüldüðünü bildirmiþlerdir. Bu konuda yapýlan yeni çalýþmalar obez hastalarda spesifik psikiyatrik bozukluklarýn yaygýnlýðýna odaklanmýþtýr. Britz ve arkadaþlarý (2000) obez hastalarda duygudurum, anksiyete, somatoform ve yeme bozukluklarýnýn saðlýklý kont-rollerden daha yüksek oranda görüldüðünü bildir-miþlerdir. Obezite ve depresyon arasýnda önemli iliþki olduðunu bildiren çalýþmalar mevcuttur. Araþtýrmalar-da obez hastalarAraþtýrmalar-da depresyon görülme sýklýðýnýn yük-sek olduðu bildirilmektedir (Wing ve ark. 1991, Istvan ve ark. 1992, Sullivan ve ark. 1993). Aþýrý obez hasta-larda duygudurum, anksiyete bozukluklarýnýn, niko-tin baðýmlýlýðýnýn ve bulimianýn kontrollerden daha yüksek oranda görüldüðü bildirilmiþtir (Musante ve ark. 1998, Black ve ark. 1992). Siegel ve arkadaþlarý (2000) obezitenin kadýnlarda depresyon semptomlarý ile iliþkili olduðunu vurgulamýþlardýr.

Obez hastalarda anksiyete düzeylerinin ve anksiyete bozukluklarýnýn yüksek oranda görüldüðü bildirilmek-tedir (Sullivan ve ark. 1993). Anksiyete bozukluklarý arasýnda da agorafobi, özgül fobi ve PTSD'nin daha sýk görüldüðü bildirilmektedir (Black ve ark. 1992). Bu çalýþmada obez hastalarda psikiyatrik bozukluklarýn görülme sýklýðý, anksiyete ve depresyon düzeylerinin araþtýrýlmasý amaçlanmýþtýr. Hipotezimiz obez hastalar-da psikiyatrik bozukluk görülme sýklýðýnýn toplum oran-larýndan daha yüksek düzeyde olacaðý ve BKÝ deðer-lerinin anksiyete depresyon düzeyi ile iliþkili olacaðýdýr. GEREÇ VE YÖNTEM

Hastalar

Araþtýrmaya Süleyman Demirel Üniversitesi Týp

Fakültesi Endokrinoloji Polikliniðine Ocak 2002-Aralýk 2002 tarihleri arasýnda kilo verme isteði ile baþvuran, BKÝ 30'un üstünde olan ardýþýk 53 hasta alýndý. Hastalara araþtýrmanýn amacý ve uygulanacak ölçek-ler hakkýnda bilgi verildi. Daha sonra araþtýrmaya katýlmaya gönüllü olanlar yazýlý izin alýndýktan sonra araþtýrmaya alýndý. Hastalarýn beden kitle indeksi aðýrlýk(kg)/boy(m)2formülü kullanýlarak hesaplandý. Deðerlendirme Araçlarý

Yarý-yapýlandýrýlmýþ görüþme çizelgesi:Çalýþmada, has-talarýn yaþ, cinsiyet, medeni durum, eðitim, meslek, gibi sosyodemografik özelliklerini saptamak için yarý-yapýlandýrýlmýþ bir görüþme çizelgesi kullanýlmýþtýr. Bu görüþme çizelgesi, ayrýca kilo, boy, diyete ve egzer-siz programýna uyum durumu, madde kullaným öyküsü ve daha önce psikiyatrik baþvuru olup olmadýðýný saptamaya yönelik sorularý içermektedir. DSM-IV I. Eksen Bozukluklarý için Yapýlandýrýlmýþ Klinik Görüþme Çizelgesi Klinik Versiyonu (DYKG-I): DYKG-I, First ve arkadaþlarý (1997) tarafýndan geliþti-rilmiþ, Türkçe geçerlilik ve güvenilirliði Özkürkçügil ve arkadaþlarý (1999) tarafýndan yapýlmýþtýr. DYKG-I'in eðitim toplantýlarýnda görüþmeciler arasý güvenilir-liðin iyi düzeyde olduðu bildirilmiþtir (Ventura ve ark. 1998). Deneklerde/hastalarda DSM-IV'e göre I. eksen psikiyatrik bozukluk tanýsýný araþtýrmak amacýyla kullanýlmaktadýr.

