T P
N- >9g?
MAZİ CENNETİ
Ölümünün 35.yıldönümünde:
HİCİV VE NEY ÜSTADI NEYZEN TEVFİK Pmu. t $ ,
ÜB
V
\ X 4 A N " Ğ *4 * y e g tJltAzı kişiler vardır ki,kamumun malı olmuştur.Eski dönemlerin KARKO PASa 'b i, HOCA TAHSİN Efendisi,PAZAROLA HAŞAN Beyi,hatta Şair EŞREFİ gihi.
Bunlar, değiş ile tutum ve görünüşleri ve sözleriyle, toplumumuzun dilinden düşmeyen kişilerdi.
_ izim neslin de h u türden şöhretlileri vardı : Dr.MAZHAR OSMAN,piyanko bay yii NİMET ABLA,UZUN ÖMER, TEKKOLLU CEMAL,Şair FLORİNALI NÂZIM,Karikatürist C İ ve CEMAL NÂDİR,küçük vali veya meyhane müdavimlerince 49 lük raki şişesinden
esinlenerek şifreli bir ad olarak kullanılan FAHRETTİN KERÎM GÖKAY gibi.
Kamuya malolmuş biri vardı ki,üç nesil boyunca tipi,davranışları ve sihirli neyinden doğan nağmeleriyle,gözleri,kulakları ve gönülleri doldurmuştu.Bu ori
jinal insan,pejmürde kılığı,bfizen keskin,bfizen küskün bakışlarıyla hafızalar da silueti yaşayan NEYZEN TEVFİK* tir.
İstibdat yönetimi yıllarında,azgın bir muhalif dalganın MISIR*a kadar sü rüklediği, şair MEHMET AKİF*in saz ve söz arkadaşlığı yaptığı NEYZEN TEVFİK- NEY denilen kamışa üflediği İlahî bir nefesin sahibiydi.Bu yüzdendir ki,salta nat döneminde vükfila konaklarına,hatta,earaylara dfivet edildi.Alman İmparatoru KAYZER V/ÎLHELM'in îstanbula son gelişinde NEYZEN TEVFİK,kuytu bir meyhaneden polis marifetiyle çıkartılıp Dolmabahçe Sarayına götürüldü. Sultan REŞAT ile misafiri Alman İ m p a r a tordun*huzuruna çıkartıldı.Meyhaneden alınıp saraya gö
türülürünün iç dünyasında yarattığı coşkusunu ney*inin nağmelerinde dile geti ren NEYZEN TEVFİK,tılısımlı bir hava içerisinde,sanatının zirvesinde yaşattı.
Cebine konulan bir kise altın ve dört atın çektiği saray arabasıyla uğurla nan NEYZEN TEVFİK,soluğu meyhanesinde aldıîAma yol boyunca rastladığı polisle re ve kör dilencilere kisesindeki reşat altınlarrf^ağıta dağıta meyhanesine A
döndü.Demlendiği meyhanedeki masası başına oturduğunda,saraydan kendisine
ihşşı
san edilen altın kisesinde tek altın kalmamıştı!
B u orijinal sanatkârımızı,ilk defa-üniversite öğrenciliğim y ı l l a r ı n d a ^ 19304u 1 9 3 1 ’e bağlayan gece yarısında,Beyoğlunda MULEN RUJ adındaki eğlence yerinin sahnesine çıkartıldığı zaman gördüm.O zamana kadar,fazla ülfetim ol mayan ney sesini ,bu ney dahisinden hayranlıkla dinlemiştim.Demek 57 yıl önce.
Daha sonraki yılların birinde sömestir tatili dolayısıyla gittiğim memleke timden dinerken getirdiğim portakalları,NEYZEN TEVFİK»in. ikinci ikametkâhı sayılan Bakırköy Akıl Hastahanesİnde-Dr.MAZHAR O S M A N * m izniyle-elimle -vxecek tim.
0*nu daha sık gördüğüm ve çilingir sofrasında bfizen bulunduğum yıllar,2. Dünya harbinin ortalarına rastlar.Ankaran îstanbula görevle gelip gittiğim bu yıllarda,saat II den sonra her taraf karartılırdı.Ben dayızadelerimin evinde kalırdım.Dayızadem kimyagerdi.Bahçekapıdaki RASÎM PAŞA hanında labratuerı var
dı. Saat 5 ten sonra,hava kararmaya başlarken,bu labratuara FARUK NAFİZ,NEYZEN TEVFİK,Heykeltraş RATİP AŞIR gelirler,sahanda pastırmalı yumurta pişirtilerek bir kaç tek parlatırlardı.Buradaki sohbetler,karartma saatinden önce sone erer di.iü. küçük l a b r a t u a n n konukları sür*etle durak yerlerine giderek,tıklım tık lım geçen tramvaylara bin mtişkilatla binerlerdi.Eğer o akşam,tarihçi REŞAT EKREM KOÇU da hu sohbete katılmış ve biraz fazla içmişse,yoldan geçen bir tak siye,karga tulamba edilerek bindirilir,şöfÖrüne de sıkıca tenbih edilip#o'nu bir meyhaneye uğratmadan,mutlaka evine bırakılması rica olunurdu.