Hamilton Depresyon Derecelendirme Ölçeði (HDDÖ): 1961 yýlýnda Hamilton (Hamilton ve ark. 1960) tara-fýndan depresif hastalarýn incelenmesi ve belirtilerinin faktör analizi sonucunda geliþtirilen ve 1967'de ayný araþtýrmacý tarafýndan gözden geçirilerek bir takým deðiþikliklerle son þekli verilen HDDÖ (Hamilton ve ark. 1967), depresif hastalarda belirtilerin þiddetini saptamak amacýyla yaygýn olarak kullanýlmaktadýr. Bu çalýþmada, deðiþik belirti sayýsý içeren formlarý ara-sýndan 17 sorudan oluþmuþ olaný kullanýlmýþtýr. Dere-celendirmede, her belirti için ayrýca belirlenmiþ, 0'dan 4'e kadar gidebilen bir puanlama dizgesi kullanýlmak-tadýr. Türkçe geçerlik ve güvenilirlik çalýþmasý Akdemir ve arkadaþlarý (1996) tarafýndan yapýlmýþtýr. Hamilton Anksiyete Derecelendirme Ölçeði (HADÖ): Hamilton (1959) tarafýndan geliþtirilen bu ölçek, anksiyete þiddetini ölçmek amacýyla kullanýlmaktadýr. Ruhsal ve somatik anksiyete kadar depresif semptom-larý da ölçmektedir. 14 itemden oluþmuþ bu ölçekte, itemlerin varlýðý ve þiddeti, görüþme anýnda görüþenin kanaatine dayanmaktadýr. Derecelendirme her belirti

(3)

KLÝNÝK PSÝKÝYATRÝ 2003;6:152-157 154

için ayrýca belirlenmiþ, 0 ile 4 arasýnda bir puanlama dizgesi yardýmýyla yapýlmaktadýr. Türkçe geçerlik ve güvenilirlik çalýþmasý Yazýcý ve arkadaþlarý (1998) tarafýndan yapýlmýþtýr.

Ýstatistiksel Deðerlendirme

Ýstatistiksel deðerlendirmeler için SPSS-PC 9.0 paket programý kullanýldý. BKÝ ile anksiyete ve depresyon düzeyleri arasýndaki iliþkinin yönü ve düzeyi pearson korelasyon analizi kullanýlarak belirlendi. Deðerlen-dirmelerde anlamlýlýk düzeyi olarak p<0.05 kabul edildi.

BULGULAR

Araþtýrmaya alýnan 53 hastanýn 46'sýný kadýn, 7'sini erkekler oluþturmaktaydý. Hastalarýn yaþ ortalamasý 46.13±11.56, BKÝ ortalamasý 35.13±4.27 olarak bulundu. Hastalarýn sosyodemografik özellikleri Tablo 1'de toplu olarak görülmektedir. Hastalarýn 43'ünde (%81.3) major depresif bozukluk tespit edildi, bunlarýn da 38'i (%71.7) son ayda major depresif epizod ölçüt-lerini karþýlamaktaydý. 12 (%22.6) hastada sosyal fobi, 3 (%5.7) hastada yaygýn anksiyete bozukluðu, 1 (%1.9) hastada sanrýsal bozukluk, 2 (%3.8) hastada obsesif kompulsif bozukluk, 9 (%17) hastada nikotin baðýmlýlýðý, 2 (%5.8) hastada alkol baðýmlýlýðý tespit edildi. 8 (%15.1) hastada herhangi bir psikiyatrik bozukluk tespit edilmedi. Hastalarýn HDDÖ deðeri 17.85±9.28, HADÖ deðeri 15.19±7.23 olarak bulun-du. Yapýlan korelasyon analizi sonucunda BKÝ ile anksiyete ve depresyon düzeyleri arasýnda bir iliþki olmadýðý tespit edildi (sýrasýyla r=0.02, p=0.86, r=0.001, p>0.99).

TARTIÞMA

Araþtýrmamýzda obez hastalarda yüksek oranda major depresif bozukluk ve sosyal fobi olduðu tespit edildi. Yapýlan çalýþmalarda obezitede yüksek oranlar-da depresyon görüldüðü bildirilmektedir (Black ve ark. 1992, Britz ve ark. 2000, Gentry ve ark. 1984, Halmi ve ark. 1980, Reivich ve ark. 1966). Bizim hasta-larýmýzda %81.3 oranýnda major depresif bozukluk tespit edildi. Bizim çalýþmamýz yüksek oranda depresyon ve anksiyete bozukluðu görüldüðünü bildiren bu çalýþmalardaki (Black ve ark. 1992, Britz ve ark. 2000) bulgularý desteklemektedir. Ancak bu bulgumuz obez hastalarda psikiyatrik bozukluklarýn genel populasyondan farklý olmadýðýný bildiren çalýþ-malarla uyumlu deðildir (Stunkard ve ark. 1986). Yapýlan çalýþmalarda obez hastalarda anksiyete

bozukluðu sýklýðýnýn ve anksiyete düzeylerinin yük-sek olduðu, agorafobi, özgül fobi ve PTSD'nin sýk görüldüðü bildirilmektedir (Black ve ark. 1992). Ancak obez hastalarda sosyal fobi sýklýðý konusunda

Tablo 1. Hastalarýn sosyodemografik özellikleri

Ort±SS Yaþ (yýl) 46.13±11.56 BKÝ 35.13±4.27 n=53 % Medeni durum Bekar 3 5.7 Evli 42 79.2 Dul ya da boþanmýþ 8 15.1 Meslek Memur 2 3.8 Öðretmen 1 1.9 Ev kadýný 27 50.9 Teknisyen 2 3.8 Eczacý 3 5.7 Terzi 2 3.8 Çiftçi 2 3.8 Emekli 14 26.4 Eðitim

Okur yazar deðil 1 1.9

Ýlkokul 15 28.3 Ortaokul 8 15.4 Lise 14 26.4 Üniversite 15 28.3 Psikiyatrik baþvuru Var 29 54.7 Yok 24 45.3

Tablo 2. Obez hastalarda görülen psikiyatrik bozuk-luklarýn daðýlýmý ve psikiyatrik ölçek deðerleri

n=53 %

Major depresif bozukluk 43 81.3

Major depresif epizod 38 71.7

Sosyal fobi 12 22.6

Yaygýn anksiyete bozukluðu 3 5.7 Obsesif kompulsif bozukluk 2 3.8

Sanrýsal bozukluk 1 1.9 Alkol baðýmlýlýðý 2 3.8 Nikotin baðýmlýlýðý 9 17 Ort±SS HDDÖ 17.85±9.28 HADÖ 15.19±7.23

(4)

yapýlan çalýþma tespit etmedik. Bizim çalýþmamýzda obez bireylerde %22.6 oranýnda sosyal fobi görüldüðü bulundu.