Bu sohbetlerde edebiyattan,gazeliyattan,hezeliyettan bahisler açılar#NEYZENİ TEVFİK »ten hicivler dini enilirdi. Buradaki çilingir sofrasının tüm yiyecekleri
rahmetli
-i-' A^IR ¿aralından saglaatrdı.Kimyöfev.
yızadean*»
nın kullanılmasıyla katkısı olurdu. B u toplantılara bir kaç kez ünlü hattafir
HÂİEİI de
katıldıydı.Bu hat üstadının,dayızademle geniş dostlukları vardı.0 ve-
45^1 eyle, NEYZEI ' in bulunduğu toplantılarda, araş ıra görünürdü.Buraya gelenlerin en eliaçık olanı heykeltraş RATÎP AŞIR*dı.O günlerde m ünü gibi cüzdanı da büyüktü.Erzincandaki büyük zelzele felaketini sembolize
etmek üzere devlet heykeltraşlar arasında büyük bir yarışma tertiplemişti.jdtibc BASIP Bey,birinciliği kazandı.Erzincan için,INÖNÜ*nün büyük bir heykelini y a pıyordu. Eline bol para geçiyordu. Ünlü heykeltraşımızın bu eseri daha sonra pullarımıza da yansıdı0RATIP Bey,aldığı avanslarla,dostlarını sıksık yedücula- deki bir ruraun meyhanesine götürür,denize motor çıkartarak taze balık tutturur NEYZEN TEVEîK’i s o f r a b a ş m a geçirterek,dostlarını şiir ve musiki nağmeleri arasında yaşatırdı »Eğer içinden geliyorsa NEYZEN TEVPÎK,koynuna sakladığı neyi çıkartıp,sanatının derinliklerinden gelen nefesini üflerdi.
Bir gönül adamı olan heykel traş RATIP AşiR,nerdeyse NEYZEN* i kuş südüyl® beslerdi.NEYZEN TEVPÎK akşama doğru RATIP AŞIR* m heykel üzerinde çalıştığı yere gelirdi.Bu yer,YENİCAHÎ4nin arkasındaki Valide Sultan türbesiydi.Bu tür beyi RATIP AŞIR*a tahsis etmişlerdi.ÎNÖNÜ’nün Erzincan’a dikilecek heykeli b u
türbede yxqpx hazırlandı.NEYZEN TEVPÎK,bu türbede yapılan heykeli seyreder,bir
taraftan da hicviyeler söylerdi.NEYZEN*in b u türbede yattığı geceler de olduy du. Bazı günler ıi*-t6rvbe tövbe-Valide Sultanın türbesinde,bir kaç kadeh de parlatırdı!
NEYZEN, derbeder, fakat »feleğin ezip b i t i r e m e d i ğ i d i r feylesoftu. Bambaşka bir hayat felsefesi vardı.B6zen,öteki dünyaya-gîdip gezmiş gibl-anlatırdıJ NEYZEN*in destan tarzında uzun şiirleri olduğu gibi,genellikle hicivleri,ya bey t, ya da dörtlük şeklinde olurdu. Atatürk döneminin son İstanbul Valisi ve Belediye Başkanı MUHİTTİN ÜSTÜNDAĞ,İnönü’nün Cumhurbaşkanlığına seçilmesinden sora görevinden alınmış,bu koltuklara Dr.LUTPl KIRKAR oturtulmuş tu. halef ile selef başarılı Valilerdi.Bu değişiklik ve soyadlarmdaki(DAĞ)ile(KIR)kelimele- ri NEYZEN* deîdcfc bir mizah titreşimi yaptı.O'na göre halk bu valilerden çok çek ti.Oysa hizmetleriyle unutulmayanlardandılar.Ama Neyzen bu.Çu dörtlüğü oturt muştu ı
NEYZEN* in bir
Deme İstanbul ahalisi neden Düştü bin derde,yürekler deldi. Çünkü Vali olarak hergelenin, kimi Dağ*dan,kimik Kır*dan geldi!
aşka mizahî şiiri de şöyle : Aldıkça al,daldıkça dal,çaldıkça çal,
istersen ver yüz arzuhal,ne sorgu var,ne sual.. NEYZEN*nin dillere tebessüm saçan bir dörtlüğü ş öyleydi :
Kime sordumsa seni,vermedi dosdoğru cevap, Kimi hırsız,kimi alçak,kimi deyyus dediler! Künyeni almak için,parti*ye ettim telefon, Bizdeki kayde göre,şimdi,o m e b ’us dediler!
NEYZEN TEVPÎK*in musikideki üstatlığı,heccavlığı,feylesofluğu yanında,asıl Şöhreti»ülkemizde-belki de dünyada-en çok alkol kullanmış bir kişi oluşudur. Kendisinin anlattığına göre,İçkiye başladığı günden I.Dünya savaşının sonuna kadar 18.868 okka alkol kullanmış tır. Eski ağırlık ölçüsü olan OKKA »nın I kilo 282 gram olduğuna göre,gerisini siz hesaplayın..Bu,20 tonu geçer! I.Cihan har- b l n d e n ^ . C i h a n harbine,ondan sonra da 1953 yılında ölümüne kadar geçen yıllar da içt üçlerinin hesabını ne kendisi biliyor,ne başkaları.
Bu edebiyat ve musiki dünyasının orijinal adamı,29 Ocak 1953 günü öldüğün
de 74
yaşındaydı.Demek o ’n u kaybedeli35
yıl olmuş.Kişisel Arşivlerde İstanbul Belleği Taha Toros Arşivi