Çalýþmamýzda obez hastalarda major depresif bozuk-luk ve sosyal fobi gibi spesifik psikiyatrik bozukbozuk-luk- bozukluk-larýn sýklýðý yüksek bulunmakla birlikte hastalarda bu bozukluklarýn yüksek oranda görülmesinin nedeni tam olarak anlaþýlamamýþtýr. Obezitede beden imajý bozukluðu, stigmatizasyona yatkýnlýk olduðu bilin-mektedir. Obez bireylerde fobik kaçýnmanýn onlara insanlarýn uzun bakýþlarý ve fýsýltý ile yorum yap-malarý gibi sosyal etkenlerin sonucunda ortaya çýk-týðýný speküle etmek mümkün olmakla birlikte baþka faktörlerin de etkili olabileceði düþünülmelidir. Bu hastalarýn yaþadýklarý toplum dýþýna itilme davranýþý depresyon, anksiyete ve diðer bozukluklarýn geliþme-sine katkýda bulunabilir. Araþtýrmacýlar, beden aðýrlýðý ile aþýrý uðraþ ve bozulmuþ beden imajýnýn obez hasta-larýn önemli özelliklerinden olduðu konusunda hem-fikirdirler (Stunkard ve ark. 1986, Castelnuovo-Tedesco ve Schievel 1975). Toplumda gençlik, güzellik ve incelik gibi deðerlere verilen önem obezlerin yeter-siz ve çekici olmadýklarý duygusuna neden olmaktadýr. Obez bireylerde anksiyete ve depresyon düzeyleri arasýnda bir korelasyon bulunmadý. Bu sonuç obezitenin þiddetinden çok varlýðýnýn ruhsal bozuk-luklarla iliþkili olduðunu desteklemektedir.

Diðer taraftan obez hastalarýn ailelerinde psikiyatrik hastalýklarýn sýk görüldüðü yönünde bulgular mevcut-tur (Price ve ark. 1987). Bulgular obez hastalarda gö-rülen psikiyatrik hastalýklara, genetik yatkýnlýk ile bir-likte ailede psikiyatrik hastalýklara baðlý olarak oluþan parçalanmýþ aile ortamýnda ya da ihmale maruz ka-larak büyümenin neden olduðunu desteklemektedir. Yeme davranýþý ve nöronal sistemler arasýnda karþýlýk-lý etkileþim mevcuttur. Yeme serotonin baþta olmak üzere kompleks nöral mekanizmalarýn kontrolü altýn-dadýr. Ayný zamanda gýda alýmý, serotoninerjik nöron-larda serotonin salýnýmýnýn kontrolünde etkili olmak-tadýr. Serotonin salýnýmý karbonhidrat alýmýna baðlý insülin salýnýmý ve plazma triptofan oranýnýn artýþý ile artarken, protein alýmý ile deðiþmemektedir (Wurtman ve Wurtman 1995). Serotoninin duygudurum, iþtah, aðrý duyusu, kan basýncý ile iliþkili olduðu bilinmekte-dir. Hastalarýn karbonhidrat alýmý serotonin salýnýmý-na baðlý olarak kendilerini daha iyi hissetmelerine neden olmakta, bunun sonucunda bu gýdalara karþý bir düþkünlük meydana gelmektedir. Karbonhidrat alýmý insanlarýn kendini iyi hissetmesine neden

olurken ayný zamanda kilo alýmýna da neden olmak-tadýr.

Premenstrüel sendromu olan kadýnlarda, sigarayý býrakan (nikotin beyinde serotonin miktarýný arttýrýr, nikotin kesimi tam tersi etki yapar), kýþ depresyonu olan hastalarda bu gýdalara eðilim görülmektedir (Wurthman ve Wurtman 1995).

Yeme davranýþý ile karþýlýklý iliþkisi olan serotonin ayný zamanda bir çok psikiyatrik bozukluðun fizyopa-tolojisinde rol alan bir nörotransmitterdir. Serotonin dizgesinde bir bozukluðun olmasý hastada hem psikiyatrik bozukluðun hem de obezitenin geliþmesini açýklayabilir.

Bunlara ek olarak insanda ruhsal durum ve yeme davranýþý arasýnda karþýlýklý etkileþim olmaktadýr. Ruhsal durumla yemek seçimi, yeme miktarý ve yeme sýklýðý arasýnda, fizyolojik ihtiyaçlardan baðýmsýz bir iliþki mevcuttur. Ýnsanda yeme davranýþýnýn anksiyete, neþe, üzüntü, öfke, depresyon gibi farklý duygulara göre deðiþtiði yaygýn olarak kabul edilmek-tedir. Emosyonel durumla baðlantýlý olan yemek yeme davranýþý emosyonel yeme olarak tanýmlanmaktadýr. Emosyonel yemenin beden aðýrlýðý ile iliþkili olduðu birçok çalýþmada gösterilmiþtir (Ganley 1989). Çalýþ-malarda sýkýntý, depresyon, yorgunluk sýrasýnda yeme miktarýnda artma, korku, gerilim ve aðrý sýrasýnda azalma olduðunu bildirilmektedir (Canetti ve ark. 2002). Macht (1999) üzüntü ve neþenin yeme davra-nýþýný etkilediðini göstermiþtir. Öfke, depresyon, sýkýn-tý, anksiyete ve yalnýzlýk gibi negatif emosyonlarla emosyonel yeme davranýþýnýn ortaya çýktýðý bildiril-mektedir (Ganley 1989). Bir çalýþmada obez bireylerin anksiyeteli olduklarýnda aþýrý yedikleri ve yemenin anksiyetelerini azalttýðý öne sürülmüþtür (Kaplan ve Kaplan 1957). Yemenin anksiyeteyi azaltma mekaniz-masý tam olarak anlaþýlamamýþ olmekaniz-masýna raðmen, protein ve karbonhidrat alýmýnýn özellikle serotonin sentezine farklý etkileri üzerinde durulmaktadýr. Diðer taraftan Pine ve arkadaþlarý (1997) yaptýklarý çalýþmada 700 adolesaný 1982 ve 1992 yýllarýnda deðerlendirmiþler ve bazal depresyonun yetiþkin dönemdeki BKÝ'de önemli yüksekliðin prediktörü olduðunu bulmuþlardýr. Yine Roberts ve arkadaþlarý (2000) bazal obezite seviyesinin ileri dönemdeki depresyon için prediktör olduðunu bildirmiþlerdir. Bundan dolayý uzunlamasýna çalýþmalar iki yönlü nedensel etkileþimin olabileceðini desteklemektedir. Ruhsal bozukluklarda bulunan fizyolojik

(5)

düzensizlik-KLÝNÝK PSÝKÝYATRÝ 2003;6:152-157 156

ler de obezitenin geliþimini açýklamada yararlý olabilir. Kortizol salýnýmý hipotalamopituiter adrenal eksen ta-rafýndan düzenlenmekte; anksiyete ve depresif bozuk-luklarda kortizol salýnýmýnda bozukluklar olmaktadýr (Grunhaus ve ark. 1987). Kortizol vücutta santral böl-gelerde yað depolanmasýna neden olmaktadýr. Yapýlan çalýþmalarda depresyon ile santral yað miktarý arasýn-da iliþki bulunmuþtur (Bjorntorp ve Rosmond 2000, Larsson ve ark. 1989). Diðer metabolik proseslere ge-lince hem obezite hem de depresyonda glukoz intole-ransý ve insulin direnci görülmektedir. Üstelik obezite ve depresyon tedavisi ile insulin duyarlýlýðý da düzel-mektedir (Faith ve ark. 2002, Okamura ve ark. 2000).

Sonuç olarak major depresif bozukluk ve sosyal fobi obez hastalarda yüksek oranda görülmektedir. Ancak bu konuda net bilgiler için kontrollü ve geniþ katýlým-lý çakatýlým-lýþmalara gereksinim vardýr. Psikiyatrik hastakatýlým-lýk- hastalýk-larýn obeziteye eþlik etmesi obezite tedavisini olumsuz etkilemektedir. Birlikte bulunan psikiyatrik bozuk-luðun tedavisi, hastanýn uyumunu arttýracak, komp-likasyonlarý azaltacak, tedavi ekibinin yaklaþýmlarýný modifiye etmelerine olanak tanýyacaktýr. Bu nedenle obez hastaya psikiyatrik yardým ve desteðin obezitenin tedavisine ve yaþam kalitesine olumlu katkýlarý olacaðý akýlda tutulmalýdýr.

Akdemir A, Örsel SD, Dað Ý ve ark. (1996) Hamilton Depresyon derecelendirme Ölçeði'nin (HDDÖ) geçerliði-güvenirliði ve klinikte kullanýmý. Psikiyatri Psikoloji Psikofarmakoloji Dergisi, 4:251-259.

Bjorntorp P, Rosmond R (2000) Obesity and cortisol. Nutrition, 16:924-936.

Black DW, Goldstein RB, Mason EE (1992) Prevalence of men-tal disorder in 88 morbidly obese bariatric clinic patients. Am J Psychiatry, 149:227-234.

Britz B, Siegfried W, Ziegler A ve ark. (2000) Rates of psychi-atric disorders in a clinical study group of adolescents with extreme obesity and in obese adolescents ascertained via a population based study. Int J Obes Relat Metab Disord, 2:1707-1714.

Canetti L, Bachar E, Berry EM (2002) Food and emotion. Behav Processes, 60:157-164.

Castelnuovo-Tedesco P, Schievel D (1975) Studies of super obe-sity, I: psychological characteristics of super obese patients. Int J Psychiatry Med, 6:465-480.

Faith MS, Matz PE, Jorge MA (2002) Obesity-depression asso-ciations in the population. J Psychosom Res, 53:935-942. First MB, Spitzer RL, Gibbon M ve ark. (1997) Structured Clinical Interview for DSM-IV Clinical Version (SCID-I/CV). Washington DC, American Psychiatric Press.

Ganley RM (1989) Emotion and eating in obesity: a review of the literature. Int J Eat Disord, 8:343-361.

Gentry R, Halverson JD, Heisler S (1984) Psychological assess-ment of morbidly obese patients undergoing gastric bypass: a comparison of preoperative and postoperative adjustment. Surgery, 95:215-220.

Grunhaus L, Flegel P, Haskett RF ve ark. (1987) Serial dexam-ethasone suppression tests in simultaneous panic and depres-sive disorder. Biol Psychiatry, 22:332-338.

Halmi KA, Long M, Stunkard AJ ve ark. (1980) Psychiatric diagnosis of morbidly obese gastric bypass patients. Am J Psychiatry, 137:470-472.

Hamilton M (1959) The assessment of anxiety states by rat-ing. Br J Med Psychol, 32:50-55.

Hamilton M (1960) A rating scale for depression. J Neurol Neurosurg Psychiatry, 23:56-62.

Hamilton M (1967) Development of a rating scale for primary depressive illness. Br J Soc Clin Psychol, 6:278-296.

Istvan J, Zavela K, Weidner G (1992) Body weight and psycho-logical distress in NHANES I. Int J Obes Relat Metab Disord, 16:999-1003.

Kaplan HI, Kaplan HS (1957) The psychosomatic concept of obesity. J Nerv Ment Dis, 125:181-201.

Larsson B, Seidell J, Svardsudd K ve ark. (1989) Obesity, adi-pose tissue distribution and health in men-the study of men born in 1913. Appetite, 13:37-44.

Macht M (1999) Characteristics of eating in anger, fear, sad-ness and joy. Appetite, 33:129-139.

Musante GJ, Costanzo PR, Friedman KE (1998) The comorbid-ity of depression and eating dysregulation processes in a diet-seeking obese population: a matter of gender specificity. Int J Eat Disord, 23:65-75.

Okamura F, Tashiro A, Utumi A ve ark. (2000) Insulin resis-tance in patients with depression and its changes during the clinical course of depression: minimal model analysis. Metabolism, 49:1255-1260.

Özkürkçügil A, Aydemir Ö, Yýldýz M ve ark. (1999) DSM-IV eksen I bozukluklarý için yapýlandýrýlmýþ klinik görüþmenin Türkçe'ye uyarlanmasý ve güvenilirlik çalýþmasý. Ýlaç ve Tedavi Dergisi, 12:233-236.

Pi-Sunyer FX (1993) Medical hazards of obesity. Ann Intern Med, 119:655-660.

Pine DS, Cohen P, Brook J ve ark. (1997) Psychiatric symptoms in adolescence as predictors of obesity in early adulthood: a longitudinal study. Am J Public Health, 87:1303-1310. Price RA, Cadoret RJ, Stunkard AJ ve ark. (1987) Genetic con-tribution to human fatness: an adoption study. Am J Psychiatry, 144:1003-1008.

(6)

Reivich RS, Ruiz RA, Lapi RM (1966) Extreme obesity-psychi-atric, psychometric and psychotherapeutic aspects. J Kans Med Soc, 67:134-140.

Resch M, Haász P, Sidó Z (1998) Obesity as psychosomatic dis-ease. Eur Psychiatry, 13(Suppl 4):315.

Roberts RE, Kaplan GA, Shema SJ ve ark. (2000) Are the obese at greater risk for depression? Am J Epidemiol, 152:163-170. Siegel J, Yancedy AK, McCarthy WJ (2000) Overweight and depressive symptoms among African American women. Prev Med, 31: 232-240.

Stunkard AJ, Stinnett JL, Smoller JW (1986) Psychological and social aspects of the surgical treatment of obesity. Am J Psychiatry, 143:417-429.

Sullivan M, Karlsson J, Sjostrom L ve ark. (1993) Swedish obese subjects (SOS)-an intervention study of obesity. Baseline evaluation of health and psychosocial functioning in the first 1743 subjects examined. Int J Obes Relat Metab Disord, 17:503-512.

Ventura J, Liberman RP, Green MF ve ark. (1998) Training and quality assurance with the Structured Clinical Interview for DSM-IV (SCID-I/P). Psychiatry Res, 7:163-173.

Willett WC, Dietz WH, Colditz GA (1999) Guidelines for healthy weight. N Engl J Med, 341:427-434.

Wurtman RJ, Wurtman JJ (1995) Brain serotonin, carbohy-drate-craving, obesity and depression. Obes Res, 3(Suppl 4):477-480.

Wing RR, Matthews KA, Kuller LH ve ark. (1991) Waist to hip ratio in middle-aged women: associations with behavioral and psychosocial factors and with changes in cardiovascular risk factors. Arterioscler Thromb, 11:1250-1257.

Yazýcý MK, Demir B, Tanrýverdi N ve ark (1998) Hamilton anksiyete deðerlendirme ölçeði, deðerlendiriciler arasý güvenirlik ve geçerlik çalýþmasý. Türk Psikiyatri Dergisi, 9:114-117.

Referanslar

Benzer Belgeler

Metabolik olarak sağlıklı ve sağlıksız obez hastalarda ürik asit seviyeleri Uric acid levels in metabolically healthy and unhealthy obese patients.. Emin Murat Akbaş 1 ,

Anksiyete bozuklukları için tedavi uyumunu etkileyen faktörler, diğer psikiyatrik hasta- lıklara göre geçmişte daha az ilgi çekmekle birlikte; bu çalışmalarda anksiyete

Bir çalışmada, OKB olan bireylerde BOS’ta ölçülen oksitosin düzeyi sağlıklı kontroller- den ve Tourette sendromu grubundan anlamlı olarak yüksek bulunmuştur.. Yazında

Kırk DEHB’li çocuk ve sosyodemografik olarak eşleştirilmiş 40 sağlıklı kontrol grubunda zamansal ayırım görevini karşılaştıran bir çalışmada, DEHB olan

Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar - Current Approaches in Psychiatry da devam eden ve bir tedavi komplikasyonu olarak bu hastaların yüz yüze kaldığı pek çok sorundan

Kronik psikiyatri hastaları diş hekimi kontrolüne gitmeme, düzensiz bes- lenme alışkanlıkları, kötü ağız hijyeni ve kullanılan ilaçların yan etkileri nede- niyle

The study included the samples from 175 psychiatric patients (65 patients with schizo- phrenia, 46 Depression and 64 Bipolar Af- fective Disorder (BAD)) aged from

Yüksek enerjili parçacıklar uydulara çarptığında ortaya çıkan kıvılcımlar ve elektrik atlamaları uyduların içindeki elektronik aygıtları bozabiliyor.. Önü-